Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hürmüz Boğazı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran açıklaması: “Ara seçimlerden önce saldırmayacağız” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Ara seçimlerden önce saldırmayacağız”

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la verimli görüşmeler yürüttüklerini belirterek 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerden önce Tahran’a saldırı düzenlemeyeceklerini söyledi. Trump, İran’ın ekonomik ve askeri açıdan zor durumda olduğunu öne sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’la yürütülen görüşmelere ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tahran’la yapılan görüşmelerin verimli geçtiğini ifade eden Trump, İran’ın hem ekonomik hem de askeri açıdan “çok kötü bir durumda” olduğunu savundu. Hürmüz Boğazı’ndaki petrol trafiğine dikkat çekti Hürmüz Boğazı’ndan günlük milyonlarca varil petrol geçtiğini belirten Trump, bölgedeki enerji trafiğine de dikkat çekti. ABD Başkanı, açıklamasında İran’a yönelik olası bir saldırının zamanlamasına ilişkin de mesaj verdi. Trump, 3 Kasım’da ABD’de gerçekleştirilecek ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “3 Kasım'da ABD'de yapılacak ara seçimlerden önce hiçbir zaman İran'a saldırmayacağız.” Trump’ın açıklaması, Washington ile Tahran arasındaki görüşmeler ve bölgedeki gerilim açısından dikkat çekti. Görüşmelerin içeriğine ve olası diplomatik adımlara ilişkin ayrıntılar ise paylaşılan açıklamada yer almadı.

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum”

