Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iklim Değişikliği

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konya Kapalı Havzası’nda obruk sayısı 740’ı aştı Haber

Konya Kapalı Havzası’nda obruk sayısı 740’ı aştı

Konya Ovası’nda yıllardır devam eden obruk oluşumlarına ilişkin çalışmalar sürerken, Konya Kapalı Havzası’nda tespit edilen obruk sayısının 740’ın üzerine çıktığı bildirildi. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, özellikle Konya ve Karapınar çevresindeki artışa dikkat çekti. Karapınar’da sayı 600’e yaklaştı Envanter çalışmalarına göre havzada yaklaşık 700 obruk Konya’da, 25-30 obruk Karaman’da, 8-10 obruk ise Aksaray’da bulunuyor. Arık, 2020’de Karapınar çevresinde yaklaşık 500 obruk tespit edildiğini, bugün bu sayının 600 civarına yükseldiğini belirtti. AFAD’ın Konya, Karaman ve Aksaray için duyarlılık çalışmalarını sürdürdüğü, Konya’ya yönelik tehlike haritasının hazırlanmasının da devam ettiği aktarıldı. Yer altı suyu kullanımı önemli etken Prof. Dr. Arık’a göre obrukların oluşumunda temel olarak jeolojik yapı ve suyun hareketi etkili. Çözünebilen kayaçların bulunduğu bölgelerde suyun etkisiyle yer altında oluşan boşluklar zamanla büyüyebiliyor ve mağara tavanlarının çökmesiyle obruklar meydana geliyor. Bunun yanında yer altı su seviyesindeki değişimler de önemli bir faktör. Kuraklık, iklim değişikliği ve tarımsal amaçlı aşırı yer altı suyu kullanımı, bölgedeki su seviyelerinin değişmesine neden olarak obruk oluşum riskini artırabiliyor. Deprem-obruk ilişkisi henüz kesin değil Arık, fayların hem yer altı suyunun hareketini kolaylaştırabildiğini hem de faylara bağlı depremlerin bazı çökmeleri tetikleyebildiğini belirtti. Ancak obrukların ne zaman oluştuğuna ilişkin düzenli ve kesin kayıtların bulunmaması nedeniyle deprem ile obruk oluşumu arasındaki ilişkinin bilimsel olarak net biçimde ortaya konulabilmesi için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Özetle: Konya Kapalı Havzası'nda obrukların sayısı artmaya devam ediyor. Uzmanlar, doğal jeolojik koşulların yanı sıra özellikle yer altı suyunun aşırı kullanımı ve su seviyelerindeki değişimlerin risk açısından yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin halkla ilişkiler ve yönetişim sistemi Turunç Masa, vatandaşın talebini sonuçlanana kadar takip ediyor. Haber

Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin halkla ilişkiler ve yönetişim sistemi Turunç Masa, vatandaşın talebini sonuçlanana kadar takip ediyor.

