Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran Savaşı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İran Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum”

ABD Başkanı Donald Trump, TIME dergisine verdiği röportajda İran savaşı, Hürmüz Boğazı, İsrail, Gazze, Venezuela ve Suudi Arabistan’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’la “gerçek bir anlaşma” istediklerini söyleyen Trump, çatışmanın başlangıcında öngördüğü süreden daha uzun sürmesine rağmen operasyonları durdurmak yerine “daha ileri gitmeye karar verdiğini” ifade etti. Trump: “Daha ileri gitmeye karar verdim” Trump, 28 Eylül’de Beyaz Saray’da TIME dergisine verdiği röportajda, şubat ayında başlayan İran savaşının 7’nci ayına girmesine ilişkin soruyu yanıtladı. Trump, savaşın başlangıcında operasyonların 6 ila 8 hafta süreceğini söylediğini hatırlatarak, İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıların ardından operasyonları sonlandırabileceğini ancak bunu tercih etmediğini belirtti. Trump, İran ile “gerçek bir anlaşma” yapmak istediklerini belirterek, İran’ın nükleer kapasitesinin yeniden ortaya çıkmasını istemediğini söyledi. ABD Başkanı, İran’daki operasyonların sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerinde ise ülkenin nükleer kapasitesinin, donanmasının ve hava kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia etti. Trump ayrıca İran’a ait 159 geminin imha edildiğini söyledi. Bu rakam ve askeri kayıplara ilişkin ifadeler Trump’ın kendi açıklamaları olarak aktarılıyor. “Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına aldık” Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılabileceği yönündeki tehdidin savaş öncesinde gündemde olup olmadığı sorulan Trump, böyle bir ihtimalin her zaman bulunduğunu söyledi. Trump, İran’ın boğazı kapatma tehdidine karşı kendilerinin de askeri müdahale uyarısında bulunduğunu ve sonrasında boğaz üzerinde kontrol sağladıklarını savundu. İran’ın son ateşkes önerisini reddettiğini de belirten Trump, teklifin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içermesine rağmen kendisi açısından yeterli olmadığını ifade etti. İran’ın önerisi, yedi günlük ateşkes ve boğazın yeniden ticari gemilere açılmasını öngörüyordu. “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” İran’ı “yok edebileceğini” daha önce söylediğinin hatırlatılması üzerine Trump, bunun mümkün olduğunu ifade etti. Trump, İran’ın yok edilmesinin nasıl barış getireceği sorusuna ise, “İran’ı yok ederek dünyada barış tesis ettik. İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” şeklinde yanıt verdi. İran’daki sivil kayıplara ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, İran yönetiminin protestoculara yönelik müdahalelerinde on binlerce kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump’ın verdiği can kaybı rakamları bağımsız bir doğrulama olarak değil, ABD Başkanı’nın röportajdaki beyanı olarak aktarılıyor. “Bombardımanı artırmam mümkün” Trump, ABD’de yapılacak ara seçimlerin ardından İran’a yönelik bombardımanın artırılabileceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine bunun mümkün olduğunu söyledi. ABD Başkanı’nın İran’a yönelik açıklamaları, çatışmanın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi. İran tarafı da savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlıklı olduğunu belirtirken, diplomasiye açık olduğunu açıklamıştı. Venezuela’da seçim için “henüz erken” Trump, Venezuela konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile iyi ilişkileri olduğunu söyleyen Trump, ülkede petrol üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalardan söz etti. Venezuela’da seçim yapılmasını isteyip istemedikleri sorusuna ise Trump, seçimlerin yapılması gerektiğini ancak mevcut koşullarda bunun için “henüz erken” olduğunu söyledi. Gazze ve Hamas açıklaması Gazze’de oluşturulması planlanan “Barış Kurulu” ve Hamas’ın silah bırakması konusunda ne yapılacağı sorulan Trump, bu konuda gerekli kararı daha sonra vereceğini söyledi. Trump, bölgedeki gelişmeler konusunda nihai kararların ABD yönetimi tarafından değerlendirileceğini ifade etti. Netanyahu’ya ilişkin iddialara yanıt İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim 2023 saldırısından önce olası bir saldırı konusunda uyarıldığı yönündeki iddialar da Trump’a soruldu. Trump, söz konusu iddiayı ilk kez duyduğunu belirterek Netanyahu’nun böyle bir saldırıyı önceden bilmesi halinde gerekli önlemleri alacağını düşündüğünü söyledi. İsrail'de Netanyahu'nun yeniden seçilmesini isteyip istemediği sorusuna ise Trump, artık siyasete karışmadığını söyledi. Netanyahu karşısındaki muhtemel rakiplerden eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot hakkında ise “kötü şeyler duymadım” değerlendirmesinde bulundu. Trump ayrıca Netanyahu’yu hafife almamak gerektiğini ifade etti. “Suudi Arabistan’ı koruyorum” ABD-Suudi Arabistan ilişkilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, ilişkilerin iyi olduğunu söyledi. Trump, Suudi Arabistan için çok şey yaptığını ve ülkeyi koruduğunu belirterek, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile ilişkilerinin de iyi olduğunu ifade etti. ABD Başkanı, Suudi Arabistan ve İsrail’in kendi başkanlığı döneminde korunmasına ilişkin güçlü ifadeler kullanırken, bölgedeki güvenlik politikalarının Washington açısından önemini vurguladı.

