Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Jasat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Jasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jasat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meral Babacan cinayeti 11 yıl sonra aydınlatıldı: Katil ayna çerçevesi izinden bulundu Haber

Meral Babacan cinayeti 11 yıl sonra aydınlatıldı: Katil ayna çerçevesi izinden bulundu

Manisa’da 2015 yılında işlenen Meral Babacan cinayeti, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin dosyayı yeniden incelemesiyle 11 yıl sonra aydınlatıldı. Olay yerinde bulunan plastik parçanın bir otomobile ait yan ayna çerçevesi olduğunun belirlenmesi, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Olay tarihinde aracı kullandığı tespit edilen R.Ç. yakalanarak tutuklandı. Olay yerindeki plastik parça kritik delil oldu Meral Babacan’ın cesedi, 6 Temmuz 2015’te Akhisar-Manisa kara yolunda bulundu. Faili belirlenemeyen cinayet dosyası, yıllar sonra Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda JASAT ekiplerince yeniden ele alındı. Ekiplerin yaptığı incelemelerde olay yerinde daha önce bulunan plastik parçanın belirli bir marka ve model araca ait yan ayna çerçevesi olduğu tespit edildi. KGYS kayıtları geriye dönük incelendi Parçanın ait olduğu araç belirlendikten sonra, olay gününe ilişkin Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtları zaman ve mesafe ölçümleriyle yeniden değerlendirildi. İncelemeler sonucunda, olay sırasında bölgede bulunan ve olay yerindeki ayna çerçevesiyle uyumlu bir araca ulaşıldı. Aracın 2017 yılında Şanlıurfa’da başka bir kişiye satıldığı belirlendi. Aracın mevcut sahibiyle yapılan görüşmede ise yan aynanın geçmişte değiştirildiği bilgisine ulaşıldı. Bunun üzerine aracın olay tarihinde kim tarafından kullanıldığı araştırıldı. R.Ç. tutuklandı Yürütülen çalışmalar sonucunda olay tarihinde aracı kullandığı belirlenen R.Ç., JASAT ekiplerinin operasyonuyla yakalandı. Gözaltına alınan R.Ç., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İçişleri Bakanlığı, yaklaşık 11 yıl sonra çözülen cinayet dosyasına ilişkin çalışmada görev alan JASAT ekipleri ile ilgili jandarma ve adli birimleri tebrik etti.

Öğretmen cinayeti davasında sanık Ağaçhanlı: “Aklımda öldürmek yoktu” Haber

Öğretmen cinayeti davasında sanık Ağaçhanlı: “Aklımda öldürmek yoktu”

