Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuk Mücadelesi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hukuk Mücadelesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Mücadelesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: Suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek Haber

Özgür Özel: Suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından olağanüstü toplanan MYK'ya başkanlık etti. Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gün. Bugüne nasıl geldiğimiz kısaca özetlemek isterim. Hikayemiz Mayıs 2023'te başladı. Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye, o seçimi kazanmaya çok istekliydik, tüm Türkiye istekliydi. Ancak o seçimi kazanamadık. En büyük sorumluluk CHP'deydi. Millet o gün partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. CHP'nin özeleştiri yapması lazımdı ve milletin gönlünde kabul görmesi lazımdı. Bu duygu durumu içinde biz CHP değişmelidir dedik. Sonra görevi hep birlikte üstlendik. Aday dahi olmayacağımızı, 60 imza dahi bulamayacağımızı söylediler. Bütün Türkiye'yi, il kongrelerini gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Dedik ki 'O delegeyi saçını kestirdiği berberi, apartmandaki öğrenci, torunu, eşi ikna edecek'. Delegelerimize 'En güvendiğinizle konuşun, kurultaya öyle gelin' dedim. Kurultayda 'Delege sokağın sesini dinle' diye bağırıldı. Delege de bu sesi dinledi, değişime karar verdi. O kurultaydan sonra bizim sevincimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Bana 'Sana devlet geldi mi?' diye sordular. İcazet almadan değişim olmazmış. “Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak” Kimseden icazet almadan değişebileceğini bütün Türkiye'ye ve dünyaya gösterdik. Bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece bize savaş açmaya niyetlenmişler. Önümüzde seçimlere dört ay vardı. 1 Nisan'da felaket, kayıp bekleyenler, parti tarihinin en kısa genel başkanlığını yapacak diyenler, o akşam televizyonda en büyük yerel seçim başarısını gördüler. AK Parti'nin kara düzenine, müesses nizama esas çomağı da orada soktuk. Bunu görmeyen bilmeyen yaşamayan var mı? Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek. Bizim suçumuz günahımız bu. “Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum” Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybedince milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri kurultayı kazanmamızı, diğerleri yerel seçimleri kazanmamızı hazmedemedi. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. 19 Mart'ta darbeye kalkıştılar. Ekrem İmamoğlu 14 aydır hapiste. Bize sağdan soldan 'Ekrem'i bırak, Ankara'ya dön, partinin başında otur' dediler. Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum. Kontrollü muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Bugün gelinen noktada, kazanacak Cumhurbaşkanı adayı belirleme, kendini aday göstermeme, en doğru adayı bulurum deme suçundan da saldırı altındayım. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim benden iyisi yoktu. Mesele ne Özgür Özel meselesi, ne de kurultayda göreve gelenlerin şahsi meselesidir. 19 Mart'ta geleceğin Cumhurbaşkanına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Resmi rakamlarla göre bu kararla yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolardır. Erdoğan milleti adaysız partisiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içinde. Şunu herkes bilsin ki, CHP de Özgür Özel de kendisini savunmanın peşinde değildir. CHP, Cumhuriyeti, demokrasiyi, sandığı ve sandığa umut bağlamış milyonları savunmak durumundadır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. “Yarın YSK'ya başvuracağız” Biz bugün ilk itirazımı tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a yaptık. Yarın da YSK'ya başvuracağız. Başvuruların en acil şekilde ele alınarak YSK'nın siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz. Bu gecenin bir felaket gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü ifade etmek isterim. Bir yanda boş bir sokak, koşturan muhterisler, diğer tarafta partisine sahip çıkanlar. Muhalefet partileri bu akşam tarihe geçmiştir. Şanlıurfa Barosu'nun ilk açıklamayı yapması ve peşi sıra yapılan açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin açıklamaları bu geceyi matem gecesinden umut gecesine dönüştürmüştür. CHP bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır. Buradayız, bu darbeye karşı sonuna kadar direneceğiz. sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, mücadeleye, bir arada olmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın aklıselimin hakim olmasını ümit ediyorum. CHP'yi savunmak rekabetçi bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Biz buradayız ve bütün o kirli teklifleri reddediyoruz. Müesses nizamın makbul partisi olmak yerine her şeyi göze almışız. Sadece ve sadece milletimizden yetki ve destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız. Biz öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Bunun yanında hukuk mücadelesi veriyoruz. Kararın YSK tarafından nasıl yorumlanacağını göreceğiz. Her mücadele zemininde güçlüyüz. Bize verilen bayrağı yere bırakmayacağız. O bayrak elimizde, ölebiliriz ama milletin verdiği emaneti bırakmayacağız. Millete borcumuz var. Ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayacağız." Genel Merkezimizde açıklama yapıyorum. https://t.co/d7ysDBPKkZ — Özgür Özel (@eczozgurozel) May 21, 2026