ABD Başkanı Donald Trump, TIME dergisine verdiği röportajda İran savaşı, Hürmüz Boğazı, İsrail, Gazze, Venezuela ve Suudi Arabistan’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’la “gerçek bir anlaşma” istediklerini söyleyen Trump, çatışmanın başlangıcında öngördüğü süreden daha uzun sürmesine rağmen operasyonları durdurmak yerine “daha ileri gitmeye karar verdiğini” ifade etti. Trump: “Daha ileri gitmeye karar verdim” Trump, 28 Eylül’de Beyaz Saray’da TIME dergisine verdiği röportajda, şubat ayında başlayan İran savaşının 7’nci ayına girmesine ilişkin soruyu yanıtladı. Trump, savaşın başlangıcında operasyonların 6 ila 8 hafta süreceğini söylediğini hatırlatarak, İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıların ardından operasyonları sonlandırabileceğini ancak bunu tercih etmediğini belirtti. Trump, İran ile “gerçek bir anlaşma” yapmak istediklerini belirterek, İran’ın nükleer kapasitesinin yeniden ortaya çıkmasını istemediğini söyledi. ABD Başkanı, İran’daki operasyonların sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerinde ise ülkenin nükleer kapasitesinin, donanmasının ve hava kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia etti. Trump ayrıca İran’a ait 159 geminin imha edildiğini söyledi. Bu rakam ve askeri kayıplara ilişkin ifadeler Trump’ın kendi açıklamaları olarak aktarılıyor. “Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına aldık” Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılabileceği yönündeki tehdidin savaş öncesinde gündemde olup olmadığı sorulan Trump, böyle bir ihtimalin her zaman bulunduğunu söyledi. Trump, İran’ın boğazı kapatma tehdidine karşı kendilerinin de askeri müdahale uyarısında bulunduğunu ve sonrasında boğaz üzerinde kontrol sağladıklarını savundu. İran’ın son ateşkes önerisini reddettiğini de belirten Trump, teklifin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içermesine rağmen kendisi açısından yeterli olmadığını ifade etti. İran’ın önerisi, yedi günlük ateşkes ve boğazın yeniden ticari gemilere açılmasını öngörüyordu. “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” İran’ı “yok edebileceğini” daha önce söylediğinin hatırlatılması üzerine Trump, bunun mümkün olduğunu ifade etti. Trump, İran’ın yok edilmesinin nasıl barış getireceği sorusuna ise, “İran’ı yok ederek dünyada barış tesis ettik. İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” şeklinde yanıt verdi. İran’daki sivil kayıplara ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, İran yönetiminin protestoculara yönelik müdahalelerinde on binlerce kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump’ın verdiği can kaybı rakamları bağımsız bir doğrulama olarak değil, ABD Başkanı’nın röportajdaki beyanı olarak aktarılıyor. “Bombardımanı artırmam mümkün” Trump, ABD’de yapılacak ara seçimlerin ardından İran’a yönelik bombardımanın artırılabileceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine bunun mümkün olduğunu söyledi. ABD Başkanı’nın İran’a yönelik açıklamaları, çatışmanın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi. İran tarafı da savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlıklı olduğunu belirtirken, diplomasiye açık olduğunu açıklamıştı. Venezuela’da seçim için “henüz erken” Trump, Venezuela konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile iyi ilişkileri olduğunu söyleyen Trump, ülkede petrol üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalardan söz etti. Venezuela’da seçim yapılmasını isteyip istemedikleri sorusuna ise Trump, seçimlerin yapılması gerektiğini ancak mevcut koşullarda bunun için “henüz erken” olduğunu söyledi. Gazze ve Hamas açıklaması Gazze’de oluşturulması planlanan “Barış Kurulu” ve Hamas’ın silah bırakması konusunda ne yapılacağı sorulan Trump, bu konuda gerekli kararı daha sonra vereceğini söyledi. Trump, bölgedeki gelişmeler konusunda nihai kararların ABD yönetimi tarafından değerlendirileceğini ifade etti. Netanyahu’ya ilişkin iddialara yanıt İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim 2023 saldırısından önce olası bir saldırı konusunda uyarıldığı yönündeki iddialar da Trump’a soruldu. Trump, söz konusu iddiayı ilk kez duyduğunu belirterek Netanyahu’nun böyle bir saldırıyı önceden bilmesi halinde gerekli önlemleri alacağını düşündüğünü söyledi. İsrail'de Netanyahu'nun yeniden seçilmesini isteyip istemediği sorusuna ise Trump, artık siyasete karışmadığını söyledi. Netanyahu karşısındaki muhtemel rakiplerden eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot hakkında ise “kötü şeyler duymadım” değerlendirmesinde bulundu. Trump ayrıca Netanyahu’yu hafife almamak gerektiğini ifade etti. “Suudi Arabistan’ı koruyorum” ABD-Suudi Arabistan ilişkilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, ilişkilerin iyi olduğunu söyledi. Trump, Suudi Arabistan için çok şey yaptığını ve ülkeyi koruduğunu belirterek, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile ilişkilerinin de iyi olduğunu ifade etti. ABD Başkanı, Suudi Arabistan ve İsrail’in kendi başkanlığı döneminde korunmasına ilişkin güçlü ifadeler kullanırken, bölgedeki güvenlik politikalarının Washington açısından önemini vurguladı.

Pezeşkiyan’dan ABD ile müzakereler için mesaj: ‘Amerikan tarafına güvenimiz yok’ Haber

Pezeşkiyan’dan ABD ile müzakereler için mesaj: ‘Amerikan tarafına güvenimiz yok’

