Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhracat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı Haber

HEPA Türkiye, Beauty İstanbul 2026 Fuarı’nı Başarıyla Tamamladı

HEPA Türkiye, 7–9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Beautyİstanbul 2026 Fuarı’na Macaristan Ülke Pavilyonukapsamında katılım sağlayarak, altı Macar firma ile Türkiye ve Macaristan arasındaki ticari iş birliklerinin geliştirilmesinekatkıda bulundu. Kozmetik, kişisel bakım, profesyonelgüzellik uygulamaları, ambalaj ve hammadde alanlarındabölgenin en önemli ticaret platformlarından biri olan Beautyİstanbul 2026, uluslararası alıcılar ile küresel kozmetikmarkalarını bir araya getirmeye devam etti. Fuarda, başta Orta Doğu, BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleri vegelişmekte olan pazarlar olmak üzere 69 ülkeden 500’ün üzerinde nitelikli VIP satın alıcı, distribütör ve ithalatçıağırlandı. HEPA Türkiye koordinasyonunda fuarda yer alan Macaristan Ülke Pavilyonu, yenilikçi ürün portföyü, yüksek kalite standartları ve sürdürülebilir üretim yaklaşımlarıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Pavilyondaki Macar firmalar; profesyonel kozmetik, saç ve cilt bakımı, tırnak kozmetiği, kişisel bakım ürünleri, ambalaj çözümleri ve renkli kozmetik alanlarında faaliyet göstererek sektör profesyonelleriyle güçlü temaslar kurdu. Fuarda Güzellik ve Kozmetik Markaları Öne Çıktı Fuara katılan Macar firmalar arasında; profesyonel güzellik ve FMCG alanında faaliyet gösteren Alveola Kft., kozmetik ambalaj çözümleri sunan Karsai Kft., Avrupa’nın önde gelen saç bakım markalarından Kallos Cosmetics yer aldı. Ayrıca, profesyonel tırnak kozmetiğinde küresel ölçekte faaliyet gösteren Mystic Nails, yaklaşık 200 yıllık geçmişiyle kozmetik ve hijyen ürünleri üreticisi Caola Zrt. ile trend odaklı makyaj ürünleri geliştiren ADEN Cosmetics de yer aldı. Fuar Boyunca Ticari Temaslar Kuruldu Fuarda Macaristan Pavilyonu’nda yer alan firmalar, yaklaşık 100’e yakın B2B iş görüşmesi gerçekleştirdi. Yapılan temaslarda; distribütörlük fırsatları, özel markalı üretim (private label), ihracat iş birlikleri ve bölgesel pazarlara erişim olanakları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Özellikle Türkiye pazarı ve bölgesel büyümeyi hedefleyen Macar firmalar açısından fuarın önemli ticari fırsatlar sunduğu gözlemlendi. HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez, Beautyİstanbul 2026 kapsamında kurulan iş bağlantılarının fuar sonrasında da aktif şekilde takip edildiğini belirterek, Türkiye ile Macaristan arasında kozmetik ve kişisel bakım sektörlerinde katma değerli ticari iş birliklerinin artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.HEPA Türkiye, önümüzdeki dönemde de uluslararası fuar ve sektörel organizasyonlar aracılığıyla Türk ve Macar firmalarını bir araya getirerek sürdürülebilir ticari ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlamaya devam edecek.

Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart Haber

Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, süt ve süt ürünlerinin hem çocuklar hem yetişkinler için dengeli beslenmenin temel bileşenlerinden biri olduğunu söyledi. < p class="MsoNormal">Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını belirten Çallı, sektörün üretim gücünün yanı sıra gıda güvencesi, kalite ve ihracat açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti. 2025 yılında Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatının 523,3 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çallı, ihracattaki en büyük payın 236 milyon dolar ile (%45,1) peynire ait olduğunu, dondurma ihracatının ise 72,7 milyon dolarla toplam ihracatın %13,9’unu oluşturduğunu söyledi. Çallı, süt ve süt ürünlerinin ekonomik erişilebilirlik açısından da önemli bir hayvansal gıda ürünü olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Süt ve süt ü rünleri, özellikle çocuklar ve gençler için en ulaşılabilir protein kaynakları arasında yer alıyor. Protein ihtiyacını et ürünlerinden karşılamak için daha yüksek maliyet gerekiyor. Bu nedenle halen en ucuz hayvansal protein kaynağı olan süt ürünleri, toplum beslenmesinde ve kalkınmada kritik öneme sahip.” ASÜD öncülüğünde başlatılan ve geçmiş yıllarda yürütülen Okul Sütü Programı’nın önemine dikkat çeken Çallı, çocukların süt tüketim alışkanlığı kazanmasının uzun vadeli halk sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi, “Okul Sütü gibi uygulamalar yalnızca bir gıda desteği değildir. Aynı zamanda çocukların süt içme alışkanlığı kazanmasını sağlayan sosyal bir yatırımdır. Sağlık Bakanlığı verilerinde de görülen protein eksikliği ve bodurluk riskine karşı mücadelede de önemli katkı sağlar ” dedi. Süt ve süt ürünlerinin ileri yaşlardaki yetişkinler için de kemik sağlığı, kas kütlesinin korunması ve dengeli beslenme bağlamında önemli bir role sahip olduğunu dile getiren Çallı, “Akademik unvanlı bazı kişilerin bilimsel bilgiyle çelişen açıklamalarına inanan yetişkin bireylerin beslenmelerinde süt ürünlerine yer vermemeleri, bitkisel içeceklere yöneltilmeleri önemli sağlık sorunları doğuracaktır. Geçmişten beri tüketilen, süt gibi sağlıklı bir gıdanın bugün kalkıp sağlıksız olduğunu söylemek ve ‘çiftçinin emeği ak süte kara çalmak’ akıl alır gibi değil. Ebeveynler olarak kendi sağlığımız ve gelecek nesillerin sağlığı için gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, yoğurt, peynir ürünlere soframızda daha fazla yer açmalı, çocuklarımıza da örnek olmalıyız” dedi. “Sokak sütü romantizmi halk sağlığı riski oluşturuyor” Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz süt satışlarına ilişkin de bir değerlendirme yapan Harun Çallı, tüketicilerin güvenilir süt ürünlerini tercih etmesi gerektiğini söyledi, “Sağlığın en kıymetli hazine olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir dönemde halen nerede, hangi koşullarda, hangi hayvandan sağıldığı belli olmayan çiğ sütlerin tüketiciye sunulduğunu görüyoruz. Uygun koşullarda muhafaza edilmeyen, sıcak havalarda mahallenize kadar soğutulmadan açıkta taşınan çiğ sütlerde, zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri bulunduğu gerçeği unutulmamalı” diye konuştu. Çallı, “Gelişmiş ülkelerde örneğine rastlanmayan sok ak sütü satışlarının, ‘doğal’, ‘organik’ yada ‘köy sütü’ algısıyla masum gösterilmeye çalışılması tüketiciyi yanıltıyor. Oysa bu ürünlerin önemli bir bölümü, kalite ve gıda güvenliği kriterlerini karşılamayan, içeriği ve üretim koşulları tam olarak bilinmeyen sütlerden oluşabiliyor. Tüketicinin güvenilir, denetlenen ve izlenebilir ürünleri tercih etmesi büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği ihmale gelmez. Ambalajlı ve kayıtlı ürünler; izlenebilirlik, denetim ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciye ulaşıyor. Tüketicinin güvenilir