Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iklim Krizi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Iklim Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Son 5 Yılda İklim Krizi için 3 Milyon İmza Haber

Son 5 Yılda İklim Krizi için 3 Milyon İmza

İklim krizi küresel ölçekte derinleşirken; aşırı sıcaklıklar, seller, orman yangınları ve kuraklık Türkiye’de de hayatın bir parçası haline geldi. Bilim insanları 1,5°C hedefinin risk altında olduğuna dikkat çekerken, toplumun iklim talepleri de büyüdü. Türetim Ekonomisi Derneği İklim Programı’nın 2021- 2025 Değerlendirme Raporu, vatandaşların iklim krizi mücadelesi için başlattıkları kampanyaların etkilerini ve toplanan imzaların karar alma süreçlerine yansımalarını ortaya koyuyor. 3 Milyon Vatandaş "İklim Adaleti" Dedi Rapora göre: Program süresince 550 yeni kampanya başlatıldı ve toplam 2,7 milyon imza toplandı.46 kampanya, somut etki yaratarak yerel yönetimler ve üniversitelerde politika değişikliklerine, yenilenebilir enerji çözümlerine ve afet yönetimine katkıda bulundu.Karar vericilerle yapılan 132 görüşme ve 28 imza teslimi sayesinde toplumsal talepler politika süreçlerine taşındı.700’den fazla kişi, 50’den fazla eğitimle kampanyacılık, savunuculuk ve iklim iletişimi alanlarında güçlendirildi.Sosyal medya ve iletişim çalışmalarıyla 81 milyondan fazla kişiye ulaşım sağlandı. İklim Politikalarında Toplumsal Katılımın Gücü 5 yıl boyunca bakanlıklar, milletvekilleri ve belediye başkanları ile 100’den fazla doğrudan görüşme gerçekleştirildi. Bu çalışmalar, yerel yönetimlerden üniversitelere kadar 46 farklı alanda somut politika değişikliklerini tetikledi. Kömürden çıkıştan adil dönüşüme, yerel ekoloji direnişlerinden gençlerin gelecek hakkına kadar pek çok başlıkta toplanan talepler, karar vericilerin masasına taşındı. Değişim Elçileri Programı ile Mücadele Tabana Yayılıyor İklim Programı’nın bir parçası olarak yürütülen Değişim Elçileri Programı, 2023 yılından bu yana Türkiye genelinde gençler ve kadınların iklim mücadelesinde aktif rol almasını sağladı. Program kapsamında 88 katılımcı, kampanya ve savunuculuk eğitimleri alarak kendi bölgelerinde 24 kampanya başlattı ve 100.000’den fazla imza topladı. Program, hem yerel halkın çevre taleplerinin görünür olmasına hem de Türkiye’nin iklim krizine karşı daha etkin mücadele etmesine tabandan katkı sundu. “COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ise önemli bir sorumluluk ve fırsatı birlikte getiriyor” Rapor, vatandaşların ve sivil toplumun iklim krizine karşı daha güçlü ve somut politikalar talep ettiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin 2026’da ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı), bu toplumsal talebin ulusal ve uluslararası iklim müzakerelerde dikkate alınması açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Raporun önsözünde bu sürece dikkat çeken Türetim Ekonomisi Derneği YK Başkanı Dr. Uygar Özesmi ve İklim Programı Yöneticisi Yaz Güvendi, şu değerlendirmede bulundu: “Birleşmiş Milletler’in son Ulusal Katkı Beyanı (NDC) Sentez Raporu, mevcut planların 1,5°C hedefiyle uyumlu olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Aynı dönemde Türkiye’nin güncellediği ulusal katkı beyanı da bilimsel gerekliliklerin gerisinde kaldığı gerekçesiyle eleştirildi. Önümüzdeki yıl COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ise önemli bir sorumluluk ve fırsatı birlikte getiriyor: Daha iddialı hedefler, daha şeffaf politikalar ve adil bir dönüşüm iradesi.” İnsanlar, Hayvanlar Ve Tüm Canlılar için Eko Alan Türetim Ekonomisi Derneği çatısı altında yürütülen İklim Programı, yıllardır yürüttüğü kampanyacılık ve savunuculuk destek çalışmalarını, saha deneyimi ve dayanışmayı temel alarak artık Eko Alan adıyla sürdüreceğini duyurdu.. Program Yönetici Yaz Güvendi Eko Alan’ı şöyle tarifliyor: “Eko Alan; çevre ve iklim alanındaki gelişmeleri ve politika süreçlerini izleyen, yerel mücadeleleri görünür kılan ve güçlendiren, güvenilir bilgiye erişimi kolaylaştıran bir ortak alan olarak konumlanıyor. Yerelde yürütülen mücadelelere kampanyacılık ve savunuculuk desteği sunmayı, farklı aktörler arasında dayanışmayı artırarak dijital ve sahadaki etkiyi birlikte büyütmeyi hedefliyor. İnsanlar, hayvanlar ve tüm canlılar için adil, canlandıran ve yaşanabilir bir dünya adına bu yolculuğu birlikte sürdürmek istiyoruz.”