9 yıldır çözülemeyen Onur Sefer dosyasında yeni rapor: ‘İntihar değil cinayet olabilir’ Haber

9 yıldır çözülemeyen Onur Sefer dosyasında yeni rapor: ‘İntihar değil cinayet olabilir’

2017 yılında Dersim’in Hozat ilçesinde bir otomobil içerisinde göğsünden av tüfeğiyle vurulmuş halde bulunan Onur Sefer dosyasında, aradan geçen 9 yıla ve 4 savcı değişmesine rağmen herhangi bir ilerleme sağlanamadı. Aile ise yıllardır olayın aydınlatılması için hukuk mücadelesi yürütüyor. Olay, 7 Mayıs 2017 tarihinde Hozat'a bağlı Ergen Köyü mevkiinde meydana geldi. O dönem 25 yaşında olan Onur Sefer, kendisine ait otomobilin içinde ölü bulundu. Olayın ardından Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Ancak dosyada geçen yıllara rağmen kayda değer bir gelişme yaşanmadı. Onur Sefer'e ait otopsi raporuna göre, Sefer'in sol göğsünün üst kısmı ile sol koltuk altına yakın bölgesine en az iki av tüfeği saçması isabet etti. Her iki atışın da bitişik atış mesafesinden yapıldığı belirtilirken; tüfeğin boyutu, Sefer'in araç içindeki yatış pozisyonu ve araçtaki saçma giriş delikleri arasında uyumsuzluk bulunduğu kaydedildi. Bilirkişi raporunda ayrıca aracın sağ ön koltuğunda el parmaklarını andıran sürüntü şeklinde kan lekeleri bulunduğu, ancak bu izlerin Sefer'in araç içerisindeki pozisyonuyla örtüşmediği belirtildi. Aracın sol arka tekerlek kısmındaki kan lekelerinin nasıl oluştuğuna ilişkin ise teknik bir açıklama yapılamadığı ifade edildi. Raporda şu değerlendirmeye yer verildi: "Tüm bu gerekçelere dayanılarak ölümün orijininin intiharı destekleyici nitelikte olmadığı, olayın orijininin cinayet olmasının muhtemel olduğu ve araçta bulunan av tüfeğinin özellikleri dikkate alındığında söz konusu eylemin araç içerisinde ve özellikle sağ ön kapı açık iken gerçekleştirilmesinin mümkün olduğuna ilişkin bilirkişi kanaatimi tensip makamınıza ait olmak üzere arz ederim." Tüm bu bulgulara rağmen dosyada halen somut bir ilerleme sağlanamadı. Savcılığa yeni başvuru Ailenin avukatı Cihan Ezer'in, dosyanın yeniden ele alınması ve soruşturmanın derinleştirilmesi talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunduğu öğrenildi. Onur Sefer'in kardeşi Metin Sefer, soruşturma sürecinde kendilerine uzun süre bilgi verilmediğini belirterek, dosyada kimliği belirsiz kan örnekleri, saç telleri ve araç içerisindeki çamur izlerine rağmen olayın "intihar" olarak değerlendirildiğini söyledi. Onun Sefer'in anne ve babası “Kardeşimin kim tarafından öldürüldüğünün bulunmasını istiyoruz" Metin Sefer, "O dönemin savcılarına biz defalarca intihar olmadığını söyledik. Bize hiçbir ayrıntıyı anlatmadılar. Dört yıl boyunca bizi getirip götürdüler. Gizlilik kararı koydular. Bize ve avukatlarımıza bilgi verilmedi. Savcılara yalvardık, 'Bu olayı aydınlatın' dedik. Artık bizim sabrımız kalmadı" dedi. Dosyada yer alan delillere dikkat çeken Sefer, "Arabanın içinde kimliği belirsiz kan var. Bir ayakkabısı ayağında, diğeri yok. Arabanın içinde çamur ve saç örnekleri var. Bunların kime ait olduğu ortaya çıkarılmadı. Artık kardeşimin kim tarafından öldürüldüğünün bulunmasını istiyoruz" diye konuştu. Sefer ailesi, 9 yıldır aydınlatılamayan dosyada sorumluların bulunarak yargılanmasını talep ediyor. 85 yaşındaki baba Süleyman Sefer ise yetkililere çağrıda bulunarak, "Bakandan rica ediyorum, katil bulunsun ve mahkemeye çıkarılsın. Ben ölmeden bunu görmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Anne Sultan Sefer de yıllardır yaşadıkları acının dinmediğini belirterek, "Ben Onur'umun katillerinin bulunmasını istiyorum. Tek dileğim Onur'umun katillerinin ortaya çıkarılmasıdır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.