Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İş Dünyası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İş Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 60 bin üyeyle birlikte çalışacakları katılımcı bir yönetim anlayışı hedeflediğini açıladı. Saha çalışmalarıyla belirlenecek çözümleri iki hafta içinde kamuoyuna duyuracağını belirten Matlı, tüm üyeleri sürece davet etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın farklı sektörlerindeki iş dünyası temsilcileriyle yürüttükleri faaliyetlerin, daha geniş kapsamlı bir saha programıyla sürdürüleceğini duyurdu. Yeni dönem stratejilerinin ilk adımını, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının sorulduğu ve sosyal medya platformlarında yayımlanan kısa bir video ile attıklarını belirten Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” cümlesiyle son bulduğunu ifade etti. Bu ifadenin sadece bir videonun kapanış cümlesi değil, benimsedikleri yönetim anlayışının temel taşı olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Cevapları masa başında belirlemek istemedik. Çünkü asıl cevap; Bursa için üretim yapan, ticaretle uğraşan, istihdam yaratan ve risk alan üyelerimizin deneyimlerinde, alın terinde ve geleceğe dair beklentilerinde saklıdır. Daha fazla işletmeyi ziyaret edecek, sektör temsilcilerimizle bir araya gelecek ve sahadan gelen geri bildirimleri uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Yürüttükleri çalışmaların tek taraflı bir tanıtım faaliyeti olmayacağının altını çizen Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısı yaptı: “Bu süreci sadece bir kişinin ya da belli bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu; üyelerimizin ihtiyaçlarından filizlenen, onların sesiyle güçlenen ve yine üyelerimizin öncülüğünde, Bursa’nın değerlerini koruyan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi, görüşü, önerisi ve eleştirisi olan tüm üyelerimizi çalışmalarımıza ortak olmaya davet ediyorum. Kademeli olarak farklı iletişim kanallarını da üyelerimizin kullanımına açacağız. Bu sayede birlikteliğimizi pekiştireceğiz. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının tüm sektörleri ve 60 bin üyemizle el birliğiyle şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin sadece BTSO çatısı altında planlanamayacağını belirten Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle tam bir iş birliği içerisinde olacaklarını dile getirdi: “Bursa için fikri, birikimi ve önerisi olan hiç kimseyi bu sürecin dışında tutmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerine önem verecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren konularda onların tecrübelerinden istifade edeceğiz. Bu yolculuk, Bursa’ya değer katan herkesin katkılarıyla büyüyecektir.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yönetim modelini şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumlarıyla eş güdüm içerisinde, üyesine kolayca ulaşılabilen, meslek komitelerinin görüşlerinin kararlara yansıdığı, kaynaklarını tüm üyelerin menfaatine kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve şeffaf bir şekilde hesap veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın, sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının ve hizmet sektörünün kendisini güçlü bir şekilde temsil edilmiş hissettiği bir yönetim anlayışı teklif ediyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmiş dönemdeki başarılarının değerli olduğunu belirten Matlı, ancak sadece geçmişteki kazanımları anlatmanın ve 60 bin üyenin tamamını kucaklamayan projelerin geleceğe hazırlanmak adına yeterli olmayacağını vurguladı. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar tüm dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer şehirlerin verileri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir atılıma ihtiyaç duyduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte atılan her doğru adım Bursa’nın kazancıdır. Lakin bugün karşımızda bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir işleyiş anlayışı hakim. Rekabet koşulları, işletmelerimizin gereksinimleri ve şehirlerin yarıştığı alanlar evrildi. Diğer kentler yeni yatırımlar, yeni sektörler ve teknolojilerle yol alırken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme şansı yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yıl hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri belirlediğini anımsatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi olması ve Bursa’nın geriatri ile Ar-Ge alanlarında öncü bir şehir haline gelmesi yönünde de önemli hedeflerin konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiği ile belli olur. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden havada kaldığını ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını dürüstçe değerlendirmektir. Bursa’nın yeni vaatlerden önce gerçekçi bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel misyonunun sahip olduğu tüm olanakları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında hissetmeli; yeni müşteriler ve pazarlar arayışına girdiğinde Oda ona somut kapılar açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, sadece belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı raporların hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla yapılan yatırımların üyelerimize ne sağladığı şeffafça bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan somut fayda ve etkiyle ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun sayfalarının çok olması veya süslü bir dille yazılması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan bütçenin, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen çıktının düzenli olarak paylaşılacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriterimiz; kaç üyemize dokunulduğu, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar destek olunduğu ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir katkıyla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen geri bildirimleri somut çözüm önerilerine dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle istişare ederek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının tamamını iki hafta içerisinde kamuoyuna sunacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl hayata geçirileceğini, hangi kaynakla sağlanacağını, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de net bir şekilde görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki şahsi bir rekabet olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim vizyonuyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar mekanizmalarında etkili olduğu, kaynak yönetiminin şeffaf olduğu ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumlu olduğu bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için sadece iş yaptığı bir yer olmadığını; doğup büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Bursa bize sadece bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin altında kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeyi bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye endişe etmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve beraber yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir süreçtir. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

