Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstikrar

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İstikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstikrar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayram kardeşliğin, barışın ve dayanışmanın vesilesi olsun Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayram kardeşliğin, barışın ve dayanışmanın vesilesi olsun

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir videomesaj yayımladı. Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajda Erdoğan, “Aziz milletim, sevgili kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Rabbimizin manevi bir lütfu olan Kurban Bayramı’nızı canıgönülden tebrik ediyorum. Bu kutlu günlerin ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Bayramın manevi atmosferine değinen Erdoğan, kurban ibadetinin yakınlaşma ve dayanışma anlamına geldiğini belirterek, “Şayet muhabbet ve diğergamlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri hakkıyla idrak edebilirsek, kardeşliğimiz güçlenecek, darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır” dedi. Mesajında Gazze’ye ve gönül coğrafyasına da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze başta olmak üzere bu bayramı hüzünle karşılayan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyor, Kurban Bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum” sözleriyle dayanışma vurgusu yaptı. Erdoğan ayrıca bölgedeki savaş ve krizlere dikkat çekerek İsrail’in işgal ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sürdürdüğünü, bunun enerji, tarım, ticaret ve güvenlik gibi birçok alanda olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte istikrar adası olarak öne çıktığını belirten Erdoğan, savunma sanayisi ve ihracattaki gelişmelere dikkat çekti. “Sapa sağlam, hızla yola devam ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye’miz olacaktır. Ülkemizin istikbaliyle, bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan 'Terörsüz Türkiye' süreci bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde huzur ve güvenliğin güçlenmesine, sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihi süreci çok büyük bir özenle, sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye'ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır” ifadelerini kullandı. Mesajında ayrıca vatandaşlara trafik kurallarına uymaları konusunda çağrıda bulunan Erdoğan, hac farizasını yerine getiren Müslümanların ibadetlerinin kabul olmasını diledi. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın Kurban Bayramı Mesajı “Bizleri sağlık ve sıhhat içinde, huzur-u kalple bir bayrama daha eriştiren Cenab-ı Allah’a şükürler olsun, diyorum. Bu kutlu günlerin ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını… pic.twitter.com/wLPkE9AwtW — T.C. Cumhurbaşkanlığı (@tcbestepe) May 26, 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Türk Ordusu barışın ve istikrarın teminatıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Türk Ordusu barışın ve istikrarın teminatıdır

EFES-2026 Tatbikatı kapsamında İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde düzenlenen seçkin gözlemci gününe katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tatbikat alanında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ordusunun tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmediğini, aksine imar ve ihya ettiğini belirterek, Mehmetçiğin hem ülkenin güvenliğinin hem de bölgesel ve küresel barışın teminatı olduğunu söyledi. Dünyada yeni ittifaklar ve dengeler oluşurken küresel düzende belirsizliklerin sürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok kutuplu bir yapıya geçişin hızlandığını, Türkiye’nin ise bu yeni dönemde önemli bir aktör olarak öne çıktığını dile getirdi. Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin küresel değişimin merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin barış, istikrar ve güvenlik politikalarını güçlendirmeye devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor; fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan, çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya… pic.twitter.com/QA4tWj8d0C — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 21, 2026 Konuşmasında Türkiye’nin savaş ve kaos yerine barış ve istikrarı savunmayı sürdüreceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze, Lübnan ve diğer bölgelerde yaşanan insani krizlere de dikkat çekerek, Türk milletinin tarih boyunca dostluk ve güvenin simgesi olduğunu söyledi. Mehmetçiğin sadece askeri gücüyle değil, aynı zamanda güven veren yapısıyla da öne çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güven cephesinin sarsılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Erivan’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu 8. Zirvesi’ne, Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldı. “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” temasıyla gerçekleştirilen zirvede liderlerle açılış oturumunda bir araya gelen Yılmaz, aile fotoğrafı çekimine katıldı. Zirve kapsamında diplomasi trafiğini sürdüren Yılmaz, Jonas Gahr Støre ile yaptığı görüşmede Türkiye-Norveç ilişkilerinin yanı sıra ekonomi, ticaret, enerji, savunma sanayii ve terörle mücadele başlıklarını ele aldı. Türkiye’nin Norveç ile çok yönlü iş birliğini geliştirmeye önem verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ayrıca AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ile görüşerek, teşkilatın Avrupa-Atlantik ve Avrasya coğrafyasında barış ve istikrara katkı sağlamaya devam etmesi temennisinde bulundu. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile yapılan görüşmede ise ikili ilişkiler, ticaret hacminin artırılması ve bölgesel gelişmeler değerlendirildi. Türkiye-Romanya ilişkilerinin farklı alanlarda daha da ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile de kapsamlı bir görüşme gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkiler, ulaştırma, enerji, gümrük ve dijital altyapı alanlarında iş birliği imkanlarını ele aldı. Görüşmede, normalleşme sürecinde atılan adımların somut sonuçlar üretmesinden duyulan memnuniyet dile getirildi. Taraflar ayrıca Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptını da değerlendirdi. Yılmaz, bu tür iş birliklerinin kalıcı barış ve güven ortamına katkı sunacağına inandıklarını belirtti. Zirve kapsamında gerçekleştirilen temaslarda, bölgesel barış, diyalog ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde mesajlar öne çıktı.

