Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kardeşlik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kardeşlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kardeşlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Numan Kurtulmuş’tan çerçeve yasa sonrası dikkat çeken mesaj: “Bu başarı bütün Türkiye’nin” Haber

Numan Kurtulmuş’tan çerçeve yasa sonrası dikkat çeken mesaj: “Bu başarı bütün Türkiye’nin”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasa teklifinin Genel Kurul’da kabul edilmesinin ardından değerlendirmelerde bulundu. Yasanın kabul edilmesiyle önemli bir aşamanın geride bırakıldığını belirten Kurtulmuş, sürece katkı sunan siyasi partilere ve parti genel başkanlarına teşekkür etti. Kurtulmuş, sürecin titiz bir çalışma sonucunda bu noktaya geldiğini belirterek, teklif hazırlanırken her ayrıntının üzerinde dikkatle durulduğunu söyledi. “Çok titiz bir çalışma sonucu bu noktaya gelindi” Siyasi açıdan zor dönemlerden geçildiğini ifade eden Kurtulmuş, farklı siyasi aktörlerin aynı rota ve istikamette buluşması için yoğun çaba harcandığını belirtti. Kurtulmuş, “Çok titiz bir çalışma sonucu bu noktaya gelindi. Sadece bir yasa teklifi hazırlanmadı, kelime kelime her bir detayın üzerinde duruldu. Zaman zaman siyaseten çok zor virajlardan geçtik” ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı, süreç içerisinde yürütülen temasların da siyasi partilerin ortak bir zeminde buluşmasına katkı sağladığını dile getirdi. “Bu başarı bütün Türkiye’nin başarısıdır” Çerçeve yasanın kabul edilmesinin herhangi bir siyasi partinin tek başına başarısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, sürece katkı veren tüm siyasi partileri ve genel başkanlarını tebrik etti. Kurtulmuş, “Bu sürece katkı sunan tüm siyasi partilerimizi ve genel başkanlarını tebrik ediyorum. Bu başarı tek bir partinin değil, bütün Türkiye’nin başarısıdır” dedi. Bundan sonraki sürecin de aynı hassasiyetle takip edilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, çalışmanın millet tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Medya kuruluşlarına teşekkür etti TBMM Başkanı Kurtulmuş, sürece yayınlarıyla katkı sağlayan medya kuruluşlarını da unutmadı. Kurtulmuş, yapıcı ve sorumlu yayın politikası izleyen medya kuruluşlarına teşekkür ederek, sürecin kamuoyuna aktarılmasında medyanın önemli bir rol üstlendiğini belirtti. “Barışın ve kardeşliğin hakim olacağı yeni bir dönem” Kurtulmuş, çerçeve yasanın kabul edilmesiyle Türkiye'nin önünde yeni bir dönemin bulunduğunu söyledi. Geçen yıl 5 Ağustos'ta başlayan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına dikkat çeken Kurtulmuş, bu çalışmaların “Terörsüz Türkiye” hedefi açısından önemli bir başlangıç olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, “Geçen sene 5 Ağustos'ta başladığımız komisyon çalışmaları Terörsüz Türkiye yolunda kapının aralanmasıydı, bugün alınan sonuçla bu kapı açılmıştır” diye konuştu. Sürecin yalnızca terörün sona erdirilmesine yönelik olmadığını belirten Kurtulmuş, bunun aynı zamanda yeni bir Türkiye modelinin inşasına yönelik olduğunu söyledi. “Yerli ve milli bir model inşa ediyoruz” Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının Türkiye'nin kendi siyasi iradesiyle yürüttüğü tarihi bir süreç olduğunu belirten Kurtulmuş, dışarıdan bir aktörün yönlendirmesine ihtiyaç duyulmadığını ifade etti. Kurtulmuş, “Dünyadaki diğer uygulamalardan farklı olarak, hiçbir üçüncü göze ihtiyaç duymadan; tamamen yerli, milli ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücü ile kendi siyasi kararlılığı doğrultusunda ortaya konulmuş tarihi bir çalışmadır” dedi. Kurtulmuş’tan yeni dönem mesajı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bundan sonraki aşamada örgütün silahlarını tamamen bırakması ve kendisini feshetmesiyle Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. Kurtulmuş, “Artık Türkiye'nin önünde sadece kabul edilen bir yasa değil; örgütün silahlarını tamamen bırakıp kendisini feshetmesiyle, barışın ve kardeşliğin hakim olacağı yeni bir dönem var” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, sürecin Türkiye tarafından sahiplenilerek yürütüleceğini belirterek, nihai hedefin barışın ve kardeşliğin hakim olduğu yeni bir dönemin inşa edilmesi olduğunu vurguladı.

