Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karadeniz

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş Haber

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş

Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında hem yolcu sayıları hem de operasyonel kapasite açısından son yılların en güçlü dönemlerinden birini yaşadı. Artan sefer sayıları, yeni rota planlamaları ve Türkiye limanlarına olan uluslararası ilgi, sektörün 2026 yılına daha sağlam ve sürdürülebilir bir zeminde girmesini sağladı. 2025 sezonunu değerlendiren Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, kruvaziyer sektöründe nicelik kadar nitelik odaklı bir büyümenin önemine dikkat çekti. Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında yakaladığı büyüme ivmesiyle Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirdi. Sektörde artan sefer sayıları, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin Türkiye limanlarına ilgisi ve operasyonel kapasitedeki gelişmeler, 2026 yılına güçlü bir geçiş sürecini beraberinde getirdi. Bu büyümenin en çarpıcı göstergelerinden biri Galataport İstanbul oldu. Galataport, 2025 yılında geçtiğimiz yıla göre yüzde 48 artışla 595 bin yolcuya ulaşarak, Doğu Akdeniz’in ana kruvaziyer limanı olma hedefinde kritik bir eşiği geride bıraktı. Kruvaziyer Sektörü Artık Ekosistem Yönetimi Gerektiriyor Uzun yıllardır cruise ve ticari denizcilik sektöründe; teknik yönetim, operasyon, klas ve dry-dock süreçlerinde aktif görev aldığını belirten Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “2026’ya girerken sektörün bizden duymak istediği en temel kavramlar; istikrar, şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme. Cruise sektörü artık yalnızca gemi işletmekten ibaret değil. Güvenli operasyon, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası standartlarla uyumlu bir ekosistem yönetimi gerektiriyor.” diyerek sektörün dönüşümüne dikkat çekti. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz İçin Güçlü Bir Merkez Adayı Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sahip olduğu potansiyelin altını çizen Çavuşoğlu, coğrafi avantajlar ve teknik altyapının doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline gelebileceğini ifade ederek, “Türkiye, coğrafi konumu, tersanelerimizin kabiliyeti, teknik insan kaynağımız ve operasyonel esnekliğimiz sayesinde Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de güçlü bir cruise merkezi olabilecek kapasiteye sahip. Ancak bunun sürdürülebilir olması için sektör olarak ortak bir dil konuşmamız, aynı hedeflere odaklanmamız gerekiyor.” açıklamasını yaptı. “Güvenilir operasyon ortağı” yaklaşımı öne çıkıyor Teknik yeterliliğin sahaya doğru şekilde yansıtılması, karar alma süreçlerinde gerçek operasyonel deneyimin dikkate alınması ve paydaşlarla şeffaf iletişim kurulması bugün sektörün en çok ihtiyaç duyduğu özellikler arasında olduğunu belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin ‘güvenilir operasyon ortağı’ olarak konumlandırılması bu anlayışla mümkün olduğunu ifade etti. 2025’te Yakalanan İvme Tesadüf Değil Sektörün ortak akıl ve iş birliğiyle büyümesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “2025’te yakalanan bu ivme tesadüf değil. Doğru planlama, operasyonel disiplin ve şeffaf yönetimle 2026’da bu ivmenin daha da güçleneceğine inanıyoruz.’’ diyerek 2026 yılına dair beklentilerini de paylaştı. Çavuşoğlu, “Türk denizcilerinin kruvaziyer sektöründe daha görünür olması, yerli teknik kadroların uluslararası projelerde daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve Türkiye’nin global ölçekte güvenilen bir merkez haline gelmesi temel hedeflerimiz arasında.” dedi.

Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı Haber

Meteoroloji’den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son tahminlerine göre, Doğu Anadolu’nun doğusu ile Doğu Karadeniz’in doğusu dışında ülke genelinde yağış bekleniyor. Kıyı kesimler ile Güneydoğu Anadolu’nun güneyinde yağmur ve sağanak, diğer bölgelerde ise karla karışık yağmur ve kar görülecek. ANKARA (İGFA) - Yağışların Marmara’nın güney ve doğusu, Ege (İzmir ve Manisa hariç), Akdeniz, İç Anadolu, Batı Karadeniz ile Amasya, Samsun ve Çorum çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Ani sel, su baskını, yıldırım, küçük çaplı dolu ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşların dikkatli olması istendi. Rüzgarın Güney Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısında güneyli yönlerden; Marmara’nın batısında ise kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi ile soba ve doğalgaz kaynaklı baca gazı zehirlenmelerine karşı tedbirli olunması gerektiği vurgulandı. Hava sıcaklıklarının batı kesimlerde 5 ila 7 derece azalacağı, Doğu Karadeniz’de ise 4 ila 6 derece artacağı bildirildi. Diğer bölgelerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; Marmara’nın güney ve doğusu, Ege(İzmir ve Manisa hariç), Akdeniz, İç Anadolu, Batı Karadeniz ile Amasya, Samsun ve Çorum çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel küçük çaplı dolu ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın; Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzey ve batısında güneyli yönlerden zamanla Marmara'nın batısında kuzeyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, soba ve doğalgaz kaynaklı baca gazı zehirlenme riski ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. BUZLANMA VE DON OLAYI UYARISI: Sabah ve gece saatlerinde ülkemizin iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. ÇIĞ TEHLİKESİ: Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.

MSB: Ocean Link gemisine yönelik taciz söz konusu değildir Haber

MSB: Ocean Link gemisine yönelik taciz söz konusu değildir

MSB tarafından yapılan açıklamada, Yunanistan’ın Ege Denizi’nde Türkiye’nin deniz yetki alanlarından kaynaklanan hak ve menfaatlerini yok sayarak tek taraflı faaliyetler yürütme girişiminde olduğu belirtildi. Açıklamada, söz konusu girişimlerin uluslararası hukuk çerçevesinde ve Türkiye’nin girişimleriyle etkisiz kılındığı ifade edildi. Açıklamada, Yunanistan tarafından seyir duyuruları yayımlanan Panama bayraklı Ocean Link kablo döşeme gemisinin optik kablo döşemesine ilişkin faaliyetlerinin yakından takip edildiği belirtilerek, “Yunan basınında iddia edildiği gibi Türkiye tarafından söz konusu gemiye yönelik taciz söz konusu değildir.” denildi. MSB: Ukrayna’ya barış gücü gönderilmesi ateşkes ve net misyon tanımına bağlıdır MSB tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında kalıcı bir ateşkesin sağlanması amacıyla yürütülecek her türlü yapıcı girişime katkı sunmaya hazır olduğu ve bu kapsamda Gönüllüler Koalisyonu’na aktif katılım sağladığı belirtildi. Açıklamada, Türkiye’nin Ukrayna’ya barış gücü kapsamında asker göndermesinin, öncelikle ateşkesin sağlanmasına, ardından görev tanımı netleştirilmiş bir misyonun belirlenmesine ve hangi ülkenin ne ölçüde katkı sağlayacağının ortaya konulmasına bağlı olduğu ifade edildi. MSB açıklamasında ayrıca, sağlanacak bir ateşkes sonrasında Karadeniz’de güvenlik ve istikrarın sürdürülmesi ile seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına yönelik askeri planlamalara Türkiye’nin liderlik ettiği kaydedildi. Türkiye’nin, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz’deki dengeyi sağlayan ve bölge güvenliği açısından büyük önem taşıyan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatli, sorumlu, tarafsız ve tavizsiz bir şekilde uyguladığı ve uygulamaya devam edeceği vurgulandı.

