Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Insan Hakları

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Insan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP Lideri Devlet Bahçeli : "Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" Haber

MHP Lideri Devlet Bahçeli : "Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır"

MHP lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Terörsüz Türkiye süreci hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle 'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz Bölge' hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır" diye konuştu. Terörsüz Türkiye sürecinin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmenin TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisi olduğunu dile getiren Bahçeli, "Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir. Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki, sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir. ‘Terörsüz Türkiye’ ile ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır" dedi. "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur" Milli birlik ve kardeşlik duygusunu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanların tarihin uçuruma yakın yerinde durduğunu söyleyen Bahçeli, "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır" ifadelerini kullandı. "Bize düşen, PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir" 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan çağrının 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığı bulduğunu ve çok önemli bir etabın böylelikle geçildiğinin altını çizen Bahçeli, "Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım. PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmış ve herkes somut gelişmeleri benimsemiştir. Türkiye’de olduğu gibi, Suriye’de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır" diye konuştu. "Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulmasını, Ahmet Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesini hüsran verici bir hezeyan olarak niteleyen Bahçeli, "Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. ‘HTŞ’ye kravat takmakla olmaz’ demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et. CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi. "ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır" ABD’nin silaha ve zora dayalı müdahalelerinin sömürüye ve yayılmaya dayalı mütecaviz taleplerinin bağımsız devletlerin egemen eşitliklerini tartışmaya açacak noktaya kadar geldiğini ifade eden Bahçeli, "Venezuela’dan sonra, İsrail’in tahrik ve tacizleriyle ABD’nin İran’a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece komşu ülke İran ve bölgemiz için değil dünyanın tamamını yakıcı şekilde etkileyecek asal bir tehlikedir. İran’a askeri hareket yoluyla sözde ılımlı, gerçekte zincirlenmiş ve devşirilmiş köstebek liderleri işbaşına getirme senaryosu çok vahim sonuçları peş peşe tetikleyecektir. Venezuela’dan sonra sırayı İran’ın alması felaketlere açık davetiye çıkarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir. Siyonizm’in dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır. Böylesine bir hak ve yetki hiçbir ülkenin uhdesinde değildir" şeklinde konuştu. "Epstein belgelerinin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur" Epstein belgeleri hakkında konuşan Bahçeli, "Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür. İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır. Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lut Kavmi’ne benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın; hazza, hıza, hırsa ve dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eşanlamlıdır. Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır" ifadelerini kullandı. Konuşmasını sonunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğru bildiği yoldan ayrılmayacağını belirten Bahçeli, "Onlar Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi de Türkiye ve dünya sorunları ile uğraşmaya devam edecektir. Biz siyaseti, ‘siyaset olsun diye’ değil, milletimize ve ülkemize hizmet için yapıyoruz. Çünkü başkaları gibi ilkeleri, nezaketi, hoşgörüyü unutma lüksüne sahip değiliz. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir. Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" dedi.

ABD'de ülke çapındaki eylem günü kapsamında ICE karşıtı protestolar düzenlendi Haber

ABD'de ülke çapındaki eylem günü kapsamında ICE karşıtı protestolar düzenlendi

New York, Los Angeles, Chicago ve Washington dahil olmak üzere ABD genelindeki şehirlerde de protestolar düzenlendi ve organizatörler Amerikalıları işe ve okula gitmemeye çağırdı. Renee Good ve Alex Pretti'nin ölümleri, yerel protestoları ateşledi ve ülke çapında kamuoyunda büyük tepkiye yol açarak her iki partiden milletvekillerinden de eleştirilere neden oldu. Cuma günü erken saatlerde, ABD Adalet Bakanlığı Pretti'nin ölümüyle ilgili bir insan hakları soruşturması başlattı. 37 yaşında bir hemşire olan Pretti, eyalete geldiklerinden beri federal göçmenlik yetkilileri tarafından vurularak öldürülen ikinci Minneapolis sakiniydi. İlk kurban Renee Good, 7 Ocak'ta Göçmenlik ve Gümrük Sınır Koruma (ICE) ajanı tarafından öldürüldü. Ulusal Kapanma olarak adlandırılan protestonun organizatörleri, 30 Ocak'ta "iş yok. okul yok. alışveriş yok" ve "ICE'ye fon sağlamayı durdurma" çağrısında bulundu. Grubun internet sitesine göre, eylem Pretti ve Good'un yanı sıra, Eylül 2025'te bir ICE ajanı tarafından vurularak öldürülen Silverio Villegas-Gonzales de dahil olmak üzere ICE tarafından öldürülen diğer kişilerin ölümlerini protesto etmek amacıyla yapıldı. Protestocular, Minneapolis'in güneyindeki donmuş bir gölün üzerinde "SOS" harflerini oluştururken, bir grup da ABD Anayasası'nın Giriş bölümünün büyük ölçekli bir kopyasını taşıyarak sokaklarda yürüdü. Şarkıcı Bruce Springsteen de şehirdeki bir konserde Pretti ve Good'un anısına yeni çıkan "Streets of Minneapolis" adlı şarkısını seslendirdi.

