Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Sağlığı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Iş Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Keçiören Belediyesi’nde uyuşturucu taraması: Pozitif çıkan personel hakkında soruşturma Haber

Keçiören Belediyesi’nde uyuşturucu taraması: Pozitif çıkan personel hakkında soruşturma

Testler gönüllülük ve açık rıza esasına göre yapıldı Keçiören Belediyesi’nde uyuşturucu kullanımının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan tarama uygulamasının ayrıntıları soruşturma dosyasına yansıdı. Dosyadaki bilgilere göre belediye, personelin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının belirlenmesi amacıyla gönüllülük esasına dayalı test uygulaması başlattı. 12 Ocak 2026 tarihli kararda uygulamanın; hizmet standartlarının yükseltilmesi, vatandaşlara daha iyi hizmet sunulması ve iş sağlığı ile güvenliğinin sağlanması amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Çalışanlardan açık rıza alınarak uyuşturucu ve uyarıcı madde taraması yapıldığı kaydedildi. Testlerin ise TÜRKAK tarafından akredite kuruluşlar arasından yapılan araştırmanın ardından belirlenen Delta Analiz ve Laboratuvar Hizmetleri A.Ş. aracılığıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. İlk testte 171 personelin sonucu pozitif çıktı Soruşturma dosyasında yer alan 3 Temmuz 2026 tarihli polis tutanağına göre, gerçekleştirilen ilk taramalarda 171 belediye personelinin test sonucu pozitif çıktı. Ancak bu kişilerden 42’sinin daha sonra yapılan testlerinin negatif sonuçlandığı belirtildi. Dosyaya, ilk taramada pozitif sonuç veren çalışanlarla sonraki ölçümlerde değerleri negatif seviyeye düşen personelin ayrı listeleri de sunuldu. Pozitif test sonucunun tek başına uyuşturucu kullanımı açısından kesin adli tespit anlamına gelip gelmediğinin belirlenmesi amacıyla soruşturma kapsamında ek incelemeler yapılması kararlaştırıldı. Savcılıktan adli işlem talimatı Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün yaptığı araştırmanın ardından dosya, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na gönderildi. Başsavcılık, test sonucu pozitif çıkan veya uyuşturucu madde kullandığı tespit edilen kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 191’inci maddesi kapsamında işlem yapılmasını istedi. Savcılık ayrıca şüphelilerin ifadelerinin alınması ve her kişi için ayrı tahkikat evrakı hazırlanması talimatını verdi. Uyuşturucu kullanılıp kullanılmadığının ve kullanıldığı belirlenmesi halinde maddenin türünün tespit edilmesi amacıyla, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 75’inci maddesi kapsamında kan, kıl ve idrar örneklerinin alınması istendi. Emniyete sürecin hızlandırılması için yazı gönderildi Başsavcılık tarafından Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne 2 Haziran 2026 tarihinde gönderilen tekit yazısında, belediye ve ilgili kurumlarla yürütülen yazışmaların hızlandırılması talep edildi. Yazıda, test sonuçları pozitif çıkan kişiler yönünden adli işlemlerin gecikmeden yürütülmesi gerektiği belirtildi. Özellikle uyuşturucu kullanımına ilişkin biyolojik bulguların zaman geçtikçe tespit edilebilirliğinin azalabileceğine dikkat çekilerek soruşturma sürecinin hızlı şekilde tamamlanması istendi. Soruşturmanın, test sonuçlarının adli açıdan değerlendirilmesi ve gerekli biyolojik örneklerin incelenmesiyle sürdürüldüğü bildirildi.

Malatya'da Kahreden İş Kazası: Altyapı Çalışmasında Göçük Altında Kalan 2 İşçi Hayatını Kaybetti Haber

Malatya'da Kahreden İş Kazası: Altyapı Çalışmasında Göçük Altında Kalan 2 İşçi Hayatını Kaybetti

