Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kobi̇

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kacır: Malatya’da 4 yeni sanayi alanı ilan edildi Haber

Bakan Kacır: Malatya’da 4 yeni sanayi alanı ilan edildi

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kacır, sanayi tesislerinde depremin izlerini silmek ve üretimi daha güçlü şekilde sürdürmek için yürütülen projelere 7,3 milyar lira finansman sağlandığını bildirdi. Bakan Kacır, il programları kapsamında Malatya’da çeşitli temaslarda bulundu. Malatya Valiliğini ziyaret ederek kentte yürütülen yatırımlar hakkında bilgi alan Kacır, DAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Fırat Kalkınma Ajansı Projeleri Protokol İmza Töreni’ne katıldı. Program kapsamında Kubbet-üs Sahra Camii’nde Cuma namazı sonrası vatandaşlarla bir araya gelen Kacır, Malatya Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni ile Yeşilyurt Küçük Sanayi Sitesi 1. Etap Anahtar Teslimi ve 2. Etap Temel Atma Töreni’nde de yer aldı. Yeşilyurt Sanayi Sitesi’nde hak sahiplerine anahtarlarını teslim etti. KOBİ’lere 8,7 milyar liralık kaynak sağlandığını belirten Kacır, Malatya’nın sanayi altyapısının güçlendirildiğini ifade etti. Şehrin yalnızca sanayide değil, Bilim Merkezi ve Millî Teknoloji Atölyeleri ile yüksek teknoloji alanında da gelişmesinin hedeflendiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 23 yılda sanayi ve teknoloji alanında önemli adımlar atıldığını vurgulayan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayii başta olmak üzere birçok sektörde küresel ölçekte rekabet gücüne ulaştığını söyledi. Malatya’nın üretim kültürü ve girişimci yapısıyla öne çıkan şehirlerden biri olduğunu belirten Kacır, son 23 yılda kentteki organize sanayi bölgelerinin büyüklüğünün 650 hektardan 2 bin 341 hektara çıkarıldığını ifade etti. Kacır, organize sanayi bölgelerindeki istihdamın ise 5 bin 480’den 25 bine yükseldiğini aktardı. Deprem sonrası süreçte sanayi yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü kaydeden Kacır, ilan edilen yeni sanayi alanları ve sağlanan finansman desteğiyle Malatya’da üretim kapasitesinin daha da artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Görgün: Türkiye, savunma ve havacılıkta artık küresel bir oyuncudur Haber

Görgün: Türkiye, savunma ve havacılıkta artık küresel bir oyuncudur

SSB Başkanı Görgün’ün konuşmasında satır başları şu şekilde: “Bu yıl beşincisini gerçekleştirdiğimiz ‘Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’ kapsamında sizlerle yeniden Antalya’mızda bir araya gelmekten memnuniyet duyuyor, hepinize hoş geldiniz diyorum. Hamdolsun savunma ve havacılıkta artık küresel bir oyuncu haline geldik. Dolayısıyla bu konumumuzun sürdürülebilir olması için geliştireceğimiz stratejilerimizin de küresel ölçekte olması elzemdir. Bu nedenle her yıl ihracatçılarımızla Antalya’mızda bir araya geliyoruz. Böylece hem geçmiş yılın muhasebesini yapıyor hem de önümüzdeki süreçte karşılaşacağımız küresel trendleri ve bunlara yanıt vereceğimiz stratejileri birlikte şekillendiriyoruz. Dünyanın dört bir yanında derinleşen savaşlar, vekalet çatışmaları ve hibrit tehditler, uluslararası güvenlik mimarisini her geçen gün daha karmaşık bir hale getirmektedir. Türkiye, bu yeni düzlemde gelişmiş bir savunma sanayii altyapısıyla öne çıkan stratejik bir güç olarak konumlanmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘tam bağımsız savunma sanayii’ vizyonu ışığında yürüttüğümüz faaliyetlerle, ülkemiz yalnızca kendi güvenliğini sağlayan değil, aynı zamanda bölgesel istikrara ve dünya barışına hizmet eden küresel bir oyuncuya dönüşmüştür. Bu dönüşüm, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 savunma ihracatçısı arasına taşıma hedefimize sağlam adımlarla yaklaştırmaktadır. 