Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadınlar

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kadınlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadınlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor Haber

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor

CARE International, Action Against Hunger, Uluslararası Kurtarma Komitesi, Mercy Corps ve Norveç Mülteci Konseyi tarafından 13 Nisan'da yayınlanan bir rapora göre, Sudan ordusu ile rakibi Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki yaklaşık üç yıllık çatışma, ülkenin gıda sistemini harap ederek yaygın kıtlığa ve büyük ölçekli yerinden edilmelere yol açmıştır. 15 Nisan'da üçüncü yılına girmesi beklenen savaş, birçok tarlayı, yolu ve pazarı tahrip ederek tüm gıda tedarik zincirini aksatmıştı. Bu durum özellikle Kuzey Darfur ve Güney Kordofan eyaletlerinde çok daha vahim; buralarda birçok aile günde sadece bir öğün yemek yiyebiliyor, hatta tüm gün aç kalmak zorunda kalıyor veya hayatta kalmak için yaprak ve hayvan yemiyle besleniyor. Önemli bir destek kaynağı olan topluluk mutfaklarının kaynakları tükeniyor; ekonomik kriz ve iklim değişikliğinin etkileri ise durumu daha da kötüleştiriyor. Nisan 2023'te ordu ve RSF arasında patlak veren Sudan'daki çatışma, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. 12 milyondan fazla insan yerinden edildi, 33 milyondan fazla insan ise insani yardıma muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler'e göre, son üç yılda 40.000'den fazla insan hayatını kaybetti; ancak yardım kuruluşları gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine inanıyor. 2026 İnsani Yardım Planı, Sudan nüfusunun %61,7'sine denk gelen yaklaşık 28,9 milyon insanın ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uluslararası raporlar, etnik çatışmalar ve insan hakları ihlalleri de dahil olmak üzere çok sayıda şiddet olayını belgeliyor. El-Fasher ve Kadugli gibi bazı bölgelerde kıtlık doğrulandı, Um Baru ve Kernoi gibi yerlerde ise akut yetersiz beslenme göstergeleri acil durum seviyelerini aştı. Raporda, savaşın yalnızca tarımsal üretimi sekteye uğratmakla kalmadığı, aynı zamanda kıtlığı bir baskı aracı olarak kullandığı, çiftliklerin ve pazarların kasıtlı olarak yok edilmesi gibi durumlara da işaret ettiği belirtildi. Kadınlar ve kız çocukları, yiyecek ve su ararken şiddet ve tacize maruz kalma riski daha yüksek olan, en ağır şekilde etkilenen gruptur. Kadınların yönettiği hanelerin, erkeklerin yönettiği hanelere kıyasla gıda güvensizliği yaşama olasılığı üç kat daha fazladır.

