Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kapsül Haber Ajansı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kapsül Haber Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapsül Haber Ajansı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor Haber

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor

Beko’nun, “Kadının İşi, Gücü” projesi kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında kendi işini kuran kadın girişimcileri; yalnızca mağaza yöneten iş insanları değil, bulundukları şehirlerde istihdam yaratan, eğitime katkı sunan, gençlere rol model olan ve yerel topluluklarda dönüşümü tetikleyen aktörlere dönüşüyor. Erkek egemen kabul edilen perakende dünyasında kendi kepengini açan bu kadınlar, ticaretin ötesine geçen etkileriyle bulundukları bölgelerde yeni bir sosyal denge kuruyor. Kadınların eğitimden iş hayatına, girişimcilikten spora uzanan yolculuklarında ortaya koydukları kararlı adımları uzun yıllardır destekleyen Avrupa’nın lider beyaz eşya markası Beko, kadın girişimcilerin iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarına eşlik ediyor. “Kadının İşi, Gücü” projesiyle kalıpları kırarak cesaretle attıkları adımlarla daha görünür hale gelen kadın bayiler; sadece ticari başarılarıyla değil, bulundukları şehirlerde yarattıkları sosyal etkiyle de fark yaratıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kadın bayiler; erkek esnafın yıllardır hâkim olduğu sokaklarda kendi kepenklerini açarak “Bu sokağın ilk kadın esnafıyım” özgüveniyle yeni bir hikâye yazıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ortaya çıkan bu hikâyeler, kadın bayilerin cesaret ve kararlılıkla attıkları adımların güçlü başarı yolculuklarına nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. İzmir’de kendi girişim yolculuğunu başlatan Özenç Bektaş’ın hikayesi, ticaretle tanıştığı çocukluk yıllarından edindiği deneyimi, “Kadının İşi, Gücü” projesiyle somut bir iş modeline dönüştürmesiyle başlıyor. Kısa sürede ikinci mağazasını açarak büyüyen bu yolculuk, bireysel bir başarı hikâyesinin ötesinde; Anadolu’nun farklı şehirlerinde genç kadınlara “Ben de yapabilirim” duygusunu aşılayan bir rol modele dönüştü. Balıkesir’de Nisa Dernek ise, kadın girişimciliğinin bir mirasın devamı olabileceğini gösteriyor. Babasından devraldığı ticaret kültürünü yeni nesil bir girişimcilik anlayışıyla birleştirerek, kadınların yalnızca çalışan değil, işveren ve lider olarak da iş dünyasında var olabileceğini ortaya koydu. İzmir’den Aysel Kahvecioğlu ise çocuklarını büyütüp meslek sahibi yaptıktan sonra, 50’li yaşlarının başında ev hanımı olarak yaşamını sürdürmek yerine hep hayalini kurduğu girişimi hayata geçirerek kendi mağazasını açtı. Kısa sürede elde ettiği başarılarla girişimine yeni mağazalar ekledi. Onun hikâyesi, tüm ev hanımlarına ve “artık emeklilik yaşım geldi” diyerek geri planda kalmayı düşünen kadınlara ilham oluyor. Iğdır’da bayi sahibi Derya Kayla ise kadın bayiliğinin toplumsal etki yaratma potansiyelini eğitime taşıdı. Hürriyet Ortaokulu’nda kendi imkânlarıyla hayata geçirdiği proje sınıfı sayesinde, çocukların akademik, sanatsal ve sosyal gelişimlerini destekleyen kalıcı bir öğrenme alanı oluşturdu. Bu hikâyelerin etkisi bireysel başarılarla sınırlı kalmıyor. Erkek egemen olarak kabul edilen beyaz eşya sektöründe kadınların bayilik, servis ve