Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstanbul

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

The Grand Tarabya Managed By Accor'un yeni executive şefi: Nilay Lale Haber

The Grand Tarabya Managed By Accor'un yeni executive şefi: Nilay Lale

Nilay Lale, profesyonel kariyerine önce Fethiye ardından Ankara’da farklı restoran ve otellerde başladı. Ardından Swissotel Ankara, JW Marriott Ankara ve Mandarin Oriental Bodrum’da görev alan Nilay, daha sonra Chefs & Jars Ankara’da Executive Şef olarak önemli çalışmalara imza attı. 2021 yılı itibarıyla KHAI Hotels bünyesinde Corporate Executive Şef olarak görev alan Nilay, Gault & Millau Türkiye tarafından 2024 ve 2025 yıllarında 1 Toque, 2026 yılında da 2 Toque ödülüne layık görüldü. Muğla Üniversitesi Tarım Teknolojileri bölümünden mezun olan Nilay, yaklaşık 20 yıllık sektör tecrübesiyle, Şubat 2026 itibarıyla The Grand Tarabya Managed by Accor ekibine Executive Şef olarak katıldı. The Grand Tarabya Managed by Accor, Nilay Lale'nin ekibe katılmasıyla birlikte İstanbul'da Executive Chef'in kadın olduğu tek 5 yıldızlı lüks otel oldu. The Grand Tarabya Managed by Accor İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasına dönüşecek olan, The Grand Tarabya Managed By Accor Oteli, dünya çapında 110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managed by Accor Oteli, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde; her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor. 1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerek tekrar hizmete giren The Grand Tarabya, uzun yıllardır zarafet ve güzelliğin simgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managed by Accor, yeni Genel Müdürü Afif Salibi yönetiminde yola devam etmektedir. Nilay Lale, profesyonel kariyerine önce Fethiye ardından Ankara’da farklı restoran ve otellerde başladı. Ardından Swissotel Ankara, JW Marriott Ankara ve Mandarin Oriental Bodrum’da görev alan Nilay, daha sonra Chefs & Jars Ankara’da Executive Şef olarak önemli çalışmalara imza attı. 2021 yılı itibarıyla KHAI Hotels bünyesinde Corporate Executive Şef olarak görev alan Nilay, Gault & Millau Türkiye tarafından 2024 ve 2025 yıllarında 1 Toque, 2026 yılında da 2 Toque ödülüne layık görüldü. Muğla Üniversitesi Tarım Teknolojileri bölümünden mezun olan Nilay, yaklaşık 20 yıllık sektör tecrübesiyle, Şubat 2026 itibarıyla The Grand Tarabya Managed by Accor ekibine Executive Şef olarak katıldı. The Grand Tarabya Managed by Accor, Nilay Lale'nin ekibe katılmasıyla birlikte İstanbul'da Executive Chef'in kadın olduğu tek 5 yıldızlı lüks otel oldu. The Grand Tarabya Managed by Accor İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasına dönüşecek olan, The Grand Tarabya Managed By Accor Oteli, dünya çapında 110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managed by Accor Oteli, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde; her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor. 1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerek tekrar hizmete giren The Grand Tarabya, uzun yıllardır zarafet ve güzelliğin simgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managed by Accor, yeni Genel Müdürü Afif Salibi yönetiminde yola devam etmektedir.

Edirne’de 2025 yılında 2 bin 297 evlilik gerçekleşti Haber

Edirne’de 2025 yılında 2 bin 297 evlilik gerçekleşti

Edirne Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, Edirne’de 2024 yılında evlenen çiftlerin sayısı 2 bin 373 iken 2025 yılında 2 bin 297'ye düştü. Evlenme sayılarında İstanbul 99 bin 32 evlilik ile ilk sırada yer aldı. En az evlilik ise 359 evlilik ile Tunceli’de gerçekleşti. Evlilik sayısının düşük olduğu diğer iller sırasıyla 424 evlilik ile Ardahan, 467 evlilik ile Bayburt oldu. Edirne 2 bin 297 evlilik ile sıralamada 52. sırada yer aldı. Türkiye genelinde kaba evlenme hızı binde 6,43 olurken Edirne'de kaba evlenme hızı binde 5,45 oldu. Türkiye genelinde yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2025 yılında erkeklerde 28,5 iken kadınlarda 26,0 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 yaş olarak gerçekleşti. Edirne'de ise ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 28,8, kadınlar için 26 oldu. Edirne’de erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı 2,8 yaş olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde 552 bin 237 olan evliliğin 160 bin 635 tanesi akraba evliliği oldu. Edirne'de ise 2 bin 297 evliliğin 10 tanesi akraba evliliği olduğu görüldü. Edirne'de en düşük akraba evliliği sayısında sıralamada 7. sırada yer aldı. Türkiye genelinde boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 iken 2025 yılında 193 bin 793 oldu. Edirne’de 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 994 oldu. Edirne 994 boşanma ile bu sıralamada 41. sırada yer aldı. Türkiye genelinde kaba boşanma hızı binde 2,26 olurken Edirne'de kaba boşanma hızı binde 2,36 oldu.

