Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Japonya

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Japonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Japonya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Japonya’da yabancılar için kalıcı oturum şartları sıkılaştı: Harç 20 kat arttı Haber

Japonya’da yabancılar için kalıcı oturum şartları sıkılaştı: Harç 20 kat arttı

Japonya’da yabancıların daimi oturum izni almasına ilişkin değerlendirme kriterleri sıkılaştırıldı. Yeni düzenlemeyle başvuru sahiplerinin gelir düzeyi, emeklilik hakları ve Japonca bilgisi daha ayrıntılı biçimde değerlendirilecek. Daimi oturum başvuru harcı ise 1 Ekim itibarıyla 10 bin yenden 200 bin yene çıkarıldı. Daimi oturum için yeni değerlendirme kriterleri Japonya Göç Hizmetleri Ajansı’nın 1 Ekim 2026 tarihli yeni kılavuzuyla, yabancıların daimi oturum başvurularında dikkate alınacak kriterler daha ayrıntılı hale getirildi. Yeni uygulamada başvuru sahibinin, bulunduğu hane büyüklüğüne göre Japon hanelerinin ortalama gelir seviyesinin üzerinde ve istikrarlı bir gelire sahip olup olmadığı değerlendirilecek. Japon makamları ayrıca başvuru sahibinin gelecekteki emeklilik gelirini ve ülkedeki sosyal güvenlik katkılarını da dikkate alacak. Emeklilik değerlendirmesinde, başvuru sahibinin gelecekte alabileceği emekli aylığının, Japonya'da ortalama gelir seviyesinin üzerinde 30 yıl çalışarak ve bu süre boyunca çalışan emeklilik sistemine katkı sağlayan bir kişinin elde edebileceği seviyeye denk olup olmadığı göz önünde bulundurulacak. Japonca bilgisi de değerlendirilecek Yeni kılavuzda Japonca yeterliliği de daimi oturum değerlendirmesine dahil edildi. Buna göre başvuru sahibinin günlük ve sosyal yaşamını Japonya’da sürdürebilmesine imkan verecek düzeyde Japonca bilgisine sahip olup olmadığı değerlendirilecek. Kılavuzda bu seviye, Japonca eğitim referans çerçevesinde B1 düzeyi veya üzeri olarak tanımlanıyor. Ancak belirli nitelikli yabancı çalışanlar, onların aile üyeleri ve Japonya’da belirli süre eğitim görmüş kişiler gibi bazı gruplar için istisnalar bulunuyor. Ayrıca başvuru sahibinin Japonya’daki sistem ve kuralları anlama düzeyi de değerlendirme kapsamında bulunuyor. Daimi oturum harcı 200 bin yene çıktı Düzenlemenin dikkat çeken değişikliklerinden biri de başvuru ücretinde yapıldı. Daimi oturum izni başvuru harcı 10 bin yenden 200 bin yene yükseltildi. Artış 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. 30 Eylül'e kadar kabul edilen başvurular için izin kararı daha sonra verilse dahi eski 10 bin yenlik ücret uygulanacak. Ücret artışı öncesinde Tokyo Bölgesel Göçmenlik Bürosu'nda yoğunluk yaşandı. Başvuru ücretindeki artıştan önce işlemlerini tamamlamak isteyen yabancılar nedeniyle bekleme sürelerinin 7,5 saate kadar çıktığı bildirildi. Japonya’da göç politikası yeniden şekilleniyor Yeni kriterler, Başbakan Sanae Takaichi hükümetinin yabancı nüfusa yönelik daha sıkı göç ve ikamet politikaları kapsamında gündeme geldi. Takaichi, yabancı nüfusun artmasıyla bazı Japon vatandaşlarında endişe ve adaletsizlik algısının oluştuğunu belirterek, hükümetin yabancılarla “düzenli bir arada yaşam” hedeflediğini açıklamıştı. Öte yandan Japonya’nın hızla yaşlanan nüfusu ve birçok sektördeki iş gücü açığı nedeniyle yeni düzenlemelere yönelik eleştiriler de bulunuyor. İş dünyası ve bazı uzmanlar, yabancı çalışanların ülkede daha uzun süreli yerleşimini teşvik edecek politikaların önemine dikkat çekiyor.

