Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katma Değer

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi Haber

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi

Kayseri Sanayi Odası'nın Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya idaresinde, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Abidin Özkaya, ekonomideki güncel gelişmeleri analiz ederek, Merkez Bankası'nın temmuz ayı faiz kararında reel sektörün beklediği faiz indirimi adımının atılmadığını belirtti. Özkaya, bu kararın düşük kur ve yüksek faiz döneminin bir süre daha süreceğine dair kuvvetli mesajlar verdiğini ifade etti. Mevcut ekonomik yaklaşımın kısa vadeli sermaye girişlerini destekleyici nitelikte olduğunu kaydeden Özkaya, yabancı sermayeye karşı olmadıklarını ancak ihtiyaç duyulan kaynağın; yatırıma, üretime, istihdama ve katma değer yaratan alanlara yönelen doğrudan yatırımlar olması gerektiğini vurguladı. Yüksek faiz ve düşük kur kıskacının en ağır yükünün üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat yapan reel sektör tarafından taşındığını belirten Özkaya, finansal kaynakların üretim yerine yüksek getiri sunan mevduat hesaplarında toplandığını ve yıllık faiz giderlerinin yatırım bütçelerini aştığını ifade etti. Kredibilitesi yüksek firmaların dahi bankaların kredi sınırları nedeniyle finansmana ulaşmakta zorlandığını dile getiren Özkaya, bu durumun sanayiciyi yeni yatırımlardan uzaklaştırarak mevcut faaliyetlerini sürdürme savaşına ittiğini kaydetti. İstihdam verilerinin de üretimdeki sıkışmışlığı kanıtladığını söyleyen Özkaya, 2025 yılı verilerine göre sanayi ve tarım sektörlerinde yaklaşık 450 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken, hizmetler ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 380 bin kişilik bir artış olduğunu belirtti. Bu tablonun sanayinin ve üretimin ekonomi içindeki payının gerilediğini ortaya koyduğunu ifade eden Özkaya, üretim ekonomisinin ivedilikle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ardından söz alan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; küresel ekonomideki belirsizlikler, ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalara dikkat çekerek, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının üretim üzerindeki etkilerini derinden hissettiğini belirtti. Enflasyonla mücadelenin kritik önemine değinen Büyüksimitci, "Enflasyonla mücadele kuşkusuz hepimizin ortak gayesidir. Fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı büyümenin mümkün olmadığını biliyoruz. Ancak üretim ekonomisinin ayakta tutulması da aynı derecede kritiktir. Çünkü üretimin olmadığı bir yerde ne ihracattan, ne istihdamdan ne de kalıcı bir refahtan bahsedebiliriz" dedi. Günümüzde sanayicinin sadece yüksek faizle değil; finansmana erişim zorlukları, artan üretim maliyetleri, kur baskısı, daralan iç ve dış talep ile düşen kârlılıkla mücadele ettiğini belirten Büyüksimitci, son dönemde artan iflas ve konkordato haberlerinin üretim dünyası için ciddi bir uyarı olduğu şeklinde konuştu. Sanayicinin üzerindeki finansman yüküne işaret eden Büyüksimitci, "Bugün pek çok işletmemiz elde ettiği kârı yatırımına, üretimine veya ihracatına ayırmak yerine finansman giderlerine harcamak zorunda kalıyor. Sanayicimiz alın teriyle kazanıp, kazandığını faize ödüyor" ifadelerini kullandı. "Finansman maliyetleri yatırımların önündeki en büyük engel" İSO 500 araştırması sonuçlarının da bu durumu teyit ettiğini belirten Büyüksimitci, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarında faaliyet kârlılığının düştüğünü, finansman giderlerinin ise rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Büyüksimitci, "Üretim yapan işletmelerimiz hayatta kalma mücadelesi verirken, finansman maliyetleri yatırımların ve büyümenin önünde en büyük bariyer haline gelmiştir. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerimizin bu yükü daha fazla taşıması mümkün değildir" diye konuştu. Ekonomi programının temel hedefi olan dezenflasyon sürecine destek verdiklerini belirten Büyüksimitci, bu süreçte üretim kapasitesinin korunmasının ve sanayinin rekabet gücünün muhafaza edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Sanayicinin temel sorununun talep yetersizliği değil, finansmana erişim olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, "Üretim kapasitemiz, sipariş alma tecrübemiz ve ihracat gücümüz mevcut. Ancak uygun maliyetli finansmana erişemeyen işletmelerimizin bu potansiyeli hayata geçirmesi her geçen gün zorlaşıyor" dedi. Üretim ekonomisini canlandıracak ek adımların atılması gerektiğini ifade eden Büyüksimitci, özellikle üretim yapan firmalar için kredi kanallarının daha erişilebilir hale getirilmesinin ve finansman yükünün hafifletilmesinin üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne 'RES' ödülü Haber

Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne 'RES' ödülü

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik ve yenilenebilir enerjiye yönelik gerçekleştirdiği öncü yatırımlarla ulusal düzeyde yeni bir başarıya imza attı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen 2025 Verimlilik Proje Ödülleri'nde, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. imzalı ve toplu ulaşım sektörünün Türkiye'deki ilk Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Projesi, Kamu Yeşil Dönüşüm Kategorisi'nde ikinci seçildi. Ankara KOSGEB Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni'nde ödül, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'a, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından takdim edildi. Kazandıkları bu ödülün, vizyoner yatırımların ve çevre dostu belediyecilik yaklaşımının somut bir getirisi olduğunu belirten Başkan Büyükkılıç, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdikleri bu projeyle Kayseri'nin başarısını bir kez daha tescillediklerini dile getirdi. Büyükkılıç, "Büyükşehir Belediyesi olarak temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızı stratejik bir planlama ile devam ettiriyoruz. Toplu taşımacılıkta rüzgâr enerjisinden yararlanan Türkiye'nin ilk belediyesi olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. 21 MW kurulu güce sahip RES yatırımımızla bir yandan doğayı korurken, diğer yandan enerji giderlerini düşürerek kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına destek sağlıyoruz. Bu değerli ödülü Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır'ın ellerinden almak bizleri ayrıca onurlandırmıştır" şeklinde konuştu. Kayseri'nin sadece ulaşım değil, yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği konularında da örnek teşkil eden uygulamalara imza attığını kaydeden Başkan Büyükkılıç, şunları ekledi: "Yenilikçi, sürdürülebilir ve çevre dostu yatırımlarımızla hem şehrimize hem de ülkemize katma değer sağlıyoruz. Yenilenebilir enerjiye yönelik hamlelerimizi artırarak sürdürecek, Kayseri'yi temiz enerji ve yeşil dönüşüm süreçlerinde Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri yapmaya kararlıyız." Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'ın temiz ve yenilenebilir enerji vizyonuyla hayata geçirilen enerji yatırımlarının kritik bir parçası olan 21 MW kurulu güce sahip Rüzgâr Enerji Santrali (RES), Kayseri'yi enerji alanında Türkiye'nin lokomotif şehirleri arasına taşırken, toplu ulaşımda rüzgâr enerjisini kullanan ilk belediye projesi olmasıyla da ön plana çıkıyor.

