Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İngiltere

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fenerbahçe’ye İngiltere’de ağır darbe! Aston Villa’dan 6 gollü galibiyet Haber

Fenerbahçe’ye İngiltere’de ağır darbe! Aston Villa’dan 6 gollü galibiyet

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin ikinci haftasında Aston Villa’ya konuk olan Fenerbahçe, Villa Park’ta 6-0 mağlup oldu. Sarı-lacivertli ekip, Avrupa’da kritik bir puan kaybı yaşadı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nin lig aşaması ikinci hafta mücadelesinde Fenerbahçe, İngiltere temsilcisi Aston Villa ile deplasmanda karşı karşıya geldi. Villa Park’ta oynanan mücadelede ev sahibi ekip, etkili performansıyla sahadan 6-0’lık galibiyetle ayrıldı. İlk yarıda bulduğu gollerle üstünlüğü ele geçiren Aston Villa, ikinci yarıda da skor üretmeyi sürdürerek Fenerbahçe karşısında farklı bir galibiyete imza attı. Aston Villa ilk yarıda üstünlüğü aldı Karşılaşmaya etkili başlayan Aston Villa, 12. dakikada Johan Manzambi’nin golüyle öne geçti. Ev sahibi ekip, Nicolas Jackson’ın 31. ve 39. dakikalarda kaydettiği gollerle farkı üçe çıkardı ve soyunma odasına 3-0 üstünlükle gitti. Fenerbahçe, ilk yarıda bulduğu fırsatları değerlendiremezken ikinci yarıya da geride başladı. Fenerbahçe aradığı dönüşü yapamadı İkinci yarıda farkı azaltmak isteyen sarı-lacivertliler, Aston Villa’nın hücumlarına karşı koymakta zorlandı. İngiliz ekibinin ikinci yarıda da goller bulmasıyla mücadele 6-0 sona erdi. Bu sonuçla Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi lig aşamasının ikinci haftasını ağır bir yenilgiyle tamamladı. Sarı-lacivertli ekibin önündeki maçlarda alacağı sonuçlar, Avrupa’daki hedefleri açısından önem taşıyacak. Fenerbahçe’nin sıradaki rakibi Slavia Prag Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ndeki üçüncü hafta maçında 20 Ekim’de Slavia Prag ile karşılaşacak. Sarı-lacivertli ekip, Aston Villa yenilgisinin ardından Avrupa’da yeniden puan kazanmayı hedefleyecek.

Uluslar Ligi'nde 6 Ekim sonuçları: İngiltere farklı kazandı, İspanya çeyrek finali garantiledi Haber

Uluslar Ligi'nde 6 Ekim sonuçları: İngiltere farklı kazandı, İspanya çeyrek finali garantiledi

