Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kabine Toplantısı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kabine Toplantısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kabine Toplantısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz." dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı. Saat 15:38'de başlayan Kabine Toplantısı, yaklaşık 3 saatin ardından sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Zonguldak'ta özel bir maden ocağında geçen hafta meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 madenciye Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı madencilere acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki askerî araç kazasında şehit olan Albay Sayit Gökgöz'e rahmet niyaz edip, ailesine, silah arkadaşlarına ve Silahlı Kuvvetlere başsağlığı dileklerini iletti. Kabine toplantısında iç siyaset, ekonomi, güvenlik ve dış politikaya ilişkin güncel gelişmeleri istişare ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükûmet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum. Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlar'dan Türk cumhuriyetlerine nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz. "Kanada ile ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından itibaren uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye'nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik edildiğini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: "16 Ekim'de Kamboçya Başbakanı Sayın Hun Manet ve beraberindeki heyeti İstanbul'da ağırladık. Sayın Manet ile ticaret ve yatırımlardan enerji, eğitim ve savunma sanayine uzanan geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkanlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşması yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu. Attığımız diğer bir tarihî adım Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyareti münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdık. Ayrıca, savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında işbirliğimizi güçlendirecek üç yeni anlaşma imzaladık. Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." "Kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına dikileceğiz" Türkiye'nin hafta sonu 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı ile R4 ve R4+E4 Dışişleri Bakanları Toplantıları'na ev sahipliği yaptığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim'de Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i Ankara'da misafir edeceklerini söyledi. Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarla büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi'ne yine Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz. Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hüküûmet başkanının katılımıyla COP31 Zirvesi'ni Antalya'da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz." "Ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde ayrılık görmek istemiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek iç siyasete gerekse dış politikaya günlük kazanımların çok ötesinde, asırlara sari köklü devlet geleneğinin zaviyesinden baktıklarını belirterek "Günü kurtarmanın değil istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirmeye çalıştık." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 27 Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile stratejik önemi haiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakatı imzaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu mutabakat Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır. Türkiye'nin ilk günden beri savunageldiği 'Tek Libya, tek devlet' ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen, millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini Libya'nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum. Şunu bu arada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir." Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat ile ilgili bir gerçeğin altını çizmek durumunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesinin olmadığını söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz ile ilgili politikasının çok net olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydasının olmayacağını vurgulayarak Türkiye'nin, bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke olmadığının altını çizdi. Siyasette de dış politikada da tek pusulalarının Türkiye'nin çıkarları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum." diye konuştu. Libya Temsilciler Meclisi'ne ve kardeş Libya halkına selamlarını yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin" temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren 'Libya'da ne işimiz var?' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum." dedi. "Türkiye, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir" Siyaseti, demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmenin yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikar olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye, sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar." "Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler, bize basın özgürlüğü dersi veremezler." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın özgürlüğü ve eleştirel seslerle bir sorunun olmadığını, Türkiye'nin, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biri olduğunu söyledi. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla Türkiye'nin ilk sıralarda yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı, ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye'nin de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmeyeceğinin altını çizdi. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz" İster iktidar ister muhalefet olsun, ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makamlarımız, ünvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı, ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz." dedi. 