Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kasten Yaralama

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kasten Yaralama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Yaralama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da Arzu Khalılova cinayeti davası: Sanığın akıl sağlığı incelenecek Haber

Bursa’da Arzu Khalılova cinayeti davası: Sanığın akıl sağlığı incelenecek

Arzu Khalılova 146 makas darbesiyle hayatını kaybetti Olay, 3 Kasım 2025’te Yıldırım ilçesi Değirmenlikızık Mahallesi’ndeki evde meydana geldi. Arzu Khalılova ile birlikte yaşadığı Salican Mehmet arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Mehmet’in makasla saldırdığı Khalılova ağır yaralandı. İhbar üzerine eve polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan 20 yaşındaki kadın, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adli incelemede Khalılova’nın vücudunda 146 makas yarası bulunduğu, bunlardan 72’sinin tek başına ölümcül nitelikte olduğu belirlendi. Sanık olayla ilgili farklı savunmalar yaptı Cinayet sonrasında verdiği ilk ifadesinde eşiyle tartıştıktan sonra makasla saldırdığını anlatan Salican Mehmet, daha sonraki savunmasında ise olayın gerçekleşme şekline ilişkin farklı bir iddia ortaya attı. Sanık, mahkemedeki savunmasında makasın önce Khalılova’nın elinde olduğunu, kendisini savunmak amacıyla makası aldığını ve sonrasını hatırlamadığını öne sürdü. Mehmet ayrıca geçmişte psikolojik sorunlar nedeniyle tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını iddia etti. Sanığın avukatı da müvekkilinin ceza sorumluluğunun belirlenmesi için psikiyatrik değerlendirme yapılmasını talep etti. Arzu Khalılova’nın annesi şikayetçi olduğunu söyledi Duruşmada söz alan Arzu Khalılova’nın annesi Zülfiye Halil, önceki celsede sanıktan şikayetçi olmadığını söylemesinin nedenini açıkladı. Halil, hukuki açıdan “şikayetçi olmama” kararının sonuçlarını bilmediğini belirterek bu kez sanıktan şikayetçi olduğunu ifade etti. Khalılova’nın annesi, mahkemede sanığın cezalandırılmasını istediğini belirterek davaya katılma talebinde bulundu. Sanığın geçmişte 8 suç kaydı bulunduğu belirtildi Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre Salican Mehmet’in daha önce “kasten yaralama”, “kullanmak için uyuşturucu bulundurma” ve “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” gibi suçlardan 8 kaydının bulunduğu belirtildi. Mehmet hakkında ayrıca Arzu Khalılova’ya yönelik eylemi nedeniyle “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçundan da işlem yapıldığı bilgisi dosyada yer aldı. Mahkemeden Adli Tıp Kurumu kararı Bursa 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın akıl sağlığının suç tarihinde ve mevcut durumda ceza sorumluluğunu etkileyip etkilemediğinin belirlenmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesine müzekkere yazılmasına karar verildi. Sanığın burada yapılacak değerlendirme sonucunda işlediği iddia edilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlayıp anlayamadığının ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin etkilenip etkilenmediğinin belirlenmesi bekleniyor. Mahkeme ayrıca Salican Mehmet’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Davanın bundan sonraki aşamasında Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanacak raporun sanığın ceza sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede önemli rol oynaması bekleniyor.

Sanal medyada "Vanlı iş insanı" olarak paylaşılan Ali Haydar Kurum gözaltına alındı Haber

Sanal medyada "Vanlı iş insanı" olarak paylaşılan Ali Haydar Kurum gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bir sosyal medya platformunda kamuoyunda "Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen kişiye ait görüntülere benzer şekilde, "Vanlı iş insanı" ifadeleriyle bir kişinin yürürken kaydedilen görüntülerinin paylaşılması üzerine inceleme başlattı. Görüntülerden kimliği belirlendi Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından görüntüler üzerinde çalışma yapıldı. İncelemeler sonucunda görüntülerdeki kişinin 1965 yılında Erciş'te doğan Ali Haydar Kurum olduğu ve Pendik'te ikamet ettiği belirlendi. Kurum hakkında yapılan sorgulamada, farklı suçlardan 11 olay kaydının bulunduğu tespit edildi. Hakkında 11 olay kaydı bulunduğu belirlendi Kurum'un kayıtlarında "güveni kötüye kullanma", "uyuşturucu madde kullanımı", "kasten yaralama", "kasten öldürmeye teşebbüs", "tehdit" ve "hakaret" gibi çeşitli suçlara ilişkin kayıtların bulunduğu belirtildi. Söz konusu kayıtların, hakkındaki mevcut soruşturmanın konusu dışında geçmiş olaylara ilişkin adli kayıtlar olduğu aktarıldı. Ümraniye'de gözaltına alındı Ali Haydar Kurum, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında Ümraniye'de gözaltına alındı. Kurum'un emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında şüphelinin adli durumuna ilişkin nihai kararın işlemlerin tamamlanmasının ardından belirlenmesi bekleniyor.

