Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Insani Yardım

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Insani Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insani Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD açıkladı:  İsrail-Lübnan 3. tur görüşmeleri 14-15 Mayıs'ta düzenlenecek Haber

ABD açıkladı: İsrail-Lübnan 3. tur görüşmeleri 14-15 Mayıs'ta düzenlenecek

Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, İsrail-Lübnan görüşmelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Pigott, "Amerika Birleşik Devletleri, 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde, İsrail ve Lübnan hükümetleri arasında iki gün sürecek yoğun görüşmelere ev sahipliği yapacak." ifadesini kullandı. İki ülkenin endişelerinin somut bir şekilde ele alınacağına ve Lübnan'daki Hizbullah etkisinin sona erdirilmesine yönelik sürecin görüşüleceğine işaret eden Pigott, "Görüşmeler, kalıcı barış ve güvenlik düzenlemeleri, Lübnan topraklarında Lübnan egemenliğinin tam olarak yeniden tesis edilmesi, sınırların belirlenmesi ve Lübnan'da insani yardım ve yeniden inşa için somut yolların oluşturulması için bir çerçeve oluşturacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Pigott, ABD'nin her iki ülkeyle yakın temas halinde olmaya devam edeceğinin altı çizdi. İsrail ile Lübnan arasında başlayan görüşmeler İsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti. ABD Dışişleri Bakanlığında düzenlenen ilk toplantı, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti. Görüşmelere, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti. Öte yandan Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor. Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri "kanın durdurulması ve kalıcı çözüm" için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları "teslimiyet" şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.

Mardin İHH'nin yeni yerine dualı açılış! Haber

Mardin İHH'nin yeni yerine dualı açılış!

Açılış programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Manevi atmosferin hâkim olduğu törende, katılımcılar tilaveti dikkatle dinledi. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Programda ilk olarak Mardin Valisi Vekili İbrahim Engin Şenay söz aldı. Şenay konuşmasında, sivil toplum kuruluşlarının toplumdaki önemine dikkat çekerek, İHH’nın hem yurt içinde hem de yurt dışında yürüttüğü insani yardım faaliyetlerinin takdire şayan olduğunu ifade etti. Yardımlaşma ve dayanışma kültürünün güçlendirilmesinde bu tür kuruluşların önemli rol üstlendiğini belirten Şenay, yeni hizmet ofisinin hayırlı olmasını temenni etti. Daha sonra İHH Bölge Koordinatörü Fatih Gök konuşma yaptı. Gök, İHH’nın yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi vererek, özellikle ihtiyaç sahiplerine yönelik gerçekleştirilen projelerin artarak devam edeceğini söyledi. Yeni açılan hizmet ofisinin, Mardin’deki faaliyetlerin daha etkin ve hızlı yürütülmesine katkı sağlayacağını dile getirdi. Konuşmaların ardından İl Müftüsü Enver Türkmen tarafından dua edildi. Yapılan duada, açılışı gerçekleştirilen hizmet ofisinin hayırlara vesile olması temennisinde bulunuldu. Duanın ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi ve İHH Mardin Şubesi’nin yeni hizmet ofisi resmen hizmete girdi. Programın devamında İHH İl Başkanı Hamdullah Aşar, törene katılan davetlilere vakfın çalışmaları hakkında detaylı bilgiler verdi. Aşar, İHH’nın Mardin’de yürüttüğü yardım faaliyetleri, sosyal projeler ve insani destek çalışmaları hakkında bilgi paylaşarak, destek veren herkese teşekkür etti. Program sonunda Sumud Filosuna katılarak İsrail tarafından korsan bir şekilde kaçırıldıktan sonra Mardin'e dönen İHH yöneticisi Mehmet Atlı'da filoda yaşanılanları anlattı. Yeni hizmet ofisinin açılmasıyla birlikte İHH Mardin Şubesi’nin bölgedeki faaliyetlerini daha geniş kitlelere ulaştırması ve ihtiyaç sahiplerine daha hızlı destek sağlaması hedefleniyor. Tören, katılımcıların ofisi gezmesi ve yapılan ikramlarla sona erdi.

Rusya, Moskova'da düzenlenen bir dizi terör saldırısını engelledi. Haber

Rusya, Moskova'da düzenlenen bir dizi terör saldırısını engelledi.