Muratpaşa Belediyesi tarafından 2014 yılında hizmete alınan Turunç Masa; çağrı merkezi, başvuru masası, internet, e-posta, CİMER ve sosyal medya kanalları üzerinden gelen talep, öneri ve şikayetleri tek bir noktada birleştiriyor. Temmuz ayı içerisinde sisteme toplam 13 bin 591 başvuru kaydedildi. Bu başvuruların 11 bin 180’i, haftanın 7 günü 24 saat kesintisiz hizmet sunan 444 80 07 numaralı çağrı hattı üzerinden iletildi. KAYITLA BİTMİYOR Turunç Masa’ya iletilen talepler, ilgili belediye birimine aktarıldıktan sonra Koordinasyon Merkezi tarafından takip ediliyor. Başvuru anında vatandaşın cep telefonuna SMS ile bilgilendirme yapılıyor ve paylaşılan başvuru numarasıyla sürecin takibi sağlanıyor. Devam eden işlemlerle ilgili vatandaşlara en geç iki gün içinde bilgi veriliyor. Temmuz ayında 5 bin 285 başvuru için bu şekilde süreç bilgilendirmesi gerçekleştirildi. Koordinasyon Merkezi, ay boyunca süreç ve sonuç bildirimlerini kapsayan toplam 14 bin 179 görüşme yaptı. SONUÇ VATANDAŞA BİLDİRİLİYOR Talebe konu olan işlem tamamlandığında, sonuç doğrudan başvuru sahibine aktarılıyor. İşlemin belediyenin yasal yetki alanı dışında olması durumunda ise vatandaş bilgilendirilerek başvuru ilgili kuruma yönlendiriliyor. Temmuz ayı içerisinde çözüme kavuşturulan 13 bin 245 başvurunun sonucu vatandaşlara iletildi. Muratpaşa Belediyesinin görev alanı dışında kalan 309 başvurunun 235’i Antalya Büyükşehir Belediyesine, 49’u ASAT’a, 13’ü elektrik dağıtım şirketine ve 12’si ise UKOME’ye yönlendirildi. EN YOĞUN BAŞVURU ÇEVRE VE SAĞLIKTA Başvuruların müdürlük bazlı dağılımına bakıldığında, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü 2 bin 571 kayıt ile ilk sırada yer aldı. Sağlık İşleri Müdürlüğüne 2 bin 239, Temizlik İşleri Müdürlüğüne ise 2 bin 206 başvuru ulaştı. Temmuz ayında öne çıkan talepler arasında; işyerlerinden ambalaj atıklarının toplanması, hasta nakli, tekstil atıklarının randevulu olarak evden alınması, sokak hayvanlarının tedavisi, diyetisyen randevusu ve ağaç budama işlemleri yer aldı. MEMNUNİYET YÜZDE 95,69’A YÜKSELDİ Turunç Masa’nın genel memnuniyet oranı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 1.43 puan artış gösterdi. Temmuz 2025’te yüzde 94.26 olan memnuniyet oranı, Temmuz 2026’da yüzde 95.69 seviyesine yükseldi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Ülkemiz genelinde 138’i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi. Haber

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Ülkemiz genelinde 138’i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi.