İstanbul’da eşini öldüresiye dövdüğü öne sürülen erkek tutuklandı Haber

İstanbul’da eşini öldüresiye dövdüğü öne sürülen erkek tutuklandı

Saatler süren şiddetin ardından komşularına sığındı Olay, 21 Ağustos’ta İstanbul’da meydana geldi. İddiaya göre U.A., evde eşi Seda Nur Atılkan’ı saatler boyunca darbetti. Şiddetin ardından eşinin kısa süreliğine kendisini bırakmasını fırsat bilen Atılkan, evden kaçarak komşularına sığındı. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. U.A. gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Buradaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili soruşturma kapsamında U.A. hakkında “silahla tehdit” ve “kasten yaralama” suçlarından işlem yapıldığı belirtildi. Atılkan’ın evden kaçmasının ardından U.A.’nın otomobiliyle peşinden gittiği anlar da çevrede bulunan bir güvenlik kamerasına yansıdı. “4 saat boyunca işkence gördüm” Yaşadıklarını anlatan Seda Nur Atılkan, olay gecesi eşinin madde kullandığını ve ardından kendisine yönelik şiddetin başladığını öne sürdü. Atılkan, yaklaşık 4 saat boyunca darbedildiğini ve üç kez öldürülmeye çalışıldığını iddia ederek, yaşadıklarını anlatmanın kendisi için son derece zor olduğunu söyledi. Şiddet sırasında eşinin kendisini şarj kablosuyla boğmaya çalıştığını, bilincini kaybettiğini ve daha sonra yeniden darbedilerek kendine geldiğini anlatan Atılkan, başından ve vücudunun çeşitli bölgelerinden yaralandığını belirtti. “Bıçağı boğazıma dayadı” Şiddetin devam ettiğini belirten Atılkan, bir süre sonra eşinin elinde bıçakla karşısına çıktığını ve kendisini öldürmekle tehdit ettiğini öne sürdü. Atılkan, bıçağın boğazına dayandığını ve bu sırada darbedilmeye devam ettiğini söyledi. Eşinin daha sonra banyoya gitmesi üzerine fırsat bulduğunu belirten Atılkan, su sesini duyduğu anda evden çıkarak komşularına sığındığını ve polisin müdahalesiyle kurtulduğunu ifade etti. “Çocuklarım için hayatta kalmaya çabaladım” Daha önce de eşinden şiddet ve tehdit gördüğünü belirten Seda Nur Atılkan, olay sonrasında eşinin ailesinin hastaneye geldiğini ve şikayetçi olmaması yönünde kendisine baskı yapıldığını öne sürdü. Atılkan, yaklaşık 5 yıldır kendisinin ve çocuklarının tehdit edildiğini iddia ederek adalet istediğini söyledi. “Çocuklarım için hayatta kalmaya çabaladım” diyen Atılkan, güvenli bir yaşam sürmek istediğini belirterek devletin kendisine ve çocuklarına sahip çıkmasını istedi. Olayla ilgili adli soruşturma ve yargı süreci devam ederken, Atılkan’ın iddiaları yargı mercilerince değerlendirilecek.

