Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ithalat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ithalat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ithalat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: 2026 yılı için ihracat hedefimiz toplam 410 milyar dolardır Haber

Erdoğan: 2026 yılı için ihracat hedefimiz toplam 410 milyar dolardır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Mal ve Hizmetler İhracatımızı artırmak için canla başla çalışan ihracatçılarımızla birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ticaret Bakanlığımıza, Türkiye İhracatçılar Meclisimize (TİM) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulumuza bu anlamlı toplantı için teşekkür ediyorum. 2026 senesinin vatandaşlarımızın yanı sıra tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Hükümetimizin bir rutini haline gelen sene sonu dış ticaret verilerini değerlendirmek üzere bir aradayız. Her yıl başında geçmiş 12 ayın kapsamlı bir muhasebesini yapıyor hem de gelecek seneye dair hedeflerimizi paylaşıyoruz. Dış ticaret dahil, ekonominin bütün alanlarında küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların, dalga boyu yükselen rekabetin her ülke gibi Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Ayrıca biz küresel güncemi en çok meşgul eden olayların tam merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu gerçek 2025 yılında da değişmedi. Geride bıraktığımız 2025 senesinde Gazze başta olmak üzere, gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde zulüm, katliam ve kaos hakimdi. Çoğu çocuk ve kadın, 71 binden fazla Filistinli kardeşimiz, İsrail’in saldırılarıyla ne yazık ki şehit düştü, aynı saldırılarda 172 bin kardeşimiz yaralandı. Yüzde 90’ı enkaza dönen Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Uluslararası sistem özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazzeli mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti, insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor. Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahası Karadeniz’in kuzeyidir. Rusya-Ukrayna arasındaki savaş beşinci yılına girmek üzeredir. Orada da yüzbinlerce insan öldü, şehirler yıkıldı, binlerce insan evini terk etmek zorunda kaldı. Son aylarda savaşın Karadeniz’deki ticareti ve seyri sefer güvenliğini tehdit eden boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi konusunda gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz ne kan ne gözyaşı ve zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız olmadı, bugün de yoktur. Dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Herkesin hayrına olacak bir barış kuşağı istiyoruz. Asya’dan Afrika’ya ve Latin Amerika’ya dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk Dünyasıyla bağlarımızı inşallah daha da güçlendireceğiz. Şurası da son derece önemlidir; Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı, herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlamıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler kaybedecektir. 2025 yılı küresel ticarette belirsizliklerin tırmandığı ve korumacılığın belirgin bir biçimde yükseldiği bir dönem olmuştur. Zayıf talep, yakın coğrafyamızdan süregelen savaşlar, iç karışıklıklar ve jeopolitik gerilimlere tarife artışının yol açtığı sorunlar eklenmiştir. Türkiye tüm bunlara ilave olarak dolaylı maliyeti 150 milyar doları bulan 6 Şubat Depremlerinin etkileriyle de mücadele etmiştir. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin çok şükür meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. 2025 yılının 3’üncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz, tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak, yeni bir rekor daha kırdık. Mevcut pazarımızda gücümüzü arttırmanın yanı sıra, yeni pazarlar, yeni ticaret ortakları, yeni ürün çeşitleriyle ihracatta yakaladığımız ivmeyi bir üst seviyeye çıkardık. 2025 senesinde Türk ekonomisinin direnci sınanmış ve ekonomimiz çok başarılı bir sınav vermiştir. Sadece büyüme rakamları değil, ihracat rakamları da Türkiye’nin kapasitesini ortaya koymuştur. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla, aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında, geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağlandı. İlk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. 2025 yılı mal ihracatımızda da benzer bir rekor söz konusu. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız, dikkatinizi çekiyorum, toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik. Geçen yılın ilk 10 ayında mal ihracatımızda artış kaydedildi. 5 ayında ise aylık mal ihracatı rekoru kırıldı. 2025 yılında mal ihracatımızda net olarak 11,7 milyar dolar artış yaşandı. Hizmetler ihracatında ise net 6 milyar dolar artış olduğunu, yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz. 2025 yılında 33 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 46 ilimizde ihracatını artırmıştır. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. İthalatın artmasında ekonomimizdeki canlanma ile altının ons fiyatı ve ithalat değerindeki yükseliş etkili oldu. 8 aralık devrimi sonrasında özgürlüğüne kavuşan Suriye’nin ticaretimizde de öne çıkmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Güvenlik ortamı iyileştikçe de Suriye ile ticaretimiz daha da artacaktır. Bir ve büyün Suriye bölgemizde kalıcı istikrarın anahtarı olacaktır. Kıymet bazında ilk üç fasıla baktığımızda ise, motorlu kara taşıtların 4,3 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolara, silahlar ve mühimmatın 2,1 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolara, elektrikli makine ve cihazların 1,3 milyar dolar artışla 17, 8 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artış, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıyor. 2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 oranındaki artışla 9,9 milyar dolara ulaşmış, orta yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır. Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 12’nci en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü gösteriyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak, 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektörü ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız, savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye, bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya’yla varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız, ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. HÜRJET’in, Avrupa ve NATO üyesi bir ülkenin envanterine girecek olması, inşallah gelecek senelerde önümüzü daha da açacaktır. Savunma ihracatında yakaladığımız ivmeyi 2025’te de devam ettirdik. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla, 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Bu muazzam rakamların da ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük 5’inci ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Birliğe ihracatımız yüzde 7,8 oranında artışla 117 milyar doları bulmuştur. Bununla birlikte ticari ilişkilerimizin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için gümrük birliğinin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupa Birliği’nin konseyden gerekli yetkiyi çıkartarak daha fazla vakit kaybetmeden ülkemizle müzakereleri başlatmasını ümit ediyoruz. AB’den korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz." Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımızda çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 125 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolarla Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yıl sonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolarak paylaşmıştım. Küresel ekonomideki tüm zorluklara ve artan belirsizliklere rağmen mail ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla hedefimizi aştığını ifade etmek isterim. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır."

