Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Istihdam

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Istihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜİK’in Eylül 2026 işgücü istatistiklerine göre, İşsizlikte sert yükseliş yaşandı Haber

TÜİK’in Eylül 2026 işgücü istatistiklerine göre, İşsizlikte sert yükseliş yaşandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Eylül ayına ilişkin işgücü istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısı bir önceki aya göre 198 bin kişi artarak 2 milyon 967 bin oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise 0,5 puan yükselişle yüzde 8,4 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9, kadınlarda yüzde 11,3 olarak tahmin edildi. İSTİHDAM 32,4 MİLYON KİŞİYE GERİLEDİ Eylül ayında istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki aya göre 49 bin kişi azalarak 32 milyon 445 bine düştü. İstihdam oranı da 0,1 puan gerileyerek yüzde 48,3 oldu. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 65,8, kadınlarda ise yüzde 31,2 olarak kaydedildi. İşgücü ise aynı dönemde 149 bin kişi artarak 35 milyon 412 bine ulaştı. İşgücüne katılma oranı 0,1 puan artışla yüzde 52,7 olarak hesaplandı. Bu oran erkeklerde yüzde 70,7, kadınlarda yüzde 35,2 seviyesinde gerçekleşti. GENÇ İŞSİZLİĞİ YÜZDE 14,8’E ÇIKTI 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, eylül ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 14,8’e yükseldi. Genç işsizliği erkeklerde yüzde 10,4, kadınlarda ise yüzde 23,3 olarak tahmin edildi. Veriler, genç kadınlarda işsizlik oranının erkeklere kıyasla belirgin biçimde yüksek olduğunu ortaya koydu. ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 31,2 İşsizlerin yanı sıra zamana bağlı eksik istihdam edilenleri ve potansiyel işgücünü de kapsayan atıl işgücü oranı, eylül ayında 0,2 puan artarak yüzde 31,2 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,5, işsizler ile potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,7 olarak hesaplandı. İstihdam edilen ve referans döneminde işbaşında olan kişilerin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, eylül ayında bir önceki aya göre 0,1 saat azalarak 42,4 saat oldu.

İstanbul Havalimanı’nda 4’üncü pist hizmete açıldı: Erdoğan’dan yeni hedefler Haber

