Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İklim Değişikliği

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Tüm illerde "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı" hazırlanacak, Haber

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Tüm illerde "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı" hazırlanacak,

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Getirilen yeni düzenleme ile Türkiye'nin net sıfır emisyon vizyonu çerçevesinde, tüm illerde iklim değişikliğine uyum ve sera gazı emisyonlarının düşürülmesine yönelik Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) hazırlanması zorunluluğu getirildi. YİDEP kapsamında; illerin iklim riskleri, sera gazı envanterleri, emisyon azaltım hedefleri, uyum stratejileri, hayata geçirilecek eylemler, sorumlu kurumlar ile bütçe ve finansman detayları yer alacak. Söz konusu planlar; valinin koordinasyonunda, büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde ise il belediyesi ve il özel idaresi tarafından, ilgili tüm kurum ve kuruluşların katılımıyla oluşturulacak. Yönetmelik uyarınca ayrıca her ilde bir İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak. Vali başkanlığında faaliyet gösterecek kurulda; kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, meslek kuruluşları, ticaret ve sanayi odaları ile ihtiyaç halinde sivil toplum kuruluşları görev alacak. Kurul, hazırlanan eylem planlarının onaylanması, yıllık izleme ve değerlendirme süreçlerinin yürütülmesinden sorumlu olacak. Eylem planlarının uygulama süreçleri dijital ortamda takip edilecek. Belediyeler; iklim risk verilerini, il sera gazı envanterini ve eylemlerin tamamlanma durumlarını her yıl E-YİDEP sistemine kaydedecek. Hazırlanan planlar ise kamuya açık olan İklim Portalı üzerinden paylaşılacak. KURULLAR 31 ARALIK 2026'YA KADAR OLUŞTURULACAK İlgili yönetmeliğe göre, tüm illerdeki İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurullarının en geç 31 Aralık 2026 tarihine kadar kurulması gerekiyor. İlk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının ise 2028-2032 yıllarını kapsayacak şekilde, 31 Aralık 2027 tarihine kadar hazırlanarak yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bahsi geçen yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

DSÖ Alarm Verdi: Avrupa'da Batı Nil Virüsü Vakaları Artıyor! En Fazla Vaka Yunanistan ve İtalya'da Haber

DSÖ Alarm Verdi: Avrupa'da Batı Nil Virüsü Vakaları Artıyor! En Fazla Vaka Yunanistan ve İtalya'da

