Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kanun Teklifi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kanun Teklifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun Teklifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama Haber

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı sosyal medya hesapları ve basın yayın organlarında yer alan, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde kasıtlı olarak TBMM Genel Kurulu’na getirildiği” yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Merkez tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların asılsız olduğu ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığı belirtildi. “TBMM’NİN ÇALIŞMA TAKVİMİ ANAYASAL USULLER ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜLÜYOR” Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma takviminin anayasal usuller ve yasama süreçleri doğrultusunda belirlendiğine dikkat çekildi. TBMM’nin, Sevr Antlaşması dayatmasını reddeden ve Milli Mücadele’yi zafere ulaştıran millet iradesinin tecelligahı olduğu vurgulanan açıklamada, yasama süreçlerinin tarihsel semboller üzerinden farklı anlamlarla ilişkilendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu ifade edildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür sembolik eşleştirmelerin “toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyon” niteliğinde olduğunu belirtti. Açıklamada, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin amacının ise Türkiye’nin iç bütünlüğünü ve milli dayanışmayı güçlendirmek olduğu savunuldu. Merkez, yüz yıl önce emperyalist dayatmalara karşı birlik olan Türk milletinin bugün de “Terörsüz Türkiye” hedefi etrafında kenetlendiğini belirterek, söz konusu kanun teklifinin milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi bir adım olduğunu ifade etti. Vatandaşlara asılsız iddialara karşı dikkatli olma çağrısında bulunan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi,bin yıllık kardeşliği, ortak geleceği ve milli birlikteliği hedef alan iddialara itibar edilmemesi, kamuoyunun bilgi edinirken yalnızca resmi açıklamaları dikkate almasının önem taşıdığının altı çizildi.

TBMM Genel Kurulu, şehit aileleri ve gazilerin aylık ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler içeren kanun teklifini kabul etti. Haber

TBMM Genel Kurulu, şehit aileleri ve gazilerin aylık ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler içeren kanun teklifini kabul etti.

TBMM Genel Kurulunda, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurulda 382 oyun tamamını alarak kabul edilen düzenlemeyle, başta vazife malulleri, şehit yakınları, gaziler ve terörle mücadelede yaralanan personel olmak üzere çok sayıda kesimin aylık ve sosyal haklarında iyileştirmeye gidildi. ŞEHİT ANNE VE BABALARININ AYLIĞINA ASGARİ ÜCRET GÜVENCESİ Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yapılan değişiklikle, hayatını kaybeden tüm vazife malullerinin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylığın net asgari ücretin altında olmaması yasal güvenceye alındı. Bakıma muhtaç gazi ve malullere ödenen tutar da artırıldı. Daha önce net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, yeni düzenlemeyle net asgari ücretin 2,5 katına çıkarıldı. GAZİLERİN AYLIKLARI YENİDEN DÜZENLENECEK Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklikle vazife malulü erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması öngörüldü. Düzenleme kapsamında bazı hak sahiplerinin aylıkları için en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunlarında 8. derece 1. kademe, diğerlerinde ise eğitim durumuna bakılmaksızın 10. derece 1. kademe esas alınacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak. Ek gösterge rakamları ise birinci derece için 3 bin 600, ikinci derece için 3 bin, üçüncü derece için 2 bin 200, dördüncü derece için 2 bin 100 olarak uygulanacak. Ayrıca kapsam dahilindeki kişilere bağlanacak aylığın toplamı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutardan düşük olamayacak. TERÖRLE MÜCADELEDE YARALANIP MALUL SAYILMAYANLARA AYLIK Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele yönelik oldu. Yeni düzenlemeyle, belirli şartları taşıyan kişilere 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Kapsama; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları dahil edildi. Ateşli silah, şarapnel, patlayıcı mühimmat, mayın, havan, roket ve el bombası gibi unsurların neden olduğu yaralanmaların yanı sıra patlamanın basınç ve termal etkileri ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici ve ezici saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar da düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması ve olayla yaralanma arasında illiyet bağı bulunması sağlık kurulu raporuyla tespit edilecek. 15 TEMMUZ GAZİLERİNE DE YENİ HAKLAR 15 Temmuz darbe girişimi ile terörle mücadele kapsamında yaralanan, ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan bazı kamu görevlileri ve sivillere de aylık bağlanacak. Bu kapsamda 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı üzerinden aylık ödenmesi öngörülüyor. Ayrıca düzenleme kapsamındaki kişilere, aylık hükümleri hariç olmak üzere muharip gazilere sağlanan bazı sosyal ve özlük hakları da tanınacak. Bunlar arasında ücretsiz seyahat ile elektrik ve su kullanımında indirim gibi haklar bulunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar için başvuruların, yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekecek. DÜZENLEMELER NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK? Kanundaki bazı düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden itibaren uygulanırken, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan personele ilişkin düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddi de 55 yaşını doldurdukları tarih esas alınarak yeniden düzenlendi. Kanun teklifinin 382 oyla kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündemdeki diğer kanun tekliflerinin isimlerini okuttu.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım" Haber