IBPF 2026, Girişimcilik Ekosisteminin Öncü İsimlerini Boğaziçi'nde Buluşturuyor Haber

IBPF 2026, Girişimcilik Ekosisteminin Öncü İsimlerini Boğaziçi'nde Buluşturuyor

İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan Inspiring Best Practices Forum (IBPF), bu yıl 12. kez kapılarını açıyor. Her forumda farklı bir tema ve konseptle kurgulanan forum, 2026’da odağını girişimciliğe çeviriyor ve “Value over Valuation” temasıyla katılımcılarını ağırlamaya hazırlanıyor. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından düzenlenen IBPF 2026, 9 Mayıs Cumartesi günü Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki tarihi Albert Long Hall’de gerçekleşecek. Gün boyu sürecek forum, girişimcilerden kurumsal liderlere, yatırımcılardan öğrencilere uzanan geniş bir katılımcı kitlesini aynı çatı altında buluşturacak. Sahne programının yanı sıra fuaye alanında sponsor şirket standları ve networking ortamı oluşturularak katılımcılara etkinlik boyunca bağlantı kurma ve etkileşim imkanı sunulacak. Aynı sahnede deneyim, vizyon ve cesaret hikayeleri IBPF 2026, girişimcilik ekosistemini yalnızca başarı hikayeleri üzerinden değil, bu başarıların arkasındaki kırılma anları, cesur kararlar ve dönüşüm süreçleri üzerinden de ele alıyor. Forum, farklı disiplinlerden gelen aktörleri bir araya getirerek katılımcılara ilham verici ve çok katmanlı bir perspektif sunmayı hedefliyor. Etkinliğin konuşmacı kadrosunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile girişimcilik ve iş dünyasının önde gelen isimlerinden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu yer alırken, panellerde farklı sektörlerden güçlü isimler sahne alacak. “Purpose Before Profit” başlıklı panelde Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ve İhsaniye Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, iş dünyasında karın ötesinde değer üretmenin anlamını tartışacak. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Odası, Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken’in üstleneceği bu oturum, sürdürülebilir etki yaratma perspektifine odaklanacak. “Intrapreneurs: Innovation from Within” panelinde Halkbank CEO Danışmanı Dr. Ömer Emeç, Türk Hava Yolları CIO’su Dr. Kerem Kızıltunç ve Turkcell Pazarlama ve Dijital Servisler Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, kurum içi girişimciliğin dönüşüm gücünü ele alırken; oturumun moderatörlüğünü Türkiye Varlık Fonu CFO/COO'su Mahmut Kayacık üstlenecek. “Build. Break. Pivot.” panelinde ise girişimciliğin en kritik karar anları, e2vc Genel Ortağı Enis Hulli, Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Murat Onuk ve Start-up Wise Guys Ortağı Günce Önür’ün katılımıyla masaya yatırılacak. Bu oturumun moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Burcu Rodopman gerçekleştirecek. Sahneden fuayeye: ilham veren bir deneyim IBPF 2026, sabah saatlerinde başlayacak kayıt ve karşılama sürecinin ardından açılış konuşmaları ve konuk konuşmalarla devam edecek. Günün ilerleyen saatlerinde panellerle derinleşen içerik, fuaye alanındaki sponsor şirket stantları ve networking ortamıyla katılımcılar arasında doğrudan etkileşim imkanı sunacak. Bu yıl ilk kez sahne alacak IBPF Demo Day kapsamında ise Boğaziçi Üniversitesi'nin güzide binalarından Albert Long Hall'de öğrenciler ve mezunlar girişimlerini sahneye taşıyacak. Demo Day’de genç girişimciler dörder dakikalık sunumlarla projelerini tanıtacak ve değerlendirme süreci sonucunda en başarılı girişimler ödüllendirilecek. IBPF Demo Day, Yıldız Ventures desteğiyle düzenleniyor. Value over Valuation: Gerçek değerin peşinde Forumun ana teması olan “Value over Valuation”, son yıllarda hızla büyüyen ancak sürdürülebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiren girişimcilik ekosistemine cesur bir soru yöneltiyor: Bir girişimin gerçek değeri yalnızca değerleme rakamlarıyla mı ölçülmeli? IBPF 2026, girişimlerin yalnızca finansal büyüklükleriyle değil, yarattıkları toplumsal etki, çözüm gücü ve uzun vadeli katkılarıyla değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, özellikle yeni nesil girişimcilere daha anlamlı ve kalıcı bir başarı tanımı sunarak onları cesaret verici bir yolculuğa davet ediyor.

