Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hürmüz Boğazı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile tıkanan müzakereler hakkında konuştu. Haber

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile tıkanan müzakereler hakkında konuştu.

ABD, çıkmazın İran'ın nükleer silah geliştirmeme de dahil olmak üzere ABD'nin şartlarını kabul etmeyi reddetmesinden kaynaklandığını belirtti. 11 Nisan'dan 12 Nisan sabahının erken saatlerine kadar süren müzakereler boyunca, Başkan Yardımcısı JD Vance, durum hakkında bilgi sahibi olmak için Başkan Donald Trump ve yönetimin kilit üyeleriyle yakın temas halinde olduğunu belirtti. Tüm anlaşmazlıkların merkezinde Tahran'ın nükleer programı yer alıyor. Vance, gazetecilere yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nin temel amacının İran'ın nükleer silah edinmesini tamamen engellemek olduğunu vurguladı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, müzakerelerin sonuçlarını açıkladı. "Basit gerçek şu ki, nükleer silah edinmeye çalışmayacaklarına ve nükleer silahları hızla elde etmelerini sağlayacak araçlar aramayacaklarına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor" diye belirtti. ABD Başkan Yardımcısına göre, ABD Başkanı'nın bu müzakereler aracılığıyla ulaşmaya çalıştığı temel amaç budur. ABD heyeti İslamabad'dan ayrılmadan önce JD Vance, Washington'ın müzakere masasına "nihai ve en iyi teklifimiz" olarak nitelendirdiği bir öneri koyduğunu söyledi. Şunları belirtti: "Çok basit bir öneriyle, nihai ve en iyi teklifimiz olan bir uzlaşma yöntemiyle ayrılıyoruz. İranlıların bunu kabul edip etmeyeceğini bekleyip göreceğiz." Başkan Yardımcısı Vance ayrıca Tahran'ın uzun vadede nükleer programından vazgeçme konusundaki gerçek istekliliğini de sorguladı: "Basit soru şu: İran halkından nükleer silah geliştirmeme konusunda temel bir kararlılık görecek miyiz – sadece şimdi değil, sadece iki yıl sonra değil, uzun vadede?" 21 saat süren müzakereler boyunca Bay Vance, Başkan Trump ile 6 ila 12 kez görüştü; aynı zamanda Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile de sürekli istişarelerde bulundu. İran tarafında ise Tasnim haber ajansı, ABD'nin İran'da savaş sırasında başaramadığı hedeflere ulaşmayı amaçladığını, bunların arasında Hürmüz Boğazı sorununun ve ülkeden nükleer malzemelerin çıkarılmasının da bulunduğunu, ancak İran heyetinin bu talepleri reddettiğini bildirdi. İran müzakere heyeti, çeşitli girişimler sunarak ABD tarafını ortak bir çerçeveye doğru itmeye çalıştı, ancak ABD tarafı İran'ın hiçbir önerisini kabul etmedi. Dolayısıyla, Sayın Vance başkanlığındaki ABD heyeti ile İran Parlamentosu Başkanı Mohammad Bagher Qalibaf başkanlığındaki İran heyeti arasındaki görüşmeler beklenen sonuçları vermedi ve görüşmelerin bu akşam, 12 Nisan'da devam etmesi planlanıyor.

DSÖ, İsrail saldırıları nedeniyle Lübnan'ın sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği konusunda uyarıda bulundu. Haber

DSÖ, İsrail saldırıları nedeniyle Lübnan'ın sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği konusunda uyarıda bulundu.

İsrail'in 8 Nisan'da düzenlediği geniş çaplı hava saldırılarında yaşanan kitlesel kayıpların ardından rezervlerin azalmasıyla birlikte ortaya çıktı. Savaşta yaralanan hastaların tedavisi için gerekli travma kitleri arasında bandajlar, antibiyotikler ve anestezikler bulunur. Lübnan'daki DSÖ temsilcisi Dr. Abdinasir Abubakar şunları söyledi: "Bazı travma malzemeleri yetersiz ve önümüzdeki birkaç gün içinde tükenebilir." Lübnan'ın sağlık sistemi çökme noktasına geldi. Bu kıtlık, büyük çoğunluğu sivillerden oluşan kayıpların artmasıyla daha da kötüleşti. Abubakar, üç haftalık malzeme tedarikinin tek bir günde tüketildiğini de sözlerine ekledi. Bu uyarı, İsrail'in 9 Nisan'da Lübnan'daki birçok hedefi bombalamaya devam etmesinin ardından geldi. Bundan önce, savaşın başlangıcından bu yana en büyük saldırılar 8 Nisan'da gerçekleşmiş, 250'den fazla kişi ölmüş ve 1000'den fazla kişi yaralanmıştı. İsrail son günlerde Lübnan'a yönelik geniş çaplı hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Mevcut duruma değinen Sayın Abubakar, "Dün yaşanan gibi bir başka kitlesel can kaybı olayı yaşanırsa, bu bir felaket olur" dedi. Ayrıca en kötü senaryo konusunda da uyararak, "Yeterli malzeme olmadığı için daha da fazla can kaybı yaşayabiliriz" diye ekledi. Acil tıbbi malzeme kıtlığı sadece acil tıbbi ekipmanlarla sınırlı değil; kronik hastalıklar için kullanılan ilaçlarda da önümüzdeki haftalarda kıtlık yaşanacak. Bunun en önemli örneği, diyabet hastaları için insülin eksikliğidir. Bu aksama, Körfez Savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ardından tedarik zincirinde yaşanan bozulmalardan kaynaklanmaktadır.

