Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuki Güvence

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hukuki Güvence haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki Güvence haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fransa’da polis ve jandarmaların silah kullanma düzenlemesine karşı protesto Haber

Fransa’da polis ve jandarmaların silah kullanma düzenlemesine karşı protesto

Göstericiler yürüyüş boyunca polis şiddetine karşı sloganlar atarken, düzenlemenin geri çekilmesini talep etti. Kortejde “Öldürme iznine hayır” ve “Polis dokunulmazlığına hayır” şeklindeki sloganlar da duyuldu. Düzenleme ne öngörüyor? Protestoların merkezinde, polis ve jandarmaların görev sırasında silah kullanımına ilişkin hukuki çerçeveyi değiştirmeyi amaçlayan yasa teklifi bulunuyor. Ulusal Meclis, 7 Temmuz’da düzenlemeyi kabul etti. Teklif, güvenlik güçlerinin belirli yasal koşullar altında gerçekleştirdiği silah kullanımının hukuki açıdan değerlendirilmesinde değişiklik yapılmasını öngörüyor. Düzenlemenin Senato’da da ele alınması bekleniyor. Teklifin destekçileri, düzenlemenin polis ve jandarmaya silah kullanımı sonrasında daha fazla hukuki güvence sağlayacağını savunuyor. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez de metnin polis ve jandarmaya dokunulmazlık getirmediğini ve silah kullanımının yargısal denetiminin devam edeceğini belirtiyor. Düzenlemeye karşı çıkan kuruluşlar ise metnin silah kullanımının hukuki denetimini etkileyebileceği görüşünde. İnsan hakları kuruluşları, bazı hukukçular ve sendikalar bu nedenle teklifin geri çekilmesini talep ediyor. Tepkiler farklı kentlere yayıldı Paris’teki gösterinin yanı sıra Marsilya, Lyon, Lille, Rennes, Caen, Lorient, Carcassonne ve Annecy gibi kentlerde de düzenlemeye karşı eylemler gerçekleştirildi. Paris’teki yürüyüşe Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları Birliği ve Sulh Hakimleri Sendikası gibi kuruluşların yanı sıra çeşitli sivil toplum örgütlerinin destek verdiği belirtildi. Düzenlemeye karşı Ulusal Meclis’in internet sitesinde başlatılan dilekçeye ise 700 binden fazla imza toplandı. Dilekçe, parlamentonun ilgili komisyonunda değerlendirildi ancak 21 Temmuz’da komisyon tarafından sınıflandırılarak parlamentoda ayrıca tartışılmasının önü kapatıldı. Yasa tasarısının sonraki durağı Senato Fransa’daki tartışmanın önümüzdeki aşamasını Senato’daki görüşmeler oluşturacak. Düzenlemenin burada ele alınması beklenirken, polis ve jandarmaların silah kullanımına ilişkin hukuki çerçeve konusunda hükümet ile düzenlemeye karşı çıkan siyasi ve sivil toplum kesimleri arasındaki tartışma devam ediyor.

Bakan Gürlek: Daha hızlı, öngörülebilir ve güven veren bir adalet sistemi için çalışmalarımız sürecek Haber

Bakan Gürlek: Daha hızlı, öngörülebilir ve güven veren bir adalet sistemi için çalışmalarımız sürecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Toplantısı’nda iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda, yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik hukuk ve yargı alanındaki ihtiyaçlar ile atılabilecek adımlar ele alındı. Bakan Gürlek, güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomi için ticari ve iş uyuşmazlıklarında yargılama süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik reformlar yapılacağını belirtti. Bu kapsamda ihtisaslaşmanın, dijitalleşmenin ve yargısal kapasitenin artırılmasıyla daha hızlı ve öngörülebilir bir adalet sisteminin hedeflendiğini ifade etti. YATIRIMCIYA HUKUKİ GÜVENCE VURGUSU Yatırımcıların hukuki güvencelerinin güçlendirilmesi ve üretim ile yatırımın önündeki engellerin azaltılması için mevzuat çalışmalarının sürdürüleceğini kaydeden Gürlek, tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının daha etkin kullanılmasının da reform gündeminde olduğunu belirtti. Bakan Gürlek ayrıca, üretim yapan, yatırım gerçekleştiren ve istihdam sağlayan işletmelerin karşısına hukuk dışı yollarla çıkan yapılara yönelik mücadelenin sürdürüleceğini söyledi. Haksız rekabet yoluyla piyasa düzenini bozan ve suç gelirlerini meşru ekonomiye sokmaya çalışan yapılara karşı taviz verilmeyeceğini vurgulayan Gürlek, hukuk düzeninin ekonomik güvenin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Toplantısı’nda iş dünyamızın kıymetli temsilcileriyle bir araya gelerek yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik hukuk ve yargı alanındaki ihtiyaçları ve atılabilecek adımları değerlendirdik. Güçlü ve sürdürülebilir bir… pic.twitter.com/yH6HTyXAKr — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 15, 2026 “ULUSLARARASI REKABET GÜCÜMÜZE KATKI SUNACAĞIZ” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, hukukun üstünlüğünü ve yatırımcı güvenini esas alan reformların sürdürüleceğini ifade eden Gürlek, bu çalışmalarla Türkiye’nin uluslararası rekabet gücüne, üretimine, ihracatına ve istihdamına katkı sağlanmasının amaçlandığını belirtti. Gürlek, Türkiye’nin ticari diplomasisine katkılarından dolayı DEİK Başkanı Nail Olpak ve Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

