Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’li bankalar Türkiye'de büyümenin yavaşlamasını öngörüyor Haber

ABD’li bankalar Türkiye'de büyümenin yavaşlamasını öngörüyor

Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ilk çeyreği için açıklanan yüzde 2,5 büyüme oranı, GoldmanSachs ve Citi’nin beklentilerinin altında kalırken, her iki banka da büyüme görünümüne ilişkintemkinli değerlendirmelerde bulundu. Kurumların ekonomistleri Türkiye ekonomisinde dış talep ve iç dengesizliklerin büyüme içinrisk oluşturduğuna işaret etti ve ekonomide yavaşlamanın devam edebileceğini öngördü. Ekonomistler, ilk çeyrekte büyüme performansındaki zayıflamanın temel nedenlerini ihracattakisert daralma, ekonomik aktivitedeki ivme kaybı ve iç talep ile dış denge arasındaki bozulmaolarak sıralarken, Türkiye ekonomisinde iç talebin dış talebe kıyasla daha dirençli kalmasınıncari denge ve dış ticaret görünümünü olumsuz etkilediğini belirttiler. Clemens Grafe ve Başak Edizgil imzalı Goldman raporunda, “Zayıf ihracat ve güçlü iç talebinbirleşimi, çekirdek ticaret açığının genişlemesine neden oluyor. Yetkililer bugüne kadarihracatçılar için kurumlar vergisini yarıya indirerek, Türk Lirası’nı birinci çeyreğe göre daha hızlıbir şekilde devalüe ederek ve son dönemde kredi büyüme sınırlarını sıkılaştırarak bu durumayanıt verdiler. Sonuncu önlem, geçmişteki kredi sınırlamalarından daha anlamlı ve bunun kredibüyümesinde daha belirgin bir yavaşlamaya yol açacağını öngörüyoruz. Bununla birlikte,geçmişte bu tür kısmi kredi kısıtlamalarının görece etkisiz kalması, bu sonucun ne olacağıkonusunda belirsizlik yaratıyor” denildi. Goldman Sachs, ödemeler dengesi görünümündeki bozulma ve enerji fiyatlarındaki yükselişnedeniyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın finansal koşulları daha da sıkılaştırmakzorunda kalabileceğini öngörüyor. Banka, bu gelişmelerin etkisiyle 2026 yılı büyümesininyüzde 2,7 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor.

Ermenistan Başbakanı Paşinyan : Türkiye ile demir yolu bağlantısı resmen açıldı Haber

Ermenistan Başbakanı Paşinyan : Türkiye ile demir yolu bağlantısı resmen açıldı

Sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin bir açıklama yayımlayan Başbakan Paşinyan, bu gelişmeden duyduğu büyük memnuniyeti dile getirdi. Paşinyan, açıklamasında söz konusu hattın Ermenistan'ın ekonomik kalkınması için hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Bu sürece katkı sağlayan komşu ülkelere de teşekkürlerini ileten Başbakan, Türkiye ve Gürcistan’daki ortaklarına sergiledikleri yapıcı iş birliği nedeniyle şükranlarını sundu. Paşinyan mesajında şöyle dedi: “Azerbaycan demir yolunun ardından, Gürcistan üzerinden Türkiye demir yolunun Ermenistan'ın ihracat ve ithalatı için artık açık olduğunu duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu, ülkemizin ekonomik hayatı için büyük bir gelişmedir. Türkiye ve Gürcistan'daki ortaklarımıza yapıcı iş birliği için teşekkürlerimizi sunarız.” Pleased to announce that following the Azerbaijani railway, the Turkish railway via Georgia, is now open for Armenian export & import. This is a major develop for our country’s econ life. Express appreciation to our partners in Türkiye & Georgia for their constructive coop. — Nikol Pashinyan (@NikolPashinyan) May 24, 2026 Yeni demir yolu bağlantısının bölgedeki ticari entegrasyonu güçlendirmesi ve Ermenistan’ın küresel pazarlara erişimini kolaylaştırması bekleniyor. Bu hamle, bölgedeki ulaşım koridorlarının çeşitlenmesi adına atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yat ve tekne sektörü sezona İzmir’den açılıyor Haber

