Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu

Şişli'de gerçekleştirilen zirveye Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile sendika başkanları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. "2027'de küresel büyümenin yüzde 3,4 olması bekleniyor" Dünyada ekonomik ve jeopolitik açıdan olağan dışı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik politikalarını küresel gelişmeleri dikkate alarak şekillendirdiğini söyledi. Yılmaz, küresel büyümenin 2026'da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini, 2027'de ise bu oranın yüzde 3,4'e çıkmasının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin ihracatında önemli paya sahip ticaret ortaklarının büyüme performansının da gelecek yıl daha olumlu bir görünüm sergilemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, küresel ticaretteki toparlanmanın Türkiye açısından olumlu bir gelişme olacağını kaydetti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Enerji ve emtia fiyatlarındaki artış ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın Türkiye ekonomisini de etkilediğini belirten Yılmaz, buna rağmen 2026 yılı için yüzde 3,3'lük büyüme öngördüklerini söyledi. Yılmaz, yılın ilk yarısında büyümenin yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleştiğini, yılın ikinci yarısında ve özellikle üçüncü çeyrekte ekonomik aktivitede daha güçlü bir ivme beklediklerini ifade etti. Enerji ithalatının 2026'da 63 milyar dolardan yaklaşık 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmesinin öngörüldüğünü aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesini aşmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin dolar seviyesini aşacağını belirten Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının ise 2026 sonunda ilk kez 400 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini kaydetti. Orta-yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının son üç yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini belirten Yılmaz, ekonomik büyümede verimlilik ve teknolojinin katkısının giderek arttığını vurguladı. Enflasyonla mücadele devam edecek Yılmaz'ın konuşmasında enflasyonla mücadele de önemli başlıklardan biri oldu. Enflasyonun 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar yükseldiğini, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5'e gerilediğini belirten Yılmaz, savaşın enerji, ulaşım ve emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin son dönemde enflasyonda geçici bir yataylaşmaya neden olduğunu söyledi. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4 olduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemde maliye politikalarının dezenflasyon sürecine daha fazla katkı sağlamasının planlandığını belirtti. Güncel 2027-2029 OVP'de de enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedefleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Enflasyonla mücadelede arz yönlü adımların da önem taşıdığını belirten Yılmaz, sosyal konut çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı. 500 bin konut ve kiralık sosyal konut kampanyasının devam ettiğini söyleyen Yılmaz, sosyal konut için bütçeden ayrılan ödeneğin 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını belirtti. Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini, depremin ardından şehirlerin yeniden inşası ve altyapı çalışmalarına önemli kaynak aktarıldığını söyledi. Büyüme 2029'da yüzde 5'e çıkacak Orta Vadeli Program kapsamında büyümenin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak yükseltilmesi hedefleniyor. Yılmaz, 2026 için yüzde 3,3 olarak öngörülen büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Yılmaz, program dönemi sonunda Türkiye ekonomisinin 2,2 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Güncel OVP de aynı dönemin sonunda 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir ve 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedeflerini ortaya koyuyor. 2,1 milyon yeni istihdam hedefi Ekonomik büyümenin istihdama da yansıması hedefleniyor. Yılmaz, 2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını belirtti. İşsizlik oranının ise program dönemi sonunda yüzde 7,6 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, büyüme, üretim, ihracat, teknoloji ve istihdam politikalarının birlikte yürütülerek Türkiye ekonomisinin daha yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

