Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Intihar

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Intihar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Intihar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diyarbakır’da şüpheli kadın ölümü: Hamile Nurcan Akpirinç’in ailesi adalet istiyor Haber

Diyarbakır’da şüpheli kadın ölümü: Hamile Nurcan Akpirinç’in ailesi adalet istiyor

Tartışmanın ardından annesini aradı Olay, 20 Haziran akşamı Bağlar ilçesine bağlı Çiçekliyurt Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, dini nikahla birlikte yaşadığı M.A. ile tartışan Nurcan Akpirinç, annesini telefonla arayarak ailesinin yanına gitmek istediğini söyledi. Ailenin aktardığına göre Akpirinç’in annesi, kızının daha önce de benzer şekilde evden ayrılmak istediğini belirterek başka bir yakınının evine gitmesini istedi. Bir süre sonra Akpirinç’ten haber alamayan ailesi, genç kadının yaşadığı eve gitti. Ancak aileye Nurcan’ın evde olmadığı söylendi. Ailesi evden ayrıldıktan yaklaşık 2 saat sonra ise genç kadının aynı evin misafir odasında asılı halde bulunduğu haberini aldı. İhbar üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde Nurcan Akpirinç’in hayatını kaybettiği belirlendi. Cenaze, olay yerindeki incelemenin ardından otopsi için morga kaldırıldı. Kesin ölüm nedeni henüz belirlenmedi Otopsi tutanağında Nurcan Akpirinç’in kesin ölüm nedeninin henüz tespit edilemediği belirtildi. Ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla genç kadından toksikolojik ve histopatolojik incelemelerde kullanılmak üzere kan ve doku örnekleri alındı. Ayrıca cesedin boyun bölgesinden elde edilen çift hatlı halat da delil olarak muhafaza altına alınarak incelemeye gönderildi. Kesin ölüm nedeninin yapılacak laboratuvar ve patolojik incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor. Ablası: "Kardeşim evin içinde asılı bulundu" Nurcan Akpirinç’in ablası Pınar Akpirinç, olay günü yaşananlara ilişkin ailesinin anlatımlarını paylaştı. Pınar Akpirinç, kardeşinin ölümünden önce annesini arayarak eşiyle tartıştığını ve ailesinin yanına gelmek istediğini söylediğini aktardı. Ailenin daha sonra eve gittiğini belirten Akpirinç, kendilerine Nurcan’ın evde olmadığının söylendiğini ifade etti. Ablası, aile eve döndükten yaklaşık 2 saat sonra kardeşinin hayatını kaybettiğini öğrendiklerini belirterek, Nurcan’ın evin içinde asılı halde bulunduğunu söyledi. Pınar Akpirinç ayrıca kardeşinin hamile olduğunu ve iki çocuğunun bulunduğunu belirterek, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. "Kayınvalidem beni öldürecek" mesajı gönderdiğini öne sürdü Pınar Akpirinç, kardeşinin ölümünden önce kendisine kayınvalidesiyle ilgili endişelerini aktardığını da ileri sürdü. Ailesinin anlatımına göre Nurcan, hamile olduğunu öğrendikten sonra ablasına mesaj gönderdi. Pınar Akpirinç, kardeşinin kendisine kayınvalidesi tarafından öldürülebileceğine ilişkin bir mesaj attığını söyledi. Bu iddianın ardından aile, Nurcan’ın ölümünün intihar olarak değerlendirilmeden tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini savundu. Akpirinç ailesi ayrıca genç kadının eşi ve ailesinin olay sonrasındaki davranışlarının da soruşturulmasını talep etti. Aile, M.A. ve yakınlarından şikayetçi oldu Nurcan Akpirinç’in ailesi, olayın ardından M.A. ile ailesinden şikayetçi oldu. Pınar Akpirinç, kız kardeşinin ölümünden sonra M.A. ve ailesinin ifadeye çağrılma sürecine ilişkin de eleştirilerde bulundu. Ablası, M.A. ile babasının olaydan iki gün sonra, annesinin ise altı gün sonra ifade verdiğini iddia ederek, soruşturmanın daha kapsamlı yürütülmesi gerektiğini savundu. Nurcan’ın babası Hasan Akpirinç de kızının ölümünün şüpheli olduğunu belirterek eşi ve ailesinden şikayetçi olduğunu söyledi. Soruşturma devam ediyor Nurcan Akpirinç’in ölümüyle ilgili adli soruşturma sürerken, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için yapılan incelemelerin sonucu bekleniyor. Ailenin dile getirdiği şiddet, tehdit ve olayın oluş şekline ilişkin iddiaların da soruşturma kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor. Son dönemde dosyayla ilgili kamuoyuna yansıyan bilgilerde, ailenin ölümün aydınlatılması yönündeki çağrısını sürdürdüğü ve soruşturmanın tüm yönleriyle yürütülmesini istediği belirtildi. Nurcan Akpirinç’in ölümünün cinayet mi yoksa intihar mı olduğu yönünde şu aşamada kesinleşmiş bir adli tespit bulunmuyor. Kesin ölüm nedeni, devam eden incelemelerin ardından netlik kazanacak.