12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi Gerçekleşti Haber

12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi Gerçekleşti

Her yıl yüzlerce genci ilham veren konuşmacılar ve şirketlerle buluşturan TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi’nin 12’ncisi Vodafone’un evsahipliğinde gerçekleşti. Türkiye’nin kadın odaklı ilk ve tek kariyer etkinliğinde, üniversite öğrencileri ve çalışan kadınlar, kariyer yolculuklarında “Ben de varım” diyerek yerlerini aldı. “O yaparsa ben de yaparım” sloganıyla yola çıkan TurkishWIN, iş dünyasından birçok önemli ismi, iş hayatına atılmaya hazırlanan üniversiteli genç kadınları, kadın yeteneklere yatırım yapan şirketleri ve iş hayatında kız kardeşlik için “Ben de varım” diyen çalışan kadınları bir araya getirdi. Zirvede; “Gelecek Senin”, “Hikayeni Yaz”, “O Yaparsa Sen de Yaparsın” temalarında 29 kişi ilham verici konuşmalar yaptı. Etkinlikte konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hana Jalel Milesi, şunları söyledi: “Vodafone olarak, kadınların potansiyelini ortaya çıkaran, önlerindeki engelleri kaldıran ve eşit fırsatlar yaratan bir ortam oluşturmayı önceliklendiriyoruz; çünkü biliyoruz ki kadınların güçlenmesi, daha iyi iş sonuçları, daha güçlü ekipler ve en önemlisi, daha sağlıklı bir toplum demek. McKinsey’in ‘2023 Diversity Matters Even More’ araştırmasına göre, üst yönetimde toplumsal cinsiyet çeşitliliği yüksek olan şirketlerin finansal olarak daha iyi performans gösterme ihtimali %39 daha fazla. Kadınlar güçlendikçe, toplum da, ekonomi de güçlenir. Kadınlar, çoğu zaman yeni bir role adım atmak için tam hazır olmayı bekliyor. Oysa bazen %80 hazır olmak yeterli, çünkü deneyim yolda kazanılır. Tam bu noktada mentorluk, rol modeller, kadın dayanışması ve çekinmeden destek istemek, bizi büyütür; yalnız olmadığımızı hissettirir ve ‘Ben de yaparım’ güvenini getirir. Kadınların içten gelen gücü, dayanıklılığı, empatisi, çok yönlülüğü, birlikte hareket ettiğinde katlanarak artıyor. TurkishWIN gibi platformlar, kadınların birbirine omuz verdiği alanı büyütüyor; dayanışmayı görünür ve sürdürülebilir kılıyor.” TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak ise şöyle konuştu: “Genç kadınların sevdikleri meslekleri keşfetmeleri için ihtiyaç duydukları rol model, mentor ve network — kısaca ‘hayat okulu’ eksiklerini tamamlamak için biz buradayız. Hep birlikte 7 Mart, 8 Mart, 9 Mart ve yılın 365 günü işte fırsat eşitliğini sağlamak için yan yana, omuz omuza, birlikteyiz.” İlham veren konuşmacılar katıldı 12. TurkishWIN Genç Kadın Kariyer Zirvesi’nde SEDEFED Başkanı Emine Erdem, Oyuncu, Senarist ve Yapımcı Defne Kayalar, Nöro Sağlık Beyin Araştırma Uygulama Merkezi ve London School of Mind kurucusu Kerem Dündar, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, NeuroVision AI Tech Inc. Kurucu CEO’su ve Teknoloji Lideri Zülal Tannur, Gazeteci Bahar Akıncı, İSPER Yönetim Kurulu Başkanı ve Ağaç ve Peyzaj A.Ş. Genel Müdür Vekili Banu Saraçlar, Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümler Genel Müdürü Başak Kural Uslu, BAT Türkiye / Kuzey Kıbrıs İş Geliştirme ve Sürdürülebilirlik Direktörü Selcen Buğday Gökalp No108 Production Sanatçısı, Söz Yazarı ve Besteci Dilek Torgut, Müzisyen Ozan Koç, Müzisyen Muharrem Salın, Fütürist Eray Yüksek, Youthall Kurucu Ortağı Elis Yılmaz, Wellbees Kurucu CEO’su Melis Abacıoğlu, Klinik Psikolog, Ayık Kafa Podcast Sunucusu ve Girişimci Esra Çavuşoğlu PhD, Vodafone Türkiye Merkezi Kurulum ve Saha Operasyonları Kıdemli Yöneticisi Funda Aydar, TurkishWIN Mentorluk Programları Lideri Şevval Erol Fergana, Bahçeşehir Üniversitesi Öğrencisi Zeynep Arıkan, Yapay Zeka Lideri Sezen Felekoğlu, Vodafone Türkiye Büyük Veri ve Yapay Zeka Kıdemli Müdürü Ecem Sözeri, Lagalugacılar CEO’su Atıl Ünal, Business Networking Akademi Kurucusu Ertuğrul Belen, Beba İnovasyon ve Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Korhan Beba, Bluechip Creative Events & Global DMC Ajans Kurucu Başkanı Elmas Özler, Royal Canin Kilit Müşteriler Müdürü Tuğçe Erdem, Öğretmen Akademisi Vakfı Genel Müdürü Arzu Atasoy, TEGEP Yönetim Kurulu Başkanı ve Akbanklı Deneyimi ve Akademi Bölüm Başkanı Selda Özçalık yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlham Veren Kadınlar “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” İçin Buluştu Haber

İlham Veren Kadınlar “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” İçin Buluştu

