Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iddianame

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Iddianame haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iddianame haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım" Haber

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım"

Arjantin'den Türkiye'ye iade edildi İzmir'deki dosya kapsamında tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tehdit, nitelikli yağma, silahla yağma ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma gibi suçlamalarla aranan Serkan Kurtuluş, 2020 yılında Arjantin'de yakalandı. Yaklaşık 6 yıl süren iade sürecinin ardından Kurtuluş, Ağustos 2026'da Türkiye'ye getirildi. Türkiye'ye ulaşmasının ardından İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne SEGBİS üzerinden bağlanan Kurtuluş, 15 Ağustos'taki duruşmada tutuklandı. 53'üncü duruşmada ilk kez savunma yaptı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017 yılında hazırlanan ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında devam eden davanın 53'üncü duruşmasında Kurtuluş'un savunması SEGBİS aracılığıyla alındı. Tutuklu sanık Kurtuluş'un yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Savunmasına hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını ve 11 Haziran 2020'de Arjantin'de tutuklandığını belirterek başlayan Kurtuluş, iade sürecinde kendisi hakkında farklı dosyaların da gündeme geldiğini söyledi. Kurtuluş, yalnızca iade kapsamına giren suçlamalar yönünden savunma yapacağını ifade etti. "Suç örgütü kurmadım" Mahkeme başkanının yönelttiği suç örgütü kurma suçlamasına ilişkin savunma yapan Kurtuluş, kendisine yöneltilen suçlamayı reddederek, "Suç örgütü kurmadım" dedi. Kurtuluş, sosyal medya hesaplarıyla ilgili sorular üzerine de kendisine ait aktif bir sosyal medya hesabı bulunmadığını savundu. Adına farklı amaçlarla hesaplar açıldığını belirten Kurtuluş, söz konusu hesapların kendisine ait olmadığını öne sürdü. Haraç suçlamasını da kabul etmedi Duruşmada Kurtuluş'a, bir aileden haraç istediği yönündeki suçlama da soruldu. Bu iddiayı da reddeden Kurtuluş, dosyada haraç talebinde bulunduğunu gösteren somut bir ayrıntı, kanıt veya delil bulunmadığını savundu. Söz konusu ailenin başka kişilerle husumetleri olduğunu öne süren Kurtuluş, bu yöndeki iddiaların yeterince araştırılmadığını ileri sürdü. Tutukluluk halinin devamına karar verildi Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, Serkan Kurtuluş'un tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, ara kararını vermek üzere kısa süreliğine duruşmaya ara verdi. Yapılan değerlendirmenin ardından Kurtuluş'un kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına hükmederek duruşmayı 20 Kasım 2026 tarihine erteledi. Serkan Kurtuluş hakkındaki yargılama, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor.

Deniz Göktaş hakkında 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı Haber

Deniz Göktaş hakkında 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Deniz Göktaş'ın “Ölü Deniz” adlı gösterisinde kullandığı bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı. Göktaş'ın, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlarından cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede eleştiri sınırlarının aşıldığı belirtildi İddianamede, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesinin ya da sövme yoluyla kişilik haklarına saldırılmasının hakaret suçunu oluşturabileceği belirtildi. Savcılık değerlendirmesinde, Göktaş'ın gösteri metnini kendisinin yazdığını savunmasında kabul ettiği kaydedildi. Suçlama konusu ifadelerin ise eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanının toplum nezdindeki şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğu öne sürüldü. Dini ve sosyal kesimlere yönelik ifadeler iddianamede yer aldı İddianamede, Göktaş'ın gösterisinde oruç ibadetini yerine getiren kişilerle ilgili kullandığı bazı ifadelerin, halkın din bakımından farklı özelliklere sahip kesimlerini diğer kesimler aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte olduğu iddia edildi. Kuran-ı Kerim'e ilişkin bazı söylemlerin de soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Savcılık ayrıca, Göktaş'ın savunmasında “dalgıç” ifadesiyle denize haşema ile giren kadınları kastettiğini kabul ettiğinin kayıtlara geçtiğini belirtti. Bu ifadelerin de halkı sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılıkları üzerinden birbirine karşı kin ve düşmanlığa tahrik edecek nitelikte olduğu ileri sürüldü. 500'den fazla CİMER başvurusu İddianamede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına olayla ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu yapıldığı bilgisine yer verildi. Şikayet dilekçelerinin değerlendirilmesi sonucunda, Göktaş'ın sözlerinin toplumun geniş kesimlerinde infial oluşturabilecek nitelikte olduğu ve kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıktığının değerlendirildiği belirtildi. Bu kapsamda şüphelinin, “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçunu işlediği iddia edildi. Deniz Göktaş hakkında hazırlanan iddianameyle ilgili mahkemenin kabul süreci ve yargılamanın devamında verilecek karar bekleniyor. Göktaş hakkındaki suçlamaların henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü anlamına gelmediği ve yargı sürecinin devam ettiği kaydedildi.