Altyapı Çalışması Faciayla Sonuçlandı Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı İkizce Mahallesi'nde sürdürülen altyapı çalışmaları sırasında meydana gelen göçük, bölgede büyük üzüntüye neden oldu. Edinilen bilgilere göre, çalışma sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle toprak kayması yaşandı. O esnada kazı alanında bulunan iki işçi, göçen toprağın altında kaldı. Çevrede bulunan diğer çalışanların durumu fark ederek yetkililere haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip yönlendirildi. Bölgeye itfaiye, AFAD, UMKE, sağlık ekipleri ve jandarma kısa sürede ulaşarak kurtarma çalışmalarına başladı. AFAD ve İtfaiye Ekipleri Zamanla Yarıştı Göçüğün meydana geldiği alanda güvenlik önlemleri alınmasının ardından ekipler, işçilere ulaşabilmek için yoğun bir çalışma yürüttü. Toprağın kontrollü şekilde kaldırılması ve olası yeni bir göçüğün önlenmesi amacıyla titiz bir operasyon gerçekleştirildi. AFAD ve itfaiye ekiplerinin koordineli çalışması sonucunda iki işçi bulundukları yerden çıkarıldı. Ancak sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede işçilerin yaşamını yitirdiği tespit edildi. Olay yerinde yapılan kontrollerin ardından cenazeler, otopsi işlemleri için adli tıp kurumuna gönderildi. Soruşturma Başlatıldı Göçüğün neden meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla yetkili kurumlar tarafından inceleme başlatıldı. İş güvenliği tedbirlerinin yeterliliği, kazı alanındaki zemin yapısı ve çalışma koşulları detaylı şekilde araştırılıyor. Uzman ekiplerin hazırlayacağı teknik rapor doğrultusunda kazanın oluş nedeninin netlik kazanması beklenirken, ihmal veya kusur bulunması halinde sorumlular hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin uygulanacağı öğrenildi. İş Güvenliği Bir Kez Daha Gündemde Malatya'da yaşanan acı olay, altyapı ve kazı çalışmalarında iş güvenliği önlemlerinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle derin kazı yapılan alanlarda zemin analizlerinin eksiksiz yapılması, tahkimat sistemlerinin kurulması ve çalışanların güvenliğini sağlayacak tüm önlemlerin eksiksiz uygulanması gerektiği uzmanlar tarafından sıkça vurgulanıyor. Son yıllarda Türkiye'nin farklı bölgelerinde benzer iş kazalarının yaşanması, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının daha etkin denetlenmesi gerektiğine yönelik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Yetkililerden İnceleme Süreci Olayın ardından güvenlik güçleri çevrede önlem alırken, teknik ekipler çalışma alanında detaylı inceleme gerçekleştirdi. Kazının yürütüldüğü bölgede kullanılan ekipmanlar, çalışma yöntemi ve güvenlik prosedürleri tek tek değerlendiriliyor. Soruşturma kapsamında olay anına ilişkin tanık ifadeleri alınırken, kazı çalışmasını yürüten firma ve ilgili teknik sorumluların da ifadelerine başvurulması bekleniyor. Bölgede Büyük Üzüntü Yaşandı Göçük haberinin duyulmasının ardından işçilerin mesai arkadaşları ve yakınları olay yerine geldi. Kurtarma çalışmalarını endişeyle takip eden aileler, acı haberin gelmesiyle gözyaşlarına boğuldu. Yeşilyurt'ta yaşanan bu elim kaza, iş güvenliği konusunda alınacak önlemlerin hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Olayla ilgili başlatılan adli ve teknik soruşturmanın tamamlanmasının ardından göçüğün kesin nedeni kamuoyuyla paylaşılacak.

Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nden MESEM eleştirisi Haber

Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nden MESEM eleştirisi

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Murat Korkut, Hatay İskenderun’da 16 yaşındaki Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisi Mahir Buğra Karagön’ün iş kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Korkut, Türkiye’de iş kazalarının “kaza” olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak, yaşanan ölümlerin büyük bölümünün işveren ihmali ve denetim eksikliğinden kaynaklandığını ifade etti. MESEM sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Korkut, mesleki eğitim adı altında çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırıldığını öne sürerek, uygulamanın fiilen çocuk işçiliğine dönüştüğünü söyledi. Açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen MESEM modelinin eğitimden çok işgücü piyasasına yönelik bir yapı haline geldiği iddia edilerek, çocukların eğitim haklarının zedelendiği vurgulandı. Korkut ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu ve uluslararası sözleşmelere göre çocukların korunması gerektiğini hatırlatarak, 18 yaş altı bireylerin sağlığı ve gelişimini riske atan çalışma koşullarına karşı daha güçlü denetim çağrısı yaptı. İş Sağlığı ve Güvenliği verilerine de değinilen yazılı açıklamada, 2025 yılı itibarıyla işyerlerinde hayatını kaybeden çocuk sayısının arttığı belirtilerek acil önlem alınması gerektiği ifade eden MMO Şube Başkanı Murat Korkut, MESEM uygulamasının gözden geçirilmesini, işyerlerinin sıkı denetlenmesini ve çocuk işçiliğinin tamamen sona erdirilmesini talep etti.