Çin-Japonya ilişkilerinde gerilim: Wang Yi’den Tokyo’ya “Tayvan” ve tarih mesajı Haber

Çin-Japonya ilişkilerinde gerilim: Wang Yi’den Tokyo’ya “Tayvan” ve tarih mesajı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya ile Pekin’de gerçekleştirdiği görüşmede, Çin-Japonya ilişkilerindeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Wang, Japonya’nın Tayvan konusundaki tutumunu düzeltmesi ve tarihsel meselelerde daha dikkatli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savundu. Wang Yi’den Japonya’ya tarih ve Tayvan mesajı Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Wang Yi, başkent Pekin’de Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya’yı kabul etti. Görüşmede bu yılın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japon savaş suçlularının yargılandığı Tokyo Duruşmaları’nın başlamasının 80’inci yılı olduğuna dikkat çeken Wang, Japonya’nın geçmişten ders çıkarması gerektiğini söyledi. Wang, Japonya’nın savaş sonrası “Barış Anayasası”na meydan okumaması ve saldırganlık geçmişine ilişkin yaklaşımını değiştirmemesi gerektiğini belirterek, Tokyo yönetiminin Tayvan konusunda bazı açıklama ve adımlarını düzeltmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Japonya’nın Çin’e ilişkin “objektif ve akılcı” bir anlayış geliştirmesi gerektiğini ifade etti. “Çin-Japonya ilişkileri yeniden normalleşmeli” Wang Yi, gelecek yıl Çin ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesinin 55’inci yılının kutlanacağını hatırlattı. İki ülke ilişkilerinin yeniden ciddi bir durumla karşı karşıya olduğunu belirten Wang, ilişkilerin yeniden normalleşmesi gerektiğini söyledi. Wang ayrıca Japonya’daki dostane ilişkileri savunan çevrelerin iki ülke arasındaki geleneksel bağların sürdürülmesine katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi. Iwaya: İlişkilerin mevcut durumu endişe verici Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya ise Çin-Japonya ilişkilerinin mevcut durumundan duyduğu endişeyi dile getirdi. Iwaya, derneğin eski başkanı Yohei Kono’nun yaklaşımını sürdürerek iki ülke ilişkilerinin daha önce kabul edilen dört siyasi belgenin ortaya koyduğu hedef ve temel çizgiye dönmesini destekleyeceklerini belirtti. Japonya’nın geçmişten çıkarılan dersleri unutmaması gerektiğini söyleyen Iwaya, siyasetçilerin ülkenin yönünü doğru belirlemesi ve barışçıl kalkınma çizgisinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. İki ülke arasında hassas başlıklar öne çıkıyor Görüşmede tarih, Tayvan ve iki ülke ilişkilerinin siyasi temelleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Çin tarafı, Japonya’nın Tayvan konusundaki açıklamalarının ilişkiler açısından önem taşıdığını vurgularken, Japon tarafı ise Çin-Japonya ilişkilerinin daha önce üzerinde mutabık kalınan siyasi belgelerdeki çerçeveye dönmesi gerektiğini savundu. Tarafların açıklamaları, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde tarih ve Tayvan konularının önemini koruduğunu gösterdi.

Japonya’da 100 yaş ve üzerindekilerin sayısı ilk kez 100 bini aştı Haber

Japonya’da 100 yaş ve üzerindekilerin sayısı ilk kez 100 bini aştı

Japonya’da 100 yaş üzeri nüfus rekor kırdı Japonya’da uzun süredir devam eden yaşlanma eğilimi yeni bir rekora ulaştı. 1 Eylül itibarıyla hazırlanan verilere göre, ülkede 100 yaş ve üzerindeki kişi sayısı 107 bin 677 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, Japonya’da 100 yaş ve üzeri nüfusun ilk kez 100 bin seviyesini aşması anlamına geliyor. Ülkede söz konusu nüfus grubunun sayısı art arda 56’ncı yılda da yükseldi. Japonya’da 100 yaş üzerindeki kişi sayısı resmi olarak 1963 yılında izlenmeye başlandığında yalnızca 153 kişiydi. Bu sayı 1981’de 1000'i, 1998’de 10 bini ve 2012’de 50 bini aşmıştı. 100 yaş üzerindekilerin yüzde 87,6’sı kadın Veriler, Japonya’daki asırlık nüfus içerisinde kadınların açık ara çoğunlukta olduğunu ortaya koydu. Ülkede 100 yaş ve üzerindeki kadınların sayısı 94 bin 298 olarak açıklanırken, bu grubun toplam içindeki oranı yüzde 87,6 oldu. Erkeklerin sayısı ise 13 bin 379 olarak kaydedildi. Ayrıca 2026 mali yılı içerisinde 100 yaşına ulaşması beklenen veya 100 yaşını dolduran kişi sayısının 54 bin 294 olduğu bildirildi. Japonya’nın en yaşlı kişisi 114 yaşında Japonya’nın en yaşlı kişisinin Kyoto’da yaşayan 114 yaşındaki Fuyo Kişimoto olduğu belirtildi. Ülkenin en yaşlı erkeği ise Kumamoto kentinde yaşayan 112 yaşındaki Hikaru Kato olarak açıklandı. Kişimoto, Ağustos ayının sonunda 115 yaşındaki Shigeko Kagawa’nın hayatını kaybetmesinin ardından Japonya’nın en yaşlı kişisi olmuştu. Japonya Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı da Kagawa’nın vefatının ardından ülkenin en yaşlı kişisinin Kişimoto olduğunu duyurmuştu. Japonya’da ortalama yaşam süresi de yüksek Japonya, dünyada yaşam beklentisinin en yüksek olduğu ülkeler arasında bulunuyor. 2025 verilerine göre ortalama yaşam süresi kadınlarda 87,33 yıl, erkeklerde ise 81,35 yıl olarak hesaplandı. Kadınların yaşam beklentisi dünya sıralamasında ilk sırada, erkeklerin yaşam beklentisi ise yedinci sırada yer aldı. Ülkedeki yüksek yaşam beklentisinin yanı sıra 100 yaş ve üzerindeki nüfusun sürekli artması, Japonya’nın yaşlanan nüfus yapısını bir kez daha ortaya koydu.