Türkiye İş Bankası tarafından düzenlenen “Daha Eşitlikçi Bir Dünya” paneli, farklı alanlarda önemli başarılar elde etmiş kadınların deneyimlerini aktarmalarına, bireysel gelişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin farklı bir boyutta ele alınmasına vesile olmak amacıyla dört yıldır düzenleniyor. Bu yılki etkinliğin Beslenme uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu, The Godwild Kurucu Ortağı Dilara Koçak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Dönüşüm: Topraktan Geleceğe” başlıklı ilk oturumunda sürdürülebilir yaşama yaptıkları katkılarla dikkat çeken konuşmacılar yer aldı. Antropolog ve Susuz Tarım Uzmanı Dr. Ece Aynur Onur ABD’deki akademik kariyerini bırakarak annesinin kuraklıkla mücadele eden köyünde başlattığı susuz tarım dönüşümünü anlatırken; Yazar ve İçerik Üreticisi Hale Acun Aydın sürdürülebilir yaşama geçiş için küçük adımların önemine değindi. Şef, Youtuber ve Yemek Yazarı Refika Birgül ise gıda israfının önlenmesine yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gazeteci Gülay Afşar moderatörlüğündeki “Kendi Hikâyesini Yazanlar” oturumunda Seraf Restoran Kurucu Ortağı ve Şefi Sinem Özler kadın şef olarak bazı zorluklar yaşamış olsa da emek ve istikrarın iyi bir yere gelmek için büyük önem taşıdığını anlattı. Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı Zehra Öney kadınların teknolojide ve yaşamın her alanında daha etkin roller üstlenmesinin önemine dikkat çekti. Menstrüel ürün pazarında faaliyet gösteren Beije markasının kurucusu ve CEO’su Doruk Akpek de kadınlara yönelik bir alanda başladığı girişim yolculuğunda karşılaştığı önyargılara değindi. SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Avrupa Konseyi Sivil Toplum Masası Daimi Komite Üyesi Ece Çiftçi Taurin moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sınırların Ötesinde” oturumunda Ödüllü Oyuncu Fadik Sevin Atasoy Türkiye’nin ilk kadın samurayı olma sürecinde yaşadığı değişim ve dönüşümleri anlatırken; Olimpiyat, Avrupa, Dünya Şampiyonu Milli Boksör Busenaz Sürmeneli başarılarındansa yenilgilerinin kendisi için daha öğretici olduğunu söyledi. Dijital Sanatçı Ecem Dilan Köse de dijital sanat alanında Japonya’ya uzanan başarılı kariyer yolculuğunu aktardı. Oggusto’nun kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğündeki kapanış oturumunda ise Future & Bright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula beyaz yakalı kadınlar arasında yaptıkları araştırmanın Türkiye’de kadınlar için bir potansiyel sorununa değil bir sistem sorununa işaret ettiğini belirtti. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Emine Erdem kız çocuklarının doğru rol modellerle yönlendirilmesinin önemine işaret etti. PANEL KONUŞMALARI Dönüşüm: Topraktan Geleceğe Panelin “Dönüşüm: Topraktan Geleceğe” oturumu Beslenme Uzmanı, FAO Gıda Şampiyonu ve The Good Wild Kurucu Ortağı Dilara Koçak moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Toprağın, suyun, havanın hasta olduğu bir ortamda insanların iyi olmasının mümkün olmadığını söyleyen Koçak, “Karnımızı doyuramadığımız, gıdaya erişemediğimiz bir ortamda barış, istihdam, eşitlik, eğitim de olmaz. Hem kendimizi hem geleceği iyi beslemek konusunda dönüşüm yaratmış kadınların hikayeleri bu açıdan çok ilham verici” diye konuştu. Antropolog ve Susuz Tarım Uzmanı Dr. Ece Aynur Onur, ABD’de akademik kariyerini sürdürürken dedesinin vefatının ardından annesinin doğduğu köye döndüğünde, köyün adeta savaşa maruz kalmış gibi bir yıkıntıya uğradığını gördüğünü belirterek, şöyle konuştu: “Burada birileri bir şeyler yapmalı, biz yapmazsak kim yapar diye düşündüm. Kullanılabilir suyun yüzde 80’inin tarımda kullanıldığını, bu suyun neredeyse yarısının da israf edildiğini öğrenince su kullanmadan üretim yapabilir miyiz diye yola çıktık. Önce