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım"

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi konusunda partisinin tutumunu açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı düzenleyen Aksakal, partisinin yetkili kurullarında teklif metnini ayrıntılı biçimde değerlendirdiklerini belirterek, genel anlamda düzenlemeyi olumlu bulduklarını söyledi. Aksakal, kendisinin de DSP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili sıfatıyla yasa teklifine imza atacağını açıkladı. "Teklifi genel olarak olumlu buluyoruz" DSP lideri Aksakal, teklifin parti içerisinde kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, düzenlemenin temel hedefleri açısından olumlu bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Aksakal'ın açıklamasında öne çıkan noktalardan biri ise teklifin eksikliklerine rağmen desteklenmesi oldu. DSP Genel Başkanı, metinde bazı demokratik eksiklikler bulunduğunu ve hukuk devleti açısından risk oluşturabilecek noktalar tespit ettiklerini belirtti. Ancak bu eleştirilerin, teklifin temel amacına yönelik desteklerini değiştirmeyeceğini söyledi. Aksakal, partisinin teklif üzerindeki değerlendirmesini iki farklı zeminde ele aldıklarını ortaya koydu. Bir tarafta kanun metnindeki hukuki ve demokratik eksiklikler bulunurken, diğer tarafta Türkiye'nin terör sorununu sona erdirme hedefinin yer aldığını vurguladı. "Onayımız yasanın kusurlarına değil" Aksakal, DSP'nin teklif konusunda vereceği desteğin doğrudan metindeki bütün hükümlerin kabul edildiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. DSP lideri, demokratik eksiklikleri ve hukuk devleti idealinden uzaklaşma riski gördükleri noktaları tarihe ve kamuoyunun vicdanına bir şerh olarak kaydettiklerini ifade etti. Buna rağmen teklifin desteklenmesinin temel gerekçesinin Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir aşamaya geçme hedefi olduğunu belirtti. Aksakal, "Bizim verdiğimiz onay, yasanın kusurlarına değil, devletimizin terörü bitirme iradesine verilmiş bir destektir" değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, DSP'nin yasa teklifine yönelik desteğini koşulsuz bir siyasi ittifak olarak değil, Türkiye'nin terör sorununu çözme iradesine verilen destek şeklinde konumlandırdığını ortaya koydu. "Bir tek evladımızın dahi burnu kanamasın" Aksakal'ın açıklamasında güvenlik ve toplumsal barış vurgusu da öne çıktı. Terörün Türkiye ve bölge topraklarından tamamen ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çeken DSP lideri, hiçbir vatandaşın zarar görmemesi ve ülkenin uzun süredir devam eden güvenlik sorunlarından kurtulması gerektiğini belirtti. Aksakal, DSP'nin bu nedenle yasa teklifine "evet" diyeceğini ifade etti. Bu yaklaşım, partisinin yasa teklifine ilişkin değerlendirmesinde güvenlik ve toplumsal barış hedeflerini öncelikli gördüğünü gösterdi. Erdoğan ve devlet kurumlarına güven mesajı DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis'teki açıklamasında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin devlet kurumlarına güven mesajı da verdi. Barış sürecinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurum ve kuruluşlarına güvendiklerini söyleyen Aksakal, sürecin devlet mekanizmaları içerisinde yürütülmesinin önemine işaret etti. Bu açıklamayla DSP, çerçeve yasa teklifine yönelik desteğini yalnızca Meclis'teki bir yasal düzenlemeye değil, Türkiye'nin terör sorununu çözmeye yönelik devlet politikasına verilen destek olarak tanımladı. "Yarın görevimiz demokratik boşlukları doldurmak" Aksakal'ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından atılması gerektiğini düşündüğü adımlar oldu. DSP Genel Başkanı, silahların susması için sorumluluk aldıklarını belirterek, bundan sonraki süreçte teklif içerisinde gördükleri demokratik eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Aksakal, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. DSP liderine göre Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmamalı; süreç, bütün vatandaşların eşit kabul edildiği ve demokratik mekanizmaların güçlendirildiği bir Türkiye hedefiyle tamamlanmalı. DSP'nin tutumu Meclis dengeleri açısından önemli Çerçeve yasa teklifine ilişkin siyasi partilerin tutumları, düzenlemenin TBMM'deki görüşme süreci açısından önem taşıyor. DSP'nin destek açıklaması, teklif lehine oluşabilecek siyasi zemini güçlendiren adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak Aksakal'ın açıklamalarında, desteğin metindeki tüm hükümlerin eksiksiz biçimde kabul edildiği anlamına gelmediği de açıkça görülüyor. DSP'nin bundan sonraki süreçte komisyonda ve Genel Kurul aşamasında teklifin demokratik ve hukuki yönlerine ilişkin değişiklik önerileri getirmesi bekleniyor. Önder Aksakal'ın açıklaması, partisinin temel yaklaşımını "terörün sona erdirilmesine destek, ancak demokratik ve hukuki eksikliklerin giderilmesi" şeklinde ortaya koydu. Türkiye'de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında siyasi tartışmalar sürerken, çerçeve yasa teklifinin TBMM'deki görüşmeleri de sürecin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürecek.

