Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Birliği

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Iş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

THY’den Boeing’e 150 uçaklık anlaşma: 100’ü kesin, 50’si opsiyon Haber

THY’den Boeing’e 150 uçaklık anlaşma: 100’ü kesin, 50’si opsiyon

THY ile ABD merkezli uçak üreticisi Boeing arasındaki uzun süredir devam eden görüşmeler sonuçlandı. 2025 yılında başlayan müzakerelerin ardından imzalanan anlaşmayla, Türk Hava Yolları filosuna 100 adet Boeing 737-8 kesin olarak katılacak. Şirket ayrıca 50 adet Boeing 737 MAX için opsiyon hakkına sahip olacak. Anlaşma, Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu kapsamında ABD’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurunda gerçekleştirildi. Boeing, anlaşmanın THY’nin şirketten bugüne kadar verdiği en büyük tek koridorlu uçak siparişi olduğunu açıkladı. 737-10’a geçiş imkanı Anlaşmada, Boeing 737 MAX ailesinin en büyük modeli olan 737-10’a geçiş imkanı da bulunuyor. Böylece THY’nin yolcu talebi ve operasyonel ihtiyaçlarına göre sipariş kapsamındaki uçakların kapasitesini daha esnek şekilde planlayabilmesi hedefleniyor. Yeni uçakların özellikle kısa ve orta menzilli iç ve dış hatlarda kullanılması planlanırken, siparişin İstanbul merkezli uçuş ağının genişletilmesine ve filo kapasitesinin artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor. “Filo büyüme stratejimizde önemli bir adım” THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, anlaşmanın filo büyüme stratejileri açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Şeker, yeni Boeing 737 MAX uçaklarının THY operasyonlarına verimlilik ve esneklik kazandıracağını, İstanbul’daki merkezden yürütülen geniş uçuş ağının desteklenmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Stephanie Pope da anlaşmanın iki şirket arasındaki uzun yıllara dayanan iş birliğini güçlendirdiğini belirterek, THY’nin İstanbul merkezli uçuş ağının büyümesine destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi. Yakıt tüketimi ve emisyonlarda yüzde 20 azalma Boeing’in açıklamasına göre 737 MAX ailesi, yerini aldığı uçaklara kıyasla yakıt tüketimi ve emisyonlarda yüzde 20'ye varan azalma sağlıyor. 737-8’in menzil ve yük kapasitesinin yanı sıra yakıt verimliliğinin, THY’nin yüksek talep gören iç ve dış hat rotalarındaki operasyonlarına katkı sağlaması bekleniyor. THY ve AJet’in filosunda halen 737 MAX, 737 Next-Generation, 787 Dreamliner ve 777 ailesi dahil 200’ün üzerinde Boeing uçağı bulunuyor. Yeni sipariş, THY’nin 2025 yılında verdiği 75 adede kadar 787 Dreamliner siparişinin ardından Boeing ile filo genişletme iş birliğinin yeni adımı oldu. Boeing ile Türkiye’nin havacılık ekosistemine yönelik iş birliği Yeni uçak siparişinin yanı sıra Boeing ile Türkiye'nin havacılık ekosistemine yönelik endüstriyel iş birliği de sürdürülüyor. İki şirketin oluşturduğu iş birliği çerçevesinde yetkinlik geliştirme, teknoloji ve bilgi paylaşımı, insan kaynağının desteklenmesi ve yeni endüstriyel iş fırsatlarının oluşturulması hedefleniyor. THY’nin Boeing ile 150 adede kadar 737 MAX için kesinleştirdiği anlaşma, şirketin kısa ve orta menzilli uçuş ağını büyütme ve filosunu yenileme stratejisinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

Trump ile Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodríguez New York’ta görüştü Haber

Trump ile Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodríguez New York’ta görüştü

Trump ve Rodríguez ilk kez yüz yüze görüştü Trump ile Rodríguez, BM Genel Kurulu görüşmeleri için liderlerin bulunduğu New York’ta bir araya geldi. Reuters'ın aktardığına göre görüşme, Trump’ın ev sahipliğinde düzenlenen bir resepsiyonun kapsamında gerçekleştirilen kısa bir temas niteliğindeydi. Rodríguez’in ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaret, Venezuela’da geçici devlet başkanlığı görevini üstlenmesinin ardından ülkeye yaptığı ilk ziyaret olarak kayıtlara geçti. Gündemde enerji, madencilik ve güvenlik vardı Rodríguez, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Trump ile “tarihi” olarak nitelendirdiği bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti. Rodríguez, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve enerji, madencilik ile güvenlik başta olmak üzere stratejik alanlarda iş birliğinin geliştirilmesinin ele alındığını ifade etti. Venezuela heyetinin New York temaslarında enerji, madencilik, borç yapılandırması ve ekonomik iş birliği başlıklarının da gündemde olduğu bildirildi. Venezuela-ABD ilişkilerinde yeni dönem Trump ile Rodríguez arasındaki görüşme, Washington ile Caracas arasındaki ilişkilerin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleşti. İki ülke arasında Venezuela'nın enerji kaynakları ve ekonomik yapısına yönelik çeşitli iş birliği görüşmeleri sürüyor.

