Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kayyum

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kayyum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayyum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yatırım fonları için yeni düzenleme TBMM’den geçti: 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme Haber

Yatırım fonları için yeni düzenleme TBMM’den geçti: 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme

Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin düzenleme TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek kanunlaştı. Yeni düzenlemeyle, belirlenen fonlardaki yatırımcılara net yatırım tutarlarına göre 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek. Tasfiye süreci SPK gözetiminde yürütülecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifini görüşerek kabul etti. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında gerçekleştirilen birleşimde kabul edilen düzenlemeyle, fonların tasfiye süreci, yatırımcılara yapılacak ödemeler ve fonlarla bağlantılı malvarlıklarının geri kazanılmasına ilişkin yeni kurallar getirildi. Fonların tasfiyesi SPK gözetiminde yapılacak Kanunla yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye rejimi oluşturulmayacak. Tasfiye işlemlerinin gözetim ve denetimi başta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) olmak üzere ilgili kuruluşlar tarafından yürütülecek. SPK; fon varlıklarının belirlenmesi, nakde çevrilmesi, değerleme yöntemleri, fon pay sahipliğinin tespiti, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırasına ilişkin usul ve esasları belirleyecek. Tasfiyeyle görevli kuruluşlar, yatırımcıların menfaatlerini korumak ve fon portföylerinden mümkün olan en yüksek ekonomik değeri elde etmek için çalışacak. Bu kapsamda SPK’ya geri alım, hâkim ortağa satış, toptan satış ve özel işlem bildirimi gibi yöntemleri kullanma yetkisi verilecek. Kurul ayrıca geçici olarak farklı fiyat marjları uygulanmasına ve varlıkları satın alan yatırımcıların belirli bir süre işlem yapıp yapamayacağına karar verebilecek. Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek Düzenlemeye göre, SPK tarafından belirlenen fonlarda tasfiye malvarlığından yatırımcılara ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılar için bu tutar kadar, net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme öngörülüyor. Dağıtılabilir nakdin tüm yatırımcılara ödeme yapmak için yeterli olmaması durumunda SPK, net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcıdan başlayarak asgari ara ödeme tutarı belirleyebilecek. Ara ödemelerde, ilgili hesaplama tarihine veya tasfiye tarihinden önceki gün sonuna göre belirlenen net yatırım tutarı ve 1 milyon TL’lik ödeme tavanı esas alınacak. Ara ödeme karşılığında fon katılma payları iade edilmeyecek. Katılma paylarının iadesi nihai tasfiye ödemeleri sırasında yapılacak. Nihai ödeme hesaplanırken yatırımcıya tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollarla daha önce yapılan ödemeler mahsup edilecek. Fonlarla birlikte hareket edenlere ödeme yapılmayacak SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarla birlikte hareket ettiği belirlenen kişi ve kurumlara, tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak. SPK, inceleme ve denetim sonuçlarına göre her bir fonun zarar veya kayıp tutarını, bu zarardan sorumlu gerçek ve tüzel kişileri ve sorumluluk miktarlarını belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) bildirecek. Bildirim üzerine TMSF, sorumluların malvarlıklarının geri alınması için tahsilat ve takip sürecini başlatabilecek. Bu süreç kapsamında açılacak hukuki davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak. El konulan malvarlıkları geri kazanım sistemine dahil edilecek Kanunla, sermaye piyasası işlemlerine ilişkin ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında el konulan malvarlıklarının, fonla bağlantılı olduğu ölçüde geri kazanım sistemine dahil edilmesinin önü açılıyor. Fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek. Doğrudan fona devredilemeyen gayrimenkul gibi diğer malvarlığı değerleri için TMSF kayyum olarak atanabilecek. TMSF, Bankacılık Kanunu kapsamındaki yetkilerini kullanarak bu varlıkları dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve ilgili fonun zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler, Hazine’ye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna aktarılacak. Fonun tasfiyesi tamamlanmışsa söz konusu varlıklar geri kazanım hesabına devredilecek. Geri kazanım hesabındaki tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine ödeme yapılması amacıyla kullanılabilecek. Bu tutarlar başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları dahil olmak üzere haczedilemeyecek. Bir tutarın birden fazla fonla bağlantılı olması halinde dağıtım yöntemi; fon türü, likidite yeterlilik oranı, yatırımcı yapısı ve tasfiye oranı gibi ölçütler dikkate alınarak SPK tarafından belirlenecek. Tasfiye kapsamı genişletilecek Düzenlemeyle tasfiye kapsamına bloke edilmiş işlemler de dahil edilecek. Fon pay sahipliği ise tasfiyeyle görevli kuruluşlar tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında tespit edilecek. MKK, Takasbank, Borsa İstanbul ve Türkiye Bankalar Birliği başta olmak üzere ilgili kuruluşlar, uygulama için gerekli bilgileri Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne veya TMSF’ye iletmekle yükümlü olacak. TBMM Genel Kurulu kapandı Kanun teklifinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, TBMM Genel Kurulu birleşimini 27 Ekim Salı günü saat 15.00’te yeniden toplanmak üzere kapattı.