teknik alanlarda aktif şekilde yer alması; birçok genç kadına ilham veriyor. Anadolu’nun küçük şehirlerinde bile, bir kadının ticaretin merkezinde durabileceği fikri daha fazla kabul görüyor. Farklı yaş ve geçmişlere sahip kadınlar; ev hanımlarından emeklilere, öğretmenlerden yeni mezunlara kadar geniş bir yelpazede girişimcilik yolculuğuna adım atarak kısa sürede başarılı işletmelere dönüşüyor. Bu çeşitlilik ekonomik kazanımların yanı sıra, yaşadıkları çevrede olumlu bir değişim yaratıyor. Kadınların iş dünyasında daha görünür hale gelmesi, aile içindeki rollerin yeniden tanımlanmasına ve kadın sesinin hem ekonomik hem sosyal kararlarda daha güçlü duyulmasına katkı sağlıyor. Bugün birçok kadın bayi, başarılı bir iş insanı olmanın ötesinde bulundukları bölgelerde yerel girişimleri destekleyen, dayanışmayı güçlendiren ve çevrelerine ilham veren birer rol modele dönüşüyor. Mağazalarında eğitim ve dayanışma kültürünü de yaşatan yapılar kuruyorlar. Kadın bayiler bugüne kadar 495 kişiye istihdam sağlayarak yerel ekonomiye katkı sunarken, bu istihdamın önemli bir bölümünü kadın çalışanlar oluşturuyor. Böylece girişimci kadınlar, başka kadınların da iş hayatına katılmasını destekleyen bir etki zinciri yaratıyor. İzmir’den Iğdır’a uzanan kadın bayi hikâyeleri, erkek egemen kabul edilen bayilik sisteminde yeni bir denge yaratırken; müşteriyle kurulan empati, detaycılık ve sürdürülebilir ilişki yaklaşımıyla yalnızca satış performansını değil, müşteri deneyimini de zenginleştiriyor. Kadın bayiler, işlerini büyütürken bulundukları şehirlerde ilham veren, istihdam yaratan ve yerel kalkınmanın aktif bir parçası haline geliyor. “Kadının İşi, Gücü” Projesi Toplumsal Algıları Dönüştürmeyi Hedefliyor Beko’nun toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın girişimciliğini destekleme vizyonuyla 2019 yılında “Beko 100 Kadın Bayi” adıyla hayata geçirdiği proje, hedeflenen 100 kadın bayiye ulaşılmasının ardından 2023 yılı Ekim ayında daha kapsayıcı bir yaklaşımla “Kadının İşi, Gücü” adını aldı. Erkek egemen bir yapı olarak görülen bayilik ekosisteminde kadın temsilini artırmayı amaçlayan proje, sayısal büyümeyle birlikte; kadın girişimciliğinin bütünsel olarak güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda kadın bayilere kira, dekorasyon, prim ve reklam desteklerinin yanı sıra eğitim, mentorluk, e-ticaret altyapısı ve operasyonel danışmanlık gibi çok boyutlu destekler sunuluyor. 2025 yılı itibarıyla 140 kadın bayi ve 172 mağazaya ulaşan “Kadının İşi, Gücü” projesi, Türkiye genelinde 43 il ve 98 ilçede faaliyetlerini sürdürüyor. Kadın çalışan oranının 2030 yılına kadar %60’a, 2040 yılına kadar ise %70’e çıkarılması hedeflenirken; proje kapsamının Türkiye’nin tüm illerine yayılması ve kadın girişimcilerin liderlik, finansal yönetim ve dijital yetkinliklerini geliştirecek yeni eğitim programlarıyla desteklenmesi planlanıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kendi işini kurarak hem ekonomik hem sosyal yaşamda güçlü bir yer edinen kadın bayilerin hikâyeleri, bu yaklaşımın en somut yansımalarını oluşturuyor. Beko 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, bu ilham veren başarı yolculuklarını görünür kılarak karşılıyor ve kadınların iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarını desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı Haber