Yat ve tekne sektörü sezona İzmir’den açılıyor

Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından olan MAST İzmir Boat Show - Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 29 Nisan’da Fuar İzmir’de kapılarını açacak. 350’yi aşkın deniz aracının yanı sıra tekne ekipmanları ve deniz aksesuarlarının da sergileneceği fuar, denizcilik dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show, sezon öncesinin son büyük buluşması olarak öne çıkıyor. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli imza taşımasıyla dikkat çeken organizasyon, Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası vitrine taşıyacak. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak olan fuarın, denizcilik ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak. Her yıl güçlenerek büyüyor İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, fuarın her geçen yıl güçlenerek büyüdüğünü belirterek, “MAST İzmir Boat Show, çok kısa süre geçmesine karşın her yıl artan katılımcı sayısı, sergilenen tekne adedi ve ziyaretçi yoğunluğuyla istikrarlı bir büyüme ortaya koyuyor. Bu gelişim, fuarın kısa sürede sektörün en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğinin en açık göstergesi. İzmir’in denizle kurduğu güçlü bağ ve köklü fuarcılık geleneği, bu başarının temelini oluşturuyor. Denizle iç içe yaşayan bir şehir olarak denizcilik kültürünü büyütmeyi, bu fuar aracılığıyla üreticilerimizi desteklemeyi, sektörün ticaret hacmini ve ihracat potansiyelini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bunu yaparken de sektör temsilcilerimizle birlikte hareket ediyoruz. İZFAŞ olarak ED Fuarcılık ile birlikte, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren, ticareti ve iş birliklerini geliştiren bu yapıyı her yıl daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Yerli üretimden küresel pazara uzanan vitrin MAST İzmir Boat Show’un, Türk denizcilik sektörü açısından önemine dikkat çeken ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan “MAST İzmir Boat Show, yerli üreticilerimiz için sezon öncesi son ve en büyük vitrin olma özelliğini taşıyor. Türk denizcilik sektörü ise tasarım kalitesi ve ileri mühendislik kabiliyetiyle küresel pazarda rekabeti belirleyen bir konuma ulaştı. Bunun en somut göstergesini fuar alanımızda görüyoruz; sergilenen tekneler içindeki yerli üretim ağırlığı yüzde 70 gibi güçlü bir seviyeye ulaştı. Bu yıl, ayrıca sergilenen tekne sayısında yüzde 20’lik artışla 350’nin üzerinde deniz aracını ziyaretçilerle buluşturuyoruz.” dedi. Denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz da “Geçtiğimiz yıl dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye’nin dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızın, uluslararası arenadaki etkisini daha da artırmayı, daha geniş bir ihracat ve iş birliği ağı oluşturmayı hedefliyoruz. MAST İzmir Boat Show, henüz dördüncü yılında olmasına karşın yalnızca bir sergileme alanı değil; denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez haline geldi” diye konuştu. Halka açık Sadece sektör profesyonellerinin değil; tekne ve yat tutkunlarının da ilgi göstereceği fuar, broker ve yat satış-kiralama acentalarından distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan, bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin gerçekleşmesine olanak sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, 29 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar hakkında detaylı bilgiye ve online bilete ulaşmak isteyenler www.marinesaloontrade.com.tr adresini ziyaret edebilecek.