Erdoğan: 2026 yılı için ihracat hedefimiz toplam 410 milyar dolardır Haber

Erdoğan: 2026 yılı için ihracat hedefimiz toplam 410 milyar dolardır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Mal ve Hizmetler İhracatımızı artırmak için canla başla çalışan ihracatçılarımızla birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ticaret Bakanlığımıza, Türkiye İhracatçılar Meclisimize (TİM) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulumuza bu anlamlı toplantı için teşekkür ediyorum. 2026 senesinin vatandaşlarımızın yanı sıra tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Hükümetimizin bir rutini haline gelen sene sonu dış ticaret verilerini değerlendirmek üzere bir aradayız. Her yıl başında geçmiş 12 ayın kapsamlı bir muhasebesini yapıyor hem de gelecek seneye dair hedeflerimizi paylaşıyoruz. Dış ticaret dahil, ekonominin bütün alanlarında küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların, dalga boyu yükselen rekabetin her ülke gibi Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Ayrıca biz küresel güncemi en çok meşgul eden olayların tam merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu gerçek 2025 yılında da değişmedi. Geride bıraktığımız 2025 senesinde Gazze başta olmak üzere, gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde zulüm, katliam ve kaos hakimdi. Çoğu çocuk ve kadın, 71 binden fazla Filistinli kardeşimiz, İsrail’in saldırılarıyla ne yazık ki şehit düştü, aynı saldırılarda 172 bin kardeşimiz yaralandı. Yüzde 90’ı enkaza dönen Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Uluslararası sistem özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazzeli mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti, insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor. Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahası Karadeniz’in kuzeyidir. Rusya-Ukrayna arasındaki savaş beşinci yılına girmek üzeredir. Orada da yüzbinlerce insan öldü, şehirler yıkıldı, binlerce insan evini terk etmek zorunda kaldı. Son aylarda savaşın Karadeniz’deki ticareti ve seyri sefer güvenliğini tehdit eden boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi konusunda gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz ne kan ne gözyaşı ve zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız olmadı, bugün de yoktur. Dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Herkesin hayrına olacak bir barış kuşağı istiyoruz. Asya’dan Afrika’ya ve Latin Amerika’ya dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk Dünyasıyla bağlarımızı inşallah daha da güçlendireceğiz. Şurası da son derece önemlidir; Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı, herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlamıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler kaybedecektir. 2025 yılı küresel ticarette belirsizliklerin tırmandığı ve korumacılığın belirgin bir biçimde yükseldiği bir dönem olmuştur. Zayıf talep, yakın coğrafyamızdan süregelen savaşlar, iç karışıklıklar ve jeopolitik gerilimlere tarife artışının yol açtığı sorunlar eklenmiştir. Türkiye tüm bunlara ilave olarak dolaylı maliyeti 150 milyar doları bulan 6 Şubat Depremlerinin etkileriyle de mücadele etmiştir. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin çok şükür meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. 2025 yılının 3’üncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz, tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak, yeni bir rekor daha kırdık. Mevcut pazarımızda gücümüzü arttırmanın yanı sıra, yeni pazarlar, yeni ticaret ortakları, yeni ürün çeşitleriyle ihracatta yakaladığımız ivmeyi bir üst seviyeye çıkardık. 2025 senesinde Türk ekonomisinin direnci sınanmış ve ekonomimiz çok başarılı bir sınav vermiştir. Sadece büyüme rakamları değil, ihracat rakamları da Türkiye’nin kapasitesini ortaya koymuştur. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla, aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında, geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağlandı. İlk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. 2025 yılı mal ihracatımızda da benzer bir rekor söz konusu. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız, dikkatinizi çekiyorum, toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik. Geçen yılın ilk 10 ayında mal ihracatımızda artış kaydedildi. 5 ayında ise aylık mal ihracatı rekoru kırıldı. 2025 yılında mal ihracatımızda net olarak 11,7 milyar dolar artış yaşandı. Hizmetler ihracatında ise net 6 milyar dolar artış olduğunu, yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz. 2025 yılında 33 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 46 ilimizde ihracatını artırmıştır. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. İthalatın artmasında ekonomimizdeki canlanma ile altının ons fiyatı ve ithalat değerindeki yükseliş etkili oldu. 8 aralık devrimi sonrasında özgürlüğüne kavuşan Suriye’nin ticaretimizde de öne çıkmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Güvenlik ortamı iyileştikçe de Suriye ile ticaretimiz daha da artacaktır. Bir ve büyün Suriye bölgemizde kalıcı istikrarın anahtarı olacaktır. Kıymet bazında ilk üç fasıla baktığımızda ise, motorlu kara taşıtların 4,3 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolara, silahlar ve mühimmatın 2,1 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolara, elektrikli makine ve cihazların 1,3 milyar dolar artışla 17, 8 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artış, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıyor. 2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 oranındaki artışla 9,9 milyar dolara ulaşmış, orta yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır. Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 12’nci en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü gösteriyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak, 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektörü ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız, savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye, bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya’yla varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız, ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. HÜRJET’in, Avrupa ve NATO üyesi bir ülkenin envanterine girecek olması, inşallah gelecek senelerde önümüzü daha da açacaktır. Savunma ihracatında yakaladığımız ivmeyi 2025’te de devam ettirdik. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla, 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Bu muazzam rakamların da ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük 5’inci ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Birliğe ihracatımız yüzde 7,8 oranında artışla 117 milyar doları bulmuştur. Bununla birlikte ticari ilişkilerimizin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için gümrük birliğinin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupa Birliği’nin konseyden gerekli yetkiyi çıkartarak daha fazla vakit kaybetmeden ülkemizle müzakereleri başlatmasını ümit ediyoruz. AB’den korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz." Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımızda çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 125 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolarla Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yıl sonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolarak paylaşmıştım. Küresel ekonomideki tüm zorluklara ve artan belirsizliklere rağmen mail ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla hedefimizi aştığını ifade etmek isterim. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır."