Erdoğan: Sıfır Atık küresel hareket haline geldi Haber

Erdoğan: Sıfır Atık küresel hareket haline geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de gerçekleşen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin çevreye olan hassasiyetine ve sürdürülebilir projelere verdiği önemi vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa’da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz” dedi. Millet bahçeleri projelerine değinen Erdoğan, “81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini hizmete açtık” bilgisini paylaştı. Yerli otomobil markası Togg ve çevre projelerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli otomobil markamız Togg’u elektrikli olarak üretirken çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren her adımı ve her fikri samimiyetle destekliyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’nin önemine de değinerek, “Sıfır Atık Projesi, bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz; aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda, yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz; daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz” diye konuştu. https://twitter.com/iletisim/status/2024833623367573718 Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişenin yaklaşık dört asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları, insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursa olalım, iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. İşte bu dönemde gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfı farkında olmak ile sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmaya amaçlayan bir çevre hareketidir.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, KOP31 zirvesine ev sahipliği yapacaklarını da belirterek, “Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacağız; inşallah artık ‘söz değil, eylem zamanı’ diyeceğiz” dedi.

Her 10 Kişiden 9'u İklim Değişikliği "Var" Diyor! Haber

Her 10 Kişiden 9'u İklim Değişikliği "Var" Diyor!