İzmir’de Ali Aydın cinayeti davası başladı: Sanık “Sonrasını hatırlamıyorum” dedi Haber

İzmir’de Ali Aydın cinayeti davası başladı: Sanık “Sonrasını hatırlamıyorum” dedi

Sabah yürüyüşünde taşlı saldırıya uğradı Olay, 14 Ocak 2026’da Çiğli ilçesi Evka-2 bölgesindeki dağlık alanda meydana geldi. Emekli öğretmen ve avukat olan Ali Aydın, sabah yürüyüşü yaptığı sırada saldırıya uğradı. Başına taşla vurulan Aydın, olay yerinde ağır yaralı halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Aydın’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri incelemesinin ardından Aydın’ın cenazesi İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda şüphelinin Mahmut Delil Erik olduğu belirlendi. Gözaltına alınan Erik, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Ali Aydın’ın cenazesi Harmandalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede Mahmut Delil Erik hakkında, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Sanık hakkında ayrıca “bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma” suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. “Bir arbede oldu, sonrasını hatırlamıyorum” Karşıyaka 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mahmut Delil Erik’in yanı sıra Ali Aydın’ın eşi Kızbes Aydın, yakınları ve çok sayıda avukat katıldı. Savunmasına Aydın ailesine başsağlığı dileyerek başlayan Erik, olayın siyasi olmadığını savundu. Olaydan yaklaşık üç hafta önce uyuşturucu kullanmayı bıraktığını belirten sanık, sonrasında çeşitli sıkıntılar yaşadığını ve olaydan bir gün önce ağabeyinin kendisini hastaneye götürdüğünü anlattı. Olay gecesi dağlık bölgeye gittiğini belirten Erik, burada Ali Aydın ile karşılaştığını ifade ederek aralarında arbede yaşandığını söyledi. Sanık, başına aldığı darbenin ardından bilincini kaybettiğini ve sonrasını hatırlamadığını öne sürdü. Aile ve avukatlar sanığın cezalandırılmasını istedi Duruşmada söz alan Ali Aydın’ın ailesi ve avukatları, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerini mahkemeye sundular. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Mahmut Delil Erik’in tutukluluk halinin devamına hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına karar veren heyet, davayı 20 Kasım’a erteledi.

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe hakkında iddianame hazırlandı Haber

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe hakkında iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 11 ay 9 gün önce tutuklanan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ve 8 kişi hakkında düzenlenen iddianame İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Tutuklu bulunan Bahçetepe’nin “rüşvet alma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” suçlarından cezalandırılması istendi. Başsavcılığın açıklaması şöyle: “Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2024/236201 soruşturma sayılı dosyada (Aziz İhsan Aktaş çıkar amaçlı suç örgütü) tutuklanan şüpheli Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında 2026/91372 sayılı soruşturma kapsamında düzenlenen iddianame İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Şüpheli Hakan Bahçetepe’nin rüşvet alma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme suçlarından cezalandırılması talep edilmiştir.” Gaziosmanpaşa operasyonu İBB’ye yönelik düzenlenen operasyon kapsamında bu sabah saatlerinde 5. dalga operasyonu başlatıldı. 4 farklı soruşturmada 7 ayrı suç iddiası ile 47 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınanlar arasında Hakan Bahçetepe de yer aldı. Bahçetepe çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Belediye CHP’den AK Parti’ye geçti Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin tutuklanmasının ardından belediye başkanvekili seçimi yapıldı. Meclis üyesi çoğunluğunun Cumhur İttifakı’nda olması sebebiyle belediye CHP’den AK Parti’ye geçti. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanvekili Eray Karadeniz oldu.