İstanbul Havalimanı’nda 4’üncü pist hizmete açıldı: Erdoğan’dan yeni hedefler

4’üncü pistle toplam pist sayısı 6’ya çıktı İstanbul Havalimanı’ndaki yeni pist, havalimanının ilk doğu-batı yönlü beton pisti olarak devreye alındı. 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki pistin yatırım değeri 890 milyon avro olarak açıklandı. Yeni pistle birlikte İstanbul Havalimanı’ndaki toplam pist sayısı 6’ya yükseldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, pistin özellikle iç hat uçuşları ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada kalış sürelerinin azaltılmasına katkı sağlamasının hedeflendiğini bildirdi. Pistin hangar alanlarına yakın konumu sayesinde genel havacılık operasyonlarının hızlandırılması, yakıt ve zaman tasarrufu sağlanması ve olumsuz hava koşullarında operasyonel esnekliğin artırılması hedefleniyor. Erdoğan: “İstanbul Havalimanı dev bir saha içi ekonomidir” Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nın yalnızca bir ulaşım noktası olmadığını belirterek havalimanındaki ekonomik faaliyetlere ilişkin veriler paylaştı. Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre havalimanında 102 bin kişi çalışıyor ve 1.100’ün üzerinde ticari işletme faaliyet gösteriyor. Cumhurbaşkanı, havalimanının istihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığını ve Türkiye ekonomisine katkısının milli gelirin yaklaşık yüzde 2,2’sine, yani 24,2 milyar dolara karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan ayrıca, İstanbul Havalimanı’na yapılan her 1 liralık yatırımın ekonomiye 5,6 liralık geri dönüş sağladığını ve doğrudan istihdam edilen her bir kişinin Türkiye genelinde 5 kişilik iş gücü etkisi oluşturduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı, 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdam ve 44 milyar dolarlık gelir seviyesine ulaşılmasının öngörüldüğünü açıkladı. İstanbul Havalimanı’nın yolcu trafiğine dikkat çekti Erdoğan, Türkiye’nin havacılık sektöründeki büyümesine ilişkin rakamları da paylaştı. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayısının 58’e çıkarıldığını, hava ulaştırma anlaşması yapılan ülke sayısının 81’den 175’e yükseldiğini ve dış hatlarda uçuş gerçekleştirilen nokta sayısının 60’tan 356’ya ulaştığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında iç ve dış hatlarda toplam 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025’te 247 milyonu aştığını söyledi. İstanbul Havalimanı’nın ise geçen yıl 84,5 milyon yolcuya hizmet verdiğini belirten Erdoğan, havalimanının yolcu sayısı bakımından Avrupa’da ikinci, dünyada sekizinci sırada yer aldığını ifade etti. Yeni pistten ilk uçuş Helsinki’ye yapıldı Açılış töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Hava Yolları’nın TK1763 sefer sayılı İstanbul-Helsinki uçuşunun kaptan pilotlarıyla telsiz bağlantısı kurdu. Erdoğan, kaptan pilotlar Selim Kaptan ve Cemile Nur Kaptan yönetimindeki uçağa yeni pistten kalkış izni verdi. Böylece İstanbul Havalimanı’nın 4’üncü ana pistinden ilk resmi uçuş gerçekleştirilmiş oldu. Erdoğan’dan ulaşım yatırımları mesajı Konuşmasında Türkiye’nin ulaşım altyapısına ilişkin yatırımlara da değinen Erdoğan, İstanbul’da ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yapıldığını, bunun 604,4 milyar liralık bölümünün havayolu yatırımlarından oluştuğunu söyledi. Erdoğan ayrıca yapımı süren Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarının tamamlanmasıyla aktif havalimanı sayısının 60’a çıkarılacağını, Trabzon’da da deniz üzerine yeni bir havalimanı inşa edilmesinin planlandığını açıkladı. Cumhurbaşkanı, İstanbul Havalimanı’na yönelik altyapı yatırımlarının yeni projelerle sürdürüleceğini belirterek, havalimanının küresel hava trafiğindeki konumunun güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Fed’den 3 yıl sonra ilk faiz artırımı: Faiz 25 baz puan yükseltildi Haber

Fed’den 3 yıl sonra ilk faiz artırımı: Faiz 25 baz puan yükseltildi

Fed’den oybirliğiyle faiz artırımı Fed’in 15-16 Eylül’de gerçekleştirdiği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından faiz kararı açıklandı. Komite, federal fonlama faizinin hedef aralığını 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 seviyesine çekti. Kararın 12-0 oyla alınması dikkat çekti. Faiz artışı, Fed’in üç yılı aşkın bir aradan sonra gerçekleştirdiği ilk faiz artırımı olarak kayıtlara geçti. Reuters da kararın Temmuz 2023'ten bu yana ilk artış olduğunu bildirdi. Fed açıklamasında ABD ekonomisindeki faaliyetlerin sağlam bir hızda genişlemeyi sürdürdüğü, iç talebin dirençli olduğu, verimlilik artışının güçlü seyrettiği ve sermaye yatırımlarının yüksek olduğu belirtildi. İstihdam tarafında ise iş gücüne katılımla uyumlu kazanımların devam ettiği ve işsizlik oranında önemli bir değişiklik yaşanmadığı ifade edildi. Buna karşın enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiği vurgulandı. Warsh: Öncelik fiyat istikrarı Fed Başkanı Kevin Warsh, faiz kararının ardından yaptığı değerlendirmelerde fiyat istikrarının öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Warsh, iş gücü piyasasının istihdam hedefi açısından iyi durumda olduğunu belirtirken, enflasyonun uzun süredir Fed’in yüzde 2'lik hedefinin üzerinde seyrettiğine dikkat çekti. Fed Başkanı, gelecekteki faiz kararları konusunda piyasalara önceden yön vermekten kaçınacağını belirterek herhangi bir sonraki adım için taahhütte bulunmadı. Warsh ayrıca tahvil faizlerindeki yükselişte ekonomik büyümenin güçlü seyretmesi, sermaye için artan rekabet ve sermaye harcamalarındaki artış ile jeopolitik gelişmelerin etkili olduğunu ifade etti. 2026'da bir faiz artışı daha bekleniyor Fed’in yeni ekonomik projeksiyonları, yetkililerin önemli bölümünün 2026 yılı içinde bir faiz artışı daha beklediğine işaret etti. Reuters'ın aktardığına göre karar sonrası piyasalarda yılın ilerleyen dönemlerinde yeni bir faiz artışı ihtimali değerlendiriliyor. Yatırımcıların sonraki toplantılara ilişkin beklentileri de faiz kararının ardından yeniden şekillenirken, piyasalarda ek faiz artışı ihtimali yakından izleniyor. Beyaz Saray’dan Fed kararına tepki Faiz kararının ardından Beyaz Saray'dan da açıklama geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Desai, Fed'in faiz artırma kararını "talihsiz" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray'ın açıklaması, Fed'in enflasyonla mücadele kapsamında aldığı kararın ardından yönetim ile merkez bankası arasındaki para politikası görüş ayrılığının sürdüğünü gösteren değerlendirmeler arasında yer aldı. Fed ise karar metninde, alınan faiz adımının enflasyonun yüzde 2'lik hedefe daha zamanında dönmesini destekleyeceğini belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: İktidar yapamıyorsa biz yapacağız Haber