kuraklık canavarıyla savaşmaya çalıştım ama fark ettim ki kuraklıkla savaşamam. Doğayla barışırsam savaşmama da gerek kalmayacak. Akademik araştırmalarımı Anadolu kadınlarının kadim bilgisiyle birleştirince dönüşüm başladı. Bugün köyde Toprağın Melekleri kolektifiyle 42 çeşit tıbbi aromatik bitki, 6-7 çeşit baharat ve çay üretimini zehirsiz ve sulama olmadan yapıyoruz. Bugün gençlerin susuz tarıma ilgi duyduğunu görmek; köyde tekrar istihdam yaratmak, gençlerin, çocukların cıvıltılarını duymak çok güzel.” Yazar ve İçerik Üreticisi Hale Acun Aydın, sadeleşme yolculuğunda öncelikle kişinin kendisinden ve evinden başlaması gerektiğini belirterek, “Sürdürülebilirlik sadece bireyle ilgili bir süreç değil ama devletler ve kurumların yanında bireylerin de yapabilecekleri var. Akıllara bir fikir düşürmek ve yüzde 5-10 değişim bile değerli. Eşyaları azaltınca evlerimizdeki alan artıyor. Evi derleyip toplamak, hayatla ilgili işleri yönetmek pratiklik gerektiriyor, eşyaları azaltmak bu pratikliği getiriyor ve zaman kazandırıyor. Gereksiz alışverişlerin daha fazla farkına vardığınızda eşya değil deneyimi önceliklendiriyorsunuz böylece para kazanıyorsunuz. O yüzden sadeleşmek aslında zenginleştiriyor” dedi. Şef, Youtuber ve Yemek Yazarı Refika Birgül ise, gıda kaybına dikkat çektiği konuşmasında “100 birim üretim yapıyorsak 25’ini yiyoruz, geri kalanı israf oluyor. Ancak burada değişim kesinlikle mümkün. Bunun için doğru satın alma ve saklama, bozulan ürünleri anlama, bozulduysa dönüştürme ve değerlendirme yollarını da içeren 9 adımdan oluşan bir rehber oluşturduk” dedi. Kurtuluşun topraktan olduğuna inandığını söyleyen Birgül, “Youtube kanalımızın adı Yemek Okuluydu; hedefim onu yavaş yavaş Tarım Okuluna çevirmek, toprağa dönmek ve bu yolculuğu daha iyi anlayarak matematikselleştirip, başkalarına da anlatabilmek” diye konuştu. Kendi Hikayesini Yazanlar Seraf Restoran Kurucu Ortağı ve Şefi Sinem Özler, yeme-içme sektörüne yönetici olarak başladığını ve hayatın evrilmesiyle restoranda şef olduğunu anlatarak, şunları söyledi: “Aslında yemek yapmakla ilgili bir eğitim almadım. Öğrendiklerim annemin evde öğrettiklerinden ibaretti. Bir nevi okyanusta çırpınarak yüzmeyi öğrendim. İlk zamanlar elbette kadın şefe pek alışkın olunmadığı için meraklı gözleri, ataerkil yaklaşımı hissettim. Halbuki mutfakta cinsiyetin değil emeğin ve istikrarın yarışması gerekiyor.” Kadınların görünür olmasının, tabuları yıkmalarının kendi ellerinde olduğunu ifade eden Özler, kadınların hayallerini gerçekleştirdiği süreçte emek ve istikrarın yanı sıra hiç vazgeçmemenin çok büyük önem taşıdığını, ancak bu yaklaşımla kadınların toplumda iyi bir yerlere gelebileceğini vurguladı. Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı Zehra Öney de bir insanın en büyük gücünün anlık değişim, dönüşümle uyum sağlayabilmesi olduğuna dikkat çekerek, “Ben 12 yıl kadar turizm alanında çalıştıktan sonra bir GSM şirketinde çalışmaya başladım. Sürekli öğrenip gelişmek, hiçbir riskten ve sorundan korkmamak sayesinde bambaşka bir sektöre geçiş yapabildim” dedi. Öney, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz artık bir teknoloji servisi ya da ürün çağının içinde değil yepyeni bir sistemin içindeyiz. Bunu öğrenmek yetmeyecek, içini dizayn etmemiz gerekecek. Kadınlar da sadece teknolojik değil toplumsal, psikolojik, felsefi bütün unsurların bir araya toplandığı etik dizaynın yaratıcıları olmalı. ‘Ben bunu öğreneyim’ yaklaşımı yerine tavır değiştirip, “yardım etmeyelim, biz kadınlar olarak kolları sıvayalım, bu konuyu gerçek bir konu olarak üstlenelim” demeliyiz. Binlerce yapay zekâ aracına verdiğimiz bilgiler yarın insanlar açısından etik sorunlar yaratabilir. O yüzden sadece öğrenmekle kalmayalım yapay zeka dünyasında etik kısmın dizaynında da