TBMM'de çocuklara ilişkin düzenleme: İlk iki madde kabul edildi, tartışmalı madde çıkarıldı Haber

TBMM'de çocuklara ilişkin düzenleme: İlk iki madde kabul edildi, tartışmalı madde çıkarıldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin önemli düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerinde kritik bir aşamaya geçildi. "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin ilk iki maddesi Genel Kurul'da kabul edildi. Kabul edilen maddeler, bir yandan çocukların ateşli silahlara erişiminin önlenmesine yönelik yeni yaptırımlar getirirken, diğer yandan çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin mevcut hükümleri yeniden şekillendiriyor. Görüşmeler sırasında teklifin en çok tartışılan maddelerinden biri ise metinden çıkarıldı. Türk Ceza Kanunu'nda tekerrür hükümlerinin uygulanması bakımından yaş istisnasını 18'den 15'e indirmeyi öngören düzenleme, verilen önergeyle teklif kapsamından çıkarıldı. Çocuğun silaha ulaşmasına neden olana hapis cezası Genel Kurul'da kabul edilen ilk madde, ateşli silahların güvenli şekilde muhafaza edilmesine ilişkin yeni bir sorumluluk getiriyor. Buna göre, ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza eden ve bu nedenle bir çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişi, daha ağır bir suç oluşmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecek. Düzenlemenin temel amacı, çocukların silahlara erişiminin önlenmesi ve silah sahiplerinin muhafaza yükümlülüklerinin daha açık hale getirilmesi olarak öne çıkıyor. Özellikle çocukların bulunduğu ev ve yaşam alanlarında silahların güvenli şekilde saklanmasına ilişkin sorumluluğun artırılması, düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri oldu. 12-15 yaş grubunun ceza sorumluluğu yeniden düzenleniyor Teklifin kabul edilen ikinci maddesi ise doğrudan çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin hükümleri kapsıyor. Buna göre, suçu işlediği sırada 12-15 yaş arasında bulunan çocukların, gerçekleştirdikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu doğmayacak. Bu durumda çocuklar hakkında hapis cezası yerine yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması öngörülüyor. Ancak mahkemenin, çocuğun gerçekleştirdiği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabildiğine ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğuna kanaat getirmesi halinde farklı bir ceza rejimi uygulanabilecek. Bu durumda suçun niteliğine göre belirlenen indirimli hapis cezaları gündeme gelecek. 