Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İşletme Sermayesi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İşletme Sermayesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İşletme Sermayesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Şirket İflasları 2026’da %6 Artarken, Türkiye’de İse Görünüm Daha Pozitif Yönde Seyredecek  Haber

Küresel Şirket İflasları 2026’da %6 Artarken, Türkiye’de İse Görünüm Daha Pozitif Yönde Seyredecek 

2027’de ise sınırlı bir düşüş beklentisi bulunmasına rağmen iflasların yüksek seviyelerde dengelenmesi bekleniyor. Bu veriler, Allianz Trade’in kriz öncesi tahminleriyle karşılaştırıldığında, Orta Doğu’daki gelişmelerin doğrudan etkisi 2026 için yaklaşık 7.000, 2027 için ise yaklaşık 7.900 ek iflas anlamına geliyor. Allianz Trade ekonomistleri, çatışmanın uzaması halinde 2026 için yüzde 10 artış, 2027 için yüzde 3 artış senaryosunun gündeme gelebileceğine dikkat çekiyor. Orta Doğu’daki kriz şirketler için tahsilat riskini ne ölçüde artıracak? Allianz Trade, 2026 ve 2027’ye ilişkin güncellenmiş tahminlerini içeren son İflas Raporu’nu yayımladı. Ticari alacak sigortasında dünya lideri olan Allianz Trade’e göre 2025’te yüzde 6 artan küresel şirket iflasları 2026 yılında da yüzde 6 artacak. Bu durum, iflasların üst üste beşinci yıl da artacağı ve 2027’de yüksek bir seviyede dengeleneceği anlamına geliyor. Ancak çatışmanın uzaması, iflas risklerini daha da artırabilir. Orta Doğu’daki çatışma küresel iflasları artıracak Rapora göre Orta Doğu’daki kriz, enerji piyasalarında, taşımacılık maliyetlerinde ve küresel tedarik zincirlerinde oynaklık ve belirsizliği artırdı. Raporda, doğrudan etkilerin ötesinde, ikinci tur etkilerin enflasyonun hızlanmasına, finansal koşulların sıkılaşmasına ve iş dünyası güveninin zayıflamasına işaret ettiği de belirtildi. Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui bu durumla ilgili şunları dile getiriyor: “Bu durum, tarım-gıda sektöründen üretime, sağlıktan teknolojiye kadar küresel değer zincirleri genelinde maliyetleri artırıyor. Ayrıca ulaşım, kimya ve metal gibi enerji yoğun sektörler üzerindeki baskıyı da artırıyor. Zayıf talep, artan girdi maliyetleri ve sıkılaşan finansal koşulların birleşimi; fiyatlama gücü zayıf, kâr marjı düşük, borçluluğu yüksek ya da işletme sermayesi ihtiyacı yapısal olarak yüksek şirketleri zorluyor. Kriz öncesi tahminlerimize kıyasla Orta Doğu’daki gelişmelerin doğrudan etkisi, 2026’da 7.000 ve 2027’de 7.900 ek küresel iflas anlamına geliyor.” Türkiye’de ise görünüm daha pozitif, 2026 ve 2027’de iflaslar azalacak Allianz Trade Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu ise Türkiye’deki iflaslarla ilgili şunları dile getirdi. “2026 yılında Türkiye’de iflaslardaki artışın, ülkemizde uygulanmakta olan makro ekonomik programın görmeye başladığımız pozitif etkilerine bağlı olarak azalmasını bekliyoruz. 2027 yılında da küresel ekonomide değişen olumlu şartlarla birlikte ülkemizde iflasların yavaşlamaya devam ederek yüzde 9 düşeceğini tahmin ediyoruz.” Uzayan jeopolitik ve ekonomik şoklar iflas risklerini artırabilir Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde; küresel petrol ve gaz arzında kalıcı aksaklıklar ve gübre, helyum gibi diğer emtialarda arz sıkıntıları gibi ikinci tur etkilerin güçlenebileceği de rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Bu durumun, artan enflasyon, azalan güven ve düşük büyüme ile birleşerek iflas risklerini yukarı çekebileceği de raporda vurgulanıyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Allianz Trade’in senaryosuna göre, geniş çaplı ve kalıcı bir tırmanış, küresel iflasları 2026’da yüzde 10, 2027’de ise yüzde 3 artırabilir. Bu da 2026-2027 döneminde ABD’de yaklaşık 4.100, Batı Avrupa’da ise yaklaşık 10.500 ek iflas anlamına gelir.” Küresel ölçekte 2026’da iflaslar nedeniyle risk altındaki istihdam 94 bin artabilir 2026’da küresel şirket iflaslarında yüzde 6 artış senaryosuna göre Allianz Trade, doğrudan risk altında olan istihdamın 2,2 milyon kişiye ulaşacağını tahmin ediyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle konuyla ilgili; “İnşaat, perakende ve hizmet sektörleri en fazla risk altındaki alanlar olacak. 1,3 milyon kişi ile Avrupa başı çekerken, Batı Avrupa yaklaşık 960 bin ve Kuzey Amerika yaklaşık 460 bin ile son 12 yılın en yüksek seviyelerine ulaşacak. Genel olarak şirket iflasları nedeniyle risk altındaki istihdam, ABD ve Avrupa’daki toplam işsiz sayısının yüzde 6’sına karşılık geliyor” dedi.

