Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kanun Teklifi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kanun Teklifi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanun Teklifi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mekke Savunma Anlaşması TBMM Komisyonu’nda Kabul Edildi Haber

Mekke Savunma Anlaşması TBMM Komisyonu’nda Kabul Edildi

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda oy çokluğuyla kabul edildi. Teklifin yasalaşması için TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi bekleniyor. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Türkiye’deki onay sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu’nda oy çokluğuyla kabul edildi. Komisyondan geçen teklifin, yasama sürecinin devamında TBMM Genel Kurulu’nun gündemine gelmesi bekleniyor. Mekke Anlaşması Neleri Kapsıyor? Üç ülke arasında imzalanan anlaşma; ortak savunma ve caydırıcılığın güçlendirilmesini, güvenlik alanındaki koordinasyonun artırılmasını ve savunma sanayisi iş birliğinin geliştirilmesini öngörüyor. Anlaşma metninde, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı veya askeri saldırganlığın ortak güvenlik çerçevesinde değerlendirilmesi ve saldırıya uğrayan tarafa destek sağlanması gibi hükümler yer alıyor. Gözler TBMM Genel Kurulu’nda Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifinin yürürlüğe girebilmesi için Meclis’teki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor. Genel Kurul’da yapılacak görüşmeler ve oylama, anlaşmanın Türkiye’deki onay sürecinin sonraki aşamasını oluşturacak.

Tasfiye sürecindeki fonlarda 45 bin kişiye 40,8 milyar TL ödendi Haber

Tasfiye sürecindeki fonlarda 45 bin kişiye 40,8 milyar TL ödendi

Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan 6’ncı Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına ilişkin son gelişmeler açıklandı. Üç portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 66 fonda 45 binden fazla kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemi tamamlandı. Fonların sayısı 131’den 65’e geriledi. Fon Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarının durumu, yatırımcılara yapılacak ödemeler ve sermaye piyasalarına yönelik yeni düzenleme hazırlıkları hakkında bilgi verildi. 45 binden fazla kişiye 40,8 milyar TL’lik işlem Açıklamaya göre A1 Portföy Yönetim Şirketi A.Ş., Bulls Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. ve Pardus Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. tarafından kurulan ve yönetilen 66 ayrı yatırım fonunda tasfiye işlemleri tamamlandı. Ziraat Bankası aracılığıyla yürütülen işlemler kapsamında 45 binden fazla kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemi gerçekleştirildi. Bu gelişmeyle birlikte tasfiye sürecinde bulunan fon sayısı 131’den 65’e düştü. Tasfiye düzenlemesi komisyondan geçti Tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin biçimde yürütülmesini ve ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını amaçlayan kanun teklifi, 14 Ekim 2026’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Açıklamada, teklifin önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesinin öngörüldüğü belirtildi. Kurul toplantısında ayrıca sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların giderilmesi, düzenleme ve denetleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılması amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu’nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikler öngören yeni bir taslak düzenleme üzerinde ilk değerlendirmelerin yapıldığı bildirildi. Hedef Portföy fonları için de tasfiye kararı Sermaye Piyasası Kurulu’nun 15 Ekim 2026 tarihli kararıyla Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. tarafından kurulan fonların tasfiye işlemlerinin de A1, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin fonları için belirlenen esaslara tabi tutulmasına karar verildi. Açıklamada, bu kapsamda önümüzdeki hafta başta para piyasası fonlarında yatırımı bulunanlar olmak üzere mümkün olan en fazla sayıda kişiye ödeme yapılmasının planlandığı ifade edildi. Tasfiye sürecine ilişkin çalışmaların, yatırımcıların haklarının korunması ve ödemelerin belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmesi amacıyla sürdürüldüğü bildiri

Cevdet Yılmaz TBMM'de açıkladı: 455 bin yatırımcı için ödeme süreci başlıyor Haber

