Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuk Devleti

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli" Haber

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşandığı belirtilen son gelişmeler ve Yeni Parti'nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gündeminin parti içi tartışmalar yerine ülkenin geleceği olması gerektiğini ifade etti. Siyasi rekabetin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, farklı görüşlerin zenginlik olduğunu ancak bunun kişisel husumet ve kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi. Son dönemde siyasetin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen CHP'deki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkiye'nin köklü demokrasi geleneğine vurgu yaparak, hiçbir siyasi çekişmenin devletin ve milletin ortak menfaatlerinin önüne geçemeyeceğini söyledi. "Türkiye'nin ortak geleceği her şeyden önemlidir" Bahçeli, açıklamasında Türk siyasetinin uzun yıllara dayanan demokratik birikimle şekillendiğini belirterek, siyasi partiler arasındaki rekabetin doğal olduğunu ifade etti. CHP'nin Cumhuriyet'in kurucu partisi olduğuna dikkat çeken MHP Genel Başkanı, MHP ile CHP arasında birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ancak bunun demokratik sistem açısından olağan karşılanması gerektiğini söyledi. Farklı siyasi anlayışların demokratik hayatın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, siyaset kurumunun toplumu ayrıştıran değil, ortak hedeflerde buluşturan bir anlayış sergilemesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu değerlendirme, son dönemde sertleşen siyasi söylemlerin yumuşatılmasına yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu için hukuk devleti mesajı Bahçeli'nin açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu. Kılıçdaroğlu'nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları kamuoyuyla paylaşmasının ve hukuki süreçlere başvurmasının en temel demokratik haklardan biri olduğunu belirten Bahçeli, hukuk devletinde herkesin yargı yollarına başvurma hakkına sahip olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesini doğru bulmadığını dile getiren Bahçeli, siyasi rekabet ile kişisel saldırılar arasındaki çizginin korunması gerektiğini söyledi. Geçmişte yaşanan siyasi anlaşmazlıkların bugünün siyasi iklimini belirlememesi gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal huzurun korunmasının tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Özgür Özel'e ilişkin dikkat çeken ifadeler Bahçeli, açıklamasında Yeni Parti Genel Başkanı olduğu belirtilen Özgür Özel'in siyasi mücadelesine de değindi. Siyasi liderlerin günlük polemikler içerisinde yıpratılmasının demokratik siyasete katkı sağlamayacağını belirten Bahçeli, siyasi emeğe ve demokratik temsil hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kemal Kılıçdaroğlu için savunduğu hukuki hassasiyetin, Özgür Özel'in genel başkanlık görevi ve siyasi mücadelesi açısından da geçerli olduğunu belirten Bahçeli, demokratik rekabetin karşılıklı saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların Türkiye'nin temel gündem maddesi haline getirilmesini doğru bulmadığını belirten Bahçeli, tüm taraflara sağduyu ve demokratik olgunluk çağrısı yaptı. Rozet töreni iddiaları için "hukuk" çağrısı Kamuoyunda son günlerde gündeme gelen rozet töreni ve organizasyon iddialarına da değinen Bahçeli, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Gerçekliği kesinleşmeyen bilgiler üzerinden insanların hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bahçeli, hakikatin ancak hukuk mekanizmaları aracılığıyla ortaya çıkarılabileceğini belirtti. Masumiyet karinesinin demokratik hukuk devletlerinin temel ilkelerinden biri olduğuna işaret eden Bahçeli, yargı süreci tamamlanmadan yapılan kesin yargıların hem bireylerin haklarına hem de kamu vicdanına zarar verebileceğini dile getirdi. "MHP siyasi tartışmalardan çıkar beklemez" MHP'nin başka siyasi partilerde yaşanan iç tartışmalardan siyasi kazanç elde etmeyi doğru bulmadığını söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin bugün çok daha önemli meselelerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Ekonomik gelişmeler, bölgesel güvenlik, dış politika, terörle mücadele ve küresel krizlerin Türkiye'nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını belirten Bahçeli, siyaset kurumunun enerjisini iç çekişmelere değil ülkenin geleceğine yöneltmesi gerektiğini söyledi. Analistler, bu açıklamanın Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada yoğun gündem yaşadığı bir dönemde siyasi tansiyonun düşürülmesine yönelik önemli mesajlar içerdiğini değerlendiriyor. Analiz: Bahçeli'nin açıklamasında öne çıkan dört mesaj Siyasi iletişim açısından değerlendirildiğinde Bahçeli'nin açıklaması dört temel başlıkta öne çıkıyor. İlk olarak, siyasi rekabetin demokratik sistemin doğal bir parçası olduğu ancak kişisel hesaplaşmaya dönüşmemesi gerektiği vurgulanıyor. İkinci olarak, hukuk devletinin tüm siyasetçiler için eşit şekilde işlemesi gerektiği mesajı veriliyor. Üçüncü olarak, CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların ülke gündeminin merkezine yerleştirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Dördüncü olarak ise Türkiye'nin ekonomi, güvenlik ve dış politika gibi stratejik başlıklara odaklanmasının önemine dikkat çekiliyor. Bahçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan büyük Türk milletidir." Bu sözlerle devletin sürekliliği, milli birlik ve ortak değerlerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiği mesajını veren Bahçeli, tüm siyasi aktörlere sağduyu, karşılıklı saygı ve demokratik olgunluk çağrısını yineledi.