Diyarbakır'da köy korucusu Mehmet Sevinç'in ölümüyle ilgili açıklama: "Kuvvetle muhtemel intihar" Haber

Diyarbakır'da köy korucusu Mehmet Sevinç'in ölümüyle ilgili açıklama: "Kuvvetle muhtemel intihar"

Mehmet Sevinç'in cansız bedeni dün Kulp ilçesinde bir istinat duvarına asılı halde bulundu. Olayın ardından güvenlik güçleri tarafından kapsamlı inceleme başlatıldı. Kamera ve dijital kayıtlar incelendi Valilik açıklamasına göre, olayın aydınlatılması amacıyla bölgedeki güvenlik kameraları detaylı şekilde incelendi. Yapılan çalışmalarda üçüncü kişilerin olaya müdahale ettiğine veya şüpheli bir duruma işaret eden herhangi bir bulguya rastlanmadı. Sevinç'in cep telefonu üzerinde gerçekleştirilen incelemelerde de arama, aranma ve mesajlaşma kayıtları kontrol edildi. Bu incelemelerde suç unsuru oluşturabilecek herhangi bir verinin tespit edilmediği belirtildi. Güvenlik güçlerinin yaptığı fiziki incelemelerde ise Sevinç'in vücudunda ateşli silah ya da kesici alet kaynaklı herhangi bir yaralanma izine rastlanmadığı aktarıldı. Ön otopsi raporu intihar ihtimalini güçlendirdi Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan ön otopsi raporunda, uzman değerlendirmesinin ölümün intihara bağlı gerçekleştiği yönünde olduğu bildirildi. Valilik, tanık ifadeleri, güvenlik kamerası görüntüleri ve dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerin de intihar ihtimalini güçlendirdiğini açıkladı. Bununla birlikte olayla ilgili adli soruşturmanın sürdüğü ve kesin ölüm nedeninin detaylı otopsi raporunun ardından netleşeceği belirtildi. Cenazesi Muş'ta toprağa verildi Mehmet Sevinç'in cenazesi bugün Muş'ta düzenlenen işlemlerin ardından toprağa verildi. Valilik, mevcut bulgular doğrultusunda olayın kuvvetle muhtemel intihar olarak değerlendirildiğini belirtirken, kesin sonucun devam eden adli süreç ve detaylı otopsi raporuyla ortaya çıkacağını kaydetti.

Tunceli’de 9 yıl önceki şüpheli ölüm yeniden soruşturuluyor: Bilirkişi raporu cinayet ihtimaline işaret etti Haber

Tunceli’de 9 yıl önceki şüpheli ölüm yeniden soruşturuluyor: Bilirkişi raporu cinayet ihtimaline işaret etti