Cevdet Yılmaz TBMM'de açıkladı: 455 bin yatırımcı için ödeme süreci başlıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda sorunlu fonlara ilişkin tasfiye sürecinin yol haritasını açıkladı. Yılmaz, 7 şirket ve 131 fon için tasfiye sürecinin başlatılacağını, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde ekim ayında 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi yapılmasının öngörüldüğünü söyledi. "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir" TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Gündem dışı söz almak üzere Genel Kurul’a davet edilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu’nun çalışmaları hakkında milletvekillerine bilgi verdi. Ekonominin temellerinin sağlam olduğunu belirten Yılmaz, ekonomik görünüme ilişkin sistemik bir sorun bulunmadığını ifade etti. Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı güvence sağladığını belirten Yılmaz, bankacılık sisteminin de yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasalarının genel görünümünü temsil etmediğini vurgulayarak, "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır" dedi. "Haksız kazanç sağlayanlar hukuk önünde hesap verecek" Sorunlu fonlarla ilgili gerekli çalışmaların ilk günden itibaren başlatıldığını belirten Yılmaz, yatırımcıların ve kamunun haklarının korunmasının öncelikli olduğunu söyledi. Spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayanların hukuk kuralları çerçevesinde hesap vereceğini ifade eden Yılmaz, hukuka aykırı işlemler ve usulsüzlüklerle mücadelenin sürdürüleceğini kaydetti. Yılmaz, soruşturma ve incelemelerde aceleci davranılmayacağını da belirterek, yeterli bilgiye dayanmadan kimsenin haksız yere töhmet altında bırakılmayacağını söyledi. Hazineden kaynak kullanılmayacak Tasfiye sürecinde özel zararların karşılanması için Hazine kaynağı kullanılmayacağını açıklayan Yılmaz, ödemelerin öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarından yapılacağını bildirdi. Yılmaz, tasfiye sürecinde fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynakların ve sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek gelirlerin de kullanılacağını söyledi. Ödemelerde yatırımcıların fondaki payları oranında dağılım yapılmasının esas olduğunu belirten Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise 1 milyon liraya kadar ana paranın ara ödeme yoluyla geri ödenmesinin planlandığını açıkladı. Küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarının ödemelerde öncelikli olacağını belirten Yılmaz, sürecin şeffaf, adil ve mümkün olan en hızlı şekilde yürütüleceğini ifade etti. Devlet Denetleme Kurulu sahada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdiğini hatırlatan Yılmaz, şu anda sahada 10 müfettişin çalışma yürüttüğünü açıkladı. İhtiyaç halinde müfettiş sayısının artırılabileceğini belirten Yılmaz, incelemeler sonucunda idari ve kişisel sorumlulukların ortaya çıkarılacağını söyledi. Yılmaz, hazırlanacak raporun yalnızca sorumluları belirlemekle kalmayacağını, sistemdeki açıkların tespit edilmesi ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için alınacak önlemlere de ışık tutacağını kaydetti. 7 şirket ve 131 fon için tasfiye süreci Yılmaz, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonun durumuna ilişkin de bilgi verdi. Tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat Bankası ve İş Bankası'nın belirlendiğini aktaran Yılmaz, daha önce İş Bankası ile çalışan Tera kapsamındaki 6 fonun tasfiyesinin İş Bankası tarafından, kalan 125 fonun tasfiyesinin ise Ziraat Bankası tarafından yürütüleceğini söyledi. Fonların yatırımcı payları, nakit varlıkları, borç ve alacakları ile mal varlıklarının mevcut durumunun tespit edildiğini belirten Yılmaz, ilgili bankaların saklama faaliyetlerini de resmi olarak devraldığını ifade etti. İlk tasfiye süreci yarın başlıyor Yılmaz'ın açıklamasına göre 7 şirketten A1 Capital, Bulls ve Pardüs olağan tasfiye sürecine tabi tutulacak. Bu kapsamda 17 fonun tasfiye edilmesi öngörülüyor. Yılmaz, bu fonlardaki yatırımcılara ödemelerin yapılacağını söyledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerinin tamamlanmasının ardından kalan 4 şirket ve bunlara bağlı fonlar için olağanüstü tasfiye sürecinin başlatılması planlanıyor. Atlas şirketinin de olağan yöntemle tasfiye edilmesi üzerinde çalışıldığını belirten Yılmaz, uzlaşma sağlanması halinde Atlas'ın da olağan tasfiye kapsamında yatırımcıların haklarını ödeyeceğini ifade etti. Nihai tasfiye 5-6 ay içinde tamamlanacak Yılmaz, olağanüstü tasfiyenin temelini 1 milyon liraya kadar ana para ödemesinin oluşturacağını belirtti. Fon alacaklarının tahsili ve borçların ödenmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini aktaran Yılmaz, nihai tasfiye bakiyesinin yaklaşık 5-6 aylık süreçte sonuçlandırılmasının öngörüldüğünü söyledi. Hazırlanan kanun teklifinin Meclis'te yasalaşması halinde, ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin yapılabileceğini ifade etti. 455 bin 758 yatırımcı için ödeme planı Yılmaz, hak sahipliğinin fon ve hesap bazında belirleneceğini belirterek, olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayında gerçekleştirilmesiyle 455 bin 758 kişinin büyük bölümünün ödemelerinin tamamen yapılmasının hedeflendiğini açıkladı. Hazırlanan kanun teklifinin teknik çalışmalarının tamamlandığını belirten Yılmaz, düzenlemenin Meclis tarafından kabul edilip yürürlüğe girmesi halinde ödemelerin en kısa sürede başlatılacağını söyledi. Kanun teklifi Meclis'in takdirine sunulacak Fon Koordinasyon Kurulu'nun son toplantısında ilgili tüm kurumların katkısıyla hazırlanan kanun teklifi taslağının kapsamlı biçimde ele alındığını aktaran Yılmaz, teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından taslağın Meclis'in takdirine sunulacağını bildirdi. Yılmaz, sermaye piyasalarının büyütülmesi ve derinleştirilmesi hedefinden vazgeçilmeyeceğini belirterek, yatırımcıların haklarını koruyan ve piyasanın güven içinde işlemesini sağlayan düzenlemelerin hayata geçirileceğini ifade etti.