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor Haber

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor

İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen Proje ile hem atıklar ekonomiye kazandırılacak hem de dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlara günlük gelir sağlamasına katkı sunacak. İhale Süreci Tamamlandı: 2,5 Milyon TL’lik Ekonomik Değer Kandıra Belediyesi’nde düzenlenen ihaleye üç firma katılım sağladı. Bir yıl süreli ihale kapsamında; 500 bin kg karışık ambalaj atığı, 4 bin kg bitkisel atık yağ ve 20 bin kg tekstil atığı toplanması öngörülüyor. Toplamda 2,5 milyon TL’nin üzerinde bir piyasa değerine sahip olan bu atıklar, geri dönüşüm zincirinin ana halkasını oluşturacak. Hem Çevre Temizliği Hem Günlük Kazanç Projeye özel bir değer kazandıran Kandıra Belediyesi, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren 67 vatandaşı, geleneksel olarak sürdürdükleri geri dönüşüm çalışmalarını kayıt altına alarak modern bir sisteme entegre ediyor. Planlanan modelle: dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlar, günlük topladıkları malzemeleri Kandıra Belediyesi Atık getirme merkezine teslim ederek ödemelerini alacak, ilçe dışına çıkmadan ve nakliye masrafı ödemeden anında nakite çevrilecek. Atıklar Açık Havada Oraya Buraya Dökülmeyecek Mahalle aralarında, yol kenarlarında biriktirilen, uçan, kirlenen, ıslanarak ekonomik değer kaybına uğrayan atıkların, ‘Sokakta Sıfır Atık’ mottosu ile Mahalle aralarında kontrolsüz birikiminin önüne geçilerek, günlük tahliye sistemiyle çevre kirliliği ve koku problemi ortadan kaldırılacak. Temiz ve yıpranmamış sıfır atıkların değerlerinde düşme olmadan satış avantajı yakalanacak. Farklı kategorilerde toplanan ürünler, ekonomiye yüksek katma değer sunacak. Kandıra İçin Çifte Kazanç Kandıra Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, projenin sadece bir çevre hareketi değil, aynı zamanda bir sosyal entegrasyon hamlesi olduğu vurgulandı. Aynı zamanda dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşların kayıt altına alınarak sisteme dahil edildiği proje, Kandıra’nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor.

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı.

Muratbey, Uzak Doğu’daki markalı büyümesine Japonya’yla devam edecek Haber

Muratbey, Uzak Doğu’daki markalı büyümesine Japonya’yla devam edecek

Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, Çin ve Güney Kore’deki istikrarlı büyümenin ardından Uzak Doğu’daki varlığını Japonya ile güçlendirmeye hazırlanıyor. Muratbey, Tokyo’da düzenlenecek Asya’nın en büyük gıda buluşmalarından FOODEX JAPAN 2026 Fuarı’nda Türk peynirlerini uluslararası profesyonellerle buluşturacak. Çin’deki uluslararası fuarlar ve Güney Kore’deki yerelleştirme ve dijital iletişim odaklı çalışmalarıyla Uzak Doğu pazarında güçlü bir konum elde eden Muratbey, bölgedeki markalı ihracat stratejisinde güçlü bir adım atıyor. Muratbey, yaklaşık 80 ülkeden 3000’e yakın gıda ve içecek şirketini bir araya getirecek FOODEX JAPAN 2026’da, modern yöntemlerle ürettiği geleneksel peynirlerini, dünya pazarında görücüye çıkaracak. 10–13 Mart 2026 tarihleri arasında Tokyo’da düzenlenecek fuar, Muratbey için Uzak Doğu pazarında yeni iş birlikleri geliştirmek ve mevcut ilişkileri derinleştirmek açısından önemli bir platform sunacak. Uzak Doğu’ya özel ürün ve iletişim yaklaşımı Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, Uzak Doğu’nun şirketin uzun vadeli ihracat vizyonunda özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Erol, “Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle destekleyerek bölge tüketicisinin beklentilerine göre şekillendiriyoruz.” dedi. Çin ve Kore’den Japonya’ya uzanan stratejik büyüme Amerika ve Avrupa’da olduğu gibi Asya’da da inovatif ürünlerle tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayan, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme hedeflediklerini belirten Erol, FOODEX JAPAN 2026’ya, inovatif peynirler başta olmak üzere geniş bir ürün gamıyla katılacaklarını anlattı. Erol, şöyle devam etti: “Muratbey olarak, ihracatta yalnızca hacim değil, katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız yolculuğu, bugün Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. FHC Şanghay’da elde ettiğimiz güçlü temaslar ve Kore’de yürüttüğümüz yerel iletişim çalışmaları, markamızın bölgede bilinirliğini önemli ölçüde artırdı. Yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifler ve kültürel uyumu gözeten iletişim dilimizle bölgedeki tüketiciyle daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz. FOODEX JAPAN 2026’nın, Muratbey’in bu yaklaşımını Japonya’da da görünür kılarak, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.