Yayman: İkinci 25 yılın hikayesi başlıyor Haber

Yayman: İkinci 25 yılın hikayesi başlıyor

Adapazarı Serdivan Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "AK Parti Sakarya İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi" programında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, tekrar böyle acı yaşanmamasını temenni etti. Yayman, AK Parti olarak cumhuriyetin çeyrek asrına damga vuran hareket olduklarını belirterek, "Büyük eserleri büyük liderler yapar. İşte Türkiye Cumhuriyetinde yapılmaz denilen işleri yapan büyük lider Recep Tayyip Erdoğan'dır." dedi. AK Parti'nin 2002'de iktidara geldiğinden bu yana ulaşımdan eğitime yapılan çalışmalar ve ekonomik alandaki gelişmelerden bahseden Yayman, "Bu büyük eserleri yapan Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti bu sene 25'inci yılını kutlayacak. 25 yıl büyük bir rekordur.” dedi. Yayman, Sakarya'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında olduğunu dile getirerek, teşkilattaki birlik ve beraberliğin devam ettiği müddetçe nice 25 yıllara hep beraber yürüyeceklerini kaydetti. Yayman, Türkiye'nin hayal dahi edilemeyen işleri başardığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, Orta Doğu'da istikrarsızlık hüküm sürerken, katil İsrail İran'a saldırmışken bugün Cumhurbaşkanımız, Türkiye'yi güvenli liman ve huzur adası olarak tutmaya devam ediyor. Bunu sağlayan Cumhurbaşkanımızdır, 81 vilayetimizdeki 86 milyon vatandaşımızın duası ve desteğidir. Türkiye her zaman güven ve istikrar adası olmaya devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi inşallah 21'inci asrı Türkiye'nin ve Türklerin asrı yapmak için gece gündüz yorulmadan, usanmadan, vazgeçmeden çalışacağız." "TÜRKİYE, ERDOĞAN LİDERLİĞİNDE GÜVENLİ LİMAN OLMAYI SÜRDÜRÜYOR" Yayman, AK Parti'nin yaşadığı zorluklara ve 2016'daki 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatlarımız, hain planları, kumpasları bozdu ve Cumhurbaşkanımıza, demokrasiye, milletimize, Türkiye'ye sahip çıktı. Şimdi yeni dönem, ikinci 25 yılın hikayesi başlıyor. Nasıl ki geçen 25 yılda AK Parti büyük başarı hikayesi yazdıysa şimdi ikinci değişim ve reform döneminde, ikinci 25 yıllık dönemde, AK Partimiz büyük hedeflere doğru ilerlemeye devam edecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı'nın liderliğinde Sayın Devlet Bahçeli ile Türkiye küresel güç haline gelecek ve Türkiye Yüzyılı şaha kalkacaktır." dedi. Özel'in ara seçim isteğini de eleştiren Yayman, "Seçimin tarihi bellidir. Ara seçim asla yoktur. Ara seçim Cumhurbaşkanımızın dediği gibi defterimizde yazmaz. Allah nasip ederse seçimler vakti geldiğinde yapılacaktır. Biz o seçimlerde bir kez daha Cumhurbaşkanımızı başkan yapacağız ve Türkiye'yi istikrar adası, güvenli liman olmaya devam ettireceğiz." dedi. CHP'nin zaman zaman koalisyon ortağı olduğunu fakat milletin CHP'yi tek başına iktidara getirmediğini anlatan Yayman, "Bu Cumhuriyet Halk Partisi, tarihle, dinle, milletle, Türkiye'yle kavgalı, yetmedi kendisiyle de kavgalı. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının ergen tavrıyla söylediği sözleri asla kabul etmiyoruz. Herkes söylediği söze dikkat etmeli. İkide bir Cumhurbaşkanımıza hakaretamiz dille konuşmasını kınıyoruz. Bunu demokrasi terbiyesinden yoksunluk olarak görüyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Cumhurbaşkanımızın yanındayız, yanında durmaya devam edeceğiz ve 2053 hedefimize doğru, Türkiye Yüzyılını inşa etmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz." diye konuştu. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan da suça sürüklenen çocuklarla ilgili araştırma komisyonunun kurulduğunu anımsatarak, "Özellikle o komisyonun çıktısıyla çok önemli kanun hazırlanıyor, şiddete bulaşmış çocuklarla alakalı. Hem çocuklar hem aileleriyle alakalı çok önemli cezai yaptırımlar geliyor. Devamlı sahada olduğumuz için nasıl katkı sağlarız diye gerçekten Mecliste de çok büyük performans ortaya koymaya çalışıyoruz." diye konuştu Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise partililerle çıktıkları yolda emin adımlarla yürümeye devam ettiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde "Türkiye Yüzyılına" yakışır belediyecilik ortaya koymak için uyum içerisinde çalışmalarına devam ettiklerini dile getirdi. Göreve geldiklerinden bu yana 2 yılı dolu dolu geçirdiklerini belirten Alemdar, vizyoner projeler ortaya koymaya devam edeceklerini ifade etti. Programda, AK Parti Sakarya milletvekilleri Ali İnci ve Ertuğrul Kocacık, İl Başkanı Yunus Tever, İl Kadın Kolları Başkanı Duygu Çetin ve İl Gençli Kolları Başkanı Hüseyin Serdar Akgün de birer konuşma yaptı. AK Parti MKYK üyeleri Hilmi Türkmen , İsmail Kaya, Fatima Yurduseven, Serpil Yılmaz ve Abdurrahman Akyüz, ilçe belediye başkanları ve partililerin katıldığı toplantı, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi