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifini geçen hafta TBMM'nin takdirine sunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlı olduklarını vurgulayarak "Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik." diye konuştu. "İşsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz" Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde 11 ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026'yı yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2027 bütçesinde yüzde 13,7 ile aslan payını yine eğitime verdiklerini, Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdıklarını belirtti. Yükseköğretim dahil eğitim bütçesini toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye taşıdıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor. Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve desteklere 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık." diye konuştu. Emekli maaşlarına düzenleme Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022'de başlattıkları asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettirdiklerini dile getirdi. Bu kapsamda 2027'de vergi istisnası yoluyla çalışanların gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz." "Savunma ve güvenlik harcamalarımız için 3 trilyon 454 milyar lira belirledik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımın ülke için stratejik önemi yüksek bir sektör olduğunu dile getirdi. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerine ise tarımsal krediler, sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ayırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4'üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum." İran'a saldırı haberleri Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu İran'a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşmasının, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine yol açtığını dile getirdi. Temennilerinin bölgeyi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak, birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Milletimizin helal kazancına uzanan eli kırarız Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Milletimizin helal kazancına uzanan eli kırarız

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı paylaşımda, sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmelerin kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirtti. Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplantı sonrası yaptığı açıklamaların kendileri için yol gösterici olduğunu söyledi. Bakan Çiftçi, piyasa manipülasyonu, borsa oyunları ya da yolsuzluk yoluyla milletin hakkına el uzatanlara karşı devletin gereğini yapacağını vurgulayarak, “Milletimizin helal kazancına, alın terine ve birikimine uzanan kirli elleri mutlaka kırarız” ifadelerini kullandı. MİLLETİMİZİN HELAL KAZANCINA UZANAN ELİ KIRARIZ! Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, milletin hakkına, hukukuna, malına ve mülküne uzanan her kim olursa olsun karşılarında devleti bulacağını söylediğini hatırlattı. Bu yaklaşımın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da temel yol göstericileri olacağını ifade etti. Paylaşımında, “Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız” mesajına da yer veren Çiftçi, 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı ve kalkınması için en küçük bir tereddüt göstermeyeceklerini belirtti. İçişleri Bakanlığı olarak Türkiye’nin huzuru ve güvenliği için çalışmayı sürdüreceklerini kaydeden Bakan Çiftçi, milletin birikimine ve alın terine yönelik her türlü girişime karşı kararlı duruş sergileyeceklerini dile getirdi. MİLLETİMİZİN HELAL KAZANCINA UZANAN ELİ KIRARIZ! ???????? Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın riyasetinde Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantımızı gerçekleştirdik. Ülkemizin ve dünyanın gündemini değerlendirdiğimiz toplantıda, sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeler de… pic.twitter.com/2u74yGkEjM — Mustafa ÇİFTÇİ (@mustafaciftcitr) September 28, 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kabine sonrası fon soruşturması mesajı: “Finansal sistemimize yönelik risk yok” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kabine sonrası fon soruşturması mesajı: “Finansal sistemimize yönelik risk yok”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada sermaye piyasalarında yürütülen fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, yaşanan sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde ortaya çıktığını belirterek finansal sisteme yönelik herhangi bir risk bulunmadığını söyledi. Soruşturma kapsamında piyasa bozucu eylemlere ilişkin tespit edilen kişilerin hukuk önünde hesap vereceğini belirten Erdoğan, sermaye piyasalarının işleyişini güçlendirecek yeni idari ve hukuki düzenlemelerin de hayata geçirileceğini ifade etti. Kabine gündeminin ilk başlığı okul güvenliği oldu Erdoğan, Kabine Toplantısı'nda ilk olarak okullarda güvenli ortamın güçlendirilmesine yönelik çalışmaların ele alındığını belirtti. Geçen yıl yaşanan olayların ardından okulların güvenliğine yönelik ilave tedbirlerin uygulamaya konulduğunu hatırlatan Erdoğan, toplantıda mevcut uygulamaların yeniden değerlendirildiğini ve alınabilecek ek önlemlerin görüşüldüğünü söyledi. Erdoğan, Turgutlu'da yaşanan olaydan etkilenen çocuklara geçmiş olsun dileklerini iletirken, tedavisi süren öğrenciler için de şifa temennisinde bulundu. Osmaniye'de hayatını kaybeden öğretmeni de anan Erdoğan, ailesine başsağlığı diledi. Milli sporculara tebrik Erdoğan, konuşmasında milli sporcuların elde ettiği başarılara da değindi. Filenin Sultanları'nın üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olmasını hatırlatan Erdoğan, A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı tebrik etti. Erdoğan ayrıca 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda 70 kiloda altın madalya kazanan Buse Naz Sürmeneli'yi kutladı. Milli sporcuların başarılarının Türkiye açısından önem taşıdığını belirten Erdoğan, hükümet olarak 81 ilin geleceğine yönelik yatırım ve projelerin sürdürüldüğünü ifade etti. İstanbul Havalimanı açıklaması İstanbul Havalimanı'na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, havalimanının yolcu trafiğinde ulaştığı rakamlara ve operasyonel kapasitesine dikkat çekti. Havalimanında 2025'te üç bağımsız paralel pist operasyonunun hayata geçirildiğini hatırlatan Erdoğan, dördüncü ana pistin devreye alınmasıyla kapasitenin daha da güçlendirildiğini söyledi. Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nın geçen yıl 84,5 milyon yolcuya hizmet verdiğini belirtti. BM Genel Kurulu ve Gazze mesajı Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında New York'ta gerçekleştirdiği temaslara da değinen Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın vize engeli nedeniyle Genel Kurul'a katılamamasına ilişkin eleştirilerini yineledi. Erdoğan, Türkiye'nin Filistinliler ve bölgedeki siviller konusunda tutumunu sürdüreceğini belirterek, savaş ve insan hakları ihlallerinden sorumlu olduğunu ifade ettiği kişilerin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi. Bu değerlendirmeler Erdoğan'ın kendi siyasi açıklamaları olarak kayda geçti. “Fon piyasasının sınırlı bir bölümünde sorun yaşandı” Kabine toplantısının önemli gündem başlıklarından biri olan fon soruşturmasına ilişkin konuşan Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanı ile Adalet Bakanı'nın süreç hakkında Kabine'ye sunum yaptığını söyledi. Erdoğan, piyasa manipülasyonu, borsa işlemleri veya yolsuzluk yoluyla vatandaşların haklarına zarar veren kişiler hakkında işlem yapılacağını belirterek, “Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermaye piyasalarında yaşanan sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana geldiğini belirterek, finansal sisteme yayılan herhangi bir risk bulunmadığını savundu. Türk sermaye piyasalarının dayanıklı olduğunu söyleyen Erdoğan, soruşturma sürecinde yatırımcıların tedirgin edilmemesi gerektiğini ifade etti. Fonların tasfiye süreci devam ediyor Erdoğan, kapatılan fonların tasfiye çalışmalarının sürdüğünü ve fonlar ya da hisse senetleri üzerinden haksız kazanç elde ettiği tespit edilen kişiler hakkında soruşturmaların yürütüldüğünü belirtti. Piyasa bozucu eylemlere ilişkin tespit edilen kişilerin hukuk önünde hesap vereceğini söyleyen Erdoğan, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişini daha sağlıklı hale getirecek idari ve hukuki düzenlemelerin hazırlanacağını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de 1 Temmuz-16 Eylül dönemindeki incelemeler kapsamında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığının dondurulduğunu, 37 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığını açıklamıştı. Erdoğan ekonomi kurmaylarıyla görüşecek Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin yakından takip edildiğini belirterek, ekonomi kurmayları ve ilgili kurumların yöneticileriyle bir araya geleceğini söyledi. Erdoğan, gerekli adımların hukuk devleti sınırları içerisinde atılacağını ifade etti. Konuşmasının sonunda A Milli Futbol Takımı'na UEFA Uluslar Ligi'nde İtalya ile oynayacağı karşılaşma için başarı dileyen Erdoğan, Kabine sonrası açıklamasını tamamladı. Kabine Toplantısı Sonrası Millete Sesleniş https://t.co/bAMwePgIpP — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) September 28, 2026

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı başladı: Gündemde fon soruşturması ve “Terörsüz Türkiye” süreci Haber

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı başladı: Gündemde fon soruşturması ve “Terörsüz Türkiye” süreci

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Saat 16.25’te başlayan toplantının gündeminde sermaye piyasalarındaki fon soruşturması, “Terörsüz Türkiye” süreci ve dış politikadaki gelişmelerin yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılı hazırlıkları bulunuyor. Fon soruşturması masada Kabine toplantısının öne çıkan başlıklarından birini kamuoyunda “fon soruşturması” olarak gündeme gelen sermaye piyasası soruşturmaları oluşturuyor. Soruşturmanın adli ve ekonomik boyutunun yanı sıra yatırımcıların haklarının korunmasına yönelik atılabilecek adımların da değerlendirilmesi bekleniyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bugün yaptığı açıklamada piyasa bozucu işlemlere karışanlara yönelik hukuki sürecin devam ettiğini, bu faaliyetlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik işlem yapılmayacağını bildirdi. Öte yandan bugün sermaye piyasası soruşturmaları kapsamında 9 şüpheli hakkında daha gözaltı işlemi gerçekleştirildi. Ayrıca 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbirlerinin kaldırıldığı, gerçek kişiler üzerindeki tedbirlerin ise sürdüğü açıklandı. “Terörsüz Türkiye” süreci değerlendirilecek Toplantının bir diğer önemli başlığını “Terörsüz Türkiye” sürecinde gelinen aşama oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada sürecin ilgili kurumların kontrolünde ilerlediğini, örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanmasının yasal çerçevenin uygulanması açısından gerekli olduğunu belirtmişti. Kabinede güvenlik birimlerinin sahadaki çalışmaları ve süreç kapsamında atılabilecek yeni adımların değerlendirilmesi bekleniyor. Dış politika ve Meclis gündemi Kabine toplantısında Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirdiği temasların yanı sıra bölgesel gelişmelerin de ele alınması bekleniyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze ve bölgedeki diğer gelişmeler dış politika başlığı altında değerlendirilecek. 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlayacak TBMM’nin gündemiyle ilgili hazırlıkların da toplantıda değerlendirilmesi bekleniyor. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapması bekleniyor.

Erdoğan'dan TBMM'ye sunulacak yasal düzenleme mesajı: "Önümüzdeki günlerde Meclisimizin takdirine sunacağız" Haber