Yabancı dijital konaklama platformları Bakanlıktan iki yıllık izin belgesi alacak Haber

Yabancı dijital konaklama platformları Bakanlıktan iki yıllık izin belgesi alacak

Yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen kanun teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edildi. Teklifin, önümüzdeki aşamada TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi bekleniyor. “DENETİME BAĞLI, SORUMLULUKLARI AÇIK BİR YAPI OLUŞTURUYORUZ” Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, düzenlemeyle uluslararası platformların hukuki ve mali sorumluluklarının açık biçimde belirlendiğini söyledi. Alpaslan, Türkiye’deki tüketicilere hizmet sunan yabancı platformların faaliyet alanlarının denetime bağlandığını, kurallara aykırılık halinde uygulanacak yaptırımların da netleştirildiğini belirtti. VERGİ, İZİN BEDELİ VE TURİZM PAYI ŞARTI Teklifin yasalaşması halinde platformların vergi yükümlülüklerini yerine getireceğini, izin belgesi bedeli ödeyeceğini ve turizm payı vereceğini ifade eden Alpaslan, Türkiye turizminden gelir elde eden kuruluşların ülkenin tanıtımına da katkı sunmasının amaçlandığını vurguladı. Teklife göre, 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Kanununda da değişiklik yapılacak. Ayrıca yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda platformların alacağı komisyona yüzde 17 üst sınır getirilecek. Buna göre, hizmetin vergiler hariç bedelinin yüzde 17’sini aşan komisyon alınamayacak. KONAKLAMA REZERVASYONLARINDA KDV VE STOPAJ OTELDE OLACAK Alpaslan, dijital platformlar üzerinden yapılan konaklama rezervasyonlarında, KDV ve stopaj beyanı ile ödeme yükümlülüğünün hizmeti sunan otelde olacağını söyledi. Teklifle yabancı platformların doğrudan satış yapabileceği alanlar da belirlendi. Buna göre platformlar yalnızca; turizm belgeli konaklama tesisleri, turizm amaçlı kiralama izinli konutlar, uçak bileti satışları üzerinden doğrudan satış yapabilecek. Münhasıran seyahat acentalığı kapsamındaki diğer hizmetler ise yetkili seyahat acentaları aracılığıyla sunulacak. Araç kiralama işlemlerinin de Ticaret Bakanlığından yetkili işletmeler üzerinden yapılması öngörülüyor. Platformların Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığından iki yıl süreli izin belgesi alması gerekecek. Belge bedeli 5 milyon lira olarak belirlendi. Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak. Başvurularda ayrıca dijital hizmet vergisi mükellefiyeti, vergi borcunun bulunmaması, Türkiye’de temsilci atanması, UETS adresi bildirilmesi ve belge bedelinin ödenmesi şartları aranacak. Teklife göre bu faaliyetlerden doğan uyuşmazlıklarda Türk hukuku uygulanacak ve Türk mahkemeleri yetkili olacak. Alpaslan, bunun tüketicilerin hak arama süreçleri açısından temel güvence oluşturduğunu söyledi. YAPTIRIMLAR VE YÜRÜRLÜK TARİHİ Yükümlülüklere uymayan platformlara idari para cezaları ve erişim engeli yaptırımları uygulanabilecek. Düzenlemenin yasalaşması halinde 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi planlanıyor. Mevcut platformların ise yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde izin belgesi için başvurması gerekecek. Başvuru yapmayan veya başvurusu reddedilen platformlar hakkında erişimin engellenmesi hükümleri devreye girecek. Uygulamaya ilişkin alt düzenlemelerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanacağı bildirildi.

