Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Macron, Körfez liderleriyle görüştü: 'Hürmüz Boğazı koşulsuz açılmalı, ABD ve İran uzlaşmalı' Haber

Macron, Körfez liderleriyle görüştü: 'Hürmüz Boğazı koşulsuz açılmalı, ABD ve İran uzlaşmalı'

Macron, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, bölge liderleriylegerçekleştirdiği temaslarda ortak bir mesaj verdiğini belirterek, "ABD ile İran arasında hızla biranlaşmaya varılması elzemdir. Bu fırsat derhal değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Önceliğin ateşkesin tamamlanması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması olduğunukaydeden Macron, "Hürmüz Boğazı'nın hiçbir ön koşul olmaksızın, uluslararası hukuka uygunşekilde derhal yeniden açılması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Macron, ateşkesin ardından İran'ın nükleer ve balistik programları ile bölgesel istikrar konularınıkapsayan kapsamlı bir anlaşma için müzakerelerin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Fransa'nın sürece katkı sunmaya hazır olduğunu vurgulayan Macron, ülkesinin İngiltere ileoluşturduğu bağımsız çok uluslu misyon aracılığıyla deniz trafiğinin yeniden başlamasınadestek verebileceğini, ayrıca nükleer müzakerelere teknik katkı sağlamaya hazır olduğunuifade etti. Bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi için ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam edeceklerinikaydeden Macron, Fransa'nın gerekli bir bölgesel güvenlik çerçevesinin oluşturulmasına katkısunacağını belirtti. Lübnan'daki gelişmelere de değinen Macron, bölgesel istikrarın sağlanmasının Lübnan'danbaşlaması gerektiğini vurgulayarak, "Tüm silahların kalıcı olarak susması aciliyet arzetmektedir" dedi. Macron, Lübnan'da yaşanan gerilime ilişkin ise "Şu anda Lübnan’ın güneyinde yaşanmaktaolan büyük gerilimi hiçbir şey haklı çıkaramaz" ifadelerini kullanarak, Fransa'nın Lübnan'ınegemenliğini ve toprak bütünlüğünü güçlendirme çabalarına destek vermeyi sürdüreceğinikaydetti.

Trump: İran’dan nükleer silah üretmeyeceklerine dair garanti aldık Haber

Trump: İran’dan nükleer silah üretmeyeceklerine dair garanti aldık

Donald Trump, Fox News kanalına verdiği mülakatta İran ile yürütülen diplomatik sürece ilişkinaçıklamalarda bulundu. Trump, müzakerelerin merkezindeki nükleer başlığa değinerek, "Olması gereken tek garantinükleer silahın olmamasıdır. Bu konuda anlaştılar ve bu çok ilgi çekiciydi" dedi. Tahran’dan 12 milyar dolar şartı Trump’ın iyimser açıklamalarına rağmen Tahran kanadından gelen haberler, müzakerelerdehenüz tam bir mutabakat sağlanmadığına işaret ediyor. İran medyasına yansıyan bilgilere göre hükümet, ciddi müzakerelere geçilmeden öncedondurulmuş 12 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılmasını talep ediyor. Ayrıca Tahran yönetimi, Trump’ın daha önce dile getirdiği zenginleştirilmiş uranyumunimhasına yönelik iddiaları "temelsiz" olarak nitelendirerek reddetti. Müzakere stratejisine dair daha temkinli bir ton kullanan Trump, "Acelem yok. Sakin bir şekildeama kesinlikle istediğimizi elde edeceğiz. Eğer elde edemezsek, bu işi başka bir şekildebitiririz" ifadelerini kullanarak askeri seçeneklerin masada kalmaya devam ettiği mesajını verdi. Sahada drone ve ‘Hürmüz’ gerilimi Diplomatik temaslar sürerken askeri alanda da hareketlilik devam ediyor. İran resmi medyası,hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle ABD’ye ait bir askeri insansız hava aracının (İHA) DevrimMuhafızları Ordusu tarafından düşürüldüğünü iddia etti. Washington makamları söz konusu iddiayı henüz doğrulamadı. Hürmüz Boğazı’nın statüsü konusundaki görüş ayrılıkları da sürüyor. Trump, İran’ın boğazdangeçen gemilerden "vergi veya harç" almamayı kabul ettiğini savunurken; İran’ın Fars HaberAjansı, anlaşma taslağında böyle bir maddenin bulunmadığını duyurdu. Aynı zamanda İranlı Milletvekili Alireza Salimi, parlamentonun yakın zamanda İran’ın HürmüzBoğazı üzerindeki egemenliğini pekiştirecek yeni bir yasayı onaylamaya hazırlandığını açıkladı.