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: Hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam etmesi müsaade etmeyeceğiz Haber

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: Hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam etmesi müsaade etmeyeceğiz

Beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile Polatlı’ya giden Bakan Yaşar Güler, Mehmetçiklerin yeni yılını kutladı. Mehmetçiklerle bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Bakan Güler, "Başta yakın coğrafyamız olmak üzere uluslararası güvenlik mimarisinde pek çok kritik gelişmenin yaşandığı 2025 yılında, kahraman ordumuz, asil milletimizin ve ülkemizin güvenliğini sağlamak için büyük bir özveriyle görev yapmış, üstlendiği her vazifeyi azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; köklü tarihi, sarsılmaz disiplini ve yüksek muharebe kabiliyetiyle ülkemizin güvenliğinin en sağlam teminatıdır. Bu güçlü yapının temelinde ise nitelikli insan kaynağı, etkin eğitim anlayışı ve çağın gereklerine uygun doktrinler yer almaktadır. İşte Topçu ve Füze Okulu Komutanlığımız da bu yapının en stratejik eğitim merkezlerinden biri olarak Kara Kuvvetlerimizin ateş gücünü şekillendiren, geleceğin komutan ve uzman personelini yetiştiren müstesna bir görevi yerine getirmektedir." dedi. 2025 yılının Türk Silahlı Kuvvetlerinin, terörle kararlı mücadelesinin somut neticelerinin alındığı kritik bir dönüm noktası olduğuna değinen Bakan Güler, "Yurt içinde ve sınır ötesinde icra ettiğimiz etkili operasyonlarla terör örgütlerinin hareket kabiliyetini büyük ölçüde sınırlandırırken barınma, lojistik ve insan kaynağına dayalı imkanlarını da ciddi şekilde zayıflattık. Elde ettiğimiz bu başarılar 'Terörsüz Türkiye' hedefinin başlatılmasına imkan tanıyan zemini oluşturmuştur. Geldiğimiz bu aşama ağır bedeller ödenerek kazanılmış bir mücadelenin sonucudur." diye konuştu. Bakan Güler, sınırlar boyunca terör koridoru oluşturulmasına müsaade edilmediği, sahada sağlanan askeri üstünlüğün, diplomatik iş birlikleriyle desteklendiğinin altını çizerek şunları kaydetti: "Komşumuz Suriye’de yeni yönetimle kurduğumuz güçlü ilişkiler, aynı şekilde Irak ile tesis ettiğimiz iş birliği mekanizmaları, ortak güvenlik anlayışının güçlenmesine büyük katkı sağlamıştır. Artık SDG’nin bir an önce 10 Mart Mutabakatı’na uygun şekilde yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi sürecin başarısı açısından vazgeçilmez bir gerekliliktir. Bu konuda devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldubitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz. Halihazırda süreci, ilgili kurumlarımızla koordineli olarak ve Suriye yönetimiyle de yakın bir diyalog halinde temkinli ve akılcı bir yaklaşımla yönetiyor, çalışmalarımızı köklü devlet geleneğimizden aldığımız sorumlulukla ve hassasiyetle sürdürüyoruz. Nihai hedefimiz 86 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi, terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesi ve ülkemize yönelik her türlü tehdidin ortadan kaldırılmasıdır." Terörle mücadele ve hudut güvenliğindeki başarıların yanı sıra Karadeniz’den Ege’ye ve Doğu Akdeniz’e uzanan geniş bir sahada da faaliyetlerin de başarıyla sürdürülerek, Mavi ve Gök Vatandaki hak ve menfaatlerin azim ve kararlılıkla korunduğuna dikkat çeken Yaşar Güler, "Bu çerçevede ifade etmek isterim ki komşumuz Yunanistan’la her zaman iyi ilişkilere sahip olmayı ve 'kazan-kazan' anlayışıyla sorunlarımıza çözüm bulmayı arzu ediyoruz. Bu yapıcı tavrımızı her fırsatta dile getirmekle birlikte Kıbrıs’ta, Ege ve Doğu Akdeniz’de oldubitti oluşturma çabalarına ve hukuksuz adımlara karşı haklarımızı koruma kararlılığımız ve muktedirliğimiz tamdır. 'Türkiye’ye rağmen' atılacak hiçbir adıma ve oldubittiye asla müsaade edilmeyecektir." ifadelerine yer verdi.