Trump’tan İran açıklaması: “Önümde önemli bir karar var” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Önümde önemli bir karar var”

Trump: “Büyük bir karar” Trump, Axios’a yaptığı açıklamada İran’la savaşı sona erdirmeye yönelik seçenekleri değerlendirdiğini söyledi. İran yönetimine yönelik yeni ve geniş kapsamlı saldırılar düzenlenip düzenlenmeyeceği sorulan Trump, “Önümde önemli bir karar var. İçeri girip onları (İran rejimini) yok etmek istiyor muyum, istemiyor muyum? Bu büyük bir karar. Benim için her şey mümkün” ifadelerini kullandı. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin İran savaşının geleceğine ilişkin yeni bir askeri veya diplomatik tercih aşamasında olduğu yönündeki haberlerin ardından geldi. Körfez liderleriyle İran görüşmesi Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında New York’ta Körfez ülkelerinin liderleriyle görüşeceğini de doğruladı. Axios’un haberine göre Trump’ın gelecek hafta yapması beklenen toplantıda İran savaşının sonraki aşamasına ilişkin ABD’nin planlarının ele alınması öngörülüyor. Toplantıya Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Umman’dan liderlerin katılması bekleniyor. Trump, Körfez ülkelerinin İran savaşı konusundaki tutumlarını öğrenmek istediğini belirterek, “Nerede durduklarını ve durumlarının nasıl olduğunu öğrenmek istiyorum” dedi. İran’la temas iddiası Trump ayrıca İran yönetiminin ABD ile doğrudan temas kurduğunu ve bir anlaşmaya varmak istediğini öne sürdü. ABD Başkanı, İran’a yönelik deniz ablukasının etkili olduğunu savunarak bu süreçte İran’a giden gemilerin engellendiğini söyledi. İran tarafının ABD ile bir anlaşma konusunda istekli olduğu yönündeki bu değerlendirme Trump’a ait bir iddia olarak aktarılırken, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik temasların da gündemde olduğu bildiriliyor. Reuters, Trump’ın 16 Eylül’de savaşın sona yaklaşmasını umduğunu söylediğini aktarmıştı. Netanyahu ile görüşme ihtimali Trump, New York’taki BM Genel Kurulu kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşüp görüşmeyeceği sorusuna ise “Görüşebilirim” yanıtını verdi. ABD yönetimi ayrıca İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin de BM Genel Kurulu toplantılarına katılmasına izin verdi.