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin Tahran’ın Washington yönetimine güvenmediğini söyledi. Katar basınına konuşan Pezeşkiyan, iki ülke arasındaki görüşmelerin haziran ayında varılan mutabakat zaptı temelinde yürütüldüğünü belirterek, Katar ve Pakistan’ın İran’ın mesajlarını ABD’ye ilettiğini ifade etti. “Hangi temelde anlaşma yapılabileceğini bilmiyoruz” Pezeşkiyan, ABD ile müzakereler konusunda İran’ın yaklaşımını değerlendirirken, “Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz” ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı, Katar ve Pakistan’ın arabulucu olarak Tahran’ın mesajlarını Washington’a aktardığını belirtti. Görüşmelerin ise haziran ayında iki taraf arasında imzalanan mutabakat zaptına dayandığını kaydetti. Mekke Savunma Anlaşması yorumu Pezeşkiyan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Anlaşmanın Müslüman ülkelerin birleşmesi açısından olumlu bir adım olabileceğini belirten Pezeşkiyan, ülkelerin çatışmak yerine bir araya gelmesine ve İslami birlik arayışına katkı sağlayabileceğini söyledi. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmanın ardından üç ülke, ağustos ayındaki ortak açıklamada mekanizmanın kurumsallaştırılması ve bölgesel güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi yönünde adımlar atılacağını bildirmişti. Hürmüz Boğazı için müzakere mesajı Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güzergahlarının İran'a karşı kapatıldığını savundu. Savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi halinde boğazın ticari gemilere yeniden açılabileceğini ifade etti. İran yönetimi son dönemde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, ABD ile yürütülen diplomatik sürecin koşulları arasında değerlendiriyor. Reuters da 22 Eylül'de İranlı üst düzey bir yetkilinin, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması halinde boğazın bir hafta içinde yeniden açılabileceğini söylediğini aktarmıştı.

İran’dan Hürmüz Boğazı için 7 günlük teklif: ABD’ye şartlı açılış mesajı Haber

İran’dan Hürmüz Boğazı için 7 günlük teklif: ABD’ye şartlı açılış mesajı

Arakçi, açıklamasını New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında gazetecilerle yaptığı görüşmede yaptı. İranlı Bakan, ABD’ye bir teklif sunduklarını belirterek, “Belirli şartlar yerine getirilirse Hürmüz Boğazı 7 gün için açılacak ve görüşmeler yeniden başlayacak” dedi. “Şartlar kabul edilirse takvim ertesi gün başlayabilir” İran’ın önerisine ilişkin ayrıntıları paylaşan Arakçi, Washington’ın şartları kabul etmesi halinde sürecin hemen başlatılabileceğini ifade etti. Arakçi, ABD’nin öneriyi kabul etmesinin ardından takvimin ertesi günden itibaren işlemeye başlayabileceğini, 7 günün sonunda ise Hürmüz Boğazı’nın açılacağını belirtti. İranlı Bakan, teklifin yalnızca boğazın açılmasını değil, ABD ile diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasını da kapsadığını söyledi. İran şartların yeni olmadığını savunuyor Arakçi, Washington’dan talep edilen şartların yeni olmadığını belirterek bunların daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nda yer alan hükümlerle bağlantılı olduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı, “ABD’den karşılamasını istediğimiz şartlar yeni bir şey değil, ABD Başkanı tarafından imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nda yer alanlardan farklı bir şey değil” ifadelerini kullandı. İslamabad Mutabakat Zaptı, ABD ile İran arasında haziran ayında varılan ateşkes düzenlemesine işaret ediyor. Söz konusu mutabakatın temmuz ayında bozulmasının ardından Washington yönetimi, haziran ayındaki şartlara geri dönmeyeceğini açıklamıştı. Hürmüz için daha önce de benzer teklif gündeme gelmişti İran, eylül ayı başından bu yana Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ile ABD’nin mutabakat kapsamındaki yükümlülükleri arasında bağlantı kuruyor. Arakçi daha önce de Washington’ın İslamabad Mutabakatı kapsamındaki taahhütlerine dönmesinin bölgedeki gerilimin azaltılmasının önünü açabileceğini belirtmişti. İran tarafı ayrıca Umman ile Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir deniz ulaşım güzergahı oluşturulmasına yönelik görüşmeler yürütüyor. Ancak Arakçi, bu düzenlemenin boğazın tamamen yeniden açılması anlamına gelmediğini ve bunun ABD’nin mutabakat kapsamındaki tutumuyla bağlantılı olduğunu ifade etmişti. ABD ile diplomasi yeniden gündemde Tahran’ın son önerisi, BM Genel Kurulu için New York’ta yoğun diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde geldi. İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve Washington ile görüşmelerin yeniden başlaması için belirli koşullar öne sürerken, ABD tarafının önceki anlaşmaya dönüş konusundaki tutumu sürecin geleceği açısından belirleyici olacak. İran’ın teklifine göre şartların kabul edilmesi halinde diplomatik görüşmeler yeniden başlayacak ve Hürmüz Boğazı’nın 7 günlük takvimin sonunda açılması öngörülüyor.