Arnavutköy’de Servis Şoförü Silahlı Saldırıda Öldürüldü: Şüpheli Yakalandı Haber

Arnavutköy’de Servis Şoförü Silahlı Saldırıda Öldürüldü: Şüpheli Yakalandı

Tartışma Silahlı Saldırıya Dönüştü Olay, saat 17.30 sıralarında Hadımköy Mahallesi Ürgüplü Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, aynı iş yerinde çalışan Mehmet Taştan ile Özcan K. arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Özcan K.’nin yanında bulunan silahla Taştan’a ateş ettiği öne sürüldü. Saldırının ardından şüpheli, 34 LDE 633 plakalı aracıyla olay yerinden uzaklaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, Taştan’ı 34 LAR 691 plakalı araç içerisinde başından, göğsünden ve sırtından yaralanmış halde buldu. Hastanede Hayatını Kaybetti Ağır yaralandığı belirlenen Mehmet Taştan, olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Taştan, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemede 4 boş kovan bulundu. Kaçan Şüpheli Yakalandı Mehmet Taştan’ın ölümünün ardından şüphelinin yakalanması için polis ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. Yapılan incelemede Özcan K.’nin aracıyla Haraççı Mahallesi yönüne kaçtığı belirlendi. Haraççı-Hadımköy Yolu Caddesi üzerinde şüphelinin aracını tespit eden Yunus Timleri, Özcan K.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelinin ilk ifadesinde, aynı iş yerinde çalıştığı Mehmet isimli kişiyle kavga ettiğini ve kendisini silahla vurduğunu söylediği öğrenildi. Özcan K.’nin ayrıca Arnavutköy yönüne giderken silahı attığını belirttiği aktarıldı. Cinayet Silahı Çalılık Alanda Bulundu Polis ekipleri, şüphelinin tarif ettiği bölgede arama yaptı. Çalışmalar sırasında Hadımköy Mahallesi Kayıkçı Sokak’taki çalılık alanda, olayda kullanıldığı değerlendirilen silah bulundu. Gözaltına alınan Özcan K.’nin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi. Şüphelinin daha önce “kasten yaralama” suçundan bir kaydının bulunduğu öğrenildi.

Sancaktepe’de Milli Antrenör Funda Bakış Bıçaklanarak Öldürüldü Haber

Sancaktepe’de Milli Antrenör Funda Bakış Bıçaklanarak Öldürüldü

Olay, Abdurrahmangazi Mahallesi Sevenler Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Funda Bakış ile daha önce kendisine ait spor salonunda çalıştığı öğrenilen 21 yaşındaki Zehra G. arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Zehra G.’nin Bakış’ı göğsünden bıçakladığı öne sürüldü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Funda Bakış, sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Alacak meselesi iddiası Polis ekiplerinin yürüttüğü incelemede, Zehra G.’nin daha önce Funda Bakış’a ait spor salonunda çalıştığı belirlendi. İddiaya göre Zehra G., bu dönemde kredi çekerek Bakış’a para verdi. İkili arasında bu nedenle alacak meselesi bulunduğu tespit edildi. Olayın ardından Zehra G. polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmayı genişleten ekipler, olaya karıştıkları belirlenen A.H.U. (21) ve E.Ş.’yi (21) de gözaltına aldı. 3 şüphelinin işlemleri sürüyor Gözaltına alınan 3 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Şüphelilerin daha önce de adli kaydının bulunduğu belirtildi. Zehra G.’nin “hakaret”, A.H.U.’nun ise “kasten yaralama” suçundan polis kaydının olduğu öğrenildi. Funda Bakış’ın ölümüne ilişkin soruşturma sürdürülüyor.

Ankara’da kadına şiddet davasında karar: 60 dikişlik yaralanmaya 4 yıl 2 ay hapis Haber

Ankara’da kadına şiddet davasında karar: 60 dikişlik yaralanmaya 4 yıl 2 ay hapis