Bakan Bolat açıkladı: Türk tekstilinin dünya ihracatındaki payı yüzde 3,6 Haber

Bakan Bolat açıkladı: Türk tekstilinin dünya ihracatındaki payı yüzde 3,6

Bolat, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ile İTKİB Fuarcılık iş birliğinde düzenlenen TEXHIBITION Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı'nın açılışına katıldı. Açılış programının ardından fuar alanını ziyaret eden Bolat, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi ve ihracatı açısından önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekstil ve konfeksiyon ihracatında 31 milyar dolarlık hacim Bakan Bolat'ın verdiği bilgilere göre Türkiye'nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı geçen yıl 9,4 milyar dolar, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı ise 18,6 milyar dolar oldu. Halı ve kaplamalar sektöründeki yaklaşık 2,9 milyar dolarlık ihracat ile yaklaşık 3 milyar dolarlık ev tekstili ihracatının da eklenmesiyle sektörün toplam dış ticaret büyüklüğünün önemli bir seviyeye ulaştığını belirten Bolat, Türkiye'nin küresel tekstil pazarındaki konumuna dikkat çekti. Bolat, Türkiye'nin dünya tekstil ihracatında dördüncü, hazır giyim ihracatında ise sekizinci sırada bulunduğunu ifade etti. "Türkiye tedarik ve üretim üssü olarak öne çıkıyor" Türkiye'nin ihracat performansına da değinen Bolat, yılın ilk 8 ayında toplam ihracatın 185 milyar dolara ulaştığını ve yıllık bazda yüzde 4,2 artış kaydedildiğini söyledi. Ağustos ayında ihracatın yüzde 8,1 artışla yükseldiğini belirten Bolat, son 12 aylık mal ihracatının ise 280,3 milyar dolara çıktığını açıkladı. Küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmalar, bölgesel çatışmalar ve bunların lojistik ile navlun maliyetlerine etkisine rağmen Türkiye'nin üretim, tedarik ve lojistik merkezi olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bolat, ihracat hedeflerine ulaşma konusunda olumlu mesaj verdi. "6 yıldır kesintisiz büyüme sağlandı" Türkiye ekonomisinin büyüme performansına ilişkin de değerlendirmede bulunan Bolat, ekonominin 2020'de başlayan Kovid-19 süreci de dahil olmak üzere büyüme kaydettiğini söyledi. Bolat, ikinci çeyrekte ekonominin yüzde 2,3, yılın ilk yarısında ise yüzde 2,5 büyüdüğünü belirterek, Türkiye ekonomisinin 24 çeyrektir, başka bir ifadeyle 6 yıldır kesintisiz büyüdüğünü ifade etti. İkinci çeyrekteki yüzde 2,3'lük büyümeye net mal ve hizmet ihracatının 0,6 puan katkı verdiğini belirten Bolat, yatırımların da son 7 çeyrektir büyümeye katkı sunduğunu kaydetti. Fuar sektörünün ekonomik büyüklüğü 7,5 milyar avroya ulaştı Türkiye'nin uluslararası fuarcılık alanında da önemli bir merkez haline geldiğini belirten Bolat, ülkedeki fuarcılık sektörünün ekonomik büyüklüğünün 7,5 milyar avroya ulaştığını söyledi. Bu büyüklüğün yaklaşık 4 milyar avroluk bölümünün doğrudan gayrisafi yurt içi hasılaya katkı sağladığını belirten Bolat, Türkiye'nin fuarcılık kapasitesini daha ileri taşımayı hedeflediklerini ifade etti. Bolat, özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon alanında ihracat göstergelerinde toparlanma başladığını ve yıl sonunda bu eğilimin daha belirgin hale gelmesini beklediklerini söyledi. İhracatçılara 45 milyar liralık destek Ticaret Bakanı Bolat, 2026 yılı kapsamında ihracat destekleri için 45 milyar liralık kaynak ayrıldığını açıkladı. Bu tutarın 33 milyar lirasının mal ihracatına, 12 milyar lirasının ise hizmet ihracatına yönelik desteklerde kullanılacağını belirtti. Bolat ayrıca 2023-2026 döneminde ihracatçılara toplam 180 milyar liralık, yaklaşık 5 milyar dolarlık destek sağlandığını, 2026 yılında şu ana kadar verilen desteklerin ise 61 milyar liraya ulaştığını söyledi. TEXHIBITION fuarlarına yönelik desteklerin de sürdüğünü belirten Bolat, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik düzenlemelerin sektöre katkı sağlayacağını ifade etti. "Tekstil ve giyimde 2026 istihdam açısından stabil yıl" Bolat, tekstil ve giyim sektörünün yalnızca ihracat açısından değil, istihdam bakımından da stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. 2026'nın tekstil ve giyim sektöründe istihdamın korunması açısından stabil bir yıl olmasının beklendiğini söyleyen Bolat, Türkiye'nin kalite, tasarım, marka ve hızlı teslimat kapasitesiyle küresel pazarda güçlü bir konuma sahip olduğunu ifade etti. Bakan Bolat, ihracat hedeflerinin yakalanacağına inandığını belirterek, gelecek yıl Orta Vadeli Program hedeflerine ulaşılması için sektör temsilcileriyle birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