Erdoğan'dan TBMM'ye sunulacak yasal düzenleme mesajı: "Önümüzdeki günlerde Meclisimizin takdirine sunacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasının önemli bölümünü "Terörsüz Türkiye" sürecine ayıran Erdoğan, hükümetin uzun süredir üzerinde çalıştığı yasal düzenlemenin kısa süre içerisinde TBMM'nin gündemine geleceğini açıkladı. Erdoğan, Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir döneme girildiğini belirterek, atılacak yasal adımların hem toplumsal huzuru hem de ekonomik kalkınmayı destekleyeceğini ifade etti. Erdoğan: "Yasal düzenlemeyi Meclisimizin takdirine sunacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında hazırlıkları devam eden yasa teklifine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Önümüzdeki günlerde bir süredir üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi Gazi Meclisimizin takdirine sunacağız." Düzenlemenin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmayan Erdoğan, sürecin tamamlanmasının ardından Türkiye'nin güvenlikten ekonomiye kadar birçok alanda yeni bir döneme gireceğini söyledi. "Türkiye ekonomisi yeni bir hikâye yazacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör tehdidinin tamamen ortadan kalkmasının ekonomik kalkınma açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Terörün oluşturduğu mali yükün sona ermesiyle birlikte yatırım ortamının güçleneceğini ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikâye yazmaya başlayacaktır. Biz buna yürekten inanıyoruz." Ekonomik büyüme, yatırım, istihdam ve bölgesel kalkınmanın önündeki engellerin azalacağını belirten Erdoğan, yeni dönemde Türkiye'nin üretim ve yatırım kapasitesinin daha da artacağını dile getirdi. Cumhur İttifakı vurgusu Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütülen sürecin Cumhur İttifakı'nın tam dayanışmasıyla devam ettiğini belirtti. Sürecin yalnızca hükümetin değil, milli meseleleri ön planda tutan tüm siyasi partilerin desteğiyle başarıya ulaşacağını ifade eden Erdoğan şöyle konuştu: "Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız." "Terörsüz Türkiye" hedefi Erdoğan, açıklamasında "Terörsüz Türkiye" hedefinin yalnızca güvenlik politikaları açısından değil, toplumsal huzur bakımından da önemli sonuçlar doğuracağını söyledi. Terörün sona ermesiyle birlikte vatandaşların daha güvenli bir ortamda yaşayacağını belirten Cumhurbaşkanı, ekonomik kaynakların da kalkınma projelerine yönlendirilebileceğini ifade etti. Konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Terörsüz Türkiye süreci menzile vardığında, analar başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, ülkemiz ağır ekonomik faturadan kurtulmuş olacaktır." Gözler TBMM'ye çevrildi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasının ardından gözler TBMM'ye sunulacak yasal düzenlemenin ayrıntılarına çevrildi. Hükümetin hazırladığı teklifin önümüzdeki günlerde Meclis Başkanlığı'na sunulması beklenirken, düzenlemenin komisyon ve Genel Kurul süreçlerinin ardından yasalaşması hedefleniyor. Düzenlemenin kapsamı ve içeriğine ilişkin ayrıntıların, teklifin TBMM'ye sunulmasının ardından netleşmesi bekleniyor. Yeni düzenlemeden beklentiler Uzmanlar, hazırlanacak yasal düzenlemenin güvenlik politikalarının yanı sıra yatırım ortamı, bölgesel kalkınma ve ekonomik istikrar üzerinde de etkili olabileceğini değerlendiriyor. Özellikle uzun yıllardır terör nedeniyle ekonomik potansiyelini tam olarak kullanamayan bölgelerde yatırım ortamının güçlenmesi, istihdamın artması ve özel sektör yatırımlarının hız kazanması beklentiler arasında yer alıyor. Hükümet cephesi ise yeni düzenlemenin Türkiye'nin güvenlik, ekonomi ve sosyal bütünleşme hedeflerine katkı sağlayacağını vurguluyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomaside güçlü, savunma sanayide destan yazan Türkiye var Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomaside güçlü, savunma sanayide destan yazan Türkiye var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, ulaştırma alanında son 23 yılda hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. “Türkiye Hızlanıyor” başlığıyla yürütülen çalışmalar kapsamında karayollarına 206 milyar dolar, demiryollarına 80 milyar dolar ve havayollarına 35,5 milyar dolar yatırım yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun bugün 30 bin 51 kilometreye ulaştığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yalnızca 6 ilin bölünmüş yollarla birbirine bağlı olduğunu, bugün ise 77 ilin duble yollarla bağlantı sağladığını ifade etti. Türkiye’de araç sayısının 8,5 milyondan 33,6 milyonun üzerine çıkmasına rağmen şehirlerarası ortalama seyahat hızının saatte 40 kilometreden yaklaşık 90 kilometreye yükseldiğini kaydetti. Otoyol ağının da önemli ölçüde genişletildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyol uzunluğunun 1.714 kilometreden 3.796 kilometreye çıkarıldığını, köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 856 kilometreye yükseldiğini dile getirdi. Demiryolu yatırımlarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hızlı trenle kendi iktidarları döneminde tanıştığını belirterek, toplam hızlı tren hattı uzunluğunun 2 bin 251 kilometreye ulaştığını ve Kurban Bayramı süresince hızlı trenleri 322 bin yolcunun kullandığını açıkladı. Ulaştırma yatırımlarının devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya Çevre Yolu, Malatya Çevre Yolu ve Antalya Havalimanı terminal projelerinin de bulunduğu 55 projenin hizmete açıldığını hatırlattı. 2026 yılı hedefleri kapsamında 144’ü karayolu projesi olmak üzere toplam 188 yatırımın tamamlanmasının planlandığını belirten Erdoğan, 42 şehri birbirine bağlayacak Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu projesindeki çalışmaların hızlandırıldığını ve 120 kilometrelik otoyolun gelecek yıl hizmete alınmasının hedeflendiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den Sudan’a, yönümüzü nereye çevirsek, aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin… pic.twitter.com/e6vv8NBmD2 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) June 1, 2026 Konuşmasının sonunda bölgesel gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin diplomasi, savunma sanayii, ekonomi ve enerji alanlarında güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, ülkenin bölgesel krizlerin ortasında bir “istikrar adası” olmayı sürdürdüğünü ifade etti.