Ankara’da boşanma aşamasındaki eşi Fatma Çakmak’ı darbettiği ve yüzünde yaklaşık 60 dikişlik yara oluşmasına neden olduğu belirtilen polis memuru Yasin Çakmak hakkında karar çıktı. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığa 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimi uygulayarak cezayı 4 yıl 2 aya düşürdü. Mahkeme ayrıca Yasin Çakmak’ın “kadına karşı tehdit” suçundan beraatine ve tahliyesine karar verdi. Fatma Çakmak ise eşini yaraladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Boşanma sürecinde şiddet iddiası 36 yaşındaki üç çocuk annesi Fatma Çakmak, uzun süredir psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını belirterek 44 yaşındaki polis memuru eşi Yasin Çakmak’a geçen yıl nisan ayında boşanma davası açtı. Boşanma davasının devam ettiği süreçte 9 Ocak’ta çiftin evinde tartışma çıktı. İddiaya göre Yasin Çakmak, eşi Fatma Çakmak’a saldırdı. Yüzünde kesikler ve vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri oluşan Çakmak, eşinden şikayetçi oldu. Gözaltına alınan Yasin Çakmak, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Fatma Çakmak’ın Şanlıurfa’ya gitmesinin ardından ise Yasin Çakmak 17 Ocak’ta tutuklandı. Savcılık 15 yıl 6 aya kadar hapis istemişti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Yasin Çakmak hakkında “kadına karşı nitelikli kasten yaralama” ve “tehdit” suçlarından 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Fatma Çakmak hakkında ise “eşe karşı kasten yaralama” suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis istendi. Davanın Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılaması daha sonra ağır ceza mahkemesine taşındı. Taraflar olay gecesini farklı anlattı Yasin Çakmak savunmasında, eşine ait olduğunu öne sürdüğü bir telefonu bulduğunu ve aldatıldığından şüphelendiğini söyledi. Telefonu almaya çalıştığı sırada Fatma Çakmak’ın kendisini bıçakladığını iddia eden Çakmak, daha sonra eşinin yatak odasındaki beylik tabancasını aldığını ve silahı geri almaya çalışırken arbede yaşandığını savundu. Dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesinin ardından Yasin Çakmak, eşinin başka bir erkekle cinsel içerikli mesajlaşmalar yaptığını da öne sürdü. Fatma Çakmak ise eşinden boşanmak istediğini belirterek olay günü Yasin Çakmak’ın önce kendisine tokat attığını, ardından saldırdığını söyledi. Kendini korumak amacıyla mutfaktan bıçak aldığını ifade eden Çakmak, eşinin bıçağı elinden alarak kendisini yaraladığını savundu. Çakmak, daha sonra eşinin kendisini yatak odasına götürdüğünü, beylik tabancasını çıkardığını ve kendisini bazı eylemlerde bulunmaya zorladığını öne sürdü. Kapıyı kilitlemesinin ardından Yasin Çakmak’ın kapıyı kırarak yeniden saldırdığını belirten Çakmak, olay sırasında yüzünde yaklaşık 60 dikiş oluştuğunu ifade etti. Mahkeme cezayı 4 yıl 2 aya indirdi Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Temmuz’da davayı karara bağladı. Mahkeme, Fatma Çakmak’a eşini yaraladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Yasin Çakmak hakkında ise kasten yaralama suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Ancak mahkeme, olayda “haksız tahrik” bulunduğu değerlendirmesiyle cezada indirim uyguladı. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları da dikkate alınarak “iyi hal” indirimi yapılınca ceza 4 yıl 2 aya düşürüldü. Mahkeme ayrıca Yasin Çakmak’ın kadına karşı tehdit suçundan beraatine ve tahliyesine karar verdi. Kararla birlikte, kadına yönelik şiddet davalarında haksız tahrik ve iyi hal indirimlerinin uygulanması yeniden tartışma konusu oldu.

Almanya'da sendika yürüyüşüne araçla saldırı davasında karar: Afgan sanığa ömür boyu hapis Haber

Almanya'da sendika yürüyüşüne araçla saldırı davasında karar: Afgan sanığa ömür boyu hapis