HAVELSAN ve Mısır arasında HAMZA-1 anlaşması: İHA satışında yeni dönem Haber

HAVELSAN ve Mısır arasında HAMZA-1 anlaşması: İHA satışında yeni dönem

Anlaşma, HAVELSAN ile AOI arasında daha önce imzalanan ve dikey kalkış ve iniş kabiliyetine sahip insansız hava araçlarının Mısır’da ortak üretimini öngören iş birliğinin devamı niteliğini taşıyor. HAMZA-1 ortak üretim sürecinin ardından satış aşamasına geçti HAVELSAN ile AOI arasındaki iş birliği kapsamında geliştirilen HAMZA-1, otonom sistemler alanındaki teknolojik birikimin Mısır’daki yerel üretim imkanlarıyla bir araya getirilmesiyle ortaya çıktı. İki kuruluşun Ağustos 2025'te imzaladığı stratejik anlaşma sonrasında çalışmalar hız kazanırken, HAMZA-1 ilk kez Aralık 2025'te Kahire'de düzenlenen EDEX 2025 Savunma Fuarı'nda kamuoyuna tanıtıldı. Platform, AOI standında sergilenerek Türkiye-Mısır savunma sanayisi iş birliğinin öne çıkan ürünlerinden biri oldu. HAMZA-1'in, HAVELSAN'ın BAHA platformu üzerinden geliştirdiği dikey kalkış ve iniş yapabilen insansız hava aracı teknolojisinin Mısır'ın ihtiyaçlarına göre uyarlanmasıyla ortaya çıktığı bildiriliyor. HAVELSAN'ın otonom sistemlerdeki deneyimi Mısır'a taşınıyor HAMZA-1 projesi, HAVELSAN'ın insansız hava, kara ve deniz platformlarının yanı sıra yapay zeka, otonomi ve komuta-kontrol alanlarında geliştirdiği teknolojilerin uluslararası ortaklıklarla kullanılmasına örnek oluşturuyor. İş birliği kapsamında HAVELSAN'ın mühendislik ve yazılım kabiliyetleri, AOI'nin Mısır'daki üretim altyapısıyla birleştiriliyor. Daha önceki üretim planlarında HAMZA-1'in gövdesinin Mısır'da imal edilmesi ve son entegrasyon işlemlerinin de ülkede gerçekleştirilmesi öngörülmüştü. Bu modelle iki ülke arasında yalnızca ürün tedarikine dayalı bir ilişki yerine, ortak üretim ve yerelleştirme odaklı bir savunma sanayisi iş birliği oluşturulması hedefleniyor. HAMZA-1 için teslimat süreci başlayacak El Alamein'de imzalanan satış anlaşmasıyla birlikte HAMZA-1 programı, ortak geliştirme ve üretim aşamalarının ardından ticari bir boyut kazandı. Anlaşma kapsamında insansız hava araçlarının önümüzdeki dönemde Mısır'a teslim edilmesi bekleniyor. HAMZA-1 projesi, Türkiye ile Mısır arasındaki savunma sanayisi ilişkilerinde son dönemde yaşanan gelişmelerin de yeni bir örneğini oluşturuyor. İki ülkenin ortak üretim modeliyle geliştirdiği insansız sistemlerin, ilerleyen süreçte bölgesel pazarlara sunulması da iş birliğinin olası sonuçları arasında değerlendiriliyor.

BTSO ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamalı eğitimin üssü yapıyor Haber

BTSO ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamalı eğitimin üssü yapıyor

BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. “GENÇLERİMİZİ TEORİK EĞİTİMLE SINIRLAMAYALIM” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz.” dedi. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, “Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir.” ifadelerini kullandı. "GUHEM LİSEMİZİ 15 EYLÜL'DE AÇIYORUZ" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “UZATILMIŞ STAJ DEĞİL, ÇALIŞMA HAYATIYLA BÜTÜNLEŞEN BİR MODEL” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz.” dedi. Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. EĞİTİM İLE İŞ GÜCÜ PİYASASI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLECEK Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. “Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz.” diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, “Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak” sözleriyle açıkladı. Özvar, “Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum.” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, “Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz.” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 BİN ÖĞRENCİ İŞ HAYATIYLA BULUŞACAK İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Deniz Turizminde Başarılı İş Birliği Takdir Gördü Haber