Trump’tan ABD’nin silah stokları tartışmasına yanıt: “Şimdiye kadarki en üstün silahları üretiyoruz” Haber

Trump’tan ABD’nin silah stokları tartışmasına yanıt: “Şimdiye kadarki en üstün silahları üretiyoruz”

“Tarihimizde hiç olmadığı kadar üstün silahlar üretiyoruz” Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’nin savunma sanayisindeki üretim kapasitesine dikkat çekti. ABD’nin silah stoklarının tükendiği yönündeki değerlendirmelere karşı çıkan Trump, kendisine ulaştırılan bir rapora atıfta bulunarak, ülkesinin “tarihimizde hiç olmadığı kadar üstün ve seçkin silahlar” ürettiğini ifade etti. Trump, savunma şirketleri tarafından üretilen silahların yalnızca depolarda tutulmadığını, Orta Doğu başta olmak üzere farklı bölgelerde görev yapan ABD kuvvetlerine günlük olarak teslim edildiğini söyledi. Patriot ve THAAD sistemlerini öne çıkardı Trump’ın açıklamasında ABD’nin hava ve füze savunma kapasitesinde önemli yere sahip Patriot ve THAAD sistemleri de yer aldı. ABD Başkanı, üretim faaliyetlerinin odağında stoklarda yüksek miktarlarda bulunduğunu belirttiği Patriot ve THAAD sistemlerinin yanı sıra Tomahawk seyir füzeleri ve diğer standart füze sistemlerinin bulunduğunu kaydetti. ABD’nin İran savaşı sırasında özellikle yüksek teknolojili ve uzun menzilli mühimmat kullanımının artması, Washington’da silah stoklarının yenilenmesi ve savunma sanayisinin üretim kapasitesinin artırılması tartışmalarını beraberinde getirmişti. Reuters da savaş sırasında bazı uzun menzilli hassas mühimmatların stoklarının ciddi ölçüde kullanıldığına ilişkin haber yayımlamıştı. ABD’de mühimmat üretiminin artırılması gündemde Trump’ın açıklaması, ABD’nin mühimmat stoklarının yeterliliğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi. ABD yönetimi bir yandan mevcut stokların yeterli olduğunu savunurken, diğer yandan savunma sanayisinin üretim kapasitesinin artırılması ve kritik mühimmatların yeniden tedarik edilmesi yönünde adımlar atıyor. Trump ise son açıklamasında ABD’nin yalnızca mevcut silah stoklarını kullanmadığını, aynı zamanda yüksek kapasitede yeni mühimmat ve silah üretimini sürdürdüğünü vurguladı.