Münih'teki araçlı saldırının cezası belli oldu: Anne ve kızını öldüren sanığa ağırlaştırılmış karar Almanya'nın Münih kentinde geçen yıl düzenlenen bir sendika yürüyüşüne yönelik araçlı saldırıyla ilgili davada karar çıktı. Münih Eyalet Mahkemesi, kalabalığın arasına otomobiliyle girerek bir anne ile 2 yaşındaki kızının ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olan Afganistan uyruklu 25 yaşındaki sanığı ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığı iki kişiyi öldürme, 23 kişiyi öldürmeye teşebbüs ve 22 kişiyi kasten yaralama suçlarından sorumlu tuttu. Heyet ayrıca saldırının "olağanüstü ağırlıkta" bir suç olduğuna karar vererek, sanığın ilerleyen yıllarda şartlı tahliye imkanından yararlanmasını ciddi biçimde zorlaştıran bir hüküm verdi. Araçla kalabalığın üzerine sürdü Dava dosyasındaki bilgilere göre saldırı, yaklaşık 1.400 kişinin katıldığı bir sendika yürüyüşü sırasında meydana geldi. Sanık Ferhad N. isimli kişinin kullandığı Mini Cooper marka otomobili yüksek hızla yürüyüş yapan insanların üzerine sürdüğü belirtildi. Aracın kalabalığa çarpması sonucu çok sayıda kişi yaralanırken, 37 yaşındaki bir kadın ile 2 yaşındaki kızı ağır şekilde yaralandı. Anne ve küçük çocuğu, olayın ardından kaldırıldıkları hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen birkaç gün sonra hayatını kaybetti. Saldırı, Almanya kamuoyunda büyük tepkiye neden olurken, olayın ardından güvenlik önlemleri ve radikalleşme tartışmaları yeniden gündeme geldi. Hakim: "Daha fazla can kaybı olmaması tesadüf değildi" Kararı açıklayan hakim Michael Höyn, saldırının sonuçlarının çok daha ağır olabileceğine dikkat çekti. Höyn, hayatını kaybeden annenin yürüyüş sırasında kendisini daha güvende hissetmek amacıyla polislerin bulunduğu arka bölümü tercih ettiğini belirtti. Mahkeme başkanı, daha fazla kişinin yaşamını yitirmemesinin saldırının sınırlı etkisinden değil, aracın çarptığı kişilerin oluşturduğu fiziksel engel nedeniyle hızını kaybetmesinden kaynaklandığını ifade etti. Bu değerlendirme, mahkemenin sanığın eylemini planlı ve yüksek ölüm riski taşıyan bir saldırı olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Savcılık dini motivasyon iddiasında bulundu Duruşmalar sırasında savcılık makamı, saldırının dini saiklerle gerçekleştirildiğini savundu. Savcılığın değerlendirmesine göre sanığın olayın ardından "Allahu Ekber" diye bağırdığı belirtildi. Ancak yürütülen soruşturmalarda sanığın terör örgütü DEAŞ veya benzeri herhangi bir yapılanmayla bağlantısına ilişkin somut bir delile ulaşılamadığı açıklandı. Mahkeme kararında da sanığın herhangi bir örgütsel bağlantısının tespit edilmediği bilgisi yer aldı. Almanya'ya çocuk yaşta gelmişti Sanığın geçmişine ilişkin bilgiler de dava sürecinde gündeme geldi. Ferhad N.'nin 2016 yılında henüz 15 yaşındayken tek başına Almanya'ya geldiği belirtildi. İltica başvurusunun reddedilmesine rağmen, ülkede geçici oturma hakkı sağlayan "müsamaha" statüsüyle yaşamını sürdürdüğü ifade edildi. Sanığın saldırı öncesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı bilgisi paylaşıldı. Karar güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı Münih'teki dava, Almanya'da göç, güvenlik politikaları ve radikalleşme konularındaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Özellikle kamuya açık alanlarda gerçekleştirilen araçlı saldırılar, Avrupa ülkelerinde güvenlik önlemlerinin artırılması yönündeki çağrıları güçlendiriyor. Uzmanlar, bu tür olaylarda yalnızca failin eylemlerinin değil, saldırıya zemin hazırlayan süreçlerin de kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Mahkeme kararı sonrası süreç Münih Eyalet Mahkemesi'nin verdiği ömür boyu hapis kararı, sanığın suçun ağırlığı nedeniyle erken tahliye ihtimalini önemli ölçüde azaltıyor. Alman hukukunda ömür boyu hapis cezası alan kişiler belirli şartlar altında ilerleyen yıllarda şartlı tahliye talebinde bulunabiliyor. Ancak mahkemenin "suçun olağanüstü ağırlığı" değerlendirmesi, bu sürecin daha zor hale gelmesine neden oluyor. Münih'teki saldırı davası, iki kişinin hayatını kaybetmesi ve çok sayıda kişinin yaralanması nedeniyle Almanya'nın son yıllardaki en dikkat çeken güvenlik davalarından biri olarak kayıtlara geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.