Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İslam Cumhuriyeti

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İslam Cumhuriyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İslam Cumhuriyeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran'ın yeni lideri Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney oldu. Haber

İran'ın yeni lideri Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney oldu.

İran Uzmanlar Meclisi ülkenin liderlik makamı için seçimini gerçekleştirdi. Yapılan oylama sonucunda, babası Ayetullah Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney İran’ın Yeni Dini Lideri olarak seçildi. Mücteba Hamaney kimdir? 1969 yılında İran’ın en önemli dini merkezlerinden biri olan Meşhed’de doğdu. Doğduğu dönemde İran’da henüz İslam Cumhuriyeti kurulmamıştı. Ülke 1979 devrimiyle monarşiden teokratik bir yönetime geçti. Hamaney genç yaşta askeri ve dini çevrelerle ilişki kurmaya başladı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra 1987 civarında İran’ın elit askeri gücü olan Devrim Muhafızları saflarına katıldı. Bu dönemde İran-Irak Savaşı’nın son yıllarında görev yaptı. 1989 yılında ise babası Ali Hamaney, Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından İran’ın ikinci dini lideri olarak seçildi. Bu, Mücteba Hamaney’in siyasi ve dini çevrelerde hızla yükselmesinin önünü açtı. Aldığı dini eğitim ve rejim içindeki yükselişi Mücteba Hamaney daha sonra İran’ın dini eğitim merkezlerinden biri olan Kum kentinde eğitim aldı. Burada ülkenin önde gelen din adamlarından ders gördü ve bir süre dini seminerlerde ders verdi. Ancak New York Times’a göre onun asıl etkisi kamuoyu önündeki faaliyetlerinden çok perde arkasındaki rolünden geldi. Uzun yıllar boyunca dini liderin ofisinin işleyişinde önemli bir rol oynadı ve İran’daki güvenlik ile askeri kurumlarla yakın ilişkiler kurdu. Uzmanlara göre bu durum özellikle Devrim Muhafızları ile kurduğu bağları güçlendirdi. Gazeteye konuşan kaynaklar, Devrim Muhafızları’nın da onun liderliğini desteklediğini belirtti. İran siyasetinde nasıl bir rolü vardı? Mücteba Hamaney İran’da uzun yıllar boyunca kamuoyu önünde görünmeyen ancak siyasi süreçlerde etkili olduğu iddia edilen bir isim olarak biliniyor. 2005 yılında Mahmud Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından reformist siyasetçiler Mücteba Hamaney’i seçim sürecine müdahale etmekle suçladı. Reformist lider Mehdi Kerrubi, seçim sürecinde “bir üstadın oğlunun” müdahalesi olduğunu ileri sürdü. Ali Hamaney ise bu eleştirilere yanıt verirken oğlunu savundu ve “O bir üstadın oğlu değil, kendisi bir üstattır” ifadelerini kullandı. Bu tartışma Mücteba Hamaney’in İran siyasetindeki görünmeyen etkisine ilişkin iddiaların kamuoyunda daha fazla konuşulmasına yol açtı. Liderliğin babadan oğula geçmesi tartışma yaratmaz mı? Mücteba Hamaney’in babasının yerine geçmesi ihtimali İran içinde de tartışmalı bir konu olarak görülüyor çünkü İran’da babadan oğula liderlik devri monarşik bir görüntü vereceği için Şii dini çevrelerde tepkiyle karşılanabilir. 1979 İslam Devrimi monarşik yönetimi sona erdirmiş ve hanedan benzeri iktidar geçişlerine son verdiğini iddia etmişti. Bu nedenle liderliğin babadan oğula geçmesi bazı kesimlerde tepki yaratabilir. Johns Hopkins Üniversitesi’nde İran ve Şii siyasetini çalışan akademisyen Vali Nasr, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin şaşırtıcı ama aynı zamanda rejim içindeki güç dengelerini gösteren bir karar olabileceğini söyledi: “Uzun süre halef olarak görülüyordu ancak son iki yılda bu ihtimal gündemden düşmüş gibiydi. Eğer seçilirse bu, rejimin içinde Devrim Muhafızları’na yakın daha sert bir kanadın kontrolü ele aldığını gösterebilir.” Nasr’a göre böyle bir tercih İran siyasetinde güvenlik kurumlarının ağırlığının arttığına işaret edebilir ve sistemin daha sert bir çizgiye yöneldiğini gösterebilir.