Trump yanına Elon Musk ve diğer CEO’ları alarak Çin’e uçtu Haber

Trump yanına Elon Musk ve diğer CEO’ları alarak Çin’e uçtu

Beyaz Saray’ın açıklamasına göre, Fox News sunucusu Sean Hannity de heyette yer alırken; başlangıçta resmi listede bulunmayan Nvidia CEO’su Jensen Huang, uçağın Alaska’daki Anchorage yakıt ikmali molası sırasında son dakika kararıyla kafileye dahil oldu. Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla Huang’ın Air Force One’da olduğunu bizzat doğruladı. ABD Başkanı, resmi ziyarette kendisine eşlik eden diğer ağır topları da tek tek açıkladı. Heyette; Tim Cook (Apple), Larry Fink (BlackRock), Stephen Schwarzman (Blackstone), Kelly Ortberg (Boeing), Brian Sikes (Cargill), Jane Fraser (Citigroup), Larry Culp (GE Aerospace), David Solomon (Goldman Sachs), Sanjay Mehrotra (Micron) ve Cristiano Amon (Qualcomm) gibi isimler bulunuyor. Trump, Pekin’deki görüşmede Başkan Şi’den "ilk ve en önemli talebinin", Çin kapılarını Amerikan iş dünyasına tamamen açması olacağını ifade etti. Trump paylaşımında, "Muazzam ülkelerimiz için bundan daha faydalı olabilecek başka bir fikir ne gördüm ne de duydum” dedi. 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek olan ziyaret, 2017’den bu yana bir ABD Başkanı’nın Çin’e yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Ziyaretin başlangıçta nsan ayında yapılması planlanmış, ancak ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı nedeniyle ertelenmişti. Aylardır süren diplomatik hazırlıkların ardından gerçekleşen bu kritik zirvede; ticaret, Tayvan meselesi, İran savaşı ve yapay zeka konularının masadaki ana gündem maddeleri olması bekleniyor. Trump, Çin’i ziyaret etme niyetini ilk kez 30 Ekim’de Güney Kore’deki Busan Zirvesi’nde Şi ile yaptığı yüz yüze görüşmede ilan etmişti. Pekin yönetimi, görüşmelerde ABD’nin Tayvan politikasını öncelikli konu olarak belirleyeceğinin sinyalini verirken; Trump’ın ticaret dengesi ve Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere kapatılması konularında somut ilerleme için bastırması bekleniyor.

Trump: İran savaşı çok yakında sona erecek ve biz çok büyük bir zafer kazanacağız Haber

Trump: İran savaşı çok yakında sona erecek ve biz çok büyük bir zafer kazanacağız

Fox News'in canlı yayınına bağlanan Trump, hem saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de İran’a yönelik sürece dair dikkat çeken mesajlar verdi. “İran savaşı yakında bitecek” Trump, İran’la ilgili çatışmanın yakında sona ereceğini söyleyerek, “İran savaşı çok yakında sona erecek ve biz çok büyük bir zafer kazanacağız” ifadelerini kullandı. Pakistan’a övgü Trump, konuşmasında ateşkes ve barış görüşmelerine aracılık yapan Pakistan yönetimine de değindi. Ülkenin askeri ve siyasi liderlerine saygı duyduğunu belirten Trump, “Pakistan mareşaline ve başbakanına büyük saygı duyuyoruz. Onlar harika insanlar” dedi. “Çin daha fazla yardım edebilirdi” Çin’in İran’a destek verip vermediğine ilişkin soruya yanıt veren Trump, Çin’in yardım ediyor olabileceğini ancak bunun sınırlı kaldığını söyledi. “Daha fazla yardım edebilirlerdi. Aşırı hayal kırıklığına uğramadım” diyen Trump, ABD’nin de farklı ülkelere destek verdiğini hatırlattı. Trump ayrıca Ukrayna'ya verilen yardımların gereğinden fazla olduğunu ifade etti. Saldırgan için “hasta bir adam” Beyaz Saray Muhabirleri yemeğinde yaşanan silahlı saldırıya da değinen Trump, saldırganı “hasta bir adam” olarak nitelendirdi. Saldırganın manifestosuna atıfta bulunan Trump, saldırganın özellikle Hristiyanlara yönelik nefret içerikli görüşler taşıdığını öne sürdü.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier: "İran savaşı siyasal açıdan felaket bir hataydı" Haber

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier: "İran savaşı siyasal açıdan felaket bir hataydı"