Dünya genelinde Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı Haber

Dünya genelinde Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı

Dünya genelinde gıdanın ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını inceleyen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi’nin yeni araştırması, mevcut ilerleme hızıyla küresel 2030 hedefleri arasındaki ciddi farkı ortaya koydu. Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler arasında ise Japonya ve Kanada yer aldı. İklim krizi, artan maliyetler ve doğal kaynakların tahribi; güvenilir, besleyici ve erişilebilir gıdaya ulaşmayı dünyanın en kritik sorunlarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı (GAIN) tarafından ortaklaşa yürütülen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) araştırması, dünya genelinde gıdanın üretimden tüketime uzanan yapısının 2030 hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığını gösterdi. Gıda kaynaklı emisyonlar “sıfır” hedefine çok uzak Nature Food dergisinde yayınlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik, yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana alanda ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi. Bu kapsamda 22 göstergede küresel ortalama bakımından ilerleme kaydedildiği, 15 göstergede belirgin bir değişiklik yaşanmadığı, 7 göstergede ise tablonun kötüleştiği tespit edildi. Suya güvenli erişim, bilgiye erişim, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme kaydedilen alanlar arasında yer aldı. Sivil toplumun karar süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları ise olumsuz yönde ilerledi. Araştırmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin ‘sıfır emisyon’ hedefine ulaşamayacağına dikkat çekildi. Japonya, İzlanda ve Kanada küresel gıda hedeflerinde öne çıktı Ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı dünyanın farklı coğrafyaları açısından da değerlendirildi. Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Kuzey ve Güney Amerika’da, Japonya ise 16 kriterde Asya kıtasında hedeflenene en yakın sonuçları kaydetti. Hedeflere ulaşmak için gereken ilerleme hızı da coğrafyalara göre belirgin biçimde değişiyor. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliğinin de aralarında bulunduğu 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için her yıl yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerekiyor. Avrupa’da ihtiyaç duyulan iyileşme oranları ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede. “Hedeflere 2050’ye kadar ulaşmak mümkün” Araştırmayı değerlendiren TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, artan nüfusun, iklim değişikliğinin ve doğal kaynaklardaki tahribatın gıda ekosistemi üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını belirterek şunları söyledi: “Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.” Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki uzmanlığının önemli bir avantaj sağladığını belirten Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” dedi. Gıda sektörünün paydaşları 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde buluşuyor Sidar, araştırmanın gündeme taşıdığı konuların TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün farklı paydaşlarıyla birlikte değerlendirileceğini söyledi. “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvenin programında iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm gibi başlıklar yer alıyor. İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini buluşturacak zirvede, gıdanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği imkanları paylaşılacak.