gıdaya erişimi açısından bu sistem büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki süt ve süt ürünleri üretim tesislerimiz, satış noktalarımız yılın 365 günü 24 saat Tarım ve Orman Bakanlığımızın denetimindedir” dedi. “Süt sektörü ortak akılla yönetilmeli” Süt sektörünün yalnızca üretim değil, tarım, hayvancılık, halk sağlığı ve ekonomi açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çallı, sektörün günlük değil uzun vadeli politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yem maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Çallı, sürdürülebilir üretim için çiftçinin Avrupalı rakipleri gibi desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti ve şunları ekledi: “Hayvan yeminin erişilebilir maliyetlere düşürülmesi için üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Süt sektörünün günlük kararlarla değil, ortak akıl ve uzun vadeli politikalarla yönetilmesi büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki; süt tüketimindeki ar tış yalnızca halk sağlığına değil, üreticiye, kırsal kalkınmaya ve ülke ekonomisine de katkı sağlıyor.” “Türkiye’nin güçlü süt sanayisi korunmalı” Türkiye süt sektörünün bugün 100’ü aşkın ülkeye süt ve süt ürünleri ihraç eden önemli bir üretici konumunda bulunduğunu belirten Çallı, 42 tesisin AB’ye ihracat onayına sahip olduğunu, bunun yanında farklı ülkelerden ihracat yetkisi alan çok sayıda modern tesisin de uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini söyledi. “Türkiye’nin güçlü bir süt sanayisi var. Gıda güvenliği standartları yüksek, denetlenen ve kayıtlı üretim yapan işletmelerimiz hem iç pazarda hem ihracatta önemli başarılar elde ediyor” diyen Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nün toplumda sağlıklı beslenme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ihracatta rekor kırıyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ihracatta rekor kırıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada ekonomik başarıları ve piyasalardaki denetim politikalarını değerlendirdi. Erdoğan, geçtiğimiz yıl ekonominin yüzde 3,6 büyüyerek milli gelirin 1,6 trilyon dolara; kişi başı gelirin 18 bin 40 dolara ulaştığını belirtti. Dış ticaret hacminin 820 milyar dolara; mal ve hizmet ihracatının ise 396 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Erdoğan, ihracatta 400 milyar doları aşmayı hedeflediklerini ifade etti. Nisan ayında ihracatın önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek “aylık ikinci rekorunu” kırdığını dile getirdi. Erdoğan, Türkiye’nin 166 ülkeye ihracat yaptığını ve hizmetler ticaretinde dünyanın 6’ncı en fazla fazla veren ülkesi konumuna yükseldiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde konuşuyor: "Bölgemizdeki çatışmalara rağmen geçtiğimiz yıl ekonomimizi 3,6 oranında büyüterek, millî gelirimizi 1,6 trilyon dolara; kişi başı millî geliri 18 bin 40 dolara… pic.twitter.com/T1p4IPYmQ9 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 18, 2026 Savunma ve havacılık sektöründe geçen yıl 10 milyar doları aşan ihracat rakamlarına dikkat çeken Erdoğan, SAHA 2026 Fuarı’nda 182 anlaşma imzalandığını ve bu anlaşmaların 8 milyar dolarlık iş hacmine sahip olduğunu açıkladı. Turizm sektöründeki başarıya da değinen Cumhurbaşkanı, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırlandığını ve turizm gelirinin 65,2 milyar dolar olduğunu aktardı. Erdoğan ayrıca piyasadaki fırsatçılara karşı uyarıda bulunarak, “Girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı bahane ederek vatandaşın cebine el uzatanlara geçit yok. Ahilik geleneği dayanışma ve dürüstlük demektir; fırsatçılığa asla izin vermeyeceğiz” dedi. Ekonomi, ihracat ve piyasa denetimi alanında atılan adımları değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hem üretim hem de ihracat performansını güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı.