Bakan Bolat: Piyasalarda artık aşırı oynaklık bulunmuyor Haber

Bakan Bolat: Piyasalarda artık aşırı oynaklık bulunmuyor

Azerbaycan'da gazetecilere değerlendirmelerde buluan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, piyasalarda artık aşırı oynaklık bulunmadığını belirtti. Bakan Bolat, "Döviz dengededir, rezervler güçlüdür, temel mallarda fiyat istikrarı sağlanmıştır." dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-Azerbaycan 12. Dönem Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) ve 2. Türkiye-Azerbaycan Yatırım Forumu'na katılmak için geldiği Bakü'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Avrupa Birliği'nin (AB) 2019'da karbonsuzlaşma hedefi doğrultusunda Yeşil Mutabakat sürecini başlattığını anımsatan Bolat, Türkiye'nin de 2021'de süreci benimsediğine ve gerekli mevzuatın Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildiğine değindi. Ticaret Bakanı Bolat, bu kapsamda temmuzda İklim Değişikliği Kanunu'nun kabul edildiğini aktararak, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Emisyon Ticaret Sistemi ve karbon piyasasına ilişkin süreçlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde, Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) koordinasyonunda yürütüldüğünü söyledi. Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefini 2021'de ilan ettiğini hatırlatan Bolat, ilk ara hedefin 2030 itibarıyla yüzde 50 karbonsuzlaşma olduğunu, İklim Değişikliği Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle sürecin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü, özel sektörle koordinasyonun ise bugüne kadar Ticaret Bakanlığınca sağlandığını dile getirdi. Bakan Bolat, özel sektörü 1 Ocak 2026'da yürürlüğe girecek uygulamalara hazırlamak amacıyla yoğun çalışmalar yapıldığının altını çizerek, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın gübre, alüminyum, çelik, elektrik, çimento ve tekstil olmak üzere 6 sektörü kapsadığına işaret etti. Bu alanlarda faaliyet gösteren birçok firmanın bakanlıkça koordine edildiğini belirten Bolat, AB'nin uygulama takviminde erteleme yapıp yapmayacağının ilerleyen günlerde netleşeceğini, 2026 boyunca hazırlık sürecinin devam edebileceğine dair değerlendirmeler bulunduğunu aktardı. Gümrüklerde araç girişlerinde bazı sorunların olduğu yönündeki iddialara da işaret eden Bolat, "Gümrüklerde araç girişlerinin durdurulduğuna dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu husus tarafımızca tekrar teyit edilmiştir. Firmaların kontenjan aşımı ya da teminat yükümlülüklerinden kaynaklanan münferit durumlar söz konusu olabilir. Vergi muafiyeti kapsamında alınan teşvikler için teminat mektubu verilmesi zorunludur. Gümrüklerde genel bir ithalat durdurulması söz konusu değildir, bu iddialar tamamen asılsızdır." diye konuştu. Bu arada helal ticaret konusundan da bahseden Bolat, Bakanlık bünyesindeki Helal Akreditasyon Kurumunun İslam İşbirliği Teşkilatının SMIIC standartlarına göre faaliyet gösterdiğini vurguladı. Ticaret Bakanı Bolat, Helal Akreditasyon Kurumunun işletmelere doğrudan belge vermediğini, helal belgelendirme yapacak kuruluşlara akreditasyon sağladığını, bugüne kadar 120 kuruluşa verilen akreditasyonla bini aşkın işletmenin helal sertifikası aldığını dile getirdi.