Öğretmeni öldürdükten sonra Almanya’ya kaçtığı belirlenen ve burada yakalanarak Türkiye’ye getirilen Ağaçhanlı hakkında, ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 12 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Özgür Ekinci 8 kurşunla öldürüldü Olay, 19 Eylül 2024’te Çermik ilçesine bağlı kırsal Ağaçhan Mahallesi’nde meydana geldi. Çermik Hakan Bahçeci Anadolu Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak görev yapan Özgür Ekinci, bir evin bahçe duvarının önünde silahla vurulmuş halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrolde Ekinci’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede 8 boş kovan bulundu. Ekinci’nin cenazesi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda gerçekleştirilen otopsinin ardından Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’nda defnedildi. Cinayet şüphelisi Almanya’da yakalandı Soruşturma kapsamında cinayet şüphelisi Ramazan Ağaçhanlı’nın olayın ardından yurt dışına çıktığı tespit edildi. Hakkında 21 Ocak 2025’te kırmızı bülten çıkarılan Ağaçhanlı, JASAT ekiplerinin Interpol ve Europol birimleriyle yürüttüğü çalışma sonucunda Almanya’nın Frankfurt kentinde saklandığı adreste yakalandı. Türkiye’ye getirilen Ağaçhanlı, çıkarıldığı mahkeme tarafından “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Hikmet E. de gözaltına alınmış, mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi Hazırlanan iddianamede Ramazan Ağaçhanlı hakkında “tasarlayarak kasten öldürme”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “ruhsatsız ateşli silah ve mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” ile “nitelikli yağma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası istendi. Tutuksuz sanık Hikmet E. hakkında ise “suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis talep edildi. “Yaklaşık 6 milyon lira borcu vardı” Ergani Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci duruşmasına Ağaçhanlı, bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Savunmasında Ekinci’yi uzun süredir tanıdığını belirten Ağaçhanlı, öğretmenin borsa işleriyle uğraştığını ve kendisinden zaman içerisinde borç para aldığını ileri sürdü. Ağaçhanlı, başlangıçta 15-20 bin dolar borç verdiğini, daha sonra bu miktarın arttığını iddia ederek olay günü borç meselesini konuşmak amacıyla Ekinci’yi aracına aldığını söyledi. Ekinci’nin kendisine yaklaşık 6 milyon lira borcu bulunduğunu öne süren Ağaçhanlı, Ekinci’nin borcun yalnızca 1 milyon 500 bin lirasını kabul etmesini istediğini iddia etti. “Öldürme niyetim yoktu” Tartışma sırasında silahın ateş aldığını ve Ekinci’nin silahı almaya çalıştığını savunan Ağaçhanlı, ilk ifadesinde bacağına doğru ateş ettiğini belirtti. Daha sonra olay yerinden uzaklaştığını ve silahı yolda attığını öne sürdü. Ağaçhanlı, Ekinci’nin telefonunu almadığını da savunarak, yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiğini iddia etti. Sanık savunmasında, “Aklımda hiçbir zaman Özgür’ü öldürmek yoktu. Bir anlık gelişen bir olaydır” ifadelerini kullandı. Duruşma 10 Kasım’a ertelendi Mahkeme heyeti, sanığın mevcut delil durumu ve dosyanın kapsamını dikkate alarak Ramazan Ağaçhanlı’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Heyet ayrıca Hikmet E. hakkında uygulanan adli kontrol kararının kaldırılmasına, olayda kullanıldığı değerlendirilen silah ve kovanlarla ilgili inceleme yapılmasına ve Özgür Ekinci’nin telefonuna ilişkin HTS ile sinyal bilgilerinin incelenmesine hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 10 Kasım tarihine ertelendi.

Elazığ’da Ağa ve Nimet Üykü çiftinin öldürülüp evlerinin ateşe verildiği olayda cinayet X-Ray detayıyla çözüldü Haber

Elazığ’da Ağa ve Nimet Üykü çiftinin öldürülüp evlerinin ateşe verildiği olayda cinayet X-Ray detayıyla çözüldü