Hakan Fidan : ABD-İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın Haber

Hakan Fidan : ABD-İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın

Hürmüz Boğazı, nükleer müzakerelerin önüne geçti Türkiye'nin de destek verdiği arabuluculuk sürecine değinen Fidan, tarafların öncelikle HürmüzBoğazı'nın yeniden açılması meselesini çözüme kavuşturduğu takdirde nükleer görüşmeleregeçileceğini öngören bir yol haritası üzerinde mutabık kaldığını vurguladı. "Bu, nükleer dosyaların önüne geçen bir mesele haline geldi" diyen Fidan, boğazdakiablukanın hem ABD hem de İran üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, enerji ve gıda güvenliğibaşta olmak üzere uluslararası yansımalarının son derece ağır olduğunu söyledi. Fidan, ABD ileİran'ın çatışmayı sona erdirmesi halinde Gazze'ye yönelik barış görüşmelerinin de ivmekazanabileceğini ekledi. "İsrail'in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak" İsrailli siyasetçilerin Türkiye'yi "gelecekteki stratejik bir tehdit" olarak nitelendirmesine serttepki gösteren Fidan, Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan'daki işgal politikalarına dikkatçekerek şunları söyledi: "İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaçduyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail'in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazlatoprak." Fidan, "Uluslararası toplumun İsrail'in yalnızca bölgesel değil, küresel düzeni deistikrarsızlaştırmasını önlemesi gerekiyor" diyerek uluslararası toplumu harekete geçmeyedavet etti. Ortadoğu için "bölgesel platform" önerisi Kalıcı istikrarın ancak iş birliğine dayalı bir bölgesel yapıyla sağlanabileceğini savunan Fidan,Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayabilecek bir platformönerdi. Fidan, şartlar normalize oldukça İran'ın da bu yapıya dahil olabileceğini, İsrail'in 1967sınırları temelinde bir Filistin devletini tanıması halinde ise ileride platforma katılımının mümkünolabileceğini belirtti. "Bölgedeki tüm ülkeler birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine bağlılıkgöstermelidir. Devletlerin önlerinde gerçek anlamda iş birliği başlatmaları için altın bir fırsatbulunuyor" diyen Fidan, İsrail'in güvenliğinin de böyle bir çözüm sürecinde bölge ülkelerincebüyük ölçüde destekleneceğini vurguladı. "Tüm hazırlıklarımızı Trump'ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz" Temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesine de değinen Fidan, Japonya, GüneyKore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik ortaklarının liderlerini de ağırlamakistediklerini, bu konuda NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte çalışıldığını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılıp katılmayacağı sorusuna iyimser yaklaşan Fidan,Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son bir ay içinde Trump ile birden fazla görüşme gerçekleştirdiğinive Trump'ın bu görüşmelerin hiçbirinde zirveye gelmeyeceğine dair bir ifade kullanmadığınıaktardı. "Şu ana kadar tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump'ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz"diye konuşan Fidan, zirve öncesinde Hint-Pasifik ülkelerine davetlerin gönderilmesinin degündemde olduğunu kaydetti.

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık Haber

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık

İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı MuhsinRizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi. Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, heriki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlugördüğünü iddia etti. "İran var oldukça haritayı değiştiremezler" İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız"olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadankaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyükhedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı. "Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde" ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şuiddialarda bulundu: "İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan dahafazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'dakipetrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisinebenziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı." Bölgesel iş birliği çağrısı İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölgeülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlikoluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.

Trump toplantıyı işaret etmişti: İran konusunda ‘Durum Odası’nda karar çıkmadı Haber

Trump toplantıyı işaret etmişti: İran konusunda ‘Durum Odası’nda karar çıkmadı

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran dosyasınailişkin karar sürecinin sürdüğünü duyurdu. “İran için nihai karar vereceğimizi söylediğim durum odasında toplanıyoruz” diyen Trump,Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda danışmanlarıyla görüşeceğini belirtti. Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Hürmüz Boğazı denilen, geçtiğimiz on yıllar boyunca her yönde sınırsız deniz trafiğine izinverilen bölgeden geçtim. İran, hiçbir zaman nükleer silaha ya da bombaya sahip olmamalı veolmayacaktır. Donanmamızın olağanüstü ve eş görülmemiş etkileri nedeniyle boğazda mahsurkalan artık eve dönüş sürecine başlayabilir. Şimdi nihai karar vermek için durum odasınageçiyoruz.” NYT: Yaklaşık iki saat süren toplantıdan karar çıkmadı Amerikan gazetesi New York Times (NYT), üst düzey ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde,Beyaz Saray’daki Durum Odası toplantısının yaklaşık iki saat sürdüğünü aktardı. Haberde, Trump’ın toplantıda İran’la olası bir anlaşma konusunu ele aldığı, ancak görüşmeninardından nihai bir karar vermediği belirtildi. Gazeteye konuşan kaynaklar, toplantının ardından Beyaz Saray tarafından resmi bir açıklamayapılmadığını kaydetti. Washington yönetiminin İran’a ilişkin nasıl bir yol haritası izleyeceği konusundaki belirsizlik isesürüyor.

