Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz." dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı. Saat 15:38'de başlayan Kabine Toplantısı, yaklaşık 3 saatin ardından sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Zonguldak'ta özel bir maden ocağında geçen hafta meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 madenciye Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı madencilere acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki askerî araç kazasında şehit olan Albay Sayit Gökgöz'e rahmet niyaz edip, ailesine, silah arkadaşlarına ve Silahlı Kuvvetlere başsağlığı dileklerini iletti. Kabine toplantısında iç siyaset, ekonomi, güvenlik ve dış politikaya ilişkin güncel gelişmeleri istişare ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükûmet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum. Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlar'dan Türk cumhuriyetlerine nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz. "Kanada ile ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından itibaren uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye'nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik edildiğini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: "16 Ekim'de Kamboçya Başbakanı Sayın Hun Manet ve beraberindeki heyeti İstanbul'da ağırladık. Sayın Manet ile ticaret ve yatırımlardan enerji, eğitim ve savunma sanayine uzanan geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkanlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşması yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu. Attığımız diğer bir tarihî adım Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyareti münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdık. Ayrıca, savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında işbirliğimizi güçlendirecek üç yeni anlaşma imzaladık. Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." "Kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına dikileceğiz" Türkiye'nin hafta sonu 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı ile R4 ve R4+E4 Dışişleri Bakanları Toplantıları'na ev sahipliği yaptığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim'de Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i Ankara'da misafir edeceklerini söyledi. Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarla büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi'ne yine Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz. Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hüküûmet başkanının katılımıyla COP31 Zirvesi'ni Antalya'da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz." "Ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde ayrılık görmek istemiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek iç siyasete gerekse dış politikaya günlük kazanımların çok ötesinde, asırlara sari köklü devlet geleneğinin zaviyesinden baktıklarını belirterek "Günü kurtarmanın değil istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirmeye çalıştık." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 27 Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile stratejik önemi haiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakatı imzaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu mutabakat Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır. Türkiye'nin ilk günden beri savunageldiği 'Tek Libya, tek devlet' ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen, millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini Libya'nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum. Şunu bu arada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir." Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat ile ilgili bir gerçeğin altını çizmek durumunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesinin olmadığını söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz ile ilgili politikasının çok net olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydasının olmayacağını vurgulayarak Türkiye'nin, bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke olmadığının altını çizdi. Siyasette de dış politikada da tek pusulalarının Türkiye'nin çıkarları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum." diye konuştu. Libya Temsilciler Meclisi'ne ve kardeş Libya halkına selamlarını yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin" temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren 'Libya'da ne işimiz var?' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum." dedi. "Türkiye, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir" Siyaseti, demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmenin yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikar olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye, sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar." "Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler, bize basın özgürlüğü dersi veremezler." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın özgürlüğü ve eleştirel seslerle bir sorunun olmadığını, Türkiye'nin, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biri olduğunu söyledi. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla Türkiye'nin ilk sıralarda yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı, ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye'nin de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmeyeceğinin altını çizdi. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz" İster iktidar ister muhalefet olsun, ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makamlarımız, ünvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı, ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz." dedi. 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifini geçen hafta TBMM'nin takdirine sunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlı olduklarını vurgulayarak "Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik." diye konuştu. "İşsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz" Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde 11 ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026'yı yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2027 bütçesinde yüzde 13,7 ile aslan payını yine eğitime verdiklerini, Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdıklarını belirtti. Yükseköğretim dahil eğitim bütçesini toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye taşıdıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor. Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve desteklere 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık." diye konuştu. Emekli maaşlarına düzenleme Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022'de başlattıkları asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettirdiklerini dile getirdi. Bu kapsamda 2027'de vergi istisnası yoluyla çalışanların gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz." "Savunma ve güvenlik harcamalarımız için 3 trilyon 454 milyar lira belirledik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımın ülke için stratejik önemi yüksek bir sektör olduğunu dile getirdi. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerine ise tarımsal krediler, sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ayırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4'üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum." İran'a saldırı haberleri Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu İran'a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşmasının, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine yol açtığını dile getirdi. Temennilerinin bölgeyi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak, birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

Trump’tan İran açıklaması: “Anlaşma mı yapayım, ortadan mı kaldırayım?” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Anlaşma mı yapayım, ortadan mı kaldırayım?”