Tunceli’nin Hozat ilçesinde 2017 yılında otomobilinde av tüfeğiyle vurulmuş halde bulunan Onur Sefer’in ölümüyle ilgili soruşturma yeniden derinleştirildi. Dosyadaki bilirkişi raporunda, mevcut bulguların intihar ihtimalini desteklemediği ve olayın cinayet olmasının muhtemel olduğu yönünde değerlendirme yapıldı. Olay, 7 Mayıs 2017’de Hozat ilçesine bağlı Ergen köyü mevkisinde meydana geldi. Onur Sefer, kendisine ait otomobilde av tüfeğiyle vurulmuş halde bulundu. Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan otopsi raporunda, Sefer’in sol göğsünün yaklaşık 6 santimetre üstü ile sol koltuk altının üst bölümünden olmak üzere iki kez silahla vurulduğu belirlendi. Her iki atışın da bitişik mesafeden yapıldığı tespit edildi. Bilirkişi incelemesinde ise tüfeğin boyutları, Sefer’in araç içerisindeki konumu ve sol ön kapıdaki saçma girişlerinin dağılımı arasında çeşitli uyumsuzluklar bulunduğu kaydedildi. Kan izleri de şüpheleri artırdı Dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde otomobilin sağ ön koltuğunun sırt bölümünde parmak şeklinde sürüntü kan izlerine rastlandı. Ancak söz konusu izlerin Onur Sefer’in araç içerisindeki yatış pozisyonuyla örtüşmediği değerlendirildi. Aracın sol arka tekerlek bölgesinde tespit edilen kan lekelerinin oluşumuna ilişkin de teknik bir açıklama yapılamadığı belirtildi. Bu bulgular, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soru işaretlerinin devam etmesine neden oldu. Bilirkişi: “Cinayet olması muhtemel” Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, mevcut delil ve bulguların intiharı destekleyici nitelikte olmadığıdeğerlendirmesine yer verildi. Raporda, olayın cinayet olmasının muhtemel olduğu belirtilirken, araçta bulunan av tüfeğinin özellikleri ve olay yerindeki bulgular dikkate alınarak eylemin araç içerisinde, özellikle sağ ön kapı açıkken gerçekleştirilmesinin mümkün olabileceği yönünde kanaat bildirildi. Dosya yeniden mercek altında Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası, 81 ilde Faili Meçhul Suçları Araştırma Bürolarının kurulmasının ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) dosyayı cinayet şüphesi üzerinden yeniden incelemeye aldı. Bu kapsamda parmak izlerinin yeniden incelendiği, Onur Sefer’e ait iki cep telefonunun kriminal inceleme ve baz çalışmasının yapıldığı, tanıkların yeniden ve ayrıntılı şekilde dinlendiği öğrenildi. Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla dosyada gizlilik kararı uygulandığı belirtildi. Aile 9 yıldır adalet bekliyor Onur Sefer’in ailesi de soruşturmadaki son gelişmeler hakkında bilgi almak üzere Tunceli Adliyesi’ne geldi. Savcıyla görüşen anne Sultan Sefer, oğlunun ölümünün üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen adalet arayışlarını sürdürdüklerini söyledi. Sultan Sefer, oğlunun kimseyle sorunu olmadığını belirterek, olayın aydınlatılmasını ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi. Baba Süleyman Sefer ise olay yerinde yeterli inceleme yapılmadığını ve şüphelilerin evlerinde arama gerçekleştirilmediğini öne sürerek, sorumluların tespit edilip cezalandırılmasını talep etti. Soruşturma, Onur Sefer’in ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğu sorusunun yeniden değerlendirilmesiyle sürdürülüyor.