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu'ndan CHP'ye ziyaret Haber

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu'ndan CHP'ye ziyaret

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu, Genel Başkan ve Ankara Dernek Başkanı öncülüğünde CHP Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Federasyon tarafından yapılan açıklamaya göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve parti heyetiyle gerçekleştirilen görüşmede, çocuk yaşta çalışma hayatına başlayan stajyer ve çırakların sosyal güvenlik ve emeklilik haklarına ilişkin yaşadığı sorunlar ele alındı. Federasyon, görüşmede yıllardır devam eden mağduriyetleri, hak ihlali iddialarını ve çözüm önerilerini CHP heyetine aktardığını bildirdi. “KABAHAT SİZDE DEĞİL, SİYASET KURUMUNDA” Federasyonun açıklamasına göre Kılıçdaroğlu, görüşmede sorunun uzun yıllardır çözülememesine dikkat çekerek, mağduriyetin nedeninin mağdurlar olmadığını, siyaset kurumunun konuya yeterince önem vermemesi olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu’nun, “40 yıldır çözülemiyorsa kabahat sizde değil, siyaset kurumundadır” ifadelerini kullandığı aktarıldı. Kılıçdaroğlu ayrıca, Türkiye’nin sosyal hukuk devleti olduğuna işaret ederek, herkesin hakkının teslim edilmesi gerektiğini belirtti. CHP’DEN KANUN TEKLİFİ VE MECLİS ARAŞTIRMASI HAZIRLIĞI Federasyonun açıklamasında, görüşmede sorunun çözümü için izlenecek yol haritasının da ele alındığı belirtildi. Buna göre öncelikle staj ve çıraklık sigortası mağduriyetinin giderilmesine yönelik bir kanun taslağı hazırlanacak. Taslağın federasyon başkanlarıyla birlikte değerlendirilmesinin ardından, mağdurların beklentilerini karşılaması halinde CHP tarafından TBMM’ye kanun teklifi olarak sunulması planlanıyor. Bunun yanı sıra, staj ve çıraklık sürecinde yaşanan sorunlar, iş kazaları ve bugüne kadar yürütülen hak arama mücadelesinin de ele alınacağı bir Meclis Araştırma Önergesi hazırlanacağı ifade edildi. Federasyon, önergenin reddedilmesi halinde dahi mücadelenin Meclis kürsüsünde, mitinglerde ve kamuoyunda sürdürüleceğinin kendilerine aktarıldığını belirtti. Kılıçdaroğlu’nun görüşmede, “Size Kılıçdaroğlu sözü; arkasını bırakmayacağız ve bunu mutlaka çıkıncaya kadar mücadelemizi yapacağız” dediği kaydedildi. “MESLEK ALTIN BİLEZİKTİR, EMEĞİN KARŞILIĞI VERİLMELİ” Federasyonun aktardığına göre Kılıçdaroğlu, gençlerin çocuk yaşta mesleki eğitim ve çalışma hayatına dahil olmasının önemine de değindi. Meslek sahibi olmanın ülkeye değer katan bir süreç olduğunu belirten Kılıçdaroğlu’nun, stajyer ve çırakların emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurguladığı ifade edildi. Federasyon ise stajyer ve çırakların fiilen çalışma hayatına başladığını, ancak buna rağmen emeklilik ve sosyal güvenlik hakları bakımından mağdur olduklarını savundu. Açıklamada, “Bu mücadele bir lütuf değil, anayasal bir haktır” denilerek, çözüm yasal güvence altına alınana kadar mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama Haber

