Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hürmüzgan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hürmüzgan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüzgan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi Haber

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi

İran ile ABD arasında 8 Nisan’dan bu yana Pakistan arabuluculuğunda yürütülen ateşkessüreci, son 48 saatte yaşanan askeri hareketlilik nedeniyle kopma noktasına geldi. Tahran yönetimi, dün gece Hürmüzgan eyaletindeki füze depoları ve mayın gemilerinin hedefalınmasını "ateşkesin ağır ihlali" olarak nitelendirdi. Askeri hareketlilik: İHA düşürüldü, F-35’e ateş açıldı İran Devrim Muhafızları Ordusu, hava sahasını ihlal eden bir ABD insansız hava aracını (İHA)düşürdüklerini ve bir F-35 savaş uçağına ateş açtıklarını duyurdu. Öte yandan Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında birtankerde patlama yaşandığını ancak gemi ve mürettebatın güvende olduğunu rapor etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, saldırıları doğrulayarak, "ABDkuvvetleri, İran tehditlerine karşı güçlerimizi korumak amacıyla Güney İran’da meşru müdafaasaldırıları düzenlemiştir" açıklamasında bulundu. Mücteba Hamaney’den bölge ülkelerine uyarı İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Kurban Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda bölgeülkelerine sert uyarılarda bulundu. Hamaney, komşu ülkelerin Washington’un askeri üslerine ev sahipliği yapmaktan vazgeçmesigerektiğini belirterek, "ABD’nin artık bu bölgede güvenli bir sığınağı kalmamıştır ve her geçengün eski nüfuzundan uzaklaşmaktadır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı da Hürmüzgan bölgesindeki saldırılara sessiz kalmayacaklarını ve "ABDterör ordusunun" bu saldırılarının yanıtsız bırakılmayacağını vurguladı. Katar’da diplomatik trafik: 24 milyar dolarlık pazarlık Gerilim tırmanırken, diplomatik çözüm arayışları Katar’ın başkenti Doha’da sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının uluslararası hukuka aykırıve kabul edilemez olduğunu yinelerken, "Katar’da görüşmeler devam ediyor. Sonucaulaşacağımıza inanıyorum ancak bu birkaç gün sürebilir" diyerek diplomasi kapısını açıkbıraktı. İran tarafı ise ateşkesin kalıcı hale gelmesi için dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığınınserbest bırakılmasını şart koşuyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçı ve AbdülnasırHemmati ile birlikte 25 Mayıs’ta bu konuyu müzakere etmek üzere Katar’daydı. Anlaşma uyarınca Tahran, ilk aşamada 12 milyar doların derhal serbest bırakılmasını talepediyor. İsrail ve Lübnan faktörü Müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri de İsrail’in Lübnan’daki tutumu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "Hizbullah’ı ezme" konusundaki kararlılığınıyinelemesi, Tahran’ın tepkisine neden oluyor. İran, varılacak herhangi bir barış anlaşmasının Lübnan’daki saldırıların durdurulmasını dakapsaması gerektiğinde ısrar ediyor.

İran basını: İran silahlı kuvvetleriyle düşman unsurları arasında karşılıklı ateş açıldı Haber

İran basını: İran silahlı kuvvetleriyle düşman unsurları arasında karşılıklı ateş açıldı

