Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kobi̇

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bursa’nın enerji talebi son 24 yılda 5 kat arttı Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bursa’nın enerji talebi son 24 yılda 5 kat arttı

BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’na katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinde itici güç olduğunu belirterek, kentin önümüzdeki dönemde daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacağını ifade etti. “ENERJİ, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat arttığını, buna karşın Bursa’daki artışın 5 kat olduğunu vurguladı. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir” dedi. Türkiye’nin kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini belirten Bayraktar, hedeflerinin ülkeyi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı konuma taşımak olduğunu kaydetti. AKKUYU VURGUSU Bakan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye’nin nükleer enerji üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Santralde Bursa sanayisinin ürettiği ekipmanların da kullanıldığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünde yerli ekipman üretiminin önemine dikkat çekti. SANAYİCİDEN KESİNTİSİZ VE ÖNGÖRÜLEBİLİR ENERJİ TALEBİ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli ve öngörülebilir maliyetli enerji olduğunu söyledi. Burkay, enerji altyapısının güçlendirilmesi, yeşil dönüşüm yatırımları ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına uygun düzenlemelerin önemine işaret etti. Burkay ayrıca, BTSO’nun dijital dönüşüm projesi kapsamında geliştirilen KOBİ Diyalog uygulamasıyla 60 bin üyeye daha güçlü katılım imkânı sunulacağını belirtti. Burkay, sanayi alanlarına duyulan ihtiyacı karşılamak için geliştirilen KOBİ OSB projesine kısa sürede 2 bin 500’ün üzerinde başvuru yapıldığını açıkladı. Bursa’nın üretim gücünü destekleyecek yeni sanayi alanlarının önemine dikkat çekti. Toplantıda iş dünyası temsilcileri de enerji alanındaki talep ve önerilerini Bakan Bayraktar’a iletti. Program, hediye takdimiyle sona erdi.

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde Haber

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir’de düzenlenen Ekonomi İstişare Toplantısı’nda küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin görünümü, enflasyonla mücadele, cari açık ve özel sektörün finansmana erişimi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir programı kapsamında gerçekleştirilen **“Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı”**nda iş dünyası ve ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel ekonominin jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve ülkelerin daha korumacı politikalara yöneldiği bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin de ekonomilerin geleceğini şekillendiren temel başlıklar arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin bu değişim sürecinde ekonomi politikalarını kararlı biçimde uygulamasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bütçe ve cari açığı yönetilebilir seviyede Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cevdet Yılmaz, bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ifade etti. Deprem nedeniyle gerçekleştirilen yüksek harcamalara rağmen 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, cari açığın ise yüzde 1,9 seviyesine gerilediğini aktardı. Birkaç yıl önce yüzde 5-6 seviyelerinde bulunan cari açığın önemli ölçüde azaltıldığını belirten Yılmaz, savaşlar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle bu yıl cari açıkta bir miktar artış yaşanabileceğini, ancak açığın yönetilebilir düzeylerde kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif büyümesinin yüzde 19, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise yüzde 35 olduğunu belirtti. Yılmaz ayrıca temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara, hizmet ihracatı da dahil toplam ihracatın ise 401 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Enflasyonla mücadelede yeni hedefler güncellenecek Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de enflasyon oldu. Enflasyonun ekonomi politikalarının öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'in üzerinde seyreden enflasyonda başlayan düşüş eğiliminin devam ettiğini ifade etti. Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 16,8 seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, hizmet enflasyonunda da aşağı yönlü hareketin başladığını ve hizmet enflasyonunun ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini söyledi. Ekonomi politikalarının yalnızca para ve maliye politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, arz yönlü tedbirlerin de sürece dahil edildiğini kaydetti. Bu kapsamda Orta Vadeli Program'daki makroekonomik hedeflerin güncelleneceğiniaçıkladı. Gıda arzı için yeni adımlar geliyor Enflasyonla mücadelede arz yönlü politikaların önemine dikkat çeken Yılmaz, özellikle gıda, sosyal konut, enerji ve lojistik alanlarının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirtti. Gıda üretiminin ve arzının artırılmasının hem vatandaşların refahı hem de fiyat istikrarı açısından kritik olduğunu ifade eden Yılmaz, sulama yatırımlarının artırıldığını söyledi. Gıda Komitesi'nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, fiyat hareketlerinin daha yakından izleneceğini ve gıda piyasasındaki gelişmelerin haftalık olarak takip edileceğini belirtti. Arz ve talep koşullarının erken uyarı mekanizmalarıyla izleneceğini aktaran Yılmaz, gerekli durumlarda hızlı şekilde tedbir alınacağını ve gıda alanındaki çalışmaların yoğunlaştırılacağını kaydetti. Enerjide yerli üretimin artırılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması da Yılmaz'ın işaret ettiği diğer arz yönlü politikalar arasında yer aldı. Sanayici ve KOBİ'ler için yeni finansman paketleri hazırlanıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özel sektörün finansmana erişiminin de ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fiyat istikrarının sağlanması ve ekonomik risklerin azaltılmasıyla birlikte finansman maliyetlerinin zaman içinde düşmesinin beklendiğini belirten Yılmaz, çiftçi ve esnafa yönelik sübvansiyonlu kredi imkanlarının sürdüğünü ifade etti. Reeskont kredilerinde finansman maliyetlerinin daha uygun seviyelere çekilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, sanayiciler ve KOBİ'ler için yeni finansal paketler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Yılmaz, seçici destek mekanizmaları ve hedef odaklı ekonomi politikalarıyla Türkiye ekonomisinin dengeli büyümesinin desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.