ABD Başkanı Trump,: İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor Haber

ABD Başkanı Trump,: İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor

ABD Başkanı Donald Trump, basına açık olarak gerçekleştirdiği kabine toplantısı sırasında Orta Doğu’daki savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. Destansı Öfke Operasyonu ile İran’ın askeri kabiliyetlerini görülmemiş bir şekilde vurduklarını söyleyen Trump, "Venezuela’da yaptığımız bunun daha küçük bir versiyonuydu. İran’ın füze ve insansız hava aracı stoklarını yok ediyoruz, savunma sanayi altyapılarını yok ediyoruz. Donanmalarını tamamen ortadan kaldırdık, hava kuvvetlerini tamamen sildik. Füzelerinin ve füze rampalarının büyük bir kısmını yok ettik. Rampaların muhtemelen yüzde 90’ına yakınını yok ettik ve füzeler, fırlatma rampaları olmadan atılamaz" dedi. "İran, anlaşma yapmak için yalvarıyor" ABD basınında kendisinin İran’la anlaşma yapmaya çalıştığına ilişkin haberleri "yalan haber" olarak nitelendiren Trump, "Anlaşma yapmak için yalvaran ben değilim, onlar. İran benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor. Olanları gören herkes neden anlaşma yapmak istediklerini anlar. Onlar aptal değil, aslında bir bakıma çok zekiler. Onlar harika müzakereciler" dedi. Trump, "Savaş konusunda kötü olduklarını söyleyebilirim ama müzakere konusunda çok iyiler. Ve anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. Bunu yapabilecek miyiz bilmiyorum. Bunu yapmaya istekli miyiz, onu da bilmiyorum. Bunu dört hafta önce yapmaları gerekiyordu. İki yıl önce yapmaları gerekiyordu. Ya da biz göreve ilk geldiğimizde yapmalıydılar" ifadelerini kullandı. "Muhatap olduğumuz insanlar, başka kimseyle iletişim kuramıyor" ABD’nin İran’ın iletişim sistemlerini tamamen imha ettiğini ifade eden Trump, "Yaşadıkları sorunlardan biri de bizim muhatap olduğumuz insanların başka kimseyle iletişim kuramıyor olmaları. Çünkü tüm liderleri ortadan kaldırıldı. Birinci kademe gitti. Yeni liderleri seçmek istediler ama onlar da gitti. Hepsi gitti. Çünkü anlaşma yapmadılar. Bunlar hasta ruhlu insanlar" dedi. "Sadece İsrail’i değil, Orta Doğu’yu ele geçirmek istiyorlardı" ABD’nin saldırıları öncesinde İran’ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı söylemini tekrarlayan Trump, "Ama nükleer silahları olacaktı ve bunu kuşkusuz kullanacaklardı. Biliyorsunuz, kendileriyle bir alıp veremediği olmayan ülkelere saldırdılar. Bunlar savaşa dahil değillerdi, İran ile büyük sorunları yoktu. Bunlar gerçekten hasta ruhlu insanlar. Sadece İsrail’i değil, Orta Doğu’yu ele geçirmek istiyorlardı. Elbette listelerinde ilk sırada İsrail olurdu" ifadelerini kullandı. "NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradık" İngiltere’den destek istediklerinde savaşa sürüklenmek istemedikleri cevabı aldıklarını söyleyen ABD Başkanı Trump, NATO’nun İran’a yönelik saldırılarda ABD’ye yardım etmediği için hayal kırıklığına uğradığını belirterek, "Açıkça söyleyeyim, NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradık. Çünkü NATO hiçbir şey yapmadı" dedi. Trump, "25 yıl önce NATO kağıttan bir kaplan dedim, ama daha da önemlisi biz onların yardımına koşarız ama onlar bizim yardımımıza gelmez dedim ve yardımımıza gelmediler" ifadelerini kullandı. "İngiltere'nin uçak gemileri, bizim sahip olduklarımızla kıyaslandığında oyuncak kalıyor" Trump, İran konusunda İngiltere’nin tavrına ilişkin olarak, "İngiltere bu işe karışmak istemedi. Biz de onların savaşlarına karışmak istemiyoruz. İngiltere'nin uçak gemileri, bizim sahip olduklarımızla kıyaslandığında oyuncak kalıyor" dedi. İngiltere’nin "savaş bittikten sonra" yardım teklif ettiğini söyleyen Trump, "’Teşekkürler, zahmet etmeyin, ihtiyacımız yok’ dedim. Onlara ihtiyacımız yok. Görevimizi başarmanın dört ila altı hafta süreceğini tahmin etmiştik ve programın çok ilerisindeyiz. İran’a verilen tahribat açısından ne yapıldığına bakarsanız, gerçekten çok ilerideyiz" ifadelerini kullandı. "İran rejimi artık kesin bir şekilde yenildiklerini kabul ediyor" Trump, "İran rejimi artık kesin bir şekilde yenildiklerini kabul ediyor. Bunun bir felaket olduğunu söylüyorlar. Bu yüzden bizimle konuşuyorlar. Aksi takdirde konuşmazlardı" dedi. İran yönetimine ilişkin açıklamalarında Trump, "Şimdi anlaşma yapmak için bir şansları var ama bu onlara kalmış. Çıkıp ‘müzakere etmiyoruz, müzakere etmeyeceğiz’ diyorlar ama elbette müzakere ediyorlar. Paramparça oldular. Yerlerinde kim olsa müzakere etmezdi ki? Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. İyi bir anlaşma yapabilir miyiz göreceğiz. Eğer iyi bir anlaşma yaparlarsa, boğaz açılacak. Hürmüz Boğazı açılacak. Şu an dahi, orada mayın var mı bilmiyoruz" dedi. "NATO için bir sınamaydı" ABD’nin İran konusunda yapmakta olduğu şeyi yapmaya devam edeceğini söyleyen Trump, "Bunlar küçük meseleler. Bu nedenle de NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bu NATO için bir sınamaydı. Bir testti. Bize yardım etmek zorunda değilsiniz ama bunu hatırlayacağız" ifadelerini kullandı. "Ukrayna’daki savaş biraz sakinleşiyor" Basın mensuplarının sorusu üzerine Trump, Ukrayna’daki savaşa ilişkin olarak, "Ukrayna meselesi zor bir durum. Çözmek için çok uğraşıyoruz. Bizi etkileyen bir yönü neredeyse hiç yok, hatta bir bakıma o talihsiz savaş nedeniyle daha fazla askeri ekipman satışı gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz ay 25 bin kişi öldü. Çoğu asker 25 bin kişi" dedi. Ukrayna’daki savaşın yakında çözüme kavuşacağını umduğunu söyleyen Trump, "Bana kalırsa Ukrayna’daki savaş biraz sakinleşiyor. Bence bunu çözme şansımız var" dedi. Ukrayna’daki savaşın kendilerini etkilemediğini kaydeden Trump, "Almanya’nın başındaki kişi" ifadesiyle andığı Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile olan bir temasını anlattı. Trump, "İran konusunda ‘Bu bizim savaşımız değil’ dediğini duyduk. Ben de ‘Ukrayna’daki de bizim savaşımız değil ama biz yardım ettik’ dedim. Böyle bir şey söylemesini çok uygunsuz buldum. Ama söyledi, artık geri alınabilecek bir şey değil" dedi. Trump, "Ukrayna bizim savaşımız değil ama yine de bütün o genç insanların öldürülmesinin durmasını isterim. Sanki mezbahada gibi öldürülüyorlar. Orada korkunç şeyler oluyor" ifadelerini kullandı. İran’dan 10 tanker petrol hediye aldıklarını açıkladı ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD'ye 10 tanker petrol hediye ettiğini söyledi. İran’ın öncelikle kendilerine 8 tanker hediye ettiğini söylediği açıklamasında Trump, "Sonra söyledikleri bir şey nedeniyle özür dilediklerini ifade ederek, iki tanker daha göndereceklerini açıkladılar. Nihayetinde 10 tanker oldu" dedi. "Bakalım ne olacak, belki bir anlaşma yapabiliriz" Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamasında Trump, "Onları askeri olarak ezip geçtik. Hava kuvvetleri yok, donanmaları yok ve çok az füzeleri kaldı. Çok büyük bölümünü patlattık. Üretmeleri zor. Dronlar konusunda da aynı şey geçerli. Liderleri yok. Fakat sorun şu; harika bir iş çıkarıp yüzde 99 oranında imha etsek dahi, geriye kalan yüzde 1’lik tehdit kabul edilemez. Çünkü bu, milyar dolarlık bir geminin gövdesine füze atılması demek olabilir. Fakat çok hızlı bir şekilde temizlenecek. Çünkü anlaşma istiyorlar" dedi. Trump, "Dün bizimle müzakere etmediklerini söylüyorlardı, bugün müzakerelerde bulunduğumuzu kabul ediyorlar. Anlaşma yapmak istiyorlar ve bunu yapmak istemelerinin nedeni ağır bir şekilde yenilmiş olmaları" ifadelerini kullandı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti aldığına ilişkin bir soruya cevabında Trump, "Geçiş ücreti almaması gerekiyor ama bir miktar alıyorlar. Kabiliyetleri iki hafta öncesine göre çok az ve açıkçası her hafta ve her gün azalıyor. Size söyleyebileceğim tek şey, bir anlaşma yapmak için adeta yalvarmakta oldukları. Bakalım ne olacak, belki bir anlaşma yapabiliriz" dedi. ABD İran petrolünü kontrol edebilir Trump, İran’ın petrollerini kontrol altına alma ihtimaline ilişkin olarak, "Bu bir seçenek. Bu konuda konuşmak istemem ama bu bir seçenek. Venezuela’da çok iyi bir iş çıkardık. Venezeula ile birlikte çalışarak milyarlarca dolar elde ettik" dedi. Körfez ülkelerinin savaşın hızlı bir şekilde bitmesi ve İran’ın yeniden güç kazanması ve ABD’nin bölgede olmaması durumuna ilişkin endişeleri olduğuna dair soru üzerine Trump, "Bölgede kalmasak bile onları koruyor olacağız. Çok iyi davrandılar. Özellikle Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri. Ayrıca Kuveyt ve Bahreyn. Yüzde yüz destek oldular" dedi. ABD’nin tankerleri korumak için savaş gemilerinden oluşan bir koalisyon kurması ihtimaline dair soruya Trump, "Bir koalisyonumuz var ve çoktan orada olmaları gerekirdi" yanıtını verdi. "Hürmüz Boğazı’na ihtiyacımız yok" Trump, "Bizim Hürmüz Boğazı’na ihtiyacımız yok. Çok petrolümüz var ve ülkemiz bu durumdan etkilenmiyor. Suudi Arabistan veya Rusya’dan iki kat fazla petrolümüz var. Yakında üç kat olacak" dedi. "Avrupa’yı Rusya’dan koruyoruz ama onlar bizi korumuyor" ABD’nin İran’a saldırıları konusunda Orta Doğu’daki beş ülke dışında kimsenin iyi bir sınav vermediğini söyleyen Trump, "Neredeyse hiç destek almadık. Trilyonlarca dolar harcayıp ülkeleri koruduk. Bu bizim için küçük bir işti ve neredeyse ilk hafta zaten iş bitmişti. Eğer büyük bir savaş olursa, ki umarım olmaz, onların yanımızda olacağını sanmıyorum. Ve bu adil değil. Avrupa’yı Rusya’dan koruyoruz ama onlar bizi korumuyor. Bu saçmalık" dedi. ABD Başkanı Trump, Avrupalı müttefiklerin İran konusunda ABD’nin yardım çağrısına cevap vermemelerine ilişkin, "İhtiyaç duyduklarında her zaman yanlarında olduk. Dürüst olmak gerekirse, artık öyle olur mu bilmiyorum" dedi. "Artık daha fazla askeri seçenek mevcut" Kabine toplantısında söz alan Başkan Yardımcısı James David Vance ise, açıklamalarına İran’ın konvansiyonel ordusunun fiilen yok edildiği sözleri ile başladı. Vance, "Donanmaları artık yok. Birkaç hafta önce yapabilecekleri gibi bize vurabilecek durumda değiller. Bu