2025 yılına baktığımızda, toplam 485 uluslararası faaliyet düzenlediğimizi ifade etmek istiyorum. Bu kapsamda; 94 ülkeden yabancı heyetlerle 401 ikili görüşme, 17 savunma sanayii işbirliği toplantısı, 22 uluslararası fuara katılım, 17 çok uluslu faaliyet, 21 endüstri günü gerçekleştirdik. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın 7 yurtdışı ziyaretinde kendilerine eşlik ettik. 2025 yılında sektörümüzün kıymetli firmalarının önemli imzaları oldu; TUSAŞ tarafından geliştirilen jet eğitim uçağımız Hürjet’in İspanya’ya ve milli savaş uçağımız Kaan’ın Endonezya’ya ihracatları için sözleşme imzalanması, Baykar’ın İtalyan Leonardo firmasıyla yaptığı kapsamlı işbirliği anlaşması ve Piaggio firmasını satın alması, Kale Jet tarafından seyir füzelerimiz için geliştirilen turbojet motorun ilk ihracatını Brezilya’ya gerçekleştirmesi, BMC, Nurol Makina ve Otokar’ın dünyanın dört bir yanına yaptıkları zırhlı kara aracı satışları, STM tarafından Portekiz’e ihraç edilen ki Portekiz denizcilik faaliyetleri açısından çok önemli bir ülke ilk denizde ikmal ve lojistik destek gemisinin inşa faaliyetlerinin başlaması, TAİS tarafından Endonezya’ya fırkateyn ihracatı, ASFAT’ın Romanya’ya deniz platformu ihracatı ve Aselsan’ın elektronik harp sistemlerinin Polonya’ya ihracatına yönelik sözleşmelerin imzalanması, Arca ve Roketsan’ın Avrupa’nın artan savunma ihtiyacını karşılamak üzere büyük ölçekli satışlar gerçekleştirmeleri, bizleri gururlandıran gelişmeler oldu. 2025’te ayrıca, savunma sanayii alanında NATO ile ilişkilerimizi geliştirmeye yönelik pek çok adım attık. Başkanlık olarak, NATO’nun ilgili faaliyetlerine, panellerine, çalışma gruplarına şahsım da dahil olmak üzere, her düzeyde aktif katılım sağladık. Bunun bir sonucu olarak, NATO Genel Sekreteri Sayın Mark Rutte’nin, konuşmalarında Türk savunma sanayiinin gücünden övgüyle söz ettiğini özellikle ifade etmek isterim. Haziran ayında Hollanda’nın Lahey kentinde gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi’ne Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte katıldık ve zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu ve Kamu Forumu etkinliklerinde ülkemizi temsil ettik. Yine 2025 yılı içerisinde; NATO ACT Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın diamond faaliyetlerinden biri olan Multi Domain Operations Konferansı’nı, Innovation Continuum etkinliklerinden SPARK ve SHINE’ı, sektörümüzün NATO ile iş yapma potansiyelinin artırılmasına yönelik Türk Endüstri Günü’nü de gerçekleştirdik. Bu etkinlikleri ülkemize taşıyarak sektörümüzün kabiliyetlerini tanıttık. 2025 sadece Batıda değil, Doğu’da da savunma sanayiimizin yıldızının parladığı bir yıl oldu. Örneğin; geçtiğimiz yılın son çeyreğinde, yıllar süren iç savaş ve yıkımın ardından yeniden istikrara kavuşan Suriye’nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak üzere, Başkanlığımız ile Suriye Savunma Bakanlığı arasında yapılan iş birliği doğrultusunda pek çok farklı ürünümüzün yer aldığı kapsamlı bir ihracat paketini hayata geçirmeyi başardık. Geçtiğimiz yıl, Başkanlığımızın küresel düzeyde temsilinde de önemli adımlar attık. Dost ve müttefik ülkelerdeki etkinliğimizi artırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz Savunma Sanayii Müşaviri atamalarına yenilerini ekleyerek, iki arkadaşımızı Endonezya ve Malezya’da görevlendirdik. Böylece, önceki yıllarda göreve başlayan Azerbaycan ve Pakistan’daki müşavirlerimizle birlikte, temsilci sayımız dörde yükseldi. Hedefimiz, bu yıl içerisinde iş birliği açısından önemli gördüğümüz diğer ülkelere de görevlendirme yaparak müşavir sayımızı artırmak ve arkadaşlarımızın Başkanlığımızın uluslararası iş birliği ve ihracat faaliyetlerine yerinden katkı vermesini şirketlerimize destek olmasını sağlamaktır. Ülkemizde ise IDEF 2025’i; 96 ülke ve uluslararası kuruluştan toplam 202 resmi delegasyonun yer aldığıküresel bir etkinlik olarak icra ettik. Bu sene ise SAHA Expo ve Efes tatbikatı kapsamında sektörümüzün uluslararası görünürlüğünü arttırmaya devam edeceğiz. 