Çin’den İran’ın egemenliğine saygı çağrısı Haber

Çin’den İran’ın egemenliğine saygı çağrısı

Çin’in BM Cenevre Ofisi’ndeki temsilcisi Jia Guide, İran’da meydana gelen olayların ülkenin iç işi olduğunu belirterek, insan hakları bahanesiyle diğer ülkelerin iç işlerine karışılmasına karşı olduklarını söyledi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde dün düzenlenen özel toplantıda, İran’daki insan hakları durumu ele alındı. Çin’in BM Cenevre Ofisi ve İsviçre’deki diğer uluslararası örgütler nezdindeki Daimi Temsilcisi Jia Guide, toplantıda yaptığı konuşmada, her ülkenin insan haklarını bağımsız şekilde geliştirme yolunu seçme hakkına sahip olduğuna dikkat çekerek, Çin’in insan hakları bahanesiyle diğer ülkelerin iç işlerine karışma, belirli ülkelere yönelik insan hakları mekanizmaları dayatma ve insan hakları konusunda çifte standart uygulama girişimlerine karşı çıktığını belirtti. Çinli temsilci Jia Guide, İran’da meydana gelen olayların bu ülkenin iç işi olduğunu ve kararın İran halkı tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı. Çin’in öteden beri BM Şartı’nın amaç ve ilkeleri ile uluslararası hukuka sadık kalınmasından yana olduğunu ifade eden Jia, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına veya kullanma tehdidinde bulunmaya karşı çıktıklarını dile getirdi. Jia Guide, uluslararası toplumun İran’ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme temelinde, İran hükümeti ve halkını zorlukların üstesinden gelerek, ulusal istikrarın ve meşru hak ve çıkarlarının korunmasında desteklemesi çağrısında bulundu. Çinli temsilci, ilgili anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesini temenni ettiklerini ve bu konuda yapıcı rol oynamaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.

Filipinli gazeteci terörizmi finanse etmekten en az 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı Haber

Filipinli gazeteci terörizmi finanse etmekten en az 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı

İnsan hakları grupları, suçlamaların uydurma olduğunu ve Cumpio'nun polis ve orduyu eleştiren haberleri nedeniyle “kırmızı etiketli” (devrimci olarak etiketlenmiş) olduğunu söylemişti. Gözlemciler, gazetecilere ve aktivistlere kırmızı etiketleme uygulamasının, 2016'dan 2022'ye kadar uyuşturucuya karşı kanlı bir savaş yürüten Rodrigo Duterte'nin başkanlığı döneminde yoğunlaştığını söylüyor. Perşembe günü, altı yıl hapis yattıktan sonra, Cumpio yasadışı ateşli silah ve patlayıcı bulundurma suçlamalarından beraat etti, ancak terörizmi finanse etme suçundan mahkum edildi. 12 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya. Eski oda arkadaşı Marielle Domequil de aynı şekilde mahkum edildi ve aynı cezaya çarptırıldı. Cumpio'nun avukatlarından Avukat Josa Deinla, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Ülke genelinde hâlâ terörizmin finansmanıyla ilgili, bence uydurma olan birçok dava varken, bu mahkumiyetin sonuçlarından derin endişe duyuyoruz" dedi. "Üzücü gerçek şu ki, bu karar topluluk gazeteciliği için vahim sonuçlar doğuruyor, çünkü özellikle kırsal kesimde, en yoksul insanların yaşadığı yerlerdeki koşulları gerçekten gün yüzüne çıkaranlar, baskın medya kuruluşlarına ait olmayan, kenarda kalan topluluk gazetecileridir." Tutuklanmadan önce Cumpio, eski yöneticisi olduğu Eastern Vista haber sitesi için yazdığı makaleler ve Aksyon Radyo-Tacloban DYVL radyo istasyonunda sunduğu program aracılığıyla Filipinler'in Doğu Visayas bölgesindeki askeri ve polis güçlerinin yaptığı suistimalleri düzenli olarak haberleştiriyordu. Gazetecileri Koruma Komitesi Asya-Pasifik Direktörü Beh Lih Yi, Perşembe günkü mahkeme kararını kınadı. Filipinler Uluslararası Radyo ve Televizyon Kadınları Birliği de mahkumiyetin ardından bir açıklama yayınlayarak bunu "devlet destekli bir susturma eylemi" olarak nitelendirdi. Açıklamada, "Frenchie Mae'nin terör finansmanı suçundan mahkum edilmesi, iktidara karşı gerçeği söylemeye cesaret eden kadınların susturulmasını meşrulaştırmayı amaçlayan bir rezalettir ve medyada çalışan kadınlardan oluşan topluluğumuzdaki kız kardeşleri, tamamen aklanana ve adı bu temelsiz suçlamalardan temize çıkana kadar durmayacaklardır" denildi. "Bu, ürkütücü bir mesaj veriyor: yoksulların mücadelelerini belgelemek artık cezalandırılabilir bir suç haline geldi." Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verilerine göre Filipinler, gazeteciler için en tehlikeli ülkelerden biri.

Hamaney, protestocuların Trump'ı memnun etmeye çalışan vandallar olduğunu söyledi Haber

Hamaney, protestocuların Trump'ı memnun etmeye çalışan vandallar olduğunu söyledi

İran ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne bir mektup göndererek, protestoları "şiddetli yıkıcı eylemlere ve yaygın vandalizme" dönüştürmekle ABD'yi suçladı. Bu arada Trump, İran'ın "büyük bir sıkıntı içinde" olduğunu söyledi. 13. gününde olan protestolar, ekonomi nedeniyle patlak verdi ve yılların en büyük protestolarına dönüştü; bu da İslam Cumhuriyeti'nin sona ermesi ve bazı kesimlerin monarşinin yeniden kurulması çağrılarına yol açtı. İnsan hakları gruplarına göre en az 48 protestocu ve 14 güvenlik görevlisi öldürüldü. Trump, Cuma günü Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, "Onları en çok acı veren yerlerinden çok sert vuracağız" dedi ve yönetiminin İran'daki durumu dikkatle izlediğini ve ABD'nin herhangi bir müdahalesinin "kara birliklerinin" varlığı anlamına gelmediğini ekledi. "Bana öyle geliyor ki, halk birkaç hafta önce kimsenin gerçekten mümkün olduğunu düşünmediği bazı şehirleri ele geçiriyor." dedi. Hamaney, Cuma günü televizyonda yayınlanan bir konuşmada meydan okuyucu tavrını korudu. 86 yaşındaki Hameney, "Herkes bilsin ki, İslam Cumhuriyeti yüz binlerce şerefli insanın kanıyla iktidara geldi ve bunu inkar edenlerin karşısında geri adım atmayacak." dedi. Daha sonra, destekçilerinin bir araya geldiği ve devlet televizyonunda yayınlanan bir konuşmada Hameney, İran'ın "yıkıcı unsurlarla mücadele etmekten kaçınmayacağını" söyleyerek tavrını daha da sertleştirdi. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 28 Aralık'ta başlayan protestolardan bu yana, öldürülen 48 protestocuya ek olarak 2 bin 277'den fazla kişinin de tutuklandığını bildirdi. Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO), aralarında dokuz çocuğun da bulunduğu en az 51 protestocunun öldürüldüğünü söyledi.

