Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Irak

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık Haber

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık

İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı MuhsinRizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi. Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, heriki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlugördüğünü iddia etti. "İran var oldukça haritayı değiştiremezler" İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız"olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadankaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyükhedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı. "Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde" ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şuiddialarda bulundu: "İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan dahafazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'dakipetrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisinebenziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı." Bölgesel iş birliği çağrısı İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölgeülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlikoluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu Haber

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu

Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin güvenlik ve istihbarat teşkilatları başkanlarının bugün gerçekleştirdiği toplantıda konuşan FSB Başkanı Alexander Bortnikov, İran-ABD savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bortnikov, İranlı yetkililerin hedef alınma yöntemine değinerek, "İranlı üst düzey yetkililerin ABD-İsrail koalisyonu tarafından öldürülmesi, çok net ve endişe verici bir uyarıdır. Kurbanların anlık konum bilgileri, Tahran’daki mevcut gözetleme kamera sistemleri üzerinden elde edilmiştir" dedi. "Batı teknolojisi zayıflık yaratıyor" Herhangi bir kanıt sunmadan iddialarını sürdüren Bortnikov, Batılı teknoloji platformlarına güvenmenin, NATO ülkeleri ve müttefiklerinin siber saldırılarına karşı "belirgin bir zayıflık" oluşturduğunu vurguladı. Rus istihbarat şefi, bu sistemlerin istihbarat faaliyetleri için birer açık kapı haline geldiğini öne sürdü. "Suriyeli militanlar vekalet gücü olarak kullanılıyor" Bortnikov ayrıca, Batılı istihbarat servislerinin Suriye’deki silahlı grupları İran’a karşı birer "vekalet gücü" (proxy) olarak kullandığını iddia etti. Bu grupların Irak’taki özel kamplarda eğitildiğini savunan Bortnikov, şunları söyledi: "Elimizdeki bilgilere göre Batılı istihbarat birimleri, Suriyeli teröristleri İran'a karşı savaştırma çabalarından vazgeçmiyor. Irak’ta konuşlandırılan bu gruplar, özel kamplarda tutuluyor. Bu militanlar arasında BDT ülkeleri vatandaşlarının da bulunması tehlikenin boyutunu artırıyor." Güney sınırı uyarısı İran krizinin derinleşmesinin radikal grupları daha da cesaretlendirebileceği uyarısında bulunan Bortnikov, bu tehdidin sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayacağını, militanların kendi ülkelerine dönerek BDT’nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabileceğini ifade etti. 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kurulan BDT; Rusya, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ı kapsıyor.

Trump: Netanyahu, İran ile ilgili ben ne dersem onu yapacak Haber

Trump: Netanyahu, İran ile ilgili ben ne dersem onu yapacak

ABD Başkanı Trump, Connecticut’ta düzenlenecek Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'ne katılmak üzere havalimanından ayrılırken basın mensuplarına İran gündemini değerlendirdi. İran konusunda çok iyi bir durumda olduklarını, bu ülkenin askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, mevcut ateşkesin ne kadar süreceği konusunda ucu açık konuştu. Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun İran'a saldırıları ne kadar erteleyeceği ile ilgili bir soruya, "O (Netanyahu), ben onun ne yapmasını istiyorsam onu yapacak" yanıtını verdi. Trump'tan "acelem yok" mesajı ABD Başkanı, İran konusunda atacağı adımlarla ilgili herhangi bir acelesinin olmadığını vurgulayarak, kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerinin kendisini acele ettirmediğini ifade etti. Trump, "İran'la ilgili acelem yok. Ara seçimler var diyorlar. Benim acelem yok" yorumunu yaptı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Çin ziyaretini de değerlendiren Trump, "Bence bu iyi bir şey. Ben ikisiyle de iyi anlaşıyorum" diyerek görüşmeye ilişkin tavrını ortaya koydu. ABD Başkanı ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın açılması gerektiğini ve bu konuda bazı girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Trump, İran'la savaşın "uzadığı" yönündeki eleştirilere ise katılmadığını, ABD'nin Afganistan ve Irak gibi ülkelerde yıllarca kaldığını ve binlerce asker kaybettiğini anımsatarak, "Biz 3 aydır İran'dayız ve bunun da çoğu ateşkesle geçti ve sadece 13 kişi kaybettik" değerlendirmesini yaptı.