İBB casusluk davası yarına ertelendi Haber

İBB casusluk davası yarına ertelendi

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, savunması alınan İmamoğlu'na çapraz sorgu yapıldı. Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na, "İddianamede, Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı olduysa?" sorusunu yöneltti. Bunun üzerine İmamoğlu, "Necati Bey'le birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hiçbir sohbetimizde, çalışmamızda kendi sentezleyip bize aktarmış olduğu sunuşların dışında, işte 'Şu şunun ifadesidir, şu şunun göstergesidir, şu bunun şeysidir' diye bir şey dinlemediğim gibi ben Hüseyin Gün ismini ilk defa burada hücrede yatarken, o ismin tutuklandığını ve bir itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunu duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı” cevabını verdi. “Tam bir hukuk cinayetidir” İmamoğlu savunmasında özetle şöyle konuştu: “Bugün burada milletin iradesini hiçe sayan anlayışın ve onun yargıdaki bir avuç aparatın ürettiği en tuhaf, onun bizzat kaleme aldığı o zihniyetin bizzat kaleme aldığı senaryolardan biri ve onun talimatlandırdığı yönetmenin sözde casusluk suçlaması nedeniyle bugün buradayım. İşte bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. Sırası geldiğinde defalarca hatırlatabilirim. İddianame 159 sayfa. Zaten şunların hepsi çöp. Hepsi. Sorsanız iddianame hazırlamışlar. Çöp. Kopyala, fotokopi. Yazık sayın başkan, sayın heyet, size yazık biliyor musunuz? Kaç tane davanın içindeyim evet. Çok saygıdeğer avukatlarım var, görevleridir, okuyorlar, meslekleridir. Ben buradan ilan ediyorum, tek bir sayfasını hiçbir iddianamenin okumadım, gerek bile duymadım biliyor musunuz? Ne 4000 sayfalık İBB davasının ne bunun, bir sayfasını bile okumadım ve okumayacağım. “İstanbul’da seçimi kazanmak suç mudur?” Ama burası yeter; sonu: ‘Siyasal casusluk suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı...’ Suç mudur Sayın Başkan? İstanbul’da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur Sayın Başkan? “Bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır…” Şimdi buna kim dava diyecek? Kim casusluk davası diyecek? Kim diyebilir? Bu siyasi bir dava. Seçimde, sandıkta karşıma çıkmaktan korkak zihniyetin ortaya koyduğu bir siyasi davadır Sayın Başkan, sayın heyet. Bütün bunları yaşatacaksınız, ondan sonra Meclis’te yasa çıkaracaksınız, bu ülkeye de yabancı yatırımlar koşa koşa gelecek. Hadi oradan! Kimi kandırıyorsunuz, kimi aldatıyorsunuz? “Ben taştan ekmeği çıkarmayı öğreneli tam 50 sene oldu” Kendinizin varsa sağda solda parası onu getirirsiniz bilmem. Benim neyim varsa bu ülkede. Ama birilerinin varsa getirirler, onu bilmem. Bu ülkeye temiz, yurtdışından yabancı sermaye gelecek ve yatırım yapacak. Ben iş insanıyım. Ben taştan ekmeği çıkarmayı öğreneli tam 50 sene oldu. 6 yaşımdan beri. Annemden, babamdan öyle öğrenerek büyüdüm, iş insanıyım ben. Binlerce daire yaptım, konut yaptım, iş yeri yaptım, proje yaptım binlerce. Ben iş insanıyım. Sermaye nedir? Ahlaklı sermaye nedir? Ahlaklı iş nasıl yapılır? Para nasıl bir yere gider? Birine insan nasıl borç verir? Borç vermeyeceği insan nasıl insandır bilirim. Ülkenin insandan farkı yoktur, aynı şey. Bu bakımdan bu ülkeye yazık ediyorlar. Yazık Mehmet Şimşek’e, yazık. Yazık veya onun gibi bu işi peşine koşan insanlara yazık.” Daha sonra duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının beyanları dinlendi. Duruşma, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ ile İmamoğlu’nın danışmanı Necati Özkan'ın savunmasının alınması için yarına ertelendi.