22. Junioshow Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim ve Çocuk İhtiyaçları Fuarı, 8-10 Eylül'de gerçekleştirilecek Haber

22. Junioshow Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim ve Çocuk İhtiyaçları Fuarı, 8-10 Eylül'de gerçekleştirilecek

Bebe ve çocuk konfeksiyonu alanında Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri olan Bursa’da düzenlenecek Junioshow, firmaların yeni sezon koleksiyonlarını uluslararası pazarlara tanıtmasına önemli katkı sağlayacak. Fuar kapsamında gerçekleştirilecek ticari görüşmelerle yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektörün ihracat kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Sektöre Güç Katacak KFA Fuarcılık’ın organizasyon tecrübesi ile BEKSİAD’ın sektörel birikimini aynı platformda buluşturan Junioshow, Bursa bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünü uluslararası vitrine taşırken, yeni ticari bağlantılarına devam ediyor. Fuar, Bursa’nın sektördeki marka değerinin yükselmesine ve firmaların küresel rekabet gücünün geliştirilmesine de destek sağlıyor. Dünyanın Farklı Coğrafyalarından Alım Heyetleri Katılımcı firmaların özel dekor stantlarda bebe ve çocuk konfeksiyonuna yönelik yeni kreasyonlarını tanıtacağı fuar, katılımcılara ve ziyaretçilere tasarım ve yenilik odaklı uluslararası bir platform sunacak. “Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu Sektörünün Bursa’dan Dünyaya Açılımı” UR-GE Projesi kapsamında, Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle BTSO tarafından yürütülen çalışmalar da fuarın uluslararası niteliğini güçlendiriyor. KFA Fuarcılık’ın yurt dışı ofislerinin etkin çalışmaları sonucunda farklı coğrafyalardan Bursa’ya davet edilen iş insanları ile katılımcı firmalar arasında gerçekleştirilen iş görüşmeleri, yeni ihracat bağlantılarının kurulmasına ve sektörün dış ticaret hacminin gelişmesine önemli katkı sağlıyor.

Ticaret Bakanlığı: Serbest bölgelerden 7 ayda 7,7 milyar dolarlık ihracat, Serbest bölgeler arasında en yüksek ihracat performanslarından biri Bursa’dan geldi. Haber

Ticaret Bakanlığı: Serbest bölgelerden 7 ayda 7,7 milyar dolarlık ihracat, Serbest bölgeler arasında en yüksek ihracat performanslarından biri Bursa’dan geldi.

Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin serbest bölgelerin ihracat performansını açıkladı. Buna göre 19 serbest bölgenin toplam ihracatı, ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,9 artarak 7,7 milyar dolara çıktı. Böylece serbest bölgeler, 7 aylık dönemde tüm zamanların en yüksek ihracat rakamına ulaştı. Temmuz ayında da rekor kırıldı. Serbest bölgelerden yapılan ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artışla 1 milyar 152 milyon dolar oldu. Böylece aylık ihracat 1 milyar doların üzerindeki seyrini sürdürdü. İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI YÜZDE 160,9 Serbest bölgelerin ocak-temmuz döneminde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 160,9 olarak gerçekleşti. Temmuz ayında ise bu oran yüzde 152,5 oldu. Aynı dönemde serbest bölgelerde toplam satışlar içerisinde ihracatın payı yüzde 76,8’e yükselerek ocak-temmuz dönemleri açısından tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Serbest bölgelerin ihracat portföyündeki teknolojik ürünlerin payı da arttı. Ocak-temmuz döneminde toplam ihracatın yüzde 50,4’ünü orta-ileri teknoloji, yüzde 7’sini ise yüksek teknoloji ürünleri oluşturdu. Böylece orta-ileri ve yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 57,4’e ulaştı. BURSA SERBEST BÖLGESİ’NDEN YÜZDE 32,7’LİK ARTIŞ Serbest bölgeler arasında en yüksek ihracat performanslarından biri Bursa’dan geldi. Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatı yüzde 32,7 artarak 1 milyar 205 milyon dolara yükseldi. Ege Serbest Bölgesi ise ihracatını yüzde 7,2 artırarak 1 milyar 963 milyon dolara çıkardı ve toplam serbest bölge ihracatının yüzde 25,5’ini tek başına gerçekleştirdi. Antalya Serbest Bölgesi’nin ihracatı ocak-temmuz döneminde yüzde 40,2 artışla 447 milyon dolara, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ihracatı ise yüzde 32,3 artışla 341 milyon dolara yükseldi. 87 BİN 655 KİŞİYE İSTİHDAM Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2026 yılının ilk 7 ayı sonunda 19 serbest bölgede 474’ü yabancı olmak üzere toplam 1.934 firma faaliyet gösteriyor. Bu firmalar doğrudan 87 bin 655 kişiye istihdam sağlıyor. Serbest bölgelerde tahsis edilen 2 bin 795 faaliyet ruhsatının 2 bin 97’si yerli, 698’i yabancı kullanıcılara verildi. Üretim konulu faaliyet ruhsatlarının toplam içerisindeki payı ise yüzde 44,6’ya yükseldi. Ticaret Bakanlığı, serbest bölgelerin teknoloji odaklı ve yüksek katma değerli üretime dayalı stratejik ihracat üslerine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Ticaret Bakanlığı, e-ihracat potansiyeli yüksek pazarlara yönelik hazırladığı ülke rehberlerine Endonezya’yı da ekledi. Haber