Fransa'daki Renault otomobil fabrikasındaki yedek parça sandıklarından göçmenler çıktı Haber

Fransa'daki Renault otomobil fabrikasındaki yedek parça sandıklarından göçmenler çıktı

Olay, Fransa'nın Sandouville kentinde bulunan Renault firmasına ait üretim tesisinde yaşandı. Fabrika işçileri, üretim bandı için gelen kapalı ahşap yedek parça sandıklarını açtıklarında 5 düzensiz göçmenle karşılaştı. Irak ve İranlı oldukları anlaşılan göçmenlerin oksijensizlik, günlerce süren açlık ve dondurucu soğuk nedeniyle bitkin düştükleri ve sağlık durumlarının son derece kötü olduğu kaydedildi. "Sanki onları tabuttan çıkarıyor gibiydik" Sandıkların içinden sesler duyduğunu belirten bir fabrika işçisi, karşılaştıkları dehşet verici manzarayı ülke medyasına anlattı. İşçi, "Tahtaların içinden bazı vurma sesleri işittim. Sandıkları açtığımızda içinde boğulmak üzere olan beş genç yatıyordu. Karşılaştığımız manzara gerçekten yürek burkucuydu. Gözlerinde büyük bir korku ve derin bir yorgunluk okunuyordu; onları tam anlamıyla bir tabuttan çıkarıyor gibiydik" ifadelerini kullandı. Türkiye'den yola çıkan tırda mahsur kaldılar Elde edilen ilk bilgilere göre, göçmenlerin tehlikeli yolculuğu Türkiye'den başladı. Türkiye'den Fransa'ya sanayi ekipmanları ve yedek parça taşıyan uluslararası bir tıra gizlice bindirilen göçmenler, insan kaçakçıları tarafından sınır kapılarındaki polis kontrollerinden ve arama köpeklerinden saklanabilmeleri için bu ahşap sandıkların içine kilitlendi. Ancak sevkiyat sürecinde sandıkların aktarılması ve el değiştirmesi nedeniyle içeride tamamen mahsur kalan göçmenlerin dışarı çıkacak hiçbir yolları kalmadığı ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Irak'tan 'İsrail çölde gizli üs kurdu' iddialarına yanıt Haber

Irak'tan 'İsrail çölde gizli üs kurdu' iddialarına yanıt

Yetkililer, söz konusu olayın mart ayında yaşandığını ve bölgede yeni bir askeri hareketliliğin olmadığını açıkladı. Irak Güvenlik Medya Ağı Başkanı Saad Maan, son günlerde ABD basınında ve sosyal medyada gündeme gelen "Irak çöllerine izinsiz askeri hava indirmesi yapıldığı" yönündeki haberlere ilişkin Rûdaw’a özel açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz haftalarda Irak topraklarına herhangi bir yabancı gücün inmediğini vurgulayan Maan, medyada dolaşıma giren olayın aslında aylar öncesine ait olduğunu belirtti. "Söz konusu olay 5 Mart'ta yaşandı" Kerbela çölünde yeni bir hava indirmesi yaşandığı iddialarını kesin bir dille reddeden Saad Maan, "Amerikan medyasında bahsedilen olay 5 Mart tarihine dayanıyor. O dönemde Nuhayb çölünde gerçekleşen bu izinsiz hava indirmesine karşı devletimiz tarafından gerekli adımlar zaten atılmıştı" dedi. Maan, mart ayındaki o olayda bölgede bulunan Irak güvenlik güçlerinin, varlıklarına izin verilmeyen "bilinmeyen" bir güçle çatışmaya girdiğini hatırlattı. Yaşanan o çatışmada Irak güvenlik güçlerinden bir personel hayatını kaybetmiş, iki kişi de yaralanmıştı. Olay, bölgede ABD-İsrail ve İran eksenli savaşın başlamasından 6 gün sonra Irak makamlarınca kamuoyuna duyurulmuştu. Wall Street Journal'ın "gizli üs" iddiası Irak makamlarının bu yalanlaması, ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin 9 Mayıs 2026 tarihli çarpıcı iddialarının ardından geldi. Gazete, dünkü haberinde İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına lojistik destek sağlamak amacıyla Irak çöllerinde gizli bir askeri üs kurduğunu ileri sürmüştü. Haberde ayrıca, savaşın ilk günlerinde üssün deşifre olmasını engellemek isteyen İsrail'in, bölgede arama yapan Irak güçlerine hava saldırısı düzenlediği iddia edilmişti. Bölgede aramalar sürüyor Sosyal medya ve bazı basın organlarında Kerbela çölü, Necef vilayeti ve Nuhayb'ın doğusunda "yeni bir hava indirmesi" yapıldığına dair spekülasyonların yayıldığına dikkat çeken Saad Maan, sahadaki son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Yaptığımız incelemeler ve saha araştırmaları sonucunda; nisan ve mayıs aylarında söz konusu gücün veya başka herhangi bir izinsiz gücün bölgeye iniş yapmadığı netleşmiştir. Benzer bir olay kesinlikle yaşanmamıştır. Güvenlik güçlerimiz ilgili bölgelerde arama ve devriye faaliyetlerine kesintisiz devam etmektedir."