İhracat Rekorunun Ardından “Yeşil Vergi” Dönemi Başladı

Türkiye'nin ürün ihracatı performansı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artış göstererek 273,4 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık ürün ve hizmet ihracatı 396,5 milyar dolara ulaşırken, geride kalan aralık ayında en fazla ihracat 10 milyar doları aşan hacimle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldı.¹ 2026 yılı, bu başarı grafiğinin sürdürülebilirliği için kritik bir eşiği temsil ediyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla Yeşil Mutabakat takviminde geçiş dönemi resmen sona erdi ve mali yükümlülük dönemi başladı. Bu yeni dönemde, AB’ye ihraç edilen demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum, elektrik ve hidrojen gibi ürünlerin karbon yoğunluğu üzerinden mali yükümlülüğün başladığı bir sisteme geçildi.² 1,8 milyar euro fatura riski Artık sadece bir çevre politikası olmaktan çıkan sürdürülebilirlik uyumu, Türkiye ekonomisi için milyar euroluk bir rekabetçilik alanına dönüştü. TÜSİAD’ın analizleri, AB Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uyumunda geç kalınması durumunda, ihracatçıların karşı karşıya kalabileceği karbon maliyetinin yıllık bazda 1,8 milyar euro seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor.³ Bu büyük maliyet riski sanayicilerin kar marjlarını doğrudan tehdit ederken; karbon emisyonlarını doğrudan ve dolaylı emisyonlar (Kapsam 1, 2, 3) bazında şeffaf, denetlenebilir ve dijital bir sistemle raporlayamayan şirketler için Avrupa pazarında rekabet etmek giderek zorlaşacak. Karbonun bir maliyet kalemi haline geldiği bu yeni düzende, dijitalleşme ve ERP entegrasyonu ihracatçılar için Avrupa ile çalışmak ve uyum yükünü azaltmak için bir gerekliliğe dönüştü. Sürdürülebilirlik raporlamasında manuel dönem sona erdi Sürdürülebilirlik verilerinin manuel yöntemlerle dağınık tablolarda toplanması hem hata payını artırıyor hem de AB denetimlerinde ciddi riskler doğuruyor. Canias ERP’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülü, bu süreci bir üretim ve finans disiplinine dönüştürüyor. ESM’nin en ayırt edici özelliklerinden biri olan Fatura Kontrol modülü entegrasyonu, karbon tüketim değerlerinin satın alınan ürünlerin faturalarından otomatik olarak hesaplanmasına olanak tanıyor. Bu sayede şirketler, karbon ayak izini sadece tahminlerle değil, gerçekleşen finansal veriler ve fatura kayıtları üzerinden gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor. Sürdürülebilirlik verisinin doğrudan mali kayıtlarla eşleşmesi denetlenebilirliği en üst seviyeye çıkarırken, karbon hesaplamasını ise yönetilebilir bir süreç haline getiriyor. İhracatta yeşil pasaport Avrupa Birliği’nin SKDM kapsamında talep ettiği raporlama standartlarının yanında, sadece kendi üretim tesisindeki emisyonlarını değil, enerji tüketimini ve hatta tedarik zincirinden gelen dolaylı emisyonları da kapsıyor. Canias ERP ESM modülü, evrensel Kapsam 1, 2, 3, 4, 6 seviyelerindeki tüm tüketimleri ayrı ayrı hesaplayarak raporluyor. Modülün Temel Veriler entegrasyonu, karbon tüketim değerlerini malzeme ve malzeme-tedarikçi ikilisi bazında saklama kabiliyeti sunuyor. Bu özellik, ihracatçıların sadece kendi karbon karnelerini değil, hammadde aldıkları tedarikçilerin de sürdürülebilirlik performanslarını ölçmelerine ve analiz etmelerine imkan tanıyor. Ayrıca, modül içerisinde kullanılan emisyon faktörleri, IPCC, GHG Protocol, IEA ve Avrupa Birliği tarafından referans alınan diğer uluslararası ve güncel kaynaklarla uyumlu şekilde tanımlanıyor; versiyon bazlı yönetilerek geçmiş dönem hesaplamalarının geriye dönük doğrulanabilirliğini garanti altına alıyor. Grafiksel raporlama yeteneğiyle desteklenen bu yapı, karbon tüketim sonuçlarını; tedarikçi, ürün grubu ve etken bazında dağılımlarla sunarak, üst yönetimin stratejik kararlarını veriye dayalı olarak almasını sağlıyor. Bu dijital altyapı, Türk ihracatçılarının 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan yeni döneme uyumunu kolaylaştırıyor. "Sürdürülebilirlik artık finansal bir metrik” Türkiye’nin küresel ihracat sahnesinde rekabet gücünü koruması için dijital olgunluğun belirleyici olduğunu vurgulayan IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, 2026 yılıyla başlayan yeni dönemi şu sözlerle özetledi: “Ülkemizin ihracatta yakaladığı tarihi başarı, 2026 itibarıyla yeni bir dijital olgunluk sınavını da beraberinde getiriyor. Yeşil Mutabakat takviminde mali yükümlülük dönemine girilmesiyle birlikte sürdürülebilirlik, şirketler için sosyal vatandaşlık bilincinden çıkıp doğrudan bir rekabet şartına dönüşüyor. Sınır ötesi ticarette rekabet artık karbon emisyonunu finansal bir veri gibi ölçülebilir ve denetlenebilir biçimde yönetebilmekten geçiyor. Canias ERP’nin ESM modülüyle sürdürülebilirliği üretim ve satın alma süreçlerine entegre ediyor; karbon tüketimini manuel veri girişlerinin yükü olmaktan çıkarıp fatura ve operasyon verileriyle beslenen dijital bir sürece dönüştürüyoruz. Böylece ihracatçılar hem uyum gerekliliklerini daha sağlıklı yönetiyor hem de şeffaf karbon yönetimiyle Avrupa pazarında güvenilir iş ortağı konumunu güçlendiriyor.”

