Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalıcı Barış

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kalıcı Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalıcı Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kanada’dan Filistin’e 100 milyon Kanada dolarlık yardım Haber

Kanada’dan Filistin’e 100 milyon Kanada dolarlık yardım

Carney’den Gazze açıklaması Gazze’de insani krizin sürdüğünü belirten Carney, Filistin’e yönelik yardım paketinin bölgedeki ihtiyaçların karşılanmasına katkı sağlamasının amaçlandığını söyledi. Kanada hükümeti haziran ayında da Filistinlilere yönelik 100 milyon Kanada doları tutarında ek uluslararası yardım açıklamıştı. Bu kapsamda insani yardımın yanı sıra barış ve istikrar çalışmalarına yönelik finansman sağlanmıştı. E1 yerleşim projesine tepki Carney, İsrail hükümetinin Doğu Kudüs yakınlarındaki E1 yerleşim projesine ilişkin kararının iki devletli çözüm açısından tehdit oluşturduğunu ifade etti. Kanada, Fransa ve İngiltere başbakanlarının 8 Eylül'de yayımladığı ortak açıklamada da Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişletilmesinin iki devletli çözüm ihtimalini tehdit ettiği belirtilmiş, yerleşimlerden gelen ürünlerin ithalatının yasaklanmasına yönelik adımlar atılacağı duyurulmuştu. Carney, yerleşimlerde üretilen mallara yönelik ticaret kısıtlamalarının hayata geçirilmesinin, iki devletli çözüm ihtimalini korumaya ve kalıcı barış için somut adımlar atmaya yönelik olduğunu söyledi. Kanada Başbakanı, BM Genel Kurulu marjında bölgedeki gelişmelerle ilgili temaslarını da sürdürüyor. Carney, 22 Eylül’de Ürdün Kralı 2’nci Abdullah ile yaptığı görüşmede Gazze’deki insani kriz, Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişlemesi ve bölgesel gerilimleri ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM için reform çağrısı: Veto imtiyazı kaldırılmalı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM için reform çağrısı: Veto imtiyazı kaldırılmalı

Dünya 5’ten büyüktür’ mesajı Erdoğan, “BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır” başlıklı makalesinde, son yıllarda yaşanan salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmaların küresel sorunların çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın mevcut şartlarla bağdaşmadığını gösterdiğini ifade etti. BM Güvenlik Konseyi’nin hâlâ İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yapıyı yansıttığını belirten Erdoğan, daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışına ihtiyaç bulunduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda daha önce dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının daha geniş bir sorumluluk anlayışına işaret ettiğini belirterek, BM reformu konusunda somut bir yol haritası oluşturulması gerektiğini kaydetti. Veto imtiyazının kaldırılmasını istedi Erdoğan, reformun merkezinde Güvenlik Konseyi’ndeki veto imtiyazının kaldırılmasının bulunması gerektiğini ifade etti. Yeni ayrıcalıklı üyeler eklenmesinin, karar alma gücünün sınırlı sayıdaki devletin elinde toplanması sorununu çözmeyeceğini belirten Erdoğan, reformun veto hakkının başka ülkelere de verilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, Genel Kurul bünyesinde hiçbir ülkenin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleyememesi ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmasını önerdi. Erdoğan ayrıca Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli sürelerle ve dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin ise üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazanması gerektiği bir model önerdi. ‘Gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişimi güvence altına alınmalı’ Küresel güç dengelerinin ekonomi, teknoloji, güvenlik ve diplomasi alanlarında değiştiğini belirten Erdoğan, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığını ifade etti. Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların devletlerin güçlü kurumlara ve dayanıklı ekonomilere sahip olmasının önemini artırdığını belirten Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenliğinin de daha önemli hale geldiğini kaydetti. Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkının ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimin güvence altına alınması gerektiğini söyledi. ‘Kalıcı barış blokların çoğalmasıyla kurulamaz’ Türkiye’nin çok taraflı diplomasi tecrübesini BM reformu arayışında kullanmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerindeki ağırlığının artırılması ve Genel Kurul’un rolünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde farklı bölgelerden ülkelerin ortak bir zeminde buluşmasının uluslararası sistemin temsil kapasitesini güçlendireceğini belirterek, “Daha adil bir dünya” için farklı coğrafyaların tecrübesi, kapasitesi ve iradesinin ortak zeminde buluşturulması gerektiğini savundu.