Açılış törenine katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hem yeni tesisin önemine dikkat çekti hem de Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelesine ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakan Yumaklı, yangınlarda en kritik unsurun erken müdahale olduğunu vurgulayarak, hedeflerinin Türkiye genelindeki ortalama müdahale süresini 11 dakikadan 10 dakikaya düşürmek olduğunu açıkladı. "Bir dakika bile binlerce hektarı kurtarabilir" Konuşmasında yangınlarda geçen her saniyenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Bakan Yumaklı, ilk müdahale ekiplerinin sahadaki başarısının yangının büyümesini önlediğini belirtti. Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün yangınlara ortalama 11 dakikada müdahale ediyoruz. Bunu 10 dakikaya indirebilmek bile çok büyük bir kazanım anlamına geliyor. Belki dışarıdan bakıldığında bir dakika önemsiz gibi görülebilir ancak yangınla mücadelede o bir dakika, binlerce ağacın, doğal yaşamın ve yerleşim alanlarının kurtarılması anlamına gelebilir." Bakan, açılışı yapılan yeni müdahale merkezinin de bu hedef doğrultusunda önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Son 3 günde 218 yangına müdahale edildi Türkiye'nin birçok bölgesinde etkili olan sıcak hava dalgası ve kuvvetli rüzgarlar nedeniyle son günlerde yangın riskinin ciddi şekilde arttığını belirten Yumaklı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile AFAD'ın günler öncesinden vatandaşları uyardığını hatırlattı. Paylaşılan verilere göre; Son 3 günde Türkiye genelinde 218 yangın çıktı. Bunların 138'i orman dışı alanlarda meydana geldi. 213 yangın tamamen kontrol altına alındı. Halen 5 bölgede çalışmalar sürüyor. Bakan Yumaklı, devam eden yangınların büyük bölümünde riskin önemli ölçüde azaldığını belirterek şu bilgileri verdi: "Balıkesir Gömeç, Antalya Alanya ve Mersin Gülnar başta olmak üzere devam eden yangınlarda büyük ölçüde kontrol sağlandı. Şu anda yalnızca doğal süreç gereği devam eden küçük tütmeler bulunuyor. Genel anlamda ciddi bir risk görünmüyor." Türkiye'nin yangın müdahale ağı büyüyor Orman Genel Müdürlüğü son yıllarda özellikle ilk müdahale kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgilere göre Türkiye genelinde: 1.600 ilk müdahale noktası 882 orman yangınları ilk müdahale ekip binası Binlerce personel Kara ve hava araçlarından oluşan geniş bir filo aktif olarak görev yapıyor. Bu yaygın ağ sayesinde ekiplerin yangın ihbarı almasının ardından olay yerine ulaşma süresi her geçen yıl daha da kısalıyor. Uzmanlara göre yangınların ilk 10-15 dakika içerisinde kontrol altına alınması, büyük felaketlerin önüne geçilmesinde belirleyici rol oynuyor. Yeni merkez üç ile aynı anda hizmet verecek Takmak mevkiinde açılan yeni tesis yalnızca Eskişehir'e değil, aynı zamanda Kütahya ve Bilecik illerine de hizmet verecek stratejik bir noktada bulunuyor. Bu sayede olası yangınlarda ekiplerin olay yerine daha kısa sürede ulaşması hedefleniyor. Yetkililer, bölgenin özellikle yaz aylarında yüksek risk taşıyan ormanlık alanlara yakın olması nedeniyle merkezin önemli bir görev üstleneceğini belirtiyor. İklim değişikliği yangın riskini artırıyor Uzmanlar, son yıllarda artan sıcaklıklar, kuraklık ve düzensiz yağış rejiminin Türkiye'de orman yangını sezonunu uzattığına dikkat çekiyor. Özellikle düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgarın aynı anda görüldüğü günlerde küçük bir kıvılcımın bile kısa sürede büyük yangınlara dönüşebildiği belirtiliyor. Bu nedenle yalnızca söndürme kapasitesinin artırılması değil, vatandaşların da daha dikkatli davranması büyük önem taşıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, yaz boyunca özellikle ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, sigara izmaritlerinin doğaya atılmaması, anız yakılmaması ve kaynak gibi kıvılcım oluşturabilecek çalışmaların gerekli tedbirler alınmadan yapılmaması konusunda uyarılarını sürdürüyor. Erken müdahale, büyük felaketleri önlüyor Son yıllarda yapılan yatırımlar sayesinde Türkiye'nin yangınla mücadele altyapısı önemli ölçüde güçlendirilirken, erken müdahale sistemleri de geliştiriliyor. Yeni ilk müdahale ekip binaları, hava araçlarının koordinasyonu, teknolojik takip sistemleri ve eğitimli personel sayesinde yangınların büyümeden kontrol altına alınması hedefleniyor. Yetkililer, özellikle yaz sezonunun en sıcak dönemine girildiği bu günlerde vatandaşların yapacağı küçük ihmallerin büyük felaketlere yol açabileceğini hatırlatarak, herkesin orman yangınlarına karşı azami hassasiyet göstermesi çağrısında bulunuyor.