15-18 yaş grubuna yönelik ceza aralıkları değişiyor Teklif kapsamında 15-18 yaş grubundaki çocuklar için de ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarına ilişkin yeni ceza aralıkları belirlendi. Düzenlemenin bu bölümü, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar açısından uygulanacak ceza miktarlarının yeniden ele alınmasını içeriyor. Böylece çocukların yaş grupları arasındaki farklılıkların ceza uygulamasına daha belirgin şekilde yansıtılması amaçlanıyor. Hakimlere daha geniş takdir yetkisi Genel Kurul'da kabul edilen önergeyle mahkemelere bazı suçlar bakımından daha geniş değerlendirme yetkisi de tanındı. Buna göre, ağır yaralama suçlarının belirli türlerinde 15-18 yaş grubundaki çocuklara uygulanan yaş indiriminin uygulanmamasına mahkemeler karar verebilecek. Ayrıca 12-15 yaş grubundaki çocuklar açısından da bazı durumlarda bir üst yaş grubuna uygulanan ceza rejiminin uygulanmasına yönelik hakime takdir yetkisi verildi. Bu düzenleme, aynı yaş grubunda bulunan çocukların işledikleri fiilin niteliği ve olayın koşullarına göre farklı şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyabilecek. Tartışmalı tekerrür maddesi tekliften çıkarıldı Genel Kurul görüşmelerinde dikkat çeken gelişmelerden biri de tekerrür hükümlerine ilişkin düzenlemenin tekliften çıkarılması oldu. İlk metinde, Türk Ceza Kanunu'ndaki tekerrür hükümlerinin uygulanmasında yaş istisnasının 18'den 15'e düşürülmesiöngörülüyordu. Ancak Genel Kurul'da verilen önergenin kabul edilmesiyle söz konusu madde teklif metninden çıkarıldı. Bu gelişme, kanun teklifinin görüşmeleri sırasında çocukların ceza sorumluluğu konusunda yapılan değerlendirmelerin önemli başlıklarından biri oldu. Genel Kurul'da görüşmelere ara verildi Kanun teklifinin dördüncü maddesinin görüşmeleri sırasında Genel Kurul çalışmalarına ara verildi. Verilen aranın ardından komisyonun salonda yerini almaması üzerine birleşimin ertelenmesine karar verildi. Böylece teklifin kalan maddelerinin görüşülmesi sonraki birleşime kaldı. Düzenlemenin devamında ne olacak? TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ilk iki madde, çocukların ceza sorumluluğu ve ateşli silahların güvenli şekilde muhafaza edilmesi konusunda önemli değişiklikler içeriyor. Özellikle 12-15 ve 15-18 yaş gruplarına yönelik farklı ceza rejimleri, mahkemelere tanınan takdir yetkisi ve çocukların silahlara erişimini engellemeye yönelik hapis cezası, teklifin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Buna karşılık tekerrür hükümlerinde yaş sınırını 18'den 15'e indirmeyi öngören düzenlemenin tekliften çıkarılması, kanun teklifinin kapsamı açısından önemli bir değişiklik oluşturdu. Teklifin kalan maddelerinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri ve yapılabilecek yeni önergeler, düzenlemenin nihai şeklini belirleyecek.