2025 yılında savunma ve havacılık sanayii ihracatımız 10,54 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu tutar, bir önceki yıla göre yüzde 48’lik bir artışa işaret etmektedir. Bölgesel dağılımda; Avrupa’ya 4,3 milyar dolar, Orta Doğu’ya 1,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. En fazla ihracat yaptığımız ülkeler olarak Amerika Birleşik Devleti, Birleşik Krallık ve Slovakya öne çıkmıştır. Türkiye’nin toplam mal ihracatındaki hacmi içerisindeki payımız; 2022’de yüzde 1,7 iken, 2025 itibarıyla yüzde 3,6 seviyesine yükselmiştir. Geçtiğimiz yıl sektörümüzdeki 185 firma, 1 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirme başarısını göstermiştir. Bunun yanı sıra, ülkemizin gösterdiği atılımı uluslararası endeksler de teyit ediyor: Yayınlanmış verilere göre Türkiye, dünyada son 10 yılda bir önceki 10 yıla oranla ihracatını en çok artıran ülke olmuştur. 2025 yılında ilk defa, Başkanlık olarak sektörümüzün gerçekleştirdiği hizmet ihracatına ilişkin verileri de toplamaya başladık ve bu yıl mal ihracatına ilave olarak 184 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğimizi belirledik. Savunma ve havacılıkta ihracat ve ithalatımız arasındaki makas ihracat lehine büyük ölçüde açılmaktadır. Bu durum, hem dışa bağımlılığımızın azaldığını, hem de ülkemizin döviz ticaret dengesine olumlu katkı sunduğunu göstermektedir. Diğer taraftan, geçen yıl 58 ilimiz savunma ve havacılık ihracatı yaparken; 1 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısı 2024’te 21 iken 2025’te 26’ya yükselmiştir. 2025 yılında gerçekleşen ihracatımızın yanı sıra, sektörümüz bir önceki yıla göre yüzde 79 oranında artışla toplam 17,9 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalamıştır. Yeni sözleşmelerimizin bölgesel dağılımına baktığımızda; Asya-Pasifik, Avrupa ve Amerika bölgeleri öne çıkmıştır. 2025’te imzalanan yeni sözleşmelerin önümüzdeki yıllarda teslimat aşamasına geçmesiyle, gerçekleşecek ihracatımızın yeni rekorlara koşacağına hiç kuşkum olmadığını özellikle ifade etmek isterim. 2026 yılında da, uluslararası işbirliklerimizi geliştirmeye ve ihracatımızı arttırmaya yönelik faaliyetlerimize aynı hızla devam edeceğiz. Temmuz ayında Ankara’da ev sahipliği yapacağımız NATO Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu’nu, Başkanlığımız koordinasyonunda gerçekleştirmek üzere hazırlıklarımızı yoğun şekilde sürdürüyoruz. Yine NATO Edge Tatbikat ve Sergisi ile 2026 Münih Güvenlik Konferansı da bu sene katılım sağlayacağımız diğer çok uluslu etkinliklerden bazıları olacak. Diğer taraftan, geçtiğimiz yıl mevzuat altyapısını ve kurumsal hazırlıklarını tamamladığımız Devletten Devlete Askerî Satış modelimizi 2026 yılında tüm unsurlarıyla hayata geçirmeye başlıyoruz. Böylece yurtdışındaki müşterilerimize devlet-firma arası ticari sözleşmeden, devletten devlete satışa kadar geniş bir yelpazede farklı iş birliği modelleri sunabileceğiz. Gerçekleştirdiğimiz bütün yurt dışı temaslar, geliştirdiğimiz uluslararası iş birlikleri ve bu gayretlerimizin sonunda ulaştığımız yüksek ihracat rakamları, aslında tek ve büyük bir amaca hizmet etmektedir: O da sektörümüzün sürdürülebilirliğidir. Geçtiğimiz dönemde ulaştığımız ihracat başarısı için gönülden sevinmek elbette hakkımızdır. Ancak şunu da unutmayalım: Sektörümüzün sürdürülebilirliği için, önümüzdeki yıllarda bu performansı katlayarak devam ettirmek zorundayız. Firmaların ihracat verimliliğini gösteren evrensel ölçütlerden biri, kişi başına düşen ortalama ihracat cirosudur. Sektörümüz için 2021 yılında kişi başına ortalama 45 bin dolar olarak gerçekleşen bu gösterge, 2025 yılında 100 bin dolar düzeyine ulaşmış durumdadır. Küresel ölçekte ihracat başarısı bulunan yabancı şirketlerde ise bu rakam, kişi başına yaklaşık 300 bin dolar