Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KFA Fuarcılık’tan ihracata güçlü katkı... 2025’te küresel arenada Bursa imzası Haber

KFA Fuarcılık’tan ihracata güçlü katkı... 2025’te küresel arenada Bursa imzası

BTSO iştiraki KFA Fuarcılık, 2025 yılı boyunca düzenlediği ulusal ve uluslararası fuarlar, alım heyetleri ve yurt dışı iş gezileriyle Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırırken, Türkiye’nin ihracata dayalı büyüme hedeflerine önemli katkı sağladı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) ihracat odaklı vizyonu doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren KFA Fuarcılık, 2025 yılında hayata geçirdiği nitelikli organizasyonlarla fuarcılık sektöründe güçlü bir marka konumuna ulaştı. Ulusal ve uluslararası ölçekte düzenlenen fuarlar, alım heyeti organizasyonları ve yurt dışı iş gezileri sayesinde Bursa firmalarına yeni pazarların kapısı aralandı. KFA Fuarcılık, 2025 yılında dünyanın en büyük savunma sanayii organizasyonlarından biri olan IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nın organizasyonunu üstlenerek önemli bir başarıya imza attı. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IDEF 2025, yaklaşık 100 ülkeden binlerce sektör temsilcisini bir araya getirerek rekor katılıma sahne oldu. Ev tekstili sektörünün küresel buluşma noktalarından HOMETEX 2025, 700’ün üzerinde katılımcı firma ve 175 bini aşkın ziyaretçiyle sektörün ihracat potansiyeline güçlü katkı sağladı. Bursa’da düzenlenen Junioshow, TFF Show, Rising City, Food Point ve MEEXX Makine ve Teknolojileri Fuarı da farklı sektörlerde önemli iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırladı. BURSA FUAR MERKEZİ’NDE YENİ DÖNEM 2025 yılı, KFA Fuarcılık açısından yapısal bir dönüşüm yılı oldu. Bursa Fuar Merkezi’nin yönetiminin KFA Fuarcılık bünyesine geçmesiyle, kentin fuarcılık altyapısında yeni bir dönem başladı. KFA Fuarcılık, merkezde daha fazla ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmayı hedefliyor. 2026 FUAR TAKVİMİ BELLİ OLDU KFA Fuarcılık, 2026 yılında da yoğun bir fuar takvimiyle iş dünyasını buluşturacak. Yılın ilk organizasyonu 20–22 Ocak’ta Junioshow ile başlayacak. Nisan ayında LES-EXPO, Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, ICAFF – International Cosmos Art Fair ve Karavan Show Bursa düzenlenecek. Mayıs ayında Bursa Energy & Tech Motion ve HOMETEX, haziranda ise Bursa Food Point & Turfood Horeca Fuarı sektörleri bir araya getirecek. Yıl, kasım ayında gerçekleştirilecek MEEXX – Makine ve Teknolojileri Fuarı ile tamamlanacak. BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık’ın Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma vizyonunun sahadaki en güçlü aktörlerinden biri olduğunu vurguladı. Fuarların firmalar için yeni pazarlarla temas kurulan, kalıcı ticari ilişkilerin temellerinin atıldığı stratejik alanlar olduğuna dikkat çeken Burkay, “KFA Fuarcılık aracılığıyla bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı iş gezisi gerçekleştirdik. 8 bini aşkın iş insanımızı dünyanın önde gelen fuarlarıyla buluşturduk. Birçok üyemiz bu sayede ilk kez küresel pazarlara açıldı” dedi. Burkay, BTSO olarak KFA Fuarcılık öncülüğünde Bursa iş dünyasının uluslararası rekabet gücünü artırmaya ve ihracata katkı sağlamaya devam edeceklerini kaydetti.