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz" Haber

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda "çerçeve yasa teklifi" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında partisinin yol haritasını açıkladı. TBMM'de parti komisyon üyeleriyle yaklaşık 3,5 saat süren bir toplantı gerçekleştiren Özel, teklifin hazırlanma sürecine yönelik eleştirilerini dile getirirken, çözüm sürecinin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiği yönündeki tutumlarının devam ettiğini belirtti. Özel, YENİ Parti'nin teklifin mevcut haline imza atmayacağını ancak komisyonda ve Genel Kurul aşamasında görüşlerini açık şekilde ortaya koyacağını ifade etti. "Teklifin hazırlanma sürecinde özensizlik var" Özgür Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlattı. Teklifin partiye ulaştırılmasının ardından kısa süre içinde Meclis Başkanlığı'na teslim edildiğini belirten Özel, bu süreçte yeterli değerlendirme imkanı oluşmadığını savundu. Özel, özellikle böylesine kritik bir konuda hazırlık sürecinin daha şeffaf ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, teklif metninin kamuoyundan ve siyasi partilerden yeterince tartışılmadan gündeme getirildiğini ileri sürdü. YENİ Parti'nin hukukçu milletvekilleri ve akademisyenlerle kapsamlı değerlendirmeler yaptığını belirten Özel, metnin teknik açıdan eleştiriye açık noktaları bulunduğunu söyledi. Hukukçular ve akademisyenlerle değerlendirme yapıldı Özel, teklifin değerlendirilmesi kapsamında ceza hukuku alanında uzman akademisyenlerin katıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantılarda teklifin hukuki boyutunun yanı sıra siyasi sonuçlarının da ele alındığını belirten Özel, partisinin sürece yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal ve siyasi etkileri bakımından da baktığını ifade etti. Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin teklif konusunda tamamen dışarıda kalmayacağını ancak mevcut metne doğrudan destek vermeden değişiklik önerileri sunacağını gösterdi. "Kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz yok" YENİ Parti'nin bundan sonraki süreçte izleyeceği politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, teklifin mevcut haline sonradan imza verme gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını açık şekilde ifade etti. Özel, parti üyelerinin komisyonda eleştirilerini, önerilerini ve katkılarını ortaya koyacağını belirterek, Genel Kurul aşamasında da süreci takip edeceklerini söyledi. "İlk günden beri takındığımız ilkesel tutumumuza uygun davranacağız" diyen Özel, partisinin kararının Meclis görüşmeleri sırasında netleşeceğini ifade etti. "Sorunu ortaya çıkaran nedenler ortadan kaldırılmalı" Özgür Özel, partisinin teklif hakkındaki temel yaklaşımının yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Kalıcı bir çözüm için öncelikle mevcut sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ele alınması gerektiğini belirten Özel, demokratikleşme adımlarının sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Özel, YENİ Parti'nin komisyonda özellikle demokratikleşme başlığı altında değerlendirmeler yapacağını, öneriler sunacağını ve gerekli gördüğü noktalarda değişiklik teklifleri hazırlayacağını açıkladı. Meclis vurgusu: "Çözüm parlamento zemininde olmalı" YENİ Parti liderinin açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de çözüm adresinin Meclis olması gerektiği yönündeki mesaj oldu. Özel, geçmişten bu yana savundukları yaklaşımın, toplumsal sorunların demokratik temsil mekanizmaları içerisinde ve parlamento çatısı altında çözülmesi olduğunu ifade etti. Bu açıklama, partisinin sürece tamamen karşı çıkmadığını ancak yöntemin, içeriğin ve uygulama biçiminin önemli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Çerçeve yasa teklifinde kritik süreç başlıyor Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin önümüzdeki süreçte TBMM komisyonlarında ve Genel Kurul aşamasında görüşülmesi bekleniyor. Siyasi partilerin teklif üzerindeki değerlendirmeleri, önerileri ve olası değişiklik talepleri Meclis sürecinin belirleyici unsurları olacak. YENİ Parti'nin de komisyon aşamasında vereceği katkılar ve yapacağı eleştiriler, teklifin nihai şeklinin oluşmasında etkili olabilecek başlıklar arasında gösteriliyor. Siyasi dengeler açısından önemli mesaj Özgür Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin hem toplumsal uzlaşı vurgusunu koruduğunu hem de yasa teklifinin mevcut haliyle bazı çekinceler taşıdığını ortaya koydu. Önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmeler sırasında partilerin tavrı ve yapılacak değişiklik önerileri, teklifin geleceği açısından kritik rol oynayacak.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart"