Bayraktar K2 Kamikaze İHA sahaya çıktı Haber

Bayraktar K2 Kamikaze İHA sahaya çıktı

Gelişmiş yapay zekâ ve otonomi algoritmaları ile donatılan platform, dün ve bugün gerçekleştirilen ve 5 adet K2’nin katıldığı uçuş testlerini başarıyla tamamladı. Akıllı sürü otonomisi Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan 5 adet K2 Kamikaze İHA, iki gündür Saros Körfezi üzerinde gerçekleştirilen çoklu testlerde "sağ kademe", "çizgi" ve "V" dizilimli formasyon uçuşlarını gökyüzünde başarıyla icra etti. Test senaryolarında K2 platformları, yapay zekâ, sensör ve yazılımları vasıtasıyla sürüdeki hava araçlarına göre konum alarak filo içindeki yerlerini hatasız bir şekilde korudu ve görevleri başarıyla tamamladı. K2 Kamikaze İHA, "Turan" ve "duvar" formasyonu gibi farklı dizilimleri de başarıyla uygulayabiliyor. Yapay zeka destekli sürü sinerjisi Yapay zekâ destekli sürü sinerjisi ile hareket eden K2 Kamikaze İHA, literatürdeki "feda edilebilir" sınıfına yeni bir yaklaşım getiriyor. Ar-Ge çalışmalarının bir sonraki adımında platformun, mühimmatını hedefe bıraktıktan sonra üsse geri dönebilen ve yeniden kullanım imkânı sunan versiyonlarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Maliyeti etkin yaklaşım Projeyle yüksek maliyetli mühimmatların kullanımını asgari seviyeye indirerek etki gücü yüksek, düşük maliyetle seri üretilebilen platformların sahaya sürülmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşımla düşmana ait kritik hedeflerin maliyet-etkin bir şekilde etkisiz hale getirilmesi hedefleniyor. Eleltronik harbe karşı kesintisiz görev K2 Kamikaze İHA’nın seyrüsefer mimarisi küresel konumlama sistemlerinin (GNSS) bulunmadığı veya yoğun karıştırmaya maruz kaldığı elektronik harp ortamlarında görev yapabilecek şekilde tasarlandı. Platform gimbal kamerası ve gövde altında bulunan gece görüş kabiliyetine sahip kamera sistemi aracılığıyla yeryüzü şekillerini görsel olarak tarayarak konum kestirimi yapabiliyor. Bu sayede K2 Kamikaze İHA, tümüyle GNSS sinyallerinin bulunmadığı ortamlarda dahi görsel tarama kabiliyetiyle kesintisiz seyrüsefer icra ederek hedefine otonom şekilde ilerleyebiliyor. Görsel kişitlenme ve hassas vuruş Üzerinde bulunan EO/IR gimbal kamera sistemi, platforma hem keşif-gözetleme yeteneği kazandırıyor hem de görsel kilitlenme özelliği ile hedefi tam isabetle bulmasına olanak tanıyor. Platform ayrıca koordinat tabanlı hassas vuruş yeteneğine de sahip. Bu özelliklerinin yanı sıra sahip olduğu görüş hattı (LOS) ve görüş hattı ötesi (BLOS) uydu veri bağı ise operasyonel esnekliği en üst seviyeye çıkarıyor. Sınıfının en büyük Kamikaze İHA’sı Sınıfının en büyük kamikaze platformu olan K2 Kamikaze İHA, kısa pistlerden kalkış-iniş kabiliyetiyle sahada lojistik esneklik sağlıyor. 800 kg azami kalkış ağırlığına sahip olan platform, yüksek tahrip gücü sunan 200 kg’lık harp başlıklı mühimmat taşıyabilme özelliğiyle benzerlerinden ayrılıyor. 2000 kilometreyi aşan menzili, 200 km/s üstü hızı ve 13 saatin üzerinde havada kalış süresi ise platformun uzun menzilli stratejik görevleri icra edebilmesine olanak tanıyor. Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. Dünya’nın en büyük İHA şirketi Baykar 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 37 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

Sürdürülebilir Ticaret Derneği (STD) : Kanatlı Eti İhracat Kısıtlamasının Ticari Sürdürülebilirliğe Etkileri Haber

Sürdürülebilir Ticaret Derneği (STD) : Kanatlı Eti İhracat Kısıtlamasının Ticari Sürdürülebilirliğe Etkileri