“Bir İHA’nın düşürülmesine yönelik Erdoğan’dan talimat bekleniyor” iddiası Haber

“Bir İHA’nın düşürülmesine yönelik Erdoğan’dan talimat bekleniyor” iddiası

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı basın yayın organlarına yansıyan bir İHA’nın düşürülmesine yönelik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan talimat beklendiği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden yapılan açıklamada bazı basın yayın organlarına yansıyan bir İHA’nın düşürülmesine yönelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan talimat beklendiği yönündeki iddiaların açık bir dezenformasyon olduğu bildirildi. Bilindiği üzere 15 Aralık’ta Karadeniz yönünden hava sahasına yaklaşan bir İHA’nın, tespit edilmesinin ardından F-16’lar tarafından takip edildiği ve barış dönemi prosedürlerinin tamamlanmasını müteakip güvenli bir bölgede kontrollü bir müdahaleyle vurularak düşürüldüğü belirtilen açıklamada şöyle denildi: “İHA’nın Sayın Cumhurbaşkanımızdan talimat beklendiği için veya menşei kaygı yarattığı için geç düşürüldüğü iddiaları açık bir dezenformasyondur. Halihazırda yürürlükte olan ve hava sahasının yönetimi ve savunmasında kullanılan ‘Angajman Kuralları Direktifi’ dokümanı kapsamında düşürme yetkisi Genelkurmay Başkanlığımızda olup, olay günü gelişmeler çerçevesinde bu yetki kullanılmak üzere gecikmeksizin Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza devredilmiştir.” Eksik ve yanlış bilgilerden oluşan ve gerçeklerle bağdaşmayan bu tarz spekülatif açıklamaların halkı yanlış yönlendirmeye ve devlete olan güveni sarsmaya yönelik art niyetli açıklamalar olduğu vurgulanan açıklamada “Kamuoyunun dezenformasyonlara karşı sadece resmi kaynaklarca yapılan açıklamaları dikkate alması önem teşkil etmektedir.” ifadesine yer verildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, konuya ilişkin yaptığı açıklamada CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir gazeteye verdiği röportajda, bir İHA’nın düşürülmesine ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atfen dile getirdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığı ve açık bir dezenformasyon niteliği taşıdığını belirtti. Duran, “Sayın Özel’e, spekülasyon ve dezenformasyon içeren değerlendirmeler yerine, resmi kurumlarımız tarafından yapılan açıklamaları dikkate almasını tavsiye ediyorum.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.