Cumhurbaşkanı Samia, Soruşturma Komisyonu Raporunu aldı... Ulusal uyum, hesap verebilirlik ve reformlar için çağrıda bulundu Haber

Cumhurbaşkanı Samia, Soruşturma Komisyonu Raporunu aldı... Ulusal uyum, hesap verebilirlik ve reformlar için çağrıda bulundu

Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Samia Suluhu Hassan yaptığı açıklamada, yaklaşık 518 kişinin hayatını kaybetmesine, 2.390'dan fazla kişinin yaralanmasına ve 125 milyar TZS'nin üzerinde olduğu tahmin edilen maddi hasara yol açan felaketin boyutunu kabul etti. Bu kayıpların aileler, topluluklar ve genel olarak ülke üzerinde derin ve kalıcı etkileri olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı, Komisyonun çalışmalarını kapsamlı bir ulusal durum tespiti olarak nitelendirdi. Komisyon başkanının belirttiğine göre, bu çalışma kapsamında 202 etkilenen bölgeden 1.300'ün üzerinde tanık, yüzlerce yeminli ifade ve binlerce vatandaşın sunduğu bildirimden kanıtlar toplandı. "Komisyon, bizi etkileyen unsurları inceledi ve hem tedavi hem de rehberlik sağladı. Şimdi önümüzdeki görev, bu tedaviyi etkili bir şekilde uygulamaktır. Bazen çare zor olabilir, ama eğer biz iyileşmek istiyorsak, bunu kabul etmeliyiz," diyen Cumhurbaşkanı Samia, bu durumun tekrarlanmasını önlemek için ulusun artık disiplinli ve sorumlu bir şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, Tanzanya'nın geleceğinin vatandaşlarının elinde olduğunu bir kez daha vurguladı ve ulusun yeniden inşası için birlik ve kolektif sorumluluk çağrısında bulundu. "Tanzanya'nın kaderi Tanzanyalıların kendi ellerindedir" dedi ve aynı zamanda dini liderlere ulusal iyileşme ve uzlaşma çabalarını aktif olarak desteklemeleri çağrısında bulundu. Komisyon Başkanı ve eski Baş Yargıç Mohamed Chande Othman, raporun 11 bölgeyi ve 21 ilçeyi kapsayan 153 günlük ülke çapında bir soruşturma ile paydaşlarla yapılan kapsamlı istişarelerin sonucu olduğunu belirtti. "Bu rapor, yaraları sarmak, gerektiğinde hesap sorulmasını sağlamak ve hepsinden önemlisi ders çıkarmak ve ileriye bakmak yönündeki ulusal iradeyi yansıtmaktadır." Ayrıca, birçok mağdurun dile getirdiği acıya rağmen, vatandaşlar arasında uzlaşma ve birlik yönünde güçlü ve tutarlı bir istek olduğunu da sözlerine ekledi. "Komisyon ile temas kuranlar, yaşananların Tanzanya'nın gerçek yüzünü yansıtmadığını açıkça belirttiler" dedi. Başkan, kişisel bir not olarak, bu dönemi cesaret ve dikkatle yönetme kararlılığını yinelerken, aynı zamanda toplumsal çaba gösterilmesi çağrısında bulundu. "Bu sorumluluğu cesaret, özgüven ve ihtiyatla üstleneceğim. Ama bunu birlikte yapmalıyız. Bu yükü tek başıma üstlenmeme izin vermeyin." Konuşmasının sonunda Tanzanyalılara bu deneyimden ders çıkarmalarını ve yenilenmiş bir birlik ve kararlılıkla yoluna devam etmelerini tavsiye etti. EDİTÖRÜN NOTU Bu, bağımsızlıktan bu yana kurulan yedinci Başkanlık Soruşturma Komisyonu'dur. Eski Başyargıç Mohamed Chande Othman'ın başkanlığında kurulan Komisyon, 18 Kasım 2025 tarihinde kurulmuş ve 20 Kasım 2025 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Komisyon, gerçekleri ortaya çıkarmak ve ulusal uzlaşma, hesap verebilirlik ve uzun vadeli istikrar için önlemler önermek amacıyla, hem nitel hem de nicel yöntemleri kullanarak ülke çapında kanıta dayalı bir soruşturma yürüttü.

Tom Barrack'tan tepkilere yanıt: On yıllara dayanan gözlem üzerinden konuşuyordum Haber

Tom Barrack'tan tepkilere yanıt: On yıllara dayanan gözlem üzerinden konuşuyordum

