Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsrail

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hakan Fidan : ABD-İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın Haber

Hakan Fidan : ABD-İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın

Hürmüz Boğazı, nükleer müzakerelerin önüne geçti Türkiye'nin de destek verdiği arabuluculuk sürecine değinen Fidan, tarafların öncelikle HürmüzBoğazı'nın yeniden açılması meselesini çözüme kavuşturduğu takdirde nükleer görüşmeleregeçileceğini öngören bir yol haritası üzerinde mutabık kaldığını vurguladı. "Bu, nükleer dosyaların önüne geçen bir mesele haline geldi" diyen Fidan, boğazdakiablukanın hem ABD hem de İran üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, enerji ve gıda güvenliğibaşta olmak üzere uluslararası yansımalarının son derece ağır olduğunu söyledi. Fidan, ABD ileİran'ın çatışmayı sona erdirmesi halinde Gazze'ye yönelik barış görüşmelerinin de ivmekazanabileceğini ekledi. "İsrail'in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak" İsrailli siyasetçilerin Türkiye'yi "gelecekteki stratejik bir tehdit" olarak nitelendirmesine serttepki gösteren Fidan, Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan'daki işgal politikalarına dikkatçekerek şunları söyledi: "İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaçduyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail'in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazlatoprak." Fidan, "Uluslararası toplumun İsrail'in yalnızca bölgesel değil, küresel düzeni deistikrarsızlaştırmasını önlemesi gerekiyor" diyerek uluslararası toplumu harekete geçmeyedavet etti. Ortadoğu için "bölgesel platform" önerisi Kalıcı istikrarın ancak iş birliğine dayalı bir bölgesel yapıyla sağlanabileceğini savunan Fidan,Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayabilecek bir platformönerdi. Fidan, şartlar normalize oldukça İran'ın da bu yapıya dahil olabileceğini, İsrail'in 1967sınırları temelinde bir Filistin devletini tanıması halinde ise ileride platforma katılımının mümkünolabileceğini belirtti. "Bölgedeki tüm ülkeler birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine bağlılıkgöstermelidir. Devletlerin önlerinde gerçek anlamda iş birliği başlatmaları için altın bir fırsatbulunuyor" diyen Fidan, İsrail'in güvenliğinin de böyle bir çözüm sürecinde bölge ülkelerincebüyük ölçüde destekleneceğini vurguladı. "Tüm hazırlıklarımızı Trump'ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz" Temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesine de değinen Fidan, Japonya, GüneyKore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik ortaklarının liderlerini de ağırlamakistediklerini, bu konuda NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte çalışıldığını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılıp katılmayacağı sorusuna iyimser yaklaşan Fidan,Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son bir ay içinde Trump ile birden fazla görüşme gerçekleştirdiğinive Trump'ın bu görüşmelerin hiçbirinde zirveye gelmeyeceğine dair bir ifade kullanmadığınıaktardı. "Şu ana kadar tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump'ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz"diye konuşan Fidan, zirve öncesinde Hint-Pasifik ülkelerine davetlerin gönderilmesinin degündemde olduğunu kaydetti.

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık Haber

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık

İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı MuhsinRizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi. Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, heriki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlugördüğünü iddia etti. "İran var oldukça haritayı değiştiremezler" İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız"olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadankaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyükhedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı. "Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde" ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şuiddialarda bulundu: "İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan dahafazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'dakipetrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisinebenziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı." Bölgesel iş birliği çağrısı İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölgeülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlikoluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.