Sürdürülebilir Ticaret Derneği Başkanı Gökhan Erol, Ticaret Bakanlığı tarafından dün duyurulan kanatlı eti ihracatının durdurulması kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erol, gıda arz güvenliği ve fiyat istikrarı hedeflerini anlamakla birlikte, bu tür ani kararların ihracat odaklı ilişkilere vereceği zararlara dikkat çekti.Sürdürülebilir Ticaret Derneği (STD) tarafından hazırlanan değerlendirmede, kararın muhtemel etkileri şu başlıklar altında sıralandı: Kazanılmış Pazarlar ve Müşteri Kaybı Uluslararası ticarette pazar kazanmanın ve müşteri güveni tesis etmenin yıllar süren emekler gerektirdiğini belirten Gökhan Erol, "İhracatçılarımızın tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği küresel pazar payı, bir sabah alınan ihracatı durdurma kararı ile ihracat pazarlarımızı rakiplerimize kaptırılma riskiyle karşı karşıyadır" dedi. Erol, tedarik zincirlerindeki bu kesintilerin Türk firmalarının "güvenilir tedarikçi" imajına ciddi zarar verdiğini vurguladı. Hukuki ve Ticari Taahhütler Kararın hukuki boyutuna değinilen açıklamada, ihracatçıların imzalanmış sözleşmelere ve teslim taahhütlerine uymak zorunda olduğu hatırlatıldı. Sevkiyatların aniden durmasının firmaları yüksek tazminat yükümlülükleri ve ticari davalarla karşı karşıya bırakabileceği ifade edildi. Ayrıca bu durumun lojistik ve ambalaj gibi yan sektörleri de sarsacağı öngörülüyor. Sürdürülebilir Ticaret Derneği’nden 3 Çözüm Önerisi İç piyasadaki fiyat dengesini korumak için ihracatı tamamen durdurmak yerine daha dengeli mekanizmaların devreye alınması gerektiğini savunan dernek, şu çözüm önerilerini sundu: Kota Uygulaması: İhracatın tamamen yasaklanması yerine belirli kotalar dahilinde devam etmesi ve mevcut sözleşmelerin korunması. Sektörel Destekler: Üretim maliyetlerini düşürecek hammadde destekleri ile iç piyasa fiyatlarının dengelenmesi. İstişare Mekanizması: Stratejik kararlar alınmadan önce sektör temsilcileriyle bir araya gelinerek geçiş süreçlerinin planlanması. Başkan Gökhan Erol, dış pazarlardaki varlığın korunması için kararın yeniden gözden geçirilmesi ve ihracatçılara gerekli esnekliklerin tanınması hususunda karar alıcıları adım atmaya davet etti. Sürdürülebilir Ticaret Derneği (STD) Hakkında Sürdürülebilir Ticaret Derneği (STD), sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanlarında Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla kurulan öncü bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek; Yeşil Dönüşüm, Toplumsal Etki ve Küresel Rekabet olmak üzere üç ana sütun üzerine inşa edilen projeleriyle, Birleşmiş Milletler’in Sosyal ve Ekonomik Sürdürülebilirlik Amaçlarını gözetmektedir. Enerji verimliliğinden dijital kalkınmaya, toplumsal cinsiyet eşitliğinden eğitimde fırsat eşitliğine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren STD, yerel üreticilerin küresel standartlara uyum sağlaması için stratejik yol haritaları geliştirmektedir. Bu kapsamda dernek, 2. Endüstriyel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm Çalıştayı (ESYED) gibi ulusal çapta referans kabul edilen organizasyonların yönetiminde ve bilimsel süreçlerinde yer almaktadır. STD; kamu kurumları, akademi ve iş dünyası arasında sürdürülebilir bir gelecek için köprü görevi üstlenmeye devam etmektedir.