Özgür Özel: Lüks vergisi; Mutfak tüpünde var, doğalgazda var ama elmasta, pırlantada yok Haber

Özgür Özel: Lüks vergisi; Mutfak tüpünde var, doğalgazda var ama elmasta, pırlantada yok

Özel, Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına partilileri ve vatandaşları selamlayarak başlayan Özel, 19 Mart’tan sonra İstanbul’da başlatılan sürece değinerek, “26 Mart Çarşamba akşamı Saraçhane’deki son mitingimizi yaptığımızda bir karar ilan etmiştik. Her cumartesi Türkiye’de bir şehirde ve her çarşamba akşam İstanbul’da bir ilçede olacağız demiştik” dedi. Özel, İstanbul’daki 39 ilçede eylem yaptıklarını belirterek, “46 derecede yaptık, eksi 4 derecede yaptık. Üzerimize kar yağdı, dolu yağdı. 12 kişinin bayıldığı da oldu. Geçen hafta 39’uncu ilçeyi Ataşehir’de tamamladık. 91’inci eylemde Kocaeli’ndeydik” ifadelerini kullandı. “Hukuksuzluklar ve siyasi operasyonlar sürdükçe mücadelemiz devam edecek” diyen Özel, İstanbul il örgütüne ve katılım gösterenlere teşekkür etti. Ramazan ayının üçüncü gününde Saadet Partisi’nin düzenlediği iftara katıldıklarını belirten Özel, “DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Yeniden Refah Partisi genel başkanları oradaydı. AK Parti Genel Başkan Vekili de oradaydı. Kürsüde siyaset yoktu, sadece Gazze ve Filistin vardı” dedi. İftarla ilgili eleştirilere değinen Özel, “Bu iftarı Saadet Partisi yapmadı, İBB kaynaklarıyla yapıldı dediler. O masada AK Parti’nin genel başkan vekilini bile görmeden husumet çıkarmaya çalıştılar. Vallahi de billahi de iyilik kazanacak, kötülük kaybedecek” diye konuştu. Şubat ayının son haftasının vergi haftası olduğunu hatırlatan Özel, Türkiye’de vergi sisteminin adaletsiz olduğunu savundu. “Türkiye’de toplanan vergilerin yüzde 62,5’i dolaylı vergiler. Elektrik yakarken, doğalgaz öderken, çocuğuna ayakkabı alırken ödediğin vergi bu” dedi. Gelir vergisinin maaşlı çalışanlardan kesildiğini belirten Özel, “12 maaş alan bir çalışanın 3 maaşı vergiye gidiyor” ifadelerini kullandı. Özel tüketim vergisine (ÖTV) ilişkin de konuşan Özel, “Lüks vergisi diye getirildi ama mutfak tüpünde var, doğalgazda var. Ama elmasta, pırlantada yok” dedi. Yeni çıkan bir cep telefonu modelini örnek gösteren Özel, “Türkiye’de fiyatı 108 bin lira. Bunun 54 bin 959 lirası vergi. 53 bin lirası telefon. Yani vergisi telefondan fazla” dedi. Telefon üzerinden alınan vergileri sıralayan Özel, “Yüzde 50 ÖTV, yüzde 20 KDV, yüzde 12 TRT bandrolü, yüzde 1 Kültür Bakanlığı payı var. Üstelik verginin de vergisi alınıyor” diye konuştu. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vergi haftası paylaşımında köprü görseli kullandığını hatırlatan Özel, Boğaz köprüleri ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik iddiaları gündeme getirdi. “Birinci ve ikinci köprü ile 7 otoyolu satmaya niyet ettiler” diyen Özel, mevcut geçiş ücretinin 59 TL olduğunu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde ise ücretin 959 TL olduğunu söyledi. Köprülerin yıllık 600 milyon dolar gelir getirdiğini savunan Özel, “25 yıllık geliri, 5 yıllık kira bedeli karşılığında bırakmak istiyorlar” dedi. Satış iddialarına ilişkin sorularına yanıt alamadığını belirten Özel, “Yüzde 90 karşı, yüzde 10 destekliyor. Altın yumurtlayan tavuğu satmak istiyorlar” ifadelerini kullandı. Özel, köprü gelirlerinin emekli maaşlarının artırılması, asgari ücret düzenlemesi, çiftçi destekleri ve gençlere ilk telefon ve bilgisayarda vergi muafiyeti için kullanılabileceğini söyledi. Özel, Ankara Soğuksu, Uludağ, Bolu Abant ve Trabzon Altındere milli parklarının 49 ya da 99 yıllığına kiralanmasına yönelik kanun teklifi hazırlandığını ileri sürdü. Kamuoyu araştırmalarına da değinen Özel, “Önümüzdeki anketlerin hepsinde Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi” dedi. Özel, konuşmasının sonunda iktidarı eleştirerek, “Bu zor günler geçecek ama emekli, emekçi, öğrenci, esnaf yapılanları unutmayacak, sandıkta hesabı soracak” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.