Avrupa'da yaz mevsimiyle birlikte sivrisinek kaynaklı hastalıklar yeniden gündeme gelirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 26 Temmuz'da yaptığı açıklamayla Batı Nil virüsü vakalarındaki artış nedeniyle kıta ülkelerine önemli uyarılarda bulundu. Kuruluş, özellikle sivrisinek popülasyonunun yakından takip edilmesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Son verilere göre, Yunanistan ve İtalya salgından en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alırken, İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da da yeni vakalar tespit edildi. Yunanistan ve İtalya en fazla vaka görülen ülkeler DSÖ'nün paylaştığı güncel verilere göre, Yunanistan'da 21 Batı Nil virüsü vakası doğrulandı. Bu hastaların 20'sinde beyin iltihabı (ensefalit) veya menenjit gibi merkezi sinir sistemini etkileyen ciddi komplikasyonlar gelişti. İtalya ise virüsün en geniş coğrafi yayılım gösterdiği ülke konumunda bulunuyor. Ülkede 17 farklı bölgede toplam 21 vaka kaydedildi. Bu durum, virüsün yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmayıp geniş alanlara yayıldığını ortaya koyuyor. Öte yandan İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da ise şu ana kadar ikişer vaka bildirildi. Sağlık otoriteleri, yaz aylarının ilerlemesiyle birlikte vaka sayılarında yeni artışlar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. DSÖ: İklim değişikliği riski büyütüyor DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge, Batı Nil virüsündeki artışın iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Kluge'ye göre yükselen hava sıcaklıkları ve yaz mevsiminin daha uzun sürmesi, sivrisineklerin yaşam süresini uzatırken virüsün çoğalmasını ve farklı bölgelere yayılmasını kolaylaştırıyor. Daha sıcak ve nemli hava koşulları, virüsü taşıyan sivrisineklerin üreme alanlarını genişletiyor ve bulaşma riskini artırıyor. Uzmanlar, Avrupa'nın birçok bölgesinde geçmiş yıllara göre daha erken başlayan sıcak hava dalgalarının, sivrisinek popülasyonunu önemli ölçüde artırdığına işaret ediyor. Batı Nil virüsü nasıl bulaşıyor? Batı Nil virüsü, çoğunlukla virüsü taşıyan enfekte kuşlardan beslenen sivrisineklerin insanları ısırmasıyla bulaşıyor. İnsanlar arasında doğrudan temas yoluyla bulaşma ise son derece nadir görülüyor. Virüsün dolaşımı özellikle Temmuz ile Eylül ayları arasında en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu nedenle yaz sonuna kadar vaka sayılarında artış yaşanabileceği değerlendiriliyor. Sağlık uzmanları, sulak alanların, göletlerin ve durgun su birikintilerinin sivrisineklerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu belirtiyor. Vakaların büyük bölümü belirti göstermiyor DSÖ verilerine göre Batı Nil virüsüyle enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 70 ila 80'i herhangi bir belirti göstermiyor. Bu durum, virüsün toplum içinde fark edilmeden yayılmasına neden olabiliyor. Belirti gösteren hastalarda ise genellikle yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, mide bulantısı ve kusma gibi şikâyetler görülüyor. Ancak yaklaşık her 150 enfeksiyondan birinde çok daha ciddi bir tablo gelişebiliyor. Bu hastalarda beyin iltihabı (ensefalit), menenjit veya merkezi sinir sistemini etkileyen diğer nörolojik komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle ileri yaştaki bireyler ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ağır hastalık açısından daha yüksek risk taşıyor. Aşı ve özel tedavi henüz bulunmuyor Batı Nil virüsüne karşı insanlar için onaylanmış bir aşı veya doğrudan virüsü hedef alan özel bir tedavi yöntemi henüz bulunmuyor. Tedavi süreci, hastanın belirtilerini hafifletmeye ve gelişebilecek komplikasyonları kontrol altına almaya yönelik destekleyici uygulamalardan oluşuyor. Ağır vakalarda hastanede yakın takip ve yoğun bakım desteği gerekebiliyor. DSÖ'den vatandaşlara korunma çağrısı Artan vaka sayıları üzerine DSÖ, vatandaşlara sivrisinek ısırıklarından korunmak için günlük yaşamda basit ancak etkili önlemler almaları çağrısında bulundu. Uzmanlar, özellikle akşam saatlerinde dışarı çıkarken uzun kollu kıyafetler tercih edilmesini, cilde uygun böcek kovucu ürünlerin kullanılmasını ve ev çevresinde sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinin ortadan kaldırılmasını öneriyor. Pencere ve kapılarda sineklik kullanılması ile açık alanlarda uzun süre korunmasız kalınmaması da alınabilecek önlemler arasında gösteriliyor. Sağlık otoriteleri, Avrupa'da yaz sezonu boyunca sivrisinek kaynaklı hastalıkların yakından izlenmeye devam edileceğini belirtirken, vatandaşların yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı veya nörolojik belirtiler yaşamaları halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini vurguluyor.

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon El İzi Yüksek Olanlar Konuştu Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon El İzi Yüksek Olanlar Konuştu