İGA’dan küresel özel havacılığa yeni imza Haber

İGA’dan küresel özel havacılığa yeni imza

Küresel havacılıkta zorlukların yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin ‘güvenli liman’ konumunu pekiştiren yatırım, seyahat deneyimini üst seviyeye taşıyarak İstanbul’un uluslararası havacılık ekosistemindeki rolünü daha da güçlendirecek. Küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İGA İstanbul Havalimanı ve özel havacılık dünyasının küresel devi JETEX ortaklığında hayata geçen JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, JETEX Kurucusu ve CEO’su Adel Mardini, havacılık sektörü temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen törenle açıldı. Uluslararası ticari uçuş yolcularına hizmet verecek JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, JETEX’in küresel tecrübesini İGA’nın operasyonel gücü ve Türk misafirperverliği anlayışıyla buluşturarak, İstanbul’u özel havacılıkta da küresel bir merkez yapma hedefine hizmet ediyor. Küresel belirsizlik ortamında güçlü yatırım mesajı JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali; Türkiye’nin ‘marka değerine’ katkı sunacak stratejik bir yatırım olarak tanımlanıyor. Küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir dönemde hayata geçirilen bu yatırımın, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğini görünür kılması, turizm ve iş dünyası hareketliliğine de katkı sağlaması bekleniyor. “İstanbul, özel havacılıkta da dünyanın göz bebeği olmaya kararlıdır” JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali açılışında konuşan İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu, İGA İstanbul Havalimanı’nın güçlü altyapısı ve kesintisiz operasyonuyla başta ülke ekonomisi olmak üzere Türkiye’nin havacılık sektörüne, turizmine, ticaretine ve kültür yaşamına önemli katkılar sunduğunu belirtti. İGA İstanbul Havalimanı’nın 340’tan fazla destinasyona ve 140’tan fazla ülkeye ulaşım sağlayan küresel havacılığın lideri olduğunu, bu liderliğin yeni yatırımları ve her gün daha da gelişen hizmet çeşitliliğini beraberinde getirdiğini vurgulayan Cemal Kalyoncu, şunları kaydetti: “Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden İGA İstanbul Havalimanı, 42 aylık rekor bir inşaat sürecinin ardından bugün 140’tan fazla ülkeye ve 340’tan fazla destinasyona ulaşım sağlayan küresel havacılığın merkezi konumuna yükselmiştir. Yalnızca bir havalimanı değil, geleceğe miras bırakılacak bir eser olarak tasarlanan bu proje; ülkemizin ekonomisine, turizmine ve uluslararası ticaretine değer katarken, Türkiye’nin bir istikrar adası ve güvenli liman olduğunun da en somut kanıtını sunmaktadır. Yolcu kapasitesinin 120 milyona taşınması, yılın ikinci yarısında açılacak olan dördüncü pist, otel yatırımları ve bugün faaliyete geçen JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali ile birlikte İGA İstanbul Havalimanı, özel havacılıkta da dünyanın göz bebeği olmaya kararlıdır.” JETEX Kurucusu ve CEO’su Adel Mardini ise şunları ifade etti: “Değerli ortağımız İGA İstanbul Havalimanı ile birlikte küresel ağımızı genişletmekten büyük heyecan duyuyoruz. İstanbul; binlerce yıllık tarih ve kültürü, genç ve dinamik bir enerjiyle harmanlayan çok kültürlü bir merkez. Hem özel jet hem de ticari hava yolu yolcuları için son teknolojiye sahip bu deneyimi titizlikle tasarlamak adına büyük emek verdik. Ödüllü JETEX misafirperverliği ile dünyayı burada ağırlamayı dört gözle bekliyoruz.” JETEX-İGA Genel Havacılık Terminali, İstanbul’un küresel havacılıkta olduğu kadar lüks seyahat ve iş dünyası trafiğinde de merkezi konumuna yerleşmesine katkı sunacak. Terminal, İstanbul’a özgü unsurları içeren özel bir mimari yaklaşımla ele alındı. İstanbul’un sembollerinden ‘nazende çiçeğinden’ ilhamla tasarlanan Terminal binası; doğal taş, ahşap ve özel üretim yüzeylerle özgün ve konforlu bir seyahat deneyimi sunuyor.