İklim Haber ve KONDA Araştırma'nın "Türkiye'de İklim Değişikliği Algısı" raporuna göre, Türkiye'de her 10 kişiden 9'u iklim değişikliğinin var olduğunu belirtirken, katılımcıların %54'ü İklim Kanunu hakkında bilgisinin olmadığını ya da yetersiz olduğunu söylüyor. İklim Haber ve KONDA Araştırma, Türkiye'de kamuoyunun iklim değişikliği algısını ölçmek ve iklim krizi hakkındaki görüşlerini öğrenmek için 2018'den bu yana gerçekleştirdiği araştırmanın bu yıl sekizincisini yayımladı. Rapor, her yıl giderek derinleşen iklim krizinin Türkiye'deki etkilerine, iklim inkarcılığına, 2025'te TBMM'de kabul edilen İklim Kanunu'na, enerji tercihlerine ve orman yangınlarına odaklanıyor. Türkiye çapında 1.980 kişiyle hanelerinde görüşme yapılarak gerçekleştirilen yeni araştırmanın sonuçları, İklim Haber'in yeni yayına aldığı internet sayfasından duyuruldu. İklim inkarcılığı geçtiğimiz yıl İklim Kanunu tartışmaları esnasında, özellikle sosyal medyada, öne çıkmış ve TBMM'deki görüşmelerin durmasında etkili olmuştu. İklim Haber bunun üzerine araştırmada iklim değişikliğinin var olup olmadığına dair toplumun ne düşündüğünü anlamak için bir soru yöneltti. Çalışma sonuçlarına göre, Türkiye'de iklim değişikliğinin varlığı toplum genelinde çok güçlü bir kabule sahip. Türkiye'de her 10 kişiden 9'u iklim değişikliğinin var olduğunu belirtirken, bu kanaatin özellikle gençlerde, öğrencilerde, üniversite mezunlarında, modern yaşam tarzını benimseyenlerde daha da yaygın olduğu görülüyor. İklim değişikliği yoktur diyenlerin oranı ise %9 civarında. En Çok Tercih Edilen Enerji Kaynağı Güneş ve Rüzgar! 2025 Temmuz ayında Meclis'ten geçen İklim Kanunu ise, Türkiye'de ilk kapsamlı iklim düzenlemesi olmasına rağmen toplumun büyük bir bölümü tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Katılımcıların %54'ü kanun hakkında bilgisinin olmadığını ya da yetersiz olduğunu belirtirken, kanunu açık biçimde doğru bulanların oranı oldukça düşük. Daha yaygın tutum ise, kanunun varlığını olumlu bulmakla birlikte içeriğinin yetersiz olduğu yönünde. Çalışma aynı zamanda toplumun enerji tercihlerine olan yaklaşımını da irdeliyor. Buna göre, yenilenebilir enerji kaynakları açık ara en çok tercih edilen seçenekler olarak ön plana çıkıyor. Güneş ve rüzgar enerjisi tüm yaş, eğitim ve yerleşim gruplarında güçlü destek görüyor. Buna karşılık nükleer ve kömür santralleri, toplumun en fazla karşı çıktığı enerji türleri olarak işaret ediliyor. Toplumun %88'i Aşırı Hava Olaylarının Arttığını Düşünüyor İklim değişikliği konusundaki endişenin yıllar içindeki değişimi incelendiğinde 2018'den bu yana dalgalı bir trend görülüyor. 