Kocaeli Darıca’da denizde ölü bulunan 3 kardeşin sır perdesi aralanıyor Haber

Kocaeli Darıca’da denizde ölü bulunan 3 kardeşin sır perdesi aralanıyor

Kocaeli’nin Darıca ilçesinde denizde cansız bedenleri bulunan üç kardeşin ölümüne ilişkin soruşturma devam ediyor. Gülşah, Muhammet Ali ve Belinay Sakar’ın ilk otopsi bulgularında suda boğulma ihtimali üzerinde durulurken, olayın nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesi için kamera kayıtları ve dijital materyaller inceleniyor. Olay, 20 Ağustos’ta Darıca Sahili Kazım Karabekir Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Saat 16.00 sıralarında kıyıda üç kişinin hareketsiz olduğunu fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Yapılan incelemede hayatını kaybedenlerin kardeşler Gülşah, Muhammet Ali ve Belinay Sakar olduğu belirlendi. Cenazeler, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere Gebze Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İlk bulgular boğulmaya işaret ediyor Ön otopsi kapsamında yapılan incelemelerde üç kardeşin de ölüm nedeninin ilk değerlendirmelere göre suda boğulmaolduğu belirtildi. Kardeşlerin vücutlarında darp, boğuşma ya da ateşli ve kesici silah yaralanmasına işaret eden bir bulguya rastlanmadığı bildirildi. İncelemede ayrıca üç kardeşin de alkollü olduğu tespit edildi. Kardeşlerden birinin kulaklarında basınca bağlı olduğu değerlendirilen kanama ve burnunda kan izleri bulunduğu kaydedildi. Ancak kesin ölüm nedeninin ve olayın oluş şeklinin adli incelemelerin tamamlanmasının ardından netleşmesi bekleniyor. Kardeşlerin sahile birlikte gittikleri belirlendi Polis ekipleri, kardeşlerin olaydan önceki hareketlerini ortaya çıkarmak amacıyla güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Görüntülerde Gülşah, Belinay ve Muhammet Ali Sakar’ın 20 Ağustos günü saat 03.49 sıralarında Eski Hükümet Caddesi üzerinden sahile doğru birlikte yürüdükleri tespit edildi. Görüntülerde Gülşah ile Belinay’ın kol kola yürüdüğü, Muhammet Ali’nin ise yanlarında bulunduğu görüldü. Aynı aileden diğer kardeş B.S.’nin ise olay sırasında evde uyuduğu, sabah saatlerinde uyandığında kardeşlerinin evde olmadığını fark ederek onları aramak için dışarı çıktığı öğrenildi. Polis iki ihtimal üzerinde duruyor Soruşturmayı derinleştiren ekipler, olayın kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalini de değerlendiriyor. Buna göre kardeşlerden birinin alkolün etkisiyle dengesini kaybederek denize düşmesi, diğer iki kardeşin de onu kurtarmak amacıyla suya girmesi ihtimaller arasında bulunuyor. Bunun yanı sıra üç kardeşin birlikte intihar etmiş olabileceği ihtimali de soruşturma kapsamında araştırılıyor. Olayın kesin nedeni, yapılacak incelemeler ve elde edilecek yeni deliller doğrultusunda ortaya çıkacak. Telefonlar ve kamera kayıtları mercek altında Polis, kardeşlere ait cep telefonları ile diğer dijital materyalleri de incelemeye aldı. Bu kapsamda olay öncesinde kimlerle iletişim kurdukları, yaptıkları mesajlaşmalar ve son hareketleri araştırılıyor. Güvenlik kameralarının yanı sıra kardeşlerin evden ayrıldıktan sonra kullandıkları güzergâh üzerindeki cadde, sokak ve sahil hattına ait görüntüler de inceleniyor. Aile içindeki iddialar da araştırılıyor Soruşturma kapsamında kardeşlerin aile yaşamına ilişkin bazı iddialar da değerlendiriliyor. Anne ve babalarının boşandığı, aile içerisinde bazı sorunlar yaşandığı ve kardeşlerin yakın çevrelerine anneleriyle birlikte yaşadıkları evden ayrılmak istediklerini söyledikleri öne sürüldü. Yakınlarının ifadelerine göre kardeşlerin çoğunlukla birlikte vakit geçirdiği öğrenildi. Gülşah’ın bu yıl hukuk fakültesini kazandığı, Muhammet Ali ve Belinay’ın ise lise öğrencisi olduğu belirtildi. Ailenin büyük kızlarından birinin de 2016 yılında İzmir’in Çeşme ilçesinde denizde boğularak hayatını kaybettiği bilgisi soruşturma dosyasına yansıdı. Anne Güler Saltan ile olay sırasında evde bulunan kardeş B.S.’nin ifadelerine başvurulurken, aile yakınları ve olay hakkında bilgi sahibi olabilecek kişilerin de bilgisine başvuruluyor. Darıca’daki üç kardeşin ölümüne ilişkin soruşturma, kazadan intihara kadar tüm ihtimaller değerlendirilerek çok yönlü şekilde sürdürülüyor.