2026-2027 UEFA Uluslar Ligi'nde grup aşamasının dördüncü maç haftasında heyecan devam etti. 6 Ekim Salı günü Avrupa'nın farklı kentlerinde oynanan 10 karşılaşmada toplam 26 gol atıldı. A Ligi'nde İngiltere, sahasında Çekya karşısında rahat bir galibiyet elde ederken İspanya da Hırvatistan deplasmanından 2-1'lik zaferle ayrıldı. İspanya bu sonuçla grubunda liderliğini sürdürerek çeyrek final biletini aldı. İngiltere'den Çekya karşısında 3-0'lık galibiyet A Ligi 3. Grup'ta İngiltere, Wembley Stadı'nda Çekya'yı 3-0 mağlup etti. İngiltere'nin gollerini kendi kalesine atılan golün yanı sıra Harry Kane kaydetti. Kane, bu karşılaşmada iki kez fileleri havalandırırken milli takım formasıyla gol sayısını 91'e yükseltti. Karşılaşma aynı zamanda Kane açısından da özel bir anlam taşıdı. İngiliz yıldız, milli takımda 125. kez forma giyerek Peter Shilton'ın rekoruna ortak oldu. İspanya, Hırvatistan karşısında geri döndü Gecenin bir diğer önemli mücadelesinde Hırvatistan ile İspanya karşı karşıya geldi. Hırvatistan, Ivan Perisic'in 17. dakikadaki golüyle öne geçmesine rağmen İspanya ikinci yarıda skoru değiştirdi. Mikel Merino 61. dakikada beraberliği sağladı. Merino, 89. dakikada bir kez daha sahneye çıkarak İspanya'ya galibiyeti getiren golü attı. Hırvatistan'ın Perisic'in kırmızı kart görmesiyle karşılaşmayı 10 kişi tamamlaması da son bölümde İspanya'nın üstünlüğünü artırdı. İspanya böylece grubunda 12 puana ulaşarak çeyrek finali garantiledi. Uluslar Ligi 6 Ekim 2026 sonuçları A Ligi Hırvatistan 1-2 İspanya İngiltere 3-0 Çekya B Ligi İskoçya 1-2 Slovenya İsviçre 3-0 Kuzey Makedonya C Ligi Kazakistan 2-2 Faroe Adaları Moldova 0-4 Slovakya Arnavutluk 2-1 San Marino Belarus 1-0 Finlandiya Estonya 0-0 İzlanda Lüksemburg 0-2 Bulgaristan İsviçre zirvedeki yerini korudu B Ligi 1. Grup'ta İsviçre, Kuzey Makedonya'yı 3-0 yenerek dört maç sonunda puanını 12'ye çıkardı ve liderliğini sürdürdü. Aynı gruptaki diğer karşılaşmada Slovenya, deplasmanda İskoçya'yı 2-1 mağlup etti. İskoçya'nın aldığı yenilgi, gruptaki sıralama mücadelesini daha da kritik hale getirdi. Slovakya'dan farklı galibiyet C Ligi 3. Grup'ta Slovakya, Moldova deplasmanında adeta gol şov yaptı. Karşılaşmayı 4-0 kazanan Slovakya, önemli bir üç puanın sahibi oldu. Aynı grupta Kazakistan ile Faroe Adaları arasındaki mücadele ise 2-2 beraberlikle sonuçlandı. 6 Ekim'in öne çıkanları İspanya, Hırvatistan'ı 2-1 yenerek çeyrek finali garantiledi. İngiltere, Çekya'yı 3-0 mağlup etti. Harry Kane, iki gol atarak gecenin yıldızlarından biri oldu. İsviçre, Kuzey Makedonya'yı 3-0 yenerek 4'te 4 yaptı. Slovakya, Moldova'yı 4-0 mağlup etti. Albania, San Marino karşısında 2-1 galip geldi. Estonya-İzlanda mücadelesinde gol sesi çıkmadı. Uluslar Ligi'nde grup aşamasının durumunu belirleyecek son iki maç haftası Kasım ayında oynanacak.

Trump’tan dikkat çeken açıklamalar: İran tehdidi, Rusya’daki salgın ve dizel krizi Haber

Trump’tan dikkat çeken açıklamalar: İran tehdidi, Rusya’daki salgın ve dizel krizi