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil” Haber

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil”

Fidan, 15-16 Eylül tarihlerindeki Azerbaycan ziyareti kapsamında Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile de görüşen Fidan, temaslarının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Karadeniz’i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdik” Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’i ciddi biçimde etkilediğini belirten Fidan, Türkiye’nin savaşın bölgeye yayılmasını önlemek için başından bu yana girişimlerde bulunduğunu söyledi. Fidan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanmasının yanı sıra Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin korunması için de çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Son dönemde Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çeken Fidan, bu durumun can ve mal güvenliği ile deniz taşımacılığı ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. “Sivil gemilere yönelik saldırılar ciddi zarar veriyor” Karadeniz’de yaşanan saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerin de hayatını kaybettiğini belirten Fidan, savaşın Karadeniz’e daha fazla yayılmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, Türkiye’nin taraflara gerekli uyarıları yaptığını belirterek, siyasi irade ve iyi niyet gösterilmesi halinde sivil deniz taşımacılığının güvenliğini artıracak bir mutabakat zemininin oluşturulabileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin bu konuda hem Rusya hem de Ukrayna tarafıyla temaslarını sürdürdüğünü ve ateşkes görüşmelerine ağırlık verdiğini kaydetti. “Savaş yıpratma savaşından yok etme savaşına dönüştü” Fidan, savaşın giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve hedef alınan alanların çeşitlendiğini belirterek, çatışmaların daha fazla can kaybı ve yıkıma yol açmadan sona ermesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin barış için diplomatik girişimlerini sürdüreceğini belirten Fidan, tarafların ateşkes ve kalıcı barış konusunda çabalarını artırması gerektiğini söyledi. Fidan daha önce de Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekmiş ve Türk sahipli veya Türk bayraklı gemilerin yanı sıra Türk denizcilerin bulunduğu gemilerin güvenliği için tedbirlerin hayata geçirildiğini açıklamıştı. Fidan’dan İran ve Hürmüz Boğazı mesajı Bakü’deki temaslarında İran ile ABD arasındaki çatışmalara da değinen Fidan, İran’ın güvenlik ve istikrarının Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere bölgeyi doğrudan etkilediğini söyledi. Mevcut ihtilafın diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirten Fidan, artan karşılıklı saldırıların barış çabalarına zarar verdiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlerin sağlanması ve savaş öncesindeki koşullara dönülmesi çağrısında bulundu. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde 15 milyar dolarlık hedef Fidan, Bakü temaslarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik, ticari, savunma ve güvenlik iş birliğinin de ele alındığını belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda kurumların çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Fidan, savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin de stratejik ortaklığın önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Fidan ayrıca Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış sürecinin tamamlanmasının Güney Kafkasya’da yeni bir iş birliği döneminin önünü açacağı değerlendirmesinde bulundu.

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza" Haber

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza"

TBMM gündemine taşınan çerçeve yasa teklifi siyasetin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürürken, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında teklifi değerlendirdi. Doğan, DEM Parti'nin tarihinde ilk kez bir kanun teklifine imza attığını belirterek, düzenlemenin Türkiye'nin demokratik geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. "İlk kez bir kanun teklifine imza attık" DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti olarak ilk kez bir kanun teklifinin altında imzalarının bulunduğunu belirtti. Teklifin yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye'nin tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı: "86 milyon için önemli bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Bu atılmış alelade sıradan bir imza değil, ortak geleceğimiz için atılmış bir imzadır. Hepimize, tüm Türkiye'ye, ortak yaşam için mücadele edenlere hayırlı olsun. Uğurlar getirsin, barışı kalıcı bir hale getirsin." "Yeni dönemin ilk adımı" Doğan, söz konusu imzanın silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişi simgelediğini söyledi. Sürecin kolay olmayacağını dile getiren DEM Parti Sözcüsü, demokratikleşme ve kalıcı barış için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. "Aylar süren istişarelerin ürünü" Yasa teklifinin uzun süren görüşmeler ve istişareler sonucunda hazırlandığını ifade eden Doğan, sürece katkı sunan siyasi partilere teşekkür etti. Doğan açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: "Neticede karşımıza çıkan yasa teklifi ve teklife yaklaşımla ilgili yapıcı katkı gösteren, çaba sarf eden tüm siyasi partilere partimiz adına teşekkür etmek isteriz." "Ortak geleceğin hukuki zemini" Teklifin birlikte inşa edilecek ortak geleceğin ilk hukuki adımı olduğunu söyleyen Doğan, düzenlemenin toplumsal barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Yasa teklifinin "eve dönüş" için de hukuki bir yol açacağını dile getiren Doğan, herkesin barış içerisinde yaşama hakkına sahip olduğunu vurguladı. "Türkiye bölgeye örnek olabilir" Ayşegül Doğan, Türkiye'nin kalıcı barışı sağlayabilmesi halinde yalnızca ülke içinde değil, bölge ve dünya açısından da örnek bir model oluşturabileceğini söyledi. Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bölgede örnek bir Türkiye modelini geliştirmek, dünya çatışma çözümü literatürüne başarabilmiş, barışı kalıcı hale getirebilmiş, demokratikleşmenin yolunu açmış ve bunu sağlayabilmiş bir ülke hep vurgulandı. Temennimiz, beklentimiz ve mücadelemiz bunun gerçekleşmesi içindir. Çünkü buna hem Türkiye'nin hem Ortadoğu'nun hem de dünyanın ihtiyacı var." TBMM'ye sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", siyasi partiler arasında farklı değerlendirmelere konu olurken, teklifin komisyon ve Genel Kurul sürecinde kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'na ilişkin yol haritasında mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara sert tepki gösterdi. Haber