CHP Basın Danışmanı Atakan Sönmez: Bağımsız medyanın ve basın özgürlüğünün teminatı CHP'dir Haber

CHP Basın Danışmanı Atakan Sönmez: Bağımsız medyanın ve basın özgürlüğünün teminatı CHP'dir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Halk TV’ye yönelik gelişmeler ve basın özgürlüğü tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sönmez, Türkiye’de basın özgürlüğünün her zaman yanında durduklarını belirterek, ifade özgürlüğünün en önemli aracının basın özgürlüğü olduğunu söyledi. Medyanın özgür olmasının CHP’nin her dönem en büyük hedeflerinden biri olduğunu ifade etti. “HALK TV DE DAHİL TÜM BASIN KURULUŞLARININ ÖZGÜR YAYIN YAPMASININ TEMİNATI CHP’DİR” Atakan Sönmez, Halk TV de dahil olmak üzere Türkiye’deki tüm basın kuruluşlarının özgürce yayın yapmasının teminatının, anayasal düzen ve hukukun üstünlüğünü savunan Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu savundu. Halk TV’ye bir yolsuzluk soruşturması kapsamında kayyum atanmasının ardından ortaya çıkan tablonun “ibret verici” olduğunu belirten Sönmez, iktidarı eleştiremeyenlerin ve Halk TV yönetimini hedef alanların tutumuna dikkat çekti. KILIÇDAROĞLU’NUN SÖZLERİNİ HATIRLATTI Sönmez, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha önce de “CHP’yi bölmeyin”, “CHP bu ülkede hem bağımsız hukukun hem bağımsız medyanın teminatıdır” ve “CHP’nin bölündüğü yerde bağımsız medya sahipsiz kalır” sözlerini anımsattı. Paylaşımında, bugün yaşanan tablonun CHP’nin bölünmesinin bir sonucu olduğunu öne süren Sönmez, CHP’nin gücünün demokrasinin, bağımsız medyanın ve bağımsız yargının en büyük teminatı olduğunu ifade etti. Biz Türkiye’de basın özgürlüğünün her zaman yanında durduk. İfade özgürlüğünün en önemli aracı basın özgürlüğüdür ve medyanın özgür olması CHP’nin her dönem en büyük hedefidir. Halk TV de dahil olmak üzere Türkiye’deki her basın kuruluşunun özgürce yayın yapmasının teminatı Anayasal düzen ve hukukun üstünlüğünü savunan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Halk TV’ye bir yolsuzluk soruşturması kapsamında kayyum atanmasının ardından ortaya çıkan tablo birkaç yönden ibret vericidir. ????Halk TV’ye kayyum atayıp kapısına polis gönderen iktidarı eleştiremeyen. ????On gün içinde iki kez “Halk TV kapatılmalı” diyen bir partinin genel başkanına cevap veremeyen Halk TV’nin patronu ve saz arkadaşları genel başkanımızı hedef alıyor. Genel başkanımız “Halk TV kapatılsın” mı dedi? “Yalan haber yapmayın” diyen genel başkanı hedef gösterenlerin biz de farkındayız, halkımız da farkında. ????Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu defalarca “CHP’yi bölmeyin” dedi. “CHP bu ülkede hem bağımsız hukukun hem bağımsız medyanın teminatıdır” dedi. "CHP’nin bölündüğü yerde bağımsız medya sahipsiz kalır" dedi. Bugün yaşanan tablo, CHP’nin bölünmesinin bir sonucudur. CHP’yi bölme planlarının hangi mahfillerde hazırlandığını biliyoruz. Buna kimlerin hizmet ettiğinin de farkındayız. CHP’nin gücü, hem demokrasinin, hem bağımsız medyanın hem de bağımsız yargının en büyük teminatıdır ve böyle olmaya da devam edecektir. — Atakan Sönmez (@atakansmz) October 14, 2026