Ticaret Bakanlığı, e-ihracat potansiyeli yüksek pazarlara yönelik hazırladığı ülke rehberlerine Endonezya’yı da ekledi.

Ticaret Bakanlığı, Türk ihracatçılarının küresel pazarlardaki fırsatlara daha kolay ulaşabilmesi amacıyla hazırladığı ülke rehberleri kapsamında Endonezya’ya yönelik kapsamlı bir çalışma yayımladı. ENDONEZYA PAZARI İÇİN KAPSAMLI REHBER Bakanlığın paylaşımında, Endonezya’nın 280 milyonu aşan nüfusuyla Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisi olduğu ve dünyanın en yüksek Müslüman nüfusuna sahip ülkesi konumunda bulunduğu belirtildi. Bu güçlü demografik yapının, helal üretim standartları ve tüketim alışkanlıklarının yanı sıra Türkiye ile Endonezya arasındaki kültürel bağların da etkisiyle Türk ürünleri açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekildi. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan rehberde, Endonezya pazarına girmek isteyen firmalar açısından önem taşıyan birçok başlık ele alındı. Çalışmada; Endonezya’daki vergi ve gümrük uygulamaları, yolcu muafiyetleri, pazara giriş süreçleri, Türkiye’nin Endonezya’ya yönelik mikro ihracat verileri başta olmak üzere iş dünyasının ihtiyaç duyabileceği güncel bilgilere yer verildi. TÜRK İHRACATÇISINA YOL HARİTASI Rehberin, Endonezya pazarına açılmayı hedefleyen girişimciler ile halihazırda bu ülkeye ihracat yapan firmalara yol göstermesi amaçlanıyor. Bakanlık, çalışmanın firmaların gümrük ve mevzuat süreçlerine uyumunu kolaylaştırarak Endonezya pazarına girişte önemli bir kaynak oluşturacağını belirtti. Ticaret Bakanlığı, Türk ihracatçılarının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik bilgi ve rehberlik çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı.

