Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstinaf

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İstinaf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstinaf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız Haber

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Yılmaz, güçlü bir devlet yapısının temel unsurlarından birinin adalet olduğunu ifade etti. Kanunların herkes için eşit uygulanmasının, güçlünün hukukla sınırlandırılmasının ve vatandaşların haklarının güvence altına alınmasının devlete duyulan güven açısından önem taşıdığını söyledi. “Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdık” 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen reformlara değinen Yılmaz, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti. Askeri yargının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının getirilmesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun oluşturulması gibi adımları hatırlatan Yılmaz, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Yılmaz ayrıca uyuşturucu kullanımının farklı suç türleriyle bağlantısına dikkat çekerek, bağımlılıkla etkin mücadelenin hem hukuk hem de infaz sisteminin üzerindeki yükü azaltabileceğini söyledi. Yeni yargı paketlerine dikkat çekti Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi kapsamında adalet sisteminin daha hızlı ve öngörülebilir hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Yılmaz, 11’inci ve 12’nci Yargı Paketleriyle çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini aktardı. Duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu durumlar dışında üç ayla sınırlandırıldığını belirten Yılmaz, istinaf aşamasında da hedef süre uygulamasının devreye alındığını söyledi. Uzun süren soruşturma ve davaların nedenlerinin tespit edilmesi amacıyla yeni mekanizmalar oluşturulduğunu ifade eden Yılmaz, vatandaşların gecikmelere ilişkin başvurularını iletebilmesi için “Alo Adalet 135” sisteminin hizmete alınacağını açıkladı. Hakim ve savcı sayısı 26 bin 667’ye yükseldi Yılmaz, 2002 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısının 26 bin 667’ye çıkarıldığını, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 208 binin üzerine yükseldiğini bildirdi. Yargı hizmetlerinde dijitalleşmenin de sürdüğünü belirten Yılmaz; UYAP'ın geliştirilmesi, e-Duruşma uygulamasının yaygınlaştırılması, e-Avukat sisteminin etkinleştirilmesi ve bazı adli işlemlerde yapay zeka destekli uygulamaların kullanılmaya başlanacağını ifade etti. “Terör prangasını ülkemizin gündeminden çıkarıyoruz” Konuşmasında terörle mücadele sürecine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun yıllar boyunca ekonomik ve toplumsal maliyet yüklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” vizyonuna vurgu yapan Yılmaz, terör sorununun kalıcı şekilde ülke gündeminden çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Bu süreçte şehitlerin hatırasına ve gazilerin hukukuna dikkat edilmesi, devletin temel niteliklerinin korunması ve tüm adımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde atılması gerektiğini ifade etti. Suriye mesajı Yılmaz, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, ülkenin toprak bütünlüğünü koruyan ve tüm kesimleri kapsayan bir yönetim anlayışından yana olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin hem ülke içinde hem de bölgede barış, istikrar ve toplumsal bütünlüğü güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, daha adaletli bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.

Yargıtay'dan Emsal Karar: Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satılan Tüketicinin Hakkı Korundu Haber

Yargıtay'dan Emsal Karar: Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satılan Tüketicinin Hakkı Korundu

Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satıldı Yıllarca çalışarak kendi evine sahip olmayı hedefleyen bir tüketici, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan bir binadan daire satın aldı. Yüklenici firma ile yapılan anlaşma sonucunda evine kavuşan vatandaş, yeni dairesine taşındı. Elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini üzerine alan tüketici, evinde yaşamaya başladı. Ancak bir süre sonra büyük bir şok yaşadı. Oturduğu dairenin aynı anda başka bir kişiye satıldığını öğrenen vatandaş, tapu işlemlerinin tamamlanması için yüklenici firmadan talepte bulundu. Ancak yüklenici şirketin tapu devrini sürekli ertelediğini belirten tüketici, hakkını aramak için mahkemeye başvurdu. Daire İkinci Kez Satıldı İddiası Mağdur tüketici, 1. Tüketici Mahkemesi'ne açtığı davada, satın aldığı dairenin yüklenici firma ile sürekli ticari ilişki içinde olan bir emlakçıya devredildiğini ileri sürdü. Davacı, söz konusu satış işleminin gerçek bir satış olmadığını, mal kaçırma amacı taşıyan muvazaalı bir işlem olduğunu savundu. Dilekçesinde; Tapu devrinin yapılma şekli, Satış işleminin aynı tarihlerde gerçekleştirilmesi, Taşınmazın gerçek değerinin çok altında gösterilmesi, Yüklenici firma ile emlakçı arasındaki ticari ilişkinin bulunması gibi unsurların kötü niyet göstergesi olduğunu belirtti. Tüketici ayrıca emlakçının tapu devri sırasında dairede kendisinin oturduğunu bildiğini, buna rağmen taşınmazı satın aldığını ve iyi niyetli bir alıcı olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Bu gerekçelerle dairenin emlakçı adına olan tapu kaydının iptal edilerek kendi adına tescil edilmesini talep etti. Emlakçı "Haberdar Değildim" Savunması Yaptı Davalı emlakçı ise mahkemeye sunduğu savunmada, daireyi tapuda malik görünen kişilerden satın aldığını belirtti. Davacının daha önce bu daireyi satın aldığından haberdar olmadığını iddia eden emlakçı, kendisinin de yüklenici firma tarafından mağdur edildiğini savundu. Emlakçı, yaşanan süreç nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etti. Tüketici Mahkemesi İlk Alıcının Hakkını Korudu Dosyayı inceleyen 1. Tüketici Mahkemesi, emsal niteliğinde bir karara imza attı. Mahkeme, davalı emlakçının "taşınmazı görmeden satın aldığı" yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu. Kararda, taşınmazın fiilen başka biri tarafından kullanıldığının bilinmesine rağmen yapılan tapu devrinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Mahkeme, davanın kabulüne karar vererek ilgili bağımsız bölümün davalı emlakçı adına bulunan tapu kaydının iptal edilmesine ve ilk alıcı tüketici adına tesciline hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Kararı Onadı Davalı emlakçı, yerel mahkemenin kararını istinaf yoluyla taşıdı. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda itirazları reddetti. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine konu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Yüksek Mahkeme, taşınmazı daha önce adi yazılı sözleşme ile satın alan, bedelini ödeyen ve fiilen teslim alan kişinin hakkının korunması gerektiğine dikkat çekti. "İyi Niyetli Tapu Alıcısı" Değerlendirmesi Yapıldı Yargıtay kararında, Türk Medeni Kanunu'ndaki iyi niyet ilkelerine vurgu yapıldı. Bir taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen veya bunu bilmesi gereken kişinin iyi niyetli kabul edilemeyeceği ifade edildi. Yüksek Mahkeme, tapuda malik görünen kişinin her durumda korunamayacağını, somut olayın şartlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle taşınmazda fiilen yaşayan kişinin varlığı, satış sürecindeki olağan dışı durumlar ve taraflar arasındaki ticari ilişkilerin iyi niyet değerlendirmesinde önemli olduğu kaydedildi. Konut Alıcıları İçin Önemli Hukuki Güvence Yargıtay'ın verdiği bu karar, özellikle müteahhitlerden veya arsa payı karşılığı yapılan projelerden konut satın alan vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre karar, tapu işlemleri tamamlanmadan konut teslim alınması halinde ortaya çıkabilecek risklere dikkat çekse de, gerçek hak sahibinin korunması açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Karar aynı zamanda, taşınmaz satışlarında yalnızca tapu kaydına değil, fiili kullanım durumuna ve satışın koşullarına da bakılması gerektiğini ortaya koyuyor. Yargıtay'ın bu yaklaşımı, benzer uyuşmazlıklarda ilk alıcının hakkının değerlendirilmesinde emsal oluşturabilecek nitelikte görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.