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü Haber

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü

Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma kültürünün güçlenmesi, kurumsal dönüşümün hızlanması ve iyi uygulamaların paylaşılması ile Türkiye’ye öncü olmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KalDer ve BUSİAD iş birliğiyle düzenlediği 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini buluşturarak kentin ortak geleceğine ışık tuttu. Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Konferansı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın da yer aldığı toplantıya alanında uzman kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör temsilcileri katıldı. “SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM VE BİR KÜLTÜR MESELESİDİR” Bursa’da kaliteli işleri her zaman takdir ettiklerini belirterek, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesini kente kazandıran eski dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’e rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kalite yolculuğuyla 2000’de tanıştıklarını, daha sonra EFQM Mükemmellik Modeli’ne geçtiklerini hatırlattı. Tüm sürecin hem kendilerinin gelişimine hem de Nilüfer’in gelişimine katkı sağladığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Şimdi de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde aynı yolculuğa çıktık. Güvenli, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir gelecek, ancak birlikte uyguladığımız sürdürülebilir adımlarla mümkün olabilir. Sürdürülebilirlik bir yaşam ve bir kültür meselesidir. 20 yılı aşkın yerel yönetim deneyimimde, sürdürülebilirliğin bir tercih değil; kaliteli ve nitelikli bir yaşamın ön koşulu olduğunu gördüm” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMALARINA YÖN VERİYOR Sürdürülebilirliğin yalnızca bir kent yönetimi prensibi olmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bazen bir yöresel ürünün üretilmesinde, bazen de bir kültürel mirasın korunmasında ilk adımı belirleyen temel etken olduğunu anlattı. Bu anlayışın Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen tüm çalışmalara yön verdiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Geçtiğimiz aylarda, önce Büyükşehir Belediyemiz, ardından BUSKİ ve KalDer Bursa Şubesi arasında kalite ve sürdürülebilirlik konusunda ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladık. Tüm iştiraklerimiz dahil olmak üzere bu yolculuğa imza attık. Bu adım; Bursamızın geleceğini planlarken kaliteyi, verimliliği, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği ortak bir kurumsal kültür haline getirmemiz için önemli bir başlangıç oldu” diye konuştu. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, ORTAK AKIL VE DAYANIŞMA İLE HAYAT BULABİLİR” “Hedefimiz; daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa’dır” diyen Başkan Mustafa Bozbey, bu hedef doğrultusunda projeler geliştirdiklerini, bilimsel verilerle ilerlediklerini, yeni iş birlikleri kurduklarını anlattı. Sivil toplum kuruluşlarını, özel sektör temsilcilerini ve kent gönüllülerini, sürdürülebilir bir gelecek için atılan adımlara eşlik etmeye davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Sürdürülebilirlik ancak ortak akıl, dayanışma ve kentlilik bilinci ile hayat bulabilir. Konferansa katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ödül alan tüm kurumlarımızın projelerini gönülden tebrik ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar da sürdürülebilirliği sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olma yolunda yapılan sonsuz bir yolculuk olarak tanımladı. Küçükkayalar, aşırı tüketim ve hedefsiz büyüme yerine, ihtiyaçların doğru belirlenmesinin ve gelişmenin odağa alınması gerektiğini ifade etti. KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise Bursa’da sürdürülebilirlik bilincinin hızla yükseldiğini dile getirdi. Kurumların bugün vereceği kararların, yarının yaşam kalitesini, ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyeceğinin altını çizen Ürkmez, “Kalder Bursa Şubesi olarak bu dönüşümdeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Başkanımız Mustafa Bozbey’in güçlü vizyonuyla bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Başkanımızın liderliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, bağlı kuruluşlarda ve iştiraklerde EFQM Mükemmellik Modeli’nin yaygınlaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve veri temelli yönetimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Bu işbirliğini sürdürülebilirlik alanında da genişlettik. Bunun, Bursa’nın örnek bir şehir olmasına katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından ana sponsor firmalara plaket verildi. Program, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti. SEMTRIO Ceo’su İlker Turan ‘Stratejik İş Modeli Sürdürülebilirlik’, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ‘Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasına etkileri’ konularında bilgiler verdi. 'Özel sektör deneyim paylaşımı’ oturumlarında ise ŞÜTAŞ Grubu Yönetim Kurulu üyesi Duygu Yılmaz, Arçelik Pazarlama Kıdemli Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi, Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Dr. Hüseyin Güler ve Polisan Holding ve Grup Şirketleri Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Sarıaslan, deneyimlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akmerkez GYO'da (AKMGY) Sürpriz İstifa! Yönetim Kurulu Kararıyla Yeni Atama! Haber