CHP’li Canpolat’tan ‘Barış’ çıkışı: Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim Haber

CHP’li Canpolat’tan ‘Barış’ çıkışı: Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim

TBMM’de yasa aşamasına geçilen ikinci çözüm sürecine ilişkin CHP’nin yeni politikaları merak konusu olurken, CHP İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat’tan önemli bir açıklama geldi. Barış sürecinde yurttaşların üzerine düşen sorumlulukları vurgulayan Canpolat, gerçek barışın kimlik ve inanç özgürlüğüyle mümkün olacağını ifade etti. Canpolat, “Bugün hepimize düşen görev; kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil; insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir.” dedi. Açıklamasında “Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim.” ifadelerini kullanan Canpolat, “Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim.” diye vurguladı. “BARIŞA HER ZAMANKİNDEN ÇOK İHTİYAÇ DUYUYORUZ” Canpolat’ın “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlığıyla paylaştığı metnin tamamı şöyle: Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, farklı inançların, farklı dillerin ve kültürlerin ortak yaşamına ev sahipliği yaptı. Sevinçlerimizi de acılarımızı da aynı gökyüzünün altında paylaştık. Tarih boyunca bizi ayrıştırmak, birbirimize düşürmek ve ortak geleceğimizi zayıflatmak isteyen pek çok girişim oldu. Ancak bu ülkenin en büyük gücü, farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir. Bugün, her zamankinden daha fazla birlik, kardeşlik, sağduyu ve barışa ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü çevremizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve insani trajediler sadece sınırların ötesinde kalmıyor; acısı, göçü, yoksulluğu ve şiddeti hepimizi etkiliyor. Suriye'de, Irak'ta ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlar, yüz binlerce insanın hayatını altüst etti. Bu acılar bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor: Savaşın kazananı yoktur; gerçek zafer, barışı inşa edebilmektir.” “SİLAHLARIN SUSMASI KADAR ÖNYARGILARIN SONA ERMESİ GEREKİR” “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" sözü, yalnızca bir dış politika ilkesi değil; insanlığın ortak vicdanına seslenen evrensel bir çağrıdır. Bu söz, ülke içinde huzurun, adaletin ve toplumsal dayanışmanın; dünyada ise karşılıklı saygının, diplomasinin ve barışın temel alınması gerektiğini anlatır. Dünyada yıllarca süren çatışmaların ardından barışın mümkün olduğunu gösteren örnekler vardır. Önemli olan geçmişin acılarını unutmadan, geleceği birlikte kurabilecek cesareti gösterebilmektir. Barış; silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir.” “GERÇEK BARIŞIN TEMELİ KİMLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR” “Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları; eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır. Kimsenin kimliğinden, inancından ya da düşüncesinden dolayı dışlanmadığı; herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, hukukun üstünlüğüne dayanan bir toplum, gerçek barışın en sağlam teminatıdır. Farklılıklarımız bizi zayıflatan değil, zenginleştiren değerlerdir. Birbirimizi dinleyerek, anlamaya çalışarak ve ortak insani değerlerde buluşarak daha güçlü bir toplum olabiliriz. Ayrıştıran değil birleştiren, nefret dili yerine sevgi ve saygıyı büyüten bir anlayış, geleceğe bırakabileceğimiz en değerli mirastır.” “GELİN, AYRIŞMAYA KARŞI DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM” “Bugün hepimize düşen görev; kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil; insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir. Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim. Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım.”

Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Çerçeve yasaya tam destek çağrısı Haber

Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Çerçeve yasaya tam destek çağrısı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde MHP Genel Başkan Başdanışmanı Muhammet Hanifi Macit’in sorularını yanıtladı. Türkiye’nin gelecek vizyonu, “Türkiye Yüzyılı” hedefleri ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, önemli mesajlar verdi. “Çerçeve yasaya tam destek verilmeli” Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinde yasa yapımının kritik bir noktaya geldiğini belirterek, meselenin siyasi tartışmaların üzerinde görülmesi gerektiğini ifade etti. Hazırlanacak çerçeve yasaya destek çağrısı yapan Bahçeli, toplumsal uzlaşının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.” Bahçeli, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu anlayışın çatışma yerine uzlaşıyı, ayrışma yerine bütünleşmeyi esas alması gerektiğini belirtti. MHP lideri, “Çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu. TBMM Komisyonu raporunu tamamladı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuçalışmalarına da değindi. Komisyonun “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda toplumsal bütünleşme, milli dayanışma, kardeşlik, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Bahçeli, hazırlanan raporun önemli bir aşama olduğunu söyledi. Bahçeli, devlet politikası olarak nitelendirdiği sürecin sağlam bir hukuki zemine oturtulması gerektiğini ifade etti. “Terörsüz Türkiye tarihi bir sorumluluktur” MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” politikasının gelecek nesillerin huzur ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu savundu. Bahçeli, sürecin dış müdahalelere kapalı, ortak akıl ve toplumsal mutabakat temelinde ilerlemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye, Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini ve bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır.” Bahçeli ayrıca bu politikanın bölgedeki istikrarsızlık süreçlerini sona erdirmeyi ve Türkiye’nin küresel konumunu güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. “Bu politika demokratikleşme iradesidir” Sürece yönelik eleştirilerde bulunanlara da tepki gösteren Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin demokratikleşme ve kardeşliği güçlendirme iradesi olduğunu söyledi. Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir.” Türkiye Yüzyılı’nın yeni başlıkları Bahçeli, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun dayanaklarından biri olarak enerji alanına dikkat çekti. Enerjide bağımsızlığın Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Bahçeli, Karadeniz’deki doğal gaz çalışmaları, petrol keşifleri ve uluslararası enerji faaliyetleriyle Türkiye’nin yalnızca bir enerji geçiş ülkesi olmaktan çıktığını söyledi. Bahçeli, “Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelmasıdır” ifadelerini kullandı. “Terörsüz Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nın altıncı dayanağı” Bahçeli, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun altıncı temel başlığının “Terörsüz Türkiye” olduğunu belirtti. Bu politikanın 22 Ekim 2024 tarihindeki grup konuşmasıyla başladığını hatırlatan Bahçeli, hedefin PKK’nın koşulsuz şekilde silah bırakması olduğunu söyledi. TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da bu doğrultuda çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Türk dünyası ve Turan vurgusu Bahçeli, Türkiye Yüzyılı vizyonunun diğer önemli başlıkları arasında Türk dünyası anlayışının bulunduğunu belirtti. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk stratejisi ve Türk dünyası jeopolitiği başlıklarına değinen Bahçeli, ortak hedeflerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turan Koridoru”nun önemine dikkat çeken Bahçeli, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında devlet ve millet bütünlüğüyle Türk dünyası vizyonunun geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecinde yasal düzenleme Meclis gündemine geliyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecinde yasal düzenleme Meclis gündemine geliyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, hazırlıkları tamamlanan yasal düzenlemenin Meclis'e sunulmasının ardından sürecin daha güçlü şekilde ilerlemesini temenni ettiklerini ifade etti. Erdoğan, Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile sürecin başlangıcından itibaren ortak bir anlayışla hareket ettiklerini belirterek, "Cumhur İttifakı ortağımız MHP ile zaten ilk günden itibaren yapıcı ve samimi tavrımızı pek çok defa ortaya koyduk" dedi. "Süreci sabote etmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların dikkatli şekilde sürdürüldüğünü belirten Erdoğan, süreci engellemeye yönelik girişimlere karşı kararlı olacaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Süreci istismar etmek isteyenlerin olacağını, iftira ve çarpıtmayla süreci engellemeye çalışanlar olacağını çok iyi biliyoruz. Onlara fırsat