İçerik üretiminin hızla yaygınlaşması dolayısıyla son bir yılda kamera ve fotoğraf kategorisine olan talep yüzde 70'in üzerinde Haber

İçerik üretiminin hızla yaygınlaşması dolayısıyla son bir yılda kamera ve fotoğraf kategorisine olan talep yüzde 70'in üzerinde

Kullanıcılar artık yalnızca bir kamera satın almak yerine ışık, mikrofon ve diğer ekipmanları da aynı anda tercih ederek kendi içerik üretim stüdyolarını oluşturuyor. E-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas'ın Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çağrı Menteş, içerik üretiminin niş bir hobi olmaktan çıkarak çok daha geniş kitleler için bir yatırım alanına dönüştüğünü belirterek, sosyal medya ve dijital ticaretin büyümesiyle birlikte kaliteli içerik üretme ihtiyacının doğrudan alışveriş alışkanlıklarına yansıdığını ifade etti. KOBİ'LER DE KENDİ STÜDYOLARINI KURUYOR İçerik üretiminin artık yalnızca profesyonellerin değil, bireylerden KOBİ'lere kadar geniş bir kitlenin gündeminde olduğunu vurgulayan Menteş, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ürünlerini tanıtmak, reklam maliyetlerini azaltmak ve sosyal medyada daha görünür olmak amacıyla kendi içeriklerini üretmeye başladığını söyledi. Bu değişim; kamera, ışık, mikrofon ve diğer çekim ekipmanlarına olan talebi doğrudan artırıyor. Öte yandan akıllı telefon kameralarındaki teknolojik gelişmeler de pazardaki dönüşümü şekillendiriyor. Pek çok kullanıcı profesyonel kamera yerine telefonuyla çekim yapmayı tercih ederken, ışık, mikrofon ve tripod gibi tamamlayıcı ekipmanlara olan talep hızla yükseliyor. Böylece kullanıcılar ihtiyaçlarına göre kendi mobil içerik üretim setlerini oluşturuyor. VLOG KAMERALARI AÇIK ARA ÖNDE Kamera kategorisinde son bir yılın en dikkat çekici yükselişi vlog kameralarında yaşandı. Türkiye genelinde bu kategoride yaklaşık yüzde 300'lük büyüme kaydedildi. İçerik üretiminin sosyal medya kullanıcılarından girişimcilere, KOBİ'lerden eğitmenlere kadar çok daha geniş bir kesim tarafından benimsenmesi, bu artışın temel nedenleri arasında yer alıyor. Analog ve şipşak kameralara olan ilgi de özellikle genç kullanıcılar arasında artmaya devam ederken, büyüme hızı açısından vlog kameraları açık ara öne çıkıyor. Bu tablo, içerik üretiminin geçici bir trend olmaktan çıkarak kalıcı bir alışkanlığa dönüştüğünü gösteriyor. Kamera kategorisinin geniş ürün yelpazesi nedeniyle tek bir ortalama fiyat artışı vermenin doğru olmayacağını belirten Menteş, son bir yılda bazı ürün gruplarında fiyat artışlarının yüzde 60 seviyelerine ulaştığını söyledi.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 60 bin üyeyle birlikte çalışacakları katılımcı bir yönetim anlayışı hedeflediğini açıladı. Saha çalışmalarıyla belirlenecek çözümleri iki hafta içinde kamuoyuna duyuracağını belirten Matlı, tüm üyeleri sürece davet etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