İzmir’de Destekli İstihdam Zirvesi başlıyor Haber

İzmir’de Destekli İstihdam Zirvesi başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Rotary 2440. Bölge Federasyonu iş birliği ve destekleriyle, Türkiye İş Kurumu katılımıyla 22 Mayıs’ta İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde Destekli İstihdam Zirvesi gerçekleştirilecek. Engelli bireylerin iş gücüne katılımını destekleyen uygulamaların görünür kılınması, işverenler nezdinde farkındalık oluşturulması ve kapsayıcı istihdam modellerinin tanınması amacıyla düzenlenecek zirve, destekli istihdam yaklaşımının tüm engel gruplarına yönelik uygulanabilirliğini ortaya koymayı hedefliyor. Bu kapsamda iş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek deneyim paylaşımında bulunacak ve iyi uygulama örnekleri değerlendirmeye alınarak ödüllendirilecek. Aynı zamanda zirve kapsamında bugüne kadar kurumlarında engelli istihdamına yer veren, kapsayıcı bir bakış açısı geliştiren ve farklı engel gruplarından bireyleri iş süreçlerine dâhil eden işverenler değerlendirilecek. BU YILIN TEMASI “İŞ’TE NÖROÇEŞİTLİ VAR” Destekli İstihdam Zirvesi’nin 2026 yılı teması “İş’te Nöroçeşitli Var” olarak belirlendi. Nöroçeşitlilik; otizm, zihinsel engellilik, down sendromu, serebral palsi ve öğrenme güçlüğü gibi nörogelişimsel farklılıkları kapsayan bir çerçevede ele alınıyor. Bu bireylerin istihdam süreçleri; uygun iş eşleştirmesi, görevlerin açık ve yapılandırılmış şekilde sunulması ve iş ortamının destekleyici hale getirilmesi gibi unsurlara bağlı olarak şekilleniyor. Bu nedenle nöroçeşitli bireyler, iş ortamına uyum ve işte sürdürülebilirlik açısından daha yoğun ve sistematik desteklere ihtiyaç duyabiliyor. Bu tema kapsamında zirve, nöroçeşitli bireylerin istihdamına yönelik işveren uygulamalarını görünür kılmayı, bu alandaki deneyimleri paylaşmayı ve kapsayıcı istihdam anlayışını güçlendirmeyi amaçlıyor. 2026 yılı başvuruları e-posta yoluyla kabul ediliyor. destekliistihdamzirvesi.org adresinde yer alan formda, firmaya ilişkin kurumsal bilgiler talep ediliyor. Form kapsamında yalnızca engel türleri ve genel çalışan sayıları gibi kurumsal değerlendirmeye esas bilgiler yer alıyor. İzmir sınırları içinde nöroçeşitli bireyleri istihdam eden tüm firmalar başvuru yapabilecek. Başvurular arasından belirlenen 10 farklı ödül başlığı kapsamında değerlendirme yapılacak ve 10 farklı ödül takdim edilecek. Başvuru süreci 8 Mayıs tarihinde sona erecek. Doldurulan başvuru formu, destekliistihdam@izmir.bel.tr adresine iletilecek.