Pakistanlı diplomat Lodhi: İran ile müzakere talebi ABD’den geldi Haber

Pakistanlı diplomat Lodhi: İran ile müzakere talebi ABD’den geldi

Pakistanlı kıdemli diplomat ve eski Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Maleeha Lodhi, İslamabad’da gerçekleşecek olan ABD-İran görüşmelerinde Pakistan’ın her iki tarafla da iyi ilişkilere sahip tek ülke olarak kritik bir "köprü" görevi gördüğünü vurguladı. Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın sorularını yanıtlayan Maleeha Lodhi, müzakere sürecinin perde arkasını ve bölgedeki olası senaryoları anlattı. "Pakistan taraf tutmuyor, kolaylaştırıcı rol oynuyor" Pakistan’ın taraflar arasındaki karmaşık siyasi sorunlara doğrudan müdahil olmayacağını belirten Lodhi, "Pakistan’ın rolü, her iki tarafı bir araya getirmek ve esneklik göstermelerini istemektir. Pakistan, her iki tarafın da güven duyduğu bir platform sunuyor. Ancak asıl çözüm, tarafların kendi aralarında yapacakları doğrudan görüşmelere bağlıdır" dedi. "Bölge ülkeleri savaşın kalıcı olarak bitmesini istiyor" Görüşmelerin bölgesel yansımalarına değinen Lodhi, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin gibi aktörlerin süreçten haberdar edildiğini söyledi. Lodhi, "Bölgedeki herkes bu savaşın sadece geçici bir ateşkesle değil, kalıcı olarak sona ermesini istiyor. Pakistan Dışişleri Bakanı bu kapsamda Çin’i ziyaret ederek destek istedi" ifadelerini kullandı. En büyük engel: İsrail ve Lübnan’daki saldırılar Müzakerelerin önündeki en büyük riskin İsrail’in tutumu olduğunu savunan Lodhi, şu uyarıda bulundu: "İsrail, bu barış sürecini sabote etmek isteyebilir. Özellikle Lübnan’a yönelik devam eden saldırılar, müzakere masasını sarsabilecek en büyük engeldir. Diplomasi ihtimaller sanatıdır; ABD ve İran’ın bu çatışmayı bitirmek istemesi bir fırsattır ancak dış müdahaleler süreci zorlaştırıyor." "Anlaşma zaman alacak" İslamabad’daki görüşmelerden birkaç gün içinde nihai bir sonuç beklemenin gerçekçi olmadığını ifade eden diplomat, sürecin haftalar hatta aylar sürebileceğini belirtti. Lodhi, bu süreci Suriye krizi için yürütülen Astana görüşmelerine benzeterek, bunun uzun soluklu bir diplomatik yolculuğun başlangıcı olduğunu kaydetti. İran’ın masadaki şartları Pakistanlı kıdemli diplomat, İran’ın müzakere masasında taviz vermeyeceği “kırmızı çizgilerine” de açıklık getirdi. Maleeha Lodhi’ye göre Tahran yönetimi, öncelikle ABD ve İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasına yönelik somut bir güvenlik garantisi talep ediyor. Bunun yanı sıra, İran ekonomisini felç eden yaptırımların bir an önce kaldırılması ve nükleer faaliyetler kapsamında uranyum zenginleştirme hakkının uluslararası alanda tanınması, İran tarafı için vazgeçilmez şartlar arasında yer alıyor. Lodhi ayrıca, İran’ın stratejik bir öneme sahip olan Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet ve kontrol yetkisinden de herhangi bir geri adım atmayacağının altını çizdi. Arabuluculuk talebi ABD’den geldi Sürecin nasıl başladığına dair de bilgi veren Maleeha Lodhi, Pakistan’ın bu rolü ABD’nin talebi üzerine üstlendiğini, ardından İran’ın da buna onay verdiğini belirterek, "Bu bir Pakistan girişimi değil, ABD’nin talebiyle başlayan ve Pakistan’ın kolaylaştırıcılık yaptığı bir arka kapı diplomasisidir" dedi.