İsrailli casus: Hazırlanın; İran’dan sonra, savaş Türkiye ve Mısır’a karşı olacak Haber

İsrailli casus: Hazırlanın; İran’dan sonra, savaş Türkiye ve Mısır’a karşı olacak

İsrail vatandaşı olan eski casus Jonathan Pollard, İsrail’in yakın gelecekte Türkiye ve Mısır’asaldırabileceğini öne sürdü. İsrail merkezli haber kuruluşu Arutz Sheva için bir podcast programında konuşan Pollard,İsrail'in İran'dan sonra Ortadoğu'da yeni savaşlara hazırlıklı olması gerektiğini savundu. Pollard, "Türklerle işimizin, İranlılarla olduğu kadar kolay olacağından pek emin değilim"ifadelerini kullandı. Middle East Eye'ın haberine göre sözlerini daha da ileri taşıyan eski casus, "Bir sonraki savaşahazırlıklı olmak zorundayız, bu savaş muhtemelen Türkiye ve Mısır’a karşı olacak. Fırtınayaklaşıyor" dedi. Suriye detayı Pollard ayrıca, “Suriye'de yönetimi devralan Türkiye destekli geçici hükümetin, İsrail güçleritarafından işgal altında tutulan güney bölgelerini geri almasına izin verilmemesi gerektiği”konusunda Tel Aviv'i uyardı. Pollard, böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda İsrail'in fiilen "Türklerle sınırkomşusu" haline geleceğini iddia etti. 1984 yılında ABD'nin devlet sırlarını İsrail'e sattığı gerekçesiyle 30 yıl hapis yatan Pollard, 2015yılında serbest bırakılmasının ardından ABD'den ayrılarak İsrail'e yerleşmişti. İsrail'e taşındıktan sonra ülke vatandaşlığını da alan Pollard, o günden bu yana İsrail UlusalGüvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in yakın bir dostu ve destekçisi olarak biliniyor. On yıllık ilişkiler Gazze sonrası koptu Hem Mısır hem de Türkiye, onlarca yıl boyunca İsrail ile diplomatik ve resmi ilişkilere sahip olsada, bu bağlar son yıllarda Gazze'de yaşanan soykırım nedeniyle giderek gerildi. Türkiye, 1949 yılında İsrail Devleti'ni tanıyan Müslüman çoğunluklu ilk ülke olmuş ve iki ülkemodern tarihlerinin büyük bir bölümünde güçlü güvenlik ve ticaret bağlarını sürdürmüştü. 2010 yılında İsrail güçlerinin Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisinedüzenlediği ve gemideki 10 Türk vatandaşının hayatını kaybettiği baskından bu yana ilişkilerhep gergin bir seyir izledi ve Ankara, İsrail'in Filistinlilere yönelik muamelesine yönelikeleştirilerinin dozunu artırdı. İlişkileri onarmak adına Eylül 2023'te atılan son adım; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun New York'ta ilk kez bir araya gelmesini sağlamıştı. Bu yakınlaşma, bir sonraki ay gerçekleşen 7 Ekim Hamas saldırıları ve ardından İsrail'inGazze'ye başlattığı saldırılar sonrası koptu. Siyasetçilerin söylemleri de sertleşiyor O günden bu yana her iki ülkenin siyasetçileri arasındaki söylemler giderek sertleşti. Hatta eskiİsrail Başbakanı Naftali Bennett, geçtiğimiz mart ayında yaptığı bir açıklamada Türkiye'yipotansiyel olarak "bir sonraki İran" şeklinde nitelendirmişti. Mısır ise iki ülke arasında geçmişte yaşanan bir dizi savaşa rağmen, 1979 yılından bu yanaİsrail ile imzaladığı barış antlaşmasına ve diplomatik ilişkilerine bağlı kalmaya devam ediyor. Pollard son olarak İsrail'in Mısır veya Türkiye ile savaşa girmemesini "umduğunu" belirtti fakathemen ardından manidar bir uyarıda bulunarak, "Umut, Pandora'nın Kutusu'ndan çıkan soniblistir" sözlerini söyledi.