İzmir Atina hattında yeni iş birliği hamlesi Haber

İzmir Atina hattında yeni iş birliği hamlesi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Yunanistan Büyükelçisi Theodoros Bizakis, İzmir Başkonsolosu Alexandros Konstas ile beraberindeki heyeti ağırladı. Ziyarette; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları da yer aldı. Yunanistan-Türkiye ve Atina-İzmir arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin gündeme geldiği buluşmada, karşılıklı tanıtıcı etkinliklerin düzenlenebileceği konuşuldu. TUGAY’DAN ATİNA’DA “İZMİR GÜNLERİ” ÖNERİSİ İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in coğrafi ve kültürel olarak Yunan adalarına yakınlığı sayesinde, kentte Yunan kültürüne Türkiye genelinden daha sıcak ve aşina bir yaklaşım bulunduğunu ifade etti. 2024 yılının ekim ayında Selanik’e gerçekleştirdiği ziyarete değinen Başkan Tugay, Selanik Belediye Başkanı ile samimi ilişkiler kurduğunu, Atina’yı da ziyaret etmek istediğini belirtti. Ayrıca geçtiğimiz yıl eylül ayında, Başkonsolos Konstas’ın da katılımıyla Midilli Adası’na yapılan ziyaret kapsamında Midilli Belediyesi ile ortak bir gastronomi ve kültür festivali düzenlendiğini hatırlatan Tugay, İzmir halkının Yunan adalarıyla güçlü bir etkileşim içinde olduğunu ve bu ilişkileri geliştirmek istediklerini söyledi. Tugay, “İzmir Günleri” etkinliğinin Atina’da düzenlenmesini de önerdi. Büyükelçi Bizakis ise bu yaklaşımın karşılıklı olduğunu belirterek benzer iş birliklerine hazır olduklarını dile getirdi. Bizakis, özellikle genç nüfusun karşılıklı değişim programlarıyla desteklenmesi gerektiğini söyleyerek; kültür, inovasyon, teknoloji ve iş dünyası alanlarında temasların artırılmasının önemine değindi. Görüşmenin sonunda Başkan Tugay, müzik ve tiyatro gruplarının karşılıklı olarak kentlerde ağırlamasını önerdi. Büyükelçi Bizakis, kurumlar ve insanlar arasında köprü kurmanın önemine vurgu yaparken, Başkonsolos Konstas İzmir’in uluslararası alanda daha fazla tanıtılması için destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.

Küresel Şirket İflasları 2026’da %6 Artarken, Türkiye’de İse Görünüm Daha Pozitif Yönde Seyredecek  Haber

Küresel Şirket İflasları 2026’da %6 Artarken, Türkiye’de İse Görünüm Daha Pozitif Yönde Seyredecek 