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Yenilikçi Yaklaşımlar Ele Alındı Haber

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Yenilikçi Yaklaşımlar Ele Alındı

“İşyerlerinde Güvenlik Kültürünü Geliştiren Yenilikçi Eğitimler ve Uygulamalar” ana temasıyla düzenlenen IX. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Sempozyumu, Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyum; akademisyenleri, kamu ve özel sektör temsilcilerini, iş güvenliği uzmanlarını ve sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Etkinlikte iş kazalarının önlenmesi, kurumsal güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, psikososyal riskler, dijitalleşme ile madencilik ve inşaat sektörlerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları gibi birçok başlık ele alındı. Sempozyumun açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Bölüm Başkan Yardımcısı ve Sempozyum Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, İSG Bölüm Başkanı, ÜSGÜMER Müdürü ve MESKA Vakfı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin gerçekleştirdi. Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin: “İş Sağlığı ve Güvenliği ülkemizin en önemli konularından bir tanesi” Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, iş sağlığı ve güvenliğinin Türkiye’nin en önemli toplumsal meselelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, bu alanda kültür oluşturmanın süreklilik ve devamlılık gerektirdiğini vurguladı. “İş Sağlığı ve Güvenliği ülkemizin en önemli konularından bir tanesi. Bir toplumda kültür oluşturmak için süreklilik ve devamlılık son derece önemli” diyen Prof. Dr. Ertekin, Üsküdar Üniversitesi’nde iş sağlığı ve güvenliği alanındaki akademik sürecin yıllar içinde istikrarlı biçimde ilerlediğini ifade etti. Prof. Dr. Ertekin, “2012–2013 yıllarında lisans programına başlamışız ve şu anda bu sempozyumun dokuzuncusunu gerçekleştiriyoruz. Bu durum, kavramın benimsendiğini ve kurumsal bir kültüre dönüştüğünü gösteriyor” dedi. 2024 yılında 700 binden fazla iş kazası yaşandı İş kazalarına ilişkin güncel istatistikleri de paylaşan Prof. Dr. Ertekin, “Bunlar önlenebilir ölümler. İstatistiklere baktım; 2025 yılının Kasım ayı dahil iş kazası ölüm sayıları 1900 küsurlarda. Aralık ayı henüz açıklanmadı ama ortalamaya bakarsa 2100'den fazla ölüm gerçekleşmiş demektir. Bir önceki yıl bu sayı 1800'lerdeydi. Ne yazık ki bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen halen insanlar iş kazalarından ölüyorlar” ifadelerini kullandı. 2024 yılında 700 binden fazla iş kazası yaşandığını belirten Prof. Dr. Ertekin, bu kazalarda hayatını kaybedenler arasında çocuk ve göçmen işçilerin de bulunduğuna dikkat çekti. “Bu ölümlerin içinde yaklaşık 70 çocuk işçi ve 90’ın üzerinde göçmen işçi var” diyen Prof. Dr. Ertekin, kayıt dışı çalışanlar da göz önünde bulundurulduğunda gerçek rakamların açıklanan verilerin çok üzerinde olabileceğini söyledi. Ertekin, “Kayıtsız çalışanları da düşündüğümüzde, gerçek tablo ne yazık ki çok daha ağır olabilir” şeklinde konuştu. Yaşanan iş kazalarının büyük bölümünün önlenebilir olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ertekin, teknolojik gelişmelere rağmen can kayıplarının sürmesinin düşündürücü olduğunu ifade etti. “Bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen hâlâ iş kazaları nedeniyle insanlarımızı kaybediyoruz. Bunların tamamı önlenebilir ölümler.” diyen Prof. Dr. Ertekin, iş sağlığı ve güvenliği konusunun toplumun tüm kesimleri tarafından daha güçlü şekilde sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan: “İlki, Soma faciasının ardından Yıldız Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlenmişti” Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, iş sağlığı ve güvenliği alanında sürdürülebilir akademik çalışmaların ve standart geliştirme süreçlerine erken aşamada dâhil olmanın hayati önem taşıdığını vurguladı. Katılımcılara hitap eden Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Bu