Hamas: Kassam Tugayları’nın üst düzey ismi Muhammed Avde öldürüldü Haber

Hamas: Kassam Tugayları’nın üst düzey ismi Muhammed Avde öldürüldü

Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, Kassam Tugayları komutanı Avde ve ailesinin İsrailsaldırısında hayatını kaybettiği teyit edildi. Açıklamada, "Büyük bir gurur ve şerefle, sarsılmaz bir inanç, teslimiyet, sabır ve azimle,fedakarlık ve cihat yoluna olan daimi bağlılığımızla Filistin halkı, Arap ve İslam alemiyle dünyaçapındaki tüm özgürlük seven insanlara Kassam'ın büyük komutanı kahraman MuhammedAvde'nin şehadetini müjdeliyoruz" ifadelerine yer verildi. Avde'nin dün akşam Gazze kentinde bir konutu hedef alan İsrail bombardımanında eşi ve ikiçocuğuyla yaşamını yitirdiği belirtilen açıklamada, saldırı hakkında "halkımızın direnişini vekararlılığını kırmaya yönelik umutsuz bir girişim" nitelendirmesi yapıldı. Açıklamada, Avde’den "Kassam’ın büyük lideri" olarak söz edilirken, onun "cihat ve askerifaaliyetlerin kurucu ilk neslinden" olduğu ve Aksa Tufanı dahil tüm askeri süreçlerde etkili roloynadığı belirtildi. Avde'nin "planlama, yönlendirme, çaba, deneyim ve kaynakların bir araya getirilmesikonusunda eşsiz bir lider olduğu" vurgulanan açıklamada, "Gazze topraklarında arife günündeen yüce arzusuna ulaştığı" kaydedildi. Açıklamada ayrıca, Avde'nin "30 yıl boyunca kurucu nesle eşlik ettiği" ve "uzun yıllar İsrailişgali tarafından arandığı ve takip edildiği" bilgisine yer verildi. Kassam Tugayları komutanlarından Muhammed Avde 20 Temmuz 1975'te Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda dünyaya gelenAvde, 1987 yılında kurulduğunda Hamas'ın askeri kanadına katıldı. 2000'li yıllarda Kassam'ın saha komutanı olarak öne çıkan Avde, füze ve bombalarıngeliştirilmesine katkı sağladı. Kassam'ın üst düzey komutanları arasında yer alan Avde, İzzeddin el-Haddad'dan sonraKassam Tugayları'nın ikinci adamı olarak tanındı. Avde daha önce birkaç kez İsrail'in suikast girişiminden kurtuldu. İsrail'in 2008 yılında Gazzesaldırılarında hedef alınan Avde, bu saldırılarda hayatta kaldı. İsrail ordusunun, 2023 yılında Avde'nin Cibaliya'daki evini bombalaması sonucu en büyük oğluÖmer yaşamını yitirdi. “Ebu Ömer” kod isimli Avde, evli ve 4'ü erkek 2'si kız 6 çocuk babasıydı. İsrail ordusunun dün akşam Gazze kentinin batısındaki Rimal Mahallesi'ndeki bir apartmanadüzenlediği hava saldırısında 6 Filistinlinin hayatını kaybettiği, en az 20 kişinin yaralandığıbildirilmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptıkları ortakaçıklamada, ordunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıda Kassam Tugayları komutanlarındanMuhammed Avde'nin hedef alındığını iddia etmişti. Saldırının Netanyahu ile Katz’ın talimatıyla gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, Avde'ninKassam Tugayları'nın yeni lideri olduğu ileri sürülmüştü.