Müsavat Dervişoğlu: Bu işin faturası 86 milyona yüklenemez Haber

Müsavat Dervişoğlu: Bu işin faturası 86 milyona yüklenemez

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, fon soruşturmaları ve Halk TV’ye yönelik operasyona sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, fon soruşturmalarının sıradan bir piyasa meselesi olmadığını belirterek, ortada kamu otoritesinin gözü önünde büyüyen büyük bir vurgun bulunduğunu savundu. Bu sürecin siyasi, bürokratik ve hukuki koruma zırhı olmadan büyüyemeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması talebinin iktidar tarafından reddedilmesini de eleştirdi. “ŞAFAK BASKINLARI ADALET İÇİN DEĞİL” Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bazı şirketlere TMSF’nin kayyum atanmasına değinen Dervişoğlu, Halk TV’ye yönelik sabah operasyonunu da eleştirerek, bunun gazeteciliğe müdahale anlamı taşıdığını ileri sürdü. Dervişoğlu, polis ve yargı üzerinden atılan adımların hukuki olmaktan çıktığını savunarak, kayyum uygulamalarının siyasi parti, belediye, sivil toplum kuruluşu ve medya kuruluşlarına kadar uzandığını söyledi. Şafak baskınlarının adaleti sağlamak yerine iktidarın ömrünü uzatma çabası olduğunu ifade etti. Her yere kayyum düzeni; Raf ömrünü tamamlamış bir iktidarın son çırpınışlarıdır. https://t.co/stkwkE96LT — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) October 14, 2026 “FATURA VATANDAŞA ÇIKARILAMAZ” Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifini de değerlendiren Dervişoğlu, kayıpların Hazine’ye, kamu bankalarına ve vatandaşlara yüklenemeyeceğini söyledi. Dervişoğlu, “Kağıt üzerinde şişirilmiş hayali fon değerlerinin değil, vatandaşın cebinden çıkan anaparanın ve enflasyon farkının esas alınması gerekir” dedi. Gönüllü iade uygulamasını da eleştiren Dervişoğlu, bunun “çal ama yakalanırsan iade et kurtul” mantığına dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Haksız kazanç varsa devletin bunu tespit edip geri alması ve cezai süreçleri işletmesi gerektiğini vurguladı. OKUL GÜVENLİĞİ VE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ Konuşmasında okul güvenliği ve çocuklara yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, devletin olaylar sonrası telafi eden değil, önceden tedbir alan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini söyledi. Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı gündeme getiren Dervişoğlu, Türkiye’nin sınırları ve maliyeti belirsiz askeri yükümlülüklere sürüklenmemesi gerektiğini ifade etti. Karadeniz’de Türk sahipli gemilere yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, hükümeti Türk denizcisinin güvenliği konusunda yeterince net olmamakla eleştirdi.