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı(ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde, “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11. İstanbul Karbon Zirvesi’ni 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de Karbon Nötr gerçekleştirerek Karbon El İzi yükseltenleri ödüllendirdi. Karbonsuz karbon zirvesinin Karbon El İzi yüksek oldu İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu günlük yaşam ve iş dünyasında doğrudan ve dolaylı sera gazları emisyonu yayıp küresel ısınma sonucu iklim değişikliğine sebep olarak Karbon Ayaz İzi(KAİ) yaparız. İklim değişikliği mücadelemizde, bu gidişata dur demek için gücümüz, yaşam döngüsü yönetiminde her yerde, üretim-tüketim-hizmet süreçlerinde Karbon El İzi(KEİ) yükseltmektir. KEİ pozitif etki ve fayda yaratarak iklim teknolojileri desteğinde sera gazları emisyonunu düşürmektir. Zirvemizi ülkemizin ilk ve tek “ISO 20121 Sürdürülebilir Etkinlik Yönetim Sistemi” belgemiz gerekliliklerine uygun ve ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştirerek etkinliğimizin KEİ yüksek etkisi için uğraştık. İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ile ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan zirveyi açarak sergide incelemede bulundular bilgisini verdi. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkanı Prof.Dr. Halil Hasar ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan’ın delegeye hitaplarını sunan Prof. Karaosmanoğlu Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz çıktılarıyla ayrıcalıklı konumda. Oturum başkanlarımıza, konuşmacılarımıza ve yüksek paydaş katılımı başarımız için delegelerimize hassaten teşekkür ediyorum.Zirve Sonuç Raporu ve Sunum E-Kitabı için çalışmaya başladık dedi. BEŞİKTAŞ BİLSEM İpsiz Karbon Takımı Prof. Karaosmanoğlu çocuklara ulaşarak sürdürülebilir yaşam kültürü kazandırılması, iklim okuryazarı ve KEİ yüksek nesillere katkı SÜT-D hedefimiz için her eğitim yılında bir okulu seçerek öğrenci, öğretmen ve velilerle ilerleyerek eğitim ve uygulamalar yapıyoruz. Bu yıl Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi(BİLSEM) paydaş okulumuz.BEŞİKTAŞ BİLSEM İpsiz Karbon Takımı okullarında ayrı topladıkları atıklardan kuklalar tasarlayıp, yaptılar. Kuklalarının sesi ile bizlere gezegenin iklim krizi çığlığını anlattılar. SÜT-D 2026 Küçük Karbon Kahramanı Ödülü takdimini İTÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. İpek Akın Karadayı, Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı Dr. Hasan Özçelik birlikte yaptılar. SÜT-D Düşük Karbon Kahramanları SÜT-D 2026 DÜŞÜK KARBON KAHRAMANLARI AKSA Doğalgaz: Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği AKSA Jeneratör: GreenTech ile Enerji Çözümlerimiz İklim Dostu DANONE Türkiye: Sürdürülebilir Çiftlik ENDA Enerji: Suyumuzu yönetiyor, Karbonumuzu Azaltıyoruz ETİ Bakır: Entegre Sürdürülebilirlik Modeli HALKBANK: Enerji Verimliliğiyle Geleceğe Yatırım İMMİB: SEE BRIDGE Projesi İNCİ Akü: Her Akü Bir Tohum İSTAÇ: Güneş’le Daha Güçlü KADOOĞLU Yağ: Ayçiçekte Saklı Güneş, İklimimize Kardeş KARTAL Belediyesi: Ağaçlar Kitap Açıyor KOCAELİ Sanayi Odası: Sanayinin Sürdürülebilir Performans Liderleri NEŞE YENİCE: SÜT-D Seçimi SHELL ve TURCAS Petrol: Toprağa Değil, Geleceğe Dokunuyoruz SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon: TRACE: Analizden Prosese-Daha Az Enerji, Daha Düşük Karbon TKYB: Sürdürülebilir Finansman Yolunda Doğa Pozitif, Düşük Karbon TSKB: Yeşil Dönüşüm İçin Türkiye Yeşil Fonu VAKIFBANK: Veri-Validasyon-Verim-Karbon Azaltımı VAKIF Katılım Bankası: Geleceğe Vakfedilen Enerjimizin Gücü Değerlerinde ve Güneş'te

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor Haber

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor

İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen Proje ile hem atıklar ekonomiye kazandırılacak hem de dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlara günlük gelir sağlamasına katkı sunacak. İhale Süreci Tamamlandı: 2,5 Milyon TL’lik Ekonomik Değer Kandıra Belediyesi’nde düzenlenen ihaleye üç firma katılım sağladı. Bir yıl süreli ihale kapsamında; 500 bin kg karışık ambalaj atığı, 4 bin kg bitkisel atık yağ ve 20 bin kg tekstil atığı toplanması öngörülüyor. Toplamda 2,5 milyon TL’nin üzerinde bir piyasa değerine sahip olan bu atıklar, geri dönüşüm zincirinin ana halkasını oluşturacak. Hem Çevre Temizliği Hem Günlük Kazanç Projeye özel bir değer kazandıran Kandıra Belediyesi, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren 67 vatandaşı, geleneksel olarak sürdürdükleri geri dönüşüm çalışmalarını kayıt altına alarak modern bir sisteme entegre ediyor. Planlanan modelle: dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlar, günlük topladıkları malzemeleri Kandıra Belediyesi Atık getirme merkezine teslim ederek ödemelerini alacak, ilçe dışına çıkmadan ve nakliye masrafı ödemeden anında nakite çevrilecek. Atıklar Açık Havada Oraya Buraya Dökülmeyecek Mahalle aralarında, yol kenarlarında biriktirilen, uçan, kirlenen, ıslanarak ekonomik değer kaybına uğrayan atıkların, ‘Sokakta Sıfır Atık’ mottosu ile Mahalle aralarında kontrolsüz birikiminin önüne geçilerek, günlük tahliye sistemiyle çevre kirliliği ve koku problemi ortadan kaldırılacak. Temiz ve yıpranmamış sıfır atıkların değerlerinde düşme olmadan satış avantajı yakalanacak. Farklı kategorilerde toplanan ürünler, ekonomiye yüksek katma değer sunacak. Kandıra İçin Çifte Kazanç Kandıra Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, projenin sadece bir çevre hareketi değil, aynı zamanda bir sosyal entegrasyon hamlesi olduğu vurgulandı. Aynı zamanda dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşların kayıt altına alınarak sisteme dahil edildiği proje, Kandıra’nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor.