2027’de ise sınırlı bir düşüş beklentisi bulunmasına rağmen iflasların yüksek seviyelerde dengelenmesi bekleniyor. Bu veriler, Allianz Trade’in kriz öncesi tahminleriyle karşılaştırıldığında, Orta Doğu’daki gelişmelerin doğrudan etkisi 2026 için yaklaşık 7.000, 2027 için ise yaklaşık 7.900 ek iflas anlamına geliyor. Allianz Trade ekonomistleri, çatışmanın uzaması halinde 2026 için yüzde 10 artış, 2027 için yüzde 3 artış senaryosunun gündeme gelebileceğine dikkat çekiyor. Orta Doğu’daki kriz şirketler için tahsilat riskini ne ölçüde artıracak? Allianz Trade, 2026 ve 2027’ye ilişkin güncellenmiş tahminlerini içeren son İflas Raporu’nu yayımladı. Ticari alacak sigortasında dünya lideri olan Allianz Trade’e göre 2025’te yüzde 6 artan küresel şirket iflasları 2026 yılında da yüzde 6 artacak. Bu durum, iflasların üst üste beşinci yıl da artacağı ve 2027’de yüksek bir seviyede dengeleneceği anlamına geliyor. Ancak çatışmanın uzaması, iflas risklerini daha da artırabilir. Orta Doğu’daki çatışma küresel iflasları artıracak Rapora göre Orta Doğu’daki kriz, enerji piyasalarında, taşımacılık maliyetlerinde ve küresel tedarik zincirlerinde oynaklık ve belirsizliği artırdı. Raporda, doğrudan etkilerin ötesinde, ikinci tur etkilerin enflasyonun hızlanmasına, finansal koşulların sıkılaşmasına ve iş dünyası güveninin zayıflamasına işaret ettiği de belirtildi. Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui bu durumla ilgili şunları dile getiriyor: “Bu durum, tarım-gıda sektöründen üretime, sağlıktan teknolojiye kadar küresel değer zincirleri genelinde maliyetleri artırıyor. Ayrıca ulaşım, kimya ve metal gibi enerji yoğun sektörler üzerindeki baskıyı da artırıyor. Zayıf talep, artan girdi maliyetleri ve sıkılaşan finansal koşulların birleşimi; fiyatlama gücü zayıf, kâr marjı düşük, borçluluğu yüksek ya da işletme sermayesi ihtiyacı yapısal olarak yüksek şirketleri zorluyor. Kriz öncesi tahminlerimize kıyasla Orta Doğu’daki gelişmelerin doğrudan etkisi, 2026’da 7.000 ve 2027’de 7.900 ek küresel iflas anlamına geliyor.” Türkiye’de ise görünüm daha pozitif, 2026 ve 2027’de iflaslar azalacak Allianz Trade Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu ise Türkiye’deki iflaslarla ilgili şunları dile getirdi. “2026 yılında Türkiye’de iflaslardaki artışın, ülkemizde uygulanmakta olan makro ekonomik programın görmeye başladığımız pozitif etkilerine bağlı olarak azalmasını bekliyoruz. 2027 yılında da küresel ekonomide değişen olumlu şartlarla birlikte ülkemizde iflasların yavaşlamaya devam ederek yüzde 9 düşeceğini tahmin ediyoruz.” Uzayan jeopolitik ve ekonomik şoklar iflas risklerini artırabilir Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde; küresel petrol ve gaz arzında kalıcı aksaklıklar ve gübre, helyum gibi diğer emtialarda arz sıkıntıları gibi ikinci tur etkilerin güçlenebileceği de rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Bu durumun, artan enflasyon, azalan güven ve düşük büyüme ile birleşerek iflas risklerini yukarı çekebileceği de raporda vurgulanıyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Allianz Trade’in senaryosuna göre, geniş çaplı ve kalıcı bir tırmanış, küresel iflasları 2026’da yüzde 10, 2027’de ise yüzde 3 artırabilir. Bu da 2026-2027 döneminde ABD’de yaklaşık 4.100, Batı Avrupa’da ise yaklaşık 10.500 ek iflas anlamına gelir.” Küresel ölçekte 2026’da iflaslar nedeniyle risk altındaki istihdam 94 bin artabilir 2026’da küresel şirket iflaslarında yüzde 6 artış senaryosuna göre Allianz Trade, doğrudan risk altında olan istihdamın 2,2 milyon kişiye ulaşacağını tahmin ediyor. Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle konuyla ilgili; “İnşaat, perakende ve hizmet sektörleri en fazla risk altındaki alanlar olacak. 1,3 milyon kişi ile Avrupa başı çekerken, Batı Avrupa yaklaşık 960 bin ve Kuzey Amerika yaklaşık 460 bin ile son 12 yılın en yüksek seviyelerine ulaşacak. Genel olarak şirket iflasları nedeniyle risk altındaki istihdam, ABD ve Avrupa’daki toplam işsiz sayısının yüzde 6’sına karşılık geliyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.