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la savaşta hedeflerine ulaştıklarını öne sürerek Tahran’a yönelik sert mesajlar verdi. Fransa’daki olayları göç ve sınır güvenliğiyle ilişkilendiren Trump, Tayvan’ı da ABD’nin yarı iletken sektörünü ele geçirmekle suçladı. ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan basınına yaptığı değerlendirmelerde İran’la savaş, Fransa’daki olaylar ve küresel çip üretimine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın askeri ve ekonomik kapasitesini büyük ölçüde etkisiz hale getirdiklerini iddia eden Trump, Tahran yönetimiyle anlaşma yapılması ya da başka bir yol izlenmesi arasında seçim yapılması gerektiğini savundu. Trump’tan İran’a sert mesaj İran’la savaşta istedikleri sonuçları aldıklarını öne süren Trump, ülkenin askeri ve ekonomik kapasitesini yok ettiklerini iddia etti. İran’la olası bir anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde Trump, “Onlarla anlaşma mı yapayım, yoksa onları ortadan mı kaldırayım? Tek soru bu” ifadelerini kullandı. Trump’ın açıklamaları, Washington yönetiminin İran’a yönelik politikası ve olası diplomatik adımlar konusunda sert tutumunu sürdürdüğüne işaret etti. Fransa’daki olayları göç ve sınır güvenliğine bağladı Trump, Fransa’da yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmesinde göçmenleri ve sınır güvenliğini gündeme getirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a daha önce sınırları kapatması yönünde tavsiyede bulunduğunu belirten Trump, kendi yönetiminin sınır politikasını örnek gösterdi. ABD sınırlarında düzensiz göçün sona erdiğini ileri süren Trump, “Sınırları tamamen kapattım. Sızma vakasının sıfır olduğunu biliyorsunuz. Artık hiçbir düzensiz göçmen gelmiyor” dedi. Tayvan’ı ABD’nin çip sektörünü çalmakla suçladı Trump’ın açıklamalarında yarı iletken sektörü de yer aldı. Tayvan’ı ABD’nin çip üretimindeki konumunu ele geçirmekle suçlayan Trump, üretim maliyetlerinin düşük olmasının piyasadaki rekabeti etkilediğini savundu. Trump, “Çip işimizi çaldılar, hepsini, çünkü çipleri gülünç bir fiyata ürettiler ve piyasaya sürdüler” ifadelerini kullandı. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin İran politikası, Avrupa’daki göç tartışmaları ve küresel yarı iletken rekabetine ilişkin mesajlarını aynı gündemde bir araya getirdi.

Trump: İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırdık, bir süre daha kalabiliriz Haber

Trump: İran’ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırdık, bir süre daha kalabiliriz

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılarla ülkenin nükleer kapasitesini ortadan kaldırdıklarını öne sürerek, “İran’ın nükleer silahları olamayacak” dedi. Trump, operasyonların bir süre daha devam edebileceğini belirtirken, süreç sona erdiğinde benzin fiyatlarının düşeceğini savundu. Trump’tan İran açıklaması ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası kapsamında Kentucky eyaletinin Highlands Heights kentinde düzenlenen etkinlikte konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinen Trump, operasyonların İran’ın nükleer kapasitesini hedef aldığını söyledi. İran’a yönelik saldırılardan söz eden Trump, “Biliyorsunuz, güzel İran İslam Cumhuriyeti'ne yaptığım o küçük gezide, onları perişan ettik. Ama o gezide, nükleer kapasitelerini de ortadan kaldırdık. İran'ın nükleer silahları olamayacak” ifadelerini kullandı. “Biraz daha uzun kalabiliriz” Operasyonların süresine ilişkin de değerlendirmede bulunan Trump, bölgede bir süre daha kalabileceklerini belirterek, “Silahlar geri gelmeyecek” dedi. Trump ayrıca, İran’a yönelik sürecin tamamlanmasının ardından benzin fiyatlarının düşeceğini öne sürdü. ABD Başkanı, “Bu süreç sona erdiğinde, benzin fiyatları da eskisinden daha düşük seviyelere inecek” diye konuştu. Venezuela’dan yüzlerce milyar dolar açıklaması Trump, konuşmasında Venezuela’ya ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Venezuela’dan elde ettikleri gelire dikkat çeken Trump, “Biliyor musunuz Venezuela'dan ne kadar para çıkarıyoruz? Venezuela'dan yüzlerce milyar dolar para çıkarıyoruz” ifadelerini kullandı.

