Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iklim Değişikliği

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekmen: Göksu Deltası adım adım tarım alanlarına dönüştürülüyor Haber

Ekmen: Göksu Deltası adım adım tarım alanlarına dönüştürülüyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda açıklama yaptı. Milli parkların ve doğal varlıkların en kıymetli alanlarından birine dikkat çekmek istediğini belirten Ekmen, “Defalarca Genel Kurul’da dile getirdim; Göksu Deltası ne yazık ki her yıl çıkan yangınlar bahanesiyle adım adım tarım alanlarına dönüştürülüyor. Ramsar Sözleşmesi kapsamında korunması gereken bu kuş cenneti yeterli korumadan yoksun bırakılıyor; binlerce kuş ve balık yaşamını yitiriyor, sazlık alanlar yok edilerek tarıma açılıyor ve tüm bu tahribatla etkin bir mücadele yürütülemiyor.” dedi. Ekmen, dünyanın en önemli kuş göç yolları üzerinde yer alan bu deltanın, geçen yıl nisan ayında ciddi bir yangın yaşadığını dile getirerek, şunları söyledi: “Yanlış tarımsal sulama politikaları ve yetersiz koruma uygulamaları, bu eşsiz ekosistemi tehdit etti ve ne yazık ki etmeye de devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi’ ilan edilen bu alan, 300’ün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapıyor ve bir kuş cenneti olarak anılıyor. Ancak biz bu bölgeyi ne yazık ki kuşlarıyla değil, yangınlarıyla hatırlıyoruz. Önceki senelerde bu konuyu sürekli gündemde tutup, yetkililere seslenmiştim. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’ya bu değerin etkin biçimde korunması ve olası yangınların önlenmesi adına bir kez daha çağrıda bulunuyorum.”

Trump, sera gazlarının halk sağlığını tehdit ettiğine dair tarihi kararı iptal etti Haber

Trump, sera gazlarının halk sağlığını tehdit ettiğine dair tarihi kararı iptal etti

2009 tarihli "tehlike tespiti" olarak adlandırılan karar, bir dizi sera gazının halk sağlığı için tehdit oluşturduğu sonucuna varmıştı. Bu karar, özellikle araçlarda emisyonları kontrol altına alma yönündeki federal çabaların yasal temelini oluşturuyordu. Beyaz Saray, bu geri çevirmeyi "Amerikan tarihindeki en büyük düzenleme kaldırma" olarak nitelendirerek, otomobillerin daha ucuz hale geleceğini ve otomobil üreticileri için araç başına 2.400 dolar maliyet düşüşü sağlayacağını söyledi. Çevre grupları, bu hamlenin şimdiye kadar denenen en önemli iklim değişikliği geri adımı olduğunu ve mahkemelerde itiraz edeceklerini söylüyor. Perşembe günü Oval Ofis'te konuşan Trump, 2009 tarihli kararın "Amerikan otomotiv endüstrisine ciddi zarar veren ve Amerikan tüketicileri için fiyatları büyük ölçüde artıran felaket bir Obama dönemi politikası" olduğunu söyledi. Cumhuriyetçi başkan, Demokratların iklim gündemi hakkında, "Bu radikal kural, tarihin en büyük dolandırıcılıklarından biri olan Yeşil Yeni Dolandırıcılık'ın yasal temeli haline geldi" diye ekledi. Görevdeki başkanların politikaları hakkında nadiren yorum yapan eski Başkan Barack Obama, bu bulgunun iptal edilmesinin Amerikalıları daha savunmasız hale getireceğini söyledi. X'te yazdığı yazıda, "Bunun olmadan, daha az güvende, daha az sağlıklı ve iklim değişikliğiyle mücadele etme konusunda daha az yetenekli olacağız - bunların hepsi fosil yakıt endüstrisinin daha da fazla para kazanması için olacak" dedi.

Her 10 Kişiden 9'u İklim Değişikliği "Var" Diyor! Haber

Her 10 Kişiden 9'u İklim Değişikliği "Var" Diyor!