İstanbul’dan Dünyaya Güç Mesajı: SAHA EXPO 2026 Kapılarını Rekorlarla Kapatıyor Haber

İstanbul’dan Dünyaya Güç Mesajı: SAHA EXPO 2026 Kapılarını Rekorlarla Kapatıyor

Küresel Savunma Pazarında Türkiye Rüzgarı Türkiye'nin küresel savunma pazarındaki yükselen gücünü somut verilerle ortaya koyan fuara, 263’ü uluslararası olmak üzere toplam 1700’ün üzerinde firma katılım sağlıyor. 120’den fazla ülkeden gelen 140 resmi heyet ve 800’ü aşkın delegenin takip ettiği organizasyonda, tam 203 yeni ürün ilk kez dünya vitrinine çıkarılarak uluslararası kamuoyunun beğenisine sunuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Fuarımız Alanında Bir Markaya Dönüştü" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam eden SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nı ziyaret ederek katılımcılara hitap etti. Türkiye'nin savunma sanayiindeki yıldızlarının bu platformda buluşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Ülkemizin savunma, havacılık ve uzay sektörlerinin yıldızlarının bir araya geldiği SAHA 2026'nın bu anlamlı programında sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Himayelerimizde gerçekleştirilen ve alanında artık bir markaya dönüşen fuarımızın; savunma sektörümüz ve bütün katılımcı firmalarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyanın 120 ülkesinden 1700'den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın idrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, firmalarımızı ve sponsorlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum." Sektördeki 4500'ü aşkın firmanın koordinasyonunu sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığı'na ve tüm emektarlara şükranlarını sunan Erdoğan, "Mühendisinden yazılımcısına, işçisinden teknisyenine savunma sanayimizin tüm emektarlarına teşekkür ediyorum. Rabbim sizlerin başarılarını daim eylesin; bu gayretlerinizi hem ülkemiz hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın" dedi. "Tedarikçilikten Oyun Kuruculuğa" Fuar ziyareti kapsamında önemli değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin savunma sanayiinde artık "tedarikçi" konumundan "oyun kurucu" rolüne geçtiğini vurguladı. Güler, "Çelik Kubbe" ve İHA/SİHA teknolojilerinin küresel harp doktrinlerini yeniden yazdığını belirterek, Türkiye’nin müttefiklerine sadece silah değil, sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi sunduğunu ifade etti. Dışa Bağımlılık Tarih Oldu: Yüzde 80 Yerlilik Hedefi Aşıldı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savunma sanayiindeki teknolojik olgunluğun somutlaştığı fuarda, son 23 yılda yaşanan dönüşümü bir "devrim" olarak tanımladı. Başarının mimarı olarak siyasi kararlılığı ve ortak emeği işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Geçmişte yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan savunma sanayimizi, bugün yüzde 80’i aşan yerlilik oranına taşıdık. Bu tarihi başarı; Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi iradesi öncülüğünde, mühendislerimizin ve firmalarımızın omuz omuza vermesiyle gerçekleşmiştir. Türkiye, dünyanın savunma ihtiyacını yeni fark ettiği bu dönemde, çok daha önceden stratejik adımlar atarak yola erken çıkmanın avantajını küresel ölçekte kullanmaktadır." "İhracatta Yüzde 28'lik Artış: 10 Milyar Dolarlık Yeni İmza Hedefi" Ticaret Bakanı Ömer Bolat da ihracat verilerindeki artışa değinerek, "Geçen yıl 10 milyar doları aşan ihracatımız, bu yılın ilk 4 ayında yüzde 28 artışla 2,8 milyar doları geçti. Fuar süresince firmalarımızın 10 milyar doların üzerinde sözleşme imzalamasını bekliyoruz" dedi. Fırtına Obüsünden İHA İniş Takımlarına: Kritik Parçalar Artık Yerli Fuarın en stratejik açıklamalarından biri de SAHA İstanbul Malzeme ve Malzeme Şekillendirme Komitesi Başkanı ve Sima Alüminyum Genel Koordinatörü Celalettin Kırboz’dan geldi. Kırboz, savunma sanayiinde yerlileştirme sürecinin sadece dizaynla sınırlı kalmadığını, malzeme ve üretim yöntemlerinde "milli" bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Kırboz’un öne çıkan açıklamaları: Kritik Mühimmat Ham Maddesi: Fırtına obüsü mühimmatı için Türkiye’de özel bir hat kuruldu. Daha önce Rusya ve Uzak Doğu’dan ithal edilen ham maddeler artık yerli olarak üretiliyor.Zırhlı Araçlarda Fransa Bağımlılığına Son: Tekerlekli zırhlı araçlarda kullanılan ve Fransa’dan ithal edilen çelik porya yatakları, dövme alüminyum teknolojisiyle millileştirildi.İHA İniş Sistemleri: Bayraktar TB2 ile yeni nesil Kamikaze ve Sivrisinek projelerinin iniş sistemleri yerli alüminyum teknolojisiyle üretilmeye başlandı.Hurdadan Savunma Sanayiine: Kurulan altyapı sayesinde, gerektiğinde hurdaların bile geri dönüştürülerek yüksek teknolojili savunma parçasına dönüştürülebileceği bir geri dönüşüm ekosistemi oluşturuldu. SAHA EXPO 2026: Küresel Savunma Sanayiinin Buluşma Noktası Türkiye'nin savunma ve uzay teknolojilerindeki yükselen vizyonunu temsil eden SAHA EXPO 2026, küresel iş birliklerini şekillendirmeye devam ediyor. 30 binden fazla planlanan B2B görüşme ve güçlü yatırım ekosistemiyle organizasyon, sektörün geleceğinin inşa edildiği en önemli platform konumunda.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi

Nisan ayında tamamlanan Ege İhracatçı Birlikleri Genel Kurul Toplantıları sonrasında şekillenen Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nun ilk toplantısında; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcılıklarına, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Fatih Uysal ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan oy birliğiyle getirildiler. Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’ndaki diğer başkanlar Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun 2026-30 döneminde Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nda Ege Bölgesi ihracatının artması için mesai verecek diğer birlik başkanları olacak. Muhammet Öztürk EİB’de Koordinatör Başkan olan 10. isim Muhammet Öztürk, EİB tarihinde Halit Şarlak, Mustafa Özman, Şükrü Ünlütürk, Hasan Çelebioğlu, Mete Uğuz, Servet Eröcal, Mustafa Türkmenoğlu, Sabri Ünlütürk ve Jak Eskinazi’den sonra Koordinatör Başkan olma mutluluğu yaşayan 10. ihracatçı oldu. EİB’de 12 başkanın 8’i değişti Ege İhracatçı Birlikleri’nde Nisan ayında yapılan genel kurullarda 12 birlik başkanının 8’i değişmişti. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 1 Nisan 2026 tarihinde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurul Toplantısıyla başlayan genel kurul maratonu Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcılığı seçimleriyle tamamlanmış oldu. Öztürk; “18,5 milyar sendromuna son vermek istiyoruz” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatımız son 3 yıldır 18,5 milyar dolar bandında sıkıştı kaldı. Öncelikli hedefimiz bu kritik eşiği aşmak ve ihracatta 20 milyar doları geçmek olacak. Bu amaçla 2025 yılında Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 17’ye çıkardığımız fuarların sayısını daha da artırmak istiyoruz. Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleri, URGE ve TURQUALITY Projelerine ağırlık vereceğiz. Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle uyumlu hareket ederek Ege İhracatçı Birlikleri’nin her yıl iki haneli ihracat artışı yakalaması için gece-gündüz çalışacağız. Ege İhracatçı Birlikleri’nde temsil edilmeyen ancak ihracatı güçlü olan kimya, otomotiv, yenilenebilir enerji, iklimlendirme, elektrik-elektronik ve makine sektörlerimizin EİB çatısı altında temsili önceliklerimiz arasında olacak. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı adaylığımda bana destek veren 11 birlik başkanımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.” Uysal: “SKDM, Sürdürülebilirlik, İnovasyon, URGE ve AR-GE’ye odaklanacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Uysal: “Türkiye’de ihracatın başladığı İzmir’de, 12 ihracatçı birliğiyle en geniş ihracat kümelenmesini temsil ediyoruz. Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması, Sürdürülebilirlik, İnovasyan, URGE ve AR-GE başlıklarına odaklanacağız. “İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla hareket edeceğiz. Hannibal’ın dediği gibi; "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız" bu süreçle genç ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden birlik başkanlarımızın vizyonu bize rehberlik yapacak. Güzel bir ekip olduk, hedeflerimize ulaşacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.” Göksan; “Emek yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Turan Göksan; “Emek-yoğun sektörlerimiz son 3 yıldır ihracatta ve istihdamda ciddi kayıplar yaşadı. Emek-yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız. Nisan ayı enflasyon rakamları, nisan ayında 45,7’ye gerileyen İSO Türkiye İmalat PMI anketi yılın ikinci çeyreğine imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ediyor. Orta Doğu’daki savaş tedarikçilerde bir tedirginliğe yol açsa da Türkiye’nin güvenli tedarikçi olduğunu bir kez daha hatırlattı. İhracatçı sektörlerimizin kayıpların sona ermesi, ihracat ve istihdamda tekrar eski günlere dönmek için Ankara nezdinde girişimlerde bulunacağız. İhracatçı sektörlerimizin yaşadığı zorlukları verilerle ortaya koyacağız. Sektörlerimizi katma değerli üretim ve ihracata yönlendirmek, URGE Projeleri, e-ihracat, dijitalleşme, yapay zekâ yoğunlaşacağımız konular olacak.” MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi. 5 Mayıs 2026 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığına seçildi. EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Başkan Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti. Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı. Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR) ’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor. TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor. MEHMET FATİH UYSAL KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı M. Fatih Uysal, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden 1983 yılında mezun oldu. M. Fatih Uysal, profesyonel kariyerine 1982 yılında Norm Holding şirketlerinden Standart Cıvata’da Genel Müdür olarak başladı. 1995 yılında Norm Fasteners Cıvata’da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Uysal, 2013 yılında Norm Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atandı. Norm Holding’in sektörel çeşitlilik ve dikey entegrasyon yapılanmasına liderlik eden Uysal; bugün 3.800 çalışanı, 8 ülkede bulunan 23 şirketi, 22 üretim, 15 satış ve lojistik merkezi ile bağlantı elemanları, pazarlama ve ticaret, teknoloji, eklemeli imalat, kalıp ve talaşlı imalat, sac şekillendirme, kimya, makine ve otomasyon, sıcak dövme, tarım ve gıda alanlarında faaliyet gösteren Norm Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam ediyor. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna 2020 yılında giren M. Fatih Uysal, 21 Nisan 2026 tarihinde Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevine seçildi. Uysal; Türk Eğitim Vakfı’nda Yürütme Kurulu Üyesi, İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı’nda Mütevelli Heyet Üyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Meclis Üyesi ve TÜSİAD, TİM, TAİDER, KALDER, ESİAD, EGİAD, Salihlililer Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi. Evli ve iki çocuk babası olan M. Fatih Uysal İngilizce biliyor. TURAN GÖKSAN KİMDİR? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamladı. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başladı. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlendi. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı ve TİM delegesi oldu. 2018 ve 2022 yıllarında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevine seçilen Turan Göksan, 17 Nisan 2026 tarihinde Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı seçildi. 42 yaşındaki Turan Göksan, önümüzdeki 4 yıl EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak görev yapacak. Turan Göksan’ın TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunuyor. Turan Göksan evli ve üç çocuk babası. İngilizce biliyor.