ABD Başkanı Donald Trump, ara seçim kampanyası kapsamında Nebraska'ya hareket etmeden önce Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump; Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıları, dizel fiyatları, İran bağlantılı tehdit iddiası, İngiltere'den çekilen ABD bombardıman uçakları ve Rusya'da gündeme gelen olası veba vakasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin B-1 bombardıman uçaklarını İngiltere'deki RAF Fairford üssünden çekmesinin arkasında bir tehdit bulunduğunu doğruladı. ABD Başkanı, tehdidin İran bağlantılı olduğunu düşündüğünü söyledi. ABD bombardıman uçakları neden İngiltere'den çekildi? Gazetecilerin ABD bombardıman uçaklarının İngiltere'den çekilmesinin belirli bir tehditle bağlantılı olup olmadığını sorması üzerine Trump, uçakların tesadüfen bölgeden ayrılmadığını belirtti. Trump, üste bazı tehditler bulunduğunu ve bu nedenle uçakların başka bir noktaya taşındığını söyledi. ABD Başkanı ayrıca tehdidi oluşturan kişilerin kim olduğunu bildiklerini ifade etti. Trump'a tehdidin İran bağlantılı olup olmadığı da soruldu. ABD Başkanı, tehdidin İran ile bağlantılı olduğunu düşündüğünü belirtti. İngiltere'deki RAF Fairford üssünde bulunan yaklaşık 12 B-1 bombardıman uçağının güvenlik endişeleri nedeniyle yeniden konuşlandırıldığı bildirilmişti. İngiliz makamlarının üs çevresinde terör şüphesiyle bazı kişileri gözaltına almasının ardından güvenlik önlemleri artırılmıştı. Trump: İran'la doğrudan görüşmeye her zaman açığım İran'la doğrudan görüşme ihtimaline ilişkin soruya Trump, "Evet, her zaman" yanıtını verdi. ABD Başkanı, İran'ın İngiltere'ye savaş dronları sokmuş olabileceği iddiasıyla ilgili ise kesin bilgi paylaşmadı. Böyle bir durumun tespit edilmesi halinde İran'ın ağır sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Trump ayrıca İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını savundu. Dizel fiyatlarında Rusya ve Ukrayna etkisi Trump'ın gündemindeki bir diğer konu enerji fiyatları oldu. Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının dizel piyasasında sorunlara yol açtığını belirten Trump, yaşanan sıkıntının temelinde rafineri kapasitesindeki problemin bulunduğunu söyledi. ABD Başkanı, Rusya'daki rafinerilerin saldırılarda ağır hasar gördüğünü ve bunun özellikle dizel piyasasını etkilediğini ifade etti. Avrupa'nın da sahip olduğu dizel rezervlerinin bir bölümünü piyasaya sürdüğünü belirten Trump, ülkelerin yakıt piyasasındaki sorunları aşmak için birlikte çalıştığını söyledi. Trump, savaşın sona ermesiyle benzin fiyatlarının da hızlı şekilde gerileyeceğini savundu. Rusya'daki olası veba vakası için ABD'den yardım mesajı Gazeteciler Trump'a Rusya'da gündeme gelen olası veba vakasına ilişkin endişelerini de sordu. Trump, konuyu yakından takip ettiklerini ve Rusya'ya yardım etmeye hazır olduklarını söyledi. ABD Başkanı, hastalığın ciddi olduğunu belirterek gerektiğinde Rusya'ya destek sağlayabileceklerini ifade etti. Ancak Rusya'daki olayın kesin olarak bir veba salgını olduğu henüz doğrulanmış değil. Rus sağlık makamları, Irkutsk bölgesindeki bir anti-veba araştırma enstitüsünde çalışan bir kişinin ölümünü "nedeni bilinmeyen zatürre" olarak açıklarken, veba etkeniyle ilgili kesin bir doğrulama yapılmadığı bildirildi. Trump ile Vance arasında Flydubai açıklaması farkı Trump ayrıca Flydubai uçağında yaşanan ve pilotun kokpite saldırdığı olayla ilgili İran bağlantısı konusunda değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı, olayın arkasında İran'ın olduğunu şahsen düşündüğünü söyledi. Ancak Başkan Yardımcısı JD Vance, aynı konuya ilişkin açıklamasında İran'ın olayda rol oynadığına dair kesin bir kanıt görmediğini ifade etmişti. Böylece Trump ile Vance'in olayın İran bağlantısına ilişkin açıklamaları arasında farklılık ortaya çıktı. Trump'ın açıklamaları, ABD'nin İran'la devam eden gerilim, küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler ve yaklaşan ara seçimler öncesindeki siyasi gündemi açısından dikkat çekti.