İçişleri Bakanlığı, Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde evlerinde çıkan yangında hayatını kaybettiği sanılan Ağa ve Nimet Üykü çiftinin aslında cinayete kurban gittiğinin JASAT ekiplerince ortaya çıkarıldığını açıkladı. Bakanlığın paylaşımına göre, 8 Eylül 2026 tarihinde meydana gelen olayın ardından yapılan otopsi incelemesinde, çiftin göğüs bölgelerinden birer ateşli silah mermisiyle vurularak öldürüldüğü, ardından evin ateşe verilerek olaya yangın süsü verildiği belirlendi. Ayrıca maktul Nimet Üykü’ye ait 2 bilezik, 1 kolye ve 2 küpenin de çalındığı tespit edildi. ALTINLAR HAVALİMANI X-RAY GÖRÜNTÜSÜNDE ELE VERDİ Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin titiz çalışmasıyla, olaya yangın süsü verip çaldığı altınlarla İstanbul’a kaçan ve kuyumcuda satmaya çalışan zanlı H.Ç., havalimanı X-Ray görüntülerindeki ayrıntı üzerinden tespit edilerek yakalandı. Şüpheli H.Ç., “kasten öldürme” ve “yağma” suçlarından tutuklandı. “JASAT’ımız yangın süsü verilen cinayeti X-Ray cihazındaki ayrıntı ile aydınlattı.” Elazığ’da evlerinde çıkan yangında hayatını kaybettiği sanılan Ağa ve Nimet Üykü çiftinin cinayete kurban gittiğini tespit eden JASAT Timleri, gasp edilen ziynet eşyalarını havalimanı X-Ray… pic.twitter.com/pKphGfdUoG — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) September 16, 2026 2026’DA 12 BİN 280 NİTELİKLİ OLAYIN 11 BİN 808’İ AYDINLATILDI İçişleri Bakanlığı açıklamasında, JASAT ekiplerinin 2026 yılında 12 bin 280 nitelikli olayın 11 bin 808’ini aydınlattığı belirtildi. Bu yıl JASAT’ın dahil olduğu 209 kasten öldürme olayının tamamının çözüldüğü, ayrıca kasten öldürme suçundan firari olarak aranan 24 şüpheli hakkında kırmızı bülten çıkarılmasının sağlandığı aktarıldı.

Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı Haber

Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı

Dere yatağında bulunan kemikler yıllarca kimliksiz kaldı Bismil ilçesi Tatlıçayır Mahallesi Pamukçayı mevkisinde, 29 Temmuz 2014’te su seviyesinin düşmesiyle dere yatağında insan kafatası ve çeşitli kemik parçaları bulundu. Bölgede ayrıca kıyafet ve bazı kişisel eşyalar da tespit edildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan ilk incelemelerde kemiklerin 17-23 yaşlarında bir kadına ait olduğu belirlendi. Ancak o dönem yapılan araştırmalarda kimlik ve olası şüpheliler tespit edilemeyince dosya kapsamında 13 Şubat 2015’te daimi arama kararı verildi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasının ardından dosya yeniden incelemeye alındı. DNA incelemesi Dilek Kalkan'ı işaret etti Dosyanın yeniden ele alınmasıyla Diyarbakır ve çevre illerde kayıp olarak aranan 19-23 yaş arasındaki 144 kadınla ilgili araştırma