İsrailli casus: Hazırlanın; İran’dan sonra, savaş Türkiye ve Mısır’a karşı olacak Haber

İsrailli casus: Hazırlanın; İran’dan sonra, savaş Türkiye ve Mısır’a karşı olacak

İsrail vatandaşı olan eski casus Jonathan Pollard, İsrail’in yakın gelecekte Türkiye ve Mısır’asaldırabileceğini öne sürdü. İsrail merkezli haber kuruluşu Arutz Sheva için bir podcast programında konuşan Pollard,İsrail'in İran'dan sonra Ortadoğu'da yeni savaşlara hazırlıklı olması gerektiğini savundu. Pollard, "Türklerle işimizin, İranlılarla olduğu kadar kolay olacağından pek emin değilim"ifadelerini kullandı. Middle East Eye'ın haberine göre sözlerini daha da ileri taşıyan eski casus, "Bir sonraki savaşahazırlıklı olmak zorundayız, bu savaş muhtemelen Türkiye ve Mısır’a karşı olacak. Fırtınayaklaşıyor" dedi. Suriye detayı Pollard ayrıca, “Suriye'de yönetimi devralan Türkiye destekli geçici hükümetin, İsrail güçleritarafından işgal altında tutulan güney bölgelerini geri almasına izin verilmemesi gerektiği”konusunda Tel Aviv'i uyardı. Pollard, böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda İsrail'in fiilen "Türklerle sınırkomşusu" haline geleceğini iddia etti. 1984 yılında ABD'nin devlet sırlarını İsrail'e sattığı gerekçesiyle 30 yıl hapis yatan Pollard, 2015yılında serbest bırakılmasının ardından ABD'den ayrılarak İsrail'e yerleşmişti. İsrail'e taşındıktan sonra ülke vatandaşlığını da alan Pollard, o günden bu yana İsrail UlusalGüvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir'in yakın bir dostu ve destekçisi olarak biliniyor. On yıllık ilişkiler Gazze sonrası koptu Hem Mısır hem de Türkiye, onlarca yıl boyunca İsrail ile diplomatik ve resmi ilişkilere sahip olsada, bu bağlar son yıllarda Gazze'de yaşanan soykırım nedeniyle giderek gerildi. Türkiye, 1949 yılında İsrail Devleti'ni tanıyan Müslüman çoğunluklu ilk ülke olmuş ve iki ülkemodern tarihlerinin büyük bir bölümünde güçlü güvenlik ve ticaret bağlarını sürdürmüştü. 2010 yılında İsrail güçlerinin Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisinedüzenlediği ve gemideki 10 Türk vatandaşının hayatını kaybettiği baskından bu yana ilişkilerhep gergin bir seyir izledi ve Ankara, İsrail'in Filistinlilere yönelik muamelesine yönelikeleştirilerinin dozunu artırdı. İlişkileri onarmak adına Eylül 2023'te atılan son adım; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun New York'ta ilk kez bir araya gelmesini sağlamıştı. Bu yakınlaşma, bir sonraki ay gerçekleşen 7 Ekim Hamas saldırıları ve ardından İsrail'inGazze'ye başlattığı saldırılar sonrası koptu. Siyasetçilerin söylemleri de sertleşiyor O günden bu yana her iki ülkenin siyasetçileri arasındaki söylemler giderek sertleşti. Hatta eskiİsrail Başbakanı Naftali Bennett, geçtiğimiz mart ayında yaptığı bir açıklamada Türkiye'yipotansiyel olarak "bir sonraki İran" şeklinde nitelendirmişti. Mısır ise iki ülke arasında geçmişte yaşanan bir dizi savaşa rağmen, 1979 yılından bu yanaİsrail ile imzaladığı barış antlaşmasına ve diplomatik ilişkilerine bağlı kalmaya devam ediyor. Pollard son olarak İsrail'in Mısır veya Türkiye ile savaşa girmemesini "umduğunu" belirtti fakathemen ardından manidar bir uyarıda bulunarak, "Umut, Pandora'nın Kutusu'ndan çıkan soniblistir" sözlerini söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı Vance: İran ile nükleer anlaşmaya çok yakınız Haber