Göynük 'te sürdürülebilir turizm için imzalar atıldı. Haber

Göynük 'te sürdürülebilir turizm için imzalar atıldı.

Enerjisa Enerji ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destekleriyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi, etkisini genişletmeye devam ediyor. Projenin üçüncü destinasyonu olarak seçilen Bolu’nun tarihi mirasıyla ünlü ilçesi Göynük’te sürdürülebilir dönüşümü başlatacak protokol, törenle imzalandı. Göynük’te düzenlenen imza törenine; Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve yerel protokol üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Törende, SENTRUM modelinin Göynük’te yaratacağı sosyal, çevresel ve ekonomik etkiler değerlendirilirken; enerji verimliliğinden kadınlar ve gençlerin istihdamına, kültürel mirasın korunmasından iklim değişikliği farkındalığına kadar pek çok alanda yürütülecek çalışmaların yol haritası paylaşıldı. SENTRUM projesinin yarattığı etkinin somut bir göstergesi olarak, 2025 yılında yapılan analizlerde her 1 TL’lik yatırımın 2,34 TL sosyal fayda yarattığı ortaya kondu. YEŞİL DESTİNASYON MODELİ GÖYNÜK’ÜN TARİHİ DOKUSUYLA BULUŞACAK SENTRUM Projesi kapsamında Göynük’te yürütülecek çalışmalar, ilçenin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterleriyle uyumlu bir “yeşil destinasyona” dönüşmesini destekleyecek. Uygulanan model ile turizmin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması ve yerel kalkınmayı geliştirecek bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor. Protokolün imzalanmasıyla birlikte; kamu binalarında enerji etütlerinin yapılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve yerel paydaşlara yönelik sürdürülebilir turizm eğitimleri gibi pek çok uygulama Göynük özelinde hayata geçirilecek. “SENTRUM İLE GÖYNÜK’TE HEP BİRLİKTE YENİ DEĞERLER ÜRETECEĞİZ” İmza töreninde konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, “Enerjisa Enerji olarak ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzla, enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM Projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 1500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi; mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.”

Nilüfer Belediyesi “sıfır Atık Belgesi”ni Yeniledi Haber

Nilüfer Belediyesi “sıfır Atık Belgesi”ni Yeniledi

Nilüfer Belediyesi, 12 Temmuz 2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında kurduğu sistemle Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya ve yenilemeye hak kazandı. Söz konusu belge, 13 Mart 2031 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak. İlçe sınırları dahilindeki mahallelerden haftada bir gün ambalaj atığı toplayan belediye ekipleri, dini bayramlar ve resmi tatiller de dahil olmak üzere çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Mahalle toplama günlerinde sabah saat 08.00’e kadar dışarı çıkarılan geri kazanım poşetleri araçlar tarafından toplanırken, hanelere alınan dolu poşet sayısı kadar boş poşet bırakılıyor. Sisteme dahil olmak isteyen vatandaşlar, 444 16 03 numaralı hattı arayarak kayıt oluşturabiliyor ve geri dönüşüm kutusu ile poşet taleplerini iletebiliyor. Sadece 2025 yılı içinde ilçe sakinlerine toplam 7 bin 63 adet geri dönüşüm kutusu teslim edildi. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına muhtarlık binalarına da düzenli olarak poşet bırakılıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, çevre duyarlılığının Nilüfer’de bir kurum kültürü olduğuna dikkat çekti. Nilüfer’de yıllardır başarıyla sürdürülen çevre dostu politikaların Sıfır Atık Belgesi ile taçlanması ve yenilenmesinin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Hemşehrilerimizin atık ayrıştırma konusundaki hassasiyeti ve desteği olmadan bu başarıyı elde etmemiz mümkün değildi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir ve temiz bir Nilüfer bırakmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. 14 FARKLI TÜRDE ATIK KABUL EDİLİYOR Belediyenin atık yönetimi çalışmaları sadece ambalaj atıklarıyla da sınırlı kalmıyor. Ocak 2021’den bu yana faaliyette olan 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, 14 farklı türde atığı kabul ederek lisanslı firmalar aracılığıyla geri kazanıma ve bertarafa gönderiliyor. Vatandaşlar elektronik atıklarını bu merkeze kendi imkanlarıyla getirebildikleri gibi, 444 16 03 numaralı hattı arayıp kayıt bırakmaları halinde atıkların 3 iş günü içinde evlerinden alınmasını da sağlayabiliyorlar. Ayrıca, Bursa Eczacılar Odası tarafından belirlenen 59 eczaneden ayda bir kez atık ilaç toplanarak güvenli bir şekilde bertaraf tesislerine iletiliyor. Daha yeşil, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya hedefiyle geri kazanım çalışmalarını yürüten Nilüfer Belediyesi, eğitim kurumlarında da çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen Atık Pil Toplama Yarışması sonucunda her yıl dereceye giren okullar ödüllendiriliyor. Doğaya zarar vermemesi adına evsel atıklardan ayrı toplanması gereken piller, şeffaf pet şişelerde biriktirilerek güvenle geri kazanım sistemine dahil ediliyor.