yapıldı. Çalışmalar sırasında Şağı ve Naif Kalkan çiftinin kızı Dilek Kalkan’ın Mayıs 2013’te kaybolduğu belirlendi. Dere yatağında bulunan kıyafetlerle Kalkan’ın kaybolduğu dönemde giydiği kıyafetlerin benzerlik göstermesi üzerine DNA incelemesine başvuruldu. Yapılan karşılaştırmada, kemiklerin Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edildi. DNA sonuçlarının Kalkan’ın annesi Şağı Kalkan ile de uyumlu olduğu belirlendi. Böylece yıllardır kimliği belirlenemeyen kadın iskeletinin Kalkan’a ait olduğu kesinleştirildi. HTS ve baz kayıtları soruşturmanın yönünü değiştirdi Kimlik tespitinin ardından Kalkan’ın geçmiş dönemde kullandığı değerlendirilen iki GSM hattının HTS kayıtları incelemeye alındı. Soruşturma kapsamında yapılan analizlerde Kalkan’ın Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K. ve H.A. ile yoğun iletişim kurduğu tespit edildi. Tanık ve bilgi sahibi ifadelerinde ise Kalkan ile Cuma Kaplan arasında duygusal birliktelik bulunduğu ve Kalkan’ın Kaplan’dan hamile kaldığı yönünde bilgiler yer aldı. Kalkan’ın sağlık kayıtları da incelenirken, 21 Mayıs 2013 tarihinde kendisine “gebe” tanısı konulduğu belirlendi. Bilirkişi tarafından yapılan daraltılmış baz çalışmalarında da bazı şüphelilerin kullandığı telefonların farklı tarihlerde Dilek Kalkan’ın kemiklerinin bulunduğu bölge ve çevresinden sinyal verdiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında HTS kayıtları, baz analizleri, Adli Tıp raporları, sağlık kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildi. 7 şüpheli gözaltına alındı Elde edilen bulguların ardından Dilek Kalkan’ın ölümüyle bağlantıları bulunabileceği değerlendirilen 7 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Diyarbakır Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından 11 Eylül’de düzenlenen operasyon kapsamında Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K., H.K., H.A. ve F.B. gözaltına alındı. Soruşturmanın bu aşamasında şüphelilerin olayla bağlantılarının belirlenmesine yönelik delillerin değerlendirildiği bildirildi. Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı tutuklandı Jandarmadaki işlemlerinin ardından 7 şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturma kapsamında “kadına karşı kasten öldürme” suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilen Cuma Kaplan ile Muhyettin Baranlı, dosyadaki delil durumu, ifadeler ve HTS analizleri kapsamında yapılan değerlendirmelerin ardından tutuklandı. Diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın, Dilek Kalkan’ın ölümünün nasıl gerçekleştiğinin ve olayla bağlantısı bulunduğu değerlendirilen kişilerin sorumluluklarının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü bildirildi.