Muratbey, Uzak Doğu’daki markalı büyümesine Japonya’yla devam edecek Haber

Muratbey, Uzak Doğu’daki markalı büyümesine Japonya’yla devam edecek

Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, Çin ve Güney Kore’deki istikrarlı büyümenin ardından Uzak Doğu’daki varlığını Japonya ile güçlendirmeye hazırlanıyor. Muratbey, Tokyo’da düzenlenecek Asya’nın en büyük gıda buluşmalarından FOODEX JAPAN 2026 Fuarı’nda Türk peynirlerini uluslararası profesyonellerle buluşturacak. Çin’deki uluslararası fuarlar ve Güney Kore’deki yerelleştirme ve dijital iletişim odaklı çalışmalarıyla Uzak Doğu pazarında güçlü bir konum elde eden Muratbey, bölgedeki markalı ihracat stratejisinde güçlü bir adım atıyor. Muratbey, yaklaşık 80 ülkeden 3000’e yakın gıda ve içecek şirketini bir araya getirecek FOODEX JAPAN 2026’da, modern yöntemlerle ürettiği geleneksel peynirlerini, dünya pazarında görücüye çıkaracak. 10–13 Mart 2026 tarihleri arasında Tokyo’da düzenlenecek fuar, Muratbey için Uzak Doğu pazarında yeni iş birlikleri geliştirmek ve mevcut ilişkileri derinleştirmek açısından önemli bir platform sunacak. Uzak Doğu’ya özel ürün ve iletişim yaklaşımı Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, Uzak Doğu’nun şirketin uzun vadeli ihracat vizyonunda özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Erol, “Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle destekleyerek bölge tüketicisinin beklentilerine göre şekillendiriyoruz.” dedi. Çin ve Kore’den Japonya’ya uzanan stratejik büyüme Amerika ve Avrupa’da olduğu gibi Asya’da da inovatif ürünlerle tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayan, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme hedeflediklerini belirten Erol, FOODEX JAPAN 2026’ya, inovatif peynirler başta olmak üzere geniş bir ürün gamıyla katılacaklarını anlattı. Erol, şöyle devam etti: “Muratbey olarak, ihracatta yalnızca hacim değil, katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız yolculuğu, bugün Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. FHC Şanghay’da elde ettiğimiz güçlü temaslar ve Kore’de yürüttüğümüz yerel iletişim çalışmaları, markamızın bölgede bilinirliğini önemli ölçüde artırdı. Yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifler ve kültürel uyumu gözeten iletişim dilimizle bölgedeki tüketiciyle daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz. FOODEX JAPAN 2026’nın, Muratbey’in bu yaklaşımını Japonya’da da görünür kılarak, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz.”

Bakan Tunç: Türkiye Yüzyılı'nı demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz Haber

Bakan Tunç: Türkiye Yüzyılı'nı demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz

Adalet Bakanı Tunç, Afyonkarahisar İş Dünyası Buluşmaları’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de hukuk devleti ilkesini güçlendirmeye yönelik gerçekleştirilen yapısal dönüşümlere değindi. Tunç, özel hayatın korunması ve idareyle yaşanan sorunların yargıya gitmeden çözülebilmesi amacıyla yapılan düzenlemeleri anlatarak, “Özel hayatın korunması ile ilgili olarak kamu kişisel verileri koruma kurulu gibi vatandaşlarımızın yargı‘ya başvurmadan idare ile ilgili bir problem problemini daha hızlı çözebilmemesi anlamında kamu Denetçiliğinin kurulması gibi bir çok yapısal dönüşümü sağladık hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısını anayasa Mahkemesi’nin yapısını demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdik askeri yargı‘yı kaldırdık askeri Yargıtay askeri yüksek idare Mahkemesi devlet güvenlik mahkemelerini kaldırdık anayasamızda Sıkı yönetimle ilgili maddeleri kaldırdık sıkı yönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye maddeler vardı darbecilerin yargılannamayacağına dair maddeler bunlar hepsi milletimizin onayıyla değişen ve anayasadaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik çabalarlardı” dedi. Yeni anayasa hedeflerine de değinen Tunç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Biz bununla da yetinmiyoruz bizim yeni anayasa dediğimiz demokratik anayasa hedefimiz her zaman var partimizin kurulduğu günden bu yana Parti programlarıyla seçim beyannameleri ile hükümet programlarında hepsinde yeni anayasa hedefi vardır. Yine Türkiye yüzyılını inşallah hem terörsüz Türkiye ile inşa edeceğiz daha huzurlu bir geleceğe adım atmamız hem de Türkiye Yüzyılı’nı, darbecilerin yazdığı bir anayasa ile değil; milletimizin temsilcilerinin yazdığı, millet tarafından onaylanan demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz” dedi..” Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde yapan Tunç, Türkiye’nin ihracat rakamlarına dikkat çekerek, “36 milyar dolar bir ihracatı olan Türkiye bugün 270 milyar doların üzerinde mal ihracatı yapan üreten hizmet ihracatı ile beraber 373 milyar dolarları aşan bir ülke konumuna geldi yani 36 milyar dolar nerede 373 milyar dolar nerede arada çok büyük fark var yani üreten bir Türkiye haline geldik” ifadelerini kullandı. Türkiye’de hukuk güvenliği olmadığı yönündeki eleştirilere de değinen Tunç, doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de hukuk güveliği yok oyüzden yabancı yatırımcı türkiyeyi tercih etmiyor ,doğrudan Türkiye son 23 yılda kaç gelmiş ona bakalım ki aradaki kıyaslama yapalım son 23 yılda 286 milyar dolar yabancı sermaye gelmiş doğrudan yabancı şimdi hukuk güvenliğinin olmadığı bir yerde bu derece yabancı sermayenin doğrudan sermayenin ülkeye gelmesi mümkün olabilir miydi olamaz.” Şirket sayılarına ilişkin verileri de paylaşan Tunç, “2002’de Türkiye’de 950 bin 314 şirket varmış toplam bugün itibari ile 2 milyon 600 bin şirkete ulaştı Türkiye yine yabancı sermayeli şirket sayısına baktığımız zaman 2002’de 5 bin civarında küsurat var bugün itibarıyla 93 bini geçti” dedi. Yargıya yönelik eleştirilere ilişkin konuşan Tunç, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de hukuk güvenliği vardır yalnız Türkiye’de güvenliği olmayan bazı kesimlerde vardır çetelerin güvenliği yoktur yolsuzluk yapanların güvenliği yoktur artık Türkiye’de Türkiye’de rüşvet yiyenlerin güvenliği yoktur Türkiye’de artık darbeye teşebbüs edenlerin hiçbir güvenliği yoktur.” Geçmiş dönemlere değinen Tunç, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin ise, “15 Temmuz hain kalkışması millet meydanlara inerken canı pahasına bayrağı ve bağımsızlığı için mücadele ederken evlerinde oturmayan darbeciler kıskıvrak yakalayıp gözaltı yapan yargılayan bir yargı sistemi var” ifadelerini kullandı. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yargının iş yükünü azaltma ve uyuşmazlıkları daha hızlı sonuçlandırma açısından önemli olduğunu vurgulayan Tunç, arabuluculuk sisteminin bu süreçte etkin rol üstlendiğini belirterek şu sözleri kaydetti: “2013’ten bu yana 8 milyon uyuşmazlık arabulucunun önüne gitti bunun 5 milyonu anlaşmayla sonuçlandı şu anda 40 bin civarında arabulucu var. Arabulucuk sistemini 2013’te kanunlarımıza koyduk ama bizim atalarımız bunu zaten yıllarca asırlarca uyguladı batı bunu arabuluculuk olarak uygulamaya başladı ama biz de tabi gecikmiş olan bir uygulama 2013’te arabuluculuk komisyon başkanıydım o zaman yasalaştı birlikte çok adalet komisyonunda Ali Özkaya milletvekilimiz de çok çalıştık bu yasal düzenlemeler özellikle vesayetin ortadan kaldırılması ile ilgili mecliste yaptığımız çalışmalar anayasa değişikliği hazırlıkları mutfak çalışmalarında bulunmanın onurunu yaşadık hep beraber bugün de bunun uygulamasını gerçekleştiriyoruz ve bu anlamda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin daha da geliştirilmesi ve bu konuda tarafları dinleyerek daha mükemmelini nasıl gerçekleştirebiliriz bunun gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.''