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları   Güney Kore Yolcusu Haber

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları  Güney Kore Yolcusu

2025 yılında ihracatını yüzde 23 büyüterek Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altında ihracat rekortmeni olan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılına da hızlı giriş yaptı. 8-11 Ocak 2026 tarihlerinde PET İZMİR 2026 Fuarı’nda 5 kıtadan alıcıları ağırlayan ve kedi-köpek maması ihracatındaki artışın sürmesi için çaba gösteren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 11-16 Ocak 2026 tarihlerinde de Güney Kore’ye yönelik Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştiriyor. Türkiye ile Güney Kore arasındaki tarihi güçlü bağlar dış ticaretimizi destekliyor Kore Menşei Bilgi Kurumu yetkililerini 2025 yılı ağustos ayında İzmir’de ağırladıklarını paylaşan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, o görüşme sonrasında Güney Kore’ye Sektörel Ticaret Heyeti düzenleme fikrinin güç kazandığını dile getirdi. Öztürk, Türkiye ile Güney Kore arasındaki tarihi güçlü bağların karşılıklı dış ticareti destekler konumda olduğunun da altını çizdi. Güney Koreli 40 ithalatçıyla 200 ikili iş görüşmesi yapılacak Türkiye’nin Güney Kore’ye gıda ihracatının 2023 yılında 108 milyon dolar seviyesindeyken, 2024 yılında yüzde 34’lük artışla 145 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Öztürk, “Güney Kore’ye gıda ihracatımızdaki artış 2025 yılında da devam etti. 2025 yılı sonunda Güney Kore’ye gıda ihracatımız 172 milyon dolara ulaştı. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğümüz Aegean Cereal, Pulses, Oilseeds and Products UR-GE Projesi kapsamında, Güney Kore’ye 9 gıda ihracatçısı firmamız heyette yer alacak. 13 Ocak 2026 tarihinde Novotel Ambassador Seoul Gangnam’da, Güney Kore tarafından 40 ithalatçı firmayla ikili iş görüşmeleri yapacağız. Market, pazaryeri ziyaretlerimiz olacak. İkili iş görüşmeleri programımıza T.C. Seul Büyükelçimiz Murat Tamer ve Güney Kore Ticaret Müşavirimiz Özlem Üntez katılarak bize güç verecekler. Güney Kore’de” şeklinde konuştu. Güney Kore’de bazı gıda ürünlerinin belli dönemlerde trend olduğuna dikkati çeken Öztürk, şöyle devam etti: “Kore pazarını yakından takip etmek, trend ürünlerle pazara girmek büyük avantajlar sağlayabilir. Hurma ve Dubai çikolatasının çok trend olduğu zamanlar oldu. Sonrasında bal-kaymak trend oldu. Gıda ihracatçılarımız Güney Kore pazarıyla temaslarını sıklaştırdıkları takdirde trend ürünlere göre pozisyon alabilirler. Türkiye’nin Avrupa’ya gıda ihracatının yüksek olması Güney Kore tarafına güven veriyor.” Heyete katılan firmaların; yağlı tohumlar, helva, baharatlar ve çeşniler, buğday unu, kuruyemişler, işlenmiş gıdalar, tıbbi aromatik bitkiler, sebzeler ve şekerleme sektörlerinde faaliyet gösterdiklerini aktaran Başkan Öztürk, Türkiye’nin Güney Kore’ye gıda ihracatının 5 yıllık vadede 500 milyon dolara çıkması için sektörel ticaret heyeti ve fuar organizasyonlarına ağırlık vereceklerini sözlerine ekledi. Güney Kore’ye en çok şeker mamulleri ihraç edildi Türkiye, 2025 yılında Güney Kore’ye 172 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç ederken en çok ihraç edilen ürünler 40 milyon dolarla ton balığı, 25 milyon dolarla şeker mamulleri, 11 milyon dolarlık meyveler, 9,6 milyon dolarla makarna, 7 milyon dolarla meyve suları, 6,7 milyon dolarla ayçiçek yağı oldu. Güney Kore Sektörel Ticaret Heyetine; “ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ., BELMAR DIŞ TİCARET A.Ş., BOZTOPRAK GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş., BUĞDAYCI UN GIDA NAKLİYE İNŞAAT PAZARLAMA VE TİCARET A.Ş., CHEF SEASONS GIDA SAN. TİC. A.Ş., HEMSİ TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ A.Ş., SEYRAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş., TAREGE TİCARET EVİ TAR.ÜR.SAN. VE TİC. A.Ş. ve YÜKSEL TEZCAN GIDA SAN. VE TİC.” Firmaları katılıyor.