İklim Haber ve KONDA Araştırma'nın "Türkiye'de İklim Değişikliği Algısı" raporuna göre, Türkiye'de her 10 kişiden 9'u iklim değişikliğinin var olduğunu belirtirken, katılımcıların %54'ü İklim Kanunu hakkında bilgisinin olmadığını ya da yetersiz olduğunu söylüyor. İklim Haber ve KONDA Araştırma, Türkiye'de kamuoyunun iklim değişikliği algısını ölçmek ve iklim krizi hakkındaki görüşlerini öğrenmek için 2018'den bu yana gerçekleştirdiği araştırmanın bu yıl sekizincisini yayımladı. Rapor, her yıl giderek derinleşen iklim krizinin Türkiye'deki etkilerine, iklim inkarcılığına, 2025'te TBMM'de kabul edilen İklim Kanunu'na, enerji tercihlerine ve orman yangınlarına odaklanıyor. Türkiye çapında 1.980 kişiyle hanelerinde görüşme yapılarak gerçekleştirilen yeni araştırmanın sonuçları, İklim Haber'in yeni yayına aldığı internet sayfasından duyuruldu. İklim inkarcılığı geçtiğimiz yıl İklim Kanunu tartışmaları esnasında, özellikle sosyal medyada, öne çıkmış ve TBMM'deki görüşmelerin durmasında etkili olmuştu. İklim Haber bunun üzerine araştırmada iklim değişikliğinin var olup olmadığına dair toplumun ne düşündüğünü anlamak için bir soru yöneltti. Çalışma sonuçlarına göre, Türkiye'de iklim değişikliğinin varlığı toplum genelinde çok güçlü bir kabule sahip. Türkiye'de her 10 kişiden 9'u iklim değişikliğinin var olduğunu belirtirken, bu kanaatin özellikle gençlerde, öğrencilerde, üniversite mezunlarında, modern yaşam tarzını benimseyenlerde daha da yaygın olduğu görülüyor. İklim değişikliği yoktur diyenlerin oranı ise %9 civarında. En Çok Tercih Edilen Enerji Kaynağı Güneş ve Rüzgar! 2025 Temmuz ayında Meclis'ten geçen İklim Kanunu ise, Türkiye'de ilk kapsamlı iklim düzenlemesi olmasına rağmen toplumun büyük bir bölümü tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Katılımcıların %54'ü kanun hakkında bilgisinin olmadığını ya da yetersiz olduğunu belirtirken, kanunu açık biçimde doğru bulanların oranı oldukça düşük. Daha yaygın tutum ise, kanunun varlığını olumlu bulmakla birlikte içeriğinin yetersiz olduğu yönünde. Çalışma aynı zamanda toplumun enerji tercihlerine olan yaklaşımını da irdeliyor. Buna göre, yenilenebilir enerji kaynakları açık ara en çok tercih edilen seçenekler olarak ön plana çıkıyor. Güneş ve rüzgar enerjisi tüm yaş, eğitim ve yerleşim gruplarında güçlü destek görüyor. Buna karşılık nükleer ve kömür santralleri, toplumun en fazla karşı çıktığı enerji türleri olarak işaret ediliyor. Toplumun %88'i Aşırı Hava Olaylarının Arttığını Düşünüyor İklim değişikliği konusundaki endişenin yıllar içindeki değişimi incelendiğinde 2018'den bu yana dalgalı bir trend görülüyor. 