FSB'ye göre, ajans Ukrayna istihbarat teşkilatlarının Moskova'daki kritik altyapıyı, yetkilileri, askeri personeli ve kolluk kuvvetlerini hedef alan sabotaj operasyonları planladığına dair bilgi aldı. Rusya İçişleri Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar da dahil olmak üzere güvenlik güçleri, bu duruma karşılık olarak yüksek alarma geçirildi. FSB ayrıca, Moskova merkezli bir şirketten optik insansız hava araçları satın alma girişimini engellediğini açıkladı. 20 kg'a kadar yük taşıyabilen bu cihazların, anlaşma gerçekleşirse saldırılarda kullanılmak üzere patlayıcılarla donatılması amaçlanmıştı. FSB güçleri terör planına karışan kişileri tutukladı. Bir diğer gelişmede, ajans, ısıtmalı ayakkabı tabanlığı kılığında gizlenmiş 504 adet el yapımı patlayıcı cihazdan oluşan bir sevkiyatı ele geçirdiğini duyurdu. Polonya'dan Belarus üzerinden taşınan sevkiyatın, insani yardım kılıfı altında özel operasyon bölgesine gönderilmesi amaçlanmıştı. 1994 doğumlu yabancı uyruklu bir kişi, bu kaçakçılık şebekesiyle ilgili suçlamalarla tutuklandı. FSB'ye göre, kendisine Moskova'daki bir lojistik şirketi aracılığıyla malları teslim alma talimatı verilmişti. Uzmanlar, her bir cihazın yaklaşık 1,5 gram TNT'ye eşdeğer miktarda patlayıcı içerdiğini ve bir güç kaynağına bağlandığında patlayarak kullanıcıya zarar verebileceğini belirledi. FSB, patlayıcıların elektrikli ev aletleri, kozmetik ürünler, elektronik aksesuarlar veya dini eşyalar gibi çeşitli günlük eşyalar kılığında gizlenebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Kurum, halkı dikkatli olmaya ve olağandışı bir faaliyet fark etmeleri veya kişisel bilgilerinin tehlikeye girdiğinden şüphelenmeleri durumunda yetkililerle iletişime geçmeye çağırıyor.

Duran: Türkiye, diyalog kanallarını açık tutmaya devam etmektedir Haber

Duran: Türkiye, diyalog kanallarını açık tutmaya devam etmektedir

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul’da uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle buluştu. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde gazetecilerin üstlendiği sorumluluğa dikkat çeken Duran, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin zayıfladığını ve çok kutuplu bir yapının şekillendiğini belirtti. Türkiye'nin uluslararası sistemin çözüm kapasitesine yönelik eleştirilerini hatırlatan Duran, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın defalarca ifade ettiği gibi uluslararası sistemin küresel ölçekte sorunları çözme kapasitesi gittikçe zayıflamaktadır." dedi. Teknolojik dönüşüme ilişkin konuşan Duran, “Bugün iklim konuları, gıda güvenliği meselesi, teknolojik dönüşümün hayatımıza kattığı fırsatlar kadar riskler de geleneksel küresel sorunların yanına eklenmiş bulunuyor. Küresel olarak bu fotoğrafı çekebilmek için gazetecilerin çalışmaları, haberleri, katkıları en büyük delil olarak önümüzde duruyor” diye konuştu. Duran, Türkiye'nin dış politika ilkelerine ve sahadaki etkinliğine dair şunları kaydetti: “Rusya-Ukrayna savaşında Karadeniz Tahıl Girişimi’ne sağladığımız katkıdan İsrail’in soykırımına uğrayan Gazze’de ateşkes ve insani yardım çabalarına, Suriye’de istikrarın tesisi için verilen destekten Afrika’daki ara buluculuk girişimlerine ve Kafkasya’daki Karabağ işgalinin sonlandırılmasına kadar pek çok alanda barış ve istikrarı önceleyen ilkesel bir dış politika yürütüyoruz. Türkiye, diplomatik kapasitesini sahadaki tecrübesiyle birleştiren bütüncül bir devlet aklı ortaya koymaktadır” Dezenformasyonla mücadelenin önemine de değinen Duran, Türkiye Yüzyılı’nın bir parçası olan "İletişimin Yüzyılı" ideali çerçevesinde, uluslararası medya ile sağlıklı bir etkileşim sürdürmeye kararlı olduklarını belirtti.

