Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalkınma Yolu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kalkınma Yolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalkınma Yolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’den Irak’ın yeni hükümetine destek: Mehmet Seman Ağaoğlu vurgusu Haber

Türkiye’den Irak’ın yeni hükümetine destek: Mehmet Seman Ağaoğlu vurgusu

Dışişleri Bakanlığı, Irak’ta yeni kabineye yapılan atamaları memnuniyetle karşıladı. Bakanlık, Başbakan Ali Zeydi liderliğindeki hükümete başarı dilerken, Mehmet Seman Ağaoğlu’nun Devlet Bakanı olarak atanmasını Türkmenlerin temsili ve siyasi istikrar açısından olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Dışişleri Bakanlığı, Irak’ta yeni hükümet yapılanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 15 Ekim’de Irak Temsilciler Meclisi’nde gerçekleştirilen güven oylamasının ardından Bakanlar Kurulu’na yapılan yeni atamaların memnuniyetle karşılandığı bildirildi. Türkiye’nin, Başbakan Ali Zeydi liderliğindeki Irak Hükümeti’ne başarı dileklerinin yinelendiği açıklamada, yeni dönemin iki ülke arasındaki iş birliğine katkı sağlamasının beklendiği ifade edildi. Kalkınma Yolu Projesi ve bölgesel iş birliği vurgusu Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, yeni hükümet döneminin özellikle Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere enerji, su, altyapı ve güvenlik alanlarındaki iş birliğine ivme kazandıracağına inanıldığı belirtildi. Türkiye’nin Irak’la ilişkilerini her alanda geliştirme iradesinin sürdüğü vurgulanan açıklamada, iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da derinleştirilmesi mesajı verildi. Mehmet Seman Ağaoğlu’nun atanmasına olumlu değerlendirme Açıklamada, Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağaoğlu’nun yeni kabinede Devlet Bakanı olarak görevlendirilmesine de değinildi. Türkiye’nin söz konusu atamayı siyasi istikrar, toplumsal uyum ve Türkmenlerin adil temsili açısından doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendirdiği kaydedildi. Bakanlık, açıklamasında Irak’la iş birliğini her alanda daha da derinleştirme yönündeki kararlılığını yineledi.

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz” Haber

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz”

Erdoğan, Türkiye’nin milli çıkarları, bölgesel istikrar ve küresel barış arasında denge gözeten çok yönlü bir dış politika izlediğini belirterek, “Köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz” ifadelerini kullandı. BM Güvenlik Konseyi için reform çağrısı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki önceliklerine ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, dünyanın önemli jeopolitik kırılmalar yaşadığını, Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere farklı bölgelerdeki çatışmaların güvenlik ve ekonomi üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin önceliğinin çatışmaların daha geniş bölgelere yayılmasını önlemek, diplomasi kanallarını açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere zeminine dönmesine katkı sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin farklı ihtilaflarda taraflarla temas kurabilmesinin önemli bir diplomatik imkan olduğunu ifade etti. Erdoğan ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin daha temsili ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek reform sürecinin ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı için gerilimin düşürülmesi mesajı ABD ve İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, Türkiye’nin hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile temaslarını sürdürdüğünü belirtti. Diplomasinin mümkün olduğunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticaret açısından doğrudan sonuçlar doğurduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmanın yayılmasını engellemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini sağlamak olduğunu kaydetti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması açıklaması Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Erdoğan, anlaşmanın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir ittifak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme amacı taşıdığını belirten Erdoğan, herhangi bir tarafın silahlı saldırıya uğraması halinde diğer tarafların desteğinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Erdoğan, verilecek desteğin saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçlarına göre şekillenebileceğini belirterek, istihbarat, lojistik ve mühimmat desteğinin yanı sıra koşullara bağlı olarak daha ileri askeri desteğin de değerlendirilebileceğini söyledi. Ancak Irak, Yemen veya başka bir bölgede yaşanabilecek gelişmeler için bugünden otomatik bir askeri senaryo oluşturmanın doğru olmayacağını vurguladı. “Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü ülke üzerinden tarif etmiyorum” ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık bir iletişim yürüttüğünü belirten Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü ülkeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye ile ABD arasında savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarının doğrudan iletişim yoluyla yönetilebileceğini kaydetti. İsrail yönetimiyle Türkiye arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu da belirten Erdoğan, Türkiye’nin İsrail halkına karşı bir husumet taşımadığını, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördüğü politikalara ve bölgesel istikrarsızlığı artıran adımlara yönelik olduğunu söyledi. Erdoğan’dan Suriye mesajı Suriye’deki gelişmeler ve İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden oluşturmadığını belirtti. Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğine zarar verdiğini ve bölgede istikrarın sağlanmasını zorlaştırdığını savundu. Türkiye’nin NATO içerisindeki konumuna da değinen Erdoğan, farklı ülkeler arasındaki ilişkileri otomatik olarak Türkiye’ye yönelik tehdit şeklinde değerlendirmediklerini, ancak milli güvenlik ve çıkarlarına yönelik gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. “Terörsüz Türkiye stratejik bir hedef” Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin de röportajdaki başlıklardan biri olduğunu belirterek PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarının önemli bir eşik olduğunu, ancak sürecin sahada uygulanmasının belirleyici olduğunu söyledi. Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, gelişmelerin devletin ilgili kurumları tarafından tespit ve teyit edilmesinin önemine dikkat çekti. Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin de Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini desteklediklerini söyledi. Erdoğan, Kürtler, Araplar ve Türklerin bölgenin ortak geleceğinde bir arada yaşaması gerektiğini belirterek Türkiye’nin yaklaşımında etnik kimlikten ziyade terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditlerin esas alındığını ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı için müzakere vurgusu Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yayılma riskine de değinen Erdoğan, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin hem Rusya hem Ukrayna ile doğrudan temas kurabilmesinin arabuluculuk açısından önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını bu temasların somut sonuçları arasında gösterdi. Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının korunması gerektiğini belirten Erdoğan, savaşın uzamasının insani, ekonomik ve siyasi maliyetleri artırdığını söyledi. Türkiye’nin gerekli siyasi iradenin oluşması halinde yeniden müzakere sürecinin kurulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti. “Türkiye’nin istikameti açıktır” Türkiye’nin dış politikadaki çok yönlü yaklaşımına ilişkin mesajlarını sürdüren Erdoğan, Ankara’nın NATO’daki konumunu güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İş Birliği Teşkilatı, Şanghay İş Birliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi farklı platformlardaki ilişkilerini de geliştirdiğini belirtti. Erdoğan, ASEAN ile ilişkilerin “Diyalog Ortaklığı” seviyesine yükseltilmesini ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterdi. Çin ile ticaret, yatırım ve bağlantısallık alanlarında ilişkileri geliştirmek istediklerini belirten Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun küresel lojistik ve ticarette daha etkin hale gelmesini önemsediklerini söyledi. Kalkınma Yolu Projesi ile Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a yönelik ulaşım bağlantılarının da bölgesel iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok yönlü bir dış politika yürütmesini gerekli kıldığını belirterek, “Milli menfaatlerimizi, bölgesel istikrarı ve küresel barışı birlikte gözetiyor, köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Türkiye’nin istikameti açıktır” dedi.

Numan Kurtulmuş: ‘Terörsüz Türkiye’ süreci en kısa sürede bölgeye yansıyacak Haber

Numan Kurtulmuş: ‘Terörsüz Türkiye’ süreci en kısa sürede bölgeye yansıyacak

Kurtulmuş, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi ile TBMM’de bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmenin ardından iki başkan ortak basın toplantısı düzenledi. Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerde son dönemde olumlu bir ivme yakalandığını belirten Kurtulmuş, iki ülke arasındaki parlamentolar arası iş birliğinin de güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 2024 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyareti sırasında imzalanan 27 anlaşmanın önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Kurtulmuş, sonraki karşılıklı ziyaretlerle stratejik iş birliğinin daha ileri taşındığını söyledi. “Irak’taki gelişmeleri yakından takip ediyoruz” Bölgesel gelişmelerin Türkiye ve Irak açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, Ortadoğu’daki çatışma ve istikrarsızlıkların bölge ülkelerini doğrudan etkilediğini dile getirdi. Türkiye’nin bölgedeki sorunlara “bölgesel sahiplenme” anlayışıyla yaklaştığını söyleyen Kurtulmuş, Irak’ın güvenliği ve istikrarının Türkiye açısından özel önem taşıdığını vurguladı. Kurtulmuş, Irak’ın bölgesel çatışmaların dışında kalma yönündeki çabalarını da olumlu karşıladıklarını belirtti. Kalkınma Yolu Projesi vurgusu Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin 17 milyar dolardan 30 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefinin önemine işaret eden Kurtulmuş, Kalkınma Yolu Projesi’ne de dikkat çekti. Projenin Asya ile Avrupa arasındaki ekonomik bağlantıyı güçlendireceğini belirten Kurtulmuş, Türkiye ve Irak’ın yanı sıra bölge ülkelerinin de projeden önemli kazanımlar elde edeceğini söyledi. Kurtulmuş, Kalkınma Yolu’nun tüm bileşenleriyle kısa sürede hayata geçirilmesini istediklerini ifade ederek, projenin yalnızca ekonomik değil, bölge halkları ve şehirleri arasındaki bağlantıları güçlendirecek stratejik bir girişim olduğunu kaydetti. “Terörsüz bir Irak inşa edilecektir” “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, TBMM’de kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ni hatırlattı. PKK’nın silah bırakma ve kendisini feshetme sürecine dikkat çeken Kurtulmuş, Suriye’de PYD/YPG ve KCK’nın yeni Suriye yönetimine entegre olmasına yönelik gelişmeleri de olumlu değerlendirdiklerini belirtti. Kurtulmuş, Türkiye’deki sürecin bölgeye de yansımasını beklediklerini ifade ederek, Irak’ın terör örgütleri ve silahlı milis gruplardan arındırılması gerektiğini söyledi. “Türkiye’deki PKK terörünün sona ermesi, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin pratik olarak bölgeye tesirine en kısa süre içerisinde şahit olacağız” diyen Kurtulmuş, Irak’taki silahlı milis grupların silahlarını merkezi hükümete devretmesine yönelik hazırlıkların gelecek aydan itibaren başlamasının önemli olduğunu vurguladı. Halbusi: “Bütün bölge terörsüz olsun” Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi de Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin attığı adımları tebrik etti. Irak’ta devlet otoritesi dışında bulunan silahların merkezi hükümetin kontrolüne alınması için çalışmalar yürütüldüğünü belirten Halbusi, eylül sonu veya ekim ayında bu konuda bir çalışma yapılacağını söyledi. Irak’taki siyasi grupların ve toplumun farklı kesimlerinin konuyu ulusal bir mesele olarak değerlendirdiğini ifade eden Halbusi, hedeflerinin tüm bölgenin silahlı gruplardan arındırılması olduğunu kaydetti. Irak petrolünün taşınmasında Türkiye vurgusu Halbusi, Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmelerin Irak petrolünün dünya pazarlarına ulaştırılması açısından yeni alternatiflerin değerlendirilmesini gündeme getirdiğini belirtti. Türkiye’nin bu süreçte önemli bir rol üstlenebileceğini ifade eden Halbusi, Ovaköy-Fişhabur Sınır Kapısı ve petrol boru hattına ilişkin çalışmaların da iki ülke arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliği açısından önem taşıdığını söyledi. Halbusi ayrıca Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 17 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirterek, gelecek dönemde bu rakamın 30 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) dönemine ilişkin ticaret politikası hedeflerini açıklayarak, ihracatı önceleyen, haksız ithalata karşı üreticiyi koruyan ve ticari diplomasiyle pazarları genişleten bir yaklaşımın sürdürüleceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan OVP’nin kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatan Bolat, son üç yılda uygulanan program sayesinde makro finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonominin daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. TİCARET POLİTİKASINDA TEMEL ÖNCELİKLER Bakan Bolat’ın değerlendirmesinde, 2027-2029 döneminde ticaret politikasının başlıca öncelikleri arasında; enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi, rekabet gücünün ve halkın satın alma gücünün artırılması, dış ticarette verimlilik artışı ve haksız uygulamalara karşı etkili tedbirler alınması, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatın güçlendirilmesi, ihracatı önceleyen aktif bir dış ticaret rejiminin uygulanması, ticaret altyapısı ve finansmana erişimin güçlendirilmesi, pazara erişim, bağlantısallık ve ticari diplomasinin etkinleştirilmesi, yatırım-üretim-istihdam-ihracat eksenli kalkınma modelinin desteklenmesi 2027 VE 2029 HEDEFLERİ Bakan Bolat, küresel ekonomideki olumsuz koşullara ve artan belirsizliklere rağmen, 2027 yılında mal ihracatını 292 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. OVP’nin son yılı olan 2029’da ise mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti. Petrol ve emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle 2027 yılı için mal ithalatı hedefi 397 milyar dolar olarak belirlendi. Bolat, aynı dönemde cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 1,9 seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi. YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜME VURGU Bolat, program döneminde yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin ihracattaki payının artırılacağını, yeni nesil hizmet alanlarının geliştirileceğini ve firmaların küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirileceğini ifade etti. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine uyumun destekleneceğini, gümrüklerde dijital ve fiziki altyapının güçlendirilerek ticaretin kolaylaştırılacağını, yasa dışı ticaretle mücadelede ise denetimlerin sürdürüleceğini vurguladı. Bolat, dünya ticaretinin ağırlık merkezinin coğrafyaya yaklaşmasıyla Türkiye’nin stratejik öneminin arttığını belirterek, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Yolu gibi projelerle Türkiye’nin üretim, ticaret ve yatırımda cazibe merkezi haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Yatırım-Üretim-İstihdam-İhracat” odaklı kalkınma vizyonunun önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, Ticaret Bakanlığı olarak bu hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Programı’na katıldı. İl Danışma Meclisi'nin ülkeye, millete ve şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini bir araya getiren AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve ekibine teşekkür etti. Kuruluşundan itibaren İl Başkanlığı bünyesinde büyük Türkiye mücadelesine, güçlü Türkiye davasına omuz vermiş tüm yol arkadaşlarını, yöneticileri şükranla andığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahirete irtihal etmiş kardeşlerine Allah'tan rahmet niyaz etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul İl Teşkilatı'nın, İstanbul'daki belediyelerin, meclis üyelerinin, kadın ve gençlik kollarının tam bir adanmışlık içinde, bir bayrak yarışı anlayışıyla şehre ve davaya hizmet etmeyi sürdürdüğünü ifade ederek, "Gönüller kazanmak, gönüller yapmak için çıktığımız bu kutlu yolculukta üye sayımızı artırarak, büyüyerek, güçlenerek yola devam ediyoruz. Mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı hatta site site çalışarak Türkiye Yüzyılı'nı milletimizle birlikte inşa ediyoruz" diye konuştu. Şehirleşmenin artmasıyla birlikte "Her site bir teşkilat" anlayışıyla komşuluk hukukunu güçlendiren, gönüllere dokunan yeni nesil teşkilatçılık modellerinden birini ilk etapta İstanbul'da hayata geçirmeye başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini harmanladığımız bu güzel faaliyetlerimizin yansımalarına bizzat şahit oluyoruz. Partimize yönelik teveccüh artmaya devam ediyor. AK Parti, Türk siyasetinin çekim merkezi, cazibe merkezi olma vasfını daha da güçlendiriyor. Özellikle yeni üye seferberliğimizin başta İstanbul olmak üzere ülkemiz genelinde teşkilatlarımıza yepyeni heyecan kazandırdığını görüyoruz. Üye sayısı itibarıyla Türkiye'nin açık ara birinci partisiyiz. Geçen ay açıklanan verilere göre, üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı. Son 6 ayda 166 bin 612 kardeşimizi saflarımıza dâhil ettik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul teşkilatının üye seferberliğinde adeta lokomotif olduğunu söyledi. Son 15 ayda sadece İstanbul'da AK Parti'ye 253 bin yeni üye kazandırdıklarını, böylece İstanbul'daki üye sayısını 2 milyon 198 bine çıkardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en fazla yeni üye kazandıran ilçelerin sırasıyla Beyoğlu, Ataşehir, Kartal, Fatih ve Zeytinburnu olduğunu açıkladı. "Durmak yok, yola devam" sloganını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiye katılan 253 bin yeni üyeye "hoş geldiniz" diyerek teşkilata katılımlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu üyelerin partiye kazandırılmasında emeği geçen teşkilat mensuplarına da teşekkür etti. “HİÇBİR AYRIM YAPMADAN HER BİR VATANDAŞIMIZI AYNI MUHABBETLE BAĞRIMIZA BASIYORUZ” Üye seferberliğinde 39 ilçe arasında ilk beşe giren ilçe teşkilatlarını kutlayan, başarılarının katlanarak sürmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şahsıma sizler gibi gayretli, sizin gibi inanmış yol arkadaşları bahşettiği için Rabbime her zaman hamdettiğimi burada bir kere daha ifade ediyorum" diye konuştu. Sadece üye sayısı bakımından değil, toplumsal temsil açısından da ülkenin en büyük siyasi hareketi olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "86 milyonun tamamına aynı nazarla bakıyor, hiçbir ayrım yapmadan her bir vatandaşımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Onun için 'AK Parti bir Türkiye kitabıdır' diyoruz. Onun için burada herkese bir sayfa var, herkesin hikâyesine yer var diyoruz. Bundan 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken siyasetimizi işte bu temel ilkeler üzerine bina ettik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 yıldır bu ilkeler istikametinde siyaset yaptıklarını vurgulayarak, "Bilinmesini isterim ki AK Parti'nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır. Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye'ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır. Türkiye Yüzyılı hedefine giden yolda ilkelerimizi benimseyen herkesle partimizin çatısı altında bir olmak, beraber olmaktan, birlikte omuz omuza yol yürümekten biz sadece şeref duyarız, bahtiyarlık duyarız. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi, yolumuza ve kolumuza girene de hoş geldin der, bağrımıza basar, Allah izin verirse mezara kadar da onlarla yol arkadaşlığı yaparız" sözlerini sarf etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 25. yıl dönümünü 14 Ağustos'ta Ankara'da coşkulu bir mitingle kutlayacaklarını bildirerek, şunları kaydetti: "Şanla, şerefle, milletimize hizmetle geçirdiğimiz bu 25 yıla baktığımızda gördüğümüz şudur değerli kardeşlerim, AK Parti yıldan yıla büyüyen, güçlenen, büyüdükçe ve güçlendikçe de tıpkı bir yıldız gibi Türk siyasetinde parlayan bir partidir. AK Parti kendisiyle birlikte Türkiye'yi de büyüten, Türkiye'nin itibarını tüm dünyada yükselten, Türkiye'nin gücüne güç katan bir partidir. AK Parti aynı zamanda Türkiye'de siyasete kalite kazandıran, siyasetin sadece pratiğini değil, paradigmasını da dönüştüren devrimci bir partidir. Kim ne derse desin, kim hangi ham hayali kurarsa kursun, AK Parti budur, AK Parti'nin farkı budur, siyasal vizyonu budur. Ahlaki üstünlük de, psikolojik üstünlük de işte burada, bu çatı altındadır." Bugünkü programda AK Parti ailesine katılan belediye başkanlarına ve meclis üyelerine "Hoş geldiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelerine hizmet çabalarında her zaman yanlarında olacaklarını anlattı. “GÜNDEMİMİZDE, TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİYLE ÜLKEMİZİN YARIM ASIRLIK SORUNLARINA ÇÖZÜM BULMA GAYRETİ VAR” Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, AK Parti ve Cumhur İttifakı'na yönelik artan ilginin sırrını çözmek için öyle detaylı analizlere, beyin fırtınalarına gerek yok. Yalnızca son günlerde muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalara ve bunların niteliğine bakmak bile bunu anlamak için kâfidir. Bizim gündemimizle onların gündemi arasında dağlar kadar fark var. Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye'yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken onlar kendi ilçelerinde kavga ediyor, birbirleriyle çatışıyor. Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara'da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor. Biz Gazze'den Lübnan'a, Somali'den Sudan'a nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor. Biz plan üretirken, proje üretirken, milletimizin derdine çare üretirken onlar sadece ve sadece gerilim, çatışma, hakaret ve polemik üretiyor." Kendi gündemlerinde Körfez'le Avrupa'yı Türkiye üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var. Bizim gündemimizde, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var. Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemiz belki de son asrın en büyük krizlerinden birini yaşıyor ama bu bizim muhalefetin umurunda bile değil. Lafa gelince ülkeyi yönetmeye talipler ama gündemlerinde Türkiye yok. Ne ekonomide ne şehircilikte ne dış politikada ne de iç siyasette bize ve millete faydası olacak, bizim ufkumuzu açacak hiçbir önerileri yok. Biz ise tüm bu zorlu konjonktüre rağmen Türkiye'yi kalkınma rotasında tutuyor, insanımızın sıkıntılarına çare bulmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un trafiğin yanı sıra en önemli sorunlarından birisinin kentsel dönüşüm meselesi olduğunu söyledi. İstanbul'un çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte, hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur. Bu anlayışla iktidar olarak şu anda her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz. Şehrimizin dört bir yanında riskli yapıları hızla dönüştürüyor, İstanbul'u daha güvenli hâle getiriyoruz. Bugüne kadar İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölümü yeniledik. 'Yarısı Bizden' kampanyamızla 377 bin konutu dönüştürüyoruz. Sadece kentsel dönüşümle değil, dar gelirli insanlarımıza yönelik sosyal konutlarımızla da İstanbul'un yapı stokunu yeniliyoruz" ifadelerini kullandı. “KİRALIK SOSYAL KONUT UYGULAMAMIZIN İLK ADIMINI, İSTANBUL'DA 15 BİN KİRALIK SOSYAL KONUTLA ATIYORUZ” Kuraları çekilerek yapımına başlanan "Ev Sahibi Türkiye" projesi ile 100 bin sosyal konutu İstanbul'a kazandıracaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Kiralık sosyal konut uygulamamızın ilk adımını, bismillah diyerek İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz. Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde, noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. En önemlisi bu konutlarımız bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak. Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak. Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kurayla belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek. Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız. İstanbullu vatandaşlarıma şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum." "Bir diğer müjdemiz de esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan, hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş yeri, taşıt ve makine tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükselttiklerini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir temennisini tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Ülkemizdeki muhalefetin de bizim vizyonumuzu paylaşması, bizimle aynı ufka bakması, bilhassa Türkiye'nin hayrına olacak konularda bizimle aynı hassasiyeti taşıması dün olduğu gibi bugün de en büyük arzumuzdur. Millet değişirken, ülke değişirken, dünya değişirken bu değişime paralel olarak AK Parti ve Cumhur İttifakı kendisini sürekli yenilerken, muhalefetin yerinde sayması, hatta geriye gitmesi ülkemize yakışan bir durum değildir. Şurası bir gerçek ki Türkiye'den kopuk, milletin gündeminden kopuk, daha vahimi hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopuk bir muhalefetin bu ülkeye hiçbir hayrı dokunmaz. Aynı şekilde suç örgütleriyle rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye ile hesabı olan birtakım güç odaklarına dayayan bir muhalefet de Türkiye'ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye'nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir. Türkiye hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir." "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZİ HERHANGİ BİR YOL KAZASI OLMADAN BUGÜNE KADAR GETİRMEYİ BAŞARDIK" Cumhur İttifakı olarak ülkenin terör meselesini çözmek için çok önemli bir süreç başlattıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık. 40 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan, 40 yıldır enerjimizi, kaynaklarımızı, zenginliğimizi adeta tüketen, 40 yıldır on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu meselenin çözülmesi hususunda ciddi bir beklenti, toplumumuzda ciddi bir talep var. Halkımız ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyoruz. Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyorum. Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, meselenin çözümü noktasında toplumun farklı kesimlerinde oluşan güçlü mutabakatın heba edilmemesi, gündelik siyasetin gelip geçici hesaplara kurban edilmemesi gerektiği inancında olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile zaten ilk günden itibaren yapıcı ve samimi tavrımızı pek çok defa ortaya koyduk. Çözümsüzlükten yana değil, çözümden yana olduğumuzu, bunun için son derece hasbi bir mücadele verdiğimizi her kritik kavşakta aziz milletimize çok net biçimde gösterdik. İnşallah önümüzdeki günlerde de aynı yapıcı tavrı sürdüreceğiz. Hazırlıklarımızı tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz. Milletin sorunlarını çözmeyi şiar edinmiş tüm partilerimizin katkısıyla inşallah bu meseleyi bir an önce hâl yoluna koymak durumundayız. Ümitvar tutumumuzu kurarken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz. Süreci istismar etmek isteyenler olacağını, iftira ile karalama ile çarpıtma ile bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz. Aklıselimle sağduyuyla sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız. Gayemiz, terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik içinde, birlik ve bütünlük içinde, güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır. Şüphesiz mesuliyetimiz büyük, yükümüz ağırdır ama cesaret ve kararlılıkla bu meselenin üzerine gidersek inanıyorum ki menzile varmamıza kimse mani olamaz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerinden bu konuda daha fazla gayret göstermelerini isteyerek, şunları kaydetti: "Özellikle önümüzdeki haftadan itibaren yaz boyunca herkese ulaşalım ve her bir kardeşimize bu süreci etraflıca anlatalım. Buna hazır mısınız? Buna var mısınız? Terörün bu ülkeye olan 2,3 trilyon dolarlık faturasını anlatalım. Ülkenin inşallah bu sorundan kurtulduğunda neler kazanacağını anlatalım. 40 yıllık bu parantez kapandığında milletimizin tamamının nasıl huzura kavuşacağını anlatalım. Sizlere güveniyorum. Sizlerden çok çalışmanızı, kapı kapı dolaşmanızı bekliyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum."

Türkiye Petrolleri'nden tarihi Kerkük hamlesi: TPAO, BP liderliğindeki enerji projesine ortak oldu Haber

Türkiye Petrolleri'nden tarihi Kerkük hamlesi: TPAO, BP liderliğindeki enerji projesine ortak oldu