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: İktidar yapamıyorsa biz yapacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Eğitimin siyasi tartışmaların üzerinde, “devlet aklı ve vicdan meselesi” olarak ele alınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, eğitim sisteminin temel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eğitimin yalnızca müfredat, sınav ve diploma üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, okulların çocuklara bilgiyle birlikte adalet, dürüstlük, emeğe saygı, özgür düşünce ve ortak yaşam sorumluluğu kazandırması gerektiğini söyledi. “DİPLOMALI İŞSİZLER VARSA PLANLAMA SORUNU VARDIR” Eğitimden çalışma hayatına geçişte ciddi bir planlama problemi bulunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, sanayinin nitelikli eleman ararken diplomalı gençlerin işsiz kalmasının çelişki olduğunu belirtti. Mesleki eğitim, yükseköğretim ve istihdam ihtiyacının birlikte planlanması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, gençlere yalnızca diploma değil, kendi ülkelerinde kurabilecekleri bir gelecek sunulması gerektiğini ifade etti. “GEÇİCİ PERSONELLE KALICI HİJYEN SAĞLANAMAZ” Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında en fazla öne çıkan başlıklardan biri ise okullardaki temizlik ve hijyen sorunları oldu. Okullarda yeterli ve kalıcı temizlik personeli bulunmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, geçici istihdam programlarıyla sorunun çözülemeyeceğini savundu. “Okul süreklidir, çocuk her gün okula gitmektedir. Temizlik geçici bir iş değildir, geçici personelle kalıcı hijyen sağlanamaz.” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bazı okullarda sabun, tuvalet kâğıdı ve hijyen malzemelerinin bulunmadığını, bu ihtiyaçların zaman zaman veliler tarafından karşılandığını iddia etti. Temiz tuvalet, sabun ve tuvalet kâğıdının lüks olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Uygarlık iddiası kürsüde kurulamaz; uygarlık iddiası çocuğun elini yıkadığı musluğun yanında kurulur.” ifadelerini kullandı. “OKULLARDA BİR ÖĞÜN SICAK YEMEK ZORUNLULUK” Kılıçdaroğlu, okullarda öğrencilere günde en az bir öğün sıcak yemek verilmesi çağrısını da yineledi. Ekonomik koşullar nedeniyle bazı çocukların okula aç veya yetersiz beslenerek gittiğini savunan Kılıçdaroğlu, beslenme desteğinin sosyal yardım değil, eğitimde fırsat eşitliğinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. “Açlık utanılacak bir hâl değildir; açlığı görmezden gelmek utanılacak bir hâldir.” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelerin okul temizliği ve bir öğün yemek konusunda sorumluluk üstlenmeye devam edeceğini belirtti. “İKTİDAR YAPAMIYORSA BİZ YAPACAĞIZ” CHP’nin yönettiği belediyelerde bu sorunların çözümü için çalışma yürütüldüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarına okulların temizlik ve beslenme ihtiyaçlarına destek olmaları yönünde talimat verdiklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, eğitim politikalarının çocukların geleceğini doğrudan belirlediğini belirterek, beyin göçüne de dikkat çekti. Gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkeden ayrılmasının yalnızca bireysel bir tercih olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin evlatları ne yabancılaşmaya ne işsizliğe ne de sabunsuz bir okula mahkûm olmamalıdır.” dedi. https://youtu.be/lS-i4D-2UvI