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ: Türkiye'de sandıktan başka yol kalmadı Haber

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ: Türkiye'de sandıktan başka yol kalmadı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özdağ, Özcan’ı geçen ziyarete göre daha sağlıklı ve moralli gördüğünü belirterek, önümüzdeki günlerde görülecek karar duruşmasında beraat beklediğini söyledi. Türkiye’de muhalefete yönelik baskıların arttığını savunan Özdağ, “Türkiye artık bir hukuk devleti değildir” dedi. “DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULANIYOR” Muhalefet, basın ve sosyal medyaya yönelik uygulamaları eleştiren Özdağ, ceza yasasındaki bazı maddelerin siyasi amaçlarla araçsallaştırıldığını öne sürdü. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını belirten Özdağ, adalete güvenin zedelendiğini ifade etti. Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’de baskılara son vermenin, hukuk devletini ve özgür basını yeniden tesis etmenin yolunun sandık olduğunu vurgulayarak, “Sandıktan başka bir şey değildir” ifadesini kullandı. HALK TV’YE KAYYUM VE GÖZALTI KARARINA TEPKİ Halk TV’ye yönelik operasyon ve kayyum kararını da değerlendiren Özdağ, bunun şaşırtıcı olmadığını ancak üzücü olduğunu söyledi. Kararın, Ekrem İmamoğlu’nun savunma duruşmalarının başladığı güne denk gelmesine dikkat çeken Özdağ, bunun bir mesaj niteliği taşıdığını savundu. Özdağ, suç varsa soruşturma yapılması gerektiğini, yayınların kapatılmasının ise “düşman ceza hukuku” uygulaması olduğunu dile getirdi. “FON YOLSUZLUĞUNDA İKTİDARA AYRICALIK VAR” Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, iktidar partisinden bir isme yönelik uygulamanın muhalefet mensubu olsaydı çok daha ağır olacağını savundu. Özdağ, yolsuzluk iddialarında şeffaflık çağrısı yaparken, sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fon soruşturmasına ilişkin şeffaflık çağrısını da yorumlayan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Bahçeli’nin iktidar üzerindeki etkisinin büyük olduğunu belirterek, bunun samimiyetinin önümüzdeki günlerde görüleceğini ifade etti. Yemen ve Suudi Arabistan konusundaki sorulara da cevap veren Özdağ, Türk askerinin Suudi Arabistan’ın menfaatleri için görev yapmasına karşı olduğunu söyledi. Türkiye’nin Asya ticaretinin büyük bölümünün Kızıldeniz üzerinden gerçekleştiğini hatırlatan Özdağ, bu hattın hedef alınmasının ekonomik riskler doğurabileceğini dile getirdi. Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Türk askerinin kanı Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü veya Suudi ailesinin serveti için dökülemez” dedi.

Esenyurt Belediyesi'ne yolsuzluk operasyonu: 9 şüpheli tutuklandı Haber

Esenyurt Belediyesi'ne yolsuzluk operasyonu: 9 şüpheli tutuklandı

İstanbul Esenyurt Belediyesi'ndeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve müteahhitlerden rüşvet alındığı iddialarıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 19 şüpheliden 9'u tutuklandı. Aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın da bulunduğu 10 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Esenyurt Belediyesi'ndeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve bu kapsamda müteahhitlerden rüşvet alındığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 19 şüpheliden 9'u çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 10 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Belediye başkan yardımcısı da tutuklandı Soruşturma kapsamında, aralarında Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın da bulunduğu 17 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Soruşturma kapsamında aranan Eyüp Mücahit Gülmez ve Kamil Karaduman'ın da yakalanmasıyla gözaltındaki şüpheli sayısı 19'a yükseldi. Savcılık ifadelerinin ardından 10 şüpheli tutuklama talebiyle, 9 şüpheli ise adli kontrol uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi. Hakimlik, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş ile İbrahim Doğancıoğlu, Doğan Can Göksel, Cemalettin Çağlayan, Harun Berber, Salih Yılmaz, Erhan Toprak, Ziya Köklü ve Emrah Koşunalp'in tutuklanmasına karar verdi. 10 şüpheli hakkında adli kontrol kararı Mahkeme, diğer 10 şüphelinin adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmasına hükmetti. Şüphelilerden Ümit Ünal, Ziya Seymen, Anıl Alioğlu, Adil Kesik, Adnan Şenocak, Orhan Yıldırım, Halil Yılmaz, Tuba Ulutaş Şenyürek, Eyüp Mücahit Gülmez ve Kamil Karaduman hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Şüphelilerin bir bölümüne yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma yükümlülüğü getirilirken, bazı şüpheliler hakkında ev hapsi kararı verildi. Şüphelinin evinde arama yapıldı Operasyon kapsamında Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın evinde arama gerçekleştirdi. Aramada, evde bulunan kasada yüklü miktarda para, döviz, ziynet eşyası ve yüksek değerli saatler ele geçirildiği bildirildi. Esenyurt Belediyesi'nde kayyum süreci Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 2024 yılında “PKK/KCK silahlı örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanmış, bunun ardından belediyeye kayyum atanmıştı. Özer, 2025 yılında tahliye edilmişti. Esenyurt Belediyesi'ne yönelik son soruşturma ise bazı ihale süreçlerinde usulsüzlük ve müteahhitlerden rüşvet alındığı iddiaları üzerine yürütülüyor. Soruşturmadaki iddialara ilişkin adli süreç devam ediyor.