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı sosyal medya hesapları ve basın yayın organlarında yer alan, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde kasıtlı olarak TBMM Genel Kurulu’na getirildiği” yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Merkez tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların asılsız olduğu ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığı belirtildi. “TBMM’NİN ÇALIŞMA TAKVİMİ ANAYASAL USULLER ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜLÜYOR” Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma takviminin anayasal usuller ve yasama süreçleri doğrultusunda belirlendiğine dikkat çekildi. TBMM’nin, Sevr Antlaşması dayatmasını reddeden ve Milli Mücadele’yi zafere ulaştıran millet iradesinin tecelligahı olduğu vurgulanan açıklamada, yasama süreçlerinin tarihsel semboller üzerinden farklı anlamlarla ilişkilendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu ifade edildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür sembolik eşleştirmelerin “toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyon” niteliğinde olduğunu belirtti. Açıklamada, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin amacının ise Türkiye’nin iç bütünlüğünü ve milli dayanışmayı güçlendirmek olduğu savunuldu. Merkez, yüz yıl önce emperyalist dayatmalara karşı birlik olan Türk milletinin bugün de “Terörsüz Türkiye” hedefi etrafında kenetlendiğini belirterek, söz konusu kanun teklifinin milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi bir adım olduğunu ifade etti. Vatandaşlara asılsız iddialara karşı dikkatli olma çağrısında bulunan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi,bin yıllık kardeşliği, ortak geleceği ve milli birlikteliği hedef alan iddialara itibar edilmemesi, kamuoyunun bilgi edinirken yalnızca resmi açıklamaları dikkate almasının önem taşıdığının altı çizildi.

TBMM Genel Kurulu, şehit aileleri ve gazilerin aylık ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler içeren kanun teklifini kabul etti. Haber

TBMM Genel Kurulu, şehit aileleri ve gazilerin aylık ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler içeren kanun teklifini kabul etti.