TBMM'ye 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan çerçeve yasa teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin "Terörsüz Türkiye" hedefinin hukuki altyapısını oluşturmayı amaçladığını söyledi. Gürlek, teklifin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı'nın da katkı sunduğunu belirterek, sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütüleceğini vurguladı. "Terör tehdidinin ortadan kaldırılması ortak sorumluluk" Adalet Bakanı Gürlek, hükümet tarafından "Terörsüz Türkiye" olarak ifade edilen sürecin milli bir devlet politikası olduğunu belirtti. Güvenlik güçlerinin yıllar süren mücadelesi sonucunda terör örgütünün hareket alanının büyük ölçüde daraltıldığını ifade eden Gürlek, oluşan güven ortamının kalıcı hale getirilmesi için hukuki, sosyal ve kurumsal adımlar atılması gerektiğini söyledi. Teklifin temel amacının toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, ortak aidiyet duygusunu artırmak ve terörün yeniden kullanılabileceği alanları ortadan kaldırmak olduğunu dile getirdi. Uygulama için PKK'nın tamamen sona ermesi şartı Akın Gürlek, kanun teklifinin uygulanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini açıkladı. Buna göre; PKK/KCK'nın fiili varlığının tamamen sona erdiğinin tespit edilmesi, Örgütün kontrolündeki tüm silah ve mühimmatın teslim edilmesi, Silahların geri dönülemeyecek şekilde imha edilmesi, gerekecek. Bu sürecin güvenlik kurumları tarafından açık ve kesin şekilde tespit edileceğini belirten Gürlek, tespitin ardından konunun Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edileceğini ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağını ifade etti. TBMM'de izleme komisyonu oluşturulacak Teklif kapsamında sürecin takip edilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulacağını aktaran Gürlek, TBMM bünyesinde kurulacak izleme komisyonunun da uygulamaları takip edeceğini söyledi. Meclis komisyonunun gerektiğinde tavsiye ve değerlendirmelerde bulunabileceğini belirten Gürlek, sürecin denetlenebilir ve hukuki çerçevede yürütüleceğini ifade etti. "Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri korunacak" Bakan Gürlek, kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri olan kapsam konusunda da açıklamalarda bulundu. Terör saldırısı talimatı veren kişiler ile güvenlik güçlerinin şehit edilmesinden sorumlu olanların düzenleme kapsamında yer almadığını vurgulayan Gürlek, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetileceğini söyledi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır." "Kazanan Türkiye ve milletimiz olacak" Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin yalnızca Türkiye'nin iç güvenliği açısından değil, bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını savundu. Terörden arındırılmış bir Türkiye'nin daha güçlü ekonomi, yatırım ortamı ve kalkınma hedeflerine katkı sağlayacağını belirten Gürlek, bölgesel ticaret koridorları, enerji projeleri ve ulaştırma hatlarının güvenliğinin de güçleneceğini ifade etti. Gürlek, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef; daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü bir kalkınma anlamına gelmektedir." Teklif Meclis sürecinde değerlendirilecek "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM'deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinden geçmesi bekleniyor. Adalet Bakanı Gürlek, teklifin Türkiye'nin huzur ve güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, hazırlanmasında katkı sunan siyasi partilere ve paydaşlara teşekkür etti.