Macron’dan İngiltere’ye AB mesajı: “Hoş geldiniz” Haber

Macron’dan İngiltere’ye AB mesajı: “Hoş geldiniz”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne (AB) yeniden katılma ihtimalinin gündeme gelmesine ilişkin, “Welcome back” (Tekrar hoş geldiniz) mesajı verdi. Madrid’de İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ile ortak basın toplantısı düzenleyen Macron, İngiltere’nin AB’ye dönüşünün Avrupa açısından olumlu karşılanacağını söyledi. Macron’dan İngiltere’nin AB üyeliği açıklaması Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İspanya ziyareti kapsamında Başbakan Pedro Sánchez ile Madrid’de ortak basın toplantısı düzenledi. Macron’a, İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın ülkesinin Avrupa Birliği ile gelecekteki ilişkisine yönelik tüm seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiği yönündeki açıklamaları soruldu. Burnham, İngiltere’nin mevcut ilişkilerini sürdürmesinin yanı sıra gümrük birliği veya tek pazara dönüş gibi seçeneklerin de ele alınabileceğini, uzun vadede AB’ye yeniden katılım ihtimalinin de değerlendirmeye alınabileceğini söylemişti. Macron ise İngiltere’nin AB’ye dönme ihtimaline ilişkin İngilizce olarak, “Welcome back” ifadesini kullandı. “Avrupalılar için çok güzel bir haber” Macron, İngiltere’nin yeniden AB’ye katılmak istemesinin hem ülke hem de Avrupa açısından olumlu bir gelişme olacağını belirtti. Fransa Cumhurbaşkanı, Burnham’ın bu yönde bir seçenek ortaya koymasını “cesur” bir adım olarak nitelendirirken, İngiltere’nin AB ile ilişkilerini geliştirmek istemesi halinde Fransa’nın bu sürecin ilerlemesine katkı sunacağını ifade etti. Macron ayrıca İngiltere’nin AB dışında kalırken Birlik’in yalnızca belirli imkanlarından yararlanmasının mümkün olmayacağını vurgulayarak, üyelik kapsamındaki hak ve yükümlülüklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sánchez: İngiltere’ye “kollarımızı açarız” İspanya Başbakanı Pedro Sánchez de İngiltere’nin AB’ye yeniden katılma ihtimaline olumlu yaklaştı. Sánchez, Brexit’in İngiliz halkı ve Avrupa projesi açısından büyük bir kayıp olduğunu ifade ederek, İngiltere’nin yeniden üyelik başvurusunda bulunması halinde İspanya’nın bunu memnuniyetle karşılayacağını söyledi. Öte yandan İngiltere Başbakanı Burnham, ülkesinin AB ile gelecekteki ilişkisine ilişkin seçenekleri daha kapsamlı biçimde değerlendireceğini ve konuya ilişkin farklı seçenekleri yıl içinde yapılması planlanan İngiltere-AB zirvesi öncesinde ortaya koyacağını belirtti.

Venezuela’nın 4 milyar dolarlık altın rezervi için yeni plan: İngiltere'den ABD'ye taşınacak Haber

Venezuela’nın 4 milyar dolarlık altın rezervi için yeni plan: İngiltere'den ABD'ye taşınacak

Altın rezervleri teminat olarak kullanılabilecek Görüşmeler kapsamında hazırlanan plana göre, altınların hukuki kontrolünün Venezuela’nın geçici yönetimine devredilmesi öngörülüyor. Ancak rezervlerin doğrudan satılması yerine uluslararası finans kuruluşlarından sağlanacak krediler için teminat olarak kullanılması planlanıyor. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, altın rezervlerinin ABD gözetiminde tutulması ve elde edilecek finansmanın Venezuela’nın yeniden yapılanma çalışmalarında kullanılması gündemde. Özellikle haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından ihtiyaç duyulan yeniden inşa faaliyetlerinin finansmanın kullanım alanlarından biri olması bekleniyor. Anlaşmanın henüz kesinleşmediği ve İngiltere’deki hukuki sürecin de altınların transferinde belirleyici olacağı bildiriliyor. İngiltere Merkez Bankası’nın rezervlerin devri için ilgili mahkeme kararını beklediği aktarılıyor. Venezuela’nın altınları yıllardır İngiltere’de tutuluyor Venezuela’ya ait yaklaşık 31 ton altın, uzun süredir İngiltere Merkez Bankası’nın kasalarında bulunuyor. Rezervlerin kontrolü, Venezuela’daki siyasi gelişmeler ve İngiltere’nin önceki yönetimin meşruiyetine ilişkin tutumu nedeniyle yıllardır hukuki tartışmalara konu oldu. Venezuela yönetimi, yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki rezervlere erişimin sağlanması için diplomatik ve hukuki girişimlerini sürdürürken, altınların geleceği İngiliz mahkemelerindeki süreçle de bağlantılı durumda. Rezervler ekonomik toparlanmada kullanılabilir Venezuela'daki yeni yönetimin, ülkenin ekonomik sorunlarının giderilmesi ve yeniden yapılanma için uluslararası finansman kaynaklarına erişimi artırmaya çalıştığı bildiriliyor. Reuters'a göre Venezuela heyeti son dönemde Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Amerikalılar Arası Kalkınma Bankası ile finansman ve yeniden yapılanma konularında görüşmeler gerçekleştiriyor. Altın rezervlerinin kredi teminatı olarak kullanılmasına izin verilmesi halinde, Venezuela'nın uzun süredir erişemediği önemli bir finansman kaynağını yeniden değerlendirmesi mümkün olacak. Ancak bunun için taraflar arasındaki anlaşmanın tamamlanması ve gerekli hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekiyor.