BTSO Başkanı Burkay, “KOBİ odaklı yeni TEKNOSAB ekosistemimizle KOBİ'ler büyürse Bursa büyür; Bursa büyürse Türkiye büyür." dedi. Haber

BTSO Başkanı Burkay, “KOBİ odaklı yeni TEKNOSAB ekosistemimizle KOBİ'ler büyürse Bursa büyür; Bursa büyürse Türkiye büyür." dedi.

BTSO'nun Temmuz ayı Meclis Toplantısı, Oda Hizmet Binası'nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Başkan Burkay, Temmuz ayında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından düzenlenen Akreditasyon Sertifika Töreni'nde BTSO'nun 7 yıldızlı akreditasyon belgesine layık görülerek hizmet kalitesini bir kez daha tescillediğini belirtti. Burkay, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız; sunduğu hizmetler, geliştirdiği çözümler ve hayata geçirdiği projelerle yedi yıldızlı akreditasyon seviyesine ulaşan dört oda ve borsadan biri olmuştur. Meclis üyelerimizin görüş, öneri ve sektörel birikimlerinin yanı sıra uzman çalışma arkadaşlarımızın emeği, Odamızın ulaştığı yüksek hizmet standardının temelini oluşturmaktadır. Meclis üyelerimize ve tüm mesai arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.” ifadelerini kullandı. Tüm Projelerimiz Ortak Aklın Eseri Göreve geldikleri ilk günden itibaren Meclis, meslek komiteleri ve sektör konseylerinin fikirlerini yol haritalarının merkezine koyduklarını vurgulayan Başkan Burkay, “Üyelerimizin beklentilerini doğru analiz eden, sektörlerimizin önünü açan ve şehrimizin gelecek vizyonunu şekillendiren bir yaklaşımla hareket ettik. TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya, BUTGEM’den MESYEB’e, Küresel Fuar Acentesi’nden Ticari Safari’ye kadar hayata geçirdiğimiz tüm projeler bu ortak aklın ürünüdür. Bursa iş dünyasının gereksinimlerinden doğan bu çalışmalar, Meclis üyelerimizin katkıları ve birlikte çalışma kültürümüzle şekillenmiştir.” dedi. GUHEM Fen Lisesi Açılıyor Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin (GUHEM) de bu vizyonun en kritik eserlerinden biri olduğunu kaydeden Başkan Burkay, “GUHEM, bugün Avrupa’nın alanındaki en büyük merkezi olarak Bursa’mızın ve ülkemizin gurur duyduğu güçlü bir marka konumuna geldi. Şimdi bu vizyonu eğitim alanında çok daha ileri bir noktaya taşıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızla gerçekleştirdiğimiz iş birliği neticesinde GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizi hayata geçiriyoruz. Yeni eğitim-öğretim döneminde ilk öğrencilerini kabul edecek okulumuzda, Türkiye'nin en başarılı öğrencileri havacılık, uzay ve ileri teknoloji alanında çağın gerektirdiği donanım ve yetkinliklerle yetiştirilecek. Türkiye Yüzyılında istikbalin yıldızlarının yetişeceği bu kıymetli projeye verdikleri desteklerden dolayı Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'e ve Bakanlığımıza teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. Ne Söylediğin Değil Ne Ürettiğin Önemli Şeffaflık ve demokrasinin oda ile borsaların en temel yönetim prensipleri olduğunun altını çizen Başkan Burkay, BTSO’nun 70 Meslek Komitesi, Meclis ve sektör konseyleriyle ortak aklın en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu belirtti. Meclis üyelerinin kendi sektörlerinin ve iş dünyasının güvenini kazanarak göreve seçildiğini hatırlatan Burkay, "Burada sadece konuşarak oy alamazsınız. Üretmeniz, aksiyon almanız ve risk almanız gerekir. Herkes sonuç bekler; herkes ortaya konulan işe bakar. Biz de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden beri 'Ne söyledin?' değil, 'Ne ürettin?' sorusuna odaklandık. Bugün ortaya çıkan eserler de bu yaklaşımın en net göstergesidir. BTSO'da her karar, ortak aklın ve meclis iradesinin bir sonucudur." dedi. Türkiye Bizden Hizmet Bekliyor Göreve geldikleri günden bu yana açıkladıkları projeleri birer birer gerçeğe dönüştürdüklerini belirten Başkan Burkay, "Biz bu makamlara sadece 'Başkanım' denilsin diye değil, Bursa'ya kalıcı eserler kazandırmak için talip olduk." dedi. Burkay, yeni dönemde de üretim ve yatırım odaklı projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Burkay, “Bursa'da muazzam bir potansiyel mevcut. Ancak bu potansiyeli görecek vizyona ve onu hayata geçirecek aksiyoner kadrolara ihtiyaç var. BTSO yönetimi ve meclisi bu anlayışa sahiptir. Türkiye ve Bursa bizden hizmet bekliyor. 2030 Vizyonumuz doğrultusunda 60 bin üyemizin güçlü desteğiyle durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. TEKNOSAB’da Yepyeni Bir Ekosistem İnşa Ediliyor Ağustos ayında uzun süredir üzerinde çalıştıkları TEKNOSAB KOBİ OSB, TEKNOSAB Gıda İhtisas OSB, TEKNOSAB Defence Hub, TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgeleri, TEKNOSAB Data Center ve TEKNOSAB Teknopark projelerinin lansmanını yapacaklarını açıklayan İbrahim Burkay, Bursa'nın üretim altyapısını güçlendirecek yeni yatırımlarla kentin rekabet gücünü artıracaklarını ifade etti. Bursa'nın üretim gücü, girişimcilik ruhu ve kurumsal birikimiyle Türkiye'nin kalkınmasında stratejik bir role sahip olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Bugüne dek ortaya koyduğumuz her projeyi hayata geçirdik. En büyük sermayemiz, bu kuruma duyulan güvendir. Bu güveni hep birlikte koruyacağız. Bu yürüyüş kesintisiz sürecek. Bursa üretmeye ve büyümeye devam edecek. Oluşturacağımız yeni KOBİ ekosistemiyle; 'KOBİ’ler büyürse Bursa büyür, Bursa büyürse Türkiye büyür.'" Ortak Akıl ve İşbirliği Vurgusu BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ise konuşmasında, BTSO’nun proje üreten, vizyon geliştiren ve iş dünyasına yön veren kurumsal yapısının ortak aklın ve güçlü iş birliğinin bir ürünü olduğunu söyledi. Temmuz ayında TOBB tarafından verilen 7 yıldızlı akreditasyon belgesinin bu anlayışın en somut örneği olduğunu belirten Uğur, "Bu başarı, Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'ın liderliğinde; meclisimizin, meslek komitelerimizin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın ortak emeğinin sonucudur. Bu vesileyle katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum." dedi. Toplantıda ayrıca, önceki Dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, BTSO Tahkim ve Arabuluculuk (BTSO TAM) Merkezi’nde yeniden yapılandırılan tahkim süreçleri hakkında bilgi verdi.