ABD Büyükelçisi Tom Barrack, ABD merkezli Fox News Digital'ın sorularına verdiği yanıtta "Güç yoluyla barışa, hakikatlerin samimi şekilde değerlendirilmesine ve Amerika'yı bitmeyen savaşlara sürüklemeden ABD çıkarlarını koruyan sonuçlar vermeye inanıyoruz" sözlerini kullandı. Tom Barrack geride kalan günlerde Ortadoğu'da tutunabilen yegane hükümetlerin monarşik yapılı "güçlü liderlik rejimleri" olduğunu söylemişti. Barrack bu sözleri hakkında "Bunlardan bahsederken ideolojiden değil on yıllara dayanan ve zor kazanılmış gözlemler üzerinden konuşuyordum" dedi. Barrack buna karşın monarşiyle yönetilen Körfez ülkeleri gibi "sonuç odaklı" hükümetlerin ise geliştiğini belirtti. Barrack, "güçlü liderler" önderliğinde gelişen ülkeler arasında Türkiye ve İsrail'i de örnek verdi. Büyükelçi Barrack Türkiye hakkındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Düzenli çok partili seçimlerle başkanlık sistemi olan bir cumhuriyetle yönetilen Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü ve merkeziyetçi önderliği sayesinde istikrar, ekonomik dinamizm ve iddialı bölgesel etki sağlandığını da göstermektedir; ancak eleştirmenler bunu güçlü otoriter eğilimlere sahip hibrit bir rejim olarak tarif etmektedir." Barrack tam olarak ne demişti? Tom Barrack, 17 Nisan'da Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada Ortadoğu'da yalnızca "güçlü liderlik rejimlerinin" başarılı olduğunu söylemişti. "Bunu söylediğim için eleştirileceğim çünkü demokrasi karşıtı olacak" diye söze başlayan Barrack, şöyle dedi: "Ya ılımlı monarşiler ya da bir çeşit monarşik cumhuriyetler [başarlı oldu], kalan her şey bu Arap Baharı'nın ardından soldu ve buhar oldu." F-35 değerlendirmesi Tom Barrack, Fox News Digital'a yaptığı yazılı açıklamada Türkiye'nin aylar içinde F-35 programına geri dönebileceğini de vurguladı. ABD'li diplomat, "Türkiye, hayati ABD unsurlarına ev sahipliği yapan, NATO görevlerine katkıda bulunan ve ortak tehditlere karşı gelen kilit bir müttefik olmayı sürdürüyor" dedi. Barrack, Ankara'ya yönelik yaptırımların ve Türkiye'nin F-35 programından çıkartılmasının "ilişkileri gereksiz yere gerdiğini" ve Rusya'nın bu durumdan faydalandığını vurguladı. Barrack ,"Benim işaret ettiğim şey, gerçek atılımların yakında gerçekleşeceği: Türkiye'nin F-35 ekosistemindeki rolünün yeniden tesis edilmesi, NATO'nun birlikte çalışabilirliğinin güçlendirilmesi, ABD sanayisinin desteklenmesi ve Rusya'nın nüfuzunun engellenmesi. Bu, Rus S-400 sistemine sahip olma ve kullanabilme durumunun bittiğinin teyit edilmesi ve hassas F-35 teknolojisine yönelik tehlike riski olmadığına dair Savunma ve Dışişleri bakanları tarafından resmi tasdik demek” dedi.

Kültürel miraslarımızdan  Melek Heykeli 22 yıl sonra yuvasın döndü Haber

Kültürel miraslarımızdan Melek Heykeli 22 yıl sonra yuvasın döndü