çalışalım.” Menstrüel ürün pazarında faaliyet gösteren Beije markasının kurucusu ve CEO’su Doruk Akpek de özellikle bir erkek olarak kadınlara yönelik bir alanda girişim yolculuğuna başladığında etrafında birçok kişinin bu durumu anlamlandıramadığını, garipsediğini söyledi. İyi bir ekiple ürünü ortaya çıkarıp hangi noktalarda farklı oldukları bilinir hale geldikçe olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Akpek, “Şirketimizde çalışanların büyük çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Zaten cinsiyetten bağımsız bir iş ortamı söz konusu olduğunda, insana ‘kadın’ veya ‘erkek’ değil de ‘insan’ olarak yaklaştığınızda sorunlar da azalıyor” diye konuştu. Sınırların Ötesinde “Sınırların Ötesinde” oturumunun moderatörlüğünü üstlenen SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Avrupa Konseyi Sivil Toplum Masası Daimi Komite Üyesi Ece Çiftçi Taurin, “Sınırları aşmak derken hem uluslararası düzeyde başarılara imza atmak hem de kadınların önüne konulan sınırların ötesine geçmekten bahsediyoruz. Sınır dediğimiz şey bazen kendi içimizde başlıyor ama bunları aşmak da kadınların süper güçlerinden biri. Bunu çoğu zaman normalleştiriyor olsak da günlük hayattan kariyere kadar bu süper güç hepimizin omuzlarında” dedi. Ödüllü Oyuncu ve Türkiye’nin ilk kadın samurayı Fadik Sevin Atasoy, kendisini bir arketip olarak tanımladığı konuşmasında, “Ben farklı coğrafya ve zaman dilimlerinde birbirlerinden habersiz olmasına rağmen aynı onurlu duruşu paylaşan kadınların bir arketipiyim. Tarihin bir döneminde feodal bir coğrafyada savaşa giden kadınlar varken, başka bir zamanda Anadolu’da sırtında bebeğiyle cephane taşıyan kadınlar vardı. Bu kadınlar ortak bir duruş sergilediler” dedi. İçindeki bu arketiple tanışmasının vücudunda yayılmaya hazır bir tümör bulunduğunu haber almasının ardından gerçekleştiğini söyleyen Atasoy, samuray eğitimi ve sonrasındaki dönüşümünü şöyle anlattı: “16 onurlu duruşu olan kadın ile eğitim alırken 4,5 yıllık kanser mücadelemi kimseyle paylaşmamıştım. Son gün zihnim ve bedenim arasında bir mücadele başladı. Sınırları aşmak uğruna kendi sınırlarımı ihlal mi edecektim? Gerçeğimi reddetmedim, daha fazla devam edemeyeceğimi söyleyip bir ağaç gölgesinin altına oturdum. Ne kadar kırılgan, zaafları olan, yardıma muhtaç biri olduğumu o ağacın altında anladım. Gerçek gücüm kırılganlığımda, onu reddetmekte değil kabullenmekte saklıydı.” Olimpiyat, Avrupa, Dünya Şampiyonu Milli Boksör Busenaz Sürmeneli ise, acının insanın hayatındaki yol gösterici rolüne işaret eden konuşmasında, “Doktora omuzum ağrıyor dediğimde, ‘Sınırını bilmemişsin, çok zorlamışsın’ demişti. Sonrasında yine çok zorladım. Üç ameliyat geçirdim. Şimdi sınırımı biliyorum. Bence hem psikolojik hem fiziksel anlamda acı hepimiz için bir yol arkadaşı. Nerede durmamız nerede harekete geçmemiz gerektiğini söylüyor” diye konuştu. Öte yandan acısız başarının da mümkün olmadığını; en büyük madalyalarını en kötü yenilgilerine borçlu olduğunu söyleyen Sürmeneli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ringe çıkıyorsun ve tek başınasın. Gününde olmayabilirsin, yenilebilirsin. Sonuçta hepimiz insanız, duygularımız var ama anda kalmak önemli. Kazandıklarımın değil kaybettiklerimin bana çok şey öğrettiğini düşünüyorum. Tokyo’da olimpiyat şampiyonu oldum. O zaman bu yolun güzelliğini anlayamamıştım. 2024 Paris Olimpiyatları’nda yenildim. Soyunma odasına gittim, ağladım, dışarıda ekibim bekliyordu. 17 senelik hocama sarıldım ve ‘Şu an ağlıyorum ama bu yenilgiden çok şey kazandığımı biliyorum’ dedim. 