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama Haber

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan ateşkesin ardından AFP’ye verdiği özel mülakatta iddialı açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını durdurmak için belirlediği mühletin dolmasına sadece bir saat kala gelen ateşkesi, Amerikan tarafı için büyük bir başarı olarak tanımladı. "Yüzde 100 zafer" AFP muhabirinin "Zafer mi ilan ediyorsunuz?" sorusuna Trump, "Tam ve mutlak bir zafer. Yüzde 100. Bu konuda hiçbir şüphe yok," yanıtını verdi. İran tarafının da ateşkesi kendi lehine bir kazanım olarak sunmasına ve anlaşmanın detaylarına ilişkin soru işaretlerine rağmen Trump, oldukça iyimser bir tablo çizdi. Uranyum ve 15 maddelik plan İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetiyle ilgili soruları yanıtlayan Trump, nükleer malzemenin herhangi bir barış anlaşmasının parçası olacağını vurguladı. Detay vermekten kaçınan Trump, "Bu konu mükemmel bir şekilde halledilecek, aksi takdirde uzlaşmazdım" dedi. Trump, Truth Social üzerinden daha önce yaptığı açıklamada İran'ın 10 maddelik "uygulanabilir" bir teklif sunduğunu belirtmişti. AFP’ye yaptığı son açıklamada ise çıtayı yükselterek, "Şu an 15 maddelik bir işlem sürecimiz var ve bunların çoğunda uzlaşma sağlandı. Bakalım neler olacak, sonuca varacak mıyız göreceğiz" ifadelerini kullandı. Çin'in rolü ve Pekin ziyareti Trump, İran’ın masaya oturmasında Çin’in ikna edici bir rol oynadığına inandığını söyledi. Pekin’in Tahran üzerindeki etkisine değinen Trump, "Öyle olduğunu duyuyorum," diyerek Çin'in arabuluculuktaki payını teyit etti. Bu gelişme, Trump’ın Mayıs ayı ortasında Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik zirve öncesine denk geliyor. Daha önce Nisan ayı başında yapılması planlanan bu ziyaret, Trump tarafından "İran savaşını yönetmek için Washington'da kalması gerektiği" gerekçesiyle ertelenmişti. Belirsizlikler sürüyor: “Bekleyip göreceksiniz” Ateşkes, ABD ve İsrail’in bir aydan fazla süren yıkıcı saldırılarının ve Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının ardından geldi. Ancak özellikle Hürmüz Boğazı’nın petrol trafiğine yeniden açılması konusundaki düzenlemeler henüz netleşmiş değil. Trump, anlaşmanın bozulması durumunda İran'ın sivil enerji santralleri ve köprülerini hedef alma tehdidine geri dönüp dönmeyeceği sorusuna ise, "Bunu yaşayıp göreceksiniz" yanıtını vermekle yetindi. Pekin, İran'ın en büyük petrol alıcısı ve yakın müttefiki olmasının yanı sıra Körfez ülkeleriyle de güçlü ekonomik bağlara sahip. Uzmanlar, Çin’in bölgedeki gerilimi düşürme çabasının stratejik enerji çıkarlarıyla örtüştüğüne dikkat çekiyor. Donald Trump'ın AFP ile yaptığı soru-cevap röportajı: AFP: İran ile bugün varılan barış anlaşmasından sonra zafer ilan edebilir misiniz? TRUMP: Evet, tam ve kapsamlı bir zafer. Yüzde 100. Bundan en ufak bir şüphe yok. AFP: Birçok şey hala çözülmemiş gibi görünüyor, örneğin Hürmüz Boğazı ile ilgili durum nedir? TRUMP: Bilmiyorum. Birçok nokta var. Çoğu üzerinde anlaştığımız 15 maddelik bir anlaşmamız var. Bakalım ne olacak. Bakalım bu gerçekleşecek mi. AFP: Ya anlaşma olmazsa? Önceki tehditlerinize geri dönecek misiniz? TRUMP: Bunu öğrenmek için beklemeleri gerekecek. AFP: Bir sorum daha var, Sayın Başkan. Çin, İran'ı anlaşmaya katılmaya ikna etmede rol oynadı mı? TRUMP: Bunu duydum, evet. Evet, rol oynadılar. AFP: Peki ya uranyumun akıbeti? TRUMP: En iyi şekilde ele alınacak, aksi takdirde anlaşmayı kabul etmezdim. AFP: Çok iyi. Sorabilir miyim; bu nasıl olacak? TRUMP: Anlaşmayı kabul etmezdim.