Japonya’da sel felaketi: Can kaybı 10’a yükseldi Haber

Japonya’da sel felaketi: Can kaybı 10’a yükseldi

Japonya’nın doğusundaki Chiba eyaletinde 13 Ağustos gecesi etkili olan rekor düzeydeki yağışların yol açtığı sel baskınlarında hayatını kaybedenlerin sayısı 10’a yükseldi. Felaket nedeniyle 1.499 binanın sular altında kaldığı bildirildi. Chiba Valiliği’nin açıkladığı son verilere göre, sel baskınlarında 709’u zemin üstünde, 790’ı zemin altında olmak üzere toplam 1.499 bina su altında kaldı. Ayrıca yaklaşık 1.200 aracın sel sularından etkilendiği açıklandı. 101 kişi tahliye merkezlerinde Yetkililer, bugün öğle saatleri itibarıyla 101 kişinin tahliye merkezlerinde kalmaya devam ettiğini bildirdi. Selin ardından birçok yolun hasar gören araçlar nedeniyle ulaşıma kapandığı, çekici araçların yetersizliği nedeniyle enkaz kaldırma çalışmalarının da güçlükle sürdüğü belirtildi. Yeni yağış ve toprak kayması uyarısı Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), Chiba bölgesinde bu gece de yağış görülebileceği uyarısında bulundu. Yetkililer, yeni yağışlarla birlikte sel ve toprak kayması riskine karşı vatandaşlardan dikkatli olmalarını istedi. 12 saatte 348 milimetre yağış düştü Chiba eyaletinde 13 Ağustos gecesi etkili olan şiddetli yağışlar çok sayıda bölgede sel ve toprak kaymasına neden olmuştu. Japonya Meteoroloji Ajansı, bölgede 12 saat içerisinde 348 milimetre yağış ölçüldüğünü ve bunun rekor seviyeye ulaştığını açıklamıştı. Felaketin ardından Chiba Valiliği tarafından günün erken saatlerinde yapılan açıklamada 9 kişinin hayatını kaybettiği ve 1.087 binanın sular altında kaldığı duyurulmuştu. Son açıklamayla birlikte can kaybı 10’a, su altında kalan bina sayısı ise 1.499’a yükseldi.

Çin’de Dolphin Tayfunu alarmı: 1 milyona yakın kişi tahliye edildi, 1.400 uçuş iptal Haber

Çin’de Dolphin Tayfunu alarmı: 1 milyona yakın kişi tahliye edildi, 1.400 uçuş iptal