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu

Şişli'de gerçekleştirilen zirveye Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile sendika başkanları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. "2027'de küresel büyümenin yüzde 3,4 olması bekleniyor" Dünyada ekonomik ve jeopolitik açıdan olağan dışı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik politikalarını küresel gelişmeleri dikkate alarak şekillendirdiğini söyledi. Yılmaz, küresel büyümenin 2026'da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini, 2027'de ise bu oranın yüzde 3,4'e çıkmasının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin ihracatında önemli paya sahip ticaret ortaklarının büyüme performansının da gelecek yıl daha olumlu bir görünüm sergilemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, küresel ticaretteki toparlanmanın Türkiye açısından olumlu bir gelişme olacağını kaydetti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Enerji ve emtia fiyatlarındaki artış ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın Türkiye ekonomisini de etkilediğini belirten Yılmaz, buna rağmen 2026 yılı için yüzde 3,3'lük büyüme öngördüklerini söyledi. Yılmaz, yılın ilk yarısında büyümenin yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleştiğini, yılın ikinci yarısında ve özellikle üçüncü çeyrekte ekonomik aktivitede daha güçlü bir ivme beklediklerini ifade etti. Enerji ithalatının 2026'da 63 milyar dolardan yaklaşık 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmesinin öngörüldüğünü aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesini aşmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin dolar seviyesini aşacağını belirten Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının ise 2026 sonunda ilk kez 400 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini kaydetti. Orta-yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının son üç yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini belirten Yılmaz, ekonomik büyümede verimlilik ve teknolojinin katkısının giderek arttığını vurguladı. Enflasyonla mücadele devam edecek Yılmaz'ın konuşmasında enflasyonla mücadele de önemli başlıklardan biri oldu. Enflasyonun 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar yükseldiğini, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5'e gerilediğini belirten Yılmaz, savaşın enerji, ulaşım ve emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin son dönemde enflasyonda geçici bir yataylaşmaya neden olduğunu söyledi. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4 olduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemde maliye politikalarının dezenflasyon sürecine daha fazla katkı sağlamasının planlandığını belirtti. Güncel 2027-2029 OVP'de de enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedefleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Enflasyonla mücadelede arz yönlü adımların da önem taşıdığını belirten Yılmaz, sosyal konut çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı. 500 bin konut ve kiralık sosyal konut kampanyasının devam ettiğini söyleyen Yılmaz, sosyal konut için bütçeden ayrılan ödeneğin 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını belirtti. Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini, depremin ardından şehirlerin yeniden inşası ve altyapı çalışmalarına önemli kaynak aktarıldığını söyledi. Büyüme 2029'da yüzde 5'e çıkacak Orta Vadeli Program kapsamında büyümenin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak yükseltilmesi hedefleniyor. Yılmaz, 2026 için yüzde 3,3 olarak öngörülen büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Yılmaz, program dönemi sonunda Türkiye ekonomisinin 2,2 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Güncel OVP de aynı dönemin sonunda 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir ve 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedeflerini ortaya koyuyor. 2,1 milyon yeni istihdam hedefi Ekonomik büyümenin istihdama da yansıması hedefleniyor. Yılmaz, 2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını belirtti. İşsizlik oranının ise program dönemi sonunda yüzde 7,6 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, büyüme, üretim, ihracat, teknoloji ve istihdam politikalarının birlikte yürütülerek Türkiye ekonomisinin daha yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