Trump açıkladı: İran ile 2 haftalık ateşkes ilan edildi! Haber

Trump açıkladı: İran ile 2 haftalık ateşkes ilan edildi!

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın arabuluculuğuyla İran ile 2 haftalık karşılıklı ateşkes ilan edildiğini duyurdu. Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal ve tamamen açması şartıyla bombardımanların askıya alındığını açıkladı. Donald Trump, İran’a tanıdığı “saat 8:00” mühletinin dolmasına dakikalar kala yeni bir açıklama yaptı. Pakistan'ın arabuluculuk çağrısına olumlu cevap veren Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması şartıyla bu gece başlatılması planlanan yıkıcı saldırıyı iki haftalığına askıya aldığını duyurdu. Trump ayrıca İran'dan 10 maddelik bir barış teklifi aldıklarını ve "çift taraflı ateşkes" ilan edildiğini açıkladı. Donald Trump’ın açıklaması şöyle: "Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Mareşal Asım Münir ile yapılan görüşmelere dayanarak ve kendilerinin bu gece İran'a gönderilecek olan yıkıcı gücü bekletmemi talep etmeleri üzerine; İran İslam Cumhuriyeti'nin Hürmüz Boğazı'nı TAMAMEN, DERHAL ve GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE AÇMAYI kabul etmesi şartıyla, İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu çift taraflı bir ATEŞKES olacaktır! Bunu yapmamızın nedeni, tüm askeri hedeflerimize zaten ulaşmış ve hatta onları aşmış olmamızdır; ayrıca İran ile uzun vadeli barış ve Ortadoğu'da barış konusunda kesin bir anlaşma yolunda çok mesafe katetmiş bulunmaktayız. İran'dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere edilebilecek uygulanabilir bir zemin olduğuna inanıyoruz. Geçmişteki çeşitli ihtilaflı noktaların neredeyse tamamı üzerinde Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında mutabakat sağlandı, ancak iki haftalık süre anlaşmanın nihayete erdirilmesine ve tamamlanmasına olanak tanıyacaktır. Amerika Birleşik Devletleri adına, Başkan olarak ve aynı zamanda Ortadoğu ülkelerini temsil ederek, bu uzun vadeli sorunun çözüme bu kadar yaklaşmış olmasından onur duyuyorum. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!”

Trump’ın temsilcileri Yeni ateşkes planı için Doha’da Haber

Trump’ın temsilcileri Yeni ateşkes planı için Doha’da

ABD ve İsrail, İran ile çatışma sürecinde yeni bir ateşkes planı üzerinde çalışmalar yürütüyor. Reuters ajansı ve Axios internet sitesine göre, Washington ve Tel Aviv, önerilen planı sunarken, ABD yetkilileri Doğu Akdeniz’e giderek planı değerlendirdi. Yeni planın detayları Güvenilir bir kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD ve İran “karşılıklı anlaşmaya dayalı bir plan” üzerinde çalışıyor. Plan Katar ve Umman aracılığıyla hazırlandı ve şu ana başlıkları içeriyor: -7 günlük geçici ateşkes ilanı. -Bu süre zarfında, taraflar doğrudan veya dolaylı görüşmeler yaparak kalıcı bir anlaşmaya ulaşmayı hedefleyecek. -İran, Hürmüz Boğazı’nda kontrolü elinde tutacak ve ABD üslerine yönelik saldırılarını durduracak. -ABD ve İsrail, İran’a ait tesislere ve yerleşim alanlarına hava saldırılarını sonlandıracak. Trump’ın Özel Temsilcileri Doha’ya Gitti Axios’un raporuna göre, Jared Kushner ve Steve Witkoff, Donald Trump’ın özel temsilcileri olarak Doha’ya giderek, planın detaylarını Katar ve Umman yetkilileriyle görüştü. ABD’li bir yetkili Axios’a şunları söyledi: “Bu, savaşın başlangıcından bu yana bizim için en kritik fırsat. Ateşkese hazırız, ancak İran’ın nükleer programına müdahale için tamamen hazırlıklı olması gerekiyor.” Tarafların tutumu Planın detayları hâlâ bazı şartlara bağlı: İran: Daha önce ABD’nin koşullarını kısmen reddetmişti. Ancak kaynaklara göre, askeri ve ekonomik baskılar nedeniyle Tahran şimdi daha “yumuşak” bir tutum sergiliyor ve plan üzerinde görüşmeye hazır. ABD: Trump, birkaç gün önce İran’ın “şartsız teslim olmaması durumunda” anlaşma olmayacağını açıklamıştı. Ancak Kushner ve Witkoff’un Doha’ya gönderilmesi, diplomatik kapıların hâlâ açık olduğunun bir göstergesi. Uluslararası baskı Planın açıklanması, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Özellikle Avrupa ve Çin, Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik sıkıntısı ve petrol fiyatlarının 110 dolara çıkması nedeniyle ekonomik zarar yaşamıştı. İki rapor, Çin’in sessizce Tahran üzerinde baskı kurduğunu, Avrupa ülkelerinin ise Trump’tan diplomasi için fırsat talep ettiğini aktarıyor. Plan uygulanırsa Bu plan hayata geçirilirse, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarla başlayan çatışmanın ardından ilk ateşkes olacak. Saldırılar, Ali Hamaney’in bazı hedeflerinde can kaybına ve İran’daki birçok tesisin zarar görmesine yol açmıştı.