4 ay sonra da dünya şampiyonu oldum. Önemli olan düşmek değil tekrar tekrar kalkmayı bilebilmektir.” Dijital Sanatçı Ecem Dilan Köse, sanat dünyasını “sanatçı arkadaşlarıyla yarışmadığı, sadece herkesin farklı olduğu bir ortam” şeklinde gördüğünü belirterek, “Bizim kariyerimizde bir sergiyle kendinizden vazgeçersiniz, diğer serginizde yeniden inşa edersiniz. Yakın zamanda bir sergi yaptım. Orada bir Ecem’i bitirdim, bir Ecem’i gösterdim, bir sonrakinde yeniden bir Ecem kuracağım. Ben, daha iyi bir dünya olabileceğine inanıyorum. Teknolojinin yanında ve karşısında insanın nereye gideceğini düşündüğüm genel bir bakışla eserlerimi üretiyorum. Daha iyi bir insan topluluğu için daha iyi bir dünya kurulabilir gibi bir niyetle kendi sanatımı yapıyorum” diye konuştu. Son kişisel sergisini Japonya’da gerçekleştirdiğini ve burada teknoloji ile samimiyet arasındaki ilişkiyi sorguladığını aktaran Köse, Samimiyeti Japonya’da aradığım bir sergi yaptım. Kültürlerinde bunu saklamak var. O yüzden termal kameralarla çektiğim günlük hayat fotoğraflarını sergiledim. En sonunda bilgisayarımı da çekmeye başladım çünkü o da ısınıyordu. Böylece insan ve teknoloji arasında birbirine dönen, birbirini sorgulayan bir sergi oldu” dedi. Kız çocukları için doğru rol modellerin önemi Future & Bright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula da Oggusto’nun kurucusu Özlem Güsar’ın moderatörlüğündeki kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, beyaz yakalı kadınlar arasında bir araştırma yaptıklarını belirterek, araştırmaya ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Araştırmaya katılan beyaz yakalı kadınların %73’ü ‘cinsiyet eşitliği yok’, %75’i ‘şirketimin sistemi erkeklere göre kurulmuş’, %72’si ‘hayatımın en az bir mülakatında cinsiyetçi sorularla karşı karşıya kaldım’, %40’ı çocuk sahibi olmam kariyerimi ciddi şekilde etkiledi’ dedi. İstifa edenlerin %25’i ‘erkek sisteminden dolayı istifa ettiğim için ‘istifa ettim’ gibi değil ‘istifa ettirildim’ gibi hissettim’ düşüncesinde. Ayrıca yükselen kadınların önemli bir kısmında sistemin cam tavanlarını yıkmak için erkek mentöre destek duyulmuş.” Abdula, bu sonuçlara bile bakıldığında Türkiye’de çok net bir şekilde kız çocukları ve kadınlarla ilgili bir potansiyel sorunu değil sistem sorunu olduğunun görüldüğünü, bu konuda daha güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Türkiye’deki doğurganlık oranlarıyla ekonominin erkek işgücü üzerine oturtulamayacağını, sitemin sürdürülebilirliği için çok hızlı bir şekilde kadın istihdamının %50’lere çıkarılması gerektiğini ifade eden Abdula, şirketlerden önce evlerde özellikle iş yükü, çocuk bakımı gibi konularda sosyolojik bir dönüşümün şart olduğunu söyledi. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Emine Erdem de kız erkek fark etmeksizin her çocuğun hayal kurma potansiyeliyle doğduğunu, ancak bu potansiyelin sürdürülebilirliğinin büyük ölçüde çevre etkenlerine bağlı olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Süreç içerisinde kız çocukları okula başladığında bir yerde sistematik olarak başarı/başarısızlıklar, doğru/yanlışlar derken yavaş yavaş geriye çekilme oluyor. Doğal öğrenme sürecinde aslında ‘yapabilirim’ diye başlıyor, ‘ama’larla kitleniyor, öz yeterlilik dediğimiz duygu yavaş yavaş yok oluyor. Bu nedenle doğru rol modellerin mutlaka kız çocuklarını yönlendirmesi çok önemli. Sıkıştığında kendini güvenli alanlara kaydırıyor, kendi sınırlarını koyuyor. Böylelikle ‘ben ancak bu kadarını yapabilirim’ gibi yaklaşımla toplumsal algı kodlamaları oluyor. Sistem eşit bir güven zemini oluşturmuyorsa bireysel cesaret yavaş yavaş yorgunlaşıyor, kırılıyor.” Hiçbir zaman umutsuz olmadıklarını dile getiren Erdem, “Özellikle eşit koşullar, destek mekanizmaları sağlandığında kadınların yapamayacağı hiçbir şey olmadığına inanıyoruz. Yeter ki eşitlik politikalarını içselleştirelim. Sorunumuz kültürel kodlamalarda ve bunlar için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Edirne’de 2025 yılında 2 bin 297 evlilik gerçekleşti Haber