MASAK’ın kritik sistemine casusluk soruşturması: 22 şüpheli hakkında işlem, 5 gözaltı Haber

MASAK’ın kritik sistemine casusluk soruşturması: 22 şüpheli hakkında işlem, 5 gözaltı

MASAK’ın EMİS sistemi mercek altında Bakan Gürlek’in açıklamasına göre soruşturma, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) üzerindeki yetkisiz işlemler ve sistem kayıtlarının güvenliğiyle ilgili tespitler üzerine yürütülüyor. Gürlek, incelemelerde 2012-2018 yılları arasında MASAK’ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve işletilmesi süreçlerinde FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna ilişkin bulgular elde edildiğini belirtti. Bu kapsamda bazı şirketler arasındaki ortaklık ve yönetim ilişkilerinin de soruşturma konusu olduğu aktarıldı. Erdoğan ve bazı bakanlara ait sorgular tespit edildi Gürlek, EMİS üzerinde yapılan teknik incelemelerde, Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi’ne (PEP) ilişkin koruma sisteminin devre dışı bırakıldığının ve ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ile bazı bakanlara ilişkin sorgulamalar gerçekleştirildiğinin belirlendiğini açıkladı. Sistemdeki bazı kayıtların bütünlüğüyle ilgili şüpheli durumlar bulunduğu ve bazı veri alanlarının sonradan silinmiş olabileceğine ilişkin teknik bulgular elde edildiği de Bakan Gürlek tarafından ifade edildi. Ayrıca yönetici yetkisine sahip kullanıcıların işlemlerinin geriye dönük denetlenmesini sağlayacak log kayıtlarının tutulmadığının tespit edildiği belirtildi. İki şirkete el konuldu, TMSF kayyum olarak atandı Soruşturma kapsamında İstanbul merkezli ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli hakkında işlem başlatılırken, AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş.’ye mahkeme kararıyla el konuldu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı. Şüphelilerden 5’i yakalanarak gözaltına alındı. Yurt dışında bulunan 16 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılırken, bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Üç eski MASAK başkanının ifadesi alınacak Soruşturmanın geçmiş dönemlerdeki MASAK yönetimini de kapsayacağı açıklandı. Gürlek, ilgili dönemlerde MASAK Başkanlığı görevinde bulunan 3 eski başkanın adli makamlarca ifadelerinin alınacağını duyurdu. Soruşturmanın, EMİS altyapısındaki yetkisiz işlemler, sistem kayıtlarının güvenliği ve söz konusu sorguların nasıl gerçekleştirildiği yönleriyle sürdüğü bildirildi.