Türkiye'nin enerji sektöründeki uluslararası yatırımlarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Irak'ın en önemli hidrokarbon bölgelerinden biri olan Kerkük sahalarının yeniden geliştirilmesi projesinde ortaklık hakkı elde etti. BP ile yapılan anlaşma kapsamında TPAO, projeyi yürütecek olan BP Energy Company of Kirkuk Limited (BP ECKL) şirketinde yüzde 15 pay sahibi olacak. Anlaşma, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda düzenlenen törenle imzalandı. Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katıldı. İmzaları Türkiye adına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem, BP adına ise BP Upstream İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrew McAuslan attı. Erdoğan: "Enerji ortaklığı açısından tarihi bir adım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali Zeydi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında Kerkük anlaşmasını değerlendirdi. Erdoğan, Türkiye Petrolleri'nin Kerkük üretim sahasında ortaklık elde etmesinin iki ülke arasındaki enerji ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını açtığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur" ifadelerini kullandı. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiğini hatırlatan Erdoğan, iki ülkenin hedefinin daha kapsamlı ve uzun vadeli bir enerji iş birliği modeli oluşturmak olduğunu söyledi. Erdoğan ayrıca, Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgedeki gelişmeler nedeniyle stratejik öneminin arttığını belirterek, Türkiye ve Irak'ın enerji, ulaştırma ve güvenlik alanlarında iş birliğini artıracağını ifade etti. TPAO için küresel büyüme hedefinde kritik adım Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Kerkük anlaşmasının TPAO'nun uluslararası büyüme vizyonu açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Türkiye'nin milli enerji şirketini küresel ölçekte daha etkin bir oyuncu haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Bayraktar, anlaşmanın bu stratejinin önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti. Bayraktar, "Bu anlaşmayla Türkiye, BP ile birlikte Kerkük'teki sahalara ortak oldu. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu proje, Türkiye Petrollerini günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline getirme hedefimiz açısından en önemli adımlardan biridir" dedi. Kerkük'te üçlü konsorsiyum kurulacak Yeni ortaklık yapısıyla Kerkük sahalarının geliştirilmesi için üç büyük enerji şirketinin yer aldığı bir konsorsiyum oluşturulacak. Konsorsiyumdaki hisse dağılımı şöyle olacak: BP: Yüzde 43 ConocoPhillips: Yüzde 42 TPAO: Yüzde 15 BP, projede lider ortak olarak faaliyetlerini sürdürecek. Yeni ortaklık modeliyle Kerkük sahalarında üretimin artırılması, mevcut rezervlerin daha etkin kullanılması ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yaklaşık 3 milyar varillik rezerv hedefleniyor Proje kapsamında Kerkük bölgesindeki önemli petrol ve doğal gaz sahaları yeniden geliştirilecek. Çalışmaların kapsadığı başlıca sahalar şunlar: Baba Gurgur Avana Bay Hasan Cambur Xabbaz İlk aşamada bu sahalarda 3 milyar varilden fazla petrol eşdeğeri hidrokarbon kaynağının ekonomiye kazandırılması planlanıyor. Bölgenin mevcut rezervlerinin yanı sıra yeni arama potansiyeline sahip olduğu da değerlendiriliyor. Kerkük sahaları halen Irak'ın North Oil Company (NOC) ve North Gas Company (NGC) şirketleri tarafından işletiliyor. Yeni anlaşmayla birlikte mevcut yapı korunurken, ilerleyen dönemde operasyonların yeni ortaklık modeliyle yürütülmesi planlanıyor. BP: Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliği güçleniyor BP Üst Yöneticisi Meg O'Neill, TPAO ile uzun yıllara dayanan stratejik iş birliklerinin bulunduğunu belirtti. O'Neill, Hazar Bölgesi başta olmak üzere 30 yılı aşkın süredir devam eden ortaklığın Kerkük projesiyle yeni bir aşamaya taşındığını ifade etti. BP CEO'su, ConocoPhillips ile oluşturulan ortaklık sayesinde Kerkük'ün yeniden geliştirilmesi sürecine güçlü şekilde girileceğini belirterek, bölgenin Irak'ın uzun vadeli enerji hedefleri açısından büyük potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Türkiye-Irak enerji hattında yeni dönem Türkiye ve Irak arasındaki enerji iş birliği yalnızca petrol alanıyla sınırlı kalmayacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ve Irak Elektrik Bakanı Ali Saadi Vehib ile yaptığı görüşmelerde petrol, doğal gaz ve elektrik altyapısı konularını ele aldı. Bayraktar, iki ülke arasındaki enerji altyapısının tam kapasiteyle değerlendirilmesi konusunda ortak irade bulunduğunu açıkladı. Analiz: Kerkük ortaklığı Türkiye'nin enerji stratejisinde yeni sayfa açıyor TPAO'nun Kerkük projesine ortak olması, Türkiye'nin sadece enerji ithalatçısı konumundan çıkarak uluslararası üretim süreçlerinde daha fazla rol alma hedefinin önemli göstergelerinden biri olarak görülüyor. Kerkük gibi dünyanın en önemli petrol bölgelerinden birinde yer almak, TPAO'nun teknik kapasitesini ve uluslararası deneyimini artırırken, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından da stratejik avantaj sağlayabilir. Uzmanlara göre proje, Türkiye-Irak ilişkilerinde ekonomik bağları güçlendirecek ve Kalkınma Yolu Projesi ile birlikte bölgesel enerji ve lojistik dengelerinde önemli etkiler oluşturabilecek.

