Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kardeşlik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kardeşlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kardeşlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güler: Terörsüz Türkiye hedefimiz için çalışmalarımızı sürdüreceğiz Haber

Güler: Terörsüz Türkiye hedefimiz için çalışmalarımızı sürdüreceğiz

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, iftarda bir araya geldiği şehit aileleri, gaziler ve onların ailelerine hitaben bir konuşma yaptı. Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan kalkış yaptıktan sonra kaza kırıma uğrayan F-16’nın pilotu, Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve Türk milletine baş sağlığı dileyen Bakan Güler, “Hadisenin nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı inceleme sonucunda belirlenecektir. Semalarımızın güvenliği için görev yapan kahraman şehidimiz vatan sevgisi ve aşkıyla vazifesini icra etmekteydi. Fedakarlığını daima şükran ve minnetle yad edeceğiz.” dedi. Bakan Güler, 40 yılı aşkın süredir Türkiye’nin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak ve evlatların aydınlık geleceğini teminat altına almak için devletin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde “Terörsüz Türkiye” sürecini başlattığını belirterek, şunları söyledi: “Bu tarihi süreç kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh yarınlara ulaştırma kararlılığımızın da en açık göstergesidir. Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamış bundan sonra da atılmayacaktır.” Sürecin asırlara uzanan köklü tarihten ve ferasetli devlet geleneğinden aldıkları güçle yönetildiğini vurgulayan Bakan Güler, “Yegane amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Halihazırda sahadaki gelişmeleri dikkatle izliyor, tüm tedbirlerimizi her zamanki hassasiyetimizle almaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Bakan Güler, “’Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerlediğimiz bu süreçte; Terörsüz Türkiye hedefimizi gerçekleştirmek için çalışmalarımızı sürdürecek, yerli ve milli savunma sanayimizi daha da ileri seviyelere taşımak için gayretlerimize devam edecek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü sürekli tahkim edeceğiz.” dedi.

Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye süreci Meclis’in takdirinde... Şahsa özgü düzenleme söz konusu değil Haber

Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye süreci Meclis’in takdirinde... Şahsa özgü düzenleme söz konusu değil

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu TBMM Başkanlığı’na sunduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin nihai amacının PKK’nın tamamen silah bırakması ve kendini feshetmesi olduğunu vurgulayarak, "Biz Adalet Bakanlığı olarak yalnızca teknik destek sağlıyoruz. Meclisimiz ihtiyaç duyarsa ekibimiz her zaman yanında çalışmaya hazır." dedi. Çalışmaların teknik ve hukuki altyapısının hazır olduğunu vurgulayarak Meclis’in süreci şekillendireceğini belirten Bakan Gürlek, yasal düzenlemelerin takdirinin Meclis’e ait olduğunu ifade etti ve şahsi cezasızlık algısına yol açacak genel af veya şahsa özgü düzenleme yapılmayacağını açıkladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde Gazi Meclisimizde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladık. pic.twitter.com/9swzAuUjHI — Akın Gürlek (@abakingurlek) February 25, 2026 SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA YÖNELİK ADIMLAR Gürlek, yaşları küçük çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığını tespit ettiklerini belirtti. Meclis bünyesinde konuyla ilgili bir komisyonun kurulduğunu hatırlatan Bakan, 12. Yargı Paketi’nde gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Pakette sosyal medya ile ilgili düzenlemelere de yer verileceğini belirten Bakan Gürlek, "15 yaşından küçük çocuklar için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız çalışmalar yürütüyor. Biz de 15 yaş ve üzerindekilerin sosyal medyaya girişleri, anonim hesaplar ve sahte hesaplarla itibar suikastlarının önüne geçilmesi konularında çalışmalar yapıyoruz. Bu düzenlemeleri kısa sürede pakete dahil edeceğiz." diye konuştu. Adalet Bakanı Gürlek,

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi Haber

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında TBMM Tören Salonu’nda toplandı. Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, uzunca bir süredir büyük bir titizlikle ve demokratik olgunlukla hazırlanan rapor taslağının, komisyon üyeleri tarafından müzakere edilmesinin ardından Türkiye kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Kurtulmuş, Komisyon’un, toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirdiğini ifade ederek, taslak raporun genel başlıkları hakkında bilgi verdi. Raporun, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, raporun, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna vurgu yaptığını kaydetti. Titizlikle hazırlanan raporun, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren bir başvuru metni olma özelliğini taşıdığını ifade eden Kurtulmuş, raporun bir nihayet değil, atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olduğunu belirtti. Kurtulmuş, yeni bir anayasa hazırlamanın Komisyon’un görev alanında olmamakla birlikte ülke için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olduğunu ifade etti. Raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak, siyasi partilerin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunun da altının çizildiğini belirten Kurtulmuş, terör meselesinde tarihî bir dönemde bulunulduğunu kaydetti. Bu süreçte milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlendiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milletin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresi olduğunu vurguladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kıldığını, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Komisyonun 21. toplantısında, taslak raporun “Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri” başlıklı 6’ncı ve “Demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlıklı 7’nci bölümü ile “Sonuç ve değerlendirme” kısmı okundu, komisyon üyeleri taslak rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan oylamada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser olmak üzere nitelikli çoğunlukla kabul edildi.