Akmerkez GYO'da (AKMGY) Sürpriz İstifa! Yönetim Kurulu Kararıyla Yeni Atama!

Sinan Kemal Uzan Görevini Bıraktı, Yerine Taner Yalçın Atandı. Şirket Temsilinde DÖRT İMZA Kuralı Uygulanacak. İstanbul'un ikonik gayrimenkul yatırım ortaklıklarından Akmerkez Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (AKMGY), yönetim kadrosunda önemli bir değişikliğe gittiğini Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı bildirimle duyurdu. 8 Aralık 2025 tarihinde toplanan Yönetim Kurulu, dikkat çeken kararlar aldı. Yönetimde İstifa ve Yeni Atama Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Kemal Uzan, görevinden istifa etti. Yönetim Kurulu, Uzan'dan boşalan koltuğa, ilk genel kurulun onayına sunulmak üzere ve o tarihe kadar görev yapmak üzere Taner Yalçın'ın atanmasına karar verdi. Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca yapılan bu atama, şirketin karar mekanizmasında önemli bir değişimi ifade ediyor. Temsil ve İlzamda Dörtlü İmza Dönemi AKMGY, şirketin temsil ve ilzam yetkisini yeniden düzenleyerek kurumsal yönetimde şeffaflığı ve kontrolü artıracak bir adım attı. Buna göre, şirket unvanı altında vaz edilecek evraklarda DÖRT FARKLI İMZA zorunluluğu getirildi: Raif Ali Dinçkök, Alize Dinçkök veya İhsan Gökşin Durusoy'dan herhangi birine ait BİR İMZA. Nahit Akarkarasu veya Taner Yalçın'dan herhangi birine ait BİR İMZA. Davit Braunştayn'a ait BİR İMZA. Kle Dir Sas adına hareket eden gerçek kişi temsilcisi Cyrille François Paul Deslandes'e ait BİR İMZA. Bu çoklu imza yetkisi kuralı, şirketin finansal ve idari operasyonlarında daha geniş bir mutabakatı zorunlu kılacak. Alınan kararların tescil ve ilan işlemleri İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde başlatıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.