Trump’tan İran açıklaması: “Ara seçimlerden önce saldırmayacağız” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Ara seçimlerden önce saldırmayacağız”

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la verimli görüşmeler yürüttüklerini belirterek 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerden önce Tahran’a saldırı düzenlemeyeceklerini söyledi. Trump, İran’ın ekonomik ve askeri açıdan zor durumda olduğunu öne sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’la yürütülen görüşmelere ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tahran’la yapılan görüşmelerin verimli geçtiğini ifade eden Trump, İran’ın hem ekonomik hem de askeri açıdan “çok kötü bir durumda” olduğunu savundu. Hürmüz Boğazı’ndaki petrol trafiğine dikkat çekti Hürmüz Boğazı’ndan günlük milyonlarca varil petrol geçtiğini belirten Trump, bölgedeki enerji trafiğine de dikkat çekti. ABD Başkanı, açıklamasında İran’a yönelik olası bir saldırının zamanlamasına ilişkin de mesaj verdi. Trump, 3 Kasım’da ABD’de gerçekleştirilecek ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “3 Kasım'da ABD'de yapılacak ara seçimlerden önce hiçbir zaman İran'a saldırmayacağız.” Trump’ın açıklaması, Washington ile Tahran arasındaki görüşmeler ve bölgedeki gerilim açısından dikkat çekti. Görüşmelerin içeriğine ve olası diplomatik adımlara ilişkin ayrıntılar ise paylaşılan açıklamada yer almadı.

Trump’tan dikkat çeken açıklamalar: İran tehdidi, Rusya’daki salgın ve dizel krizi Haber

Trump’tan dikkat çeken açıklamalar: İran tehdidi, Rusya’daki salgın ve dizel krizi

ABD Başkanı Donald Trump, ara seçim kampanyası kapsamında Nebraska'ya hareket etmeden önce Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump; Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıları, dizel fiyatları, İran bağlantılı tehdit iddiası, İngiltere'den çekilen ABD bombardıman uçakları ve Rusya'da gündeme gelen olası veba vakasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin B-1 bombardıman uçaklarını İngiltere'deki RAF Fairford üssünden çekmesinin arkasında bir tehdit bulunduğunu doğruladı. ABD Başkanı, tehdidin İran bağlantılı olduğunu düşündüğünü söyledi. ABD bombardıman uçakları neden İngiltere'den çekildi? Gazetecilerin ABD bombardıman uçaklarının İngiltere'den çekilmesinin belirli bir tehditle bağlantılı olup olmadığını sorması üzerine Trump, uçakların tesadüfen bölgeden ayrılmadığını belirtti. Trump, üste bazı tehditler bulunduğunu ve bu nedenle uçakların başka bir noktaya taşındığını söyledi. ABD Başkanı ayrıca tehdidi oluşturan kişilerin kim olduğunu bildiklerini ifade etti. Trump'a tehdidin İran bağlantılı olup olmadığı da soruldu. ABD Başkanı, tehdidin İran ile bağlantılı olduğunu düşündüğünü belirtti. İngiltere'deki RAF Fairford üssünde bulunan yaklaşık 12 B-1 bombardıman uçağının güvenlik endişeleri nedeniyle yeniden konuşlandırıldığı bildirilmişti. İngiliz makamlarının üs çevresinde terör şüphesiyle bazı kişileri gözaltına almasının ardından güvenlik önlemleri artırılmıştı. Trump: İran'la doğrudan görüşmeye her zaman açığım İran'la doğrudan görüşme ihtimaline ilişkin soruya Trump, "Evet, her zaman" yanıtını verdi. ABD Başkanı, İran'ın İngiltere'ye savaş dronları sokmuş olabileceği iddiasıyla ilgili ise kesin bilgi paylaşmadı. Böyle bir durumun tespit edilmesi halinde İran'ın ağır sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Trump ayrıca İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını savundu. Dizel fiyatlarında Rusya ve Ukrayna etkisi Trump'ın gündemindeki bir diğer konu enerji fiyatları oldu. Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının dizel piyasasında sorunlara yol açtığını belirten Trump, yaşanan sıkıntının temelinde rafineri kapasitesindeki problemin bulunduğunu söyledi. ABD Başkanı, Rusya'daki rafinerilerin saldırılarda ağır hasar gördüğünü ve bunun özellikle dizel piyasasını etkilediğini ifade etti. Avrupa'nın da sahip olduğu dizel rezervlerinin bir bölümünü piyasaya sürdüğünü belirten Trump, ülkelerin yakıt piyasasındaki sorunları aşmak için birlikte çalıştığını söyledi. Trump, savaşın sona ermesiyle benzin fiyatlarının da hızlı şekilde gerileyeceğini savundu. Rusya'daki olası veba vakası için ABD'den yardım mesajı Gazeteciler Trump'a Rusya'da gündeme gelen olası veba vakasına ilişkin endişelerini de sordu. Trump, konuyu yakından takip ettiklerini ve Rusya'ya yardım etmeye hazır olduklarını söyledi. ABD Başkanı, hastalığın ciddi olduğunu belirterek gerektiğinde Rusya'ya destek sağlayabileceklerini ifade etti. Ancak Rusya'daki olayın kesin olarak bir veba salgını olduğu henüz doğrulanmış değil. Rus sağlık makamları, Irkutsk bölgesindeki bir anti-veba araştırma enstitüsünde çalışan bir kişinin ölümünü "nedeni bilinmeyen zatürre" olarak açıklarken, veba etkeniyle ilgili kesin bir doğrulama yapılmadığı bildirildi. Trump ile Vance arasında Flydubai açıklaması farkı Trump ayrıca Flydubai uçağında yaşanan ve pilotun kokpite saldırdığı olayla ilgili İran bağlantısı konusunda değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı, olayın arkasında İran'ın olduğunu şahsen düşündüğünü söyledi. Ancak Başkan Yardımcısı JD Vance, aynı konuya ilişkin açıklamasında İran'ın olayda rol oynadığına dair kesin bir kanıt görmediğini ifade etmişti. Böylece Trump ile Vance'in olayın İran bağlantısına ilişkin açıklamaları arasında farklılık ortaya çıktı. Trump'ın açıklamaları, ABD'nin İran'la devam eden gerilim, küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler ve yaklaşan ara seçimler öncesindeki siyasi gündemi açısından dikkat çekti.