ise bize seçenekler sunuyor. Diplomatik seçenekler ve müzakereler konusunda çok haber yapıldı ama artık daha fazla askeri seçenek de mevcut" dedi. Vance, "Şu anda elimizde başkan görevi bir yıldan biraz fazla süre önce devraldığında elimizde olmayan bir şey var. Elimizde, İran’ın nükleer silah edinmemesini sağlamak için her aracı kullanabilme imkanı var" dedi. "Tüm ülkelerin minnettar olmaları gerekiyor" Kabine toplantısında Dışişleri Bakanı Marco Rubio da, İran’ın ABD ile 47 yıldır savaş halinde olduğunu ve Trump’ın diğer başkanların görmezden geldiği bir tehdidi ortadan kaldırma yönünde adım attığını söyledi. Rubio, "İran şu anda en zayıf anlarında bulunuyor. Şu ana kadarki en zayıf anlarında neler yaptıklarına bir bakın. Elçiliklere, otellere saldırıyorlar. Bu insanların nükleer silahları olsa ne yapacaklarını bir düşünün. Bu, dünya için kabul edilemez bir risktir" dedi. Rubio, "Dünya genelinde, şikayet eden ülkeler de dahil, tüm ülkelerin ABD böyle bir tehditle yüzleşmeye istekli bir başkana sahip olduğu için minnettar olmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "15 maddelik eylem planı sunduk" Kabine toplantısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, savaş öncesinde İran ile yapılan müzakerelerin başarısız olmasına değindiği konuşmasında, "Müzakereler sırasında İranlılardan uranyum zenginleştirme konusundaki haklarından vazgeçemeyeceklerini duyduk. Ardından 11 nükleer bomba yapmaya yetecek kadar olan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 460 kg malzemeye sahip olduklarını duyduk" dedi. İran'a sunulan 15 maddelik plana da değinen Witkoff, "Çatışmanın barışçıl bir şekilde sona erdirilmesinde rol almak isteyenler bizimle temas kurdu. Dış politika ekibiyle birlikte bir barış anlaşmasının çerçevesini oluşturan 15 maddelik bir eylem planı sunduk. Bu, İran’a arabulucu olarak hareket eden Pakistan hükümeti tarafından iletildi" dedi. Witkoff, "Gelişmelerin nereye varacağını göreceğiz. İran’ın bunun onlar için bir dönüm noktası olduğuna ve bunun dışında daha fazla ölüm ve yıkım dışında bir alternatif bulunmadığına ikna olup olmayacağını göreceğiz. Bunun mümkün olacağına ilişkin güçlü işaretler var" ifadelerini kullandı. Witkoff, "Nihayeti İran’a bir mesaj ilettik. Bir kez daha bizim hakkımızda yanlış bir hesabın içine düşmeyin" ifadelerini kullandı. "Bombalarla müzakereye devam edeceğiz" Kabine toplantısında Savunma Bakanı Hegseth, 27 gün önce modern bir orduya sahip olan İran’ın tarihte görülmemiş kadar etkili ve hızlı bir şekilde etkisiz hale getirildiğini söyledi. ABD’nin İran’da 10 binden fazla hedefi yok ettiğini ve 150’den fazla deniz aracını batırdığını söyleyen Hegseth, "Bir gecede donanmalarını kaybetmekle kalmadılar. Donanma komutanları da artık yok. Devrim Muhafızları’nın donanma komutanı, gece yapılan bir operasyonla öldürüldü" dedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "Bombalarla müzakereye devam edeceğiz. Savaş, başka yöntemlerle yapılan bir müzakeredir" dedi. "Gemi trafiğinin her gün artmaya devam edeceğinden eminim" Kabine toplantısında Hazine Bakanı Bessent, İran’ın oluşturduğu tehditlerin ortadan kalkmasıyla birlikte gelecekte enerji fiyatları ve enflasyonun daha düşük olacağını savundu. ABD Hazine Bakanlığı’nın İran’ın tüm finansal can damarlarını kesmek için geçtiğimiz mart ayında verilen emri uyguladığını söyleyen Bessent, "Bu bir gecede olan bir şey değildi. Neredeyse bir yıl düşünülen bir şeydi. İran’ın finans sistemi aralık ayında çöktü. İran’ın savaşı finanse etme ve silah tedarik etme kapasitesini sistemli bir şekilde azalttık. Bu, aylarca süren bir hazırlık gerektirdi. ABD ulusal güvenliğine yönelik tehditlerin küresel ekonomik sistemde yeri yoktur" dedi. Körfez bölgesinde gemi hareketliliğinin de arttığını söyleyen Bessent, "Bu daha başlangıç. Boğazı tamamen güvence altına almadan önce gemi trafiğinin her gün artmaya devam edeceğinden eminim" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası kritik mesajlar... Birilerinin çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası kritik mesajlar... Birilerinin çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Trafik güvenliği başta olmak üzere enerji, dış politika ve bölgesel gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, özellikle araç sahiplerinin tepkisine neden olan plaka, görüntü, ses ve multimedya sistemlerine yönelik uygulamalar konusunda dikkatli olunması talimatı verdi. İçişleri Bakanlığı’nın süreci titizlikle yönetmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, yeni düzenlemelerin vatandaşlarda mağduriyet oluşturmaması gerektiğinin altını çizdi. Ramazan etkinliklerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programlara çoğu çocuk ve genç olmak üzere 592 bin kişinin katıldığını açıkladı. 