2018 sonrasında genel olarak düşüş gösteren endişe oranları 2022 yılına gelindiğinde en yüksek seviyesine ulaşıyor. Yeni çalışmada ise Türkiye'de her 100 kişiden 64'ü iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu belirtiyor. Emisyonların yeterli hızda azaltılmaması ve fosil yakıtlara yapılan yatırımların devam etmesi sonucunda iklim krizinin görünen yüzü olan aşırı hava olayları da her geçen yıl şiddetlenirken, sayısı artıyor. Katılımcıların %88'i de son yıllarda sel, fırtına, aşırı sıcaklık ve kuraklık gibi düzensiz hava olaylarının arttığını ifade ediyor. Bu algı, pandemi sonrası dönemde belirgin biçimde güçlenerek 2025 yılında yeniden yükseliş eğilimine giriyor. Bu önermenin ilk ölçüldüğü Mart 2018'deki araştırmada düzensiz hava olaylarının arttığını düşünenlerin oranı ise %76'ydı. Araştırma, orman yangınlarının iklim krizinin en somut boyutlarından biri olarak algılandığını ve Türkiye toplumunda orman yangınlarına karşı hazırlık düzeyine ilişkin algının belirgin biçimde olumsuz olduğunu ortaya koyuyor. Toplumun %63'ü, önümüzdeki yaz orman yangını yaşanması durumunda ülkenin yeterince hazırlıklı olmadığını düşünüyor. 2026 İklim Politikasında ve İletişiminde Türkiye için Kritik Yıl Araştırma sonuçlarını değerlendiren İklim Haber Yayın Yönetmeni Dr. Barış Doğru, iklim kriziyle mücadelede yurttaşların algılarını doğru biçimde görmenin önemini vurguladı. Sekiz yıldır tekrarlanan araştırmanın gösterdiği en önemli bulgunun, Türkiye toplumunun iklim değişikliği konusundaki yüksek farkındalığı olduğunu söyleyen Doğru, "% 9 civarındaki iklim inkarcılığı oranının, dünyanın birçok ülkesine göre son derece olumlu olduğunu söyleyebiliriz. Tabii her zamanki gibi sesleri, gerçek güçlerinden çok daha fazla çıkıyor" dedi. COP31'in bu yıl Türkiye'de düzenlenmesinin, iklim politikaları konusunun çok daha fazla konuşulmasını sağlayacağının altını çizen Doğru, "Bunu bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Tabii inkarcıların, yükselen kamuoyu ilgisini manipüle etme tehlikesi de mevcut. Dolayısıyla 2026, iklim politikası ve iletişiminde Türkiye için kritik bir yıl olacak" dedi. Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) İklim Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, iklim değişikliği yok diyenlerin oranının %9'u bulmasının, hatta bu oranın kentlerde, orta yaş üzerinde ve dindar muhafazakârlarda daha yüksek olmasının artan dezenformasyon kampanyalarının etkisini açıklayabileceğini söylerken şöyle devam etti: "İklim Kanunu tartışmaları sırasındaki kampanyaların daha fazla insanı inkârcı kampa taşımış olması da olası. Eğer böyleyse %10'a yakın orandaki inkârcılık COP31 gündemi işgal ettiğinde daha da artabilir ve etkili olabilir. İklim hareketinin kamuoyunu etkileyebilecek kişiler aracılığıyla bu konuda özel bir çalışma yapması gerekiyor." Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan ise, gaza verilen desteğin son bir yılda yükseldiğine dikkat çekerken, bu sonucun Sakarya gaz sahasında başlayan yerli üretim nedeniyle gerçekleşmiş olabileceğini söyledi ve şu hatırlatmayı yaptı: "Burada artan üretime rağmen, son iki yıldır Türkiye'nin gaz tüketiminde yerli üretimin payı kısıtlı kaldı. 2024 yılında gaz tüketiminin %4'ünü karşılayan yerli gaz, 2025 yılının ilk 11 ayında ise artan tüketimle de birlikte yaklaşık %5'ini karşılayabilmiş durumda. Dolayısıyla yeni kurulacak bir gaz santrali enerji ithalatımızda daha fazla artışa yol açacaktır."