Tunceli’de 9 yıl önceki şüpheli ölüm yeniden soruşturuluyor: Bilirkişi raporu cinayet ihtimaline işaret etti Haber

Tunceli’de 9 yıl önceki şüpheli ölüm yeniden soruşturuluyor: Bilirkişi raporu cinayet ihtimaline işaret etti

Tunceli’nin Hozat ilçesinde 2017 yılında otomobilinde av tüfeğiyle vurulmuş halde bulunan Onur Sefer’in ölümüyle ilgili soruşturma yeniden derinleştirildi. Dosyadaki bilirkişi raporunda, mevcut bulguların intihar ihtimalini desteklemediği ve olayın cinayet olmasının muhtemel olduğu yönünde değerlendirme yapıldı. Olay, 7 Mayıs 2017’de Hozat ilçesine bağlı Ergen köyü mevkisinde meydana geldi. Onur Sefer, kendisine ait otomobilde av tüfeğiyle vurulmuş halde bulundu. Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan otopsi raporunda, Sefer’in sol göğsünün yaklaşık 6 santimetre üstü ile sol koltuk altının üst bölümünden olmak üzere iki kez silahla vurulduğu belirlendi. Her iki atışın da bitişik mesafeden yapıldığı tespit edildi. Bilirkişi incelemesinde ise tüfeğin boyutları, Sefer’in araç içerisindeki konumu ve sol ön kapıdaki saçma girişlerinin dağılımı arasında çeşitli uyumsuzluklar bulunduğu kaydedildi. Kan izleri de şüpheleri artırdı Dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde otomobilin sağ ön koltuğunun sırt bölümünde parmak şeklinde sürüntü kan izlerine rastlandı. Ancak söz konusu izlerin Onur Sefer’in araç içerisindeki yatış pozisyonuyla örtüşmediği değerlendirildi. Aracın sol arka tekerlek bölgesinde tespit edilen kan lekelerinin oluşumuna ilişkin de teknik bir açıklama yapılamadığı belirtildi. Bu bulgular, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soru işaretlerinin devam etmesine neden oldu. Bilirkişi: “Cinayet olması muhtemel” Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, mevcut delil ve bulguların intiharı destekleyici nitelikte olmadığıdeğerlendirmesine yer verildi. Raporda, olayın cinayet olmasının muhtemel olduğu belirtilirken, araçta bulunan av tüfeğinin özellikleri ve olay yerindeki bulgular dikkate alınarak eylemin araç içerisinde, özellikle sağ ön kapı açıkken gerçekleştirilmesinin mümkün olabileceği yönünde kanaat bildirildi. Dosya yeniden mercek altında Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası, 81 ilde Faili Meçhul Suçları Araştırma Bürolarının kurulmasının ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) dosyayı cinayet şüphesi üzerinden yeniden incelemeye aldı. Bu kapsamda parmak izlerinin yeniden incelendiği, Onur Sefer’e ait iki cep telefonunun kriminal inceleme ve baz çalışmasının yapıldığı, tanıkların yeniden ve ayrıntılı şekilde dinlendiği öğrenildi. Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla dosyada gizlilik kararı uygulandığı belirtildi. Aile 9 yıldır adalet bekliyor Onur Sefer’in ailesi de soruşturmadaki son gelişmeler hakkında bilgi almak üzere Tunceli Adliyesi’ne geldi. Savcıyla görüşen anne Sultan Sefer, oğlunun ölümünün üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen adalet arayışlarını sürdürdüklerini söyledi. Sultan Sefer, oğlunun kimseyle sorunu olmadığını belirterek, olayın aydınlatılmasını ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi. Baba Süleyman Sefer ise olay yerinde yeterli inceleme yapılmadığını ve şüphelilerin evlerinde arama gerçekleştirilmediğini öne sürerek, sorumluların tespit edilip cezalandırılmasını talep etti. Soruşturma, Onur Sefer’in ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğu sorusunun yeniden değerlendirilmesiyle sürdürülüyor.