civarındadır. Bizim de verimli bir ihracat için, sektör ortalamasında 300 bin dolar seviyesini yakalamamız gerekiyor. Geçtiğimiz yıl bazı firmalarımız küresel ortalamaların da üzerine çıkma başarısı gösterdi. Söz gelimi, mühimmat alanında faaliyet gösteren ARCA SAVUNMA firmamız, kişi başına ortalama 750 bin dolar ihracat gerçekleştirerek sektörümüzde en yüksek rakama ulaştı. Bu başarıları için kendilerini özellikle tebrik ediyorum. Sürdürülebilirlik amacıyla ihracatımızı arttırmak için mutlaka değerlendirmemiz gereken bir diğer fırsat da, yurt dışındaki sivil sektörlere daha fazla satış yapmaktır. Bugün küresel savunma sanayii firmalarının sivil alandaki satışlarının toplam cirolarına oranı, yüzde elliler civarındadır. Biz de sektör olarak, sahip olduğumuz teknolojileri sivil pazarlara da çözüm üretecek şekilde ürünleştirmeye daha fazla kafa yormalı, strateji oluşturmalı ve kaynak ayırmalıyız. Yeni dönemde odaklanmamız gereken bir diğer konu ise sektörümüzün, sera gazı salımını tanımlayan SCOPE 1, 2 ve 3 düzenlemelerine uyumluluğunun sağlanmasıdır. Bu uygulamanın kısa zamanda sektörümüz tarafından sahiplenilmesi, hem ülkemizde yeşilin ve çevrenin korunması, hem de uluslararası iş birliklerimizin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıyor. Konuşmamı sonlandırmadan önce, Savunma Sanayii Başkanlığı olarak sektörümüzden bazı beklentilerimizi özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum: Uluslararası pazarlama faaliyetlerinde sektörümüze verdiğimiz yakın destek, devletimizin firmalarımızın arkasında olduğunu göstermekte ve yabancı paydaşlar nezdinde güçlü bir teminat oluşturmaktadır. Bu destekten daha etkin faydalanabilmek üzere, tüm yurtdışı iş geliştirme ve satış faaliyetlerinizde lütfen Başkanlığımızla, özellikle de bu konunun uzmanı olan Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığımızla sürekli iletişim ve dirsek teması halinde olun. Yabancı karar vericilere erişiminizde, uluslararası faaliyetlere katılımınızda, yaşadığınız sorunların çözümünde size 7 gün 24 saat destek vermeye hazırız. Özellikle, uluslararası iş geliştirme gibi pahalı bir alanda kısıtlı olanaklarla faaliyet gösteren KOBİ ölçeğindeki firmalarımızı yakından desteklemeye ve gerektiğinde pozitif ayrımcılık yapmaya devam edeceğiz. Geçen yılki ihracatımızın yarısından fazlasını Avrupa ve Amerika’ya yaptığımızı ifade etmiştim. Bildiğiniz üzere 2025 yılında Lahey’deki NATO Liderler Zirvesi’nde, müttefik ülkelerin savunma ve güvenlik harcamalarını kademeli olarak millî gelirlerinin yüzde 5’ine çıkartmaları kararlaştırıldı. Bu gelişme ile, önümüzdeki dönemde, NATO üyesi 32 ülkenin her yıl yaklaşık 50 milyar dolar ilave savunma harcaması yapacağı, büyük bir fırsat penceresi açıldı. Bu nedenle, Avrupa ve Amerika’yı öncelikli pazar hedefleriniz arasına koymaktan çekinmeyin. Bunun da ötesinde, Avrupa Birliği fonlarından faydalanabilmek üzere, Avrupa’daki firmalarla ortaklıklar kurmanızı, hatta imkânlarınız dahilinde Avrupalı şirketleri satın almanızı özellikle öneriyorum. Bunların dışında, önemli bir konuda dikkatinizi çekmek istiyorum: Önceki dönemlerde olduğu gibi, geçtiğimiz yılda da ne yazık ki bazı yurtdışı ihalelerde kendi firmalarımız arasında yıkıcı rekabet yaşandığına ve sonuçta asıl kazanan tarafın, firmalarımızı birbirine kırdıran alıcı ülke olduğuna tanıklık ettik. Bu tür iş fırsatlarında sizden beklentimiz, ihaleye mümkünse bir ortaklık modeli ile birlikte girerek güçlerinizi birleştirmeniz. Böyle yapıcı ve adil ortaklıklar için Başkanlığımız eşgüdüm sağlamaya, hakemlik yapmaya hazırdır. Bu vesileyle, savunma ve havacılık sanayiimizin gelişiminin her aşamasında bizlere liderlik eden, güçlü iradesi ve koşulsuz desteğiyle her zaman arkamızda olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum. Bugün konferansımıza katılımlarıyla bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a, Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Sayın Ömer Bolat’a ve Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’e şükranlarımı sunuyorum. Bu stratejik buluşmanın başarıyla hayata geçirilmesini sağlayan Uluslararası İş Birliği Daire Başkanlığımıza ve Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliğimize teşekkür ediyorum. Ve Savunma Sanayii Başkanı olarak, geçtiğimiz yıl gösterdiğimiz ihracat başarısının gerçek mimarı olan Türk savunma ve havacılık sektörünün tüm temsilcilerini yürekten kutluyorum. Hepinizle gururla duyuyorum. Konferansımızın, ülkemize, paydaşlarımıza ve kardeş coğrafyalara hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ediyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eknomide büyüme sürüyor... İş dünyasına yeni müjdeler verdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eknomide büyüme sürüyor... İş dünyasına yeni müjdeler verdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİSK 29. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin son 23 yılda kaydettiği büyümeyi, istihdam teşviklerini ve terörle mücadeledeki hedeflerini açıkladı. "Orta Vadeli Programın rehberliğinde, enflasyonda nihai hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız" diyen Erdoğan, iş dünyasına yönelik destek paketlerine ilişkin yeni müjdeler de verdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TİSK 29. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetlerinin ekonomiden demokrasiye, hak ve özgürlüklerden güvenliğe kadar geniş bir alanda son 23 yılda ülkeye önemli kazanımlar sağladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dış politikada bölgesel ve küresel ölçekte söz sahibi bir konuma geldiğini vurguladı. Erdoğan, ekonomideki büyümenin sürdüğünü ifade ederek, "Dış ticarette ihracat 36 milyar dolardan 270 milyar doların üzerine çıktı. Milli gelir 238 milyar dolardan 1,5 trilyon doları aştı. Ekonomik büyüme 21 çeyrektir kesintisiz olarak devam ediyor. Deprem bölgesinin ihyası için harcanan 90 milyar dolara rağmen bu başarılar elde edildi. 2028 hedefi milli gelirde 1,9 trilyon dolar olarak açıklandı" dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize, çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği, 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Ayrıca, büyük ölçekli firmalarımızı da programa dâhil ediyoruz. Böylece toplam 48 milyar… pic.twitter.com/kBlCnTq70l — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) December 11, 2025 Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasına yönelik destek paketlerini de paylaştı: KOBİ’ler için çalışan başına aylık 2 bin 500 TL olan destek, 2026 yılında 3 bin 500 TL’ye çıkarılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyük ölçekli firmalar da destek programına dahil edilecek. Toplam 48 milyar TL’lik destekle yaklaşık 1 milyon 100 bin istihdam korunacak. 2025 yılı için asgari ücret desteği olarak işverenlere her işçi başına bin TL verilecek. Kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi olan çalışanlara sosyal güvenlik desteği sağlanacak; program 2026 yılı sonuna kadar uzatılacak" diye konuştu. TERÖRLE MÜCADELE VE TOPLUMSAL MUTABAKAT Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusuna da değinerek, Türkiye’nin 40 yıldır ağır maliyetler ödediği terör sorununun çözümüne ilişkin mesaj verdi. Erdoğan, "Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini artık sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz. Tek gayemiz var: Kan akmasın, ocaklara ateş düşmesin, yürekler dağlanmasın" dedi. Çözümün geniş toplumsal ve siyasi mutabakat çerçevesinde, milletin değerleriyle uyumlu bir zeminde yürütüleceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları, ekonomide büyüme ve istihdamı artırmaya yönelik adımlar ile terörle mücadelede kararlılığı bir arada ortaya koyması açısından dikkat çekti.