Pezeşkiyan’dan ABD açıklaması: “Washington yönetimi diyalog peşinde değil” Haber

Pezeşkiyan’dan ABD açıklaması: “Washington yönetimi diyalog peşinde değil”

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yaşanan sorunlara ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Pezeşkiyan, Washington yönetiminin müzakere sürecinde İran’a üç kez saldırı düzenlediğini öne sürerek ABD’nin diyalog arayışında olmadığını savundu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile başkent Tahran’da bir araya geldi. İran Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmede bölgesel gelişmelerin yanı sıra İran ile ABD arasındaki sorunlar da ele alındı. Pezeşkiyan: ABD müzakere sırasında üç kez saldırdı Görüşmede ABD ile yaşanan sorunlara değinen Pezeşkiyan, Washington yönetiminin müzakere süreçlerinde İran’a saldırılar düzenlediğini iddia etti. Pezeşkiyan, “Washington yönetimi üç kez müzakere sırasında İran’a saldırı düzenledi. Bu, ABD’nin diyalog peşinde olmadığını ve aksine İran’ı yıkma niyetinde olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. “İran denetime ve diyaloğa açık” İran’ın nükleer faaliyetlerine de değinen Pezeşkiyan, ülkesinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) tarafından yoğun şekilde denetlendiğini belirtti. İran’ın nükleer faaliyetler konusunda şeffaf olduğunu savunan Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler kürsüsünden de denetime ve diyaloğa açık olduklarını ifade ettiğini söyledi. Pezeşkiyan, “İran, nükleer faaliyetler konusunda dürüstlüğünü birçok kez kanıtladı. Birleşmiş Milletler kürsüsünden nükleer faaliyetler konusunda denetime ve diyaloğa açık olduklarını aktardım” dedi. İran Cumhurbaşkanı ayrıca, denetimler sırasında ülkesinin nükleer tesislerinin ve bilim insanlarının hedef alındığını öne sürdü. Minab’daki okul saldırısını gündeme getirdi Pezeşkiyan, ABD’nin Minab’daki okul saldırısı ve saldırıda hayatını kaybettiğini belirttiği 168 çocuk üzerinden de Washington yönetimini eleştirdi. ABD’nin söz konusu olayın hesabını vermediğini savunan Pezeşkiyan, buna rağmen Washington’un insan haklarından söz ettiğini ifade etti. Pezeşkiyan, “Her zaman suikastlar düzenleyen, yaptırımlar uygulayan, baskı kuran ve anlaşmaları bozan düşmanla müzakere etmek anlamlı değil ve milletimiz bunu kabul etmiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yemen’de gerilim tırmanıyor: Husiler 24 saatte 106 Suudi saldırısı olduğunu öne sürdü Haber