Afyonkarahisar'da 4 yaşındaki çocuğun ölümünde kan donduran iddialar: Üvey baba tutuklandı Haber

Afyonkarahisar'da 4 yaşındaki çocuğun ölümünde kan donduran iddialar: Üvey baba tutuklandı

4 yaşındaki çocuğun ölümüyle ilgili soruşturmada çarpıcı gelişme: Gerçek JASAT incelemesiyle ortaya çıktı Afyonkarahisar'da 4 yaşındaki Y.E.Y.'nin hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada ortaya çıkan detaylar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İlk etapta yüksekten düşme sonucu gerçekleştiği belirtilen olayın ardından yapılan kapsamlı incelemeler, küçük çocuğun ölümüne ilişkin farklı iddiaları gündeme getirdi. Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin yürüttüğü detaylı çalışma sonucunda aile bireylerinin ifadelerindeki çelişkiler ve otopsi raporu doğrultusunda soruşturma derinleştirildi. Yapılan işlemler sonrası üvey baba B.K. tutuklanırken, dede M.K. hakkında da tutuklama kararı verildi. Olay "yüksekten düşme" olarak bildirilmişti Olay, 24 Ocak 2026 tarihinde merkeze bağlı Işıklar beldesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 4 yaşındaki Y.E.Y., annesi Z.K. ve dedesi M.K. tarafından bilinci kapalı halde Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldü. Aile tarafından küçük çocuğun yüksekten düştüğü belirtilirken, hastanede yapılan kontrollerde Y.E.Y.'nin beyin kanaması geçirdiği tespit edildi. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen durumu ağır olan çocuk, daha ileri tedavi için Kütahya Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Ancak küçük Y.E.Y., burada yapılan tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. JASAT soruşturmayı devraldı Çocuğun hayatını kaybetmesinin ardından jandarma ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. İlk aşamada olayın meydana geldiği bölgede inceleme yapan ekipler, aile üyelerinin ifadelerine başvurdu. Ancak zaman içerisinde verilen ifadeler arasında bazı çelişkiler tespit edildi. Bunun üzerine dosya, jandarmanın özel soruşturma birimi olan JASAT ekiplerine devredildi. JASAT dedektifleri; olay yeri incelemeleri, aile beyanları, teknik değerlendirmeler ve otopsi raporunu birlikte değerlendirerek soruşturmanın kapsamını genişletti. Aile bireyleri gözaltına alındı Yürütülen çalışmalar sonucunda anne Z.K., üvey baba B.K., dede M.K., babaanne A.K. ve bir aile üyesi gözaltına alındı. Şüphelilerin ifadeleri ve soruşturma kapsamında elde edilen bilgiler doğrultusunda olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin yeni detaylara ulaşıldı. Dedenin ifadesi soruşturmanın seyrini değiştirdi Adliyeye sevk edilen aile üyelerinden dede M.K.'nin verdiği ifade, soruşturmanın önemli noktalarından biri oldu. Dedenin iddiasına göre olay günü oğlu B.K. ile birlikte araziye koyun otlatmaya gittikleri, bir süre sonra B.K.'nin kucağında Y.E.Y. ile geldiği belirtildi. Dede M.K.'nin ifadesinde, B.K.'nin kendisine çocuğa vurduğunu ve bayıldığını söylediğini aktardığı öne sürüldü. Bunun ardından küçük çocuğun annesiyle birlikte hastaneye götürüldüğü ve daha sonra hayatını kaybettiği ifade edildi. Üvey baba "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilen şüpheliler hakkında karar verildi. Üvey baba B.K., "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Dede M.K. ise "delil karartma" iddiasıyla tutuklandı. Anne Z.K. ve babaanne A.K. hakkında ise adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakılma kararı verildi. Diğer aile üyesi ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Üvey baba suçlamaları kabul etmedi Tutuklanan B.K.'nin mahkemedeki savunmasında suçlamaları kabul etmediği ve olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin iddiaları reddettiği öğrenildi. Ancak soruşturma kapsamında bazı çevre sakinlerinden alınan bilgilerde, küçük çocuğun daha önce de fiziksel şiddete maruz kaldığı yönünde iddialar bulunduğu belirtildi. İddialara göre B.K.'nin, üvey çocuğa çeşitli bahanelerle zaman zaman şiddet uyguladığı öne sürüldü. Bu iddiaların soruşturma kapsamında ayrıca değerlendirildiği öğrenildi. Soruşturma devam ediyor Olayla ilgili adli süreç devam ederken, mahkemenin dosyadaki deliller ve tarafların beyanları doğrultusunda değerlendirme yapmayı sürdüreceği belirtildi. 4 yaşındaki Y.E.Y.'nin ölümüyle ilgili soruşturma, hem adli makamlar hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü bildirirken, kesin sonucun devam eden yargılama süreci sonunda ortaya çıkacağı ifade ediliyor.