Kültürel mirasın korunması ve iadesine yönelik çalışmalar, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen törenle gündeme taşındı. 22 yıl önce çalınan “Melek Heykeli”, yapılan incelemeler ve hukuki süreçlerin ardından Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı Ortodoks cemaatine teslim edildi. Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin kültür varlıklarının korunması ve yurda iadesi konusunda kararlı bir politika izlediğini vurguladı. Ersoy, bu teslimin yalnızca bir eserin iadesi değil, aynı zamanda kültürel hafızanın yeniden tamamlanması anlamına geldiğini ifade etti. Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Ersoy, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin uluslararası alanda barış ve uzlaşmanın adresi haline geldiğini belirtti. “Daha adil bir dünya mümkün” vizyonuna vurgu yapan Ersoy, Türkiye’nin çatışmaların ortasında istikrar ve umut sunan bir ülke olduğunu söyledi. https://twitter.com/TCKulturTurizm/status/2037424930069823738 KÜLTÜREL MİRAS İÇİN 60 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Ersoy, 2018’den bu yana restorasyon, müze inşası ve çevre düzenlemeleri için 60 milyar lirayı aşan yatırım yapıldığını açıkladı. Kız Kulesi, Galata Kulesi ve Rami Kütüphanesi gibi önemli yapıların bilimsel yöntemlerle restore edildiğini belirtti. Türkiye’nin köklü müzecilik geleneğine dikkat çeken Ersoy, 2025 yılı itibarıyla 219 müze ve 147 ören yerinde 33 milyonu aşkın ziyaretçiye ulaşıldığını kaydetti. Bu artışın kültürel mirasa olan ilginin giderek güçlendiğini gösterdiğini ifade etti. 13 BİNDEN FAZLA ESER GERİ GETİRİLDİ Kaçakçılıkla mücadelede önemli başarılar elde edildiğini belirten Ersoy, 2002’den bu yana 13 bin 451 eserin Türkiye’ye kazandırıldığını söyledi. Marcus Aurelius Heykeli’nin ABD’den iadesini örnek gösteren Ersoy, son yıllarda yüz binlerce eserin de ele geçirilerek müzelere kazandırıldığını aktardı. 2023’te başlatılan “Geleceğe Miras” projesine de değinen Ersoy, Türkiye genelinde yüzlerce kazı çalışmasının yürütüldüğünü belirtti. 2026’da arkeolojik faaliyet sayısının 800’e ulaşmasının hedeflendiğini ifade eden Ersoy, projeye sağlanan desteğin 7,5 milyar lirayı bulduğunu açıkladı. Ayrıca Şanlıurfa merkezli “Taş Tepeler” projesinin, insanlık tarihine ilişkin bilgileri yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Ersoy, bu çalışmaların uluslararası bilim dünyasında da büyük yankı uyandırdığını söyledi. Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki varlık sayısının 22’ye yükseldiğini belirten Ersoy, geçici listede ise 79 varlığın bulunduğunu ifade etti. Kültür varlıklarının korunmasında teknolojinin de aktif kullanıldığını belirten Ersoy, yapay zekâ destekli sistemler ve kimliklendirme projeleriyle yüz binlerce eserin güvence altına alındığını söyledi. Konuşmasının sonunda kültürel mirasın insanlığın ortak değeri olduğuna dikkat çeken Ersoy, bu mirasın korunmasının sadece geçmişi değil, geleceği de aydınlattığını vurguladı.

Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 tamamlandı. Haber

Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 tamamlandı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026’nın iki gün süren programının ardından değerlendirmelerde bulundu. Zirvenin yoğun katılım ve verimli panellerle başarıyla tamamlandığını belirten Duran, uluslararası güvenlikten diplomasiye kadar birçok kritik başlığın ele alındığını söyledi. Duran, küresel ölçekte yaşanan hızlı değişimlerin devletler arası iş birliği ve stratejik iletişimin önemini artırdığını vurgulayarak, STRATCOM’un ulusal ve uluslararası aktörler arasında önemli bir diyalog platformu sunduğunu ifade etti. Zirveye üst düzey katılımın dikkat çektiğini belirten Duran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın küresel sistemdeki dönüşüm ve liderliğin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türkiye’nin diplomatik vizyonuna dair önemli mesajlar verdiğini aktardı. Ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün güvenlik ve savunma alanında katkılar sunduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” mesajlarını hatırlatan İletişim Başknı Burhanettin Duran, son yıllarda yaşanan gelişmelerin bu söylemleri doğruladığını ifade etti. Türkiye’nin stratejik iletişim alanında önemli bir direnç geliştirdiğini belirten Duran, STRATCOM’un temel amaçlarından birinin Türkiye’nin tezlerini dünyaya anlatmak olduğunu söyledi. “Kendi hikâyemizi kendimiz yazalım” diyen Duran, zirveyle farklı ülkelerden katılımcıların ortak bir perspektifte buluşmasının hedeflendiğini vurguladı. Uluslararası sistemde yaşanan kırılmanın çok kutuplu bir yapıyı beraberinde getirdiğini belirten Duran, bu sürecin henüz netleşmediğine dikkat çekti. Küresel krizlerin savaş ve çatışmalarla derinleştiğini ifade eden Duran, Türkiye’nin bu noktada diplomasi, uzlaşı ve iş birliğini önceleyen bir yaklaşım benimsediğini söyledi. “Savaş ve çatışma değil, diyalog ve çözüm odaklı bir dünya arıyoruz” diyen Duran, mevcut sistemin adaletsizlik ürettiğini ve yeni bir düzen arayışının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bölgesel ve küresel politikalarında istikrar ve güvenliği öncelediğini belirten Duran, savunma sanayii alanındaki gelişmelerin de bu hedefle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bölgesel barışın sağlanması için diplomasi kanallarının aktif şekilde kullanıldığını vurguladı. Duran, STRATCOM’un önümüzdeki dönemde de farklı ülkelerde yapılacak etkinliklerle devam edeceğini ve her yıl İstanbul’da düzenlenerek küresel ölçekte ortak bir mesaj üretmeyi sürdüreceğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.