Enflasyon endişeleri arttıkça Trump sığır eti, kahve ve diğer gıdalar üzerindeki tarifeleri düşürdü Haber

Enflasyon endişeleri arttıkça Trump sığır eti, kahve ve diğer gıdalar üzerindeki tarifeleri düşürdü

WASHINGTON, 14 Kasım (Reuters) - ABD Başkan Donald Trump Cuma günü, Amerikan tüketicileri arasında marketlerin yüksek maliyeti konusunda artan sıkıntılar karşısında kahve, sığır eti, muz ve portakal suyu gibi temel ürünler de dahil olmak üzere 200'den fazla gıda ürününe yönelik tarifeleri geriledi. Perşembe gece yarısı geriye dönük olarak yürürlüğe giren yeni muafiyetler, bu yılın başlarında uyguladığı kapsamlı ithalat vergilerinin enflasyonu körüklemediği konusunda uzun süredir ısrar eden Trump için keskin bir geri dönüşe işaret ediyor. Trump, Cuma akşamı Air Force One'a taşınması hakkında sorulduğunda tarifeleri hakkında "bazı durumlarda fiyatları artırabilirler" dedi. Ancak genel olarak ABD'nin "neredeyse hiç enflasyona sahip olmadığı" konusunda ısrar etti. Demokratlar, yüksek gıda fiyatları da dahil olmak üzere satın alınabilirlik konusundaki artan seçmen endişelerinin kilit bir konu olduğu Virginia, New Jersey ve New York'taki eyalet ve yerel seçimlerde bir dizi zafer kazandı. Trump ayrıca Air Force One'daki gazetecilere, gelecek yıl bir ara düşük ve orta gelirli Amerikalılara tarife gelirleriyle finanse edilecek 2.000 dolarlık bir ödeme ile ilerleyeceğini söyledi. "Tarifeler, bunu yapmak istiyorsak temettü vermemize izin veriyor. Şimdi bir temettü yapacağız ve ayrıca borcu azaltıyoruz" dedi. Trump yönetimi Perşembe günü, kesinleştikten sonra Arjantin, Ekvador, Guatemala ve El Salvador'dan belirli gıdalar ve diğer ithalatlar üzerindeki tarifeleri ortadan kaldıracak ve ABD'li yetkililerin yıl sonundan önce ek anlaşmalara göz kulak olacak çerçeve ticaret anlaşmalarını duyurdu. Cuma günkü liste, ABD'li tüketicilerin ailelerini evde beslemek için rutin olarak satın aldıkları ve çoğu yıllık bazda çift haneli fiyat artışları gören ürünleri içeriyor. Portakal, acai meyveleri ve kırmızı biberden kakaoya, gıda üretiminde kullanılan kimyasallara, gübrelere ve hatta komünyon gofretlerine kadar 200'den fazla ürün içerir. Beyaz Saray, emirle ilgili bir bilgi sayfasında, "Cumhurbaşkanının ikili ticaret ilişkilerimiz için daha karşılıklı şartlar sağlamada kaydettiği önemli ilerleme"nin hemen ardından geldiğini söyledi. Trump'ın, belirli gıda maddelerinin Amerika Birleşik Devletleri'nde yetiştirilmedikleri veya işlenmedikleri için muaf tutulabileceğine karar verdiğini ve dokuz çerçeve anlaşma, karşılıklı ticaretle ilgili iki nihai anlaşma ve iki yatırım anlaşmasının sonuçlandırılması göz önüne alındığında söyledi. Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre, Eylül ayı için mevcut en son veriler itibariyle kıyma yaklaşık %13 daha pahalıydı ve biftekler bir yıl öncesine göre neredeyse %17 daha pahalıydı. Her ikisi için de yapılan artışlar, Trump'ın selefi Demokrat Joe Biden yönetiminde enflasyonun zirveye yaklaştığı zamana kadar uzanan üç yıldan fazla bir süredir en büyük artıştı. ABD büyük bir sığır eti üreticisi olmasına rağmen, son yıllarda sürekli bir sığır kıtlığı sığır eti fiyatlarını yüksek tuttu. Muz fiyatları yaklaşık %7 daha yüksekken, domatesler %1 daha yüksekti. Evde tüketilen gıdaların toplam maliyetleri Eylül ayında %2,7 arttı. Tarife muafiyetleri birçok endüstri grubundan övgü alırken, bazıları ürünlerinin muafiyetlerden çıkarılmasından dolayı hayal kırıklığını dile getirdi. FMI-Gıda Endüstrisi Birliği başkanı Leslie Sarasin yaptığı açıklamada, "Bugünkü eylem, sabah kahvesinin umarım daha uygun fiyatlı olacağı tüketicilere ve bu ürünlerin çoğunu tedarik zincirlerinde ve üretim hatlarında kullanan ABD'li üreticilere yardımcı olmalıdır" dedi. Distiled Spirits Council başkanı Chris Swonger, alkollü içkileri Avrupa Birliği ve İngiltere'den çıkarmanın "kritik tatil sezonu yüksek vitese girerken ABD misafirperverlik endüstrisine bir başka darbe daha olduğunu" söyledi. Swonger, "İskoç, Konyak ve İrlanda Viskisi, Amerika Birleşik Devletleri'nde üretilemeyen katma değerli tarım ürünleridir" diye ekledi. Daha fazla değişiklik planlanıp planlanmadığı sorulduğunda Trump, Air Force One'daki gazetecilere "Gerekli olacağını sanmıyorum" dedi. "Sadece biraz geri dönüş yaptık," dedi. "Kahve fiyatları biraz yüksekti, şimdi çok kısa bir süre içinde düşük tarafta olacaklar." SATIN ALINABILIRLIĞE YENI ODAKLANMA Trump, her ülkeden yapılan ithalata %10'luk bir taban tarife ve eyaletten eyalete değişen ek özel vergiler uygulayarak küresel ticaret sistemini altüst etti. Trump, son haftalarda doğrudan satın alınabilirlik konusuna odaklanırken, daha yüksek maliyetlerin kendi tarife politikaları tarafından değil, Biden tarafından yürürlüğe giren politikalar tarafından tetiklendiği konusunda ısrar etti. Tüketiciler, ekonomistlerin kısmen ithalat tarifelerinden kaynaklandığını ve şirketler ithalat vergilerinin tüm yükünü aktarmaya başladıkça gelecek yıl daha da artabileceğini söylediği yüksek market fiyatları nedeniyle hayal kırıklığına uğradılar. Temsilciler Meclisi Yollar ve Araçlar Komitesi'nin en iyi Demokratı Richard Neal, Trump yönetiminin "başlattıkları bir yangını söndürdüğünü ve bunu ilerleme olarak iddia ettiğini" söyledi. Neal yaptığı açıklamada, "Trump Yönetimi nihayet hepimizin başından beri bildiği şeyi alenen kabul ediyor: Trump'ın Ticaret Savaşı, insanların maliyetlerini artırmaktır" dedi. "Bu tarifelerin uygulanmasından bu yana enflasyon arttı ve imalat aydan aya daraldı."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.