Bakan Kurum: Yaşadığı her imtihandan güçlenerek çıkan bir Türkiye var Haber

Bakan Kurum: Yaşadığı her imtihandan güçlenerek çıkan bir Türkiye var

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum’un konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Bugün burada hep birlikte Yüzyılın Konut Projesi’nde Antalya’mızın kuralarını çekiyoruz. Ev Sahibi Türkiye Projemize başvurarak, devletine ve liderine güvenen tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum. Birazdan kuralarını çekeceğimiz yeni yuvalarınızın sizlere ve ailelerinize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kamuoyunun doğru, tarafsız, hızlı habere ulaşması için gece gündüz çalışan, işini hakkıyla yapan tüm basın mensuplarımızın, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Bizim de sesimiz olan, basın emekçilerimize bugün vesilesiyle de çok teşekkür ediyorum. Antalya’mız, Akdeniz’in mavisini, Toroslarıyla, heybetiyle buluşturan ve tarihiyle, doğasıyla Türkiye’nin incisi, milletimizin gözbebeğidir. Bu sene bütün dünyanın gözü, bir kez daha Antalya’mızda olacak. Bu sene Antalya’mızda dünyanın en önemli iklim zirvesi olan COP31’e ev sahipliği yapacağız. Dikkatinizi çekerim Türkiye, COP31 başkanlığı anlamında gerçekten çok önemli bir kazanımı elde etmiştir. Çünkü bu zirvede tüm ülkeler, iklim değişikliğiyle ilgili karar alırken dönüp Türkiye’nin, Antalya’nın sözüne bakacak. Verilen her kararın altında Türkiye’mizin imzası olacak. Bütün dünyaya, bir kez daha Türkiye’nin gücünü, vizyonunu, Antalya’mızın misafirperverliğini inşallah hep birlikte göstereceğiz. En önemlisi de zirveye değerli hemşehrilerim, 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçi gelecek. Bu misafir akını, Antalya’mızın esnafına, üretimine, tanıtımına inşallah bu büyük katkılar sağlayacak. Şimdiden COP31 Zirve’miz, Antalya’mız için, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Çok değil sadece son 5 yılı bile düşününce yaşadığı her imtihandan güçlenerek çıkan bir Türkiye var.”

Antalya'da POSEIDON Projesi Çalıştayı gerçekleştirildi Haber

Antalya'da POSEIDON Projesi Çalıştayı gerçekleştirildi

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından, uluslararası POSEIDON Projesi kapsamında düzenlenen çalıştayda enerji geçişi ve iklim değişikliği uygulamaları tanıtıldı. İspanya’dan Madrid Politeknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen ve DUT 2022 çağrısı kapsamında desteklenen POSEIDON Projesi kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bir çalıştay düzenlendi. Etkinliğe Avusturya’dan Wonderland ekibi de katıldı. Çalıştayda, proje personeline bilgi aktarımı sağlanarak fikir alışverişinde bulunuldu ve “Enerji Geçişini Birlikte Tasarlamak” temalı etkinlik gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Melike Kireçcibaşı ile Avrupa Birliği (AB) İlişkileri ve Proje Şube Müdürü Güliz Yaman, belediye tarafından yürütülen projeler ve enerji uygulamaları hakkında sunum yaptı. Wonderland ekibinden Bahanur Nasya ve Yılmaz Vurucu da proje hakkında katılımcılara bilgi verdi. Çalıştay kapsamında düzenlenen saha gezilerinde, Büyükşehir Belediyesi Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi tanıtıldı ve burada yürütülen faaliyetler anlatıldı. Projeye ilişkin merkezde yürütülebilecek çalışmalar tartışıldı. Projede işbirliği ortağı olarak yer alan Antalya Büyükşehir Belediyesi, veri sağlama, araçların test edilmesi ve sonuçların yaygınlaştırılması süreçlerinde yer alarak sanal PED modellemesine katkı sunacak. Projeye Türkiye’den Demir Enerji, İtalya’dan Universita degli Studi Roma Tre ve Cesena Belediyesi, Fransa’dan Marsilya Belediyesi, İspanya’dan Grupo Impacte Planificacion Urbana SL ve Alcorcon Belediyesi, Portekiz’den Cascais Belediyesi ve Cascais Ambiente ortak olarak katılıyor. Büyükşehir yetkilileri ,bu işbirliği ile kentsel planlama ve enerji modellemesi alanındaki yetkinliklerini artırmayı ve uluslararası işbirliği ağını genişletmeyi hedeflediklerini aktardı