Çin’de etkili olan Dolphin Tayfunu, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli fırtına nedeniyle 1.000’den fazla uçuş iptal edilirken, yaklaşık 1 milyon kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Yetkililer, tayfunun etkili olduğu bölgelerde en yüksek alarm seviyesini devreye aldı. Dolphin Tayfunu Çin kıyılarına ulaştı Çin Ulusal Meteoroloji Merkezi’nin (NMC) açıklamasına göre Dolphin Tayfunu, 9 Ağustos’ta yerel saatle 17.30 sıralarında Zhejiang eyaletine bağlı Yuhuan şehri yakınlarında karaya ulaştı. Tayfunun karaya çıktığı sırada merkezine yakın bölgelerde saatte 150 kilometreyi aşan rüzgarlar ölçüldü. Zhejiang eyaletinin orta ve doğu kesimlerinde bazı bölgelerde yağış miktarının 250 ila 500 milimetreye ulaşabileceği uyarısı yapıldı. Yetkililer, şiddetli yağış ve kuvvetli rüzgarların oluşturabileceği sel ve diğer risklere karşı geniş kapsamlı önlemler aldı. 900 binden fazla kişi tahliye edildi Tayfunun en fazla etkilediği bölgelerden biri olan Wenzhou kentinde 900 binden fazla kişi riskli bölgelerden tahliye edildi. Kent genelinde 1.000’den fazla acil durum barınağı hizmete açılırken, vatandaşların güvenli alanlara yönlendirilmesi için çalışmalar hızlandırıldı. Fujian eyaletinde de tayfun öncesinde yaklaşık 99 bin kişi riskli bölgelerden tahliye edildi. Şanghay’da 1.400 uçuş iptal edildi Dolphin Tayfunu ulaşımda da ciddi aksamalara yol açtı. Şanghay’daki iki büyük yolcu havalimanında 9 Ağustos’ta yaklaşık 1.400 uçuşun iptal edildiği bildirildi. Zhejiang ve Fujian eyaletlerinde 200’den fazla feribot seferi de güvenlik gerekçesiyle durduruldu. Bazı demiryolu hatlarında da yolcu güvenliğini sağlamak amacıyla seferlere geçici olarak ara verildi. 474 inşaat gemisine limana dönme talimatı Tayfun nedeniyle denizlerde yürütülen açık deniz projeleri de geçici olarak durduruldu. Çin devlet medyasına göre, 7 Ağustos sabahından itibaren 474 inşaat gemisine limana dönme talimatı verildi. Böylece şiddetli rüzgar ve dalgaların oluşturabileceği risklerin azaltılması amaçlandı. Yetkililer, tayfunun etkili olduğu bölgelerde deniz ulaşımı ve açık deniz çalışmalarına yönelik tedbirleri artırdı. Tayfun Japonya’da da etkili oldu Dolphin Tayfunu Çin'e ulaşmadan önce Japonya'nın Okinawa Adası'nda şiddetli yağış ve kuvvetli rüzgarlara neden oldu. Okinawa yetkilileri, tayfun nedeniyle 7 kişinin hafif yaralandığını açıkladı. Okinawa Elektrik Şirketi ise 9 Ağustos öğleden sonra yaklaşık 5 bin 290 hanenin elektriksiz kaldığını bildirdi. Tayfunun Çin'in doğusuna doğru ilerlemesinin ardından Şanghay ile Fujian, Anhui ve Jiangsu eyaletlerinin bazı bölgelerinde de şiddetli yağışların devam etmesi bekleniyor. Hong Kong için sıcak hava uyarısı Tayfunun çevresindeki hava akımlarının 9-11 Ağustos tarihleri arasında Hong Kong'da olağanüstü sıcak hava koşullarının devam etmesine neden olabileceği belirtildi. Meteorolojik tahminlere göre Dolphin Tayfunu, Çin kıyılarına ulaştıktan sonra giderek zayıflayacak ve ülkenin doğusundan kuzeybatıya doğru ilerleyecek. Çin’de peş peşe tayfunlar Dolphin Tayfunu, Çin'i kısa süre içerisinde etkileyen ikinci güçlü tayfun oldu. Yaklaşık iki hafta önce Noul Tayfunu, Çin'in güneyindeki Guangdong eyaletinde etkili olmuştu. Çinli yetkililer, Noul'u o dönemde yıl içinde ülkeyi vuran en güçlü tayfun olarak değerlendirmişti. Noul Tayfunu Çin'e ulaşmadan önce Filipinler'de de etkili olmuş, 3 kişinin ölümüne ve yüzlerce evin zarar görmesine yol açmıştı. Dolphin Tayfunu'nun ardından Çin'in doğu ve güneydoğu bölgelerinde yağış ve rüzgarların etkisini sürdürmesi beklenirken, yetkililerin sel ve ulaşım aksamalarına karşı aldığı tedbirleri devam ettireceği bildirildi.

Japonya'da şaşırtan dolandırıcılık vakası: Manga ürünlerini 2 bin 100 kez sipariş edip iptal etti Haber

Japonya'da şaşırtan dolandırıcılık vakası: Manga ürünlerini 2 bin 100 kez sipariş edip iptal etti