Jandarma Kılığına Girip 13 Kilogram Altın ve 2 Milyon TL Gasp Eden Şüpheliler Yakalandı: 8 Tutuklama Haber

Jandarma Kılığına Girip 13 Kilogram Altın ve 2 Milyon TL Gasp Eden Şüpheliler Yakalandı: 8 Tutuklama

Sahte jandarma kontrolüyle milyonluk gasp Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde meydana gelen olayda, kendilerini jandarma personeli gibi gösteren şüpheliler, altın sevkiyatı yapılan bir aracı hedef aldı. Edinilen bilgilere göre, jandarma kıyafeti giyen şüpheliler, yol üzerinde sahte kontrol noktası kurarak içerisinde Bahattin D., Ali B., Mehmet A. ve Ali M.’nin bulunduğu aracı durdurdu. Havaya ateş açarak aracı etkisiz hale getiren zanlılar, araçta bulunan yaklaşık 13 kilogram altın ile 2 milyon TL nakit parayı alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Saldırı sırasında yaralanan araç içerisindeki kişiler, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Harran Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Şüphelilerin kimlikleri 4 saat içinde belirlendi Gasp olayının ardından Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı tarafından geniş kapsamlı soruşturma başlatıldı. Çalışmalara Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri de dahil edildi. Ekipler; teknik takip, güvenlik kamerası incelemeleri, saha araştırması ve istihbarat çalışmaları sonucunda şüphelilerin kimliklerini yaklaşık 4 saat içerisinde tespit etti. Soruşturma kapsamında olay öncesi ve sonrasına ait çok sayıda kamera kaydı incelendi. Yaklaşık 35 saatlik zaman dilimindeki yüzlerce görüntü üzerinde yapılan analizlerde, zanlıların soygun öncesinde detaylı hazırlık yaptığı belirlendi. Sahte plakalı araçlarla keşif yaptıkları belirlendi Jandarma ekiplerinin incelemelerinde, şüphelilerin olaydan önce güzergah üzerinde gözcüler yerleştirdiği, sürekli iletişim halinde hareket ettiği ve kaçış planını önceden hazırladığı tespit edildi. Operasyonda kullanılan 3 farklı araçta ikiz plaka ve sahte plaka kullanıldığı ortaya çıktı. Yapılan çalışmalar sonucunda soygunun merkezinin Mardin ve Kızıltepe ilçeleri olduğu belirlendi. Mardin ve Kızıltepe’de eş zamanlı operasyon Elde edilen delillerin ardından JASAT ve jandarma ekipleri tarafından Mardin ile Kızıltepe’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda olaya karıştığı değerlendirilen 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler, İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Mahkeme, şüphelilerden 8’inin tutuklanmasına karar verirken, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmasına hükmetti. Çalınan altın ve para için çalışmalar sürüyor Gasp edilen yaklaşık 13 kilogram altın ile 2 milyon TL’nin bulunması için çalışmaların devam ettiği bildirildi. Jandarma ekipleri, olayın diğer bağlantılarını ve olaya yardım eden başka kişilerin bulunup bulunmadığını araştırıyor. Valilikten operasyon açıklaması Şanlıurfa Valiliği tarafından yapılan açıklamada, olayın aydınlatılması için özel ekip oluşturulduğu ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüldüğü belirtildi. Açıklamada, güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi, teknik analizler ve saha çalışmaları sonucunda şüphelilerin kısa sürede belirlendiği ifade edildi. Valilik açıklamasında ayrıca, operasyonlarda 9 kişinin yakalandığı, bunlardan 8’inin tutuklandığı ve 1 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bilgisi paylaşıldı. Jandarma ekiplerinin, organize şekilde gerçekleştirildiği değerlendirilen gasp olayına ilişkin soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürdüğü öğrenildi.

Denizli'de 4,5 Milyon Liralık Dolandırıcılık Çökertildi: Kuryeleri Sosyal Medyadan "Günlük Yüksek Ücret" Vaadiyle Bulmuşlar Haber

Denizli'de 4,5 Milyon Liralık Dolandırıcılık Çökertildi: Kuryeleri Sosyal Medyadan "Günlük Yüksek Ücret" Vaadiyle Bulmuşlar