Trump: İran'a tanıdığı süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını bildirdi Haber

Trump: İran'a tanıdığı süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını bildirdi

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimine anlaşma yapmak için tanıdığı 48 saatlik süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını belirtti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda, İran’a Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilerin geçişine açması için tanıdığı süreyi yarından itibaren 8 Nisan'a kadar uzattığını duyurdu. Daha önce Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açmaması durumunda İran’ı tehdit eden Trump, paylaşımında "Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00’de (Kürdistan Bölgesi saatiyle 8 Nisan Çarşamba 03.00)" ifadesine yer verdi. İran’a yönelik paylaşımlarında ifadelerini sertleştiren ABD Başkanı, süre uzatımıyla ilgili açıklamayı, İran’da düşen ABD uçağından sağ kurtulan ikinci pilotun da güvenli bir şekilde kurtarılmasının ardından yaptı. Trump, sabah erken saatlerde yaptığı sosyal medya paylaşımında, söz konusu askeri girişimi “ABD tarihindeki en cesur arama ve kurtarma operasyonlarından biri” olarak nitelendirerek, ikinci pilotun da kurtarıldığını duyurmuştu. Savaş uçağının düşürülmesi İran Devrim Muhafızları Ordusu, 3 Nisan'da ülkenin orta kesimlerinde bir savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurmuştu. İran basını, ABD'ye ait savaş uçağının pilotunun yakalanıp esir alınmış olabileceğini kaydetmişti. ABD basınına konuşan yetkililer de uçağın düştüğünü doğrulayarak mürettebattan bir kişinin kurtarıldığını, ikinci kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti. New York Times gazetesinin haberinde, Hürmüz Boğazı yakınlarında F-15 savaş uçağıyla neredeyse aynı anda, ikinci bir ABD savaş uçağının daha düşürüldüğü kaydedilmişti. Haberde, uçağın pilotunun olaydan kurtulduğu aktarılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'da 3 Nisan'da düşürülen F-15E savaş uçağının ikinci pilotunu da kurtardıklarını açıklamıştı.

Wall Street Journal (WSJ) : Türkiye, Mısır ve Pakistan, müzakere masası için çabalıyor Haber

Wall Street Journal (WSJ) : Türkiye, Mısır ve Pakistan, müzakere masası için çabalıyor

ABD basını, Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın, savaşı durdurmak veya ateşkes sağlamak amacıyla İran'ı ABD ile müzakere masasında bir araya getirmek için çaba gösterdiğini bildirdi. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Türkiye, Mısır ve Pakistan'dan arabulucular, savaşı durdurmak ya da geçici bir ateşkes sağlamak amacıyla girişimlerini sürdürüyor. Kaynaklar, Türkiye, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanlarının İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile telefon görüşmeleri yaptıklarını, ancak herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini belirtti. Türkiye ve Mısır'ın olası müzakerelere ev sahipliği yapması için İstanbul ve Katar seçeneklerini değerlendirdiğini ifade eden kaynaklar, Katar'ın ABD ve Ortadoğu ülkeleri tarafından kendisine teklif edilen arabulucu rolüne karşı çıktığını öne sürdü. Kaynaklar, İranlı yetkililerin taleplerinden taviz vermeyi reddettiğini ve geçici ateşkes karşılığında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması da dahil çeşitli önerileri geri çevirdiğini belirtti. Ayrıca kaynaklar, İran'ın ABD'nin savaşı sona erdirmeye yönelik taleplerini kabul edilemez bulduğunu ve ABD'li yetkililerle Pakistan'ın başkenti İslamabad'da görüşmeyi reddettiğini aktardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.