Türk İhracatçıları için “Hindistan Tehdidi” Kapıda Haber

Türk İhracatçıları için “Hindistan Tehdidi” Kapıda

Dış ticaret ve dijitalleşme alanında eğitim ve danışmanlık hizmetleri veren İnovakademi'nin kurucusu Gökhan Erol, AB ile Hindistan arasındaki yeni ticaret anlaşmasının Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerini, son ticaret verileri ışığında değerlendirdi. Erol, sürecin Türkiye için bir "çifte kıskaç" yarattığını vurguladı. "Oyunun Kuralları Değil, Oyunun Kendisi Değişti" Anlaşmanın Türkiye için "soğuk duş" etkisi yaratabileceğini belirten Gökhan Erol, şu ifadeleri kullandı: "Biz yıllardır Gümrük Birliği sayesinde AB pazarında 'bizden biri' muamelesi görüyor, gümrüksüz ticaretin konforunu yaşıyorduk. Ancak bu anlaşma ile AB, 1.42 milyar nüfuslu Hindistan'a da aynı VIP giriş kartını verdi. Artık rafta yanımızda, işçilik maliyeti bizden çok daha düşük, üretim kapasitesi devasa bir rakip var. Oyunun kuralları değişmedi, oyunun kendisi değişti." "5.5 Milya r Dolarlık Otomotiv İhracatımız Risk Altında" Kamuoyunda sadece tekstil sektörünün etkileneceğine dair yanlış bir algı olduğunu belirten Erol, 2024 verilerine dikkat çekerek asıl tehlikenin sanayide olduğunu vurguladı: "Rakamlar duygusal değildir, gerçeği söyler. Türkiye, 2024 yılında AB'ye 5.57 Milyar Dolar değerinde otomotiv yedek parçası sattı. Bu b izim kalemiz. Ancak Hindistan, gümrük duvarlarına rağmen şimdiden aynı kalemde 1.71 Milyar Dolar ihracat yapıyor. Gümrükler sıfırlandığında, aradaki %10-15’lik maliyet avantajı Hintli üreticinin lehi ne dönecek. Bir Alman otomotiv devi için %10 maliyet farkı, tedarikçi değiştirmek için yeterli bir sebeptir. Yan sanayicimizin acilen bu senaryoya hazırlanması gerekiyor." "İç Pazarda da 'Arka Kapı' Tehlikesi Var" Gökhan Erol, tehlikenin sadece ihracatla sınırlı kalmayacağını, Türkiye iç pazarının da tehdit altında olduğunu şu sözlerle açıkladı: "Gümrük Birliği'nin teknik yapısı gereği, AB'ye gümrüksüz giren bir Hint malı, 'Serbest Dolaşım' ilkesiyle Türkiye'ye de gümrüksüz girebilecek. Yani Bayrampaşa'daki tekstilci veya Konya'daki parçacı, sadece Almanya'da değil, kendi evinde de Hint mallarıyla rekabet edecek. Biz Hindistan'a mal satarken gümrük ödeyeceğiz, onlar bize satarken ödemeyecek. Bu, sürdürülebilir bir denklem değil." Çıkış Yolu: "Hız, Güven ve Dijital Markalaşma" Türk ihracatçısının "ucuzluk" yarışına girmemesi gerektiğini savunan Erol, çıkış r eçetesini ise şöyle özetledi: "Hindistan ile fiyat rekabetine girersek kaybederiz. Bizim kazanacağımız alan 'Hız ve Güven'. Hindistan'dan gelen bir konteynerin Avrupa'ya ulaşması haftalar sürerken, biz 48-72 saatte teslimat yapabiliyoruz. Avrupalı satın almacıya şunu anlatmalıyız: 'Tedarik zincirini riske atma, yeşil lojistikle malını kapına indireyim.' Bunun için de klasik pazarlamayı bırakıp, LinkedIn ve B2B platformlarında dijital markalaşmaya yatırım yapmalıyız. Artık sadece malı değil, güveni pazarlama devrindeyiz." Öne Çıkan İstatistikler: Otomotiv Yedek Parça İhracatı (AB'ye): Türkiye: 5.57 Milyar $| Hindistan: 1.71 Milyar$ (Risk: Yüksek) Kadın Giyim İhracatı (AB'ye): Türkiye: 3.01 Milyar $| Hindistan: 1.56 Milyar$ (Risk: Yüksek) Yassı Çelik İhracatı (AB'ye): Türkiye: 1.03 Milyar $| Hindistan: 1.36 Milyar$ (Risk: Kritik - Hindistan öne geçti) Otomotiv yedek parçası GTİP No: 8708

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.