CHP kurultay davasında karar kurultay 'mutlak butlan' sayıldı, yönetim için tedbir kararı alındı Haber

CHP kurultay davasında karar kurultay 'mutlak butlan' sayıldı, yönetim için tedbir kararı alındı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği belirtilen kararda, CHP’nin 4–5 Kasım 2023’te gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultay’ın “mutlak butlan” nedeniyle geçersiz olduğu tespit edildi. Karara göre, kurultayın yapıldığı tarihten itibaren alınan tüm kararların hükümsüz sayılmasına hükmedilirken, kurultay öncesi döneme dönülmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda, partinin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerini sürdürmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, mevcut yönetimin başında bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği aktarıldı. Kararda, 2023 kurultayının “mutlak butlan” ile sakatlanmış sayılması nedeniyle, bu tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların da geçersiz olduğu ifade edildi. Bu kapsamda CHP İstanbul İl Kongresi’nin de iptal edildiği bildirildi. Mahkemenin kararında ayrıca, tedbiren eski yönetimin karar kesinleşene kadar göreve iade edilmesi gerektiği, kararın Yüksek Seçim Kurulu ve ilgili seçim mercilerine gönderileceği yer aldı. BAKAN GÜRLEK: ELBETTE BU KARARIN TEMYİZ YOLU AÇIKTIR Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP’ye yönelik verilen mutlak butlan kararı hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada, verilen kararın vatandaşların demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karar olduğunu ifade ederek, "Hukuk devleti, iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Hangi parti söz konusu olursa olsun delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirmeyle sakatlanması kabul edilemez" diye konuştu. #Canlı l Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyoruz. https://t.co/89XCKL3shc — Akın Gürlek (@abakingurlek) May 21, 2026 "Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır" diyen Bakan Gürlek, "Herkesin bu karara saygı göstermesi büyük önem taşıyacaktır. Bizim için temel ilke, irade milletindir, delegenindir, üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur" dedi. ÖZGÜR ÖZEL: ACIYA KATLANMAYI AMA TESLİM OLMAMAYI VADEDİYORUM Söz konusu karar ardından CHP'den tedbiren uzaklaştırılmasına karar verilen Özgür Özel ise, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım dikkat çekti. Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum! pic.twitter.com/U8FkWBdFQ4 — Özgür Özel (@eczozgurozel) May 21, 2026 "Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum" diyen Özel, "Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!" sözlerinin yer aldığı videosunu paylaştı.

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek Haber

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek

Anayasa Mahkemesi, 7551 sayılı Kanun’la 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan ve nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmederek iptal talebini reddetti. Başvuruda, düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, küçük yerleşim yerlerinde nüfus kaybını artırabileceği ve idari yapıların sık değişmesinin hukuki belirlilik ilkesini zedelediği ileri sürülmüştü. Mahkeme ise değerlendirmesinde, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı bir yön taşımadığı belirtildi. Kararda ayrıca, düzenlemenin mahallî idarelerin özerkliğini zedelemediği vurgulandı. Belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması halinde, mevcut seçim döneminin sonuna kadar halk iradesinin korunduğu ve yeni dönemde seçmenlerin köy tüzel kişiliği kapsamında yeniden seçim yapabildiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun yerel yönetimlerin yapısını belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna işaret ederek, söz konusu düzenlemenin daha etkin ve verimli kamu hizmeti sağlama amacı taşıdığını ve kamu yararı ilkesine aykırı olmadığını değerlendirdi. Bu gerekçelerle Mahkeme, kuralın hukuk devleti ilkesi ile mahalli idarelerin özerkliğiyle çelişmediğine karar verdi.

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı Haber

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Meclis Genel Kurulu’nda bayram süresince gündeme gelen yargı kararlarını ve hukuk devleti ilkelerini değerlendirdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekmen, "İsmail Arı genç yaşında, uzun süredir tamamen belgeye ve delile dayalı araştırmacı gazetecilik yapan bir arkadaşımızdı. Kendisinin tutuklanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü ilkeleri açısından izahı mümkün değildir." dedi. Yargıdaki uygulamaların tutarlı olması gerektiğini savunan Ekmen, Manisa’daki öğretmen soruşturmasına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına yönelik suçlamalarda ortaya çıkan uygulamaları hoşgörüyle karşılayıp, 5816 sayılı Yasa kapsamında yaşanan sorunları ayrı bir başlıkta eleştirmek tutarlı değildir. Biz konuları birbirinden ayırt ediyoruz; ifade özgürlüğü meselesinin ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu olduğunda otomatik reflekslerle değil; Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Ekmen, "Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hatırlatmak gerekir. Ancak Sayın Bakanın Istanbul pratiğine ve Adalet Bakanlığına başladığı günden bu yana içinde bulunduğu tartışmalara bakınca, böyle bir hatırlatmanın ne kadar anlamlı olacağı meçhul" şeklinde konuştu.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı Haber

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı

İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti hem de yeni bakanlara başarı diledi. Kabinede yapılan değişikliğin ardından görevlerini devreden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından veda ve teşekkür mesajları paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararıyla İçişleri Bakanlığı görevini Mustafa Çiftçi’ye devredecek olan Ali Yerlikaya, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 4 Haziran 2023’te başladığı görevini devrettiğini belirterek, “Kıymetli kardeşim Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Yerlikaya, görev süresi boyunca verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederken, İçişleri Bakanlığı teşkilatının tüm mensuplarına da şükranlarını sundu. Yine Resmi Gazete'deki aynı kararname ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç ise açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yürütülen siyasi mücadelenin kendileri için her zaman bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. AK Parti’de üstlendiği çeşitli görevlerin ardından 4 Haziran 2023’te Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini hatırlatan Tunç, bu süreci millet ve devlet hizmeti açısından büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Tunç, 23 yıllık AK Parti iktidarları döneminde hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve demokratik reformlara katkı sunmaktan onur duyduğunu belirterek, “Bundan sonra da ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Tunç, Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek’e de yeni görevinde başarılar diledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.