TBMM Başkanı Kurtulmuş Büyükelçilere seslendi: Terörsüz Türkiye başarıyla sona erecek Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş Büyükelçilere seslendi: Terörsüz Türkiye başarıyla sona erecek

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 16. Büyükelçiler Konferansı kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve büyükelçileri kabul etti. Konuşmasında “ilginç zamanlar”dan Terörsüz Türkiye sürecine kadar geniş bir yelpazede dış politika değerlendirmeleri yaptı. ANKARA (İGFA) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve beraberindeki büyükelçileri TBMM Tören Salonu’nda ağırladı. 16. Büyükelçiler Konferansı kapsamında gerçekleşen kabulde Kurtulmuş, dış politika vizyonunu ve güncel gelişmeleri paylaştı.Kurtulmuş, Büyükelçiler Konferansları’nın dış politikada önemli istişare zemini oluşturduğunu belirterek, bu geleneğin devam etmesini temenni etti. “İLGİNÇ ZAMANLARDA YAŞIYORUZ” Asyalıların “İlginç zamanlarda yaşayasın” sözünü hatırlatan Kurtulmuş, içinde bulunulan dönemin tarihin en ilginç zamanlarından biri olduğunu vurguladı. Belirsizliklerin yüksek olduğu, kurumların zorlandığı, uluslararası yapıların fonksiyonsuz hale geldiği bir süreçten geçildiğini belirten Kurtulmuş, çok kutupluluğun yükseldiğini, küreselleşme ile bölgeselleşmenin eş zamanlı yürüdüğünü ve yüksek teknolojilerin ilişkileri dönüştürdüğünü söyledi. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre iklim değişikliği, gıda güvenliği, enerji hatları gibi yeni gerilim alanlarının ortaya çıktığını ifade eden Kurtulmuş, “Yeni çelişkiler, çatışmalar ve gerilimler var ama aynı zamanda yeni fırsatlar da doğuyor. Bu eşiği ‘yeni zamanların eşiği’ olarak tanımlayabiliriz” dedi. TÜRK DIŞ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ Türkiye’nin dış politikasını “ilke merkezli, kararlı ve etkin” olarak nitelendiren Kurtulmuş, tutarlılık, meşruiyet, vicdan ve zamanın ruhu konularını 4 temel pusula olarak vurguladı. Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın lider diplomasisini “dünyada örnek gösterilen birkaç ülkeden biri” olarak övdü ve Türkiye’nin “Türkiye ekseni”nde bağımsız bir aktör olduğunu kaydetti. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Terörle mücadelenin Cumhuriyet tarihinin yarısını kapsadığını hatırlatan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye aynı zamanda terörsüz bölgedir” dedi. Sürecin 6-7 ayda önemli aşamaya geldiğini belirten Kurtulmuş, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun rapor aşamasında olduğunu açıkladı. Kurtulmuş, “Bu sefer Türkiye kazanacak. Terörü ilanihaye gündemden kaldıracağız. Çatışma çözümlerinde ‘Türkiye modeli’ ortaya çıkacak ve dünyada okutulacak” diyerek kararlılık mesajı yineledi. Kabul, şeref merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü Haber