Trump'ın 'İbrahim Anlaşmaları'nı genişletme denemesi soğuk karşılanıyor Haber

Trump'ın 'İbrahim Anlaşmaları'nı genişletme denemesi soğuk karşılanıyor

Amerikan internet sitesi Axios'ta yer alan bir rapora göre, Ortadoğu ülkelerindeki yetkililerDonald Trump'ın çağrısını ciddiye almadı. Rapora göre bu ülkeler, Trump'ın yalnızca Tahran ileyürüttüğü müzakerelerde İran'a taviz verebileceğinden endişe duyan "sertlik yanlısıCumhuriyetçi" destekçilerini yatıştırmak istediğini düşünüyor. İsmini açıklamayan bir Körfez diplomatı, Amerikan sitesine yaptığı açıklamada, "Bu sadeceöfkeli kitleyi sakinleştirmek için kullanılan zekice bir taktik" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda eski bir ABD'li yetkili, bazı Arap ülkelerinin Trump'ın bu talebini "zehirli bir hap"olarak gördüğünü ve talebin reddedilmesinin beklendiğini belirtti. Buna karşılık Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Trump'ın hamlesine destek vererek İbrahimAnlaşmaları'nın büyük ekonomik faydalar sağladığını ve Washington ile Tahran arasındaki olasıbir barış anlaşmasının tamamlayıcısı olabileceğini ifade etti. Donald Trump, Pazartesi günü Truth Social platformu üzerinden emir kipi içeren bir dille;Pakistan, Mısır, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan'ın anlaşmayı imzalamasını ve İsrail ilenormalleşme sürecine girmesini talep etmişti. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn 2020'den beri anlaşmanın üyesi olsa da Suudi Arabistaniçin durum daha farklı. Bir Körfez yetkilisi, "Riyad'ın tutumu değişmezdir; biz yalnızca Filistin-İsrail sorunu için iki devletli çözümü destekliyoruz" dedi. En sert tepki ise Pakistan'dan En sert tepki ise Pakistan'dan geldi. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, ülkesinin buanlaşmaya katılmasını tamamen reddederek, "Bu bizim temel inançlarımıza aykırıdır"açıklamasında bulundu. Eski ABD'nin Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Ratney, Körfez ülkelerinin şu an iki ateşarasında kaldığını; Trump'ı öfkelendirmeden kendi stratejik çıkarlarını savunmaya çalıştıklarınıdüşünüyor. Her ne kadar Trump Orta Doğu için yeni bir harita çizmek istese de gözlemciler, "Filistinmeselesinin" İbrahim Anlaşmaları'nın genişlemesi önündeki en büyük engel olmaya devamettiğine inanıyor. Ayrıca Tahran ve Washington'un atacağı her adımın, bölge güvenliği ve enerjipiyasaları üzerinde doğrudan etkisi olacağı öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Netanyahu gereken dersi alacaktır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Netanyahu gereken dersi alacaktır

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kurban Bayramı'nı İstanbul'da karşıladı. Bayram namazını İstanbul'da Çamlıca Camii'nde kılan Erdoğan çıkışta gazetecilere açıklamayaptı. Gazetecilerin de bayramını tebrik eden Erdoğan şöyle konuştu: "Her şeyden önce bayramlar sevgi, saygı, birlik, beraberlik ve dayanışma günleridir. TabiiKurban Bayramı'nın bir ayrıcalığı var. kurban Bayramı aynı zamanda bir teslimiyet bayramıdır.Kurban bir yakınlaşmadır. Ve Arafat'ta bütün Müslümanlar bir araya geldi. Orada bu teslimiyetive yakınlaşmayı gördük. Şimdi hacdan dönüş başlıyor. Rabbim hacdaki birlik ve beraberliğitüm Müslümanlara nasip etsin." Gazze'deki İsrail soykırımına da dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "Her şeyden önce Filistin'de, Gazze'de yaşananlar bizler için bu bayramda ayrı bir duruş.Rabbim bir an önce bu Netanyahu denilen zalime de dünya Müslümanları karşısında gerekendersi verecektir. 4 milyon, 5 milyon Müslüman bunu bizzat yaşasın diye bekliyoruz." Barış mesajı Erdoğan, sosyal medyadan paylaştığı bayram mesajında ise şu ifadeleri kullandı: "Rabb’imizin manevi bir lütfu olan Kurban Bayramı’nın ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi vetüm insanlık için hayırlara vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde bu bayramı da hüzünle,acıyla, kalplerinde ince bir sızıyla karşılayan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına engüçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyor, Kurban Bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum. Rabb’im bizleri hem millet hem de ümmet olarak merkezinde barışın, esenliğin, vahdet veuhuvvetin olduğu daha nice bayramlara kavuştursun. Bayramımız mübarek olsun."