İsrail, Slovenya’daki ilk büyükelçiliğini açtı: Filistin yanlılarından protesto Haber

İsrail, Slovenya’daki ilk büyükelçiliğini açtı: Filistin yanlılarından protesto

Büyükelçiliğin açılışı, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim politikaları ve Gazze’de devam eden savaş nedeniyle bazı Avrupa ülkeleriyle ilişkilerinde gerilim yaşadığı bir döneme denk geldi. Saar: “Tarihi bir gün” İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, büyükelçiliğin açılışı için Slovenya’nın başkenti Ljubljana’yı ziyaret etti. Saar, Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen törende büyükelçiliğin açılmasını “tarihi bir gün” olarak nitelendirdi. Saar, İsrail’i Ortadoğu’daki tek demokrasi olarak tanımlarken, ülkesinin Avrupa'nın güvenliğine doğrudan ve dolaylı katkı sağladığını savundu. İsrail’in Batı medeniyetinin savunulmasında ön saflarda yer aldığını ifade eden Saar, Avrupa ile ilişkilerin önemine vurgu yaptı. Slovenya: Yeni dönemin başlangıcı olsun Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon ise büyükelçiliğin açılmasının iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni etti. Fajon, daha kapsamlı bir siyasi diyaloğun kurulması, iş birliğinin güçlendirilmesi ve iki ülke halklarının yararına somut sonuçlar elde edilmesi yönündeki beklentisini dile getirdi. İsrail’in Ljubljana’daki büyükelçiliğinin açılması, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kurumsal düzeyde güçlendirilmesi yönünde atılmış önemli bir adım olarak öne çıktı. Yüzlerce kişi büyükelçilik önünde protesto düzenledi Büyükelçiliğin açılışı ise Slovenya’da protestolara sahne oldu. Filistin yanlısı yüzlerce gösterici, tören sırasında büyükelçilik binasının önünde toplandı. Göstericiler İsrail’in Gazze’deki politikalarına ve Batı Şeria’daki yerleşim uygulamalarına tepki gösterirken, yeni açılan büyükelçiliğin kapatılması çağrısında bulundu. Büyükelçilik açılışı Avrupa’daki gerilimin gölgesinde gerçekleşti Saar’ın Slovenya ziyareti, İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararının ve Fransa ile Kanada’nın benzer adımlar atacaklarını açıklamalarının hemen ardından gerçekleşti. Bu gelişmeler, İsrail’in en yakın Batılı müttefiklerinden bazılarıyla yerleşim politikası ve Gazze savaşı konusunda görüş ayrılıklarının arttığı bir döneme işaret ediyor. Öte yandan İsrail, İngiltere’nin kararına sert tepki göstererek Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunu kapatacağını açıkladı. Slovenya’daki büyükelçiliğin açılması, İsrail’in Avrupa’da diplomatik ilişkilerini güçlendirme arayışının bir parçası olarak değerlendirilirken, Gazze savaşı ve Batı Şeria’daki yerleşim politikaları nedeniyle Avrupa’daki siyasi baskının da sürdüğü görülüyor.

İngiltere ve Belçika’dan Manş Denizi’ndeki insan kaçakçılığına karşı ortak mücadele Haber

İngiltere ve Belçika’dan Manş Denizi’ndeki insan kaçakçılığına karşı ortak mücadele