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın 2. Dünya Savaşından sonra yeniden kurulmasının 75. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kendisinin de Bakan olarak uzun yıllar görev yaptığı Dışişleri Bakanlığı'nın küresel sorunlara bakışına ve çözüm önerilerine ilişkin konuşan Steinmeier, İran savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve Alman hükümetinin tutumunu eleştirerek, "Uluslararası hukuk ihlallerini, ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bu savaş uluslararası hukuka göre yasadışıdır ki bunda şüphe yok" dedi. Bugüne kadar İran savaşını uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak sınıflandırmaktan kaçınan Alman hükümetinden farklı bir tavır sergileyen Steinmeier, "Mevcut Amerikan hükümetinin dünya görüşü bizimkinden farklı. Bu görüş yerleşik kurallara, ortaklığa ve zamanla gelişen güvene hiç önem vermiyor. Bunu değiştiremeyiz. Bununla başa çıkmak zorundayız ama benim inancım budur. Bu dünya görüşünü benimsemek için hiçbir nedenimiz yok. Büyük güçler, kuralların olmadığı bir dünyada hayatta kalabilir hatta kısa vadede bundan fayda bile sağlayabilir. Ancak bu bizim için geçerli değil ve devletlerin ezici çoğunluğu için de geçerli değil" ifadelerini kullandı. "İran savaşı uluslararası hukuka göre yasa dışıdır" "Yarının dünyası, ABD ile Çin arasındaki bir ikili mücadeleden daha fazlası olmalı. Bu nedenle dış politikamızın pragmatik ve etkili olması gerekir" diyen Steinmeier, "Dış politikamız, hukuk ihlalini haklar ilkesiyle adlandırmamamızla daha ikna edici hale gelmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş, uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş, ayrıca siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa bu savaş gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır" ifadelerini kullandı. "14 Temmuz 2015 tarihinde İran'ın nükleer silahlanmasının önlenmesine dönük anlaşmadan hiç bu kadar uzak olmamıştık" diyen Steinmeier, söz konusu anlaşma için "Amerikalıların İran'a karşı yapmak zorunda kalacağı bir savaşı önlüyoruz" ifadelerinin kullanıldığını ancak 2 yıl sonra, ilk görev süresinde 2018 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın bu anlaşmadan çekildiğini hatırlattı. "Uluslararası hukuk göz ardı edilmemeli" Trump’ın ikinci görev süresinde ise İran’da savaş yapıldığını belirten Steinmeier, "Uluslararası hukuk, başkaları yapıyorsa bizim de çıkarmamız gereken eski bir eldiven değildir. Aksine büyük güçler arasında yer almayan herkes için şimdi ve gelecekte, bazıları tarafından ihmal edilse ve ihlal edilse bile hayati önem taşır. Düzen çerçevesi, kural ve meşruiyet kaynağı olarak uluslararası hukuk, Almanya için olduğu kadar Avrupa için de önemini hiç kaybetmemiştir. Hukuk ve kuralların olmadığı bir dünyada bu Avrupa kaybolurdu. Çünkü Avrupa Birliği kendisi de kurallara dayalı bir yapıdır. Eğer büyük güçlerin dünya görüşünü kendimize mal edersek, o zaman bu yapı göz açıp kapayıncaya kadar çökecektir. Bu yüzden dış politikamızın pragmatik ve etkili olması gerektiğine inanıyorum, olması gereken yerde olmalı, olmaması gereken yerlerde ise olmamalı" diye konuştu. Küresel sorunların küresel dengeleri yeniden şekillendirdiğine vurgu yaparak son dönemde kendisinin güçlü işbirliklerini geliştirmek için bir dizi ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlatan Steinmeier, "Bu kapsamda Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) bölgesi, Körfez ülkeleri ve Türkiye’nin yanı sıra Kenya, Güney Afrika, Şili ve Brezilya’ya ziyaretler gerçekleştirdim. Bu ülkeler Almanya ile yakın ilişkiler kurmak istiyor. Bu devletler de Almanya gibi bağımlılıklarını azaltmayı ve uluslararası ortaklıklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor" dedi. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 15 Mart 1951’de yeniden kurulan ve bu yıl 75. yılını kutlayan Almanya Dışişleri Bakanlığı’nda 2005-2009 ile 2013-2017 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştı. Steinmeier, P5+1 ülkeleri olarak adlandırılan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya’nın yanı sıra Avrupa Birliği arasında İran ile 14 Temmuz 2015’te imzalanan nükleer anlaşma sürecinde de Almanya Dışişleri Bakanı olarak görev almıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.