Kalın: Üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız Haber

Kalın: Üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız

MİT Başkanı Kalın, Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde üstlendiği etkin arabuluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini bir kez daha kanıtlayan Türkiye’nin, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun en kritik iç güvenlik ve toplumsal barış hedefi olan Terörsüz Türkiye sürecini derinleştirdiğini bildirdi. 2025’in ilk çeyreğinde atılan önemli adımlar ve somut silah bırakma çağrılarıyla ivme kazanan Terörsüz Türkiye’nin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının da katkısıyla toplumsal bir mutabakata doğru ilerlediğini belirten Kalın, “Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kat eden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır.” dedi. Kalın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’nın, devletin ve kuruların istihbarat gereksinimlerini karşılarken, teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiğini ve klasik istihbarat yöntemleriyle birleştirerek hibrit bir çalışma yöntemi izlediğine dikkati çekti. MİT Başkanı Kalın, Türkiye’nin ve milletin güvenliği ve huzuru için “Vatan İçin Her An Her Yerde” şiarıyla çalışan teşkilatın; 2025 yılı boyunca yasal yetkileri ve sorumlulukları çerçevesinde, çatışma bölgeleri başta olmak üzere milli güvenliği ilgilendiren her alanda ülkenin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirdiğini, istihbarat diplomasisini aktif şekilde kullanarak dış istihbaratta etkinliğini artırdığını, farklı terör örgütleri ile mücadelesini eş zamanlı sürdürdüğünü, ülkeyi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek akamete uğrattığını belirtti. Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT’in, 8 Aralık Devrimi’nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaştığına değinen Kalın, şunları kaydetti: “Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde millî güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir. Orta Doğu’nun güvenlik mimarisini derinden etkileyen ve büyük bir insanlık dramına dönüşen Gazze’deki savaşın sonlandırılması adına kalıcı ateşkes, insani yardım, esir takası, Filistin İç Uzlaşısı ve İki Devletli Çözüm konularında ise teşkilat olarak ilgili tüm aktörlerle yoğun bir istihbarat diplomasisi yürütülmüştür. Ateşkes müzakerelerinde yaşanan sorunların aşılmasında tüm taraflar arasında bir köprü görevi üstlenerek, müspet neticelere ulaşılmasına somut katkı sağlamıştır.” Kalın, küresel siyasetin fay hatlarında yaşanan şiddetli kırılmalarla dünya gündemini sarsan olaylara sahne olan 2026 yılının ilk günlerinin de önümüzdeki dönemin jeopolitik açıdan son derece belirsizliklerle dolu olacağına işaret ettiğine değinerek, “Bu şartlar altında ülkemizin; çeşitli tehditlerle eş zamanlı mücadele etmek, güvenlik ve dış politikasında çok boyutlu bir strateji izlemek durumunda olduğu bilinciyle üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız. Mevcut tehditlerin dışına çıkıp onları kuşatacak bir zihin ve idrak geliştirildiğinde hasım ve rakiplerimizden bir adım öne geçtiğimiz gerçeğiyle, yeni anlayışlar geliştirme ve tehditler karşısında stratejik bir bakış açısıyla devletimizin hazırlık düzeyini artırma gayretimizi sürdüreceğiz.” dedi. Kalın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’nın, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de milli çıkarları koruyarak bir adım daha ileri taşıyacağına olan inancının tam olduğunu vurgulayarak, şunları ifade etti: “Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, istiklali, milletimizin huzur ve güveni için 99 yıldır köklü bir gelenek ile omuz omuza ilerlediğimiz bu yolda büyük bir özveriyle çalışan Teşkilâtımızın fedakar ve cefakar mensuplarının gösterdiği büyük çabalarla gurur duyduğumu belirterek tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu kutsal görevi yerine getirirken, vatan uğruna en yüksek bedeli ödemeyi göze alarak şehit düşen kahramanlarımızı, rahmet, minnet ve şükranla anıyor; onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.”

Vali ve belediye başkanlarından Berat Kandili mesajı Haber

Vali ve belediye başkanlarından Berat Kandili mesajı

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda şunları kaydetti: "Berat Kandili; Yüce Allah’ın rahmet ve mağfiretinin tecelli ettiği, affın ve bağışlanmanın müjdelendiği müstesna bir gecedir. Bu anlamlı gece; insanın kendisini muhasebeye çekmesine, hatalarından arınmasına ve manevi olarak yenilenmesine vesile olmaktadır. Bu kutlu gecede; sevgi, hoşgörü ve kardeşlik duygularını güçlendirmek, kırgınlıkları ve dargınlıkları geride bırakmak büyük önem taşımaktadır. Başta Trabzonlu hemşehrilerim olmak üzere aziz milletimizin ve İslam aleminin Berat Kandili’ni en kalbi duygularımla tebrik ediyor; bu mübarek gecenin şehrimize, ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.” Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu ise mesajında "Rahmet, mağfiret ve bereket kapılarının ardına kadar açıldığı, mübarek Ramazan ayının müjdecisi, günahlarımızdan arınma fırsatının sunulduğu Berat Kandili’ne erişmenin huzur ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Berat Kandili; bireyin kendisiyle muhasebe yapmasına, hatalarından ders çıkararak geleceğe daha güçlü bir irade ve temiz bir niyetle yönelmesine vesiledir. Bu anlamlı gece; bizleri kin, nefret ve kırgınlıkların yerini sevgi, merhamet ve hoşgörüye bırakmaya, affedilmenin yanında affedici olma erdemini kuşanmaya davet etmektedir. Manevi hayatımızın yenilendiği bu kutlu zaman, toplumsal dayanışma ve birlik ruhunun da pekişmesine vesile olmaktadır." ifadelerini kullandı. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Berat Kandili'nin insanın kendini sorguladığı, vicdanıyla baş başa kaldığı, hatalarından arınma ve yeni bir başlangıç yapma iradesini güçlendirdiği özel bir zaman dilimi olduğunu belirtti. Başkan Köksal, "Berat; affın, merhametin ve umudun gecesidir. Aynı zamanda adalet duygusunun, kul hakkına saygının ve toplumsal sorumluluk bilincinin hatırlandığı kıymetli bir duraktır. Bu anlamlı gecenin; kırgınlıkların sona ermesine, gönüllerin yumuşamasına, dayanışma ve paylaşma duygularının güçlenmesine vesile olmasını diliyorum." dedi. Ordu Valisi Muammer Erol, Berat Kandili mesajında şunları aktardı: "Alemlerin Rabbi olan Allah’a kulluk bilincimizi tazelemeyi ve mümin sorumluluğuyla hayatı düzenlemeyi öğreten ve hatırlatan Berat Kandili, rahmet, bereket ve mağfiret iklimi üç ayların sonuncusu olan Ramazan-ı Şerif'e yaklaştığımızın habercisi ve müjdesidir. Berat, ilahi lütuf ve bereketlere erişebilmeyi, Müslümanlara kulluk bilinci idraki içinde yaşamayı, günahlardan arınmayı, affedilmenin yanında affedici olmayı, bağışlanmanın yanında bağışlama şuurunu da kazandırmaktadır. Başta Ordulu kardeşlerim olmak üzere, milletimizin ve tüm İslam aleminin Berat Kandilini en samimi duygularımla tebrik ediyor, bu anlamlı gecenin aramızdaki gönül bağlarını, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini, mutluluk, sağlık ve huzura vesile olmasını temenni ediyorum." Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler de Berat Kandili dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Güler, "Mübarek gecelerin hoşgörü ortamının gelişmesine ve güçlenmesine vesile olması en büyük temennimizdir. İnsanlar arasındaki sevgi, saygıyı arttıran bu mübarek geceler, aynı zamanda manevi güç kazanmaya fırsat sağlayan önemli gecelerdir. Bu müstesna gecenin feyz ve bereketinin kalplerimizde sevgi ve merhameti yeşertmesini diliyor; başta aziz Ordulular olmak üzere milletimizin ve tüm İslam âleminin Berat Kandili’ni en içten dileklerimle tebrik ediyorum. Bu mübarek gecenin insanlığa hayırlar getirmesini, barış ve huzurun tüm yüreklere sirayet etmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise mesajında Berat Kandili'nin geceye yazılmış bir rahmet mührü gibi olduğunu belirtti. "O gece semanın kapıları ardına kadar açılır; yeryüzü affın, mağfiretin, arınmanın iklimine kavuşur. Bu mübarek gece, kalbimizin içindeki kırık dökük ne varsa onaran; insanın kendisine, Rabbine ve hayata yeniden “bismillah” dediği kutlu bir duraktır." ifadelerini kullanan Başkan Altay, Berat Kandili’nin başta Konya ve Türkiye olmak üzere, tüm İslam coğrafyasında huzura, barışa ve esenliğe vesile olmasını diledi. Malatya Valisi Seddar Yavuz da yayımladığı mesajda şunları aktardı: "Bu mübarek gecenin; kalplerimizi iyiliğe yöneltmesini, toplumsal dayanışma ve kardeşlik duygularımızı pekiştirmesini, başta aziz şehitlerimizin emanetleri olan aileleri olmak üzere tüm vatandaşlarımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Dualarımızın kabul, tövbelerimizin makbul olduğu bu gecede, ihtiyaç sahiplerini gözetmeyi, yardımlaşma ve paylaşma bilincini diri tutmayı hep birlikte sürdürmeliyiz. Bu vesileyle, Berat Kandili’nin ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur, barış ve esenlik getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyor; tüm hemşehrilerimin Berat Kandili’ni en içten duygularımla tebrik ediyorum." Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Berat Kandili mesajında "Tüm güzellikleri içerisinde bulunduran, barış dini İslam’ın rahmet ayı Ramazan ayına yaklaşmaktayız. Mübarek Berat Kandili’ne eriştik. Af ve rahmet kapıları açılan bu mübarek günün kadrini, kıymetini bilmemiz ümidiyle tüm insanlığın barışı, huzur ve kardeşliği için dualarımızı eksik etmeyelim. Vefat eden yakınlarımızı unutmayalım, ülkemizin, şehrimizin esenliği ve iyiliği için ellerimizi yüce Mevla’ya açalım." ifadelerine yer verdi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Berat Kandili'nin insanın kendisiyle yüzleştiği, eksiklerini fark ettiği, hatalarından ders çıkararak daha iyiye yönelmeyi dilediği müstesna bir gece olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Bu gece, kırılan gönüllerin onarılması, küslüklerin son bulması, sevgi ve merhametin hayatımıza hakim olması için önemli bir fırsattır. Manevi iklimiyle bizlere sabrı, paylaşmayı ve kardeşliği yeniden hatırlatmaktadır. Duaların umutla yükseldiği bu mübarek gecede, Yüce Rabbimden insanlığa huzur, milletimizin birlik ve beraberliğinin devamını diliyorum. Yapılan tüm duaların kabul olmasını, bu anlamlı gecenin insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Tüm hemşerilerimin ve İslam aleminin Berat Kandili mübarek olsun." Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ise şunları kaydetti: "Ramazan ayının müjdecisi olan; günahların bağışlanacağı, ilahi rahmetle gönüllerimizin dolacağı Berat Gecesi’ni idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Berat Kandili, Rabbimizin affediciliğine ve bağışlayıcılığına sığınmayı öğrettiği gibi; kendimize, ailemize, insanlara ve tüm kâinata karşı onarıcı ve hoşgörülü olmayı da öğütler. Berat; kırılan kalpleri onarma, dargınlık duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşma günüdür. Kocaelili hemşehrilerimin ve tüm İslam aleminin Berat Kandili’ni tebrik ediyor; bu anlamlı gecenin aramızdaki gönül bağlarını, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini diliyorum." Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Berat Kandili dolayısıyla bir mesaj yayınlayarak Malatyalıların ve tüm İslam aleminin kandilini kutladı. Başkan Er, "Berat Kandili; affın, arınmanın, gönüllerin yumuşadığı, kırgınlıkların yerini kardeşliğin aldığı müstesna bir gecedir. Bu mübarek gecenin; dualarımızın kabulüne, kalplerimizin ferahlamasına, birlik ve beraberliğimizin daha da güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Başta kıymetli hemşehrilerim olmak üzere aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Berat Kandili’ni tebrik ediyor, bu mübarek gecenin sağlık, huzur, esenlik ve hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan diliyorum." sözlerini kaydetti. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, yayımladığı mesajda şunları aktardı: "Berat Kandili, kalplerimizi birbirimize yaklaştıran, kırgınlıkların geride bırakıldığı, hoşgörü ve anlayışın öne çıktığı müstesna bir gecedir. Bu anlamlı gecenin, bireysel ve toplumsal hayatımızda daha güçlü bağlar kurmamıza vesile olmasını temenni ediyorum. Tüm vatandaşlarımızın ve İslam aleminin Berat Kandili’ni en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, huzur ve barış dolu günler temenni ediyorum." Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, mesajında Berat'ın kelime manasıyla günahtan arınma, temize çıkma ve ilahi affa mazhar olma demek olduğunu belirtti. Başkan Özdemir, şunları kaydetti: "Bu gece, Yüce Mevla’nın sonsuz merhametine sığınarak ruhumuzu tövbe ile arındırma, kalplerimizdeki kin ve nefreti sevgiyle onarma vaktidir. Yüce Allah’ın bizlere bahşettiği bu 'Kurtuluş Gecesi', hayatımızın muhasebesini yapmak ve istikametimizi iyiliğe çevirmek için eşsiz bir fırsattır. Semaya açılan ellerin geri çevrilmediği, tövbelerin kabul olduğu bu mukaddes gecede; dualarınızın Hak katında makbul olmasını diler, kıymetli hemşehrilerimin ve tüm İslam dünyasının Berat Kandili’ni en kalbi duygularımla kutlarım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye mesajı... Tek devlet, tek ordu vazgeçilmezdir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye mesajı... Tek devlet, tek ordu vazgeçilmezdir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı millete sesleniş konuşmasında Suriye’de sağlanan ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını değerlendirdi. Erdoğan, “Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır. Türkiye, Suriye’nin birliği ve istikrarı için desteğini sürdürecektir” dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Toplantının ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki son gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin bölgesel refah açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Unutmayın; Suriye, Suriyelilerindir. Suriye; Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sünni, Dürzi demeden tüm kesimleriyle Suriye halkınındır” ifadelerini kullandı. 13,5 yıl süren zulüm ve çatışmaların ardından Suriye’nin tarihi bir fırsat yakaladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin geleceğine umutla baktığını söyledi. Türkiye’nin, Suriye halkının kardeşi ve komşusu olarak bu süreci sabote edecek hiçbir girişime müsaade etmeyeceğini vurguladı. https://twitter.com/iletisim/status/2013286879165034965 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek devlet, tek ordu ilkesi, bir ülkede istikrarın olmazsa olmaz şartıdır. Bu ilkeyi tesis edecek ve güçlendirecek her adıma Türkiye’nin desteği tamdır” dedi. Halep’in bazı mahallelerinin illegal silahlı unsurlardan temizlenmesi amacıyla başlatılan harekâtın, ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla sonuçlandığını hatırlatan Erdoğan, anlaşmanın Suriye halkı tarafından büyük bir sevinçle karşılandığını ifade etti. Halep, Rakka, Deyrizor ve diğer şehirlerden yansıyan görüntülerin, halkın barış ve huzur özlemini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. “Suriye halkı artık savaş istemediğini net biçimde ortaya koymuştur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu umut iklimini bozmaya yönelik girişimlere sert tepki göstererek, “Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında herkes bu anlaşmadan memnundur” değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gereklerinin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır. Kimse yanlış hesap