TBMM Genel Kurulunda, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurulda 382 oyun tamamını alarak kabul edilen düzenlemeyle, başta vazife malulleri, şehit yakınları, gaziler ve terörle mücadelede yaralanan personel olmak üzere çok sayıda kesimin aylık ve sosyal haklarında iyileştirmeye gidildi. ŞEHİT ANNE VE BABALARININ AYLIĞINA ASGARİ ÜCRET GÜVENCESİ Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yapılan değişiklikle, hayatını kaybeden tüm vazife malullerinin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylığın net asgari ücretin altında olmaması yasal güvenceye alındı. Bakıma muhtaç gazi ve malullere ödenen tutar da artırıldı. Daha önce net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, yeni düzenlemeyle net asgari ücretin 2,5 katına çıkarıldı. GAZİLERİN AYLIKLARI YENİDEN DÜZENLENECEK Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklikle vazife malulü erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması öngörüldü. Düzenleme kapsamında bazı hak sahiplerinin aylıkları için en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunlarında 8. derece 1. kademe, diğerlerinde ise eğitim durumuna bakılmaksızın 10. derece 1. kademe esas alınacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak. Ek gösterge rakamları ise birinci derece için 3 bin 600, ikinci derece için 3 bin, üçüncü derece için 2 bin 200, dördüncü derece için 2 bin 100 olarak uygulanacak. Ayrıca kapsam dahilindeki kişilere bağlanacak aylığın toplamı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutardan düşük olamayacak. TERÖRLE MÜCADELEDE YARALANIP MALUL SAYILMAYANLARA AYLIK Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele yönelik oldu. Yeni düzenlemeyle, belirli şartları taşıyan kişilere 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Kapsama; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları dahil edildi. Ateşli silah, şarapnel, patlayıcı mühimmat, mayın, havan, roket ve el bombası gibi unsurların neden olduğu yaralanmaların yanı sıra patlamanın basınç ve termal etkileri ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici ve ezici saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar da düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması ve olayla yaralanma arasında illiyet bağı bulunması sağlık kurulu raporuyla tespit edilecek. 15 TEMMUZ GAZİLERİNE DE YENİ HAKLAR 15 Temmuz darbe girişimi ile terörle mücadele kapsamında yaralanan, ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan bazı kamu görevlileri ve sivillere de aylık bağlanacak. Bu kapsamda 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı üzerinden aylık ödenmesi öngörülüyor. Ayrıca düzenleme kapsamındaki kişilere, aylık hükümleri hariç olmak üzere muharip gazilere sağlanan bazı sosyal ve özlük hakları da tanınacak. Bunlar arasında ücretsiz seyahat ile elektrik ve su kullanımında indirim gibi haklar bulunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar için başvuruların, yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekecek. DÜZENLEMELER NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK? Kanundaki bazı düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden itibaren uygulanırken, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan personele ilişkin düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddi de 55 yaşını doldurdukları tarih esas alınarak yeniden düzenlendi. Kanun teklifinin 382 oyla kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündemdeki diğer kanun tekliflerinin isimlerini okuttu.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım" Haber

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım"