Japonya'da manga dünyasının en popüler serileri arasında yer alan One Piece ve Naruto ürünleri üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen sıra dışı bir dolandırıcılık vakası gündeme geldi. Tokyo Metropol Polis Departmanı, bir restoran çalışanı olan 32 yaşındaki Yoşida Mayu hakkında, bir ticari işletmenin faaliyetlerini dolandırıcılık yoluyla engellediği gerekçesiyle işlem başlatıldığını açıkladı. İddialara göre Yoşida, manga yayıncısı Shueisha Inc.'in çevrim içi alışveriş platformundan yaklaşık 10 aylık dönemde 2 bin 100'den fazla sipariş verdi. Ancak siparişlerin parasını ödemek yerine farklı yöntemlerle iptal edilmesini sağladı. Olayın dikkat çeken noktalarından biri ise şüphelinin aynı işlemi yüzlerce farklı hesap üzerinden gerçekleştirmesi oldu. 238 farklı hesap kullandığı iddia edildi Polis soruşturmasında Yoşida'nın siparişleri gerçekleştirmek amacıyla tam 238 farklı hesap kullandığı ileri sürüldü. İddianameye göre şüpheli, Temmuz 2024 ile Mayıs 2025 arasındaki dönemde Shueisha'nın internet mağazasında One Piece ve Naruto temalı çok sayıda ürün sipariş etti. Ancak ürünlerin bedellerini son ödeme tarihine kadar ödemediği ve bu nedenle siparişlerin sistem tarafından otomatik olarak iptal edilmesini beklediği belirtildi. Bazı siparişlerde ise kapıda ödeme yöntemini tercih ettiği, ürünler teslim edilmek üzere gönderildiğinde paketleri kabul etmediği öne sürüldü. Bu yöntem sayesinde siparişlerin tamamlanmadan iptal edildiği ve ürünlerin yeniden satışa sunulmasının geciktiği ifade edildi. İptal edilen siparişlerin değeri 4,3 milyar yeni aştı Olayın boyutunu ortaya koyan en dikkat çekici detay ise siparişlerin toplam değerine ilişkin oldu. Japonya'daki ulusal basında yer alan bilgilere göre, Yoşida tarafından verilen ancak daha sonra iptal edilen siparişlerin toplam tutarının 4,3 milyar yeni, yani yaklaşık 27,2 milyon dolar seviyesini aştığı kaydedildi. Buradaki rakamın şüphelinin gerçekten ödediği para değil, sipariş verilip sonrasında iptal edilen ürünlerin toplam değeri olduğu belirtildi. Bu durum, tek başına doğrudan 4,3 milyar yenlik bir ürün hırsızlığı anlamına gelmese de şirketin stok yönetimi, satış planlaması ve lojistik operasyonları üzerinde ciddi bir yük oluşturduğu değerlendiriliyor. Shueisha: "Büyük mali kayıp yaşandı" One Piece ve Naruto gibi dünya çapında milyonlarca hayrana ulaşan serilerin yayıncısı olan Shueisha Inc., olayın şirket açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu açıkladı. Şirket tarafından yapılan açıklamada, ürünlerin geçici olarak stokta tükenmesi, gerçek müşterilerin satın alma fırsatlarını kaybetmesi ve teslimat şirketlerine yapılan ödemelerin aksaması gibi çeşitli nedenlerle önemli miktarda mali kayıp meydana geldiği bildirildi. Özellikle sınırlı sayıda üretilen veya yüksek talep gören ürünlerde sahte ya da gerçek olmayan siparişlerin oluşturulması, şirketlerin stok yönetimini doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle olay yalnızca siparişlerin iptal edilmesiyle sınırlı bir e-ticaret problemi olarak değil, dijital satış sistemlerinin kötüye kullanılması açısından da dikkat çekiyor. "Animeyi seviyorum" diyerek savunma yaptı 32 yaşındaki Yoşida, polise verdiği ifadede suçlamaları kabul etti. Şüphelinin eylemlerinin arkasında maddi kazançtan ziyade farklı bir motivasyon bulunduğunu söylediği aktarıldı. Yoşida'nın, günlük hayatında biriken stres nedeniyle bu davranışlara yöneldiğini belirttiği ve animeye genel olarak ilgi duyduğunu söylediği ifade edildi. Şüphelinin, ürünleri sipariş etmenin kendisine arzularını tatmin etme duygusu verdiğini söylediği aktarıldı. Ancak soruşturma makamlarının değerlendirmesinde, yüzlerce farklı hesap kullanılması ve aynı yöntemin binlerce kez tekrarlanması nedeniyle olayın münferit bir alışveriş davranışının ötesine geçtiği görülüyor. E-ticaret platformlarında yeni güvenlik tartışması Japonya'da yaşanan olay, çevrim içi alışveriş platformlarının sipariş doğrulama sistemlerini de gündeme taşıdı. Özellikle çok sayıda hesap üzerinden verilen ve sürekli iptal edilen siparişler, satıcıların stoklarını gerçek müşteriler için kullanılamaz hale getirebiliyor. Kapıda ödeme seçeneğinin kötüye kullanılması ise yalnızca satıcıyı değil, kargo ve lojistik şirketlerini de etkiliyor. Uzmanların bu tür olayların ardından hesap doğrulama, sipariş sıklığı, ödeme davranışları ve şüpheli iptal oranlarının daha yakından takip edilmesini önerdiği belirtiliyor. Soruşturmanın sonucu bekleniyor Tokyo Metropol Polis Departmanı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Yoşida hakkında "ticari işletmeyi dolandırıcılıkla engelleme" suçlaması yöneltildi. Şüphelinin suçlamaları kabul ettiği belirtilirken, olayın hukuki boyutunun yargı sürecinde netleşmesi bekleniyor. Japonya'da gündem olan olay, popüler manga ürünlerine yönelik yoğun talebin yanı sıra e-ticaret sistemlerinin kötüye kullanılması halinde şirketlerin karşı karşıya kalabileceği operasyonel ve finansal riskleri de gözler önüne serdi.