Yemen’de gerilim tırmanıyor: Husiler 24 saatte 106 Suudi saldırısı olduğunu öne sürdü

Yemen’de İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın son 24 saatte 106 hava saldırısı ve füze atışı gerçekleştirdiğini iddia etti. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi ise Husilerin elindeki bölgelerin geri alınması amacıyla geniş kapsamlı askeri operasyon başlattıklarını açıkladı. Husilerden 106 saldırı iddiası Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın Yemen’de Husilerin kontrolündeki Sana, El-Cevf, Taiz, Amran, Hacce ve Sada bölgelerine son 24 saatte 106 hava saldırısı ve füze atışı düzenlediğini öne sürdü. Seri, saldırıların Suudi Arabistan’ın Hamis Muşayt ve Taif kentlerindeki askeri üslerden kalkan F-15 ve Typhoon tipi savaş uçaklarıyla gerçekleştirildiğini iddia etti. Suudi Arabistan’ın söz konusu 106 saldırı iddiasına ilişkin açıklamasına haberin hazırlandığı sırada yer verilmedi. Son günlerde Husiler, Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik saldırılarının arttığını öne sürerken, Riyad yönetimi ve Yemen hükümet güçleri de Husilere karşı askeri operasyonlarını yoğunlaştırıyor. Yemen hükümetinden Husilere karşı operasyon Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi, Husilerin kontrolündeki bölgelerin geri alınması ve devlet otoritesinin ülke genelinde yeniden tesis edilmesi amacıyla geniş kapsamlı askeri operasyonların başlatıldığını duyurdu. Devlet televizyonunda yayımlanan açıklamasında Alimi, silahlı kuvvetler, güvenlik birimleri ve askeri oluşumlara kendilerine verilen görevleri yerine getirmeleri talimatını verdi. Alimi, operasyonun amacının devlet kurumlarının yeniden meşru otoritenin kontrolüne geçirilmesi ve ülkenin tamamında devlet egemenliğinin sağlanması olduğunu belirtti. Sivillere “askeri noktalardan uzak durun” çağrısı Yemenli yetkililer, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan sivillere de çağrıda bulundu. Alimi, operasyonların hedefinin bölge halkı olmadığını belirterek sivillerden Husilerin ikmal güzergahları ve askeri noktalarından uzak durmalarını istedi. Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmaların son dönemde yeniden şiddetlenmesiyle birlikte Suudi Arabistan’ın hava operasyonları da yoğunlaştı. Yemen ordusu, son 24 saatte Husi hedeflerine yönelik yüzlerce operasyon gerçekleştirildiğini açıklarken, Husiler de Suudi Arabistan’daki Aramco tesislerine füze ve İHA saldırıları düzenlediklerini duyurdu. Yemen’de çatışmalar yeniden yoğunlaştı Yemen’de Husilerin Eylül 2014’te başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmesiyle başlayan iç savaş devam ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Mart 2015’ten bu yana uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetini destekliyor. Son dönemde cephelerde çatışmaların yeniden yoğunlaşması, ülkenin uzun süredir devam eden insani krizine ilişkin endişeleri de artırıyor.

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum”