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi konusunda partisinin tutumunu açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı düzenleyen Aksakal, partisinin yetkili kurullarında teklif metnini ayrıntılı biçimde değerlendirdiklerini belirterek, genel anlamda düzenlemeyi olumlu bulduklarını söyledi. Aksakal, kendisinin de DSP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili sıfatıyla yasa teklifine imza atacağını açıkladı. "Teklifi genel olarak olumlu buluyoruz" DSP lideri Aksakal, teklifin parti içerisinde kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, düzenlemenin temel hedefleri açısından olumlu bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Aksakal'ın açıklamasında öne çıkan noktalardan biri ise teklifin eksikliklerine rağmen desteklenmesi oldu. DSP Genel Başkanı, metinde bazı demokratik eksiklikler bulunduğunu ve hukuk devleti açısından risk oluşturabilecek noktalar tespit ettiklerini belirtti. Ancak bu eleştirilerin, teklifin temel amacına yönelik desteklerini değiştirmeyeceğini söyledi. Aksakal, partisinin teklif üzerindeki değerlendirmesini iki farklı zeminde ele aldıklarını ortaya koydu. Bir tarafta kanun metnindeki hukuki ve demokratik eksiklikler bulunurken, diğer tarafta Türkiye'nin terör sorununu sona erdirme hedefinin yer aldığını vurguladı. "Onayımız yasanın kusurlarına değil" Aksakal, DSP'nin teklif konusunda vereceği desteğin doğrudan metindeki bütün hükümlerin kabul edildiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. DSP lideri, demokratik eksiklikleri ve hukuk devleti idealinden uzaklaşma riski gördükleri noktaları tarihe ve kamuoyunun vicdanına bir şerh olarak kaydettiklerini ifade etti. Buna rağmen teklifin desteklenmesinin temel gerekçesinin Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir aşamaya geçme hedefi olduğunu belirtti. Aksakal, "Bizim verdiğimiz onay, yasanın kusurlarına değil, devletimizin terörü bitirme iradesine verilmiş bir destektir" değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, DSP'nin yasa teklifine yönelik desteğini koşulsuz bir siyasi ittifak olarak değil, Türkiye'nin terör sorununu çözme iradesine verilen destek şeklinde konumlandırdığını ortaya koydu. "Bir tek evladımızın dahi burnu kanamasın" Aksakal'ın açıklamasında güvenlik ve toplumsal barış vurgusu da öne çıktı. Terörün Türkiye ve bölge topraklarından tamamen ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çeken DSP lideri, hiçbir vatandaşın zarar görmemesi ve ülkenin uzun süredir devam eden güvenlik sorunlarından kurtulması gerektiğini belirtti. Aksakal, DSP'nin bu nedenle yasa teklifine "evet" diyeceğini ifade etti. Bu yaklaşım, partisinin yasa teklifine ilişkin değerlendirmesinde güvenlik ve toplumsal barış hedeflerini öncelikli gördüğünü gösterdi. Erdoğan ve devlet kurumlarına güven mesajı DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis'teki açıklamasında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin devlet kurumlarına güven mesajı da verdi. Barış sürecinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurum ve kuruluşlarına güvendiklerini söyleyen Aksakal, sürecin devlet mekanizmaları içerisinde yürütülmesinin önemine işaret etti. Bu açıklamayla DSP, çerçeve yasa teklifine yönelik desteğini yalnızca Meclis'teki bir yasal düzenlemeye değil, Türkiye'nin terör sorununu çözmeye yönelik devlet politikasına verilen destek olarak tanımladı. "Yarın görevimiz demokratik boşlukları doldurmak" Aksakal'ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından atılması gerektiğini düşündüğü adımlar oldu. DSP Genel Başkanı, silahların susması için sorumluluk aldıklarını belirterek, bundan sonraki süreçte teklif içerisinde gördükleri demokratik eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Aksakal, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. DSP liderine göre Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmamalı; süreç, bütün vatandaşların eşit kabul edildiği ve demokratik mekanizmaların güçlendirildiği bir Türkiye hedefiyle tamamlanmalı. DSP'nin tutumu Meclis dengeleri açısından önemli Çerçeve yasa teklifine ilişkin siyasi partilerin tutumları, düzenlemenin TBMM'deki görüşme süreci açısından önem taşıyor. DSP'nin destek açıklaması, teklif lehine oluşabilecek siyasi zemini güçlendiren adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak Aksakal'ın açıklamalarında, desteğin metindeki tüm hükümlerin eksiksiz biçimde kabul edildiği anlamına gelmediği de açıkça görülüyor. DSP'nin bundan sonraki süreçte komisyonda ve Genel Kurul aşamasında teklifin demokratik ve hukuki yönlerine ilişkin değişiklik önerileri getirmesi bekleniyor. Önder Aksakal'ın açıklaması, partisinin temel yaklaşımını "terörün sona erdirilmesine destek, ancak demokratik ve hukuki eksikliklerin giderilmesi" şeklinde ortaya koydu. Türkiye'de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında siyasi tartışmalar sürerken, çerçeve yasa teklifinin TBMM'deki görüşmeleri de sürecin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürecek.

TBMM'de çocuklara ilişkin düzenleme: İlk iki madde kabul edildi, tartışmalı madde çıkarıldı Haber