Türkiye-Irak zirvesinde tarihi anlaşmalar: Kalkınma Yolu Projesi için yeni dönem başlıyor Haber

Türkiye-Irak zirvesinde tarihi anlaşmalar: Kalkınma Yolu Projesi için yeni dönem başlıyor

Türkiye ile Irak arasında stratejik iş birliğini güçlendirecek önemli gelişmeler yaşandı. Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından iki ülke arasında beş ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Enerji, ulaştırma, eğitim, gençlik ve sınai mülkiyet alanlarını kapsayan anlaşmalar, Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerin merkezinde ise bölgesel ticaret yollarını değiştirmesi beklenen Kalkınma Yolu Projesi yer aldı. İmza töreninde kısa süreli tereddüt yaşandı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen imza töreni sırasında kısa süreli bir hareketlilik yaşandı. Kalkınma Yolu Projesi kapsamında imzalanacak ulaştırma anlaşması için Irak Ulaştırma Bakanı Vehb Selman el-Haseni'nin ilk etapta imza atmadığı görüldü. Törende yaşanan tereddüdün ardından Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin bakanıyla kısa bir görüşme yaptığı ve anlaşmanın imzalanması yönünde talimat verdiği öne sürüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın törende "Beş anlaşma değil miydi?" şeklindeki sözleri üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da sahneye geldiği görüldü. Yaşanan kısa görüşmenin ardından imza süreci tamamlandı. Türkiye ve Irak makamlarından konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Kalkınma Yolu Projesi için kritik imzalar Yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye ve Irak arasında ulaştırma alanında iki önemli mutabakat zaptı imzalandı. İmzalanan belgeler şöyle: Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demiryolu ve karayolu taşımacılığına ilişkin mutabakat zaptı Doğal kaynaklar karşılığında Irak içerisinde ulaştırma altyapısının geliştirilmesine ilişkin çerçeve mutabakat zaptı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, imzaların ardından yaptığı açıklamada, anlaşmaların iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarını güçlendireceğini belirtti. Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgesel refah ve istikrara katkı sağlayacak ortak bir vizyon olduğunu ifade etti. Ali Zeydi: "Ekonomi nehrimizi inşa ediyoruz" Irak Başbakanı Ali Zeydi, Türkiye ziyaretinin yalnızca diplomatik bir temas olmadığını, iki ülke arasındaki tarihi bağların güçlendirilmesi anlamına geldiğini söyledi. Zeydi, Türkiye ile Irak'ın ortak bir medeniyet ve coğrafyayı paylaştığını belirterek enerji, ulaştırma, su ve eğitim alanlarında iş birliğinin artırılacağını ifade etti. Kalkınma Yolu Projesi'ne özel önem veren Zeydi, projeyi ekonomik bir bağlantı hattı olarak nitelendirdi. Zeydi açıklamasında, "Doğa bize iki nehir verdi, biz Kalkınma Yolu ile üçüncü nehrimizi, yani ekonomi nehrimizi inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Irak Başbakanı ayrıca Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı yapabilecek kapasiteye sahip olduklarını belirtti. Erdoğan: Kalkınma Yolu her zamankinden önemli hale geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, bölgesel gelişmelerin Kalkınma Yolu Projesi'nin önemini artırdığını söyledi. Körfez bölgesinin dünya pazarlarına Irak üzerinden bağlanmasını hedefleyen projenin stratejik bir niteliğe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin Irak'ın istikrarını kendi güvenliğinin bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Erdoğan, bölgenin savaş ve çatışmalarla değil; kalkınma, refah ve istikrarla anılması gerektiğini vurguladı. Enerjide yeni ortaklık dönemi Türkiye-Irak görüşmelerinde enerji alanındaki iş birliği de önemli başlıklardan biri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Petrolleri'nin Kerkük üretim sahasında ortaklık elde ettiğini belirterek bunun enerji alanında tarihi bir adım olduğunu söyledi. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiğini hatırlatan Erdoğan, iki ülke arasında daha kapsamlı bir enerji iş birliği modelinin hedeflendiğini ifade etti. Irak'ın günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı önerisine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, bu kapasitenin Türkiye'nin enerji ihtiyacı açısından önemli olduğunu belirtti. Beş farklı alanda mutabakat imzalandı Erdoğan ve Zeydi'nin görüşmelerinin ardından toplam beş mutabakat zaptı imza altına alındı. Anlaşmalar şu başlıklardan oluştu: Eğitim ve akademik iş birliği Gençlik ve spor alanlarında ortak çalışmalar Sınai mülkiyet alanında iş birliği Fişhabur-Ovaköy hattında demiryolu ve karayolu taşımacılığı Irak'ta ulaştırma altyapısının geliştirilmesi Kalkınma Yolu Türkiye-Irak ticaretini dönüştürebilir Uzmanlara göre Kalkınma Yolu Projesi, yalnızca iki ülke arasındaki ulaşımı geliştiren bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yollarında önemli bir alternatif oluşturabilecek stratejik bir girişim olarak görülüyor. Basra Körfezi'nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanması planlanan proje, enerji taşımacılığı, lojistik ve bölgesel ticaret açısından büyük önem taşıyor. Türkiye-Irak zirvesinde atılan imzalar, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha kapsamlı bir ortaklığa dönüşmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.