Bakan Bolat açıkladı: Türk tekstilinin dünya ihracatındaki payı yüzde 3,6 Haber

Bakan Bolat açıkladı: Türk tekstilinin dünya ihracatındaki payı yüzde 3,6

Bolat, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ile İTKİB Fuarcılık iş birliğinde düzenlenen TEXHIBITION Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı'nın açılışına katıldı. Açılış programının ardından fuar alanını ziyaret eden Bolat, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi ve ihracatı açısından önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekstil ve konfeksiyon ihracatında 31 milyar dolarlık hacim Bakan Bolat'ın verdiği bilgilere göre Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı geçen yıl 9,4 milyar dolar, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı ise 18,6 milyar dolar oldu. Halı ve kaplamalar sektöründeki yaklaşık 2,9 milyar dolarlık ihracat ile yaklaşık 3 milyar dolarlık ev tekstili ihracatının da eklenmesiyle sektörün toplam dış ticaret büyüklüğünün önemli bir seviyeye ulaştığını belirten Bolat, Türkiye'nin küresel tekstil pazarındaki konumuna dikkat çekti. Bolat, Türkiye'nin dünya tekstil ihracatında dördüncü, hazır giyim ihracatında ise sekizinci sırada bulunduğunu ifade etti. "Türkiye tedarik ve üretim üssü olarak öne çıkıyor" Türkiye'nin ihracat performansına da değinen Bolat, yılın ilk 8 ayında toplam ihracatın 185 milyar dolara ulaştığını ve yıllık bazda yüzde 4,2 artış kaydedildiğini söyledi. Ağustos ayında ihracatın yüzde 8,1 artışla yükseldiğini belirten Bolat, son 12 aylık mal ihracatının ise 280,3 milyar dolara çıktığını açıkladı. Küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmalar, bölgesel çatışmalar ve bunların lojistik ile navlun maliyetlerine etkisine rağmen Türkiye'nin üretim, tedarik ve lojistik merkezi olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bolat, ihracat hedeflerine ulaşma konusunda olumlu mesaj verdi. "6 yıldır kesintisiz büyüme sağlandı" Türkiye ekonomisinin büyüme performansına ilişkin de değerlendirmede bulunan Bolat, ekonominin 2020'de başlayan Kovid-19 süreci de dahil olmak üzere büyüme kaydettiğini söyledi. Bolat, ikinci çeyrekte ekonominin yüzde 2,3, yılın ilk yarısında ise yüzde 2,5 büyüdüğünü belirterek, Türkiye ekonomisinin 24 çeyrektir, başka bir ifadeyle 6 yıldır kesintisiz büyüdüğünü ifade etti. İkinci çeyrekteki yüzde 2,3'lük büyümeye net mal ve hizmet ihracatının 0,6 puan katkı verdiğini belirten Bolat, yatırımların da son 7 çeyrektir büyümeye katkı sunduğunu kaydetti. Fuar sektörünün ekonomik büyüklüğü 7,5 milyar avroya ulaştı Türkiye'nin uluslararası fuarcılık alanında da önemli bir merkez haline geldiğini belirten Bolat, ülkedeki fuarcılık sektörünün ekonomik büyüklüğünün 7,5 milyar avroya ulaştığını söyledi. Bu büyüklüğün yaklaşık 4 milyar avroluk bölümünün doğrudan gayrisafi yurt içi hasılaya katkı sağladığını belirten Bolat, Türkiye'nin fuarcılık kapasitesini daha ileri taşımayı hedeflediklerini ifade etti. Bolat, özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon alanında ihracat göstergelerinde toparlanma başladığını ve yıl sonunda bu eğilimin daha belirgin hale gelmesini beklediklerini söyledi. İhracatçılara 45 milyar liralık destek Ticaret Bakanı Bolat, 2026 yılı kapsamında ihracat destekleri için 45 milyar liralık kaynak ayrıldığını açıkladı. Bu tutarın 33 milyar lirasının mal ihracatına, 12 milyar lirasının ise hizmet ihracatına yönelik desteklerde kullanılacağını belirtti. Bolat ayrıca 2023-2026 döneminde ihracatçılara toplam 180 milyar liralık, yaklaşık 5 milyar dolarlık destek sağlandığını, 2026 yılında şu ana kadar verilen desteklerin ise 61 milyar liraya ulaştığını söyledi. TEXHIBITION fuarlarına yönelik desteklerin de sürdüğünü belirten Bolat, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik düzenlemelerin sektöre katkı sağlayacağını ifade etti. "Tekstil ve giyimde 2026 istihdam açısından stabil yıl" Bolat, tekstil ve giyim sektörünün yalnızca ihracat açısından değil, istihdam bakımından da stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. 2026'nın tekstil ve giyim sektöründe istihdamın korunması açısından stabil bir yıl olmasının beklendiğini söyleyen Bolat, Türkiye'nin kalite, tasarım, marka ve hızlı teslimat kapasitesiyle küresel pazarda güçlü bir konuma sahip olduğunu ifade etti. Bakan Bolat, ihracat hedeflerinin yakalanacağına inandığını belirterek, gelecek yıl Orta Vadeli Program hedeflerine ulaşılması için sektör temsilcileriyle birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Bakan Bayraktar açıkladı: Gabar’da günlük petrol üretimi 84 bin varile yaklaştı Haber