Erdoğan'dan Çerçeve Yasa Açıklaması: "Terör Tehdidinden Kalıcı Olarak Kurtarmayı Hedefliyoruz" Haber

Erdoğan'dan Çerçeve Yasa Açıklaması: "Terör Tehdidinden Kalıcı Olarak Kurtarmayı Hedefliyoruz"

Erdoğan'dan sosyal medya üzerinden açıklama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak da anılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, teklifin kapsamlı istişareler sonucunda hazırlandığını ve geniş bir uzlaşı anlayışıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takdirine sunulduğunu ifade etti. "Milli birlik ve beraberliği perçinlemeyi hedefliyoruz" Paylaşımında düzenlemenin amaçlarına değinen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, aziz milletimizin çözüm iradesini yansıtan geniş bir mutabakatla bugün Gazi Meclis'imizin takdirine sunuldu." Cumhurbaşkanı Erdoğan, teklifin Türkiye'nin güvenliği ve toplumsal huzuru açısından önemli bir adım olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, milli birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi hedefleyen bu adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum." Bahçeli ve siyasi partilere teşekkür etti Erdoğan, açıklamasında kanun teklifinin hazırlanması ve sürecin ilerlemesine katkı sunan siyasi aktörlere de teşekkür etti. Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere, siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Gerek kanun teklifinin tekemmül ettirilmesine gerekse sürecin başarıya ulaşmasına katkı veren başta Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi parti gruplarımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum." Teklif TBMM gündeminde "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ardından Meclis komisyonlarında ve Genel Kurul'da görüşülecek. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran teklif, siyasi partilerin farklı değerlendirmelerine konu olurken, önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmelerin gündemin önemli başlıklarından biri olması bekleniyor.

Çerçeve yasa teklifinin detayları ortaya çıktı: 12 maddelik düzenlemede silah bırakma şartı ve erteleme hükümleri yer alıyor Haber

Çerçeve yasa teklifinin detayları ortaya çıktı: 12 maddelik düzenlemede silah bırakma şartı ve erteleme hükümleri yer alıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin ayrıntıları açıklandı. Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak değerlendirilen düzenleme, PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin sona erdirilmesi, silahların teslim edilmesi ve bu sürecin devlet kurumları tarafından teyit edilmesine yönelik hükümler içeriyor. Düzenlemenin uygulanması için silah bırakma şartı Teklif metnine göre, kanundan yararlanılabilmesi için PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son vermesi, kontrolündeki silah ve mühimmatları teslim etmesi gerekiyor. Bu sürecin tamamlandığının güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi öngörülüyor. Düzenlemede, “Tespit ve Teyit Makamı” olarak güvenlik kurumlarının değerlendirmesi ve MGK onayı esas alınıyor. Kapsama giren suçlar belirlendi Teklif kapsamında; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, Örgüte üye olma, Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, Örgüt propagandası yapma, Örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen bazı suçlar, Terörizmin finansmanına ilişkin suçlar yer alıyor. Ancak bazı ağır suçlar kapsam dışında tutuluyor. 2005 öncesi ağırlaştırılmış müebbet cezaları kapsam dışında Düzenlemede, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçların kapsam dışında bırakıldığı belirtiliyor. Bu kapsam nedeniyle 2005 öncesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin düzenlemeden yararlanamayacağı ifade ediliyor. Soruşturma ve davalara erteleme düzenlemesi Teklifte, kapsam dahilindeki kişiler hakkında devam eden soruşturma ve davalar için erteleme hükümleri yer alıyor. Buna göre; Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi öngörülüyor. Erteleme kararlarına karşı iki hafta içinde itiraz edilebilecek. Cezaların infazına ilişkin düzenleme Teklifte, kesinleşmiş cezalar için de erteleme hükümleri bulunuyor. Buna göre; Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezaları 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezaları ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezaları 10 yıl süreyle infaz hâkimi kararıyla ertelenebilecek. Belirlenen süre içerisinde yeni bir suç işlenmemesi halinde verilen cezanın infaz edilmiş sayılması düzenleniyor. Örgüt faaliyetlerine son verilmesi izlenecek Kanunun uygulanmasını takip etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulması planlanıyor. Kurulda; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı, MGK Genel Sekreteri yer alacak. Ayrıca TBMM bünyesinde 17 üyeden oluşan bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülüyor. Başvurular için 6 aylık süre Teklif kapsamında düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde yazılı başvuru yapması gerekiyor. Düzenlemede ayrıca teslim ve silahsızlanma sürecine ilişkin uygulama esaslarının Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanacağı belirtiliyor. Çerçeve yasa teklifinin TBMM’deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinin ardından yürürlüğe girip girmeyeceği siyasi partilerin tutumu ve Meclis görüşmeleriyle netleşecek.