2018 sonrasında genel olarak düşüş gösteren endişe oranları 2022 yılına gelindiğinde en yüksek seviyesine ulaşıyor. Yeni çalışmada ise Türkiye'de her 100 kişiden 64'ü iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu belirtiyor. Emisyonların yeterli hızda azaltılmaması ve fosil yakıtlara yapılan yatırımların devam etmesi sonucunda iklim krizinin görünen yüzü olan aşırı hava olayları da her geçen yıl şiddetlenirken, sayısı artıyor. Katılımcıların %88'i de son yıllarda sel, fırtına, aşırı sıcaklık ve kuraklık gibi düzensiz hava olaylarının arttığını ifade ediyor. Bu algı, pandemi sonrası dönemde belirgin biçimde güçlenerek 2025 yılında yeniden yükseliş eğilimine giriyor. Bu önermenin ilk ölçüldüğü Mart 2018'deki araştırmada düzensiz hava olaylarının arttığını düşünenlerin oranı ise %76'ydı. Araştırma, orman yangınlarının iklim krizinin en somut boyutlarından biri olarak algılandığını ve Türkiye toplumunda orman yangınlarına karşı hazırlık düzeyine ilişkin algının belirgin biçimde olumsuz olduğunu ortaya koyuyor. Toplumun %63'ü, önümüzdeki yaz orman yangını yaşanması durumunda ülkenin yeterince hazırlıklı olmadığını düşünüyor. 2026 İklim Politikasında ve İletişiminde Türkiye için Kritik Yıl Araştırma sonuçlarını değerlendiren İklim Haber Yayın Yönetmeni Dr. Barış Doğru, iklim kriziyle mücadelede yurttaşların algılarını doğru biçimde görmenin önemini vurguladı. Sekiz yıldır tekrarlanan araştırmanın gösterdiği en önemli bulgunun, Türkiye toplumunun iklim değişikliği konusundaki yüksek farkındalığı olduğunu söyleyen Doğru, "% 9 civarındaki iklim inkarcılığı oranının, dünyanın birçok ülkesine göre son derece olumlu olduğunu söyleyebiliriz. Tabii her zamanki gibi sesleri, gerçek güçlerinden çok daha fazla çıkıyor" dedi. COP31'in bu yıl Türkiye'de düzenlenmesinin, iklim politikaları konusunun çok daha fazla konuşulmasını sağlayacağının altını çizen Doğru, "Bunu bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Tabii inkarcıların, yükselen kamuoyu ilgisini manipüle etme tehlikesi de mevcut. Dolayısıyla 2026, iklim politikası ve iletişiminde Türkiye için kritik bir yıl olacak" dedi. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) İklim Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, iklim değişikliği yok diyenlerin oranının %9'u bulmasının, hatta bu oranın kentlerde, orta yaş üzerinde ve dindar muhafazakârlarda daha yüksek olmasının artan dezenformasyon kampanyalarının etkisini açıklayabileceğini söylerken şöyle devam etti: "İklim Kanunu tartışmaları sırasındaki kampanyaların daha fazla insanı inkârcı kampa taşımış olması da olası. Eğer böyleyse %10'a yakın orandaki inkârcılık COP31 gündemi işgal ettiğinde daha da artabilir ve etkili olabilir. İklim hareketinin kamuoyunu etkileyebilecek kişiler aracılığıyla bu konuda özel bir çalışma yapması gerekiyor." Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan ise, gaza verilen desteğin son bir yılda yükseldiğine dikkat çekerken, bu sonucun Sakarya gaz sahasında başlayan yerli üretim nedeniyle gerçekleşmiş olabileceğini söyledi ve şu hatırlatmayı yaptı: "Burada artan üretime rağmen, son iki yıldır Türkiye'nin gaz tüketiminde yerli üretimin payı kısıtlı kaldı. 2024 yılında gaz tüketiminin %4'ünü karşılayan yerli gaz, 2025 yılının ilk 11 ayında ise artan tüketimle de birlikte yaklaşık %5'ini karşılayabilmiş durumda. Dolayısıyla yeni kurulacak bir gaz santrali enerji ithalatımızda daha fazla artışa yol açacaktır."