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'na ilişkin yol haritasında mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara sert tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanlığı, Gazze Barış Planı'nın uygulanmasına yönelik yol haritası üzerinde uzlaşma sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili öldürmesi ve sağlık tesislerini hedef almasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu saldırıların, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Filistin halkıyla barış yapma iradesi taşımadığını bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Bakanlık, Netanyahu'nun temel amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede kalıcı barış ile istikrarın sağlanmasını engellemek olduğunu ifade ederek, bu doğrultuda bölgedeki hassas dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve başta ABD olmak üzere arabulucu ülkelerin diplomatik girişimlerini baltalamaktan kaçınmadığını kaydetti. Açıklamada, "Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürmek isteyen Netanyahu'nun yayılmacı ve militarist anlayışına karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir tutum sergilemesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir." ifadelerine yer verildi. Dışişleri Bakanlığı, açıklamasının sonunda bölgede barış ve istikrarı destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme çağrısında bulunarak, uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Devlet Bahçeli,: Mazlumların ahı yerde kalmayacak Haber

Devlet Bahçeli,: Mazlumların ahı yerde kalmayacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yayımladığı Kurban Bayramı mesajında birlik, kardeşlik ve dayanışma vurgusu yaparken, Gazze ve İslam coğrafyasında yaşanan insanlık dramlarına dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın manevi anlamına değinen MHP lideri Bahçeli, kurban ibadetinin teslimiyet, takva, paylaşma ve fedakârlığın en önemli sembollerinden biri olduğunu ifade etti. Bayramların yalnızca sevinç günleri olmadığını belirten Bahçeli, bu özel günlerin aynı zamanda yardımlaşma, gönül alma ve toplumsal dayanışma zamanı olduğunu kaydetti. Mesajında, “Bayram yalnızca gülen yüzlerin değil; yüzü gülsün diye bekleyenlerin de bayramıdır” ifadelerini kullanan Bahçeli, ihtiyaç sahiplerinin, yetimlerin, yaşlıların ve kimsesizlerin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Gazze, Tahran ve İslam coğrafyasındaki çatışma ve acılara da değinen Bahçeli, masum sivillerin hedef alınmasının insanlığın en ağır imtihanlarından biri olduğunu belirtti. Bombalar altında yaşam mücadelesi veren çocukların, evlat acısı yaşayan anne ve babaların dramının tüm insanlığın vicdanını yaraladığını ifade eden Bahçeli, zulmün sonsuza kadar sürmeyeceğine inandıklarını söyledi. Türkiye’nin bölgesel krizler karşısında sağduyu, diplomasi ve kalıcı barış anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğini belirten Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi sorumluluğunu kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti. Bahçeli, mesajının sonunda şehit aileleri, gaziler, Türk milleti ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutlayarak, bayram yolculuğuna çıkacak vatandaşlara güvenli seyahat temennisinde bulundu.

Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaret yolu açıldı Haber

Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaret yolu açıldı

Bakanlık sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, 2022 yılından bu yana devam eden süreç kapsamında güven artırıcı adımların sürdüğü vurgulandı. Hayata geçirilen yeni düzenleme ile birlikte, Türkiye’den üçüncü bir ülke üzerinden Ermenistan’a giden veya aynı güzergahı kullanarak Türkiye’ye gelen malların belgelerinde önemli bir değişikliğe gidildi. Artık bu ürünlerin nihai varış veya çıkış noktası resmen Ermenistan veya Türkiye olarak kaydedilebilecek. Ülkemiz ile Ermenistan Arasında Doğrudan Ticaretin Başlatılması Hakkında: Ermenistan ile 2022 yılından bu yana devam eden normalleşme sürecimiz çerçevesinde atılan güven artırıcı adımlar kapsamında, ülkemiz ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin… — Öncü Keçeli | Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü (@oncukeceli) May 13, 2026 Sınırın açılması için çalışmalar sürüyor Doğrudan ticarete imkan tanıyan bürokratik adımların tamamlanmasına karşın, iki ülke arasındaki kara sınırının açılmasına yönelik teknik hazırlıkların devam ettiği belirtildi. Sözcü Keçeli, ortak sınırın faaliyete geçmesi için gerekli teknik ve bürokratik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. “Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve refahın tesisi için tarihi bir fırsat yakalandığını” belirten Keçeli, Türkiye'nin bölgedeki iktisadi ilişkileri geliştirmeye kararlı olduğunu kaydetti. Açıklamada, bölge ülkelerinin ve halklarının yararına olacak iş birliği süreçlerine katkı sunulmaya devam edileceği bildirildi.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.