Hürmüz Boğazı krizi Türkiye'ye yakın kaynak kullanımını hızlandırıyor Haber

Hürmüz Boğazı krizi Türkiye'ye yakın kaynak kullanımını hızlandırıyor

Batı Asya'daki çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'nın kapanması, dünyanın en kritik deniz yollarından birini felç etti. Kızıldeniz'deki istikrarsızlıkla birleşince, iki büyük geçiş noktası aynı anda devre dışı kaldı. Asya–Avrupa hattındaki konteyner navlun ücretleri yüzde 70 ila 160'ın üzerinde artarken, transit süreleri 10 ila 18 gün uzadı ve sefer güvenilirliği yüzde 60'ın altına geriledi. Bu deniz yollarına bağımlı olan Güney Asya ve Körfez ülkelerindeki üreticiler için tablo giderek ağırlaşıyor. Bangladeş'in hazır giyim ihracatı yedi aydır üst üste düşüş gösterirken, bölgedeki nakliye maliyetleri yüzde 140'ın üzerine çıktı. Buna karşılık Avrupalı alıcılar, kendilerine daha yakın ve güvenilir alternatifleri aktif biçimde araştırıyor. TÜRKİYE YAKIN KAYNAK ALTERNATİFİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR Kızıldeniz'deki kriz, küresel tedarik anlayışında köklü bir dönüşümü tetikledi. 2024'ün başlarında Avrupa'nın Asya'dan ithal ettiği hazır giyim ürünlerinin yaklaşık yüzde 75'i, gemilerin Afrika'nın çevresinden geçen daha uzun ve maliyetli rotalara yönelmesi nedeniyle aksadı. Bu durum, Avrupalı alıcıları tedarikçilerini daha yakın coğrafyalarda aramaya yönlendirdi ve Türk ürünlerine olan talepte yüzde 50'nin üzerinde artış yaşandı. Türkiye bu noktada güçlü bir alternatif sunuyor. Ürünler, Avrupa'daki dağıtım merkezlerine karayoluyla yalnızca üç ila beş gün içinde ulaşabiliyor ve böylece kritik deniz geçiş noktalarına bağımlılık ortadan kalkıyor. Avrupa Birliği ile yürürlükte olan Gümrük Birliği sayesinde sanayi ürünleri gümrüksüz erişim avantajına sahip. 2025 yılında 273 milyar dolarlık rekor ihracat gerçekleştiren Türkiye, yön değiştiren talebi karşılayabilecek kapasiteye fazlasıyla sahip. 26 milyar doları aşan ihracat hacmiyle tekstil ve hazır giyim sektörü bu dönüşümden en fazla fayda sağlayan alanların başında geliyor. Mart 2026'da düzenlenen Texhibition İstanbul fuarında Avrupalı alıcılar, yakın kaynak avantajını ve nakliye belirsizliğini Türk üreticilerle iş birliklerini genişletmenin başlıca gerekçeleri olarak vurguladı. H&M ve Inditex gibi küresel markalar da uzun rotalardaki riskler nedeniyle Türkiye'den yaptıkları tedariki artırmış durumda. İHRACAT FAKTORİNGİ BÜYÜMEYİ NASIL DESTEKLER? Artan ihracat hacmi, beraberinde