Deniz Turizminde Başarılı İş Birliği Takdir Gördü

Turizm sektöründe ulaşım paketlerinin farklı satış kanalları üzerinden tur operatörlerine ulaştırılması, deniz turizmine yönelik iş birliklerini de artırıyor. Türkiye’nin deniz taşımacılığındaki en büyük şirketlerinden İDO, yaklaşık üç yıldır tur operatörlerine yönelik ulaşım paketlerinin satışında iş birliği yaptığı Sea Genesis Group’un başarılı çalışmalarını takdir etti. 49 gemi ve 34 iskelesiyle yılda yaklaşık 31,2 milyon yolcuya ve 13,2 milyon araca hizmet veren İDO’nun Ege Adaları’na yönelik seferlerinde de yoğun bir yolcu hareketliliği yaşanıyor. Şirket, 2026 yılında Ege Adaları’nda 350 binin üzerinde yolcu taşımayı hedefliyor. Deniz turizmine yönelik talebin artması, ulaşım paketlerinin tur operatörleri üzerinden satışını da sektörün önemli başlıklarından biri haline getiriyor. Cruise gemi işletmeciliği, tur operatörlüğü, cruise hattı temsilcilikleri ve pazarlaması, feribot paketleri, brokerlik ve danışmanlık hizmetleri alanlarında faaliyet gösteren Sea Genesis Group, yaklaşık üç yıldır İDO’nun tur operatörlerine yönelik paketlerini satış kanalları üzerinden sunuyor. Bu iş birliği kapsamında gösterilen başarılı satış performansı, İDO tarafından da takdir edildi. İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı ile gerçekleştirdiği buluşmada, şirketin yaklaşık üç yıldır İDO paketlerinin tur operatörlerine ulaştırılmasında üstlendiği rol ve satış performansından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Görüşmede Ahmet Yazıcı’ya başarılı çalışmaları dolayısıyla teşekkür edilerek günün anısına hediye takdim edildi. Deniz taşımacılığında güçlü yapı Türkiye’nin önde gelen deniz ulaşımı şirketlerinden İDO, 49 gemi ve 34 iskeleli operasyon ağıyla yılda yaklaşık 31,2 milyon yolcu taşıyor. Özellikle İDO’nun 2026 yılında 10 gemi ile 10 hatta gerçekleştirdiği Ege Adaları’na yönelik seferlerde artan seyahat talebiyle birlikte, şirketin bu destinasyonlarda taşıdığı yolcu sayısı ağustos itibarıyla 310 bini aşmış durumda. İDO, Ege Adaları’nda 2026 yılı yaz sezonunda 350 binin üzerinde yolcu taşımayı hedeflerken Türkiye ile Yunanistan arasındaki deniz ulaşımında önemli bir köprü kurma misyonunu üstleniyor. İDO’nun geniş destinasyon ağı, Sea Genesis Group tarafından hazırlanan turizm paketlerinin de farklı seyahat alternatifleriyle zenginleştirilmesine imkân sağlıyor. Sea Genesis Group, İDO’nun sefer düzenlediği destinasyonlar üzerinden Ege Adaları’na yönelik ulaşım ve konaklama paketleri sunuyor. Paketlerde Ege ve Yunan adalarındaki 2, 3 ve 4 yıldızlı farklı otel seçeneklerinin yanı sıra havalimanı ve liman transferleri ile VIP transfer alternatifleri de yer alıyor. Bu kapsamda Bodrum-Kalymnos, Fethiye-Rodos, Çeşme-Sakız (Chios), Seferihisar-Samos, Ayvalık-Midilli, Kuşadası-Samos ve Kuşadası-Patmos gibi farklı destinasyonlara yönelik paketler sunuluyor. Böylece yolcular, deniz ulaşımının yanı sıra konaklama ve transfer hizmetlerini bir arada planlayabiliyor. İDO ile yaklaşık üç yıldır sürdürülen iş birliğinin turizm sektöründeki farklı satış kanallarının güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirten Ahmet Yazıcı, tur operatörlerine yönelik paketlerin daha geniş bir satış ağı üzerinden tüketiciyle buluşturulmasına katkı sağladıklarını ifade etti. Ferry24 üzerinden satışlar devam ediyor Sea Genesis Group, İDO ile yürüttüğü iş birliğinin yanı sıra İDO’nun web sitesi içerisinde yer alan Ferry24 markası üzerinden de feribot paketlerinin satışını sürdürüyor. Ferry24 aracılığıyla farklı destinasyonlara yönelik feribot ulaşımı ve seyahat paketleri kullanıcılara sunulurken, dijital satış kanalı üzerinden deniz turizmi hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.