MSB: Suriye’deki güvenlik ve istikrarı yakından takip ediyoruz Haber

MSB: Suriye’deki güvenlik ve istikrarı yakından takip ediyoruz

MSB, Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması açısından kritik önemde olan 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatlarına uymayan SDG’nin, 15 gün süreyle uzatılan ateşkesi tacizleriyle ihlal etmeyi sürdürdüğünü bildirdi. Bakanlık, bu durumun entegrasyon sürecini olumsuz etkilediğini vurguladı. Açıklamada, Suriye Hükümetinin bölgede insani yardım koridoru açmasının memnuniyet verici bir gelişme olduğu belirtildi. MSB, “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesi doğrultusunda, Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesine ve savunma kapasitesinin artırılmasına destek vermeye kararlılıkla devam edecektir” ifadelerine yer verdi. MSB: Terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerimiz kararlılıkla sürüyor Türk Silahlı Kuvvetleri, 1826’da İstanbul’da kurulan “Muzika-i Hümayun”un 200. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Armoni Mızıkası Komutanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, hudut güvenliği, terörle mücadele, savunma sanayi projeleri ve uluslararası iş birliği faaliyetlerini detaylı olarak açıkladı. Toplantıda TSK’nın son bir haftadaki faaliyetleri aktarıldı. Açıklamaya göre, 4 PKK’lı terörist teslim olurken, Suriye harekat alanlarında toplam 753 kilometre tünel imha edildi. Tel Rıfat bölgesinde 302 kilometre, Menbic bölgesinde ise 451 kilometre tünelin yok edildiği bildirildi. Hudut güvenliği kapsamında ise 7 gün 24 saat esasına göre yürütülen denetimlerde, yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 173 kişi yakalandı, 876 kişi ise hududu geçemeden engellendi. Yıl genelinde yakalanan kişi sayısı 519, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı 4 bin 404 olarak kaydedildiği ifade edildi. Bakanlık, TSK’nın bölgesel ve küresel iş birliği faaliyetlerini de aktardı. Açıklamaya göre, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu bünyesindeki “Sınır Güvenliği Müşterek Teknik Koordinasyon Ekibi”, 26-31 Ocak tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret ederek sınır güvenliği, yasa dışı göç ve kaçakçılıkla mücadele konularında tecrübe aktardı. Ayrıca sınır güvenliği fiziki emniyet sistemleri hakkında yetkin savunma sanayi firmaları ziyaret edildiği bildirildi. Diplomatik temaslar kapsamında, Cumhurbaşkanı’nın Nijerya ve Özbekistan cumhurbaşkanlarıyla yaptığı görüşmelere refakat edildiği, 27 Ocak’ta Portekiz Savunma Bakanı ve Savunma Sanayii Başkanının katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirilen “Portekiz Deniz Kuvvetleri Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Kızağa Koyma Töreni”ne iştirak edildiği ifade edildi. 27-28 Ocak’ta ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM), Fransa Genelkurmay Başkanı ve Suriye Arap Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı ile ikili görüşmeler gerçekleştirildiği, Birleşik Arap Emirlikleri Kara Kuvvetleri Komutanının TSK tarafından Ankara’da ağırlanarak iş birliği konularının ele alındığı aktarıldı. Bakanlık tarafından Savunma sanayisinde ise ASFAT ana yükleniciliğinde İstanbul Tersanesi’nde inşa edilen Pakistan MİLGEM projesinin ikinci gemisi Khaibar’ın operasyonel hazırlık eğitimlerinin devam ettiği açıklandı.