Amazon ve Temu’nun Arasına "Türk Duvarı": Jetlid, Ticaretin Kimyasını Bozan Yeni Nesil Modelini Açıkladı! Haber

Amazon ve Temu’nun Arasına "Türk Duvarı": Jetlid, Ticaretin Kimyasını Bozan Yeni Nesil Modelini Açıkladı!

E-Ticaretin Yeni Yakıtı: Anadolu’nun Kadim "Referans" Kültürü Ticaretin sadece bir "matematik ve algoritma" eşleşmesi olmadığını savunan yerli girişim, "Talep Pazarlama" adını verdiği yeni nesil modeliyle, dijital dünyanın soğuk yüzüne karşı insan faktörünü ve Anadolu’nun kadim "referans" kültürünü sahaya sürüyor. Algoritma Prangasına "İnsan" Dokunuşu Global devlerin tüketiciyi reklam bombardımanına tuttuğu bir dönemde Jetlid, ticareti dijital gürültüden arındırmayı hedefliyor. Konuyla ilgili vizyoner açıklamalarda bulunan Jetlid Genel Müdürü Merve Özmen, ticaretin ruhunun yeniden "güven" ve "kişisel ilişki" temeline döndüğünü vurguladı. "Bugün dev platformlar devasa veri yığınlarıyla bize ne alacağımızı dikte ediyor. Ancak biz biliyoruz ki, bir tüketicinin kalbine giden yol algoritmalardan değil, güvendiği bir insanın samimi tavsiyesinden geçer. Jetlid ile bu 'tavsiye ekonomisini' dijital bir zırha kavuşturduk." Temu’nun Fiyatına Karşı Türk Girişimcisinin Gücü Jetlid, Temu’nun fabrikadan halka modeline karşı, "Yerli Üreticiden Satış Ortağına, Oradan Güvenli Ticarete" uzanan bir köprü kuruyor. Bu model, özellikle reklam ve komisyon maliyetleri altında ezilen yerli KOBİ’ler için adeta bir can simidi niteliğinde. İşte Jetlid’in ticaretin kurallarını sil baştan yazdığı 3 kritik nokta: Reklam Bütçesi Artık Kullanıcının Cebinde: Dev platformlara ödenen ve ürün fiyatını şişiren "görünmez" reklam giderleri, Jetlid modelinde doğrudan satış ortağının kazancına dönüşüyor.Gürültü Değil, Güven: Dijital reklamlar artık "spam" muamelesi görürken, Jetlid satış ortaklarının birebir temasıyla gerçekleşen satışlar, global dönüşüm oranlarını altüst ediyor.KOBİ’lerin Kâr Kalkanı: Yerli üretici, sadece satış gerçekleştiğinde maliyet üstleniyor. Bu da markalarımızın küresel devlerin fiyat baskısı karşısında kâr marjlarını korumasını sağlıyor. "Kayıt Dışı Tavsiyeyi Ekonomiye Kazandırıyoruz" Türkiye’deki girişimci ruhun sosyal ağlardaki potansiyeline dikkat çeken Merve Özmen, sözlerini şöyle tamamladı: "Mutfaktaki sohbetten, WhatsApp gruplarına kadar her gün milyonlarca ürün tavsiye ediliyor ancak bu ekonomik değer buharlaşıp gidiyordu. Jetlid, bu süreci profesyonel bir 'ticari işletim sistemine' dönüştürdü. Biz devlerin reklam bütçelerine değil, Türk insanının birbirine olan güvenine yatırım yapıyoruz. Ticaretin yerli imzasını dünyaya atmaya hazırız." Jetlid Hakkında: Jetlid, yerli teknoloji gücüyle ticaretin sınırlarını genişleten, markaları ve satış ortaklarını "talep odaklı" bir platformda birleştiren bir teknoloji şirketidir. E-ticaretin geleceğini sosyal etkileşim ve güven üzerine kurgulayan platform, Türkiye’nin ticaret ekosistemine yeni bir soluk getirmektedir.