Türkiye'de Sıcak Hava Dalgaları Son 75 Yılın Zirvesine Ulaştı Haber

Türkiye'de Sıcak Hava Dalgaları Son 75 Yılın Zirvesine Ulaştı

Türkiye'de iklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha belirgin hale gelirken, yeni bir bilimsel çalışma aşırı sıcaklarla ilgili dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü tarafından gerçekleştirilen araştırmada, Türkiye'deki sıcak hava dalgalarının geçmişten günümüze değişimi incelendi. Prof. Dr. Barış Önol ve meteoroloji mühendisi Tolga Karakaya tarafından hazırlanan çalışma, Avrupa Yerbilimleri Birliği (EGU) Konferansı'nda bilim dünyasıyla paylaşıldı. Araştırmada, 1950-2025 yılları arasındaki döneme ait günlük maksimum sıcaklık verileri kullanılarak "Sıcak Hava Dalgası Büyüklük İndeksi (HWMId)" yöntemiyle analiz yapıldı. Türkiye'de yaz sıcaklıkları 2000'lerden sonra hızla arttı Araştırma sonuçları, Türkiye'de özellikle son 25 yılda yaz sıcaklıklarında belirgin bir yükseliş yaşandığını gösterdi. Çalışmaya göre 1970-1990 döneminde Türkiye genelinde yaz mevsimi ortalama sıcaklıkları 22-23 derece seviyelerinde bulunurken, 2000'li yıllardan itibaren bu değerlerde ciddi artış görüldü. Isınma eğiliminin hızlanmasıyla birlikte yaz ortalama sıcaklıklarının 24-25 derece seviyelerine yükseldiği belirtildi. 2024 yılı ise dikkat çekici bir rekorla öne çıktı. Araştırma verilerine göre 2024 yazında Türkiye genelindeki ortalama sıcaklık 26,1 dereceye ulaşarak ölçüm dönemlerinin en yüksek seviyesine çıktı. Sıcak hava dalgalarının şiddeti üç kat arttı İTÜ araştırması, yalnızca ortalama sıcaklıkların değil, aşırı sıcak olaylarının gücünün de arttığını ortaya koydu. Bilim insanları, 1980-2009 dönemini referans alarak yaptıkları değerlendirmede, 2010 sonrası yıllarda sıcak hava dalgalarının yıllık toplam şiddetinin yaklaşık üç kat yükseldiğini belirledi. Bu artışın, Türkiye'deki iklim koşullarında önemli bir değişime işaret ettiği vurgulandı. Araştırmacılar, sıcak hava dalgalarının artık daha uzun süre etkili olduğunu, daha yüksek sıcaklık değerlerine ulaştığını ve geçmiş dönemlere göre daha güçlü hissedildiğini ifade etti. 2023 ve 2025 en kritik yıllar oldu Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise 2023 ve 2025 yazlarına ilişkin veriler oldu. Çalışmaya göre 2023 yazında yaşanan sıcak hava dalgalarının büyüklüğü, referans döneme göre yedi katın üzerinde gerçekleşti. 2025 yılında ise bu oran yaklaşık 11 kata kadar çıktı. Bu veriler, 2023 ve 2025 yazlarını son 75 yılın en şiddetli sıcak hava dalgalarının yaşandığı dönemler haline getirdi. Araştırmacılar, en sıcak yaz mevsimlerinin her zaman en güçlü sıcak hava dalgalarıyla aynı döneme denk gelmediğine dikkat çekti. Sıcak hava dalgalarının oluşumunda; Atmosferik blokajlar, Sıcak hava taşınımları, Deniz yüzeyi sıcaklıkları, Kuraklık koşulları, Toprak nemindeki değişimler gibi birçok faktörün birlikte etkili olduğu belirtildi. Türkiye'yi daha uzun sıcak dönemler bekliyor Araştırmada, gelecekte sıcak hava dalgalarının daha uzun süreli ve daha sık görülebileceği uyarısı yapıldı. Bilim insanlarının iklim projeksiyonlarına göre, 1976-2005 döneminde Türkiye'nin önemli kentlerinde yılda ortalama 3 ila 5 gün arasında görülen sıcak hava dalgalarının, önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde artması bekleniyor. Kötümser iklim senaryosuna göre 2021-2050 döneminde sıcak hava dalgası görülen gün sayısının; İstanbul'da yaklaşık 16 gün, Ankara'da yaklaşık 16 gün, Konya'da yaklaşık 16 gün, Antalya'da yaklaşık 18 gün, İzmir'de yaklaşık 23 gün seviyelerine çıkabileceği tahmin ediliyor. 2050 sonrası sıcak hava dalgaları iki aya yaklaşabilir Araştırmanın daha ileri dönem projeksiyonları ise sıcaklık artışının devam etmesi halinde riskin daha da büyüyeceğini ortaya koydu. 2051-2080 döneminde sıcak hava dalgası yaşanan gün sayısının; İstanbul ve Ankara'da yaklaşık 38 gün, Antalya ve Konya'da yaklaşık 40 gün, İzmir'de yaklaşık 53 gün seviyelerine ulaşabileceği öngörülüyor. Bu tablo, özellikle büyük şehirlerde sağlık, enerji tüketimi, tarım ve su kaynakları açısından yeni risklerin oluşabileceğine işaret ediyor. Uzmanlardan iklim uyumu çağrısı Araştırmacılar, artan sıcak hava dalgalarının yalnızca meteorolojik bir olay olmadığını, aynı zamanda toplum sağlığı ve şehir planlaması açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti. Aşırı sıcakların daha doğru tahmin edilmesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve şehirlerin iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Bilim insanları, Türkiye'nin özellikle sıcak hava dalgalarına karşı hazırlık kapasitesini artırması gerektiğini ifade ederken, iklim değişikliğinin etkilerinin önümüzdeki yıllarda daha belirgin hissedileceği uyarısında bulundu.