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi Haber

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi

Kayseri Sanayi Odası'nın Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya idaresinde, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Abidin Özkaya, ekonomideki güncel gelişmeleri analiz ederek, Merkez Bankası'nın temmuz ayı faiz kararında reel sektörün beklediği faiz indirimi adımının atılmadığını belirtti. Özkaya, bu kararın düşük kur ve yüksek faiz döneminin bir süre daha süreceğine dair kuvvetli mesajlar verdiğini ifade etti. Mevcut ekonomik yaklaşımın kısa vadeli sermaye girişlerini destekleyici nitelikte olduğunu kaydeden Özkaya, yabancı sermayeye karşı olmadıklarını ancak ihtiyaç duyulan kaynağın; yatırıma, üretime, istihdama ve katma değer yaratan alanlara yönelen doğrudan yatırımlar olması gerektiğini vurguladı. Yüksek faiz ve düşük kur kıskacının en ağır yükünün üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat yapan reel sektör tarafından taşındığını belirten Özkaya, finansal kaynakların üretim yerine yüksek getiri sunan mevduat hesaplarında toplandığını ve yıllık faiz giderlerinin yatırım bütçelerini aştığını ifade etti. Kredibilitesi yüksek firmaların dahi bankaların kredi sınırları nedeniyle finansmana ulaşmakta zorlandığını dile getiren Özkaya, bu durumun sanayiciyi yeni yatırımlardan uzaklaştırarak mevcut faaliyetlerini sürdürme savaşına ittiğini kaydetti. İstihdam verilerinin de üretimdeki sıkışmışlığı kanıtladığını söyleyen Özkaya, 2025 yılı verilerine göre sanayi ve tarım sektörlerinde yaklaşık 450 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken, hizmetler ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 380 bin kişilik bir artış olduğunu belirtti. Bu tablonun sanayinin ve üretimin ekonomi içindeki payının gerilediğini ortaya koyduğunu ifade eden Özkaya, üretim ekonomisinin ivedilikle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ardından söz alan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; küresel ekonomideki belirsizlikler, ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalara dikkat çekerek, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının üretim üzerindeki etkilerini derinden hissettiğini belirtti. Enflasyonla mücadelenin kritik önemine değinen Büyüksimitci, "Enflasyonla mücadele kuşkusuz hepimizin ortak gayesidir. Fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı büyümenin mümkün olmadığını biliyoruz. Ancak üretim ekonomisinin ayakta tutulması da aynı derecede kritiktir. Çünkü üretimin olmadığı bir yerde ne ihracattan, ne istihdamdan ne de kalıcı bir refahtan bahsedebiliriz" dedi. Günümüzde sanayicinin sadece yüksek faizle değil; finansmana erişim zorlukları, artan üretim maliyetleri, kur baskısı, daralan iç ve dış talep ile düşen kârlılıkla mücadele ettiğini belirten Büyüksimitci, son dönemde artan iflas ve konkordato haberlerinin üretim dünyası için ciddi bir uyarı olduğu şeklinde konuştu. Sanayicinin üzerindeki finansman yüküne işaret eden Büyüksimitci, "Bugün pek çok işletmemiz elde ettiği kârı yatırımına, üretimine veya ihracatına ayırmak yerine finansman giderlerine harcamak zorunda kalıyor. Sanayicimiz alın teriyle kazanıp, kazandığını faize ödüyor" ifadelerini kullandı. "Finansman maliyetleri yatırımların önündeki en büyük engel" İSO 500 araştırması sonuçlarının da bu durumu teyit ettiğini belirten Büyüksimitci, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarında faaliyet kârlılığının düştüğünü, finansman giderlerinin ise rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Büyüksimitci, "Üretim yapan işletmelerimiz hayatta kalma mücadelesi verirken, finansman maliyetleri yatırımların ve büyümenin önünde en büyük bariyer haline gelmiştir. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerimizin bu yükü daha fazla taşıması mümkün değildir" diye konuştu. Ekonomi programının temel hedefi olan dezenflasyon sürecine destek verdiklerini belirten Büyüksimitci, bu süreçte üretim kapasitesinin korunmasının ve sanayinin rekabet gücünün muhafaza edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Sanayicinin temel sorununun talep yetersizliği değil, finansmana erişim olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, "Üretim kapasitemiz, sipariş alma tecrübemiz ve ihracat gücümüz mevcut. Ancak uygun maliyetli finansmana erişemeyen işletmelerimizin bu potansiyeli hayata geçirmesi her geçen gün zorlaşıyor" dedi. Üretim ekonomisini canlandıracak ek adımların atılması gerektiğini ifade eden Büyüksimitci, özellikle üretim yapan firmalar için kredi kanallarının daha erişilebilir hale getirilmesinin ve finansman yükünün hafifletilmesinin üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), finansmanda kolaylık bekliyor Haber

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), finansmanda kolaylık bekliyor