12 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen etkinliklerde çocukların hem eğlendiğini hem de öğrendiğini belirtti. Külliye’de 8 bini aşkın etkinliğin düzenlendiğini ifade eden Erdoğan, programın önemli bir ihtiyacı karşıladığını söyledi. Terörle mücadele ve bölgesel gelişmelere de dikkat çeken Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefini sabote etmeye yönelik girişimlerin karşılıksız kalmayacağını vurguladı. Bu sürecin, yarım asırlık çatışma ortamını sona erdirmeyi amaçladığını belirten Erdoğan, “Terörsüz Bölge” vizyonunun da Ortadoğu’da ayrışmayı körüklemek isteyen planlara engel olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Suriye’nin kuzeyi ve İran’a yönelik gelişmelerin, Türkiye’nin ortaya koyduğu stratejinin önemini bir kez daha gösterdiğini sözlerine ekledi. "BİRİLERİNİN BİZİ ÇEKMEK İSTEDİĞİ TUZAKLARA DÜŞMÜYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihlerinin hiçbir döneminde oyuna gelmediklerine dikkati çekerek, "Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde, sükûneti elden bırakmadan, kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Tekrar ediyorum, ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz. Şurası bir gerçek ki savaş sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil, zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla derin izler bırakmaktadır. Özellikle Körfez'deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna fırsat verilmemelidir." Savaş uzadıkça başka komplikasyonların da ortaya çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat'tan bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır." diye konuştu. Bunun üzerine bazı ülkelerin, yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Son 25 gün bize şunu göstermiştir, savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş, Netanyahu'nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi, bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden, tüm bunların yanı sıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke, bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle, tüm imkânlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran krizi karşısında tüm kurumlarla teyakkuz hâlindeyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran krizi karşısında tüm kurumlarla teyakkuz hâlindeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi. Bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından kritik bir dönem oluşturduğunu belirten Erdoğan, toplantıda özellikle İran krizi ve bunun bölgesel etkilerini ele aldıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye kadar birçok başlıkta krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade etti. Çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması ihtimallerinin de analiz edildiğini dile getiren Erdoğan, “Hükûmet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz hâlindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız.” dedi. Türkiye’nin önceliğinin ülkeyi bölgedeki çatışma ortamından uzak tutmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz ülkemizi bu yangından uzakta tutmak, Türkiye’nin güvenliğini ve 86 milyonun huzurunu temin etmektir.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin krizin büyümesini önlemek için diplomasi trafiğini yoğun şekilde sürdürdüğünü de belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizin ilk gününden itibaren yoğun bir diplomasi yürüttüklerini belirterek şimdiye kadar 16 liderle görüşme yaptığını açıkladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Samimi uyarılarımıza rağmen, Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihinde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza… pic.twitter.com/5DRGApBDJ2 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 50’den fazla telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın da muhataplarıyla temas hâlinde olduğunu söyledi. Ekonomik etkilerin sınırlı tutulması için gerekli tedbirlerin alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dış şoklara karşı direncinin güçlü olduğunu dile getirdi. Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyar dolar civarında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansal sistemin güçlü sermaye yapısı ve likiditesi sayesinde riskleri absorbe edebilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışlara karşı vatandaşları korumak amacıyla geçici olarak eşel mobil sistemini devreye aldıklarını açıklayan Erdoğan, enerji arz güvenliği konusunda herhangi bir risk bulunmadığını söyledi. Tarım alanında da gübre stoklarının yeterli seviyede olduğunu ifade eden Erdoğan, üre gübresinde gümrük vergisinin sıfıra indirildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran sınırındaki gümrük kapılarında herhangi bir yoğunluk ya da sorun yaşanmadığını belirterek ticaretin olumsuz etkilenmemesi için gerekli tedbirlerin alındığını kaydetti. Konuşmasında ana muhalefeti de eleştiren Erdoğan, muhalefetin dış politika konusunda vizyon ortaya koyamadığını savundu. Erdoğan, “Türkiye diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür ve her türlü tehdidi bertaraf edecek kapasiteye sahiptir.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.