Mehmet Şimşek: Eşel mobil olmasaydı mazot 90 lira olacaktı Haber

Mehmet Şimşek: Eşel mobil olmasaydı mazot 90 lira olacaktı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRT Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enerji arz güvenliği konusunda Türkiye'nin şu an itibarıyla bir sorun yaşamadığını belirten Şimşek, son 20-25 yılda enerji tedarikinde ciddi bir çeşitlendirmeye gidildiğini söyledi. Şimşek, petrol, doğal gaz, boru hatları, LNG ve depolama kapasitesindeki yatırımlara dikkat çekerek, Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’na bağımlılığının düşük seviyede olduğunu ifade etti. "Jet yakıtında, doğal gazda, petrolde sorun yok" Şimşek, enerji arz güvenliği açısından Türkiye’de mevcut durumda sorun bulunmadığını belirterek, "Jet yakıtında sorun yok, doğal gazda sorun yok, petrolde sorun yok" dedi. Petrol fiyatlarındaki artışın dış denge ve enflasyon üzerinde etkisi olduğunu kabul eden Şimşek, Türkiye’nin küresel arz şokundan etkilendiğini ancak bu etkinin vatandaşlara daha sınırlı yansıtıldığını söyledi. "Petrol fiyatlarındaki artışın yüzde 75’ini bütçe karşıladı" Eşel mobil sistemiyle akaryakıt fiyatlarındaki artışın önemli bir kısmını bütçenin üstlendiğini belirten Şimşek, şu ifadeleri kullandı: "Eşel mobilde biz bir adım attık. Cumhurbaşkanımızın yine liderliğinde bütçe imkanlarımız elverdiği için biz dedik ki bu petrol fiyatlarındaki artışın pompa fiyatlarına yansımasını u oranında bütçe olarak biz karşılayalım. Yani bizim biliyorsunuz akaryakıt ürünlerinde maktu ÖTV'miz var. Yani fiyatın içinde bir miktar özel tüketim vergisi var. O özel tüketim vergisinden feragat edip Eşel Mobil sistemi üzerinden aslında vatandaşa bu şokun yansımasını sınırladık. Ben size müsaade ederseniz en son rakamları söyleyeyim. Eşel mobil olmasaydı bugün mazot 89,4 lira olurdu burada. Yani yaklaşık 90 lira olacaktı. Halbuki şu anda eşel mobil sayesinde fiyat 72,7 lira, yani 73 lira diyelim. Yani yuvarlıyorum, yani 90 lira olacak olan 1 litre mazot bugünkü küresel fiyatlarda aslında 73 liranın altında bir fiyatla şu anda milletimize arz ediliyor. Benzer şekilde benzinde de benzin fiyatı yani eşel mobil olmasaydı yaklaşık 79 lira olacaktı, şu anda 64,6, 65 lira diyelim. Dolayısıyla dikkat ederseniz yani şokun önemli bir kısmını biz vatandaşlarımıza, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerimize, sanayicimize, yani esnafımıza yansıtmadık. Bu tabii önemli bir fedakarlık içeriyor." Bu adımın vatandaşın alım gücünü, çiftçiyi, esnafı, sanayiciyi ve ihracatçıyı desteklemek amacıyla atıldığını belirten Şimşek, eşel mobilin enflasyondaki artışı da sınırladığını söyledi. "İlk 2 ayda maliyeti 90 milyar lira" Eşel mobil uygulamasının bütçeye ciddi maliyeti olduğunu belirten Şimşek, ilk 2 ayda gelir kaybının yaklaşık 90 milyar lira olduğunu açıkladı. Şimşek, benzer tablonun yıl boyunca devam etmesi halinde maliyetin yaklaşık 600 milyar liraya ulaşabileceğini belirterek, bunun 13-14 milyar dolarlık bir büyüklüğe denk geldiğini ifade etti. "Yurt dışından sermaye gelişini teşvik edeceğiz" Şimşek, yurt dışından Türkiye'ye sermaye girişini teşvik edecek yeni bir statü üzerinde çalıştıklarını da açıkladı. Dünyada varlıklı kişilerin vergi avantajlarına göre ikametlerini farklı ülkelere taşıyabildiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin bu hareketlilikten pay alabileceğini söyledi. Şimşek, yurt dışından elde edilen gelirlerin Türkiye’ye getirilmesi halinde 20 yıl boyunca vergilendirilmeyeceğini belirterek, "Türkiye’de çalışıp Türkiye’de bir şey kazanırsa vergilendireceğiz ama yurt dışından kazandığını Türkiye’ye getirdiğinde vergilendirilmeyecek" dedi. "Varlık barışı af niteliğinde olmayacak" Varlık barışı düzenlemesine de değinen Şimşek, bu kez yalnızca beyanın yeterli olmayacağını, kaynağın ekonomiye katkı sağlaması için sistemde belli süre tutulmasının isteneceğini söyledi. Şimşek, yüzde 5’lik vergi öngörüldüğünü, Cumhurbaşkanı’nın bu oranı sıfıra indirme veya 10’a çıkarma yetkisine sahip olacağını belirtti. Vergi borçlarının yapılandırılmasına ilişkin de konuşan Şimşek, taksit sayısının 36 aydan 72 aya kadar çıkarılmasına yönelik yetki istediklerini ifade etti. Şimşek, özellikle esnaf ve KOBİ’ler için teminat şartlarında esneklik planlandığını belirterek, "Hiçbir şekilde af niteliğinde olmayacak" dedi.