yapmamalıdır” ifadeleriyle mesajını yineledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Dış politikadan ticarete, ekonomiden güvenliğe ülkemizin ve bölgemizin gündeminde yer alan konuları değerlendirdiğimiz toplatımızın hayırlara vesile olmasını Rabbim'den niyaz ediyorum. Çocuklarımızın yarıyıl karne heyecanu yaşadığı şu günlerde biz de geçen seneye ait karnemizi milletimizin huzuruna sunduk. Türkiye'yi her alanda hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Devletimizin hizmet sancağı bugün aynı coşkuyla dalgalanıyor. Bize oy vermiş ya da vermemiş tüm vatandaşlarımızın şunu bilmesini isterim. Tüm vatandaşlarımız bizim için aynı standartlara sahiptir. Oy tercihlerine göre insanlarımızı ayırmak bizim kitabımızda yer almamıştır. Her insanımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Biz her zaman eserlerimizle konuşuyoruz. Bugün Ankara'ya yeni Türkiye'yi simgeleyen bir hizmeti kazandırmanın gururunu yaşadık. Esenboğa Havalimanı 3. pistinin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu önemli yatırımın Ankaramıza kazandırılmasına emeği geçenleri tebrik ediyorum. Vatandaşlarımızı haftalarca susuz bırakanların insafına bırakamayız. Kendilerini dışındaki herkesi suçlayanlar bizim şehirlerimizin hizmet şevkini kıramazlar. Bu ülkede kutuplaştırma deyince kimin akla geldiği herkesin malumudur. Kimin hizmet karnesinin pekiyilerle dolu olduğu gayet bellidir. Özellikle yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar son seçimlerde ne kadar isabetli tercihler yapıldığını gösteriyor. Milletimiz derin bir uçumuzun kıyısından son anda dönmüştür. Anadolu irfanının ne demek olduğunu milletimiz bir kez daha göstermiştir. Gerek bölgemizde gerek ülkemizde yaşanan gelişmeler bunu gösteriyor. Sandığa iradesini gösteren vatandaşlarımız Türkiye'nin kaptan köşkünde bizlerin olmasından ötürü kendisini güvende hissediyor. 86 milyonun tamamına teşekkür ederim. İnsanlarımız bize inanmaya, güvenmeye devam etsin. Bizi çekmek istedikleri sanal tartışmalara girmeyecek, vaktimizi hizmet ve eser üreterek harcamaya devam edeceğiz. Türkiye'nin dünyadaki bu fırtınalı dönemi kazasız atlatması için alınması gereken tedbirleri görüştük. Mevcut sorunlar giderek büyürken bunlara yenileri de ekleniyor. Hukukun gücü yerine güçlünün hukukunun egemen olduğu çarpık bir düzene doğru sürükleniyoruz. Rusya-Ukrayna savaşı gelecek ay 5. yılına girecek. Binlerce insan öldü. Yürütülen temaslara rağmen halen bir barış yolu bulunamadı. Komşumuz İran yeni bir sınamayla karşı karşıya. Sokaklar üzerinden yazılmak istenen senaryoyu hepimiz takip ediyoruz. İnanıyoruz ki komşumuz İran bugünleri geride bırakacaktır. Türkiye olarak en başından itibaren ilkeli duruşumuzu korumaya devam ediyoruz. Bize göre sorunların çözüm adresi müzakere masasıdır. İlgili tüm tarafları diplomasiye davet ediyoruz. Suriye'deki her gelişmeyle çok yakından ilgileniyoruz. 8 Aralık devrimiyle kavuştuğu özgürlük ortamının kalıcı olması için çaba harcıyoruz. Suriye, Suriyelilerindir. Suriye tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır. Yüz binlerce insanın hayatına mal olan 13,5 yıllık zulmün ardından tarihi bir fırsat yakalandı. Suriye halkının kardeşi, komşusu, dostu bir ülke olarak hiçbir teşebbüse müsade etmeyiz. Tek devlet, tek ordu ilkesi bir ülkede olmazsa olmazdır. Halep'te başlayan askeri hareket dün ateşkes ile sonuçlandı. Suriye ordusunun bu hassas operasyonu büyük bir hassasiyetle yönetmesi her türlü takdire şayandır. Silahlı unsurların provokasyonlarına rağmen Suriye ordusu başarılı bir sınav vermiş, haksız duruma düşecek eylemlerden kaçınmıştır. Suriye ordusu en az hasarla durumu çözüme kavuşturmuştur. Tüm bunlar Suriye'de kalıcı barış için önemli kazanımlardır. Dün Şara ile görüştük, kendisini tebrik ettim. DEAŞ başta olmak üzere terörle mücadelede Türkiye'nin yanlarında olduğunu ifade ettim. Dün olduğu gibi yarın da Suriye'yi yalnız bırakmayacağız. Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında Suriye halkı durumdan memnundur. 13,5 yıl boyunca büyük acılar çeken Suriye halkı umudu yeniden kuşanmakta, artık savaş istemediğini açıkça beyan etmektedir. Kimsenin bunu görmezden gelme hakkı yoktur. Suriye'nin artık bereketli toprakları kana, acıya ve gözyaşına doymuştur. Bundan sonra ipe un sermenin zamana oynamanın kimseye faydası olmaz. Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gerekleri yerine getirilmeli artık kimse yanlış hesap yapmamalıdır. Irkçılık bizim kadim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin reddettiği bir hastalıktır. Bunların hiçbiri bizim kitabımızda yoktur. Tarih boyunca devletlerimizin tamamı ırkçılığı reddetmiştir. Selçuklu da Osmanlı da Türkiye Cumhuriyeti de bu zihniyetle bugünlere gelmiştir. Türkiye hiçbir mezhebin, hiçbir etnik kimliğin karşısında değildir. Türkiye ucuz ve vicdansız bir hesabın içinde değildir. Aksine artık kardeşlik zemininde olayların çözülmesini isteyen bir ülkeyiz. Aralarında kimi siyasetçilerin, yazarların ve vekillerin de olduğu çevrelerde ırkçılık virüsünü kaptıklarını görüyoruz. Buradan içim kan ağlayarak soruyorum. Ellerine boylarından büyük silah tutuşturulan çocuklar, hem Kürt kardeşlerimizin