TBMM'de çocuklara ilişkin düzenleme: İlk iki madde kabul edildi, tartışmalı madde çıkarıldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin önemli düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerinde kritik bir aşamaya geçildi. "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin ilk iki maddesi Genel Kurul'da kabul edildi. Kabul edilen maddeler, bir yandan çocukların ateşli silahlara erişiminin önlenmesine yönelik yeni yaptırımlar getirirken, diğer yandan çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin mevcut hükümleri yeniden şekillendiriyor. Görüşmeler sırasında teklifin en çok tartışılan maddelerinden biri ise metinden çıkarıldı. Türk Ceza Kanunu'nda tekerrür hükümlerinin uygulanması bakımından yaş istisnasını 18'den 15'e indirmeyi öngören düzenleme, verilen önergeyle teklif kapsamından çıkarıldı. Çocuğun silaha ulaşmasına neden olana hapis cezası Genel Kurul'da kabul edilen ilk madde, ateşli silahların güvenli şekilde muhafaza edilmesine ilişkin yeni bir sorumluluk getiriyor. Buna göre, ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza eden ve bu nedenle bir çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişi, daha ağır bir suç oluşmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecek. Düzenlemenin temel amacı, çocukların silahlara erişiminin önlenmesi ve silah sahiplerinin muhafaza yükümlülüklerinin daha açık hale getirilmesi olarak öne çıkıyor. Özellikle çocukların bulunduğu ev ve yaşam alanlarında silahların güvenli şekilde saklanmasına ilişkin sorumluluğun artırılması, düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri oldu. 12-15 yaş grubunun ceza sorumluluğu yeniden düzenleniyor Teklifin kabul edilen ikinci maddesi ise doğrudan çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin hükümleri kapsıyor. Buna göre, suçu işlediği sırada 12-15 yaş arasında bulunan çocukların, gerçekleştirdikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu doğmayacak. Bu durumda çocuklar hakkında hapis cezası yerine yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması öngörülüyor. Ancak mahkemenin, çocuğun gerçekleştirdiği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabildiğine ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğuna kanaat getirmesi halinde farklı bir ceza rejimi uygulanabilecek. Bu durumda suçun niteliğine göre belirlenen indirimli hapis cezaları gündeme gelecek. 15-18 yaş grubuna yönelik ceza aralıkları değişiyor Teklif kapsamında 15-18 yaş grubundaki çocuklar için de ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarına ilişkin yeni ceza aralıkları belirlendi. Düzenlemenin bu bölümü, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar açısından uygulanacak ceza miktarlarının yeniden ele alınmasını içeriyor. Böylece çocukların yaş grupları arasındaki farklılıkların ceza uygulamasına daha belirgin şekilde yansıtılması amaçlanıyor. Hakimlere daha geniş takdir yetkisi Genel Kurul'da kabul edilen önergeyle mahkemelere bazı suçlar bakımından daha geniş değerlendirme yetkisi de tanındı. Buna göre, ağır yaralama suçlarının belirli türlerinde 15-18 yaş grubundaki çocuklara uygulanan yaş indiriminin uygulanmamasına mahkemeler karar verebilecek. Ayrıca 12-15 yaş grubundaki çocuklar açısından da bazı durumlarda bir üst yaş grubuna uygulanan ceza rejiminin uygulanmasına yönelik hakime takdir yetkisi verildi. Bu düzenleme, aynı yaş grubunda bulunan çocukların işledikleri fiilin niteliği ve olayın koşullarına göre farklı şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyabilecek. Tartışmalı tekerrür maddesi tekliften çıkarıldı Genel Kurul görüşmelerinde dikkat çeken gelişmelerden biri de tekerrür hükümlerine ilişkin düzenlemenin tekliften çıkarılması oldu. İlk metinde, Türk Ceza Kanunu'ndaki tekerrür hükümlerinin uygulanmasında yaş istisnasının 18'den 15'e düşürülmesiöngörülüyordu. Ancak Genel Kurul'da verilen önergenin kabul edilmesiyle söz konusu madde teklif metninden çıkarıldı. Bu gelişme, kanun teklifinin görüşmeleri sırasında çocukların ceza sorumluluğu konusunda yapılan değerlendirmelerin önemli başlıklarından biri oldu. Genel Kurul'da görüşmelere ara verildi Kanun teklifinin dördüncü maddesinin görüşmeleri sırasında Genel Kurul çalışmalarına ara verildi. Verilen aranın ardından komisyonun salonda yerini almaması üzerine birleşimin ertelenmesine karar verildi. Böylece teklifin kalan maddelerinin görüşülmesi sonraki birleşime kaldı. Düzenlemenin devamında ne olacak? TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ilk iki madde, çocukların ceza sorumluluğu ve ateşli silahların güvenli şekilde muhafaza edilmesi konusunda önemli değişiklikler içeriyor. Özellikle 12-15 ve 15-18 yaş gruplarına yönelik farklı ceza rejimleri, mahkemelere tanınan takdir yetkisi ve çocukların silahlara erişimini engellemeye yönelik hapis cezası, teklifin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Buna karşılık tekerrür hükümlerinde yaş sınırını 18'den 15'e indirmeyi öngören düzenlemenin tekliften çıkarılması, kanun teklifinin kapsamı açısından önemli bir değişiklik oluşturdu. Teklifin kalan maddelerinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri ve yapılabilecek yeni önergeler, düzenlemenin nihai şeklini belirleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.