Yargıtay'dan Emsal Karar: Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satılan Tüketicinin Hakkı Korundu Haber

Yargıtay'dan Emsal Karar: Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satılan Tüketicinin Hakkı Korundu

Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satıldı Yıllarca çalışarak kendi evine sahip olmayı hedefleyen bir tüketici, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan bir binadan daire satın aldı. Yüklenici firma ile yapılan anlaşma sonucunda evine kavuşan vatandaş, yeni dairesine taşındı. Elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini üzerine alan tüketici, evinde yaşamaya başladı. Ancak bir süre sonra büyük bir şok yaşadı. Oturduğu dairenin aynı anda başka bir kişiye satıldığını öğrenen vatandaş, tapu işlemlerinin tamamlanması için yüklenici firmadan talepte bulundu. Ancak yüklenici şirketin tapu devrini sürekli ertelediğini belirten tüketici, hakkını aramak için mahkemeye başvurdu. Daire İkinci Kez Satıldı İddiası Mağdur tüketici, 1. Tüketici Mahkemesi'ne açtığı davada, satın aldığı dairenin yüklenici firma ile sürekli ticari ilişki içinde olan bir emlakçıya devredildiğini ileri sürdü. Davacı, söz konusu satış işleminin gerçek bir satış olmadığını, mal kaçırma amacı taşıyan muvazaalı bir işlem olduğunu savundu. Dilekçesinde; Tapu devrinin yapılma şekli, Satış işleminin aynı tarihlerde gerçekleştirilmesi, Taşınmazın gerçek değerinin çok altında gösterilmesi, Yüklenici firma ile emlakçı arasındaki ticari ilişkinin bulunması gibi unsurların kötü niyet göstergesi olduğunu belirtti. Tüketici ayrıca emlakçının tapu devri sırasında dairede kendisinin oturduğunu bildiğini, buna rağmen taşınmazı satın aldığını ve iyi niyetli bir alıcı olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Bu gerekçelerle dairenin emlakçı adına olan tapu kaydının iptal edilerek kendi adına tescil edilmesini talep etti. Emlakçı "Haberdar Değildim" Savunması Yaptı Davalı emlakçı ise mahkemeye sunduğu savunmada, daireyi tapuda malik görünen kişilerden satın aldığını belirtti. Davacının daha önce bu daireyi satın aldığından haberdar olmadığını iddia eden emlakçı, kendisinin de yüklenici firma tarafından mağdur edildiğini savundu. Emlakçı, yaşanan süreç nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etti. Tüketici Mahkemesi İlk Alıcının Hakkını Korudu Dosyayı inceleyen 1. Tüketici Mahkemesi, emsal niteliğinde bir karara imza attı. Mahkeme, davalı emlakçının "taşınmazı görmeden satın aldığı" yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu. Kararda, taşınmazın fiilen başka biri tarafından kullanıldığının bilinmesine rağmen yapılan tapu devrinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Mahkeme, davanın kabulüne karar vererek ilgili bağımsız bölümün davalı emlakçı adına bulunan tapu kaydının iptal edilmesine ve ilk alıcı tüketici adına tesciline hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Kararı Onadı Davalı emlakçı, yerel mahkemenin kararını istinaf yoluyla taşıdı. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda itirazları reddetti. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine konu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Yüksek Mahkeme, taşınmazı daha önce adi yazılı sözleşme ile satın alan, bedelini ödeyen ve fiilen teslim alan kişinin hakkının korunması gerektiğine dikkat çekti. "İyi Niyetli Tapu Alıcısı" Değerlendirmesi Yapıldı Yargıtay kararında, Türk Medeni Kanunu'ndaki iyi niyet ilkelerine vurgu yapıldı. Bir taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen veya bunu bilmesi gereken kişinin iyi niyetli kabul edilemeyeceği ifade edildi. Yüksek Mahkeme, tapuda malik görünen kişinin her durumda korunamayacağını, somut olayın şartlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle taşınmazda fiilen yaşayan kişinin varlığı, satış sürecindeki olağan dışı durumlar ve taraflar arasındaki ticari ilişkilerin iyi niyet değerlendirmesinde önemli olduğu kaydedildi. Konut Alıcıları İçin Önemli Hukuki Güvence Yargıtay'ın verdiği bu karar, özellikle müteahhitlerden veya arsa payı karşılığı yapılan projelerden konut satın alan vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre karar, tapu işlemleri tamamlanmadan konut teslim alınması halinde ortaya çıkabilecek risklere dikkat çekse de, gerçek hak sahibinin korunması açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Karar aynı zamanda, taşınmaz satışlarında yalnızca tapu kaydına değil, fiili kullanım durumuna ve satışın koşullarına da bakılması gerektiğini ortaya koyuyor. Yargıtay'ın bu yaklaşımı, benzer uyuşmazlıklarda ilk alıcının hakkının değerlendirilmesinde emsal oluşturabilecek nitelikte görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.