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz” Haber

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz”

Erdoğan, Türkiye’nin milli çıkarları, bölgesel istikrar ve küresel barış arasında denge gözeten çok yönlü bir dış politika izlediğini belirterek, “Köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz” ifadelerini kullandı. BM Güvenlik Konseyi için reform çağrısı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki önceliklerine ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, dünyanın önemli jeopolitik kırılmalar yaşadığını, Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere farklı bölgelerdeki çatışmaların güvenlik ve ekonomi üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin önceliğinin çatışmaların daha geniş bölgelere yayılmasını önlemek, diplomasi kanallarını açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere zeminine dönmesine katkı sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin farklı ihtilaflarda taraflarla temas kurabilmesinin önemli bir diplomatik imkan olduğunu ifade etti. Erdoğan ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin daha temsili ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek reform sürecinin ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı için gerilimin düşürülmesi mesajı ABD ve İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, Türkiye’nin hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile temaslarını sürdürdüğünü belirtti. Diplomasinin mümkün olduğunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticaret açısından doğrudan sonuçlar doğurduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmanın yayılmasını engellemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini sağlamak olduğunu kaydetti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması açıklaması Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Erdoğan, anlaşmanın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir ittifak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme amacı taşıdığını belirten Erdoğan, herhangi bir tarafın silahlı saldırıya uğraması halinde diğer tarafların desteğinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Erdoğan, verilecek desteğin saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçlarına göre şekillenebileceğini belirterek, istihbarat, lojistik ve mühimmat desteğinin yanı sıra koşullara bağlı olarak daha ileri askeri desteğin de değerlendirilebileceğini söyledi. Ancak Irak, Yemen veya başka bir bölgede yaşanabilecek gelişmeler için bugünden otomatik bir askeri senaryo oluşturmanın doğru olmayacağını vurguladı. “Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü ülke üzerinden tarif etmiyorum” ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık bir iletişim yürüttüğünü belirten Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü ülkeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye ile ABD arasında savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarının doğrudan iletişim yoluyla yönetilebileceğini kaydetti. İsrail yönetimiyle Türkiye arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu da belirten Erdoğan, Türkiye’nin İsrail halkına karşı bir husumet taşımadığını, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördüğü politikalara ve bölgesel istikrarsızlığı artıran adımlara yönelik olduğunu söyledi. Erdoğan’dan Suriye mesajı Suriye’deki gelişmeler ve İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden oluşturmadığını belirtti. Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğine zarar verdiğini ve bölgede istikrarın sağlanmasını zorlaştırdığını savundu. Türkiye’nin NATO içerisindeki konumuna da değinen Erdoğan, farklı ülkeler arasındaki ilişkileri otomatik olarak Türkiye’ye yönelik tehdit şeklinde değerlendirmediklerini, ancak milli güvenlik ve çıkarlarına yönelik gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. “Terörsüz Türkiye stratejik bir hedef” Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin de röportajdaki başlıklardan biri olduğunu belirterek PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarının önemli bir eşik olduğunu, ancak sürecin sahada uygulanmasının belirleyici olduğunu söyledi. Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, gelişmelerin devletin ilgili kurumları tarafından tespit ve teyit edilmesinin önemine dikkat çekti. Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin de Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini desteklediklerini söyledi. Erdoğan, Kürtler, Araplar ve Türklerin bölgenin ortak geleceğinde bir arada yaşaması gerektiğini belirterek Türkiye’nin yaklaşımında etnik kimlikten ziyade terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditlerin esas alındığını ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı için müzakere vurgusu Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yayılma riskine de değinen Erdoğan, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin hem Rusya hem Ukrayna ile doğrudan temas kurabilmesinin arabuluculuk açısından önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını bu temasların somut sonuçları arasında gösterdi. Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının korunması gerektiğini belirten Erdoğan, savaşın uzamasının insani, ekonomik ve siyasi maliyetleri artırdığını söyledi. Türkiye’nin gerekli siyasi iradenin oluşması halinde yeniden müzakere sürecinin kurulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti. “Türkiye’nin istikameti açıktır” Türkiye’nin dış politikadaki çok yönlü yaklaşımına ilişkin mesajlarını sürdüren Erdoğan, Ankara’nın NATO’daki konumunu güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İş Birliği Teşkilatı, Şanghay İş Birliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi farklı platformlardaki ilişkilerini de geliştirdiğini belirtti. Erdoğan, ASEAN ile ilişkilerin “Diyalog Ortaklığı” seviyesine yükseltilmesini ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterdi. Çin ile ticaret, yatırım ve bağlantısallık alanlarında ilişkileri geliştirmek istediklerini belirten Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun küresel lojistik ve ticarette daha etkin hale gelmesini önemsediklerini söyledi. Kalkınma Yolu Projesi ile Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a yönelik ulaşım bağlantılarının da bölgesel iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok yönlü bir dış politika yürütmesini gerekli kıldığını belirterek, “Milli menfaatlerimizi, bölgesel istikrarı ve küresel barışı birlikte gözetiyor, köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Türkiye’nin istikameti açıktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Trump ve Körfez liderleriyle İran gündemli toplantıya katıldı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Trump ve Körfez liderleriyle İran gündemli toplantıya katıldı