ABD Başkan Yardımcısı Vance: İran ile nükleer anlaşmaya çok yakınız

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerdebazı anlaşmazlıkların sürdüğünü ancak tarafların anlaşmaya varmaya “çok yakın” olduğunusöyledi. The Hill gazetesinin haberine göre Vance, Maryland eyaletindeki Joint Base AndrewsHavalimanı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki görüşmelere ilişkindeğerlendirmelerde bulundu. “Bazı pürüzler sürüyor” Müzakerelerde İran’ın nükleer programına ilişkin bazı anlaşmazlıkların devam ettiğini belirtenVance, buna rağmen tarafların ilerleme kaydettiğini ifade etti. İran’ın nükleer kapasitesi dahilbazı başlıklarda görüş alışverişinin sürdüğünü aktaran Vance, “Nükleer meseleyle ilgili birkaçtemel sorun var: yüksek oranda zenginleştirilmiş stoklar ve zenginleştirme konusu. Ancak şuana kadar iyi niyetle müzakere ettiklerini düşünüyoruz ve bazı ilerlemeler sağlıyoruz” dedi. Trump’ın onayı bekleniyor ABD Başkan Yardımcısı Vance, müzakerelerde ilerleme sağlamayı umduklarını belirterek, olasıbir anlaşmanın ABD Başkanı Donald Trump tarafından onaylanmasının mümkün olduğunusöyledi. Ancak Vance, anlaşmanın henüz kesinleşmediğini vurgulayarak süreçte nihai aşamayaulaşılmadığını kaydetti. Amerikan Axios haber platformunda yer alan ve isimleri açıklanmayan iki ABD'li yetkiliyedayandırılan haberde, ABD ile İranlı müzakerecilerin ateşkesin uzatılması ve İran'ın nükleerprogramına ilişkin görüşmelerin yapılması için 60 günlük bir anlaşmaya vardıkları iddiaedilmişti. Mutabakat zaptının detayları ABD’li yetkililerin aktardığı bilgilere göre, 60 günlük mutabakat şu maddeleri içeriyor: Hürmüz Boğazı: Boğazdaki gemi trafiği "kısıtlamasız" olacak. Bir ABD’li yetkili, bunun;herhangi bir vergi veya tacizin olmayacağı ve İran’ın 30 gün içinde boğazdaki tüm mayınlarıtemizlemesi gerektiği anlamına geldiğini belirtti. Deniz Ablukası: ABD’nin uyguladığı deniz ablukası kaldırılacak; ancak bu süreç, ticari gemitrafiğinin geri dönüş oranına bağlı olarak kademeli şekilde işleyecek. Nükleer Program: Mutabakata göre İran, nükleer silah peşinde koşmayacak. 60 günlük sürezarfında görüşülecek ilk konu, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun nasıl imha edileceği vezenginleştirme süreciyle nasıl başa çıkılacağı olacak. Yaptırımlar ve Yardımlar: ABD, yaptırımların hafifletilmesi ve İran’ın dondurulmuş varlıklarınınserbest bırakılması konularını müzakere etmeyi taahhüt edecek. Ayrıca İran’ın insani yardım veticari mal alımına başlaması için bir mekanizma kurulacak. Yetkililer, anlaşma şartları üzerinde Salı gününe kadar büyük oranda mutabık kalındığını ancakher iki tarafın da üst yönetimlerinden onay beklediğini ifade etti. ABD’li kaynaklar, İran tarafınıngerekli onayı aldıklarını ve imzalamaya hazır olduklarını ilettiklerini söylese de, İran makamlarıbu bilgiyi henüz resmen doğrulamadı. ABD’li müzakereciler, varılan mutabakatın detaylarını Donald Trump’a sundu. Ancak BaşkanTrump’ın metni hemen imzalamadığı bildirildi. Bir yetkili, "Başkan, arabuluculara birkaç gündüşünmek istediğini iletti" dedi. Bu mutabakat zaptının imzalanması, savaşın başlamasından bu yana kaydedilen en önemlidiplomatik ilerleme olacak. Ancak Trump’ın nükleer taleplerini içeren ve temel sorunları köktençözen nihai bir anlaşma için halen yoğun ve uzun vadeli müzakerelere ihtiyaç duyulduğuvurgulanıyor. Daha önce de Trump ve danışmanları, savaşın farklı aşamalarında birkaç kez anlaşmaya çokyaklaştıklarını düşünmüş ancak bu girişimler sonuçsuz kalmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.