Genç Bilim İnsanı Ödülleri 11. Kez Sahiplerini Buldu Haber

Genç Bilim İnsanı Ödülleri 11. Kez Sahiplerini Buldu

Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen Genç Bilim İnsanı Ödülleri, on birinci kez sahiplerini buldu. Genç Bilim İnsanı Ödülleri; ülkemizdeki genç bilim insanlarına kamuoyu önünde teşekkür etmek ve geleceğin genç bilim insanlarına ilham vermek üzere, her yıl farklı üniversitelerin rektörlerinin ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Bu yıl seçilen 5 genç bilim insanına ödülleri, 8 Aralık Pazartesi günü İstanbul’da gerçekleştirilen törenle takdim edildi. İki yılın ardından yeniden yüz yüze yapılan törene bilim, iş ve sivil toplum alanından çok sayıda davetli katıldı. Bilim Kahramanları Derneği tarafından, her yıl farklı üniversitelerle gerçekleştirilen iş birliği ile verilen Genç Bilim İnsanı Ödülleri’nin 11.’si düzenlendi. Temel bilimler ve mühendislik alanlarına katkıda bulunan, ülkemizde bu alanların görünürlüğünün artmasına, yayılmasına ve gelişmesine öncülük eden 38 yaşın altındaki, bilim insanlarına verilen ödüllerde bu yıl 5 Genç Bilim İnsanı, ödül almaya değer bulundu. Genç bilim insanlarına kamuoyu önünde teşekkür ederek onları yüreklendirmek, geleceğin genç bilim insanlarına ilham vermek üzere verilen ödüllerin bu yılki ev sahipleri: Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş oldu. Beş Genç Bilim İnsanı Ödül Aldı 146 başvuru arasından seçici kurul tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; Doç. Dr. Fatih Mehmet Yılmaz (Aydın Adnan Menderes Üniversitesi), Prof. Dr. Metin Gençten (Yıldız Teknik Üniversitesi), Dr. Nur Mustafaoğlu (Sabancı Üniversitesi), Doç. Dr. Safacan Kölemen (Koç Üniversitesi) ve Doç. Dr. Saniye Söylemez (Necmettin Erbakan Üniversitesi) 2024 Yılının Genç Bilim İnsanı Ödülleri’ni kazanan isimler oldu. Başvuruları titizlikle değerlendiren ve bu yılın başarılı Genç Bilim İnsanları’nı belirleyen Seçici Kurul’da ise; Bahçeşehir Üniversitesinden Prof. Dr. Arif Ergin, Prof. Dr. Yalçın Çekiç ve Prof. Dr. Engin Haliloğlu, İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Levent Subaşı, Prof. Dr. Hakan Durmaz, Prof. Dr. Gizem Dinler Doğanay ve Prof. Dr. Hüseyin Çimenoğlu, Uşak Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Tolga Balta, Prof. Dr. Yaser Açıkbaş, Prof. Dr. Mehmet Akif Akyol ve Dr. Öğretim Üyesi Bengi Hakgüder, ayrıca Derneğin yönlendirmesiyle seçici kurula dahil olan Koç Üniversitesinden Doç. Dr. Didem Unat yer aldı. Ödül Töreni İki Yıl Aranın Ardından Yeniden Gerçekleşti 5 bilim insanına ödülleri 8 Aralık 2025 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi Fazıl Say Salonunda yapılan ödül töreni ile takdim edildi. Sunuculuğunu Dernek Yönetim Kurulu Üyesi tiyatrocu Hakan Bilgin ve Dernek üyesi Prof. Dr. Ali Koşar’ın üstlendiği tören Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir’in açılış konuşması ile başladı. Törene İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bilim Kahramanları Derneği Başkan Vekili Prof. Dr. Gökhan Malkoç ve Seçici Kurul Üyelerini temsilen Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Ergin konuşmalarıyla katıldı. Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir şunları söyledi: “Başvuran ve seçilen tüm genç bilim insanlarımızı, bir kez daha tebrik ediyoruz. Bilim insanlarımızın daha iyi ve sürdürülebilir dünya hayalimize yön veren ve dünyamızın zorluklarını çözen bilimsel çalışmalarını hayata geçirmeye devam edeceklerine inanıyorum. Tekrar bütün bilim insanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çok değer verdiğim, kendime ilke seçtiğim ve Amerika Birleşik Devletleri'nde 25 yıl hizmet yaptığım sürede her zaman söylediğim sözünü tekrar etmek istiyorum: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir.” İkinci konuşmayı gerçekleştiren törenin de ev sahibi Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu “Bahçeşehir Üniversitesi olarak bizler, bilimin ve bilim insanının toplumdaki rolünü güçlendirmeyi temel önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Üniversite ekosistemimizi; araştırmayı destekleyen, genç akademisyenleri cesaretlendiren, disiplinlerarası iş birliğini teşvik eden bir anlayışla sürekli geliştirmeye devam ediyoruz. Bugün ödül almaya hak kazanan genç bilim insanlarımızın her biri alanlarında gösterdikleri üstün başarılarla ve geleceğin Türkiye’sine değer katan çalışmalarıyla ön plana çıktılar, kendilerini tebrik ediyorum.” dedi. Türkiye’nin bilimsel alanda daha ileri noktalara taşınmasında genç bilim insanlarının dinamizminin ve yenilikçi bakış açısının belirleyici olduğunu ifade eden Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, konuşmasında “Bugün burada ödül alan tüm genç bilim insanlarımız, ülkemizin bilimsel geleceğine ışık tutuyor.” diyerek bilim insanlarına teşekkür etti. İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise “Günümüzde bilimin toplumla birlikte üretilmesi, karşı karşıya olduğumuz karmaşık sorunlarla başa çıkabilmek için kritik bir önem taşıyor. İklim krizi, gıdaya ve suya erişimde yaşanan güçlükler ve yaşamın sürdürülebilirliğini tehdit eden pek çok küresel mesele, yeni bilgi üretmekten ziyade bu bilgiyi toplumsal etki yaratacak değerlere dönüştürmenin gerekliliğini daha da görünür kılıyor. Bu yaklaşım, bilimin topluma olan etkisini güçlendirirken, genç nesillerin bilime olan ilgisini ve katılım isteğini de pekiştiriyor.” diyerek etkinliğe katkı veren paydaş üniversite rektörlerimize, seçici kurul üyelerine ve Bilim Kahramanları Derneği'ne teşekkürlerini sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.