Darıca Sahilinde Üç Kardeşin Ölümü: Soruşturmadaki Detaylar Ortaya Çıkıyor Haber

Darıca Sahilinde Üç Kardeşin Ölümü: Soruşturmadaki Detaylar Ortaya Çıkıyor

Kocaeli’nin Darıca ilçesinde denizden yaklaşık birer saat arayla cansız bedenleri çıkarılan üç kardeşin ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. Güvenlik kamerası kayıtlarında kardeşlerin sahile birlikte yürüdüğü görülürken, kesin ölüm nedeninin Adli Tıp raporuyla belirlenmesi bekleniyor. Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda, 24 yaşındaki Muhammed Ali Sakar ile kardeşleri 17 yaşındaki Gülşah ve 15 yaşındaki Belinay Sakar’ın cansız bedenleri denizden çıkarıldı. Üç kardeşin yaklaşık birer saat arayla kıyıya vurması üzerine polis ve Sahil Güvenlik ekipleri bölgede çalışma başlattı. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, kardeşlerin kayıp olan diğer kardeşi Bilgenur Sakar’a ise olayın ardından sağ olarak ulaşıldı. Ölüm nedeni Adli Tıp raporuyla kesinleşecek Kardeşlerin ölümüne ilişkin soruşturma, intihar veya cinayet ihtimalleri de değerlendirilerek çok yönlü şekilde yürütülüyor. Otopsi sırasında yapılan ilk incelemelerde kardeşlerden birinin kulaklarında basınca bağlı olduğu değerlendirilen kanama ve burun bölgesinde kan izleri tespit edildiği öğrenildi. İlk değerlendirmelerde ölüm nedenlerinin suda boğulma olduğu belirtildi. Kardeşlerin vücutlarında ise darp, boğuşma veya kesici-delici alet ile silah yaralanmasına işaret eden belirgin bir bulguya rastlanmadığı aktarıldı. Kesin ölüm nedeninin, ayrıntılı Adli Tıp incelemelerinin ardından hazırlanacak raporla netlik kazanması bekleniyor. Üç kardeşin son görüntüleri ortaya çıktı Soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası görüntülerinde, Gülşah, Muhammed Ali ve Belinay Sakar’ın sahile doğru birlikte yürüdüğü görüldü. Saat 03.49 sıralarında kaydedilen görüntülerde Gülşah ile Belinay’ın kol kola yürüdüğü, Muhammed Ali’nin ise yanlarında ilerlediği belirlendi. Üç kardeşin de koyu renk, ağırlıklı olarak siyah kıyafetler giymesi dikkat çekti. Kardeşlerin Darıca’nın Karabekir Mahallesi’nde anneleriyle birlikte yaşadığı, babalarının ise Kars’ta bulunduğu ve olayın ardından Darıca’ya geldiği öğrenildi. Ailenin yaklaşık iki ay önce aynı mahalleye taşındığı belirtildi. Görgü tanıkları dört kardeşi sahilde gördü Soruşturma kapsamında bazı görgü tanıklarının da ifadelerine başvurulduğu öğrenildi. Tanıkların, dört kardeşi Darıca Sahili’ndeki deniz kenarında bulunan merdivenli kameriye bölümünde gördüklerini anlattıkları belirtildi. İddiaya göre iki kız kardeş bir süre kameriyede otururken, diğer iki kardeş ise zaman zaman bisiklet alanında bisiklet sürdü. Ailenin yıllar önce de bir evladı denizde hayatını kaybetmiş Soruşturma sırasında Sakar ailesinin yaklaşık 10 yıl önce de bir çocuğunu denizde kaybettiği bilgisine ulaşıldı. Gülşah, Muhammed Ali ve Belinay Sakar’ın kardeşlerinden birinin yıllar önce Çeşme’de denizde boğularak yaşamını yitirdiği öğrenildi. Aynı aileden üç kardeşin daha denizden cansız bedenlerinin çıkarılması, yakınlarını derin üzüntüye boğdu. Belinay Sakar’ın okulundan taziye mesajı Hayatını kaybeden 15 yaşındaki Belinay Sakar için eğitim gördüğü Necmeddin Kuyucu Anadolu Lisesi tarafından da taziye mesajı yayımlandı. Okulun paylaşımında, 9-A sınıfı öğrencisi Belinay Sakar’ın genç yaşta hayatını kaybetmesinden duyulan üzüntü dile getirilerek ailesine, arkadaşlarına ve öğretmenlerine başsağlığı dileğinde bulunuldu. Darıca’daki üç kardeşin ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, olayın kesin nedeninin yapılacak incelemeler ve Adli Tıp raporunun ardından ortaya çıkması bekleniyor.