Çocuk suçlarında yeni düzenleme. Meclis Komisyonu’ndan kapsamlı düzenlemeye onay Haber

Çocuk suçlarında yeni düzenleme. Meclis Komisyonu’ndan kapsamlı düzenlemeye onay

TBMM Adalet Komisyonu, Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni kabul etti. Düzenleme; çocukların suça yönelmesini önlemeye yönelik yeni tedbirler, ceza sorumluluğu, infaz sistemi ve aile yükümlülüklerine ilişkin önemli değişiklikler içeriyor. Teklife göre, ateşli silahların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilerek çocukların eline geçmesine neden olan kişiler, başka bir suç oluşmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak. ÇOCUKLARA YÖNELİK CEZA HÜKÜMLERİ DEĞİŞİYOR Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, 12-15 yaş grubundaki çocukların fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunmaması halinde ceza sorumluluğu olmayacak, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanacak. 15-18 yaş grubundaki çocuklar için ise ağır suçlarda uygulanacak cezalarda yeni oranlar belirlenirken, kasten öldürme ve ağır yaralama gibi suçlarda hâkime bazı durumlarda yaş indirimi uygulamama yetkisi verilecek. Teklifle ayrıca, suçta tekerrür hükümlerindeki yaş sınırı 18’den 15’e indiriliyor. Buna göre, suçu işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında tekerrür hükümleri uygulanmayacak. AİLE YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ İHLAL EDENLERE DAHA AĞIR YAPTIRIM TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre düzenlemeyle aile hukukundan doğan bakım, eğitim ve destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere yönelik cezalar artırılıyor. Çocuğun kasten öldürme veya ağır yaralama suçu işlemesi halinde, ihmali bulunan kişiye verilecek cezanın artırılabilmesine yönelik düzenleme getiriliyor. Ayrıca çocuklarının güvenliği ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan anne veya babalar için öngörülen hapis cezası da yükseltiliyor. ÇOCUKLARIN İNFAZ SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENİYOR Teklifle çocuk hükümlülerin ceza infaz sürecinde de değişiklik yapılıyor. Çocukların doğrudan çocuk eğitimevlerine gönderilmesi yerine, öncelikle çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında değerlendirilmesi ve iyi halli olmaları halinde eğitimevlerine ayrılması öngörülüyor. Ayrıca 12-18 yaş grubundaki çocukların; suç türü, cinsiyet ve fiziki gelişim durumları dikkate alınarak kurum içinde farklı bölümlerde barındırılması düzenleniyor. Bazı çocuk hükümlüler için ise belirli şartlarla cezaların doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilmesinin önü açılıyor. BIÇAK SATIŞINA VE ÇOCUKLARIN TAŞIMASINA YENİ YASAKLAR Kabahatler Kanunu’na eklenen düzenlemeyle, ruhsatlı yerler dışında bıçak ve benzeri kesici-delici aletlerin satışı ve sergilenmesi, 18 yaşından küçüklere satılması ve çocuklar tarafından taşınması yasaklanıyor. Yasağa uymayanlara 5 bin lira, durumun ağır olması halinde ise 10 bin lira idari para cezası uygulanacak. Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen düzenlemeyle, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için yeni güvenlik tedbirleri oluşturuluyor. Bu kapsamda çocuklara; sosyal ve toplumsal hizmetlere katılım, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane çalışmaları, çevre temizliği ve doğa faaliyetleri, bağımlılıkla mücadele programları gibi yönlendirme tedbirleri uygulanabilecek. Düzenlemeyle çocukların yeniden suç işlemelerinin önlenmesi ve topluma kazandırılması amaçlanıyor. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin çocuk adalet sistemine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, teklifin ilerleyen günlerde TBMM Genel Kurulu’nun görüşüne sunulacağını açıkladı. Yüksel, çocukların ihmal, istismar ve risklerden korunmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.