hem Suriye'nin geleceği değil mi? Terörle, şiddetle, baskıyla bir yere varılamayacağını anlamak için daha kaç çocuğun ölmesi lazım? Kürt bizim kardeşimiz, Arap, Alevi, Şii, Sünni bizim kardeşimiz. Bu nefret, bu hırs ve ihtiras niye? Türkiye Cumhuriyeti buradayken soruyorum; neden başka dostlar, yoldaşlar aranıyor? Neden elinde Müslüman kanı olanlardan medet umuluyor? Neden ayrışıyoruz? Neden aramıza duvarlar örülmesine müsaade ediyoruz? Bu bölgede ne zaman kardeşçe muamele ettiysek işte o zaman büyüdük. Biz Suriye başta olmak üzere artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz. Yer altı ve yer üstü zenginliklerimizin savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz. Kardeşlerimiz açlıkla uğraşırken, materyalist zihniyetin daha fazla palazlanmasını istemiyoruz. Barışın ve istikrarın egemen olduğu bölgede huzur içinde yaşayalım istiyoruz. Etnik kökenine, mezhebine bakmaksızın akan kanın durmasını, ölümlerin ve katliamların son bulmasını istiyoruz. Bir asır önce yaşanan acıların tekerrür etmemesi için önümüze kurulan tuzaklara düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz. Bizi bölmek, parçalamak, bizi birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat, kenetlenmiş şekilde müreffeh yarınlara omuz omuza yürüyeceğiz. Önce ülkemizi ardından da bölgemizi terörün kanlı pençesinden inşallah ebediyen kurtaracağız. Atlas yavrumuzu katleden canilerin yargıda gereken dersi almasını istiyoruz. Bu konuyla ilgili üzerimize düşen görevi yapacağız. Minguzzi ne ise Atlas yavrumuzun olayı da en az onun kadar bizi acılara boğmuştur. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Başta Adalet Bakanımız olmak üzere, yargı makamları olmak üzere, İçişleri olmak üzere gereğini yapmak üzere bu bizim görevimizdir. Pırlanta gibi yavru nasıl acımasızca katledilir? Bunun hesabını sormak görevimizdir. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın bir, iri, diri olmayı istiyor ve gayret gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin gayesi, hedefi, menzili budur. Terörsüz bölge idealinin altını çizmemizin sebebi ayrıca budur. Menzile ulaşmak Cenab-ı Allah'ın takdirindedir. İktidar ve ittifak olarak bu gayeyle çalışmaya, sağduyulu yaklaşım içinde olmayı kararlılıkla devam ettireceğiz. Bizi bölmek, parçalamak, birbirimize düşman eylemeyi isteyenlere inat omuz omuza yüreyeceğiz. Önce ülkemizi ardından da bölgemizi terörün kanlı pençesinden inşallah ebediyyen kurtaracağız. Bunu da muhabbet ve dayanışma içinde uhuvvet ve vahdet içinde hep birlikte başaracağız. Rabbim yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Kabine toplantımızda aldığımız kararların ülkemiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Allah'a emanet ediyorum, kalın sağlıcakla."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez

Hatay, 27 Aralık - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sevgili Hataylılar, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, saygıdeğer hanımefendiler, yarınlarımızın güvencesi sevgili gençler, çok kıymetli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Maşallah karşımdaki topluluğu ben bugün farklı görüyorum. Binlerce yıllık tarihiyle, zengin kültürüyle, cömert ve civanmert insanıyla gönlümüzde ayrı bir yeri olan Hatay'ımızda sizlerle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında Antakya’dan İskenderun’a, Erzin’den Yayladağı’na, Reyhanlı’dan Arsuz’a, Hassa’dan Defne’ye, Hatay’ımızın dört bir yanındaki kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Ankara’da, deprem bölgemizin tamamında şu anda bizleri takip eden, gözü de kalbi de Hatay’da olan tüm vatandaşlarıma buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Bugün farklı inançların, farklı kültürlerin, birbirinden kıymetli değerlerin bir arada yaşadığı Hatay’dayız. Bugün merhum Cemil Meriç’in, Antakyalı Münif Efendi’nin, Yahyazade Asaf Efendi’nin memleketindeyiz. Kara Hasan’ın, Hakkı Bey’in, Milli Mücadele’de destan yazan Kuva-yi Milliye’nin şehrindeyiz. Her zaman olduğu gibi, bizleri yine hüsnükabulle karşıladığınız için, bu güzel ev sahipliğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şu sevginiz için, şu muhteşem birlik ve beraberlik tablosu için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Depremzedelerimizin mutluluğunu paylaştığımız bu anlamlı günde törenimizi teşrif eden tüm misafirlerimize de teşekkürlerimi ifade ediyorum. Rabbim muhabbetimizi arttırsın. Kardeşliğimizi daim eylesin. Sevgili kardeşlerim, siz bize güvendiniz. Bize inandınız. En zor şartlarda dualarınızla, oylarınızla bize destek oldunuz. Biz de bugüne kadar size layık olabilmek adına ne gerekiyorsa yaptık. Hatay’ın bize duyduğu güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. Zorlukları birlikte aştık. Badireleri beraber atlattık. Yaralarımızı sabırla, şefkatle ve tüm dünyaya örnek olacak bir dayanışmayla beraberce sardık. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek istiyorum: 23 yıl boyunca Allah’a hamdolsun, emanetinize ihanet etmedik. Size ve aziz milletimize mahcup olmadık. Tüm sabotaj girişimlerine, tüm karalama teşebbüslerine rağmen sizden aldığımız güçle bugünlere gelmeyi başardık. İşte bugün, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yine sizin karşınızdayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla sizin ve aziz milletimizin huzurundayız. Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum. Şahsıma, iktidar ve ittifakımıza sizlerin huzuruna böyle çıkmayı nasip eden Rabbime hamdolsun. Hatırlarsanız 6 Şubat’ta insanımız acı içindeyken buralara gelip ahkam kesenler vardı. Seçimlerde bedava ev sözü verenler vardı. Enkazların önünde selfie çekip sosyal medyadan atanlar vardı. Afetzedelerimizin üzüntüsünü içtenlikle paylaşmak yerine deprem turisti gibi ortalıkta dolananlar vardı. Hükümet bu enkazın altında kalır diyerek tüm umutlarını bizim başarısız olmamıza bağlayanlar vardı. Yalan ve yanlış haberlerle ortalığı karıştırmaya çalışan provokatörler vardı. Gençler, biz canımızı dişimize takıp yaraları sarmak için ter dökerken, yüzyılın felaketini istismar eden vicdansızlar vardı. Sırf seçimlerde oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenler, konakladıkları misafirhanelerden kovanlar vardı. Kardeşlerim, bakın şimdi onların hiçbirisi ortalıkta yok. Deprem turistleri yok, popülizm yapanlar yok, seçim kazanmak uğruna halkımızı vaat uğruna tutanlar yok, reyting peşinde koşanlar yok, dezenformasyon yayanlar yok, evleri mültecilere verecek diyenler yok, devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbirisi yok. Ama biz buradayız. Sizlerle beraberiz. Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi, sizin yanınızdayız. Kardeşlik, zor günde belli olur diyerek afetzedelerimizi bir an bile çaresizliğe terk etmedik. Rabbim ömür verdikçe, bundan sonra da sizi asla yalnız bırakmayacağız. Şair ne diyor: “Bir değirmendir cihan, her kimse bekler nevbetin.” Evet. Vaktimizin sınırlı olduğu bu dünyada biz de milletimizin emanetini kutlu bir nöbeti tutar gibi bekleyeceğiz. Siz bize sahip çıktığınız müddetçe, bu milletin başını yere eğdirmeyecek, umutlarını boşa çıkarmayacağız. İşte bugün, dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda Allah’a hamdolsun. Şu güzelliklere bakın. Şu binaların güzelliklerine bak. Elhamdülillah, bizler Cumhur İttifakı olarak bu işi başardık. Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, hanelerine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum. Rabbim bu evlerde inşallah ağız tadıyla oturmayı nasip eylesin. Biliyorsunuz, yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik. Bugün itibariyle bu rakamın da üzerine çıkarak, hamdolsun, tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz. Yeni konut ve iş yerlerimizin bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçenleri kutluyor, gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışan tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Sizlerin gözündeki şu sevinci görmemize vesile olan, başta Murat Kurum kardeşimi, mimarlarımızı, mühendislerimizi, işçi kardeşlerimi, yüklenici firmalarımızı aynı şekilde canıgönülden tebrik ediyor, hepsine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, çok değerli Hataylılar, 6 Şubat’ta tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Bu felakette 53 binin üzerinde canımızı, içimiz yanarak, acımızı kalbimize gömerek kara toprağın bağrına verdik. Depremde kaybettiğimiz tüm canlarımızı bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 11 ilimiz, 62 ilçemiz ve 10 bin 190 köyümüzü kapsayan 110 bin kilometrekarelik bir alan art arda meydana gelen iki depremle sarsıldı. 14 milyon vatandaşımız bu felaketten etkilendi. Binlerce binamız yıkıldı. Dolaylı etkilerini dahil ettiğimizde 150 milyar doları aşan ağır bir faturayla karşılaştık. Bununla birlikte endişe ve ümitsizliğe asla kapılmadık. Depremin ilk dakikalarından itibaren devlet olarak derhal harekete geçtik. Arama-kurtarma çalışmalarından sağlık hizmetlerine, enkaz kaldırma işlemlerinden psikolojik desteğe, depremzedelerimizin imdadına koştuk. Kefen parasını deprem bölgesine gönderen 84 yaşındaki Remzi dededen, kumbarasında biriktirdiği parayı depremzede kardeşlerine yollayan 8 yaşındaki Muhammed evladımıza kadar; tarihimize, kimliğimize, inancımıza yaraşır bir dayanışma içinde 7’den 70’e, milletimizle omuz omuza vererek asrın seferberliğini başlattık. Hükümetimizin enkazın altında kalmasını bekleyen vatan ve millet düşmanlarının sözlerine aldırmadan, sadece işimize odaklandık. Unutmayın, yeis öyle bataktır ki, düşersen boğulursun. Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun. Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar. Uğraş ki, telafi edecek bunca zarar var. İstiklal Marşı şairimizin bu mısralarından aldığımız ilhamla yüzyılın en büyük seferberliğini başlatarak şehirlerimizi ihya etmek için kolları sıvadık. 11 ilimizde 174 ayrı alanda 3 bin 481 şantiyede ter döken 200 bin mimar, mühendis ve emekçi kardeşimizle bugünlere ulaştık. Ben şimdi şu binaları görüyorum, Rabbime hamdediyorum. "Ya Rabb, sana hamdolsun, bu kadar kısa zamanda bu binaları bitirmeyi bizlere nasip ettin." Şimdi de kardeşlerimiz burada hayırlısıyla inşallah otursunlar. 