daha yüksek işletme sermayesi ihtiyacını getirir. Avrupalı alıcıların talep ettiği uzun vadeli ödeme koşulları, üretimini büyütmek isteyen firmalar üzerinde ciddi bir finansman baskısı oluşturur. İhracat faktoringi bu noktada kritik bir çözüm sunar: ihracatçılar, sevkiyatın ardından 48 saat içinde faturalarını nakde çevirerek likidite sağlar ve bunu bilançolarına ek borç yükü getirmeden gerçekleştirir. Tradewind Faktoring A.Ş., Türkiye'de güçlü bir yerel ekip ile faaliyet göstermekte ve 14'ten fazla ülkede 25 yılı aşkın deneyime sahip küresel Tradewind ağının bir parçası olarak hizmet vermektedir. Geri dönülemez (non-recourse) modeli sayesinde ihracatçılar, alıcı ödeme riskine karşı da korunur. YAKIN KAYNAK EĞİLİMİ KALICI MI? Türkiye, en düşük maliyetli tedarik seçeneği olmayabilir. Ancak art arda yaşanan lojistik krizler, alıcıların toplam maliyet yaklaşımını yeniden şekillendiriyor. Artan navlun ücretleri işçilik maliyeti avantajını azaltırken, teslimat gecikmeleri perakende sezonlarını riske atıyor. Bu nedenle coğrafi yakınlık, giderek daha kritik bir rekabet unsuru haline geliyor. Türk ihracatçıları için bu dönüm noktası, mevcut fırsatları kalıcı ve stratejik iş ortaklıklarına dönüştürmek adına önemli bir fırsat sunuyor. TRADEWİND FAKTORİNG A.Ş. HAKKINDA Tradewind Faktoring A.Ş., küresel Tradewind Finance grubunun Türkiye'deki iştirakidir ve genel merkezi İstanbul Maslak'ta bulunmaktadır. 2019 yılından bu yana BDDK lisansıyla faaliyet gösteren şirket; finansman, uluslararası kredi risk sigortası ve alacak yönetimini tek çatı altında sunan bütüncül bir ihracat faktoringi çözümü sağlar. Ticaret finansmanı alanında uzman yerel ekibi ve 14'ten fazla ülkeye yayılan küresel ağı sayesinde Tradewind Faktoring A.Ş., Türk ihracatçılarının işletme sermayesini güçlendirmesine, alıcı riskini azaltmasına ve uluslararası satışlarını güvenle büyütmesine destek olur. TRADEWİND FİNANCE HAKKINDA Tradewind Finance, genel merkezi Almanya'da bulunan ve 14'ten fazla ülkede yerel ekiplerle hizmet veren küresel bir ticaret finansmanı sağlayıcısıdır. İhracatçı ve ithalatçıların nakit akışını hızlandırmalarına, alıcı riskini azaltmalarına ve uluslararası ticaretlerini büyütmelerine; ihracat faktoringi, tedarik zinciri finansmanı ve kredi koruması gibi özel çözümlerle destek veriyoruz. İletişim: tradewindfaktoring.com.tr | tradewindfinance.com Video: https://youtu.be/bTXpyarshaA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.