Avrupa'da Orman Yangını Felaketi Büyüyor: 310 Bin Kişi Tahliye Edildi, Türkiye İspanya'ya Destek Gönderdi Haber

Avrupa'da Orman Yangını Felaketi Büyüyor: 310 Bin Kişi Tahliye Edildi, Türkiye İspanya'ya Destek Gönderdi

Avrupa'nın güneybatısında günlerdir etkisini sürdüren büyük orman yangınları, İspanya ve Fransa'da geniş alanları küle çevirirken yüz binlerce kişinin tahliye edilmesine neden oldu. Şiddetli rüzgar ve yüksek sıcaklıkların etkisiyle hızla yayılan alevler, yerleşim yerleri ile kritik ulaşım hatlarını tehdit ederken, iki ülkede tahliye edilenlerin sayısı yaklaşık 310 bine ulaştı. Yangınlarla mücadelede uluslararası dayanışma da devreye girerken, Türkiye, İspanya'nın yardım talebine iki yangın söndürme uçağı göndererek destek verdi. Türkiye'den İspanya'ya Yangın Söndürme Desteği Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İspanya'nın resmi yardım talebi üzerine iki yangın söndürme uçağının bölgeye sevk edildiğini açıkladı. Yumaklı, yaptığı değerlendirmede ormanların yalnızca ülkelerin değil, tüm insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi bugün de ihtiyaç duyan dost ülkelerin yanında olmaya devam ettiğini belirtti. Bakan Yumaklı, uluslararası dayanışmanın doğal afetlerle mücadelede büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, yangınların en kısa sürede kontrol altına alınmasını temenni etti. Fransa'da Son Yılların En Büyük Yangını Fransa'nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde etkili olan yangınlar, ülke tarihinin en büyük doğal afetlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bordeaux kenti çevresinde 42 bin hektardan fazla alanın kül olduğu belirtilirken, yetkililer bunun 1949 yılından bu yana yaşanan en büyük orman yangını olduğunu ifade ediyor. Yangının yerleşim alanlarına yaklaşması nedeniyle 220 binden fazla kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Alevlerin ulaşım ağlarını tehdit etmesi üzerine Bordeaux çevresindeki otoyollar ve demiryolu hatları da geçici olarak ulaşıma kapatıldı. Fransa hükümeti, yangın söndürme çalışmalarına destek vermek ve boşaltılan bölgelerde güvenliği sağlamak amacıyla 1.500 askeri bölgeye sevk etti. Ayrıca yangınların sosyal yaşam üzerindeki etkisi nedeniyle Fransa Bisiklet Turu'nun son etabının rotasında değişikliğe gidildi. Öte yandan Gironde Cumhuriyet Savcılığı, yangın bölgesinde havai fişek patlattıkları iddiasıyla üç kişiyi gözaltına aldı. Olayın yangınların çıkışıyla bağlantısı olup olmadığına ilişkin soruşturma devam ediyor. İspanya'da Binlerce Kişi Evlerini Terk Etti İspanya'da ise yangınlar özellikle Madrid'in batısı ile Toledo çevresinde etkisini artırdı. Alevlerin yerleşim yerlerine yaklaşması üzerine Toledo yakınlarındaki sekiz belediye tamamen tahliye edildi. Ülke genelinde evlerinden ayrılmak zorunda kalanların sayısı 60 bini aşarken, Valencia bölgesinde alevlerin arasında kalan bir kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. İtfaiye ekipleri ve acil durum görevlileri, yangınların yeni yerleşim alanlarına ulaşmasını önlemek için yoğun mücadele yürütüyor. En Üst Düzey Alarm Devam Ediyor Meteoroloji uzmanları, sıcak hava dalgası ve kuvvetli rüzgarların önümüzdeki günlerde de etkisini sürdüreceğini belirtiyor. Bu nedenle hem Fransa hem de İspanya'da en üst seviyedeki yangın alarmı yürürlükte kalmaya devam ediyor. Fransız yetkililer, yangınla mücadelenin uzun sürebileceğini belirterek önümüzdeki saatlerin kritik önem taşıdığı uyarısında bulundu. Uluslararası ekiplerin desteğiyle sürdürülen çalışmaların temel hedefi ise alevlerin yeni yerleşim yerlerine ulaşmasını engellemek ve can kayıplarının önüne geçmek. Avrupa'nın güneybatısında devam eden yangınlar, iklim değişikliği, uzun süreli kuraklık ve aşırı sıcaklıkların orman yangınları üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirirken, bölgedeki gelişmeler uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Yetkililer, vatandaşlara tahliye çağrılarına uymaları ve riskli bölgelere yaklaşmamaları konusunda uyarılarını sürdürüyor.