ABD Başkanı Donald Trump, TIME dergisine verdiği röportajda İran savaşı, Hürmüz Boğazı, İsrail, Gazze, Venezuela ve Suudi Arabistan’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’la “gerçek bir anlaşma” istediklerini söyleyen Trump, çatışmanın başlangıcında öngördüğü süreden daha uzun sürmesine rağmen operasyonları durdurmak yerine “daha ileri gitmeye karar verdiğini” ifade etti. Trump: “Daha ileri gitmeye karar verdim” Trump, 28 Eylül’de Beyaz Saray’da TIME dergisine verdiği röportajda, şubat ayında başlayan İran savaşının 7’nci ayına girmesine ilişkin soruyu yanıtladı. Trump, savaşın başlangıcında operasyonların 6 ila 8 hafta süreceğini söylediğini hatırlatarak, İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıların ardından operasyonları sonlandırabileceğini ancak bunu tercih etmediğini belirtti. Trump, İran ile “gerçek bir anlaşma” yapmak istediklerini belirterek, İran’ın nükleer kapasitesinin yeniden ortaya çıkmasını istemediğini söyledi. ABD Başkanı, İran’daki operasyonların sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerinde ise ülkenin nükleer kapasitesinin, donanmasının ve hava kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia etti. Trump ayrıca İran’a ait 159 geminin imha edildiğini söyledi. Bu rakam ve askeri kayıplara ilişkin ifadeler Trump’ın kendi açıklamaları olarak aktarılıyor. “Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına aldık” Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılabileceği yönündeki tehdidin savaş öncesinde gündemde olup olmadığı sorulan Trump, böyle bir ihtimalin her zaman bulunduğunu söyledi. Trump, İran’ın boğazı kapatma tehdidine karşı kendilerinin de askeri müdahale uyarısında bulunduğunu ve sonrasında boğaz üzerinde kontrol sağladıklarını savundu. İran’ın son ateşkes önerisini reddettiğini de belirten Trump, teklifin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içermesine rağmen kendisi açısından yeterli olmadığını ifade etti. İran’ın önerisi, yedi günlük ateşkes ve boğazın yeniden ticari gemilere açılmasını öngörüyordu. “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” İran’ı “yok edebileceğini” daha önce söylediğinin hatırlatılması üzerine Trump, bunun mümkün olduğunu ifade etti. Trump, İran’ın yok edilmesinin nasıl barış getireceği sorusuna ise, “İran’ı yok ederek dünyada barış tesis ettik. İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” şeklinde yanıt verdi. İran’daki sivil kayıplara ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, İran yönetiminin protestoculara yönelik müdahalelerinde on binlerce kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump’ın verdiği can kaybı rakamları bağımsız bir doğrulama olarak değil, ABD Başkanı’nın röportajdaki beyanı olarak aktarılıyor. “Bombardımanı artırmam mümkün” Trump, ABD’de yapılacak ara seçimlerin ardından İran’a yönelik bombardımanın artırılabileceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine bunun mümkün olduğunu söyledi. ABD Başkanı’nın İran’a yönelik açıklamaları, çatışmanın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi. İran tarafı da savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlıklı olduğunu belirtirken, diplomasiye açık olduğunu açıklamıştı. Venezuela’da seçim için “henüz erken” Trump, Venezuela konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile iyi ilişkileri olduğunu söyleyen Trump, ülkede petrol üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalardan söz etti. Venezuela’da seçim yapılmasını isteyip istemedikleri sorusuna ise Trump, seçimlerin yapılması gerektiğini ancak mevcut koşullarda bunun için “henüz erken” olduğunu söyledi. Gazze ve Hamas açıklaması Gazze’de oluşturulması planlanan “Barış Kurulu” ve Hamas’ın silah bırakması konusunda ne yapılacağı sorulan Trump, bu konuda gerekli kararı daha sonra vereceğini söyledi. Trump, bölgedeki gelişmeler konusunda nihai kararların ABD yönetimi tarafından değerlendirileceğini ifade etti. Netanyahu’ya ilişkin iddialara yanıt İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim 2023 saldırısından önce olası bir saldırı konusunda uyarıldığı yönündeki iddialar da Trump’a soruldu. Trump, söz konusu iddiayı ilk kez duyduğunu belirterek Netanyahu’nun böyle bir saldırıyı önceden bilmesi halinde gerekli önlemleri alacağını düşündüğünü söyledi. İsrail'de Netanyahu'nun yeniden seçilmesini isteyip istemediği sorusuna ise Trump, artık siyasete karışmadığını söyledi. Netanyahu karşısındaki muhtemel rakiplerden eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot hakkında ise “kötü şeyler duymadım” değerlendirmesinde bulundu. Trump ayrıca Netanyahu’yu hafife almamak gerektiğini ifade etti. “Suudi Arabistan’ı koruyorum” ABD-Suudi Arabistan ilişkilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, ilişkilerin iyi olduğunu söyledi. Trump, Suudi Arabistan için çok şey yaptığını ve ülkeyi koruduğunu belirterek, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile ilişkilerinin de iyi olduğunu ifade etti. ABD Başkanı, Suudi Arabistan ve İsrail’in kendi başkanlığı döneminde korunmasına ilişkin güçlü ifadeler kullanırken, bölgedeki güvenlik politikalarının Washington açısından önemini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.