TCK by Kıraç, SAHA EXPO 2026’da Gücünü ve Küresel Hedeflerini Sergiliyor Haber

TCK by Kıraç, SAHA EXPO 2026’da Gücünü ve Küresel Hedeflerini Sergiliyor

İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ve 120’den fazla ülkeden 1700’ün üzerinde katılımcıyı buluşturan fuarda TCK by Kıraç; yüksek mühendislik gerektiren yapısal çelik sistemleri, savunma sanayine yönelik özel üretim çözümleri ve ileri üretim kabiliyetlerini uluslararası platformda sergiliyor. Son dönemde gerçekleştirdiği büyük ölçekli yatırımlar ve artan üretim kapasitesiyle Avrupa, Körfez ve Amerika pazarlarında büyümesini hızlandıran şirket, fuar kapsamında global iş birliklerini genişletmeyi hedefliyor. “Artık Sadece Üretici Değil, Küresel Çözüm Ortağıyız” TCK by Kıraç Genel Müdürü Ali Osman Küçük, SAHA EXPO’nun şirket için yalnızca bir fuar değil, stratejik iş birliklerinin kurulduğu bir platform olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “SAHA EXPO, bizim için bir vitrin değil, küresel ölçekte iş geliştirme sahası. Bugün geldiğimiz noktada sadece ürün üreten değil, savunma ve altyapı projelerinde çözüm ortağı olan bir yapıya dönüştük. Ayrıca ekosistemimizdeki tedarikçilerimizle yüksek hassasiyet gerektiren CNC işleme, metal enjeksiyon ve elektronik kartların yer aldığı çözümlerimizi sektörün beğenisine sunuyoruz. Fuarda özellikle yapısal çelik sistemler, gözetleme kuleleri, özel üretim savunma çözümleri ve yüksek hassasiyetli metal parçalarımızla fark yaratıyoruz.” Şirket, fuar boyunca gerçekleştireceği B2B görüşmelerle ihracat ağını genişletmeyi ve uluslararası savunma tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Konya ihracatta yükselişini sürdürüyor Haber

Konya ihracatta yükselişini sürdürüyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan Nisan 2026 ihracat verileri, Konya’nın dış ticaretteki güçlü performansını ortaya koydu. Türkiye’nin Nisan ayı ihracatı 22,2 milyar dolar olurken, Konya 343,8 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı ve en çok ihracat yapan iller arasında 10. sırada yer aldı. Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,96, bir önceki aya göre ise yüzde 35,50 arttığını belirtti. Bu artışın, Konya iş dünyasının üretim kapasitesi ve dış pazarlardaki rekabet gücünü ortaya koyduğunu ifade etti. Yılın ilk dört ayına ilişkin verileri de değerlendiren Öztürk, 2025’in aynı döneminde 1 milyar 78 milyon dolar olan ihracatın, 2026’da yüzde 3,75 artarak 1 milyar 119 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Bu durumun küresel ekonomik belirsizliklere rağmen istikrarlı büyümeye işaret ettiğini vurguladı. Konya Ticaret Odası olarak ihracatı artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Öztürk, alternatif pazar stratejileri kapsamında yeni coğrafyalara açılmayı öncelik haline getirdiklerini ifade etti. Düzenlenen ticaret heyetleri ve B2B görüşmelerinin ihracat artışına önemli katkı sağladığını söyledi. Açıklamasında Konya’nın üretim ve ihracat odaklı büyüme hedefini sürdüreceğini belirten Öztürk, “Katma değerli üretimi artırarak ve yeni pazarlara açılarak daha yüksek ihracat seviyelerine ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi.

Müslüman çoğunluklu ülkelerin ekonomik büyüklük sıralaması değişti. Türkiye kaçıncı sırada? Haber

Müslüman çoğunluklu ülkelerin ekonomik büyüklük sıralaması değişti. Türkiye kaçıncı sırada?