Erdoğan: 2026 yılı için ihracat hedefimiz toplam 410 milyar dolardır Haber

Erdoğan: 2026 yılı için ihracat hedefimiz toplam 410 milyar dolardır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Mal ve Hizmetler İhracatımızı artırmak için canla başla çalışan ihracatçılarımızla birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ticaret Bakanlığımıza, Türkiye İhracatçılar Meclisimize (TİM) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulumuza bu anlamlı toplantı için teşekkür ediyorum. 2026 senesinin vatandaşlarımızın yanı sıra tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Hükümetimizin bir rutini haline gelen sene sonu dış ticaret verilerini değerlendirmek üzere bir aradayız. Her yıl başında geçmiş 12 ayın kapsamlı bir muhasebesini yapıyor hem de gelecek seneye dair hedeflerimizi paylaşıyoruz. Dış ticaret dahil, ekonominin bütün alanlarında küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların, dalga boyu yükselen rekabetin her ülke gibi Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Ayrıca biz küresel güncemi en çok meşgul eden olayların tam merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu gerçek 2025 yılında da değişmedi. Geride bıraktığımız 2025 senesinde Gazze başta olmak üzere, gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde zulüm, katliam ve kaos hakimdi. Çoğu çocuk ve kadın, 71 binden fazla Filistinli kardeşimiz, İsrail’in saldırılarıyla ne yazık ki şehit düştü, aynı saldırılarda 172 bin kardeşimiz yaralandı. Yüzde 90’ı enkaza dönen Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Uluslararası sistem özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazzeli mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti, insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor. Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahası Karadeniz’in kuzeyidir. Rusya-Ukrayna arasındaki savaş beşinci yılına girmek üzeredir. Orada da yüzbinlerce insan öldü, şehirler yıkıldı, binlerce insan evini terk etmek zorunda kaldı. Son aylarda savaşın Karadeniz’deki ticareti ve seyri sefer güvenliğini tehdit eden boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi konusunda gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz ne kan ne gözyaşı ve zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız olmadı, bugün de yoktur. Dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Herkesin hayrına olacak bir barış kuşağı istiyoruz. Asya’dan Afrika’ya ve Latin Amerika’ya dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk Dünyasıyla bağlarımızı inşallah daha da güçlendireceğiz. Şurası da son derece önemlidir; Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı, herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlamıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler kaybedecektir. 2025 yılı küresel ticarette belirsizliklerin tırmandığı ve korumacılığın belirgin bir biçimde yükseldiği bir dönem olmuştur. Zayıf talep, yakın coğrafyamızdan süregelen savaşlar, iç karışıklıklar ve jeopolitik gerilimlere tarife artışının yol açtığı sorunlar eklenmiştir. Türkiye tüm bunlara ilave olarak dolaylı maliyeti 150 milyar doları bulan 6 Şubat Depremlerinin etkileriyle de mücadele etmiştir. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin çok şükür meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. 2025 yılının 3’üncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz, tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak, yeni bir rekor daha kırdık. Mevcut pazarımızda gücümüzü arttırmanın yanı sıra, yeni pazarlar, yeni ticaret ortakları, yeni ürün çeşitleriyle ihracatta yakaladığımız ivmeyi bir üst seviyeye çıkardık. 2025 senesinde Türk ekonomisinin direnci sınanmış ve ekonomimiz çok başarılı bir sınav vermiştir. Sadece büyüme rakamları değil, ihracat rakamları da Türkiye’nin kapasitesini ortaya koymuştur. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla, aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında, geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağlandı. İlk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. 2025 yılı mal ihracatımızda da benzer bir rekor söz konusu. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız, dikkatinizi çekiyorum, toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik. Geçen yılın ilk 10 ayında mal ihracatımızda artış kaydedildi. 5 ayında ise aylık mal ihracatı rekoru kırıldı. 2025 yılında mal ihracatımızda net olarak 11,7 milyar dolar artış yaşandı. Hizmetler ihracatında ise net 6 milyar dolar artış olduğunu, yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz. 2025 yılında 33 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 46 ilimizde ihracatını artırmıştır. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. İthalatın artmasında ekonomimizdeki canlanma ile altının ons fiyatı ve ithalat değerindeki yükseliş etkili oldu. 8 aralık devrimi sonrasında özgürlüğüne kavuşan Suriye’nin ticaretimizde de öne çıkmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Güvenlik ortamı iyileştikçe de Suriye ile ticaretimiz daha da artacaktır. Bir ve büyün Suriye bölgemizde kalıcı istikrarın anahtarı olacaktır. Kıymet bazında ilk üç fasıla baktığımızda ise, motorlu kara taşıtların 4,3 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolara, silahlar ve mühimmatın 2,1 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolara, elektrikli makine ve cihazların 1,3 milyar dolar artışla 17, 8 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artış, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıyor. 2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 oranındaki artışla 9,9 milyar dolara ulaşmış, orta yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır. Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 12’nci en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü gösteriyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak, 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektörü ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız, savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye, bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya’yla varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız, ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. HÜRJET’in, Avrupa ve NATO üyesi bir ülkenin envanterine girecek olması, inşallah gelecek senelerde önümüzü daha da açacaktır. Savunma ihracatında yakaladığımız ivmeyi 2025’te de devam ettirdik. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla, 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Bu muazzam rakamların da ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük 5’inci ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Birliğe ihracatımız yüzde 7,8 oranında artışla 117 milyar doları bulmuştur. Bununla birlikte ticari ilişkilerimizin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için gümrük birliğinin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupa Birliği’nin konseyden gerekli yetkiyi çıkartarak daha fazla vakit kaybetmeden ülkemizle müzakereleri başlatmasını ümit ediyoruz. AB’den korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz." Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımızda çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 125 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolarla Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yıl sonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolarak paylaşmıştım. Küresel ekonomideki tüm zorluklara ve artan belirsizliklere rağmen mail ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla hedefimizi aştığını ifade etmek isterim. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eknomide büyüme sürüyor... İş dünyasına yeni müjdeler verdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eknomide büyüme sürüyor... İş dünyasına yeni müjdeler verdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİSK 29. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin son 23 yılda kaydettiği büyümeyi, istihdam teşviklerini ve terörle mücadeledeki hedeflerini açıkladı. "Orta Vadeli Programın rehberliğinde, enflasyonda nihai hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız" diyen Erdoğan, iş dünyasına yönelik destek paketlerine ilişkin yeni müjdeler de verdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TİSK 29. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hükümetlerinin ekonomiden demokrasiye, hak ve özgürlüklerden güvenliğe kadar geniş bir alanda son 23 yılda ülkeye önemli kazanımlar sağladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dış politikada bölgesel ve küresel ölçekte söz sahibi bir konuma geldiğini vurguladı. Erdoğan, ekonomideki büyümenin sürdüğünü ifade ederek, "Dış ticarette ihracat 36 milyar dolardan 270 milyar doların üzerine çıktı. Milli gelir 238 milyar dolardan 1,5 trilyon doları aştı. Ekonomik büyüme 21 çeyrektir kesintisiz olarak devam ediyor. Deprem bölgesinin ihyası için harcanan 90 milyar dolara rağmen bu başarılar elde edildi. 2028 hedefi milli gelirde 1,9 trilyon dolar olarak açıklandı" dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize, çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği, 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Ayrıca, büyük ölçekli firmalarımızı da programa dâhil ediyoruz. Böylece toplam 48 milyar… pic.twitter.com/kBlCnTq70l — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) December 11, 2025 Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasına yönelik destek paketlerini de paylaştı: KOBİ’ler için çalışan başına aylık 2 bin 500 TL olan destek, 2026 yılında 3 bin 500 TL’ye çıkarılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyük ölçekli firmalar da destek programına dahil edilecek. Toplam 48 milyar TL’lik destekle yaklaşık 1 milyon 100 bin istihdam korunacak. 2025 yılı için asgari ücret desteği olarak işverenlere her işçi başına bin TL verilecek. Kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi olan çalışanlara sosyal güvenlik desteği sağlanacak; program 2026 yılı sonuna kadar uzatılacak" diye konuştu. TERÖRLE MÜCADELE VE TOPLUMSAL MUTABAKAT Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusuna da değinerek, Türkiye’nin 40 yıldır ağır maliyetler ödediği terör sorununun çözümüne ilişkin mesaj verdi. Erdoğan, "Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini artık sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz. Tek gayemiz var: Kan akmasın, ocaklara ateş düşmesin, yürekler dağlanmasın" dedi. Çözümün geniş toplumsal ve siyasi mutabakat çerçevesinde, milletin değerleriyle uyumlu bir zeminde yürütüleceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları, ekonomide büyüme ve istihdamı artırmaya yönelik adımlar ile terörle mücadelede kararlılığı bir arada ortaya koyması açısından dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.