Toplantıya bölge ülkelerinden üst düzey katılım Trump’ın ev sahipliğinde BM Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Umman’dan liderler veya temsilciler katıldı. Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan’dan da liderler veya dışişleri bakanlarının yer aldığı toplantıda, İran merkezli bölgesel gelişmeler değerlendirildi. Trump: İran’la anlaşma konusunda ivme var Toplantıda konuşan Trump, İran’la yürütülen görüşmelerin devam ettiğini belirterek anlaşmaya varılması yönünde “büyük bir ivme” bulunduğunu söyledi. İran’la yaşanan krizin ne zaman sona ereceğine ilişkin değerlendirmesinde Trump, sürecin 3 Kasım’daki ABD Kongresi ara seçimlerinden hemen sonra, hatta daha önce sonuçlanabileceğini ifade etti. Trump ayrıca, Washington ile Tahran arasında anlaşma sağlanamaması halinde daha sert adımlar atılabileceğine yönelik önceki açıklamalarını yineledi. Trump, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol taşımacılığına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, ABD yönetiminin Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru ve petrol boru hatlarını desteklediğini belirtti. Trump’tan Erdoğan’a hitap Toplantıda Gazze konusunda geçen yıl BM Genel Kurulu marjında gerçekleştirilen görüşmelere de değinen Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan hitap etti. Trump, Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu bölge ülkelerinin liderlerinin Gazze’deki çatışmaların sona erdirilmesi için yürütülen görüşmelere katkı sunduğunu belirterek, aynı ülkelerin Gazze’nin yeniden inşası sürecinde de katkı sağlamaya hazır olduğunu söyledi. Trump, Erdoğan için olumlu ifadeler kullanarak kendisine yönelik “Onunla uğraşmayın” şeklindeki sözlerini dile getirdi. Toplantının basına açık bölümünün ardından görüşmelerin kapalı olarak devam ettiği bildirildi.