vermeyeceğiz." Erdoğan, yürütülen sürecin siyasi tartışmaların ötesinde Türkiye'nin geleceğine yönelik önemli bir adım olduğunu savundu. "Hedefimiz birlik ve kardeşlik içinde güçlü Türkiye" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin temel amacının Türkiye'nin önündeki terör engelini tamamen ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Erdoğan, "Gayemiz, terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik, birlik ve bütünlük içinde güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır" değerlendirmesinde bulundu. Yasal düzenleme Meclis gündemine taşınacak Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan çerçeve düzenlemenin önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da daha önce yaptığı açıklamada, yasa teklifinin partilerin ortak çalışmasıyla Meclis'e sunulacağını belirtmişti. Düzenlemenin, örgütten ayrılan kişilerin hukuki durumuna ilişkin bir çerçeve oluşturması, sürecin ilerleyebilmesi için gerekli yasal zemini sağlaması hedefleniyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, söz konusu düzenlemenin genel af ya da kişiye özel af niteliğinde olmayacağı, terör örgütünün silah bırakma sürecinin hukuki zeminde takip edilmesine yönelik özel bir düzenleme olacağı ifade ediliyor. Sürecin kritik aşaması Meclis'teki görüşmeler olacak Hazırlanan yasal düzenlemenin Meclis'te görüşülmesi, Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor. İktidar kanadı, düzenlemeyle birlikte terör örgütünün tamamen tasfiye edilmesi ve Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör sorununun kalıcı şekilde sona erdirilmesini hedeflediğini belirtiyor. Muhalefet partileri ise sürecin şeffaflık, toplumsal uzlaşı ve Meclis denetimi içinde yürütülmesi gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Programı’na katıldı. İl Danışma Meclisi'nin ülkeye, millete ve şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini bir araya getiren AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve ekibine teşekkür etti. Kuruluşundan itibaren İl Başkanlığı bünyesinde büyük Türkiye mücadelesine, güçlü Türkiye davasına omuz vermiş tüm yol arkadaşlarını, yöneticileri şükranla andığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahirete irtihal etmiş kardeşlerine Allah'tan rahmet niyaz etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul İl Teşkilatı'nın, İstanbul'daki belediyelerin, meclis üyelerinin, kadın ve gençlik kollarının tam bir adanmışlık içinde, bir bayrak yarışı anlayışıyla şehre ve davaya hizmet etmeyi sürdürdüğünü ifade ederek, "Gönüller kazanmak, gönüller yapmak için çıktığımız bu kutlu yolculukta üye sayımızı artırarak, büyüyerek, güçlenerek yola devam ediyoruz. Mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı hatta site site çalışarak Türkiye Yüzyılı'nı milletimizle birlikte inşa ediyoruz" diye konuştu. Şehirleşmenin artmasıyla birlikte "Her site bir teşkilat" anlayışıyla komşuluk hukukunu güçlendiren, gönüllere dokunan yeni nesil teşkilatçılık modellerinden birini ilk etapta İstanbul'da hayata geçirmeye başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini harmanladığımız bu güzel faaliyetlerimizin yansımalarına bizzat şahit oluyoruz. Partimize yönelik teveccüh artmaya devam ediyor. AK Parti, Türk siyasetinin çekim merkezi, cazibe merkezi olma vasfını daha da güçlendiriyor. Özellikle yeni üye seferberliğimizin başta İstanbul olmak üzere ülkemiz genelinde teşkilatlarımıza yepyeni heyecan kazandırdığını görüyoruz. Üye sayısı itibarıyla Türkiye'nin açık ara birinci partisiyiz. Geçen ay açıklanan verilere göre, üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı. Son 6 ayda 166 bin 612 kardeşimizi saflarımıza dâhil ettik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul teşkilatının üye seferberliğinde adeta lokomotif olduğunu söyledi. Son 15 ayda sadece İstanbul'da AK Parti'ye 253 bin yeni üye kazandırdıklarını, böylece İstanbul'daki üye sayısını 2 milyon 198 bine çıkardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en fazla yeni üye kazandıran ilçelerin sırasıyla Beyoğlu, Ataşehir, Kartal, Fatih ve Zeytinburnu olduğunu açıkladı. "Durmak yok, yola devam" sloganını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiye katılan 253 bin yeni üyeye "hoş geldiniz" diyerek teşkilata katılımlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu üyelerin partiye kazandırılmasında emeği geçen teşkilat mensuplarına da teşekkür etti. “HİÇBİR AYRIM YAPMADAN HER BİR VATANDAŞIMIZI AYNI MUHABBETLE BAĞRIMIZA BASIYORUZ” Üye seferberliğinde 39 ilçe arasında ilk beşe giren ilçe teşkilatlarını kutlayan, başarılarının katlanarak sürmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şahsıma sizler gibi gayretli, sizin gibi inanmış yol arkadaşları bahşettiği için Rabbime her zaman hamdettiğimi burada bir kere daha ifade ediyorum" diye konuştu. Sadece üye sayısı bakımından değil, toplumsal temsil açısından da ülkenin en büyük siyasi hareketi olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "86 milyonun tamamına aynı nazarla bakıyor, hiçbir ayrım yapmadan her bir vatandaşımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Onun için 'AK Parti bir Türkiye kitabıdır' diyoruz. Onun için burada herkese bir sayfa var, herkesin hikâyesine yer var diyoruz. Bundan 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken siyasetimizi işte bu temel ilkeler üzerine bina ettik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 yıldır bu ilkeler istikametinde siyaset yaptıklarını vurgulayarak, "Bilinmesini isterim ki AK Parti'nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır. Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye'ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır. Türkiye Yüzyılı hedefine giden yolda ilkelerimizi benimseyen herkesle partimizin çatısı altında bir olmak, beraber olmaktan, birlikte omuz omuza yol yürümekten biz sadece şeref duyarız, bahtiyarlık duyarız. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi, yolumuza ve kolumuza girene de hoş geldin der, bağrımıza basar, Allah izin verirse mezara kadar da onlarla yol arkadaşlığı yaparız" sözlerini sarf etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 25. yıl dönümünü 14 Ağustos'ta Ankara'da coşkulu bir mitingle kutlayacaklarını bildirerek, şunları kaydetti: "Şanla, şerefle, milletimize hizmetle geçirdiğimiz bu 25 yıla baktığımızda gördüğümüz şudur değerli kardeşlerim, AK Parti yıldan yıla büyüyen, güçlenen, büyüdükçe ve güçlendikçe de tıpkı bir yıldız gibi Türk siyasetinde parlayan bir partidir. AK Parti kendisiyle birlikte Türkiye'yi de büyüten, Türkiye'nin itibarını tüm dünyada yükselten, Türkiye'nin gücüne güç katan bir partidir. AK Parti aynı zamanda Türkiye'de siyasete kalite kazandıran, siyasetin sadece pratiğini değil, paradigmasını da dönüştüren devrimci bir partidir. Kim ne derse desin, kim hangi ham hayali kurarsa kursun, AK Parti budur, AK Parti'nin farkı budur, siyasal vizyonu budur. Ahlaki üstünlük de, psikolojik üstünlük de işte burada, bu çatı altındadır." Bugünkü programda AK Parti ailesine katılan belediye başkanlarına ve meclis üyelerine "Hoş geldiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelerine hizmet çabalarında her zaman yanlarında olacaklarını anlattı. “GÜNDEMİMİZDE, TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİYLE ÜLKEMİZİN YARIM ASIRLIK SORUNLARINA ÇÖZÜM BULMA GAYRETİ VAR” Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, AK Parti ve Cumhur İttifakı'na yönelik artan ilginin sırrını çözmek için öyle detaylı analizlere, beyin fırtınalarına gerek yok. Yalnızca son günlerde muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalara ve bunların niteliğine bakmak bile bunu anlamak için kâfidir. Bizim gündemimizle onların gündemi arasında dağlar kadar fark var. Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye'yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken onlar kendi ilçelerinde kavga ediyor, birbirleriyle çatışıyor. Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara'da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor. Biz Gazze'den Lübnan'a, Somali'den Sudan'a nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor. Biz plan üretirken, proje üretirken, milletimizin derdine çare üretirken onlar sadece ve sadece gerilim, çatışma, hakaret ve polemik üretiyor." Kendi gündemlerinde Körfez'le Avrupa'yı Türkiye üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var. Bizim gündemimizde, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var. Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemiz belki de son asrın en büyük krizlerinden birini yaşıyor ama bu bizim muhalefetin umurunda bile değil. Lafa gelince ülkeyi yönetmeye talipler ama gündemlerinde Türkiye yok. Ne ekonomide ne şehircilikte ne dış politikada ne de iç siyasette bize ve millete faydası olacak, bizim ufkumuzu açacak hiçbir önerileri yok. Biz ise tüm bu zorlu konjonktüre rağmen Türkiye'yi kalkınma rotasında tutuyor, insanımızın sıkıntılarına çare bulmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un trafiğin yanı sıra en önemli sorunlarından birisinin kentsel dönüşüm meselesi olduğunu söyledi. İstanbul'un çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte, hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur. Bu anlayışla iktidar olarak şu anda her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz. Şehrimizin dört bir yanında riskli yapıları hızla dönüştürüyor, İstanbul'u daha güvenli hâle getiriyoruz. Bugüne kadar İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölümü yeniledik. 'Yarısı Bizden' kampanyamızla 377 bin konutu dönüştürüyoruz. Sadece kentsel dönüşümle değil, dar gelirli insanlarımıza yönelik sosyal konutlarımızla da İstanbul'un yapı stokunu yeniliyoruz" ifadelerini kullandı. “KİRALIK SOSYAL KONUT UYGULAMAMIZIN İLK ADIMINI, İSTANBUL'DA 15 BİN KİRALIK SOSYAL KONUTLA ATIYORUZ” Kuraları çekilerek yapımına başlanan "Ev Sahibi Türkiye" projesi ile 100 bin sosyal konutu İstanbul'a kazandıracaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Kiralık sosyal konut uygulamamızın ilk adımını, bismillah diyerek İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz. Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde, noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. En önemlisi bu konutlarımız bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak. Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak. Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kurayla belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek. Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız. İstanbullu vatandaşlarıma şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum." "Bir diğer müjdemiz de esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan, hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş yeri, taşıt ve makine tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükselttiklerini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir temennisini tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Ülkemizdeki muhalefetin de bizim vizyonumuzu paylaşması, bizimle aynı ufka bakması, bilhassa Türkiye'nin hayrına olacak konularda bizimle aynı hassasiyeti taşıması dün olduğu gibi bugün de en büyük arzumuzdur. Millet değişirken, ülke değişirken, dünya değişirken bu değişime paralel olarak AK Parti ve Cumhur İttifakı kendisini sürekli yenilerken, muhalefetin yerinde sayması, hatta geriye gitmesi ülkemize yakışan bir durum değildir. Şurası bir gerçek ki Türkiye'den kopuk, milletin gündeminden kopuk, daha vahimi hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopuk bir muhalefetin bu ülkeye hiçbir hayrı dokunmaz. Aynı şekilde suç örgütleriyle rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye ile hesabı olan birtakım güç odaklarına dayayan bir muhalefet de Türkiye'ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye'nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir. Türkiye hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir." "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZİ HERHANGİ BİR YOL KAZASI OLMADAN BUGÜNE KADAR GETİRMEYİ BAŞARDIK" Cumhur İttifakı olarak ülkenin terör meselesini çözmek için çok önemli bir süreç başlattıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık. 40 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan, 40 yıldır enerjimizi, kaynaklarımızı, zenginliğimizi adeta tüketen, 40 yıldır on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu meselenin çözülmesi hususunda ciddi bir beklenti, toplumumuzda ciddi bir talep var. Halkımız ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyoruz. Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyorum. Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, meselenin çözümü noktasında toplumun farklı kesimlerinde oluşan güçlü mutabakatın heba edilmemesi, gündelik siyasetin gelip geçici hesaplara kurban edilmemesi gerektiği inancında olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile zaten ilk günden itibaren yapıcı ve samimi tavrımızı pek çok defa ortaya koyduk. Çözümsüzlükten yana değil, çözümden yana olduğumuzu, bunun için son derece hasbi bir mücadele verdiğimizi her kritik kavşakta aziz milletimize çok net biçimde gösterdik. İnşallah önümüzdeki günlerde de aynı yapıcı tavrı sürdüreceğiz. Hazırlıklarımızı tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz. Milletin sorunlarını çözmeyi şiar edinmiş tüm partilerimizin katkısıyla inşallah bu meseleyi bir an önce hâl yoluna koymak durumundayız. Ümitvar tutumumuzu kurarken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz. Süreci istismar etmek isteyenler olacağını, iftira ile karalama ile çarpıtma ile bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz. Aklıselimle sağduyuyla sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız. Gayemiz, terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik içinde, birlik ve bütünlük içinde, güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır. Şüphesiz mesuliyetimiz büyük, yükümüz ağırdır ama cesaret ve kararlılıkla bu meselenin üzerine gidersek inanıyorum ki menzile varmamıza kimse mani olamaz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerinden bu konuda daha fazla gayret göstermelerini isteyerek, şunları kaydetti: "Özellikle önümüzdeki haftadan itibaren yaz boyunca herkese ulaşalım ve her bir kardeşimize bu süreci etraflıca anlatalım. Buna hazır mısınız? Buna var mısınız? Terörün bu ülkeye olan 2,3 trilyon dolarlık faturasını anlatalım. Ülkenin inşallah bu sorundan kurtulduğunda neler kazanacağını anlatalım. 40 yıllık bu parantez kapandığında milletimizin tamamının nasıl huzura kavuşacağını anlatalım. Sizlere güveniyorum. Sizlerden çok çalışmanızı, kapı kapı dolaşmanızı bekliyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum."

Gaziantep 10. Yurt Dışı Türkler, Dernekler ve Yöresel Kültürler Buluşmasına ev sahipliği yapacak. Haber

Gaziantep 10. Yurt Dışı Türkler, Dernekler ve Yöresel Kültürler Buluşmasına ev sahipliği yapacak.