Venezuela, ''barışı pekiştirmek'' için siyasi tutukluları serbest bırakmaya başladı Haber

Venezuela, ''barışı pekiştirmek'' için siyasi tutukluları serbest bırakmaya başladı

Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı ve geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez'in kardeşi Jorge Rodríguez, bu adımın "cumhuriyette barışı ve herkes arasında barış içinde bir arada yaşamayı pekiştirme konusundaki sarsılmaz kararımızı yeniden teyit etmek için tek taraflı bir jest" olduğunu söyledi. Venezuela muhalefet lideri María Corina Machado, bu adımı "adaletsizliğin" ülkede galip gelmeyeceğini gösterdiğini söyleyerek karşıladı. Sosyal medyada yayınlanan bir sesli mesajda, "Bu önemli bir gün çünkü her zaman bildiğimiz şeyi gösteriyor: adaletsizlik sonsuza dek sürmez ve gerçek, yaralanmış olsa bile, sonunda yolunu bulur" dedi. Muhalefet açıklamasında, eski muhalefet adayı Enrique Márquez'in de hapisten çıkanlar arasında olduğu belirtildi. Yerel bir gazetecinin kendisini ve eşini, ayrıca serbest bırakılan bir diğer muhalefet üyesi Biagio Pilieri'yi de içeren bir videoda Márquez, "Artık her şey bitti" dedi. İspanya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, biri çifte vatandaşlığa sahip olmak üzere beş İspanyol vatandaşının serbest bırakıldığını doğruladı ve bu kişilerin "Caracas'taki büyükelçiliğimizin yardımıyla İspanya'ya seyahat etmeye hazırlandıklarını" belirtti. Bakanlık, "Venezuela halkıyla kardeşçe ilişkiler sürdüren İspanya, bu kararı Venezuela'nın girdiği yeni aşamada olumlu bir adım olarak görüyor" dedi. İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, kamu yayın kuruluşu RNE'ye yaptığı açıklamada, çifte vatandaşlığa sahip kişinin, Şubat 2024'te gözaltına alınan ve rejim tarafından Maduro'ya suikast düzenleme planıyla bağlantılı olarak vatana ihanet, komplo ve terörizmle suçlanan İspanyol-Venezuelalı avukat, aktivist ve insan hakları savunucusu Rocío San Miguel olduğunu söyledi. Venezuela'nın açıklamasından önce, tahminler ülkede 40'tan fazla yabancı uyruklunun gözaltında tutulduğunu gösteriyordu; bunların arasında yaklaşık 20 İspanyol ve beş ABD vatandaşı bulunuyordu. Bunlardan biri de Aralık ayında kaybolan ve Caracas'taki askeri karşı istihbarat karargahında tutulan 28 yaşındaki James Luckey-Lange idi. Salı günü Donald Trump, ayrıntı vermeden, Venezuela'nın "Caracas'ın ortasında kapattıkları bir işkence odası" olduğunu söyledi. Son günlerde, 1956'da avangard bir alışveriş merkezi olarak açılan ve daha sonra Chavismo döneminde hapishane ve işkence yeri haline getirilen ikonik yapı Helicoide de la Roca Tarpeya üzerinde spekülasyonlar yoğunlaştı.

İran ve Rojhilat'ta gösteriler devam ediyor. 10. gününde Can kaybı 29'a yükseldi, binin üzerinde gözaltı yapıldı. Haber

İran ve Rojhilat'ta gösteriler devam ediyor. 10. gününde Can kaybı 29'a yükseldi, binin üzerinde gözaltı yapıldı.