Bakan Bayraktar açıkladı: Gabar’da günlük petrol üretimi 84 bin varile yaklaştı

Gabar’da günlük üretim 83-84 bin varile ulaştı Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Çorum’a gelen Bakan Bayraktar, kentte düzenlenen programda Türkiye’nin enerji politikaları ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gabar Dağı’ndaki petrol çalışmalarına değinen Bayraktar, 2021 yılının eylül ayında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük petrol keşfinin gerçekleştirildiğini ifade etti. Petrolün milyonlarca yıldır bölgedeki kayaçların altında bulunduğunu belirten Bayraktar, bölgenin güvenli hale gelmesinin ardından sismik araştırma ve sondaj faaliyetlerinin hız kazandığını söyledi. Bakan, Gabar’da günlük petrol üretiminin bugün 83-84 bin varil seviyesine çıktığını kaydetti. Şırnak’ta yüzlerce kuyu açıldı Bayraktar, Gabar ve çevresindeki enerji yatırımlarının yalnızca petrol üretimiyle sınırlı kalmadığını belirterek, Şırnak’ın dağlık bölgelerinde yaklaşık 700 kilometrelik yol yapıldığını ve yüzlerce kuyu açıldığını açıkladı. Çalışmalar sayesinde bölgede binlerce kişinin istihdam edildiğini söyleyen Bayraktar, çalışanların önemli bölümünün bölge halkından oluştuğunu ifade etti. Bakan, enerji yatırımlarının ekonomik faaliyetlerin yanı sıra bölgedeki sosyal ve ekonomik kalkınmaya da katkı sunduğunu savundu. “Terörsüz Türkiye ile farklı bir noktaya gidecek” Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirten Bayraktar, “Terörsüz Türkiye” hedefinin ekonomik ve sosyal alanlarda da önemli sonuçlar doğuracağını söyledi. Gabar’daki gelişmeleri bu sürecin somut örneklerinden biri olarak gösteren Bayraktar, bölgede artık iş, istihdam ve ekonomik faaliyet bulunduğunu belirtti. Bu değişimin refah, sosyal barış ve kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade etti. Bayraktar, dünyada enerji krizinin yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin kendi kaynaklarından elde ettiği her varil petrol ve her metreküp doğal gazın büyük önem taşıdığını da vurguladı. Türkiye Yüzyılı’nın üç ana hedefini açıkladı Bakan Bayraktar, Türkiye Yüzyılı kapsamında üç temel alana odaklandıklarını belirterek bunları savunma sanayisinde yerlilik ve millilik, gıda güvenliği ve enerjide bağımsızlık olarak sıraladı. Çorum’un savunma sanayisi açısından önemli bir üretim ve ihracat merkezi olduğunu belirten Bayraktar, tarım ve hayvancılığın da kent açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Enerji alanında ise Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olmasını hedeflediklerini ifade eden Bayraktar, enerji bağımsızlığının Türkiye’nin uzun vadeli hedefleri arasında bulunduğunu dile getirdi. Bakan Bayraktar, Çorum’daki temasları kapsamında valilik ve belediyeyi ziyaret edecek, AK Parti İl Başkanlığı’nda görüşmeler gerçekleştirecek ve kent merkezinde esnafla bir araya gelecek.