Edirne’de 2025 yılında 2 bin 297 evlilik gerçekleşti

Edirne Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, Edirne’de 2024 yılında evlenen çiftlerin sayısı 2 bin 373 iken 2025 yılında 2 bin 297'ye düştü. Evlenme sayılarında İstanbul 99 bin 32 evlilik ile ilk sırada yer aldı. En az evlilik ise 359 evlilik ile Tunceli’de gerçekleşti. Evlilik sayısının düşük olduğu diğer iller sırasıyla 424 evlilik ile Ardahan, 467 evlilik ile Bayburt oldu. Edirne 2 bin 297 evlilik ile sıralamada 52. sırada yer aldı. Türkiye genelinde kaba evlenme hızı binde 6,43 olurken Edirne'de kaba evlenme hızı binde 5,45 oldu. Türkiye genelinde yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2025 yılında erkeklerde 28,5 iken kadınlarda 26,0 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 yaş olarak gerçekleşti. Edirne'de ise ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 28,8, kadınlar için 26 oldu. Edirne’de erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı 2,8 yaş olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde 552 bin 237 olan evliliğin 160 bin 635 tanesi akraba evliliği oldu. Edirne'de ise 2 bin 297 evliliğin 10 tanesi akraba evliliği olduğu görüldü. Edirne'de en düşük akraba evliliği sayısında sıralamada 7. sırada yer aldı. Türkiye genelinde boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 iken 2025 yılında 193 bin 793 oldu. Edirne’de 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 994 oldu. Edirne 994 boşanma ile bu sıralamada 41. sırada yer aldı. Türkiye genelinde kaba boşanma hızı binde 2,26 olurken Edirne'de kaba boşanma hızı binde 2,36 oldu.