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil” Haber

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil”

Fidan, 15-16 Eylül tarihlerindeki Azerbaycan ziyareti kapsamında Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile de görüşen Fidan, temaslarının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Karadeniz’i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdik” Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’i ciddi biçimde etkilediğini belirten Fidan, Türkiye’nin savaşın bölgeye yayılmasını önlemek için başından bu yana girişimlerde bulunduğunu söyledi. Fidan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanmasının yanı sıra Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin korunması için de çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Son dönemde Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çeken Fidan, bu durumun can ve mal güvenliği ile deniz taşımacılığı ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. “Sivil gemilere yönelik saldırılar ciddi zarar veriyor” Karadeniz’de yaşanan saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerin de hayatını kaybettiğini belirten Fidan, savaşın Karadeniz’e daha fazla yayılmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, Türkiye’nin taraflara gerekli uyarıları yaptığını belirterek, siyasi irade ve iyi niyet gösterilmesi halinde sivil deniz taşımacılığının güvenliğini artıracak bir mutabakat zemininin oluşturulabileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin bu konuda hem Rusya hem de Ukrayna tarafıyla temaslarını sürdürdüğünü ve ateşkes görüşmelerine ağırlık verdiğini kaydetti. “Savaş yıpratma savaşından yok etme savaşına dönüştü” Fidan, savaşın giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve hedef alınan alanların çeşitlendiğini belirterek, çatışmaların daha fazla can kaybı ve yıkıma yol açmadan sona ermesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin barış için diplomatik girişimlerini sürdüreceğini belirten Fidan, tarafların ateşkes ve kalıcı barış konusunda çabalarını artırması gerektiğini söyledi. Fidan daha önce de Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekmiş ve Türk sahipli veya Türk bayraklı gemilerin yanı sıra Türk denizcilerin bulunduğu gemilerin güvenliği için tedbirlerin hayata geçirildiğini açıklamıştı. Fidan’dan İran ve Hürmüz Boğazı mesajı Bakü’deki temaslarında İran ile ABD arasındaki çatışmalara da değinen Fidan, İran’ın güvenlik ve istikrarının Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere bölgeyi doğrudan etkilediğini söyledi. Mevcut ihtilafın diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirten Fidan, artan karşılıklı saldırıların barış çabalarına zarar verdiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlerin sağlanması ve savaş öncesindeki koşullara dönülmesi çağrısında bulundu. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde 15 milyar dolarlık hedef Fidan, Bakü temaslarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik, ticari, savunma ve güvenlik iş birliğinin de ele alındığını belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda kurumların çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Fidan, savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin de stratejik ortaklığın önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Fidan ayrıca Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış sürecinin tamamlanmasının Güney Kafkasya’da yeni bir iş birliği döneminin önünü açacağı değerlendirmesinde bulundu.

İran açıkladı: Körfez ülkeleri Hürmüz Boğazı için Umman’da buluşacak Haber

İran açıkladı: Körfez ülkeleri Hürmüz Boğazı için Umman’da buluşacak

Körfez ülkeleri Umman’da bir araya gelecek İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında Umman’da yapılacak görüşmelere ilişkin bilgi verdi. Bekayi, toplantıya İran ve Irak’ın yanı sıra Körfez’e kıyısı bulunan diğer ülkelerin de katılacağını belirtti. Görüşmelerde Hürmüz Boğazı’ndaki güvenli geçiş güzergahlarının belirlenmesi ve bölgesel güvenlik konularının değerlendirilmesinin planlandığını söyledi. İranlı sözcü, toplantının bölge dışındaki aktörlerin müdahalesi olmadan bölgesel barış, istikrar, güvenlik ve iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. İran’dan Hürmüz Boğazı mesajı İsmail Bekayi, görüşmelerin bölge ülkeleri arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesine ve ortak güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesine katkı sağlamasını beklediklerini dile getirdi. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlı olduğunu belirten Bekayi, ancak ABD’nin deniz ablukası ve ekonomik yaptırımlar dahil saldırgan eylemlerinin sürdüğü bir ortamda güvenliğin tek taraflı şekilde garanti edilemeyeceğini savundu. Hürmüz Boğazı için geçici deniz koridoru gündemde İran ile Umman'ın geçen ayın sonlarında yaptığı ortak açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda geçici bir ortak deniz koridorunun oluşturulmasını da içeren aşamalı bir çerçeve önerisi üzerinde görüş alışverişinde bulunulduğu duyurulmuştu. Bölgedeki gerilim, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından daha da yükselmişti. Tahran yönetimi bu gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sınırlandırırken, ABD güçlerinin de İran limanlarına giden veya bu limanlardan ayrılan gemilere yönelik deniz ablukası uygulamaya başladığı belirtilmişti. Pazartesi günü Umman’da yapılması planlanan toplantının, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin güvenliği ve bölgesel iş birliği açısından önemli başlıklardan biri olması bekleniyor.