Ali Babacan: Yeni bir siyasi alternatifin inşaası gerekli Haber

Ali Babacan: Yeni bir siyasi alternatifin inşaası gerekli

Babacan, Türkiye’de artan siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerilimin güvenlik açısından risk oluşturduğunu belirterek, bireysel silahlanmanın yaygınlaştığını ve gençlerin eğitim ile istihdam olanaklarına erişimde zorlandığını ifade etti. Türkiye’nin bu alanda kapsamlı politikalara ihtiyaç duyduğunu dile getiren Babacan, siyasette kullanılan dilin yumuşamasının önemine dikkat çekti. Erken seçim tartışmalarına da değinen Babacan, seçim tarihinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın değerlendirmelerine bağlı olduğunu ifade etti. Mevcut sistemde seçim kararının Cumhurbaşkanı tarafından ya da Meclis kararıyla alınabileceğini belirten Babacan, yeniden adaylık için Meclis’in erken seçim kararı almasının gerekliliğine işaret etti. Ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Babacan, Türkiye’de uygulanan yüksek faiz politikasının temel amacının enflasyonu düşürmekten ziyade dış kaynak girişini sağlamak olduğunu savundu. Bu durumun özellikle sanayiciler ve KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı oluşturduğunu belirtti. Milliyetçilik kavramına ilişkin görüşlerini de paylaşan Babacan, ekonomik istikrarın ve düşük enflasyonun sağlanmasının milliyetçilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Babacan ayrıca, mevcut siyasi tabloya ilişkin değerlendirmesinde, iktidar ve ana muhalefet dışında yeni bir siyasi alternatifin oluşturulmasının gerekli olduğunu belirtti. Bu alternatifin hukuk, adalet ve şeffaf yönetim ilkeleri üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Savunma sanayiine ilişkin görüşlerinde ise sektörün gelişimi için rekabetin önemine değinen Babacan, devletin destekleyici ancak adil ve şeffaf bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Babacan, geçmiş dönemlere ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin bir dönem yabancı yatırımcılar ve gençler açısından cazibe merkezi olduğunu, bugün ise tersine bir eğilimin yaşandığını söyledi. Ayrıca görev yaptığı yıllarda yoğun bir çalışma temposu içinde olduğunu belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.