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi’nden özel programlar Haber

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi’nden özel programlar

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi tarafından koordine edilen kutlama programlarının ilki, 10 Şubat 2026 tarihinde Mudanya Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Demeter Eşitlikçi Kadınlar Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Geçmişten Günümüze Kadın Hukuku” söyleşisinde Avukat Arzu Sevgel ve Avukat Hanımşah Bayram, kadın hukukuna dair temel hakları ve yargısal süreçlerde karşılaşılan ihtilafları vaka analizleri üzerinden katılımcılara aktardı. Programın ikinci ayağı ise 13 Şubat 2026 tarihinde Nilüfer Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde panel ile devam etti. Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Bursa Barosu ve Nilüfer Belediyesi’nin teknik destek verdiği panelde; Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kurtoğlu, Doç. Dr. Ayşenur Şahin Caner ve Doç. Dr. Çiğdem Mine Yılmaz, Medeni Kanun’un tarihsel süreci ve medeni hukukun toplumsal eşitlikteki rolü üzerine değerlendirmeler sundu. Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri Barın, “Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından biri olan Türk Medeni Kanunu, sadece bir hukuk metni değil; aynı zamanda toplumsal dönüşümün, eşit yurttaşlık anlayışının ve kadınların toplumdaki yerinin güçlendirilmesinin temel taşıdır. Çağdaş ve medeni toplumların ortak paydası, kadın-erkek eşitliğini hukukla güvence altına almalarıdır. Bizler de bu bilinçle Medeni Kanun’a sahip çıkmaya ve onu güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi 2026-2029 Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı tanıttı Haber

Muğla Büyükşehir Belediyesi 2026-2029 Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı tanıttı

Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa; CHP Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun ve Gizem Özcan, ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri ve muhtarlar katıldı. Koordinasyonu Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülecek olan eylem planı, toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal yapıda sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. Programda, yerel eşitlik politikalarının belediyenin tüm birimlerine entegre edilmesi ve hizmet süreçlerinde eşitlikçi bir modelin benimsenmesi üzerine hazırlanan stratejik adımlar paylaşıldı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, elde edilen sonucun tekil bir başarı değil, tüm kentin ortak başarısı olduğunu belirtti. Başkan Aras, "İnsan bir başarıya imza attığında mutlu oluyor. Bu mutluluk maddi bir menfaatten değil, ortaya konulan emeğin ve başarının yarattığı duygudan geliyor. Bugün yaşadığımız başarı bir tesadüf değil ve tek başına bir başarı da değil; koca bir kentin başarısıdır. Yolculuğumuz Bodrum'da başladı. Orada birlikte çalıştığım kadınlar, zihniyet değişiminin ne kadar önemli olduğunu bana gösterdi. Bu işin genel politikalara bırakılamayacağını gördük ve değişimi yerelden başlatmaya karar verdik" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İşsizlik 31 aydır tek haneli seviyelerde Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İşsizlik 31 aydır tek haneli seviyelerde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, işgücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Türkiye’de istihdam görünümünün güçlü seyrini sürdürdüğünü bildirdi. Yılmaz, işsizlik oranının 31 aydır tek haneli seviyelerde gerçekleştiğine dikkat çekti. Kasım ayına ait mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranının yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Yılmaz, istihdam edilen kişi sayısının bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32,7 milyonun üzerine çıktığını ifade etti. İşgücüne katılımı artırmaya yönelik politikaların öncelikli olduğunu vurgulayan Yılmaz, özellikle gençler, kadınlar ve nitelikli işgücüne yönelik aktif işgücü programları, mesleki eğitim çalışmaları, girişimcilik destekleri ve stratejik sektörlerde ihtiyaç duyulan becerilerin geliştirilmesine odaklandıklarını kaydetti. Yılmaz, emek yoğun sektörlerde istihdamın daha güçlü şekilde desteklenmeye devam edildiğini de belirtti. Cevdet Yılmaz, işgücü piyasasına yönelik yapısal reformlarla birlikte hem istihdam artışının güçlendirilmesinin hem de atıl işgücünün azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti. Yılmaz bu kapsamda 2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Program’da istihdamın yıllık ortalama 842 bin kişi artmasının öngörüldüğünü, işgücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine düşmesinin hedeflendiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, önümüzdeki dönemde dezenflasyonla uyumlu, istihdamı destekleyen sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme anlayışıyla vatandaşların alım gücünü artırmayı ve gelir dağılımını iyileştirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.