Japonya’daki 7,1’lik Depremde Can Kaybı 13’e Yükseldi: Kurtarma Çalışmaları Sürüyor Haber

Japonya’daki 7,1’lik Depremde Can Kaybı 13’e Yükseldi: Kurtarma Çalışmaları Sürüyor

Kumamoto’da bilanço ağırlaşıyor, hükümet tüm imkanları seferber etti Japonya’nın güneybatısındaki Kumamoto eyaletinde meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından bilanço ağırlaşıyor. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, yaptığı açıklamada deprem ve deprem kaynaklı olaylar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 13’e yükseldiğini duyurdu. Kumamoto merkezli şiddetli sarsıntı, bölgede büyük paniğe neden olurken, çok sayıda yol ve yapıda hasar meydana geldi. Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalan veya ulaşılamayan vatandaşlara ulaşmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Başbakan Takaichi: "Tüm imkanlarımızı seferber ettik" Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Tokyo’da gazetecilere yaptığı açıklamada afet bölgesindeki son duruma ilişkin bilgi verdi. Depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 13 olduğunu doğrulayan Takaichi, bölgede yaralanan çok sayıda kişinin bulunduğunu ve hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Hükümetin ilgili bakanlıklarla koordinasyon halinde çalıştığını ifade eden Takaichi, güvenlik güçleri ve kurtarma ekiplerine teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: “Afetten kendileri de etkilenmiş olabilecek yerel yetkililer başta olmak üzere polis, itfaiye, Sahil Güvenlik ve Japonya Öz Savunma Kuvvetleri ekiplerine gece boyunca sürdürdükleri arama-kurtarma çalışmaları için teşekkür ediyorum.” Kurtarma ekipleri zamana karşı yarışıyor Depremin ardından bölgede arama kurtarma faaliyetleri yoğun şekilde devam ediyor. Japonya hükümeti, enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşılması için tüm ekiplerin harekete geçirildiğini açıkladı. Başbakan Takaichi, çalışmaların kritik bir aşamada olduğunu belirterek, “Sahadaki tüm imkanlarımızı kullanarak mümkün olan en fazla sayıda kişiyi kurtarmayı hedefliyoruz” dedi. Öte yandan bölgede etkili olan aşırı sıcak hava, kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor. Yetkililer, hem afetzedelerin hem de görev yapan ekiplerin sıcak çarpmasına karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Elektrik ve su kesintileri devam ediyor Deprem sonrası Kumamoto ve çevresindeki bazı bölgelerde altyapı sorunları yaşanıyor. Bazı yerleşim alanlarında elektrik ve su kesintilerinin devam ettiği bildirildi. Japonya hükümeti, altyapının yeniden işler hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Japonya Öz Savunma Kuvvetleri ekipleri tarafından bölgeye su dağıtımı yapılırken, hastaların tahliyeleri de gerçekleştiriliyor. Yetkililer ayrıca afetzedelere temel ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılması için lojistik desteğin artırıldığını duyurdu. Tsunami uyarısı kaldırılmıştı Japonya’da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki deprem, yerel saatle 16.27’de kaydedildi. Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), merkez üssünün Kumamoto eyaleti olduğunu ve depremin yaklaşık 10 kilometre derinlikte gerçekleştiğini açıkladı. Şiddetli sarsıntının ardından Ariake ve Yatsushiro denizleri kıyılarında tsunami riski nedeniyle geçici uyarı yayımlandı. Yetkililer, kıyı bölgelerinde yaşayan vatandaşlardan tedbirli olmalarını istedi. Yapılan değerlendirmelerin ardından tsunami tehdidinin ortadan kalkmasıyla uyarılar kaldırıldı. Japonya deprem kuşağındaki ülkelerden biri Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer alan Japonya, dünyadaki en aktif deprem bölgelerinden biri olarak biliniyor. Ülkede sık sık güçlü depremler yaşanırken, yapı standartları ve gelişmiş erken uyarı sistemleri sayesinde afetlerin etkisini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Kumamoto bölgesi daha önce de büyük depremler yaşamıştı. 2016 yılında meydana gelen depremlerde yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, binlerce bina zarar görmüştü. Uzmanlar, yeni depremin ardından artçı sarsıntı riskinin devam ettiğini belirterek, vatandaşların resmi uyarıları takip etmeleri gerektiğini ifade ediyor. Kumamoto’da ekiplerin kurtarma, hasar tespit ve yardım çalışmaları devam ederken, Japon hükümeti bölgede hayatın normale dönmesi için çalışmalarını sürdürüyor.