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, Keşm Adası’nda İran Silahlı Kuvvetleri ile “düşman unsurları” arasında karşılıklı ateş açıldı. Karşılıklı ateş açılmasında Keşm Adası'ndaki “Behmen İskelesi”nin bazı ticari bölümleri hedef alındı. Karşılıklı ateşin çatışma mı yoksa "düşman unsurların" hava saldırısı ve bu saldırıya İran hava savunma sistemlerinin yanıt vermesi mi olduğuna dair ise detay verilmedi. İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Behmen İskelesi'ne yönelik saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) rolü olabileceğini iddia etti. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, İsrailli kaynaklar İran’da yaşananlarla ilgileri olmadığını ileri sürdü. Öte yandan İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ilçesinde de patlama seslerinin duyulduğu ancak bu seslerin Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nin gemi geçişleriyle ilgili uyarı atışlarından kaynaklandığı ifade edildi. Ayrıca Tesnim Haber Ajansı, Bender Abbas'a yönelik de insansız hava aracı (İHA) saldırısı gerçekleştirildiğini duyurdu. Tesnim, söz konusu iki İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini belirtti. Patlama sesleri İran basını ülkenin güneyindeki Bender Abbas kenti ve Keşm Adası'nda patlama seslerinin geldiğini bildirmişti. Bazı kaynaklar, bu seslerin bir kısmının Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından bazı gemilere Hürmüz Boğazı’ndan izinsiz geçiş konusunda yapılan uyarı operasyonlarıyla ilgili olduğunu açıklamıştı. ABD’nin tanker saldırısı sonrası Keşm ve Bender Abbas’ta çatışma çıktı İran’ın güneyindeki stratejik öneme sahip Keşm Adası ve Bender Abbas kentinde şiddetli patlama sesleri ve çatışmalar yaşandığı bildirildi. İran devlet televizyonuna konuşan kaynaklar, gerilimin ABD ordusunun bir İran tankerine yönelik saldırısının ardından başladığını öne sürdü. İranlı yetkililer yaşananların ardından “sert karşılık” mesajı verirken, İsrail tarafı saldırılarla ilgilerinin olmadığını savundu. İran basını ise saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) rolü olabileceğini ileri sürdü. ABD basınına konuşan Amerikalı yetkililer ise saldırının ABD tarafından düzenlendiğini doğruladı ancak bunun ateşkesin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtti. İran ordusu, ABD’nin ateşkesi ihlal ederek İran’a ait bir petrol tankerini hedef aldığını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump ise Hürmüz Boğazı’ndan geçen üç Amerikan muhribinin saldırıya uğradığını ancak görevlerini hasarsız tamamladığını söyledi. Trump, İran’a ait saldırı unsurlarının imha edildiğini belirterek, “Anlaşmalarını hemen imzalamazlarsa gelecekte onları çok daha sert ve çok daha şiddetli şekilde alt edeceğiz” ifadelerini kullandı. “ABD saldırısına füzelerle karşılık verildi” İran devlet televizyonuna konuşan ve ismi açıklanmayan bir kaynak, bölgedeki çatışmaların ABD ordusunun İran’a ait bir tankere saldırı düzenlemesiyle başladığını iddia etti. Kaynak, Hürmüz Boğazı’nda bulunan “düşman birliklerinin” İran füzeleriyle hedef alındığını ve zarar gören unsurların bölgeden çekilmek zorunda kaldığını öne sürdü. İddialar henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı. Keşm’de çatışma, Bender Abbas’ta İHA saldırısı İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası’nda İran Silahlı Kuvvetleri ile “düşman unsurları” arasında karşılıklı ateş açıldığını duyurdu. Çatışmalar sırasında adadaki Behmen İskelesi’nin bazı ticari bölümlerinin hedef alındığı bildirildi. Olayın karadan mı yoksa hava saldırısı sonucu mu meydana geldiğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. Tesnim Haber Ajansı ise Bender Abbas kentine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendiğini, iki İHA’nın İran hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü aktardı. Aynı saatlerde Sirik ilçesinde duyulan patlama seslerinin ise Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı’ndan izinsiz geçiş yaptığı belirtilen gemilere yönelik uyarı atışlarından kaynaklandığı ifade edildi. ABD basını: Ateşkes sona ermiş değil Fox News Ulusal Güvenlik Muhabiri Jennifer Griffin’e konuşan ABD’li yetkililer, saldırının ABD tarafından düzenlendiğini ancak bunun savaşın yeniden başladığı ya da ateşkesin sona erdiği anlamına gelmediğini söyledi. Saldırıların, Washington yönetiminin İran’a sunduğu yeni bir teklif için Tahran’dan yanıt beklediği bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti. ABD basını da operasyonun Amerikan güçleri tarafından düzenlendiğini yazdı. İsrail reddetti, İran basını BAE’yi işaret etti Bölgede tansiyon yükselirken gözler saldırıların arkasındaki aktörlere çevrildi. İsrail basınında yer alan haberlerde, İsrailli kaynakların İran’ın güneyindeki saldırılarla bağlantılarının bulunmadığını öne sürdüğü belirtildi. İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise Behmen İskelesi’ne yönelik saldırılarda BAE’nin rolü olabileceğini iddia etti. İran’dan “daha sert karşılık” mesajı İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı İbrahim Azizi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada saldırılara tepki gösterdi. Azizi, “Tekrarlanan hatalar farklı bir karşılık doğurmaz; sadece cevabı daha sert ve yıkıcı hâle getirir” ifadelerini kullandı. İran ordusu: ABD ateşkesi ihlal etti İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaşı yöneten birimi olan Hatemül Enbiya Merkez Karargâhı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD ordusunun ateşkesi ihlal ederek İran kıyı sularında seyreden bir petrol tankerini hedef aldığını söyledi. Tesnim Haber Ajansı’nın yayımladığı açıklamada, “ABD ordusu ateşkesi ihlal ederek İran kıyı sularında Cask bölgesinden Hürmüz Boğazı yönüne ilerleyen İran’a ait bir petrol tankerini hedef aldı” denildi. Zülfikari ayrıca ABD’nin, BAE’nin Füceyre açıklarında Hürmüz Boğazı’na giriş yapan başka bir gemiye daha saldırı düzenlediğini savundu. CENTCOM: İran gemisine el konuldu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise Umman Körfezi’nde “ablukayı ihlal etmeye çalıştığı” iddia edilen İran bayraklı yüksüz bir gemiye müdahale edildiğini ve gemiye el konulduğunu açıkladı. Açıklamada, ABD güçlerinin müdahale öncesinde gemiye çok sayıda uyarıda bulunduğu ancak uyarıların dikkate alınmaması üzerine operasyon düzenlendiği belirtildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi : İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır şekilde ödeteceğiz Haber