2 Çocuğun Ölümünde Soruşturmanın Seyri Değişti! 7 Şüpheli Gözaltında Haber

2 Çocuğun Ölümünde Soruşturmanın Seyri Değişti! 7 Şüpheli Gözaltında

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van ve Afyonkarahisar’da çocukların hayatını kaybettiği iki ayrı dosyada soruşturmanın seyrini değiştiren gelişmeler yaşandığını duyurdu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, ilk aşamada intihar ve kaza olarak değerlendirilen ölümlere ilişkin dosyalar yeniden incelendi. Yapılan değerlendirmelerde her iki olayda da cinayet şüphesini güçlendiren bulgulara ulaşıldığı bildirildi. Damlanur Sarihan’ın ölümünde soruşturma yeniden açıldı Van’ın Başkale ilçesinde 10 Ocak 2024’te hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’ın ölümü, yeni bulguların ortaya çıkmasının ardından yeniden mercek altına alındı. İlk değerlendirmelerde intihar ihtimali üzerinde durulan olayda; gizli tanık ifadeleri, aile bireylerinin çelişkili beyanları, olay sonrası iletişim kayıtları ve şüphelilerden birinin elinde tespit edilen atış artığı dikkate alındı. Soruşturma dosyasında ayrıca olayda kullanılan silahın niteliği ve silah üzerinde parmak izi bulunmaması da değerlendirildi. Elde edilen bulguların ardından dosya kasten öldürme şüphesiyle genişletildi. 3 ilde eş zamanlı operasyon Soruşturmanın derinleştirilmesinin ardından 7 Ağustos 2026'da Van, Hakkari ve Tekirdağ’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 7 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü, soruşturmanın ise çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi. Adli makamların elde edilen deliller ve şüpheli ifadeleri doğrultusunda olayın nasıl gerçekleştiğini tüm yönleriyle ortaya çıkarmaya çalıştığı belirtildi. 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın ölümünde dikkat çeken bulgular Bakan Gürlek’in açıklamasında yer alan ikinci dosya ise Afyonkarahisar’da 24 Ocak 2026’da hayatını kaybeden 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’a ilişkin oldu. Çocuğun ölümüyle ilgili soruşturma, otopsi sonuçları ile şüpheli ifadeleri arasında tespit edilen çelişkilerin ardından yeniden incelendi. Yapılan değerlendirmelerde Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşmediği, darbe sonucu yaşamını yitirdiği ve olayın “yüksekten düşme” şeklinde gösterilmeye çalışıldığı yönünde bulgulara ulaşıldığı açıklandı. Gürlek: Soruşturmalar tüm yönleriyle sürüyor Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada soruşturmaların Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıkları ile il jandarma komutanlıklarının ortak çalışmaları sonucunda yürütüldüğünü belirtti. Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının arkasındaki gerçeklerin ortaya çıkarıldığını ifade etti. Bakan Gürlek, her iki dosyada da soruşturmaların tüm yönleriyle sürdüğünü vurguladı. Van’daki dosyada 7 şüphelinin gözaltına alınmasıyla birlikte soruşturmanın yeni aşamasına geçilirken, Afyonkarahisar’daki dosyada ise elde edilen adli bulguların soruşturmanın yönünü değiştirdiği bildirildi. Adaletin gecikmemesi kadar gerçeğin karanlıkta kalmaması da bizim için vazgeçilmezdir! Bu anlayışla, Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği, Cumhuriyet başsavcılıklarımız ve kahraman güvenlik güçlerimizin etkin… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 8, 2026