Türkiye'nin dört bir yanından gelip Gaziantep'te ikamet eden vatandaşları aynı noktada buluşturan festival, bu yıl da 30 Temmuz–2 Ağustos tarihleri arasında Festival Park'ta birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimine ev sahipliği yapacak. Gaziantep'in çok kültürlü kimliğini pekiştirmeyi hedefleyen festival; hemşehri dernekleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmeyi, kent bilincini artırmayı ve Anadolu'nun zengin kültürel birikimini gelecek kuşaklara taşımayı amaçlıyor. Farklı bölgelere özgü geleneklerin yaşatılacağı organizasyon, Anadolu'nun kültürel zenginliğini en renkli haliyle ziyaretçilere sunacak. HEMŞEHRİ DERNEKLERİ VE KÜLTÜREL KURULUŞLAR BİR ARAYA GELECEK Festival kapsamında Türkiye'nin çeşitli illerini temsil eden hemşehri derneklerinin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı; Lefkoşa, Gazimağusa, Güzelyurt ve Şırnak belediyeleri; Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü, GBB İGEM İş ve Kariyer Merkezi, federasyonlar, konfederasyonlar, vakıflar ve pek çok sivil toplum kuruluşu da stantlar açarak kültürel değerlerini sergileyecek. Katılımcılar; yöresel ürünlerini, geleneksel tatlarını, el sanatlarını ve kültürel miraslarını tanıtma fırsatı yakalayacak. KÜLTÜR, SANAT VE EĞLENCE DOLU GÜNLER YAŞANACAK Festival boyunca Halk Oyunları Topluluğu gösterileri, semazen gösterileri, yöresel oyunlar, müzik dinletileri, yerel ve ulusal sanatçıların konserleri ile çeşitli kültür, sanat ve spor faaliyetleri gerçekleştirilecek. Her yaş grubuna hitap eden etkinliklerle festival, sadece bir kültür organizasyonu olmanın ötesinde; paylaşma, dayanışma ve kardeşlik bağlarını kuvvetlendiren önemli bir buluşma noktası haline gelecek. Gaziantepliler, Anadolu'nun farklı bölgelerine ait kültürel değerleri yakından tanıma imkanı bulurken, farklı şehirlerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden katılım sağlayan kurum ve kuruluşlar da kendi kültürel miraslarını konuklarla paylaşacak. 321 BİNİ AŞKIN ZİYARETÇİYE ULAŞTI 2010 yılından beri düzenlenen Yurt Dışı Türkler, Dernekler ve Yöresel Kültürler Buluşması Hemşehri Dernekleri Festivali, bugüne dek 321 bin 200'ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak Gaziantep'in en prestijli kültürel organizasyonlarından biri konumuna geldi. Geleneksel yapısıyla dikkat çeken festival, her sene olduğu gibi bu yıl da kültürel çeşitliliğin korunmasına, toplumsal kaynaşmanın artmasına ve ortak yaşam kültürünün gelişmesine katkı sağlamaya devam edecek.

Kayseri Kocasinan pilav şenliği Haber

Kayseri Kocasinan pilav şenliği

Kayseri Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandığı etkinlikte birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verdi. Başkan Çolakbayrakdar, “Rabbim bu vatan topraklarında Ay Yıldızlı Bayrağımızın gölgesi altında huzur içerisinde daha nice yıllarda bir arada olmayı nasip eylesin.” şeklinde konuştu. Güneşli Mahallesi’nde düzenlenen programa; Kocasinan Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. “HEMŞEHRİLERİMİZLE AYNI SOFRADA BULUŞMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK MUTLULUK” Vatandaşlarla yakından ilgilenen Başkan Çolakbayrakdar, gelenekselleşen bu tür organizasyonların mahalle kültürünün sürdürülmesi noktasında kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Kıymetli Güneşli sakinlerimiz, bugün burada sizlerle birlikte geleneksel olarak düzenlemiş olduğunuz bu pilav programına teşrif ettik. Hep beraberce bir aradayız. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. İnşallah nice yıllarda, daha fazlaca; 10’lu, 20’li, 50’nci yıllarda da burada Güneşli’de, Güneşli sakinlerimizin, Güneşli’de yaşayan hemşehrilerimizin bir arada olması nasip olsun. Elbette ki bu pilav etkinliklerinin bölgede yaşayan, burada yaşayan hemşehrilerimizin bir araya gelmesi için bir vesile oluyor. Daha fazlaca şehir dışında yaşayan, başka şehirlerde olan, bu bölgeden bir vesileyle ayrılmış olan hemşehrilerimizin de yeniden sıla-i rahim yapması için, onların tekrardan buraya gelmesi için, tekrardan doğduğu topraklarda, ata topraklarında eş, dost, akrabalarıyla, yarenleriyle bir araya gelmesine vesile olmuş oluyor. Bundan dolayı da bu etkinliğin farklı bir tematik anlamı olduğunu hatırlatmak isterim. Rabbim sağlık içerisinde, huzur içerisinde Ay Yıldızlı Bayrağımızın gölgesi altında bir arada olmayı nasip etsin diyorum. Hepinize sağlıklı günler diliyorum.” ifadelerini kullandı. “GÜNEŞLİ’YE BU BİRLİKTELİK ÇOK YAKIŞIYOR” Kocasinan Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş ise Geleneksel Pilav Şenliği’nin mahallede güçlü bir dayanışma ve birliktelik ruhu oluşturduğunu vurgulayarak, “Artık geleneksel hâle geldi. Güneşli’ye de çok yakışıyor. Bu tür etkinlikler çocuklarımızın köylerini, yaşadıkları yerleri unutmamaları, hatıraların canlı kalması ve dostlukların güçlenmesi açısından büyük fırsatlar sunuyor. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.” dedi. Katılımcılar, Kocasinan Belediyesi’nin kırsal mahallelerde yürüttüğü çalışmalardan ve sunulan hizmetlerden memnuniyetlerini ifade ederek Başkan Çolakbayrakdar’a teşekkürlerini iletti. Program, vatandaşlara kavurma eşliğinde bulgur pilavı ikram edilmesiyle sona erdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’un fethini hala içlerine sindiremeyen hazımsızlar var Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’un fethini hala içlerine sindiremeyen hazımsızlar var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un Osmanlı İmparatorluğu tarafındanfethinin 573. yıl dönümünde Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen programda açıklamalardabulundu. “İstanbul'un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil,dünyanın göz bebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir” diyen Erdoğan, “İstanbul'unfethi can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlikortamının tesis edilmesidir. İstanbul'un fethi her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadargösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir” şeklinde konuştu. Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “İstanbul'un fethi coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine kıyamete kadarsönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul'un fethi Ayasofya dahilmabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayatbulmasıdır. İstanbul'un fethi, iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan birgüneşin doğması, bir baharın gelmesidir. İstanbul'un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı haline getiren, bununiçin hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyenbir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul'un fethi bu topraklarda Malazgirt'lebaşlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır.” 1071'den bu yana bizim vatanımız İstanbul ise 1453'den bu yana Türk İstanbul olarakmilletimizin göz bebeği iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu halen kabullenemeyenler var.İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesindenbir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride, gerekse dışarıda ama buldukları herfırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Her kim 'zulüm1453'te başladı' diyorsa maskesini indirin altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzlerçıkacaktır." Her kim 'İstanbul'un statüsü değişsin' diyorsa bunlar Topkapı'da okunan Kur'an'ı, Ayasofya'daokunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim, İstanbul'da inşa ettiğimiz yüksek medeniyetigörmezden gelerek 'göçebe barbarlar Anadolu'daki medeniyeti tahrip etti' diyorsa pelerininikaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet'in bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmayadevam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleriparçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız. İstanbul'ungeleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız. Dünyamız ve bölgemiz gereksiyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan Çok ciddi kırılmalar yaşıyor.Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze'den Sudan'a,Yemen'den Lübnan'a, yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim, aynı kirli oyunun farklısahnelerine tanık oluyoruz” diye konuştu.

Devlet Bahçeli,: Mazlumların ahı yerde kalmayacak Haber

Devlet Bahçeli,: Mazlumların ahı yerde kalmayacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yayımladığı Kurban Bayramı mesajında birlik, kardeşlik ve dayanışma vurgusu yaparken, Gazze ve İslam coğrafyasında yaşanan insanlık dramlarına dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın manevi anlamına değinen MHP lideri Bahçeli, kurban ibadetinin teslimiyet, takva, paylaşma ve fedakârlığın en önemli sembollerinden biri olduğunu ifade etti. Bayramların yalnızca sevinç günleri olmadığını belirten Bahçeli, bu özel günlerin aynı zamanda yardımlaşma, gönül alma ve toplumsal dayanışma zamanı olduğunu kaydetti. Mesajında, “Bayram yalnızca gülen yüzlerin değil; yüzü gülsün diye bekleyenlerin de bayramıdır” ifadelerini kullanan Bahçeli, ihtiyaç sahiplerinin, yetimlerin, yaşlıların ve kimsesizlerin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Gazze, Tahran ve İslam coğrafyasındaki çatışma ve acılara da değinen Bahçeli, masum sivillerin hedef alınmasının insanlığın en ağır imtihanlarından biri olduğunu belirtti. Bombalar altında yaşam mücadelesi veren çocukların, evlat acısı yaşayan anne ve babaların dramının tüm insanlığın vicdanını yaraladığını ifade eden Bahçeli, zulmün sonsuza kadar sürmeyeceğine inandıklarını söyledi. Türkiye’nin bölgesel krizler karşısında sağduyu, diplomasi ve kalıcı barış anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğini belirten Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi sorumluluğunu kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti. Bahçeli, mesajının sonunda şehit aileleri, gaziler, Türk milleti ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutlayarak, bayram yolculuğuna çıkacak vatandaşlara güvenli seyahat temennisinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.