Yaşlı Kadını "Kamu Görevlisiyiz" Diyerek Dolandırdılar Olay, Denizli'nin Pamukkale ilçesinde geçtiğimiz nisan ayında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yalnız yaşayan H.K. isimli yaşlı kadını telefonla arayan bir kişi, kendisini kamu görevlisi olarak tanıttı. Şüpheli, çeşitli bahanelerle yaşlı kadını ikna ederek evinde bulunan yaklaşık 4 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyaları ve nakit parayı elden teslim aldırdı. Parayı aldıktan sonra kayıplara karışan şüpheliler, yaşlı kadının bir süre sonra dolandırıldığını fark etmesi üzerine güvenlik güçlerinin radarına girdi. JASAT 4 Ay Boyunca İz Sürdü İhbarın ardından Denizli İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri kapsamlı bir soruşturma başlattı. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, JASAT dedektifleri ile Pamukkale İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri yaklaşık 4 ay boyunca teknik ve fiziki takip gerçekleştirdi. Toplanan deliller doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri ve bağlantıları tek tek tespit edildi. 5 İlde Eş Zamanlı Operasyon Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Denizli merkezli olmak üzere Şanlıurfa, İstanbul, Kocaeli ve Mersinillerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda olayla bağlantılı olduğu belirlenen 8 şüpheli gözaltına alınarak Denizli'ye getirildi. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 6'sı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli işlem uygulandı. Şebekenin Yeni Yöntemi Ortaya Çıktı JASAT ekiplerinin yürüttüğü soruşturma, dolandırıcılık şebekesinin kullandığı dikkat çekici bir yöntemi de ortaya çıkardı. Soruşturmaya göre şebeke, vatandaşlardan para ve ziynet eşyalarını teslim almak için kullandığı kuryeleri sosyal medya üzerinden yayımlanan "günlük yüksek ücretli eleman aranıyor" ilanlarıyla buldu. İşe alınan kişilerin bir bölümünün, organizasyonun gerçek amacından habersiz şekilde kurye olarak kullanıldığı, bazılarının ise suç organizasyonuna bilinçli olarak dahil olduğu değerlendiriliyor. Kendilerini Hakim, Savcı ve Polis Olarak Tanıttılar Şüphelilerin, mağdurları telefonla arayarak kendilerini hakim, savcı, polis veya başka kamu görevlileri olarak tanıttıkları belirlendi. Bu yöntemle özellikle yaşlı vatandaşları hedef alan dolandırıcıların, korku ve panik oluşturarak para ile ziynet eşyalarını teslim almaya çalıştıkları tespit edildi. Güvenlik güçleri, benzer yöntemlerin son dönemde farklı illerde de kullanılmaya başlandığına dikkat çekiyor. Jandarmadan Vatandaşlara Kritik Uyarı Operasyonun ardından jandarma yetkilileri, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Yetkililer, hiçbir kamu görevlisinin telefonla arayarak para, altın veya ziynet eşyası talep etmeyeceğini vurgulayarak, bu tür aramalara kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. Şüpheli durumlarla karşılaşan vatandaşların vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden güvenlik güçlerine bilgi vermeleri istendi. Uzmanlar ise özellikle yaşlı bireylerin bu tür dolandırıcılık yöntemlerine karşı yakınları tarafından düzenli olarak bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Sur’daki cinayet sigara izmaritindeki DNA ile çözüldü Haber

Sur’daki cinayet sigara izmaritindeki DNA ile çözüldü

Jandarma Genel Komutanlığı, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde geçen yıl işlenen bir cinayetin, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin titiz çalışmasıyla aydınlatıldığını duyurdu. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 22 Nisan 2025 tarihinde Sur ilçesi Küçükakören Mahallesi’nde ateşli silahla öldürülen M.Y.’nin faillerini belirlemek amacıyla özel bir çalışma grubu oluşturdu. JASAT ekipleri olayın ardından yaklaşık 5 ay boyunca saha araştırmaları yürütürken, olay yeri ve çevresinde elde edilen teknik veriler üzerinde detaylı incelemeler yaptı. Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin işlendiği değerlendirilen 13 Nisan 2025 tarihine ait deliller tek tek analiz edilerek bir araya getirildi. Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli delil ise olay yerinde bulunan bir sigara izmariti oldu. Yapılan DNA incelemesinde izmarit üzerindeki genetik profilin, maktulün akrabası ve yakın arkadaşı olan M.A. ile eşleştiği tespit edildi. “JASAT ekipleri Sur’da işlenen cinayeti sigara izmaritindeki DNA ile aydınlattı.” Diyarbakır’ın Sur ilçesinde geçen yıl işlenen M.Y. cinayetinin faili, Jandarma Dedektiflerinin titiz çalışmaları sonucunda yakalandı. “Cinayet dosyası, bir sigara izmaritinden yola çıkılarak… pic.twitter.com/sodglWL2c0 — T.C. Jandarma Gn. K (@jandarma) March 16, 2026 Bu bulgu ile M.A.’nın daha önce verdiği “maktulün evine hiç gitmediği” yönündeki ifadesinin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan şüpheli M.A. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 kişi hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.