Dünyada Diplomasi Hareketlendi! Liderler Kritik Görüşmeler İçin Bir Araya Geliyor Haber

Dünyada Diplomasi Hareketlendi! Liderler Kritik Görüşmeler İçin Bir Araya Geliyor

Küresel Siyasette Diplomasi Trafiği Hızlandı Dünya genelinde yaşanan siyasi krizler, bölgesel çatışmalar ve ekonomik belirsizlikler, liderleri yeni diplomatik temaslara yöneltiyor. Son dönemde ABD, Avrupa Birliği, Çin, Rusya ve bölgesel aktörler arasında gerçekleşen görüşmeler, uluslararası ilişkilerde yeni dengelerin oluşabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, savaş risklerinin arttığı, enerji ve ekonomi başlıklarının daha fazla önem kazandığı bir dönemde diplomasinin yeniden merkezi bir rol üstlendiğini belirtiyor. Ülkeler bir yandan kendi güvenlik politikalarını güçlendirirken, diğer yandan krizlerin daha fazla büyümemesi için müzakere kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Ortadoğu ve Avrupa Güvenliği Masanın Ana Başlıkları Arasında Uluslararası diplomasi gündeminin en önemli başlıklarından biri Ortadoğu’daki gelişmeler olmaya devam ediyor. Bölgedeki güvenlik sorunları, enerji hatları ve ülkeler arasındaki siyasi gerilimler nedeniyle birçok ülke diplomatik temaslarını artırıyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, bölgesel istikrarın korunması için farklı aktörlerle görüşmeler gerçekleştirirken, krizlerin kontrol altına alınması için çözüm arayışlarını sürdürüyor. Uzmanlara göre Ortadoğu’daki gelişmeler yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel ekonomi ve enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Büyük Güçler Arasında Rekabet ve İş Birliği Dengesi Dünya siyasetinde ABD, Çin ve Rusya arasındaki ilişkiler de diplomasi gündeminin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Ekonomik rekabet, teknoloji yarışları, güvenlik politikaları ve bölgesel nüfuz mücadeleleri, büyük güçler arasındaki ilişkilerin temelini oluşturuyor. Buna rağmen iklim değişikliği, küresel ekonomi, enerji güvenliği ve uluslararası ticaret gibi konularda ülkeler arasında iş birliği ihtiyacı devam ediyor. Siyasi analistler, önümüzdeki dönemde rekabet ile diplomatik iş birliğinin aynı anda yürütülmesinin uluslararası sistem açısından belirleyici olacağını ifade ediyor. Savaş Bölgelerinde Ateşkes Arayışları Sürüyor Dünya diplomasisinin önemli gündemlerinden biri de devam eden savaş ve çatışmalar. Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki krizler ve farklı bölgelerde yaşanan güvenlik sorunları nedeniyle uluslararası kuruluşlar çözüm yolları arıyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli ülkeler, çatışmaların sona erdirilmesi ve insani yardımların ulaştırılması için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Ancak taraflar arasındaki siyasi farklılıklar nedeniyle kalıcı çözüme ulaşmak kolay olmuyor. Ekonomi ve Enerji Diplomasisi Önem Kazanıyor Günümüzde diplomasi yalnızca siyasi ve askeri konularla sınırlı kalmıyor. Enerji kaynakları, ticaret yolları, kritik madenler ve teknoloji alanındaki rekabet de ülkelerin dış politika kararlarında etkili oluyor. Özellikle enerji arz güvenliği, ülkelerin stratejik planlarında önemli bir yer tutuyor. Petrol ve doğal gaz piyasalarındaki gelişmeler, diplomatik görüşmelerin ekonomik boyutunu da ön plana çıkarıyor. Türkiye’nin Diplomasi Rolü Yakından İzleniyor Bölgesel gelişmelerde Türkiye’nin diplomatik rolü de uluslararası kamuoyunda yakından takip edilen başlıklar arasında yer alıyor. Türkiye, bulunduğu coğrafya nedeniyle Avrupa, Asya ve Ortadoğu arasındaki ilişkilerde önemli bir konuma sahip bulunuyor. Ankara’nın güvenlik, enerji, ticaret ve bölgesel istikrar konularındaki diplomatik girişimleri, küresel dengeler açısından önem taşıyor. Dünya Yeni Bir Diplomasi Dönemine Giriyor Uluslararası ilişkiler uzmanları, önümüzdeki dönemin daha fazla diplomatik temas gerektiren bir süreç olacağını belirtiyor. Artan jeopolitik riskler, ekonomik rekabet ve bölgesel krizler nedeniyle ülkelerin doğrudan iletişim kanallarını açık tutmasının kritik olduğu ifade ediliyor. Dünya liderlerinin atacağı diplomatik adımlar, yalnızca ülkeler arasındaki ilişkileri değil, küresel güvenlik ve ekonomik dengeleri de şekillendirecek.