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), sektör temsilcilerinin finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak ve mevcut destek paketleri hakkında bilgi vermek amacıyla “Finansmana Erişim Bilgilendirme Toplantısı” gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binasında düzenlenen buluşmada; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcileri, ihracatçılara yönelik kredi, sigorta ve finansman fırsatlarını detaylandırdı. Toplantıda ayrıca zeytin ve zeytinyağı sektörünün finansal gereksinimleri ile çözüm bekleyen sorunlar kurum temsilcilerine doğrudan iletildi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya; TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı, TCMB İzmir Bölge Müdürü Erol Seheroğlu, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege Sigorta Pazarlama Müdürü Zeynep Aslıgül Nefesoğlu Kandiyeli, İzmir Şube Yönetmeni Yeliz Alışar, Türk Ticaret Bankası İzmir Merkez Şube Kurumsal Bankacılık Müdürü Bülent Keçeciler ve Portföy Yöneticisi Arzu Uludağ katılım sağladı. Uygun: “Finansman mekanizmaları sektörün üretim takvimine uyum sağlamalı” Zeytin ve zeytinyağı sektörünün üretim süreçlerinin tamamen yerli girdilerle yürütüldüğünün altını çizen EZZİB Başkanı M. Emre Uygun, finansman ihtiyacının özellikle ham madde tedarik dönemlerinde arttığını belirtti. Uygun, “Zeytin ve zeytinyağı sektörümüz, ithal girdilere ihtiyaç duymadan, yüzde 100 yerli kaynaklarla üretim ve ihracat yapmaktadır. Eylül ve ocak ayları arasındaki dönemde ham madde alımları yoğunlaşmakta ve üreticilerimize Türk lirası ile peşin ödemeler gerçekleştirilmektedir. Bu sebeple, finansman imkânlarının sektörün dönemsel yapısı ve üretim takvimiyle uyumlu şekilde yapılandırılması kritik önem arz etmektedir. Reeskont kredi limitlerinin ham madde alım dönemlerinde yükseltilmesi ve tahsis işlemlerinin hızlandırılması, sektörümüzün küresel rekabet gücünü artıracaktır.” ifadelerini kullandı.

ABD’li bankalar Türkiye'de büyümenin yavaşlamasını öngörüyor Haber

ABD’li bankalar Türkiye'de büyümenin yavaşlamasını öngörüyor

Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ilk çeyreği için açıklanan yüzde 2,5 büyüme oranı, GoldmanSachs ve Citi’nin beklentilerinin altında kalırken, her iki banka da büyüme görünümüne ilişkintemkinli değerlendirmelerde bulundu. Kurumların ekonomistleri Türkiye ekonomisinde dış talep ve iç dengesizliklerin büyüme içinrisk oluşturduğuna işaret etti ve ekonomide yavaşlamanın devam edebileceğini öngördü. Ekonomistler, ilk çeyrekte büyüme performansındaki zayıflamanın temel nedenlerini ihracattakisert daralma, ekonomik aktivitedeki ivme kaybı ve iç talep ile dış denge arasındaki bozulmaolarak sıralarken, Türkiye ekonomisinde iç talebin dış talebe kıyasla daha dirençli kalmasınıncari denge ve dış ticaret görünümünü olumsuz etkilediğini belirttiler. Clemens Grafe ve Başak Edizgil imzalı Goldman raporunda, “Zayıf ihracat ve güçlü iç talebinbirleşimi, çekirdek ticaret açığının genişlemesine neden oluyor. Yetkililer bugüne kadarihracatçılar için kurumlar vergisini yarıya indirerek, Türk Lirası’nı birinci çeyreğe göre daha hızlıbir şekilde devalüe ederek ve son dönemde kredi büyüme sınırlarını sıkılaştırarak bu durumayanıt verdiler. Sonuncu önlem, geçmişteki kredi sınırlamalarından daha anlamlı ve bunun kredibüyümesinde daha belirgin bir yavaşlamaya yol açacağını öngörüyoruz. Bununla birlikte,geçmişte bu tür kısmi kredi kısıtlamalarının görece etkisiz kalması, bu sonucun ne olacağıkonusunda belirsizlik yaratıyor” denildi. Goldman Sachs, ödemeler dengesi görünümündeki bozulma ve enerji fiyatlarındaki yükselişnedeniyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın finansal koşulları daha da sıkılaştırmakzorunda kalabileceğini öngörüyor. Banka, bu gelişmelerin etkisiyle 2026 yılı büyümesininyüzde 2,7 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.