İngiltere İçişleri Bakanlığının 9 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre anlaşma, Fransa’nın kuzey kıyılarında alınan güvenlik önlemlerinin ardından kaçakçıların faaliyetlerini Belçika kıyılarına kaydırmaya başlaması üzerine imzalandı. Londra’da düzenlenen törende mutabakata İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood ile Belçika İçişleri Bakanı Bernard Quintin imza attı. Brexit sonrası AB üyesi ülkeyle ilk anlaşma İngiltere İçişleri Bakanlığı, mutabakatın ülkenin 2020’nin başında Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından bir AB üyesi ülkeyle bu kapsamda imzaladığı ilk anlaşma olduğunu bildirdi. Yeni düzenlemeyle İngiliz ve Belçika polisinin insan kaçakçılığı şebekelerine ilişkin istihbaratı daha hızlı ve daha bağımsız şekilde paylaşabilmesinin önü açılacak. Daha önce istihbarat paylaşımında adli makamların onayının gerekli olması nedeniyle bazı operasyonlarda zaman kaybı yaşandığı, yeni uygulamayla güvenlik güçlerinin kaçakçılık faaliyetlerine daha hızlı müdahale etmesinin hedeflendiği belirtildi. İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, anlaşmanın göçmenleri küçük teknelerle tehlikeli yolculuklara çıkaran organize suç gruplarına yönelik baskının artırılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Kaçakçıların yeni rotası Belçika oldu Fransa’nın kuzey kıyılarında güvenlik önlemlerinin artırılmasıyla birlikte insan kaçakçılığı şebekelerinin yeni güzergahlar aradığı belirtildi. Bu kapsamda Belçika kıyılarının İngiltere’ye geçişlerde alternatif bir çıkış noktası olarak kullanılmaya başlandığı bildirildi. Belçika hükümetinin verilerine göre geçen yıl Belçika kıyılarından küçük teknelerle İngiltere’ye geçiş girişimi yaşanmazken, 2026’nın başından bu yana yaklaşık 400 göçmenin bu amaçla denize açılması güvenlik güçleri tarafından engellendi. Ortak operasyonlarda 50’den fazla şüpheli yakalandı İngiltere İçişleri Bakanlığı, Belçika makamlarıyla yürütülen ortak çalışmaların da sonuç verdiğini açıkladı. Buna göre iki ülkenin ortak operasyonları kapsamında bu yıl insan kaçakçılığıyla bağlantılı 50’den fazla şüpheligözaltına alındı. Operasyonlarda kaçakçılık organizatörleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 40’tan fazla araca da el konuldu. İngiltere ve Belçika’nın yeni anlaşmayla istihbarat paylaşımını hızlandırarak Manş Denizi üzerinden gerçekleştirilen düzensiz göç organizasyonlarının arkasındaki suç ağlarını hedef almayı sürdüreceği belirtildi.

Türkiye ve 7 ülkeden İngiltere’nin İsrail işgal yerleşimleri kararına destek Haber

Türkiye ve 7 ülkeden İngiltere’nin İsrail işgal yerleşimleri kararına destek

Sekiz ülkenin dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İngiltere’nin yasa dışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklama ve bu yerleşimlerle bağlantılı hizmetlere kısıtlama getirme kararının, uluslararası hukuka uygun benzer adımların önünü açması temenni edildi. Uluslararası topluma somut adım çağrısı Ortak açıklamada, İngiltere’nin kararının yanı sıra Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere tarafından yayımlanan iki devletli çözüme ilişkin ortak bildiriye de destek verildi. Bakanlar, uluslararası topluma işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı yerleşimlerin desteklenmesine veya genişletilmesine katkı sağlayan faaliyetlerin sona erdirilmesi amacıyla somut tedbirler alma çağrısında bulundu. Açıklamada, yerleşim faaliyetlerinde bulunan kuruluşlar ve bu faaliyetlere dahil olan kişilerin hesap verebilirliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekildi. BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararına vurgu Ortak açıklamada, devletlerin uluslararası hukuk kapsamında İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında oluşturduğu hukuka aykırı durumu tanımama ve bu durumun devamına yardımcı olmama yükümlülüğüne vurgu yapıldı. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı ile Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli istişari görüşüne atıfta bulunuldu. Bakanlar ayrıca İsrail’e, yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı olarak aldığı tedbirleri geri çekmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamalara son vermesi çağrısını yineledi. "İki devletli çözüm tek uygulanabilir yol" Açıklamada Gazze Şeridi’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması, insani durumun iyileştirilmesi ve yeniden imar çalışmalarının yürütülmesi gerektiği belirtildi. Bakanlar, kalıcı ve kapsamlı barışın sağlanmasının yolunun iki devletli çözümden geçtiğini ifade etti. Bu çerçevede, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti'nin kurulması gerektiği vurgulandı. Sekiz ülkenin ortak açıklamasında, uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda iki devletli çözümün hayata geçirilmesinin bölgede adil, kalıcı ve kapsamlı barış için temel yol olduğu belirtildi.