Gazze’de Ateşkesten Sonra Derinleşen Sessizlik Haber

Gazze’de Ateşkesten Sonra Derinleşen Sessizlik

“Gazze’de Her Şey En Ağır Haliyle Devam Ediyor” Küresel kriz alanlarının derinleştiği bir dönemde, insani yardım diplomasisi artık yalnızca yardım ulaştırmakla sınırlı olmayan; sahada varlık gösteren, kamuoyu oluşturan ve uluslararası vicdanı diri tutan stratejik bir güç alanına dönüşmüş durumda. Türkiye, bu alanda devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte en etkin ülkelerden biri olarak öne çıkarken, Deniz Feneri Derneği Gazze’de yürüttüğü kesintisiz faaliyetlerle bu kapasitenin sahadaki en güçlü temsilcilerinden biri konumunda… Dernek, Gazze’de Kuzey, Orta ve Güney bölgelerinde konuşlanmış 550 kişilik gönüllü ve uzman saha ekibiyle insani yardım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Buna ek olarak, olası enkaz, bombardıman ve afet senaryolarına karşı 100 kişilik profesyonel arama–kurtarma ekibi bölgede aktif görev yapıyor. Gazze’de Ateşkesten Sonra Derinleşen Sessizlik Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz, ateşkes söylemlerinin sahadaki gerçekliği değiştirmediğine dikkat çekiyor. Uluslararası kamuoyunun ilgisinin azalmasıyla birlikte yardımların da ciddi biçimde düştüğünü vurgulayan Cengiz, Gazze’de yaşam mücadelesinin tüm ağırlığıyla sürdüğünü belirtiyor: “Gazze’nin büyük bir bölümü günde tek öğünle hayatta kalmaya çalışıyor. Kapılar açılsa, Türkiye sivil toplum kapasitesiyle Gazze’nin gıda ihtiyacını çok kısa sürede karşılayabilir. Sorun imkân değil, erişimdir.” Cengiz’e göre Gazze bugün yalnızca bir kriz alanı değil; küresel vicdanın sınandığı bir merkez hâline gelmiş durumda. Deniz Feneri’nin Gazze Operasyon Modeli Gazze’de insani yardım yürütmek, klasik yardım yöntemlerinin ötesinde bir kriz yönetimi, diplomasi ve saha koordinasyonu gerektiriyor. Deniz Feneri bu süreci iki temel yöntemle sürdürüyor: 1. İçeriden Satın Alma Modeli İsrail’in uyguladığı keyfi kısıtlamalar nedeniyle dışarıdan gönderilen yardım tırlarının bölgeye girişi büyük ölçüde engelleniyor. Bu nedenle Deniz Feneri, Gazze içindeki tedarik zincirlerini kullanarak yerel satın alma yoluyla gıda ve temel ihtiyaç maddelerini doğrudan halka ulaştırıyor. Bu yöntem hem yardım sürekliliğini sağlıyor hem de yerel ekonomiye sınırlı da olsa nefes aldırıyor. 2. Uluslararası Baskıya Rağmen Sevkiyat Türkiye’den hazırlanan yardımların Gazze’ye ulaştırılması için diplomatik girişimler, uluslararası STK iş birlikleri ve çok katmanlı lojistik planlamalar eş zamanlı yürütülüyor. Sahadan Gelen Güncel Rakamlar: Gazze’de Dev Bir İnsani Operasyon Deniz Feneri Derneği’nin 07 Aralık 2023 – 25 Ocak 2026 tarihleri arasında Gazze’de yürüttüğü çalışmaların güncel verileri, sahadaki varlığın boyutunu net şekilde ortaya koyuyor: 16 aşevi aracılığıyla 6 milyon 350 bin kişiye sıcak yemekGünlük ortalama 45 bin 500 öğün yemek dağıtımı7 aktif su kuyusuTankerlerle 2 milyon 485 bin kişiye içme suyuToplam 1.040 çadır tedariki550 çadırın doğrudan ailelere ulaştırılmasıKuzey ve Güney Gazze’de iki kamp alanı kurulumu40 çadır okul201 öğretmen, 6000 öğrenciÖğrencilere günlük sıcak yemek, kırtasiye, kıyafet ve psikososyal destekEl Vefa Hastanesi iş birliğiyle aylık 7.000’den fazla hastaya sağlık hizmetiMobil sağlık ekipleriyle aylık 1.500 kişiye sahada tedaviToplam 110 tır insani yardım15 tır gıda kolisi, 7 tır un, 2 tır hijyen paketi2.000 çocuğa giyim desteği4.000 kişiye zekât, fitre ve fidye1.500 aileye bayram yardımı, 500 çocukla bayramlaşma100 kişilik aktif arama–kurtarma ekibi Bu rakamlar, Gazze’de bir sivil toplum kuruluşu tarafından yürütülen en kapsamlı ve sürekli insani yardım operasyonlarından biri olarak kayda geçiyor. “Gazze’de Her Şey En Ağır Haliyle Devam Ediyor” Mehmet Cengiz’in sahadaki gözlemleri, rakamların ötesinde insani tabloyu gözler önüne seriyor: Çadır kuracak alanlar tükenmiş durumda.Elektrik, yakıt ve temiz su yok denecek kadar sınırlı.Çocuklar temel gıdaya erişmekte zorlanıyor.Aileler yıkılmış binaların gölgesinde hayatta kalmaya çalışıyor. Deniz Feneri, tüm bu şartlara rağmen saha kapasitesini artırarak çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası İmaj Çöküşü ve Türkiye’nin Rolü Cengiz’e göre, 7 Ekim sonrası süreç İsrail’in uluslararası meşruiyet algısını derinden sarstı: “İnsani yardımı dahi engelleyen bir yapı, kendi yüz yıllık imajını kendi elleriyle yıktı.” Bu süreçte Türkiye, devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Gazze’de en etkin ve güvenilir aktör olarak öne çıkıyor. Sonuç: İnsani Yardım Bir Strateji Değil, Vicdan Meselesidir Mehmet Cengiz’in sözleriyle: “Gazze bir coğrafya değil, vicdanların sınandığı bir yerdir. O çocukların gözlerinde hâlâ umut var. Bu umut, bizim dayanışmamız sürdükçe yaşayacak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.