Trump’tan İran’la iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük tarifesi kararı Haber

Trump’tan İran’la iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük tarifesi kararı

Trump, Truth Social'da yaptığı açıklamada, "Derhal yürürlüğe girecek şekilde, İran İslam Cumhuriyeti ile iş yapan herhangi bir ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile yapılan tüm işlerde yüzde 25 gümrük vergisi ödeyecektir. Bu emir kesin ve nihaidir." dedi. Trump, İran'la "iş yapmak" olarak neyin nitelendirildiğini tanımlamadı. Paylaşım, bu ek gümrük vergilerinin nasıl işleyebileceği, hangi ülkelerin hedef alınacağı ve sadece malların değil, hizmetlerin de daha yüksek vergilerle karşı karşıya kalıp kalmayacağı da dahil olmak üzere bir dizi soruyu gündeme getirdi. Trump'ın açıklaması, İran'da yüzlerce kişinin öldürüldüğü hükümet karşıtı protestocuları "kurtarmak" için ABD askeri müdahalesini gündeme getirdiği bir dönemde geldi. Perşembe günü yetkililer tarafından uygulanan devam eden iletişim kesintisi, ülkedeki insanları büyük ölçüde dış dünyadan izole etti. Yeni gümrük vergisi, Çin'den gelen mallara uygulanan mevcut yüzde 20'lik orana kıyasla en az yüzde 45'lik bir gümrük vergisi oranı anlamına gelebilir. Çin gümrük verilerine göre, 2025 yılının ilk 11 ayında Çin, İran'a 6,2 milyar dolarlık mal ihraç etti ve 2,85 milyar dolarlık mal ithal etti. Bu rakamlar, Çin'in kamuoyuna açıklamadığı petrol alımlarını hesaba katmadan önceki rakamlardır. Analistler, son yıllarda İran'ın petrol ticaretinin yüzde 90'ından fazlasının Çin tarafından, aracı ülkeler aracılığıyla ithal edildiğini tahmin ediyor. Çin'in yanı sıra Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye de İran'ın önemli ticaret ortakları olarak kabul ediliyor.

Hamaney, protestocuların Trump'ı memnun etmeye çalışan vandallar olduğunu söyledi Haber

Hamaney, protestocuların Trump'ı memnun etmeye çalışan vandallar olduğunu söyledi

İran ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne bir mektup göndererek, protestoları "şiddetli yıkıcı eylemlere ve yaygın vandalizme" dönüştürmekle ABD'yi suçladı. Bu arada Trump, İran'ın "büyük bir sıkıntı içinde" olduğunu söyledi. 13. gününde olan protestolar, ekonomi nedeniyle patlak verdi ve yılların en büyük protestolarına dönüştü; bu da İslam Cumhuriyeti'nin sona ermesi ve bazı kesimlerin monarşinin yeniden kurulması çağrılarına yol açtı. İnsan hakları gruplarına göre en az 48 protestocu ve 14 güvenlik görevlisi öldürüldü. Trump, Cuma günü Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, "Onları en çok acı veren yerlerinden çok sert vuracağız" dedi ve yönetiminin İran'daki durumu dikkatle izlediğini ve ABD'nin herhangi bir müdahalesinin "kara birliklerinin" varlığı anlamına gelmediğini ekledi. "Bana öyle geliyor ki, halk birkaç hafta önce kimsenin gerçekten mümkün olduğunu düşünmediği bazı şehirleri ele geçiriyor." dedi. Hamaney, Cuma günü televizyonda yayınlanan bir konuşmada meydan okuyucu tavrını korudu. 86 yaşındaki Hameney, "Herkes bilsin ki, İslam Cumhuriyeti yüz binlerce şerefli insanın kanıyla iktidara geldi ve bunu inkar edenlerin karşısında geri adım atmayacak." dedi. Daha sonra, destekçilerinin bir araya geldiği ve devlet televizyonunda yayınlanan bir konuşmada Hameney, İran'ın "yıkıcı unsurlarla mücadele etmekten kaçınmayacağını" söyleyerek tavrını daha da sertleştirdi. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 28 Aralık'ta başlayan protestolardan bu yana, öldürülen 48 protestocuya ek olarak 2 bin 277'den fazla kişinin de tutuklandığını bildirdi. Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO), aralarında dokuz çocuğun da bulunduğu en az 51 protestocunun öldürüldüğünü söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.