Manş Denizi'ndeki göçmen faciası davası Paris'te başladı: 14 kaçakçı yargılanıyor Haber

Manş Denizi'ndeki göçmen faciası davası Paris'te başladı: 14 kaçakçı yargılanıyor

23 Kasım'ı 24 Kasım 2021'e bağlayan gece meydana gelen olayda, Fransa'dan İngiltere'ye geçmeye çalışan göçmenleri taşıyan tekne Manş Denizi'nde battı. Facia sonucunda 28 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı, 4 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi. Hayatını kaybeden ve kayıp olan göçmenlerin önemli bölümünün Irak bölgesinden geldiği belirtildi. Diğer kurbanların ise Afganistan, Mısır, Etiyopya ve Vietnam uyruklu olduğu kaydedildi. Olaydan yalnızca iki kişi sağ kurtuldu. 14 sanık insan kaçakçılığıyla suçlanıyor Savcılık, sanıkların göçmenleri kapasitesinin üzerinde taşıyan, denize elverişsiz ve güvenlik ekipmanlarından yoksun bir tekneyle Manş Denizi'ne çıkarmakla suçlandığını belirtiyor. Soruşturma kapsamında, facianın arkasında Afgan ve Irak bağlantılı iki ayrı insan kaçakçılığı yapılanmasının bulunduğu yönünde tespitler yapıldığı aktarıldı. Sağ kurtulan göçmenlerin ifadelerine göre, İngiltere'ye geçiş için kaçakçılara kişi başı 1.500 ila 2.750 euro arasında ödeme yapıldı. Facia öncesi en az 10 yardım çağrısı Davada öne çıkan başlıklardan biri de göçmenlerin teknenin batmasından önce yaptıkları yardım çağrıları oldu. Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre göçmenler, denizde zor durumda kaldıkları sırada Fransız ve İngiliz kurtarma ekipleriyle en az 10 kez iletişim kurarak yardım istedi. Ancak kurtarma ekiplerinin müdahale etmediği iddiası da dosyada yer aldı. Bu konuya ilişkin olarak yedi Fransız askeri hakkında ayrıca "tehlikedeki kişilere yardım etmeme" suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi. Söz konusu soruşturmanın devam ettiği belirtildi. Kurban yakınları Paris'te Davaya 114 sivil taraf ve kurban yakınının katıldığı öğrenildi. Irak Kürdistan Bölgesi'nden dokuz kurbanın ailesinin de duruşmayı takip etmek üzere Paris'e gittiği belirtildi. Kurban yakınları arasında Erbil'den iki, Haciava'dan üç, Ranya'dan iki ve Pışder'den iki kişinin bulunduğu aktarıldı. "Ağır cezalar verilmesini bekliyoruz" Organize Suç Mağdurları için (MERD) Örgütü Başkanı ve faciada hayatını kaybedenlerden birinin kardeşi Zana Memend Muhammed, davaya ilişkin yaptığı açıklamada hem kaçakçılardan hem de polis tarafından yapılan müdahaleden şikayetçi olduklarını söyledi. Muhammed, sanıklardan bazılarının tutuklu bulunduğunu, bazılarının ise kefaletle serbest bırakıldığını belirterek, mahkemede o gün yedi sanığın hazır bulunduğunu ifade etti. Kurbanların sayısına ilişkin ise 28 kişinin boğularak yaşamını yitirdiğini, dört kişinin de halen kayıp olduğunu belirten Muhammed, hayatını kaybedenlerden 17'sinin, kayıp dört kişiden üçünün Kürt olduğunu söyledi. Kararın 30 Eylül'de açıklanması bekleniyor Zana Memend Muhammed, mahkemenin kararını 30 Eylül'de açıklamasının beklendiğini belirtti. Sanıklar açısından bir yıldan 10 yıla kadar hapis cezalarının gündeme gelebileceğini ifade eden Muhammed, faciada sorumluluğu veya ihmali bulunan herkes hakkında ağır yaptırımlar uygulanmasını beklediklerini söyledi. Dava, Manş Denizi'ndeki en ağır göçmen facialarından biriyle ilgili olarak hem insan kaçakçılığı ağlarının sorumluluğunun hem de facia öncesindeki kurtarma sürecinin ele alınması açısından önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.