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış Haber

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış

Asgari ücret görüşmeleri başlıyor. 2026 için asgari ücretin ne kadar artırılacağı merak edilirken, yılda iki defa artış yapılması da gündemde. Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. 2026 yılı için asgari ücretin belirleneceği görüşmeler tartışmaların odağında başlıyor. İş dünyası temsilcileri artış oranının sadece büyüklüğünden değil, zamanlaması ve mali yapılar üzerindeki etkisinden de endişe ediyor. Kurumsal hizmet yönetimi sektöründe geniş bir iş gücünü yöneten Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. Kasım 2025 enflasyonu: yıllık %31,07 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Kasım 2025 TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon %31,07, aylık artış %0,87 olarak gerçekleşti. Özel hesaplama yapan bağımsız enflasyon göstergeleri TÜİK verisinin üzerinde rakamlar verirken (ENAG gibi), resmi veri enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini teyit ediyor. Bu enflasyon ortamı, hane halklarının reel gelirini baskılarken, şirketlerin ücret maliyetlerini de artırıyor; dolayısıyla asgari ücrette yapılacak düzenlemeler hem sosyal koruma hem de istihdam dinamikleri için belirleyici olacak. İŞVEREN DESTEK BEKLİYOR Hükümet ve ilgili kurumlarca açıklanan 2025 yılı için uygulanan asgari ücret tutarı brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak kayıtlarda yer alıyor. İşverene maliyet hesaplamalarında ise sektör ve prim yüklerine göre farklılıklar olmakla birlikte PwC ve ilgili kurumların hesaplarına göre işverene toplam maliyet örnekleri yıllık bazda yaklaşık 30–31 bin TL civarında hesaplanıyor. Bu rakamlar, 2026 için planlanacak artışların işverene getireceği ilave yükün büyüklüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. “2026 İÇİN RASYONEL ARTIŞ YÜZDE 25–30 BANDI” Asgari ücret artış oranı sorulduğunda Akyüz, üç temel kriterin—enflasyon, şirket maliyetleri ve çalışan yaşam koşulları—birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “2026 için en rasyonel artış yüzde 25–30 bandı. Bu oran çalışanı kısmen korur, işverenin maliyet yapısını bir anda bozmaz. Önemli olan tüm tarafların sürdürülebilir bir zeminde buluşması.” Akyüz’e göre bu bant, hem reel ücretleri toparlamaya yönelik bir adım anlamına gelecek hem de şirketlerin ani nakit baskısı ile karşılaşmasını sınırlayacak. İŞVERENLERİN ÖNCELİĞİ: ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Akyüz, iş dünyasının sadece “yüzde” ile ilgilenmediğini; artışın önceden duyurulması, takvime bağlanması ve planlanabilir olması gerektiğini vurguladı: “Bugün işverenlerin en büyük beklentisi öngörülebilirlik. Şirketler ani ve yüksek artışlara hazırlanmakta zorlanıyor. Rakamdan çok sürecin planlanabilir olması önemli.” Geçmiş yıllarda tek seferlik büyük artışların KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı hatırlatılırken, orta yolun bulunmasının istihdamı koruyacağı belirtiliyor. YILDA İKİ ZAM TARTIŞMASI: UYGULANABİLİR AMA MEKANİZMA GEREKLİ Akyüz, enflasyonist dönemlerde yılda iki zammın çalışanları koruyabileceğini ancak bunun şeffaf, önceden belirlenmiş bir takvime bağlanması gerektiğini söyledi: “Yıl içinde güncelleme yapılabilir; ancak bunun mutlaka öngörülebilir bir mekanizmaya bağlanması gerekir. Belirsizliği azaltan her adım hem işçiyi hem işvereni rahatlatır.” Uzmanlar, geçmiş uygulamalardan hareketle çift zammın kısa vadede alım gücünü desteklediğini, ancak işletmelerin likidite planlamasında öngörülemeyen dalgalanmalar yaratabileceğini belirtiyor. DEVLETE İŞVEREN TALEPLERİ: SGK VE VERGİ YÜKÜNDE HAFİFLEME Akyüz, işverenlerin artışla birlikte toplam işçilik maliyetinin paylaşılmasına yönelik taleplerini şu sözlerle özetledi: “İşverenler, SGK primleri ve vergi yüklerinde bir miktar hafifleme talep ediyor. Bu sadece işverenin rahatlaması için değil; istihdamın korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve şirketlerin büyüme kapasitesinin devamı için de önemli.” Resmi veriler ve işletme hesaplamaları, işçiden ve işverenden kaynaklanan sosyal güvenlik maliyetlerinin toplam işçilik maliyetinde belirleyici olduğunu gösteriyor; bu nedenle kamu destek mekanizmalarının kapsamı tartışmanın merkezinde olacak. Akyüz şirket politikalarını anlatırken, ücret belirlerken yalnızca yasal asgari normların değil; motivasyon, verimlilik, sektör ortalamaları ve müşteri memnuniyetinin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti: “Doğru ücret politikası, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı; işverenin de sürdürülebilir bir yapıyı koruyabildiği sistemdir. Bu denge sağlandığında hem hizmet kalitesi hem şirket performansı güçlenir.” 2026’DA BELİRLEYİCİ KRİTERLER — ENFLASYON, ÖNGÖRÜ VE KAMU DESTEĞİ Ekonomistler ve sektör temsilcileri, 2026 asgari ücret kararının enflasyonun seyri, kamu maliyesinin destek kapasitesi ve işverenlerin mali dayanıklılığı çerçevesinde alınacağını belirtiyor. Akyüz’ün vurguladığı gibi, izlenecek yol “denge” olacak: çalışan korunacak; ancak işverenlerin iflas, istihdam daralması veya kayıt dışına yönelme risklerine karşı korunması da benzer ölçüde değerlendirilecek.

Bakan Bolat’tan e-ticaret müjdesi... Hedef dünya liginde zirve! Haber

Bakan Bolat’tan e-ticaret müjdesi... Hedef dünya liginde zirve!

Türkiye E-Ticaret Haftası’nın açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “E-ticaret hacmimiz 90 milyar dolara, e-ihracatımız ise 6,5 milyar dolara yaklaştı. Türkiye Yüzyılı’nda dijital üretim ve inovasyonun merkezi olacağız” dedi. İstanbul’da Ticaret Bakanlığı ile Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğinde düzenlenen Türkiye E-Ticaret Haftası, Bakan Ömer Bolat’ın katılımıyla başladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da düzenlenen Türkiye E-Ticaret Haftası açılış programında, Türkiye’nin dijitalleşme ve e-ihracat alanındaki hedeflerini paylaştı. Küresel ticarette dijital dönüşümün artık “stratejik zorunluluk” haline geldiğini vurgulayan Bakan Bolat, Türkiye’nin bu alanda kararlı bir yükseliş içinde olduğunu belirtti. "2025’İN RAKAMLARIYLA GURUR DUYUYORUZ" Bakan Bolat, sektörün son durumuna ilişkin şu çarpıcı verileri paylaştı. E-ticaret hacminin 90 milyar dolar, toplam işlem sayısının 5 milyar 910 milyon adet, perakende e-ticaret işlem adedinin yüzde 10,1 artışla 1 milyar 850 milyon, e-ihracat hacminin ise yaklaşık 6,5 milyar dolar olduğunu belirten Bakan Bolat, “Türk ürünleri artık Avrupa’dan Körfez ülkelerine, Amerika’dan Orta Asya’ya kadar milyonlarca müşteriye e-ihracat yoluyla ulaşıyor” dedi. KOBİ’LER DÜNYAYA AÇILIYOR Bakanlık olarak KOBİ’leri e-ihracatla küresel pazarlara taşımayı öncelik edindiklerini belirten Bakan Bolat, bu doğrultuda hayata geçirilen "ETBİS ile şeffaf veri sistemi", "Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ile tüketici-satıcı dengesi" ile "Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu ile sektörün röntgeninin çekilmesi" uygulamalarının olduğunu söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, e-ticaretin ve özellikle e-ihracatın GSYH içindeki payını hızla artıracaklarını ifade eden Bakan Bolat, "Ülkemizi dijital üretim ve inovasyonun küresel merkezi haline getirmekte kararlıyız" mesajını verdi. https://twitter.com/omerbolatTR/status/1991859792550170777 E-ticaret ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getiren hafta boyunca paneller, workshop’lar ve B2B görüşmelerle sektörün yol haritası masaya yatırılacağı öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.