Müslüman çoğunluklu ülkelerin ekonomik büyüklük sıralaması değişti. Türkiye kaçıncı sırada? Haber

Müslüman çoğunluklu ülkelerin ekonomik büyüklük sıralaması değişti. Türkiye kaçıncı sırada?

IMF, nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporuna ilişkin veri haritasında, ülkelerin nominal GSYH'lerine dair güncel projeksiyonlara yer verdi. Buna göre Türkiye'de GSYH'nin bu yıl 1,64 trilyon dolar seviyesine yükseleceği tahmin edildi. Söz konusu projeksiyonda, Türkiye'nin ekonomik büyüklüğünün nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında zirvede yer alması dikkati çekti. Uzun süredir bu alanda sürdürdüğü liderliğini IMF'nin 2025 yılı tahminlerine göre Türkiye'ye kaptıran Endonezya'nın GSYH'sinin bu sene 1,54 trilyon dolar olacağı öngörüldü. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük sıralamasında Türkiye ve Endonezya'nın ardından gelen Suudi Arabistan'ın 2026'da 1,39 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin edildi. Yalnızca 3 ekonomi trilyon dolar bandını aştı Bu gruptaki trilyon dolarlık ekonomiye sahip olan ülkeler Türkiye, Endonezya ve Suudi Arabistan ile sınırlı kaldı. Listenin devamında, yaklaşık 622 milyar dolarlık hacmiyle Birleşik Arap Emirlikleri, 516 milyar dolarla Malezya ve yaklaşık 511 milyar dolarla Bangladeş yer aldı. Kuzey Afrika'nın en büyük ekonomilerinden Mısır'ın GSYH'sinin 2026'da yaklaşık 430 milyar dolara çıkacağı tahmin edildi. IMF'nin güncel projeksiyonunda Pakistan'a ilişkin 2026 GSYH tahmini yer almazken ülkenin geçen yıl 408 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştığı öngörüldü. "Çeşitlendirilmiş ekonomi büyümeyi sürdürülebilir kılıyor" Analistler, Türkiye'nin GSYH verisindeki öngörülen sıçramada, imalat sanayisindeki genişleme, turizmdeki toparlanma, ihracat artışları ve dolar kuru etkilerinin ana unsurlar olarak öne çıktığını belirtti. Bu unsurların bir araya gelmesinin Türkiye'nin nominal GSYH'sini nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin önüne geçirdiğine işaret eden analistler, nüfus avantajı ve doğal kaynak zenginliğine rağmen Endonezya'nın bazı sektörlerdeki yavaşlama ve küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalardan etkilendiğini ifade etti. Analistler, bu ülke grubundaki diğer büyük ekonomilerin daha çok ham madde ve enerji ihracatına dayalı bir yapı sergilediğini vurgulayarak, Türkiye'nin sanayi ve hizmet ile çeşitlendirilmiş ekonomik yapısının büyüme ivmesini sürdürülebilir kıldığını kaydetti. IMF, ocak ayındaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 4,2 büyüyeceğini öngörmüştü. Nisan ayında ise yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının ekonomik faaliyeti olumsuz etkileyeceğini belirten IMF, Türkiye için 2026 reel büyüme tahminini yüzde 3,4'e revize etmişti. IMF'nin güncel projeksiyonlarına göre nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük (milyar dolar) sıralaması şöyle: Ülke GSYH Türkiye 1.640 Endonezya 1.539 Suudi Arabistan 1.389 Birleşik Arap Emirlikleri 622 Malezya 516 Bangladeş 511 Mısır 430 Pakistan 408 Kazakistan 360 Cezayir 317 İran 300 Irak 265 Katar 217 Fas 194 Özbekistan 182 Kuveyt 173 Umman 117

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.