Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kamu Görevlileri

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kamu Görevlileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Görevlileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Genel Kurulu, şehit aileleri ve gazilerin aylık ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler içeren kanun teklifini kabul etti. Haber

TBMM Genel Kurulu, şehit aileleri ve gazilerin aylık ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler içeren kanun teklifini kabul etti.

TBMM Genel Kurulunda, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurulda 382 oyun tamamını alarak kabul edilen düzenlemeyle, başta vazife malulleri, şehit yakınları, gaziler ve terörle mücadelede yaralanan personel olmak üzere çok sayıda kesimin aylık ve sosyal haklarında iyileştirmeye gidildi. ŞEHİT ANNE VE BABALARININ AYLIĞINA ASGARİ ÜCRET GÜVENCESİ Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yapılan değişiklikle, hayatını kaybeden tüm vazife malullerinin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylığın net asgari ücretin altında olmaması yasal güvenceye alındı. Bakıma muhtaç gazi ve malullere ödenen tutar da artırıldı. Daha önce net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, yeni düzenlemeyle net asgari ücretin 2,5 katına çıkarıldı. GAZİLERİN AYLIKLARI YENİDEN DÜZENLENECEK Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklikle vazife malulü erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması öngörüldü. Düzenleme kapsamında bazı hak sahiplerinin aylıkları için en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunlarında 8. derece 1. kademe, diğerlerinde ise eğitim durumuna bakılmaksızın 10. derece 1. kademe esas alınacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak. Ek gösterge rakamları ise birinci derece için 3 bin 600, ikinci derece için 3 bin, üçüncü derece için 2 bin 200, dördüncü derece için 2 bin 100 olarak uygulanacak. Ayrıca kapsam dahilindeki kişilere bağlanacak aylığın toplamı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutardan düşük olamayacak. TERÖRLE MÜCADELEDE YARALANIP MALUL SAYILMAYANLARA AYLIK Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele yönelik oldu. Yeni düzenlemeyle, belirli şartları taşıyan kişilere 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Kapsama; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları dahil edildi. Ateşli silah, şarapnel, patlayıcı mühimmat, mayın, havan, roket ve el bombası gibi unsurların neden olduğu yaralanmaların yanı sıra patlamanın basınç ve termal etkileri ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici ve ezici saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar da düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması ve olayla yaralanma arasında illiyet bağı bulunması sağlık kurulu raporuyla tespit edilecek. 15 TEMMUZ GAZİLERİNE DE YENİ HAKLAR 15 Temmuz darbe girişimi ile terörle mücadele kapsamında yaralanan, ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan bazı kamu görevlileri ve sivillere de aylık bağlanacak. Bu kapsamda 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı üzerinden aylık ödenmesi öngörülüyor. Ayrıca düzenleme kapsamındaki kişilere, aylık hükümleri hariç olmak üzere muharip gazilere sağlanan bazı sosyal ve özlük hakları da tanınacak. Bunlar arasında ücretsiz seyahat ile elektrik ve su kullanımında indirim gibi haklar bulunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar için başvuruların, yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekecek. DÜZENLEMELER NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK? Kanundaki bazı düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden itibaren uygulanırken, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan personele ilişkin düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddi de 55 yaşını doldurdukları tarih esas alınarak yeniden düzenlendi. Kanun teklifinin 382 oyla kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündemdeki diğer kanun tekliflerinin isimlerini okuttu.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.