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi Haber

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi

Rapor ayrıca, süregelen sağlık risklerine, ortaya çıkan bölgesel eğilimlere ve dünyanın hava kalitesi izleme sistemlerindeki önemli eksikliklere de dikkat çekiyor. Veriler, 143 ülke ve bölgedeki 9.400'den fazla şehirden derlenmiştir; bu, bir önceki yıla göre 12 ülke artışı anlamına gelmektedir ve bunlardan 7'si ilk kez listeye dahil edilmiştir. Yıllık karşılaştırmaya göre, 54 ülkede PM2.5 seviyelerinde artış, 75 ülkede azalma kaydedilmiş ve 2 ülkede ise değişiklik olmamıştır. 2025 yılı için şehirlere göre PM2.5 konsantrasyonlarını gösteren harita. Kaynak: IQAir Dünya genelindeki şehirlerin yalnızca %14'ü, DSÖ'nün PM2.5 ince partikül madde konsantrasyonu kılavuzunda belirtilen (5 µg/m³) güvenli eşiği karşılıyor; bu oran 2024'te %17 idi. 143 ülke ve bölgenin 130'u bu güvenli eşiği aşıyor. En kirli ülkeler listesinde Pakistan (67,3 µg/m³), Bangladeş, Tacikistan, Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti yer alıyor. Kentsel düzeyde ise Loni (Hindistan) dünyanın en yüksek kirlilik seviyelerini kaydederken, Nieuwoudtville (Güney Afrika) en temiz şehir oldu. Dikkat çekici bir şekilde, dünyanın en kirli 25 şehrinin tamamı Hindistan, Pakistan ve Çin'de yoğunlaşmış durumda. En kirli şehirlerin dörtte üçü yalnızca Hindistan'da bulunuyor. ABD'de ortalama PM2.5 konsantrasyonunun 2025 yılına kadar 7,3 µg/m³'e yükselmesi bekleniyor. El Paso en kirli büyük şehir olurken, Los Angeles'ın güneydoğu bölgesi en ağır kirliliğe maruz kalan bölge olacak. Buna karşılık, Seattle ikinci yıl üst üste en temiz büyük şehir unvanını koruyacak. Bölgesel ölçekte, Doğu Asya'da ikinci yıldır Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarını karşılayan hiçbir şehir bulunmuyor. Avrupa'da ise karışık bir eğilim gözlendi; 23 ülkede kirlilik artışı, 18 ülkede ise sınır ötesi orman yangınları ve Sahra çölü tozunun etkisiyle kirlilik azalması yaşandı. Bu arada, Latin Amerika ve Karayipler nispeten olumlu gelişmeler gösterirken, Okyanusya %61'lik şehir oranıyla en temiz bölge olmaya devam ediyor. İklim değişikliği nedeniyle orman yangınları giderek daha şiddetli hale geliyor ve küresel hava kalitesinin düşmesinde de önemli bir faktör olarak belirleniyor. Yalnızca Kanada, tarihindeki en kötü ikinci orman yangını sezonunu yaşadı ve bu yıl Kuzey Amerika'nın en kirli bölgesi oldu. Rapor ayrıca izleme eksikliklerine de dikkat çekerek, bazı hava kalitesi izleme programlarının kapatılmasının 44 ülkede izlemeyi zayıflattığını ve altı ülkenin ise hiçbir izleme sistemine sahip olmadığını belirtti. 2025 raporu, dünya çapında hava kalitesini iyileştirme yolunda politika yapıcıları ve toplulukları desteklemede açık verilerin ve izleme ağlarının rolünü vurgulayan küresel bir ölçüt olarak görülmeye devam ediyor. IQAir'in 2025 raporundaki verilere göre Vietnam'da hava kalitesi hala DSÖ güvenlik standartlarını karşılamıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sivrisinek ve zararlılara karşı çevre ilaçlamada drone teknolojisine geçti. Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sivrisinek ve zararlılara karşı çevre ilaçlamada drone teknolojisine geçti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, halk sağlığını korumanın yanı sıra çevreyi gözeterek vektörlerle mücadelede günümüz teknolojilerinden yararlanıyor. Dron, amfibik araç destekli uygulamalar ve biyolojik ürünlerle süren çalışmalar, 30 ilçede görev yapan 27 ayrı ekip tarafından yürütülüyor. Ekipler, yalnızca yaz aylarında değil, kış dönemini de kapsayacak şekilde yılın 12 ayı aralıksız sahada görev yapıyor. Kent genelinde kayıt altına alınan 254 bin noktada düzenli kontrol ve ilaçlama çalışmaları yürütülüyor. 40 litrelik dron sistemleriyle yapılan uygulamalarda hem granül hem de sıvı formülasyonda biyolojik ürünler kullanılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Vektör Mücadele Birimi Foça Ekip Sorumlusu Çevre Mühendisi Ersin Harman, iklim değişikliği nedeniyle vektörlerin daha fazla üreme alanı bulabildiğini ifade ederek, ekiplerin bu nedenle sürekli sahada olduğunu vurguladı. Çalışmalarda teknolojiyi de aktif biçimde kullandıklarını belirten Harman, “Geniş arazilerde ve büyük sulak alanlarda dron teknolojisinden yararlanıyoruz” dedi. Vatadaşların da mücadeleye destek olmasının önemine değinen Harman, açık alanlarda biriken suların, bahçelerdeki kovaların, foseptiklerin ve kullanılmayan havuzların sivrisineklerin üremesi için uygun ortam oluşturduğunu hatırlattı.