IMF, nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporuna ilişkin veri haritasında, ülkelerin nominal GSYH'lerine dair güncel projeksiyonlara yer verdi. Buna göre Türkiye'de GSYH'nin bu yıl 1,64 trilyon dolar seviyesine yükseleceği tahmin edildi. Söz konusu projeksiyonda, Türkiye'nin ekonomik büyüklüğünün nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında zirvede yer alması dikkati çekti. Uzun süredir bu alanda sürdürdüğü liderliğini IMF'nin 2025 yılı tahminlerine göre Türkiye'ye kaptıran Endonezya'nın GSYH'sinin bu sene 1,54 trilyon dolar olacağı öngörüldü. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük sıralamasında Türkiye ve Endonezya'nın ardından gelen Suudi Arabistan'ın 2026'da 1,39 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin edildi. Yalnızca 3 ekonomi trilyon dolar bandını aştı Bu gruptaki trilyon dolarlık ekonomiye sahip olan ülkeler Türkiye, Endonezya ve Suudi Arabistan ile sınırlı kaldı. Listenin devamında, yaklaşık 622 milyar dolarlık hacmiyle Birleşik Arap Emirlikleri, 516 milyar dolarla Malezya ve yaklaşık 511 milyar dolarla Bangladeş yer aldı. Kuzey Afrika'nın en büyük ekonomilerinden Mısır'ın GSYH'sinin 2026'da yaklaşık 430 milyar dolara çıkacağı tahmin edildi. IMF'nin güncel projeksiyonunda Pakistan'a ilişkin 2026 GSYH tahmini yer almazken ülkenin geçen yıl 408 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştığı öngörüldü. "Çeşitlendirilmiş ekonomi büyümeyi sürdürülebilir kılıyor" Analistler, Türkiye'nin GSYH verisindeki öngörülen sıçramada, imalat sanayisindeki genişleme, turizmdeki toparlanma, ihracat artışları ve dolar kuru etkilerinin ana unsurlar olarak öne çıktığını belirtti. Bu unsurların bir araya gelmesinin Türkiye'nin nominal GSYH'sini nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin önüne geçirdiğine işaret eden analistler, nüfus avantajı ve doğal kaynak zenginliğine rağmen Endonezya'nın bazı sektörlerdeki yavaşlama ve küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalardan etkilendiğini ifade etti. Analistler, bu ülke grubundaki diğer büyük ekonomilerin daha çok ham madde ve enerji ihracatına dayalı bir yapı sergilediğini vurgulayarak, Türkiye'nin sanayi ve hizmet ile çeşitlendirilmiş ekonomik yapısının büyüme ivmesini sürdürülebilir kıldığını kaydetti. IMF, ocak ayındaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 4,2 büyüyeceğini öngörmüştü. Nisan ayında ise yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının ekonomik faaliyeti olumsuz etkileyeceğini belirten IMF, Türkiye için 2026 reel büyüme tahminini yüzde 3,4'e revize etmişti. IMF'nin güncel projeksiyonlarına göre nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük (milyar dolar) sıralaması şöyle: Ülke GSYH Türkiye 1.640 Endonezya 1.539 Suudi Arabistan 1.389 Birleşik Arap Emirlikleri 622 Malezya 516 Bangladeş 511 Mısır 430 Pakistan 408 Kazakistan 360 Cezayir 317 İran 300 Irak 265 Katar 217 Fas 194 Özbekistan 182 Kuveyt 173 Umman 117