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi Haber

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi

İran ile ABD arasında 8 Nisan’dan bu yana Pakistan arabuluculuğunda yürütülen ateşkessüreci, son 48 saatte yaşanan askeri hareketlilik nedeniyle kopma noktasına geldi. Tahran yönetimi, dün gece Hürmüzgan eyaletindeki füze depoları ve mayın gemilerinin hedefalınmasını "ateşkesin ağır ihlali" olarak nitelendirdi. Askeri hareketlilik: İHA düşürüldü, F-35’e ateş açıldı İran Devrim Muhafızları Ordusu, hava sahasını ihlal eden bir ABD insansız hava aracını (İHA)düşürdüklerini ve bir F-35 savaş uçağına ateş açtıklarını duyurdu. Öte yandan Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında birtankerde patlama yaşandığını ancak gemi ve mürettebatın güvende olduğunu rapor etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, saldırıları doğrulayarak, "ABDkuvvetleri, İran tehditlerine karşı güçlerimizi korumak amacıyla Güney İran’da meşru müdafaasaldırıları düzenlemiştir" açıklamasında bulundu. Mücteba Hamaney’den bölge ülkelerine uyarı İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Kurban Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda bölgeülkelerine sert uyarılarda bulundu. Hamaney, komşu ülkelerin Washington’un askeri üslerine ev sahipliği yapmaktan vazgeçmesigerektiğini belirterek, "ABD’nin artık bu bölgede güvenli bir sığınağı kalmamıştır ve her geçengün eski nüfuzundan uzaklaşmaktadır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı da Hürmüzgan bölgesindeki saldırılara sessiz kalmayacaklarını ve "ABDterör ordusunun" bu saldırılarının yanıtsız bırakılmayacağını vurguladı. Katar’da diplomatik trafik: 24 milyar dolarlık pazarlık Gerilim tırmanırken, diplomatik çözüm arayışları Katar’ın başkenti Doha’da sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının uluslararası hukuka aykırıve kabul edilemez olduğunu yinelerken, "Katar’da görüşmeler devam ediyor. Sonucaulaşacağımıza inanıyorum ancak bu birkaç gün sürebilir" diyerek diplomasi kapısını açıkbıraktı. İran tarafı ise ateşkesin kalıcı hale gelmesi için dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığınınserbest bırakılmasını şart koşuyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçı ve AbdülnasırHemmati ile birlikte 25 Mayıs’ta bu konuyu müzakere etmek üzere Katar’daydı. Anlaşma uyarınca Tahran, ilk aşamada 12 milyar doların derhal serbest bırakılmasını talepediyor. İsrail ve Lübnan faktörü Müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri de İsrail’in Lübnan’daki tutumu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "Hizbullah’ı ezme" konusundaki kararlılığınıyinelemesi, Tahran’ın tepkisine neden oluyor. İran, varılacak herhangi bir barış anlaşmasının Lübnan’daki saldırıların durdurulmasını dakapsaması gerektiğinde ısrar ediyor.