Ekmen: Göksu Deltası adım adım tarım alanlarına dönüştürülüyor Haber

Ekmen: Göksu Deltası adım adım tarım alanlarına dönüştürülüyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda açıklama yaptı. Milli parkların ve doğal varlıkların en kıymetli alanlarından birine dikkat çekmek istediğini belirten Ekmen, “Defalarca Genel Kurul’da dile getirdim; Göksu Deltası ne yazık ki her yıl çıkan yangınlar bahanesiyle adım adım tarım alanlarına dönüştürülüyor. Ramsar Sözleşmesi kapsamında korunması gereken bu kuş cenneti yeterli korumadan yoksun bırakılıyor; binlerce kuş ve balık yaşamını yitiriyor, sazlık alanlar yok edilerek tarıma açılıyor ve tüm bu tahribatla etkin bir mücadele yürütülemiyor.” dedi. Ekmen, dünyanın en önemli kuş göç yolları üzerinde yer alan bu deltanın, geçen yıl nisan ayında ciddi bir yangın yaşadığını dile getirerek, şunları söyledi: “Yanlış tarımsal sulama politikaları ve yetersiz koruma uygulamaları, bu eşsiz ekosistemi tehdit etti ve ne yazık ki etmeye de devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi’ ilan edilen bu alan, 300’ün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapıyor ve bir kuş cenneti olarak anılıyor. Ancak biz bu bölgeyi ne yazık ki kuşlarıyla değil, yangınlarıyla hatırlıyoruz. Önceki senelerde bu konuyu sürekli gündemde tutup, yetkililere seslenmiştim. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’ya bu değerin etkin biçimde korunması ve olası yangınların önlenmesi adına bir kez daha çağrıda bulunuyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.