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü

Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma kültürünün güçlenmesi, kurumsal dönüşümün hızlanması ve iyi uygulamaların paylaşılması ile Türkiye’ye öncü olmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KalDer ve BUSİAD iş birliğiyle düzenlediği 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini buluşturarak kentin ortak geleceğine ışık tuttu. Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Konferansı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın da yer aldığı toplantıya alanında uzman kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör temsilcileri katıldı. “SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM VE BİR KÜLTÜR MESELESİDİR” Bursa’da kaliteli işleri her zaman takdir ettiklerini belirterek, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesini kente kazandıran eski dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’e rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kalite yolculuğuyla 2000’de tanıştıklarını, daha sonra EFQM Mükemmellik Modeli’ne geçtiklerini hatırlattı. Tüm sürecin hem kendilerinin gelişimine hem de Nilüfer’in gelişimine katkı sağladığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Şimdi de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde aynı yolculuğa çıktık. Güvenli, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir gelecek, ancak birlikte uyguladığımız sürdürülebilir adımlarla mümkün olabilir. Sürdürülebilirlik bir yaşam ve bir kültür meselesidir. 20 yılı aşkın yerel yönetim deneyimimde, sürdürülebilirliğin bir tercih değil; kaliteli ve nitelikli bir yaşamın ön koşulu olduğunu gördüm” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMALARINA YÖN VERİYOR Sürdürülebilirliğin yalnızca bir kent yönetimi prensibi olmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bazen bir yöresel ürünün üretilmesinde, bazen de bir kültürel mirasın korunmasında ilk adımı belirleyen temel etken olduğunu anlattı. Bu anlayışın Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen tüm çalışmalara yön verdiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Geçtiğimiz aylarda, önce Büyükşehir Belediyemiz, ardından BUSKİ ve KalDer Bursa Şubesi arasında kalite ve sürdürülebilirlik konusunda ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladık. Tüm iştiraklerimiz dahil olmak üzere bu yolculuğa imza attık. Bu adım; Bursamızın geleceğini planlarken kaliteyi, verimliliği, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği ortak bir kurumsal kültür haline getirmemiz için önemli bir başlangıç oldu” diye konuştu. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, ORTAK AKIL VE DAYANIŞMA İLE HAYAT BULABİLİR” “Hedefimiz; daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa’dır” diyen Başkan Mustafa Bozbey, bu hedef doğrultusunda projeler geliştirdiklerini, bilimsel verilerle ilerlediklerini, yeni iş birlikleri kurduklarını anlattı. Sivil toplum kuruluşlarını, özel sektör temsilcilerini ve kent gönüllülerini, sürdürülebilir bir gelecek için atılan adımlara eşlik etmeye davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Sürdürülebilirlik ancak ortak akıl, dayanışma ve kentlilik bilinci ile hayat bulabilir. Konferansa katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ödül alan tüm kurumlarımızın projelerini gönülden tebrik ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar da sürdürülebilirliği sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olma yolunda yapılan sonsuz bir yolculuk olarak tanımladı. Küçükkayalar, aşırı tüketim ve hedefsiz büyüme yerine, ihtiyaçların doğru belirlenmesinin ve gelişmenin odağa alınması gerektiğini ifade etti. KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise Bursa’da sürdürülebilirlik bilincinin hızla yükseldiğini dile getirdi. Kurumların bugün vereceği kararların, yarının yaşam kalitesini, ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyeceğinin altını çizen Ürkmez, “Kalder Bursa Şubesi olarak bu dönüşümdeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Başkanımız Mustafa Bozbey’in güçlü vizyonuyla bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Başkanımızın liderliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, bağlı kuruluşlarda ve iştiraklerde EFQM Mükemmellik Modeli’nin yaygınlaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve veri temelli yönetimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Bu işbirliğini sürdürülebilirlik alanında da genişlettik. Bunun, Bursa’nın örnek bir şehir olmasına katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından ana sponsor firmalara plaket verildi. Program, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti. SEMTRIO Ceo’su İlker Turan ‘Stratejik İş Modeli Sürdürülebilirlik’, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ‘Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasına etkileri’ konularında bilgiler verdi. 'Özel sektör deneyim paylaşımı’ oturumlarında ise ŞÜTAŞ Grubu Yönetim Kurulu üyesi Duygu Yılmaz, Arçelik Pazarlama Kıdemli Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi, Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Dr. Hüseyin Güler ve Polisan Holding ve Grup Şirketleri Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Sarıaslan, deneyimlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.