İstanbul’da sahte belgelerle vatandaşlık operasyonu: 33 şüpheli tutuklandı Haber

İstanbul’da sahte belgelerle vatandaşlık operasyonu: 33 şüpheli tutuklandı

Sahte gayrimenkul satışları mercek altına alındı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, resmi ve özel belgede sahtecilik ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarına yönelik çalışma başlattı. Bilirkişi raporları ve MASAK analizleri doğrultusunda yürütülen incelemelerde, bazı yabancı uyruklu kişilerin Türk vatandaşlığı kazanabilmesi için gerekli döviz girişinin gerçekte yapılmadığı belirlendi. İddiaya göre para trafiği gerçekleşmiş gibi gösterilerek danışıklı gayrimenkul satışları yapıldı. Ayrıca gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği ve bu işlemler karşılığında yabancı uyruklu kişilerden maddi menfaat sağlandığı tespit edildi. 74 şüpheli gözaltına alındı Soruşturma kapsamında 21 Eylül’de İstanbul merkezli 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 74 şüpheli yakalandı. Aramalarda çok sayıda dijital materyalin yanı sıra 2 bin 11 taşınmaz, 1 otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabına el konuldu. Ayrıca 32 şirkete yönelik işlem uygulanırken, şirketlere kayyum atandı. 33 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 74 şüpheliden 33’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden 21’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, 20 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi. Soruşturmayla ilgili adli süreç devam ediyor. Bin 70 kişinin vatandaşlık işlemi incelemeye alındı Soruşturma kapsamında, gerçeği yansıtmayan işlemler sonucunda bin 70 yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiği bildirildi. Bu işlemler kapsamında gösterilen toplam tutarın ise 72 milyon 250 bin dolarolduğu ve söz konusu işlemlerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Usulsüz şekilde kazanıldığı değerlendirilen vatandaşlıkların iptaline yönelik idari sürecin de başlatıldığı aktarıldı.

Türk Tabipleri Birliği: Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’nın tahliye edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz Haber

Türk Tabipleri Birliği: Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’nın tahliye edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’nın tahliye edilmesine ilişkin yazılı açıklama yaparak memnuniyetini dile getirdi. Açıklamada, Diyarbakır Tabip Odası Başkanlığı da yapan Mızraklı’nın, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Diyarbakır halkının oylarıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçildiği, ardından görevden alınarak yerine kayyum atandığı ve tutuklandığı hatırlatıldı. “HALKIN İRADESİNE YÖNELİK AĞIR MÜDAHALE” TTB, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması, yerlerine kayyum atanması ve seçilmişlerin tutuklanmasının yalnızca bireysel hak ihlali olarak görülemeyeceğini belirterek, bunun halkın seçme ve seçilme hakkına, yerel demokrasiye ve demokratik iradeye yönelik ağır bir müdahale olduğunu vurguladı. Açıklamada, yargılama süreci boyunca meslek örgütlerinin duruşmaları takip ettiği, masumiyet karinesi ile adil yargılanma hakkı ve kişi özgürlüğü ile güvenliği hakkının korunması yönünde çağrılarını sürdürdüğü ifade edildi. https://t.co/CW3YXcP1ZS — Dr. Adnan Selçuk Mızraklı (@SelcukMizrakli) September 8, 2026 “TUTUKLAMA, PEŞİN CEZA ARACI OLARAK KULLANILMAMALI” TTB Merkez Konseyi, halkın iradesinin yok sayılamayacağını belirterek, tutuklamanın peşin cezalandırma ya da kişileri siyasal yaşamın dışına çıkarma aracı olarak kullanılmaması gerektiğini kaydetti. Açıklamada ayrıca, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güvence altına alınması, sandıkta ortaya çıkan sonuca hukuk dışı müdahalelere izin verilmemesi gerektiği vurgulandı. TTB, Türkiye’nin ihtiyacının kayyumların atandığı bir yönetim anlayışı değil, halk iradesinin esas alındığı, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu demokratik bir düzen olduğunu ifade etti. Açıklamanın sonunda Dr. Mızraklı’ya, ailesine, yakınlarına ve meslektaşlarına geçmiş olsun dilekleri iletilirken, TTB’nin iyi hekimlik, barış, emek, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve adaletten yana tavrını sürdüreceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.