sempozyumun dokuzuncusunu yapıyoruz. İlki, Soma faciasının ardından Yıldız Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlenmişti. O günden bugüne yaklaşık on yıla yakın bir süre geçti ve bu çalışmaları hiçbir şekilde bırakmadık” dedi. Sempozyum kalıcı bir akademik çıktıya dönüştü Sempozyumun kalıcı bir akademik çıktıya dönüştüğüne dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “İlk yapılan etkinlik kitap olarak da yayımlandı ve bu e-kitap 170 binin üzerinde indirildi. Bu sayı, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin en çok takip edilen ikinci kitabı olmasını sağladı. Birinci sırada Fizik Laboratuvarı kitabı yer alıyordu” ifadelerini kullandı. Her yıl düzenli olarak sektör temsilcileriyle bir araya gelindiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Uçan, bu yaklaşımın karşılıklı bir değerlendirme süreci yarattığını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Bu etkinliklerde firmaların bu alanda ne düşündüğünü ne tür gelişmeler kaydettiklerini takip etmeye çalıştık. Yaklaşık 8–10 firmayı her yıl davet ediyor, onlara farklı konular vererek neler yaptıklarını görmeye çalışıyoruz. Bu süreç hem onların hem de bizim kendimizi değerlendirmemize, ‘Bu yıl başarılı olduk mu, eksiğimiz nedir?’ sorularını sormamıza vesile oluyor” diye konuştu. Türkiye’de ilk defa robotik alanıyla ilgili bir çalıştay düzenleyeceğiz Bu yıl önemli bir kurumsal gelişmeye de değinen Dr. Öğr. Üyesi Uçan, Türk Standartları Enstitüsü’nün Ayna Komitesi’ne dâhil olduğunu açıkladı ve “Bu komite robotik alanıyla ilgili. Türkiye’de ilk defa 15–17 Nisan tarihlerinde bir çalıştay düzenleyeceğiz. Dünyadaki uzmanlarla birlikte bir standardın Türkiye’de geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız. Standartlar daha hazırlanma aşamasındayken sürece müdahil olmak ve kendi ihtiyaçlarımıza uygun şekilde geliştirmek son derece önemli” şeklinde konuştu. İş sağlığı ve güvenliği konusunun kamuoyunda doğru şekilde ele alınması için medyada da aktif olduklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Beylikdüzü’nde 14 katlı bir binada yaşanan patlamada, insanlar WhatsApp gruplarında ‘gaz kokusu var’ diye yazıyor, bir süre sonra ‘koku arttı’ deniliyor. Ancak patlamadan ancak dokuz saat sonra müdahale ediliyor ve ne yazık ki bir kişi hayatını kaybediyor. Bizim WhatsApp uyarılarından ziyade teknik önlemlere ihtiyacımız var” dedi. Doğalgaz dedektörleri ve otomatik gaz kesme sistemlerinin zorunlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Uçan, deprem erken uyarı sistemlerinin de hayati önem taşıdığını ifade etti. Deprem erken uyarı sistemleri son derece kritik “Deprem fay hatlarıyla ilgili erken uyarı sistemleri de bugünkü konulardan bir tanesi. Erken uyarının 15-30 saniye önceden bildirilmesi mümkündür. Bu şu anda Türkiye'de konutlarda daha uygulamaya başlanmadı, acilen uygulanması lazım.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Şu anda ikinci doktorama başladım. Türkiye’nin en büyük döküm fabrikalarından birinde erken uyarı sistemlerinin nasıl uygulanabileceği üzerine çalışıyoruz. Deprem anında potaların devrilmesini önlemek, elektriği kesmek veya jeneratörü devreye almak gibi önlemler 30–60 saniye içinde alınabilirse, büyük yangınların ve can kayıplarının önüne geçilebilir” şeklinde konuştu. Üsküdar Üniversitesi’nin bilgi üretme ve yayma misyonuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Uçan, bugüne kadar yaklaşık 10 ücretsiz e-kitap yayımlandığını belirtti ve “Şimdi robotlarla ilgili kitabımızı e-kitap olarak yayımlıyoruz. Kitap İngilizceye çevrildi, hatta bir öğrencimiz Farsçaya da çeviriyor. Faydalı olmak için elimizden geleni yapıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur: “Bu yıl ‘güvenlik kültürü’ temalı bir sempozyum düzenlemeyi hedefledik” Üsküdar Üniversitesi İSG Bölüm Başkan Yardımcısı ve Sempozyum Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, güvenlik kültürünün temelinde değerlerin yer aldığını