Hürmüz Boğazı'nda gerilim tırmanıyor: İran 2 ABD savaş gemisini vurduğunu açıkladı Haber

Hürmüz Boğazı'nda gerilim tırmanıyor: İran 2 ABD savaş gemisini vurduğunu açıkladı

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nda yayımlanan Devrim Muhafızları açıklamasında, ABD'nin Basra Körfezi'nde beş İran tankerine yönelik saldırılarına karşılık verildiği belirtildi. Açıklamada, iki ABD gemisi ile sekiz tankerin hedef alındığı ve bu unsurlarda ağır hasar meydana geldiği ileri sürüldü. Ayrıca ABD ordusunun desteğiyle Hürmüz Boğazı'nda İran tarafından "yasaklı bölge" olarak nitelendirilen güzergâhtan geçmeye çalışan 10 geminin de hedef alındığı iddia edildi. İran: Hürmüz Boğazı'nın kontrolü bizde Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'ndaki kontrol ve gözetimin kendi donanmasının elinde olduğunu savundu. Tahran'ın açıklamaları, ABD'nin İran petrol tankerlerine yönelik son saldırılarının ardından geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 5 Eylül'de İran'a ait üç petrol tankerinin vurulduğunu açıklamış ve saldırıların İran Devrim Muhafızları'nın iki ABD savaş gemisine balistik füze saldırısı düzenlemesinin ardından gerçekleştirildiğini bildirmişti. Devrim Muhafızları: "İki ABD savaş gemisini hedef aldık" İran Devrim Muhafızları Ordusu, ayrı bir açıklamasında ABD Donanması'na ait USS Delbert D. Black (DDG-119) ile USS John Paul Jones (DDG-53) adlı iki savaş gemisinin balistik füzelerle hedef alındığını öne sürdü. Açıklamada, Aegis hava savunma sistemi ve seyir füzeleriyle donatılmış iki muhribin saldırılarda isabet aldığı ve gemilerde ciddi hasar meydana geldiği iddia edildi. İran tarafı ayrıca saldırının, ABD'nin İran petrol tankerlerine yönelik operasyonlarına karşılık gerçekleştirildiğini savundu. Ancak İran'ın iki ABD savaş gemisinin hasar gördüğü yönündeki iddiası bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil. Daha önceki İran açıklamalarında ise bir ABD uçak gemisi ve bir destroyerin balistik füzelerle hedef alındığı ve hasar gördüğü ileri sürülmüştü. ABD'den İran tankerlerine misilleme ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'ın iki ABD savaş gemisine yönelik füze saldırılarının ardından üç İran ham petrol tankerinin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. CENTCOM, tankerlerden ikisinin kalıcı olarak devre dışı bırakıldığını, üçüncü geminin ise mürettebatın tahliye edilmesinin ardından tamamen imha edildiğini bildirdi. ABD, söz konusu tankerlerin Devrim Muhafızları ve bölgedeki bağlantılı yapılanmaları finanse ettiği öne sürülen bir ağın parçası olduğunu savundu. İran-ABD arasındaki karşılıklı saldırılar, küresel petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişelerini de artırdı. Bölgedeki gerilimin daha da tırmanması halinde enerji sevkiyatlarının ve petrol fiyatlarının etkilenebileceği değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.