Özer Matlı’dan BTSO için turizm vizyonu: “Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” Haber

Özer Matlı’dan BTSO için turizm vizyonu: “Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız”

Turizm sektörü temsilcilerinin sorunlarını dinledi Özer Matlı, BTSO 42’nci Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle Genişletilmiş İstişare Toplantısı’nda buluştu. Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle gerçekleştirilen toplantıda sektör temsilcilerinin beklenti ve sorunları ele alındı. Bursa turizminin yalnızca tanıtım faaliyetleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Matlı, turizmin ticaret, istihdam, hizmet ve ihracat açısından önemli bir ekonomik alan olduğunu ifade etti. Matlı, turizm sektörünün deneyimli temsilcilerine hitaben, “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim” dedi. “Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği” Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra Uludağ, termal kaynaklar, kıyılar, gastronomi ve sağlık altyapısıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirten Matlı, bu unsurların ortak bir ekonomik sistem içerisinde değerlendirilemediğini savundu. Matlı, Bursa’ya gelen ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalmasını ve farklı sektörlerle buluşmasını sağlayacak bir yapı kurulması gerektiğini belirterek, turizmde yalnızca ziyaretçi sayısının başarı kriteri olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda konaklama süresi, kişi başına harcama, rezervasyonlar, tekrar ziyaret oranı ve kentte faaliyet gösteren işletmelerin elde ettiği gelir gibi göstergelerin takip edileceğini aktardı. “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak” Turizm sektöründe faaliyet gösteren BTSO üyelerinin daha fazla iş almasını hedeflediklerini dile getiren Matlı, oda bünyesinde yapılacak seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımlarında şeffaf kriterler uygulanacağını söyledi. Matlı, büyük organizasyonlarda tek bir acentenin kapasitesinin yeterli olmaması halinde Bursalı acentelerin uzmanlık alanlarına göre ortak projelerde buluşturulacağını belirterek, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak” ifadelerini kullandı. Bursa turizmine dört mevsim yaklaşımı Matlı, “Bursa Yaşam Ekonomisi” yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, alışveriş ve etkinlik sektörlerini ortak bir program altında birleştirmeyi planladıklarını açıkladı. “Bursa Deneyim Rotası” ile kentin tarih, doğa, termal, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş alanlarındaki değerlerinin turizm paketlerine dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirten Matlı, Uludağ’ın dört mevsim değerlendirilmesi ve Çekirge’nin termal potansiyelinin sağlık ile iyi yaşam turizmiyle bütünleştirilmesi gerektiğini söyledi. “Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi” ile etkinliklerin yılın tamamına yayılacağını ifade eden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanmasının sektörün hazırlık yapabilmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Gastronomi ve kongre turizmi için yeni projeler Matlı, Bursa Gastronomi Ağı ve Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu gibi projelerle kente gelen ziyaretçilerin farklı sektörlerde daha fazla ekonomik değer oluşturmasını hedeflediklerini söyledi. “Bursa Marka 2040” projesiyle kentin uzun vadeli marka değerinin güçlendirilmesi, Güney Marmara Marina Projesi ile de kıyı turizminin geliştirilmesi planlanıyor. “Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomi” Güney Marmara Marina Projesi’nin yalnızca bir liman yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı şeklinde ele alınacağını ifade etti. Matlı, marina yatırımlarının yalnızca denizcilik faaliyetleriyle sınırlı kalmayacağını belirterek, yat turizmiyle birlikte acenteler, oteller, restoranlar ve perakende işletmelerinin de ekonomik hareketlilikten pay almasını hedeflediklerini söyledi. Turizm gelirleri düzenli olarak ölçülecek Bursa turizmine ilişkin projelerin sonuçlarının ölçülebilir olması gerektiğini vurgulayan Matlı, gerçekleştirilecek rota, festival, kongre ve tanıtım faaliyetlerinin ekonomik etkilerinin düzenli olarak takip edileceğini belirtti. Bu kapsamda geceleme sayısı, kişi başı harcama, rezervasyonlar, tekrar ziyaret oranı, hizmet ihracatı ve BTSO üyelerinin cirolarındaki değişimin izleneceğini ifade eden Matlı, Bursa turizmini ziyaretçi sayısından ziyade kentte bırakılan ekonomik değer üzerinden büyütmeyi hedeflediklerini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.