vurgulayarak, bu yaklaşımın sempozyumun ana temasını belirlediğini ifade etti. İnsan hayatının temel gereksinimleriyle güvenlik kültürü arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Temur, “İnsanın kendi neslini devam ettirebilmesi için ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan barınma ve beslenme ihtiyacı gibi değerler, güvenlik kültürünün sürdürülebilirliği açısından da son derece önemli bir etken” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım doğrultusunda sempozyumun ana temasının belirlendiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Temur, “Bu nedenlerle bu yıl ‘güvenlik kültürü’ temalı bir sempozyum düzenlemeyi hedefledik” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, kuşaklar arası gelişimin önemine dikkat çekerek, “Çok sevdiğim bir hocamın sözüyle bitirmek istiyorum: ‘Bir sonraki nesil, bir önceki nesilden daha iyi olduğu sürece gelişimden bahsedebiliriz’” diye konuştu. İş sağlığı ve güvenliği alanının gelişim sürecine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Birinci neslini neredeyse tamamlayan iş sağlığı ve güvenliği alanının, ikinci ve üçüncü nesillerde çok daha ileri noktalara geleceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı. 2017 mezunları sempozyumda buluştu Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü’nün 2017 yılı ilk mezunları, dokuzuncusu düzenlenen Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Sempozyumu’nda yeniden bir araya geldi. Türk Hava Yolları’nda A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olarak görev yapan Dr. Ahmet Ebrar Sakallı ile Üsküdar Üniversitesi İSG Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur hem akademik hem de mesleki kariyerleriyle dikkat çekti. Dr. Ahmet Ebrar Sakallı ile Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, iş sağlığı ve güvenliği alanında lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde eğitim alarak üç kademede de diploma sahibi olan ilk isimler arasında yer alıyor. Bu başarı, Üsküdar Üniversitesi’nin iş sağlığı ve güvenliği alanındaki öncü konumunu ve nitelikli insan kaynağı yetiştirme vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Sempozyumda neler yapıldı? Sempozyumun 1. Oturumu, Prof. Dr. Haydar Sur’un oturum başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda, Shell Türkiye İSG Yöneticisi Selimcan Menemencioğlu, “İlk Adım; İşe Başlamak Değil”, Soletanche Bachy HSE Koordinatörü Meksut Alev, “Kök Neden Analizini Bir Adım Öteye Taşımak: Kurumsal Psikososyal Kök Neden Analizi ve İnşaatta İSG’nin Dijital Yüzü”, EDİS Firmasından Yılmaz Sonışık da “Marmara Bölgesi Deprem Erken Uyarı Sistemi” ve Gümüştaş Madencilik Emniyet, Çevre ve Sağlık Müdürü Mehmet Osmanoğlu ise “Geleceğe Takılan Baret: Madencilikte Sürdürülebilir Kültürün İnşası” başlıklı sunumu gerçekleştirdi. Öğle arasının ardından başlayan 2. Oturum, Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Çayeli Bakır İşletmesi Baş Mühendisi Yasin Öztürk, “DÜŞÜN! EMNİYETİ”, Türk Hava Yolları A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Ahmet Ebrar Sakallı, “Çalışan Odaklı İnsan Kaynakları Uygulamaları”, Hasan Çelebi ise “MULTİTEK” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Günün son oturumu olan 3. Oturum, Doç. Dr. Müge Ensari Özay’ın başkanlığında yapıldı. Artı Danışmanlık’tan Ali Rıza Tiryaki, İSGDER Başkanı Osman Sayar, “İş Güvenliği Uzmanlarının Yaşadığı Sorunlar” ve Prosense’den Ekrem Bayrak ise “Gaz Algılama Sistemlerinde Sensör Seçiminin Risk Değerlendirmesi Açısından İncelenmesi” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Sempozyum, yapılan değerlendirmelerin ardından kapanış konuşması ile sona erdi. Sempozyumun hazırlanması ve yürütülmesi sürecinde Arş. Gör. Ender Sezen başta olmak üzere, İş Sağlığı ve Güvenliği lisans ve ön lisans programı öğrencileri ile Senaryo Bazlı İSG Öğrenci Kulübü üyeleri organizasyona aktif katkı sunarak önemli bir destek sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.