Muratpaşa’nın Geri Dönüşüm Modeli Türkiye’ye İlham Oldu Haber

Muratpaşa’nın Geri Dönüşüm Modeli Türkiye’ye İlham Oldu

Muratpaşa Belediyesi tarafından Nisan 2016’da iki mahallede pilot uygulama olarak başlatılan Çevreci Komşu Kart, elde edilen başarının ardından kısa sürede tüm ilçeye yayıldı. Evsel atıkların kaynağında ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılmasını ve hanelere ek gelir sağlanmasını amaçlayan proje, yıllar içinde binlerce hanenin hem çevreye hem de aile bütçesine katkı sağlamasına olanak tanıdı. Antalya’nın 500 bini aşkın nüfusuyla en kalabalık ikinci ilçesi olan Muratpaşa’da uygulanan proje, kısa sürede diğer belediyelerin de dikkatini çekti. Zamanla yerel bir çevre girişiminin ötesine geçen Çevreci Komşu Kart, bugün ulusal ölçekte ilham veren bir model haline geldi. Muratpaşa’da başarıyla uygulanan sistem, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı’nın hayata geçirdiği Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi ile birlikte Türkiye genelinde 85 milyon vatandaşa hizmet verecek bir uygulamanın oluşmasına katkı sundu. BENZER İKİ UYGULAMANIN KAPSAMI FARKLI Çevreci Komşu Kart ile Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi bazı yönleriyle benzerlik taşırken, kapsam açısından farklılık gösteriyor. Her iki uygulama da atıkların geri dönüşüme kazandırılmasını teşvik etmeyi, çevre bilincini artırmayı ve vatandaşları ekonomik teşviklerle sürece dahil etmeyi amaçlıyor. Ancak Çevreci Komşu Kart, plastik, cam, metal, kağıt, tekstil ve bitkisel yağ gibi çok sayıda atığı kapsayan ve doğrudan yerel yönetim tarafından yürütülen kapsamlı bir geri dönüşüm modeli olarak öne çıkıyor. Kaynağında ayrıştırılan atıklar belediye ekipleri tarafından evlerden toplanıyor ve atıkların karşılığı olan bedel ilçe sakinlerinin Çevreci Komşu Kartlarına yatırılıyor. Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi ise daha çok içecek ambalajlarını kapsayan ve ülke genelinde uygulanan merkezi bir geri kazanım mekanizması olarak dikkat çekiyor. Sistem kapsamında vatandaşlar satın aldıkları içeceklerin ambalajlarını belirlenen iade noktalarına teslim ederek depozito bedelini geri alabiliyor. Bu uygulama ile özellikle cam, PET, alüminyum, HDPE ve kompozit içecek ambalajlarının geri dönüşüm oranlarının önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. YERELDEN ULUSALA ÖRNEK BİR MODEL Muratpaşa’da yıllardır başarıyla sürdürülen çevre projeleri, Türkiye’de çevre politikalarının gelişiminde yerel yönetimlerin ne kadar önemli bir rol üstlenebileceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yerelde başlayan bu tür projelerin ulusal ölçekte yaygınlaşması; doğal kaynakların korunması, atık miktarının azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Çevreci Komşu Kart da bu yönüyle Türkiye’de sürdürülebilir şehircilik uygulamalarına örnek gösterilen başarılı bir yerel yönetim modeli olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.