Eski FBI Direktörü, Başkan Trump'ı 'tehdit etmekle' suçlanarak yargılanıyor. Haber

Eski FBI Direktörü, Başkan Trump'ı 'tehdit etmekle' suçlanarak yargılanıyor.

Olay, savcıların ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik tehditler içerdiğini iddia ettiği bir sosyal medya paylaşımıyla ilgili olarak hakkında iddianame hazırlanmasından sadece bir gün sonra meydana geldi. Özellikle 28 Nisan'da ABD Adalet Bakanlığı , eski Yüksek Mahkeme Başkanı James Comey hakkında, Başkan Donald Trump'ın hayatını tehdit etmekle suçlayarak resmi olarak iddianame hazırladığını duyurdu. Suçlamalar, Comey'nin geçen Mayıs ayında Instagram'da paylaştığı, sahilde dizilmiş deniz kabuklarının fotoğrafına dayanıyor. Savcılara göre, kabukların "86 47" sayısını oluşturacak şekilde dizilmesi, açık bir şiddet tehdidi mesajıydı. ABD Başkanı Donald Trump ve eski FBI Direktörü James Comey. Fotoğraf: GI İddianamede, sıradan bir kişinin bu görüntüyü "Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'na zarar verme niyetinin ciddi bir ifadesi" olarak anlayacağı iddiasıyla iki ana suçlama yer alıyor. Amerikan gayriresmi kültüründe, "86" terimi genellikle restoranlarda bir ürünün stokta kalmadığını belirtmek için kullanılır, ancak aynı zamanda "ortadan kaldırmak veya öldürmek" anlamını da taşır; "47" sayısı ise Amerika Birleşik Devletleri'nin 47. Başkanı Donald Trump'ı ifade eder. Bu fotoğraf, Comey'nin sahil kenarında bir evi bulunan Kuzey Carolina'da çekilmiş ve yayınlanmıştır. Kısa süren mahkeme duruşması sırasında eski FBI lideri doğrudan bir açıklama yapmadı. Ancak avukatı Patrick Fitzgerald, bunun "intikam amaçlı bir kovuşturma" olduğunu kanıtlamak için mücadele edeceğini belirterek, suçlamaların Comey'nin yasal haklarını kullanmasından dolayı onu cezalandırmak için yapıldığını ima etti. Virginia Doğu Bölgesi Yargıcı William Fitzpatrick, suçlamaları dinledi ve Comey'nin herhangi bir özel koşul koymadan kefaletle serbest bırakılmasına izin verdi. ABD Adalet Bakanlığı, Comey'i Instagram paylaşımında Başkan Trump'ı tehdit etmekle suçladı. Fotoğraf: Comey/Instagram İddianame yayınlanmadan önce, ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve Gizli Servis bir soruşturma yürüttü ve Comey'i paylaşım hakkında sorguladı. Comey fotoğrafı silmiş ve bunun sadece siyasi bir mesaj olduğunu savunmuş olsa da, yetkililer davayı sürdürmeye karar verdi. Eski FBI lideri, daha sonra yaptığı açıklayıcı bir paylaşımda, sahilde yürürken üst üste dizdiği deniz kabuklarını yalnızca siyasi bir mesaj olarak gördüğünü ve bu sayıları şiddetle ilişkilendirmediğini belirtti. Bu, mevcut yönetim altında yasal soruşturmaların hedefi olduğu ilk olay değil. Geçen yıl, ayrı ancak sonuçsuz bir davada yargılanmıştı. Gözlemciler, bu iddianamenin ABD Adalet Bakanlığı'nın Başkan Trump'ın siyasi rakipleri olarak görülenleri hedef alma yönündeki yeni bir girişimi olduğunu düşünüyor.

Yenidoğan çetesi davasında ara karar çıktı Haber

Yenidoğan çetesi davasında ara karar çıktı

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ’Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen 2’nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 8’nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı’nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı. 5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur’un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel’in ‘yurt dışına çıkış’ yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı’nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.