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi : İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır şekilde ödeteceğiz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’daki sanayi tesislerine yönelik saldırılarının ardından açıklamada bulundu. Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail, İran’ın en büyük iki çelik fabrikası, bir elektrik santrali ve sivil nükleer tesisler de dahil olmak üzere çeşitli altyapı hedeflerini vurdu. İsrail, bu saldırıyı ABD ile koordinasyon içinde gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Söz konusu saldırı, ABD Başkanı’nın diplomasi için tanıdığı uzatılmış süreyle çelişiyor. İran, İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır bir şekilde ödetecek" ifadelerini kullandı. Trump dün saldırıların 10 gün ertelendiğini söylemişti ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırılara ara verilen süreyi uzattığını belirtmişti. Trump, "İran hükümetinin talebi üzerine enerji tesislerine yönelik saldırıları 10 gün daha erteledim" ifadelerini kullanarak, saldırıların 6 Nisan’da yeniden başlayacağını açıklamıştı. İran ile görüşmelere değinen Trump, "Görüşmeler devam ediyor ve yalan haber medyası ile diğer kaynakların bunun aksini iddia eden yanlış açıklamalarına rağmen görüşmeler oldukça iyi bir şekilde ilerliyor" demişti. Trump, İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları daha önce 22 Mart’ta 2 gün, 23 Mart’ta ise 5 gün süreyle ertelemişti. İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur" Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'nin 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, "İran, ABD ve İsrail tarafından kendisine dayatılan yasa dışı bir savaşın ortasındadır. Bu saldırgan savaşın hiçbir meşruiyeti yoktur ve son derece acımasızdır. Bu saldırıyı İran ile ABD'nin nükleer programa ilişkin iddia edilen endişeleri çözmek amacıyla yürüttüğü diplomatik süreç devam ederken başlattılar ve 9 ay içinde 2'nci kez müzakere masasını bozarak diplomasiye ihanet ettiler" dedi. "175'ten fazla öğrenci ve öğretmen acımasız bir şekilde katledildi" Arakçi, söz konusu saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu belirterek, "Bu saldırının en çarpıcı ve en ağır örneklerinden biri, Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na yönelik gerçekleştirilen planlı ve aşamalı saldırıdır. Bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen tamamen kasıtlı ve acımasız bir şekilde katledildi. Bu vahşi saldırı aslında çok daha büyük bir buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Zira yüzeyin altında, insan hakları ve insancıl hukukun en ağır ihlallerinin normalleştirildiği ve tam bir cezasızlık ortamında çok daha vahim suçların işlendiği bir tablo gizlidir" ifadelerini kullandı. "İlkokul saldırısı ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir" Arakçi, "ABD'li ve İsrailli saldırganların kendi iddialarına göre en gelişmiş teknolojiye ve en hassas askeri ile veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde bu okulun hedef alınması bir savaş suçu ile insanlığa karşı suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir. Sessizlik ve kayıtsızlıkla da karşılanamaz. Bu okula yönelik saldırı sıradan bir olay ve hesap hatası değildir. ABD'nin bu suçu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları ise sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Doğası gereği sivil olan masum insanların eğitim gördüğü bir yere yönelik bu tür acımasız bir saldırıyı kınamak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir zorunluluktur. Vicdanımız, her türlü mahkemeden daha derin bir şekilde bizi yargılayacaktır" şeklinde konuştu. "Saldırganların niyeti soykırımdır" Arakçi, son 27 günde İran genelinde 600'den fazla okulun yıkıldığını veya hasar gördüğünü, binden fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını belirterek, "Uluslararası insan hakları saldırganlar tarafından geniş çapta, sistematik ve benzeri görülmemiş bir şekilde ihlal edilmiştir. Hiçbir merhamet ve mühlet yoktur şeklinde kibirli söylemler kullanan ve İran'ı hayati altyapıları hedef almakla tehdit eden saldırganlar, savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir şekilde riayet etmeksizin sivilleri ve sivil altyapıları hedef almaktadır. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç gibi tanımlar, işlenen felaketlerin büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalmaktadır. Saldırganların hedef alma biçimi ve kullandıkları söylemler ise niyetlerinin soykırım olduğuna dair neredeyse hiçbir şüphe bırakmamaktadır" dedi. Uluslararası topluma "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" çağrısı Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "ABD ve İsrail'in İran halkına karşı yürüttüğü bu haksız ve keyfi savaş, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer bölgelerdeki hukuk ihlalleri ve suçlara karşı gösterilen sessizliğin doğrudan sonucudur. Adaletsizlik karşısındaki kayıtsızlık ve sessizlik, hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez, aksine daha fazla güvensizlik ve daha geniş ihlallere yol açar. Birleşmiş Milletler ve temsil ettiği temel değerler ile insan hakları sistemi ciddi bir tehdit altındadır. Hepiniz saldırganları açıkça kınamalı ve devletler topluluğunun ile insanlığın ortak vicdanının, İran halkına karşı işlenen korkunç suçlar nedeniyle onları sorumlu tuttuğunu göstermelisiniz. İran hiçbir zaman savaş arayışında olmamıştır. Ancak buna rağmen hiçbir sınır tanımayan saldırganlara karşı kendini savunma konusunda tam ve sarsılmaz bir irade göstermektedir ve bu savunma gerektiği sürece devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu'ndan Minab saldırısı için uluslararası soruşturma çağrısı Haber