40 gün önce Adıyaman’da 350 bininci konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine teslim etmiştik. Bugün de 455 bininci yuvamızın anahtarını sizlere huzuru kalple takdim ediyoruz. Hatay’ımızda anahtarlarını teslim edeceğimiz konut ve iş yerlerimizin sayısını da 153 bin 755’e çıkarmış oluyoruz. Sadece konut inşa etmedik, şehrimizin altyapısını da tamamen yeniledik. İskânın yanı sıra başta savunma sanayii olmak üzere, istihdam sağlayıcı projeleri hayata geçirdik. Defne’de başlayan, Antakya merkez ve Samandağ’ı da içine alan hat boyunca Türkiye’nin en büyük atık su temelinin ve tünelinin inşasına devam ediyoruz. Toplam, 1 milyon 30 dekar sulama sahasına sahip Tahtaköprü Barajı ve Reyhanlı Sulamaları çalışmaları sürüyor. 180 bin metreküp kapasiteye sahip ileri biyolojik atık su arıtma tesisimizin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ın kanalizasyon problemi çözülmüş, Asi Nehri’nin de kirlilik sorunu ortadan kalkmış olacak. Tarihi yapılarımızı da çok titiz bir restorasyon sürecinden geçirdik. Hatay’ın sembol eserlerinden Habîb-i Neccâr Camii’mizi aslına uygun şekilde ihya ederek ibadete açtık. Şehrimizin bir başka değeri olan Harbiye Şelalesi’ni de inşallah eski güzel günlerine kavuşturacağız. Evet, bunlara bugün yenilerini ekliyoruz. Hatay’ımızdaki 55.681 bağımsız bölümle birlikte Kahramanmaraş’ımızda 22.081, Malatya’mızda 11.367, Adıyaman’ımızda 4.833, Osmaniye’mizde 3.357, Elazığ’ımızda 2.568, Gaziantep’imizde 1.620, Şanlıurfa’mızda 1.333, Diyarbakır’ımızda 887, Adana’mızda 692, Kilis’imizde 308, Kayseri’mizde 224, Tunceli’mizde 201, Bingöl’ümüzde 27 olmak üzere toplam 105.179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzedelerimize teslim ediyoruz. Böylece, sözümüzün arkasında durarak 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü hak sahibi kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Kıymetli kardeşlerim, sevgili Hataylılar, bugün aynı zamanda toplam tutarı 200 milyar lirayı bulan 227 yatırım, eser ve hizmetin de toplu açılışını yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın 84 projesini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 73 projesini, İçişleri Bakanlığımızın 24 projesini, Ulaştırma Bakanlığımızın 8 projesini, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın 7 projesini hizmete veriyoruz. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımızın 7 projesini, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 6 projesini, Sağlık Bakanlığımızın 5 projesini, Aile, Hazine, Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarımızın birer projesini ve Hatay Valiliğimizin 9 projesini de resmen devreye alıyoruz. Eğitim kurumlarından sağlık merkezlerine, spor alanlarından sanayi sitelerine, bu yatırımların Hatay’ımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Bu yatırım ve hizmetlerde emeği geçen tüm bakanlıklarımıza, valiliğimize, belediyelerimize, firmalarımıza ve özellikle hayırseverlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Gençler, bakın partimizin il başkanları toplantısında da söyledim: Türkiye’nin aydınlık yarınlarına güvenle yürüyebilmesi için güçlü bir AK Parti’ye ve güçlü bir Cumhur İttifakı’na ihtiyacı var. Vatandaşlarımızla birlikte Suriye, Filistin, Irak başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin bizlere ihtiyacı var. Bölgemizde yaşananları, kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu sizler de görüyorsunuz. Müslüman kanından beslenenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler, çok büyük bir mesai içinde. Aramıza fitne sokmaya çalışanların, etnik köken, mezhep, inanç üzerinden bizi bölmeye çalışanların kimler olduklarını hepimiz biliyoruz. Onun için kan ve kaos tüccarlarının tuzaklarına karşı çok dikkatli olacağız. Terörsüz Türkiye’den sonra terörün karanlık gölgesinin tamamen ortadan kalktığı terörsüz bölgeye de hep beraber kavuşacağız. Yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez. Unutmayın; Hazreti Hızır Türbesi de bizimdir, Habib-i Neccar Camii de. Vakıflar Köyü de bizimdir, Hazreti Musa Ağacı da. Beyazıd-ı Bistâmî Türbesi de bizimdir, Ulu Camii de. Türk, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Alevi, Nusayri, hepimiz biriz, beraberiz, bu toprakların bin yıllık sakinleriyiz. İnşallah, daha nice asırlar boyunca barış içinde, huzur içinde, komşuluk ve kardeşlik hukuku içinde yaşamaya devam edeceğiz. Değerli vatandaşlarım, son olarak şunu da siz kardeşlerimle paylaşmak istiyorum: Başvuruları 10 Kasım’da başlayan 500 bin sosyal konut projemizde deprem bölgesindeki illerimize daha fazla kontenjan ayırdık. Hatay’da 13.289, Kahramanmaraş’ta 8.195, Malatya’da 9.609, Adıyaman’da 6.620, Gaziantep’te 13.890, Şanlıurfa’da 13.690, Diyarbakır’da 12.165, Adana’da 12.400, Elazığ’da 3.825, Osmaniye’de 2.990, Kilis’te 1.170 sosyal konut inşa edeceğiz. AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak hem Hatay’ımızın hem deprem bölgemiz için hem de ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Unutmayın, durmak yok yola devam. Allah yar, yardımcımız olsun. Bundan sonra da milletin yanındayız. Milletin kutsal emanetine ihanet etmeyecek, milletimize mahcup olmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle törenimize iştirak eden siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.