Hürmüz Boğazı krizi Türkiye'ye yakın kaynak kullanımını hızlandırıyor Haber

Hürmüz Boğazı krizi Türkiye'ye yakın kaynak kullanımını hızlandırıyor

Batı Asya'daki çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'nın kapanması, dünyanın en kritik deniz yollarından birini felç etti. Kızıldeniz'deki istikrarsızlıkla birleşince, iki büyük geçiş noktası aynı anda devre dışı kaldı. Asya–Avrupa hattındaki konteyner navlun ücretleri yüzde 70 ila 160'ın üzerinde artarken, transit süreleri 10 ila 18 gün uzadı ve sefer güvenilirliği yüzde 60'ın altına geriledi. Bu deniz yollarına bağımlı olan Güney Asya ve Körfez ülkelerindeki üreticiler için tablo giderek ağırlaşıyor. Bangladeş'in hazır giyim ihracatı yedi aydır üst üste düşüş gösterirken, bölgedeki nakliye maliyetleri yüzde 140'ın üzerine çıktı. Buna karşılık Avrupalı alıcılar, kendilerine daha yakın ve güvenilir alternatifleri aktif biçimde araştırıyor. TÜRKİYE YAKIN KAYNAK ALTERNATİFİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR Kızıldeniz'deki kriz, küresel tedarik anlayışında köklü bir dönüşümü tetikledi. 2024'ün başlarında Avrupa'nın Asya'dan ithal ettiği hazır giyim ürünlerinin yaklaşık yüzde 75'i, gemilerin Afrika'nın çevresinden geçen daha uzun ve maliyetli rotalara yönelmesi nedeniyle aksadı. Bu durum, Avrupalı alıcıları tedarikçilerini daha yakın coğrafyalarda aramaya yönlendirdi ve Türk ürünlerine olan talepte yüzde 50'nin üzerinde artış yaşandı. Türkiye bu noktada güçlü bir alternatif sunuyor. Ürünler, Avrupa'daki dağıtım merkezlerine karayoluyla yalnızca üç ila beş gün içinde ulaşabiliyor ve böylece kritik deniz geçiş noktalarına bağımlılık ortadan kalkıyor. Avrupa Birliği ile yürürlükte olan Gümrük Birliği sayesinde sanayi ürünleri gümrüksüz erişim avantajına sahip. 2025 yılında 273 milyar dolarlık rekor ihracat gerçekleştiren Türkiye, yön değiştiren talebi karşılayabilecek kapasiteye fazlasıyla sahip. 26 milyar doları aşan ihracat hacmiyle tekstil ve hazır giyim sektörü bu dönüşümden en fazla fayda sağlayan alanların başında geliyor. Mart 2026'da düzenlenen Texhibition İstanbul fuarında Avrupalı alıcılar, yakın kaynak avantajını ve nakliye belirsizliğini Türk üreticilerle iş birliklerini genişletmenin başlıca gerekçeleri olarak vurguladı. H&M ve Inditex gibi küresel markalar da uzun rotalardaki riskler nedeniyle Türkiye'den yaptıkları tedariki artırmış durumda. İHRACAT FAKTORİNGİ BÜYÜMEYİ NASIL DESTEKLER? Artan ihracat hacmi, beraberinde daha yüksek işletme sermayesi ihtiyacını getirir. Avrupalı alıcıların talep ettiği uzun vadeli ödeme koşulları, üretimini büyütmek isteyen firmalar üzerinde ciddi bir finansman baskısı oluşturur. İhracat faktoringi bu noktada kritik bir çözüm sunar: ihracatçılar, sevkiyatın ardından 48 saat içinde faturalarını nakde çevirerek likidite sağlar ve bunu bilançolarına ek borç yükü getirmeden gerçekleştirir. Tradewind Faktoring A.Ş., Türkiye'de güçlü bir yerel ekip ile faaliyet göstermekte ve 14'ten fazla ülkede 25 yılı aşkın deneyime sahip küresel Tradewind ağının bir parçası olarak hizmet vermektedir. Geri dönülemez (non-recourse) modeli sayesinde ihracatçılar, alıcı ödeme riskine karşı da korunur. YAKIN KAYNAK EĞİLİMİ KALICI MI? Türkiye, en düşük maliyetli tedarik seçeneği olmayabilir. Ancak art arda yaşanan lojistik krizler, alıcıların toplam maliyet yaklaşımını yeniden şekillendiriyor. Artan navlun ücretleri işçilik maliyeti avantajını azaltırken, teslimat gecikmeleri perakende sezonlarını riske atıyor. Bu nedenle coğrafi yakınlık, giderek daha kritik bir rekabet unsuru haline geliyor. Türk ihracatçıları için bu dönüm noktası, mevcut fırsatları kalıcı ve stratejik iş ortaklıklarına dönüştürmek adına önemli bir fırsat sunuyor. TRADEWİND FAKTORİNG A.Ş. HAKKINDA Tradewind Faktoring A.Ş., küresel Tradewind Finance grubunun Türkiye'deki iştirakidir ve genel merkezi İstanbul Maslak'ta bulunmaktadır. 2019 yılından bu yana BDDK lisansıyla faaliyet gösteren şirket; finansman, uluslararası kredi risk sigortası ve alacak yönetimini tek çatı altında sunan bütüncül bir ihracat faktoringi çözümü sağlar. Ticaret finansmanı alanında uzman yerel ekibi ve 14'ten fazla ülkeye yayılan küresel ağı sayesinde Tradewind Faktoring A.Ş., Türk ihracatçılarının işletme sermayesini güçlendirmesine, alıcı riskini azaltmasına ve uluslararası satışlarını güvenle büyütmesine destek olur. TRADEWİND FİNANCE HAKKINDA Tradewind Finance, genel merkezi Almanya'da bulunan ve 14'ten fazla ülkede yerel ekiplerle hizmet veren küresel bir ticaret finansmanı sağlayıcısıdır. İhracatçı ve ithalatçıların nakit akışını hızlandırmalarına, alıcı riskini azaltmalarına ve uluslararası ticaretlerini büyütmelerine; ihracat faktoringi, tedarik zinciri finansmanı ve kredi koruması gibi özel çözümlerle destek veriyoruz. İletişim: tradewindfaktoring.com.tr | tradewindfinance.com Video: https://youtu.be/bTXpyarshaA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.