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu Haber

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu

Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin güvenlik ve istihbarat teşkilatları başkanlarının bugün gerçekleştirdiği toplantıda konuşan FSB Başkanı Alexander Bortnikov, İran-ABD savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bortnikov, İranlı yetkililerin hedef alınma yöntemine değinerek, "İranlı üst düzey yetkililerin ABD-İsrail koalisyonu tarafından öldürülmesi, çok net ve endişe verici bir uyarıdır. Kurbanların anlık konum bilgileri, Tahran’daki mevcut gözetleme kamera sistemleri üzerinden elde edilmiştir" dedi. "Batı teknolojisi zayıflık yaratıyor" Herhangi bir kanıt sunmadan iddialarını sürdüren Bortnikov, Batılı teknoloji platformlarına güvenmenin, NATO ülkeleri ve müttefiklerinin siber saldırılarına karşı "belirgin bir zayıflık" oluşturduğunu vurguladı. Rus istihbarat şefi, bu sistemlerin istihbarat faaliyetleri için birer açık kapı haline geldiğini öne sürdü. "Suriyeli militanlar vekalet gücü olarak kullanılıyor" Bortnikov ayrıca, Batılı istihbarat servislerinin Suriye’deki silahlı grupları İran’a karşı birer "vekalet gücü" (proxy) olarak kullandığını iddia etti. Bu grupların Irak’taki özel kamplarda eğitildiğini savunan Bortnikov, şunları söyledi: "Elimizdeki bilgilere göre Batılı istihbarat birimleri, Suriyeli teröristleri İran'a karşı savaştırma çabalarından vazgeçmiyor. Irak’ta konuşlandırılan bu gruplar, özel kamplarda tutuluyor. Bu militanlar arasında BDT ülkeleri vatandaşlarının da bulunması tehlikenin boyutunu artırıyor." Güney sınırı uyarısı İran krizinin derinleşmesinin radikal grupları daha da cesaretlendirebileceği uyarısında bulunan Bortnikov, bu tehdidin sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayacağını, militanların kendi ülkelerine dönerek BDT’nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabileceğini ifade etti. 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kurulan BDT; Rusya, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ı kapsıyor.

Trump'tan Türkiye'ye 'İbrahim Anlaşması' çağrısı Haber

Trump'tan Türkiye'ye 'İbrahim Anlaşması' çağrısı

İran savaşını bitirmeye yönelik diplomatik girişimler sürerken ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından yeni bir mesaj gönderdi. Trump, İran'la olası anlaşmayı İbrahim Anlaşması'na bağladı ve Türkiye dahil bölgeülkelerinden sürece katılmalarını istedi. "İran İslam Cumhuriyeti ile müzakereler iyi ilerliyor! Ya herkes için harika bir anlaşma olacak yada hiç anlaşma olmayacak ve çatışmalara eskisinden daha büyük ve güçlü şekilde dönülecek"diyen Trump, Truth Social hesabından paylaştığı mesajın devamında İbrahim Anlaşması'nadikkat çekti. İran'la bir anlaşma hâlinde Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan, Katar ve Ürdün'ün İbrahimAnlaşması'na katılmasının "zorunlu olması gerektiğini" belirten Trump, bunu yapmamanın"kötü niyet göstergesi olacağını" söyledi. İbrahim Anlaşması nedir? Trump'ın ilk döneminde, damadı Jared Kushner'in arabuluculuğunda varılan uzlaşı, öncelikleArap ülkeleri ile İsrail arasında diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurulmasını öngörüyor. Anlaşmaya şu ana dek Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan taraf oldu. Suudi Arabistan ve Suriye "şartlar oluşursa" anlaşmaya taraf olabileceklerini ilan etmişlerdi. Trump: Zaman bizim lehimize ABD Başkanı Donald Trump gün içinde yaptığı bir başka açıklamada da İran'la ya anlamlı biranlaşmaya varacaklarını ya da hiçbir anlaşmanın olmayacağını belirtti. Truth Social'da paylaştığı mesajda, bir anlaşma sağlanana dek İran'a yönelik deniz ablukasınınsüreceğini belirten Trump, "İran'la bir anlaşmaya varırsam, bu iyi ve düzgün bir anlaşmaolacak" ifadesini kullandı. Trump, "zamanın kendi lehlerine olduğunu" ve bu nedenle "bir anlaşma konusunda aceleetmemeleri" yönünde müzakere heyetine talimat verdiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.