Japonya'da 7,1 büyüklüğünde deprem: Tsunami alarmı verildi Haber

Japonya'da 7,1 büyüklüğünde deprem: Tsunami alarmı verildi

Japonya'nın güneyinde bulunan Kyushu Adası, güçlü bir depremle sarsıldı. Kumamoto eyaletinde meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki deprem sonrası bölgede büyük panik yaşanırken, Japon yetkililer olası tsunami riskine karşı harekete geçti. Japonya Meteoroloji Ajansı tarafından duyurulan depremin ardından kıyı kesimleri için tsunami uyarısı yayımlandı. Yetkililer, deniz seviyesinde yükselme ve güçlü dalga oluşumu ihtimaline karşı vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Japon kamu yayıncısı NHK'nın aktardığı bilgilere göre, deprem sonrası bazı kıyı bölgelerinde yaklaşık 1 metre yüksekliğinde dalgaların oluşabileceği tahmin edildi. Vatandaşlara "yüksek bölgelere çıkın" çağrısı Depremin ardından Japonya'daki afet yönetim ekipleri alarma geçti. Özellikle deniz kıyısında yaşayan vatandaşlara, tsunami ihtimaline karşı sahil bölgelerinden uzaklaşmaları ve daha yüksek noktalara yönelmeleri yönünde uyarılar yapıldı. Japon yetkililer, tsunami tehlikesinin tamamen ortadan kalkana kadar vatandaşların kıyı şeritlerine yaklaşmaması gerektiğini belirtti. Deprem sonrası bölgede güvenlik önlemleri artırılırken, ekiplerin olası hasar ve can kaybı durumlarına karşı hazırlıklarını sürdürdüğü bildirildi. 7 eyalette acil deprem uyarısı Şiddetli sarsıntının ardından Japon hükümeti geniş kapsamlı bir acil durum uyarısı yayımladı. Kumamoto başta olmak üzere Nagasaki, Kagoshima, Fukuoka, Saga, Oita ve Miyazaki eyaletlerinde deprem ve tsunami riskine karşı ekipler teyakkuza geçirildi. Yetkililer, bölgede yaşayan milyonlarca kişinin gelişmeleri yakından takip etmesini istedi. Afet ekipleri, ulaşım hatları, altyapı sistemleri ve kritik noktalar üzerinde kontroller gerçekleştirmeye başladı. Can kaybı ve hasar bilgisi henüz paylaşılmadı Depremin ardından şu ana kadar resmi makamlardan can kaybı veya büyük çaplı maddi hasara ilişkin kesin bir açıklama yapılmadı. Ancak Japonya Meteoroloji Ajansı ve uzmanlar, güçlü depremlerin ardından artçı sarsıntıların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bölgedeki ekiplerin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü, özellikle eski yapıların ve kritik altyapı noktalarının kontrol edildiği bildirildi. Japonya neden sık sık depremlerle karşılaşıyor? Dünyanın en fazla deprem yaşayan ülkelerinden biri olan Japonya, Pasifik Ateş Çemberi üzerinde bulunuyor. Ülke, farklı tektonik plakaların kesişim noktasında yer aldığı için sık sık orta ve yüksek şiddetli depremlerle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle Japonya'da deprem hazırlıkları, erken uyarı sistemleri ve bina güvenliği konusunda kapsamlı uygulamalar bulunuyor. Deprem sonrası hızlı uyarı mekanizmalarının devreye alınması, tsunami riskinin erken aşamada duyurulması ve vatandaşların tahliye konusunda bilgilendirilmesi, ülkenin afet yönetim sisteminin önemli parçaları arasında yer alıyor. Uzmanlardan artçı deprem uyarısı Deprem uzmanları, 7,1 büyüklüğündeki sarsıntıların ardından bölgede artçı depremlerin meydana gelebileceğini belirtiyor. Vatandaşların hasarlı yapılardan uzak durması, resmi kurumların açıklamalarını takip etmesi ve tsunami uyarıları tamamen kaldırılmadan kıyı bölgelerine dönmemesi gerektiği vurgulanıyor. Özellikle ilk saatlerin kritik olduğuna dikkat çeken uzmanlar, deprem sonrası panik yerine kontrollü hareket edilmesinin önemine işaret ediyor. Japonya'da alarm seviyesi yakından takip ediliyor Kumamoto merkezli deprem, Japonya'nın afet hazırlık kapasitesini yeniden gündeme getirdi. Yetkililer, şu aşamada önceliğin vatandaşların güvenliğini sağlamak, tsunami riskini takip etmek ve olası hasarları belirlemek olduğunu açıkladı. Bölgede ekiplerin çalışmaları devam ederken, yeni gelişmelerin resmi makamlar tarafından paylaşılması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.