14 yaşındaki Damlanur'un ölümü 2,5 yıl sonra yeniden soruşturuldu: 7 şüpheli gözaltında Haber

14 yaşındaki Damlanur'un ölümü 2,5 yıl sonra yeniden soruşturuldu: 7 şüpheli gözaltında

Van'ın Başkale ilçesinde yaklaşık 2,5 yıl önce hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan'ın ölümüyle ilgili soruşturmada dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Amcasının evinde Kalaşnikof tüfekle vurulmuş halde bulunan Sarihan'ın ölümünün ilk aşamada intihar olduğu değerlendirilirken, dosyanın yeniden incelenmesiyle farklı bulgulara ulaşıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında dosya yeniden ele alındı. Yapılan incelemelerde olayın intihar olmayabileceğine yönelik değerlendirmeler güçlenirken, soruşturma "kasten öldürme" şüphesi doğrultusunda derinleştirildi. Damlanur iki mermiyle vurulmuştu Olay, 10 Ocak 2024 tarihinde Başkale'de meydana geldi. Damlanur Sarihan'ın amcası F.S.'nin evinde intihar ettiği yönündeki ihbar üzerine ekipler adrese sevk edildi. Yapılan ilk incelemede, 14 yaşındaki Damlanur'un karnından iki mermiyle vurulduğu ve olay yerinde bir Kalaşnikof tüfeğin bulunduğu belirlendi. Olayın ardından Başkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Silah üzerinde gerçekleştirilen incelemede parmak izine rastlanmaması da dosyadaki önemli bulgular arasında yer aldı. Soruşturmadaki yeni bulgular dikkat çekti Dosyanın yeniden incelenmesi sırasında çok sayıda bilgi ve delil birlikte değerlendirildi. Soruşturma kapsamında gizli tanık beyanları, aile bireylerinin ifadelerindeki çelişkiler, olay sonrası iletişim kayıtları ve olayda kullanılan silahın özellikleri mercek altına alındı. İncelemelerde şüphelilerden S.S.'nin el svaplarında atış artığı tespit edildiği bildirildi. Ayrıca kullanılan Kalaşnikof tüfeğin olayın intihar şeklinde gerçekleştiği iddiasıyla bağdaşmadığı yönündeki değerlendirmeler de soruşturmanın seyrini değiştirdi. Olay yerindeki incelemelerde ise Damlanur'un bulunduğu odadaki yatağın dağınık olduğu, dolaptaki bazı eşyaların yere saçıldığı ve kıyafetlerin düzensiz şekilde bulunduğu belirlendi. Telefon kayıtları da soruşturmaya dahil edildi Damlanur'un telefonunda yapılan incelemede, olaydan yaklaşık 36 gün önce erkek arkadaşı olduğu belirtilen S.Y. ile yaptığı yazışmalarda intihar edeceğine yönelik ifadelerin bulunduğu tespit edildi. S.Y.'nin ifadesine başvurulurken, söz konusu mesajlaşmalar doğrulandı. Ancak S.Y., aralarındaki sorunların daha sonra düzeldiğini ve olay günü herhangi bir problem yaşanmadığını belirtti. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında şüphelilerin olaydan sonraki iletişimleri ve hareketleri de incelemeye alındı. Cenazedeki ifadeler dosyaya girdi Soruşturma dosyasına, Damlanur'un cenaze töreninde aile bireylerinin sarf ettiği bazı sözlerin de girdiği öğrenildi. Anne B.S.'nin cenaze sırasında bazı aile bireylerine yönelik suçlayıcı ifadeler kullandığı, amcalardan F.S. ile S.S. arasında da olay sonrasında dikkat çeken konuşmalar yaşandığı belirtildi. Bu ifadeler, diğer delillerle birlikte soruşturma kapsamında değerlendirildi. Gizli tanıkların ifadeleri soruşturmayı derinleştirdi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmaları sonrasında dosya yeniden mercek altına alındı. Dosyaya kazandırılan gizli tanıkların, Damlanur'un ölümünün intihar değil cinayet olabileceğine yönelik iddialarda bulunduğu bildirildi. Aile bireylerinin çelişkili ifadeleri, atış artığı bulgusu, silah üzerindeki parmak izi incelemesi ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek soruşturmanın kapsamı genişletildi. 3 ilde eş zamanlı operasyon Soruşturma kapsamında şüphelilerin iletişim kayıtları ve bağlantıları da incelendi. Amca S.S. ile yakın akraba E.S. arasında olay sonrasında iletişim kurulduğu, E.S.'nin ise ailesiyle birlikte köyden ayrıldığı yönündeki tespitler dosyaya dahil edildi. Elde edilen bulguların ardından 7 Ağustos 2026'da Van, Hakkari ve Tekirdağ'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda S.S. Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde, İ.E. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, F.S., N.S., E.S., K.S. ve suça sürüklenen çocuk Z.S. ise Van'ın Başkale ilçesinde gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Damlanur Sarihan'ın ölümüyle ilgili soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği, gözaltındaki şüphelilerin ifadeleri ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda adli sürecin şekilleneceği bildirildi.