Davutoğlu'ndan Minab saldırısı için uluslararası soruşturma çağrısı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile uluslararası hukuk profesörü ve Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörlüğü görevinde bulunmuş Richard Falk, Küresel Vicdan Girişimi kapsamında uluslararası bir çağrı başlattı. Davutoğlu, girişimi milletvekilleri ve genel başkan yardımcılarıyla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Hazırlanan dilekçede, ABD ve İsrail’in saldırıları sonucunda İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bir okulun hedef alındığı ve 165 kız öğrencinin hayatını kaybettiği olayın uluslararası hukuk açısından doğurduğu ihlallere dikkat çekildi. Metinde, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail tarafından İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen askeri saldırının Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan güç kullanma yasağını ihlal ettiği vurgulandı. Ayrıca Minab’daki “Şecere-i Tayyibe” ilkokulunun füze saldırısıyla hedef alındığı, saldırı sırasında sınıflarda öğrencilerin bulunduğu ve okul binasının tamamen yıkıldığı ifade edildi. Küresel Vicdan Girişimi tarafından hazırlanan dilekçede, Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri başta olmak üzere yetkili uluslararası kurumlar saldırıyla ilgili bağımsız ve etkin bir soruşturma başlatmaya davet edildi. Ayrıca evrensel yargı yetkisini tanıyan ülkelerin savcılık ve mahkemelerine de sorumlular hakkında hukuki süreç başlatma çağrısı yapıldı. Davutoğlu ve Falk’un öncülüğünde hazırlanan dilekçe, farklı ülkelerden siyaset, uluslararası ilişkiler ve hukuk alanında çok sayıda isim tarafından imzalandı. Girişimde, bir ilkokula yönelik ölümcül saldırının uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinin açık ihlali olduğu vurgulanarak gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların yargılanması ve mağdurların adalete erişiminin sağlanması için uluslararası toplumun acilen harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.