İran ve Rojhılat kentlerinde patlak veren gösteriler 9’uncu gününü geride bırakırken 29 kişi yaşamını yitirdi, 1200’ün üzerinde gösterici gözaltına alındı. İran genelinde ekonomik kriz ve özgürlük talepleriyle başlayan gösteriler dokuzuncu gününü geride bırakırken, eylemler ülkenin dört bir yanına yayıldı. İnsan hakları örgütlerinin teyit ettiği bilgilere göre, güvenlik güçlerinin sert müdahalelerine rağmen 27 eyaletteki 88 şehirde halk sokakları terk etmedi. Eylemlerin en yoğun yaşandığı Rojhilat kentlerinde ise rejim güçleri şiddetin dozunu artırdı; gerçek mermi kullanımı sonucu bölgeden ölüm haberleri gelirken, baskı atmosferi tüm şehirlere yayılmış durumda. Doğrudan açılan ateş sonucu 29 sivil yaşamını yitirdi. Plastik mermi ve saçmalarla yaralanan yüzlerce sivilin yanı sıra, resmi kaynaklara göre 300'e yakın güvenlik görevlisi de yaralandı. İlam, Sine, Kirmanşan ve diğer Kürt kentlerinde esnafın kepenk kapatma eylemleri ve üniversite öğrencilerinin boykotları sürerken, güvenlik atmosferinin en üst seviyeye çıkarıldığı bildiriliyor. Qorveh ve Melekşahi’de ölümler var Gösterilerin dokuzuncu gününde protestocuların talepleri ekonomik sıkıntıları aşarak doğrudan rejim karşıtı sloganlara ve adalet çağrılarına dönüştü. HRANA’nın raporuna göre, ülke genelinde doğrulanan ölü sayısı 29’a yükseldi. Bu ölümlerin bir kısmı doğrudan Rojhilat kentlerinde gerçekleşti. Kürdistan eyaletine bağlı Qorveh şehrinde Saced Babayi isimli göstericinin hayatını kaybettiği doğrulandı. Ayrıca Emtedad gazetesinin yerel kaynaklara dayandırdığı habere göre, İlam eyaletine bağlı Melekşahi kentinde güvenlik güçlerinin gerçek mermi kullanması sonucu en az 3 kişi yaşamını yitirdi, 12 kişi ise yaralandı. Ülke genelinde ise son 24 saatte Merivdeşt ve Azna gibi kentlerde de güvenlik güçlerinin ateş açması sonucu Reza Moradi Abdolvand, Vahab Ghaedi, Mostafa Fallahi, Mohammad Qasem Rousta, Mansour Mokhtari ve Erfan Bozorgi isimli vatandaşların hayatını kaybettiği bildirildi. Protesto gösterilerinin olduğu yerler Baskı politikası: İnternet kesintileri ve zorla itiraflar Rejim güçleri, sokak hakimiyetini sağlamak için şiddetin yanı sıra teknolojik baskı yöntemlerini de devreye soktu. Ülke genelinde internete erişim tamamen kesilmese de, bilinçli olarak yavaşlatılarak kullanılamaz hale getirildi. Özellikle protestoların yoğun olduğu Rojhılat’ın İlam, Sine ve Kirmanşan Vilayetlerinde iletişim ağları felç edildi. Bununla birlikte, gözaltına alınan protestoculara yönelik "zorla itiraf" uygulamaları da yeniden ekranlara yansıdı. Tahran, Malard ve Parand’ın yanı sıra Rojhilat’ın Dereşar kentinde gözaltına alınan vatandaşların kamera karşısında zorla ifade verdirdiği videolar resmi medya organlarında yayınlandı. Rojhilat'ta operasyonlar ve gözaltı dalgası: 4 günde 29 kişi Sokaklardaki çatışmalar sürerken, güvenlik güçleri özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu İlam, Kirmanşan ve Loristan eyaletlerinde ev baskınlarını sıkılaştırdı. Hengaw İnsan Hakları Örgütü’nün raporuna göre, sadece 1-4 Ocak 2026 tarihleri arasında düzenlenen operasyonlarda aralarında bir çocuk, bir öğrenci ve iki kadının da bulunduğu en az 29 Kürt vatandaşı gözaltına alındı. Dokuz gündür süren eylemlerde ülke genelinde gözaltına alınanların toplam sayısının 1.203'ü aştığı belirtilirken, Rojhilat kentlerindeki gerçek sayının raporlara yansıyandan daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Plastik mermi ve saçmalarla yaralanan yüzlerce sivilin yanı sıra, resmi kaynaklara göre 300'e yakın güvenlik görevlisi de yaralandı. İlam, Sine, Kirmanşan ve diğer Kürt kentlerinde esnafın kepenk kapatma eylemleri ve üniversite öğrencilerinin boykotları sürerken, güvenlik atmosferinin en üst seviyeye çıkarıldığı bildiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.