Bursa’da şüpheli kadın ölümü: Buse Taşer evinde silahla vurulmuş halde bulundu Haber

Bursa’da şüpheli kadın ölümü: Buse Taşer evinde silahla vurulmuş halde bulundu

Bursa’da yaşanan şüpheli ölüm olayı, Nilüfer ilçesi Beşevler Mahallesi’nde meydana geldi. Beşevler Caddesi üzerindeki bir adresten gelen ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin eve gelmesiyle birlikte yapılan ilk incelemede, Buse Taşer’in hayatını kaybettiği belirlendi. Göğsünden vurulmuş halde bulundu Edinilen bilgilere göre, Buse Taşer’in silahla göğsünden vurulduğu ve olayın üzerinden bir süre geçtikten sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulduğu öğrenildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç kadının yaşamını yitirdiği tespit edilirken, olayın meydana geldiği evde detaylı inceleme başlatıldı. Olay sırasında Buse Taşer’in çocuklarının da evde bulunduğu bilgisi edinildi. Yaşanan gelişme mahallede büyük üzüntü ve şaşkınlığa neden oldu. Erkek arkadaşı gözaltına alındı Polis ekipleri olayın ardından çalışma başlattı. Yapılan ilk incelemeler kapsamında, Buse Taşer’in erkek arkadaşı olduğu değerlendirilen ve kendisine ait olduğu belirtilen silahla olay yerinde bulunan bir kişi gözaltına alındı. Şüphelinin ifadesine başvurulurken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Olay yeri inceleme ekipleri çalışma yaptı Cumhuriyet savcısı ve Olay Yeri İnceleme ekipleri, evde uzun süre inceleme gerçekleştirdi. Ekipler tarafından yapılan çalışmalar kapsamında olay yerindeki deliller toplandı. İncelemelerin tamamlanmasının ardından Buse Taşer’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Otopsi işlemlerinin ardından genç kadının ölüm şekline ilişkin daha net bilgilerin ortaya çıkması bekleniyor. Yakınları sinir krizi geçirdi Acı haberi alan Buse Taşer’in yakınları olay yerine geldi. Genç kadının hayatını kaybettiğini öğrenen bazı yakınlarının sinir krizi geçirdiği görüldü. Yaşanan acı anlar çevrede bulunan vatandaşlar tarafından da görüntülendi. Bazı yakınları ise Buse Taşer’in bir süredir psikolojik sorunlar yaşadığını ileri sürdü. Ancak bu iddiaların soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Ölüm nedeni soruşturma sonucunda netleşecek Polis ekipleri, Buse Taşer’in ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğunu belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Olay yerindeki deliller, tanık ifadeleri ve adli tıp incelemesinden çıkacak sonuçların soruşturmanın seyrini belirlemesi bekleniyor. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, olayın tüm detaylarının ortaya çıkarılması için çalışmalar devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.