Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuk Devleti

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı Haber

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı

İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti hem de yeni bakanlara başarı diledi. Kabinede yapılan değişikliğin ardından görevlerini devreden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından veda ve teşekkür mesajları paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararıyla İçişleri Bakanlığı görevini Mustafa Çiftçi’ye devredecek olan Ali Yerlikaya, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 4 Haziran 2023’te başladığı görevini devrettiğini belirterek, “Kıymetli kardeşim Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Yerlikaya, görev süresi boyunca verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederken, İçişleri Bakanlığı teşkilatının tüm mensuplarına da şükranlarını sundu. Yine Resmi Gazete'deki aynı kararname ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç ise açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yürütülen siyasi mücadelenin kendileri için her zaman bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. AK Parti’de üstlendiği çeşitli görevlerin ardından 4 Haziran 2023’te Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini hatırlatan Tunç, bu süreci millet ve devlet hizmeti açısından büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Tunç, 23 yıllık AK Parti iktidarları döneminde hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve demokratik reformlara katkı sunmaktan onur duyduğunu belirterek, “Bundan sonra da ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Tunç, Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek’e de yeni görevinde başarılar diledi.

Bakan Tunç: Türkiye Yüzyılı'nı demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz Haber

Bakan Tunç: Türkiye Yüzyılı'nı demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz

Adalet Bakanı Tunç, Afyonkarahisar İş Dünyası Buluşmaları’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de hukuk devleti ilkesini güçlendirmeye yönelik gerçekleştirilen yapısal dönüşümlere değindi. Tunç, özel hayatın korunması ve idareyle yaşanan sorunların yargıya gitmeden çözülebilmesi amacıyla yapılan düzenlemeleri anlatarak, “Özel hayatın korunması ile ilgili olarak kamu kişisel verileri koruma kurulu gibi vatandaşlarımızın yargı‘ya başvurmadan idare ile ilgili bir problem problemini daha hızlı çözebilmemesi anlamında kamu Denetçiliğinin kurulması gibi bir çok yapısal dönüşümü sağladık hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısını anayasa Mahkemesi’nin yapısını demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdik askeri yargı‘yı kaldırdık askeri Yargıtay askeri yüksek idare Mahkemesi devlet güvenlik mahkemelerini kaldırdık anayasamızda Sıkı yönetimle ilgili maddeleri kaldırdık sıkı yönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye maddeler vardı darbecilerin yargılannamayacağına dair maddeler bunlar hepsi milletimizin onayıyla değişen ve anayasadaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik çabalarlardı” dedi. Yeni anayasa hedeflerine de değinen Tunç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Biz bununla da yetinmiyoruz bizim yeni anayasa dediğimiz demokratik anayasa hedefimiz her zaman var partimizin kurulduğu günden bu yana Parti programlarıyla seçim beyannameleri ile hükümet programlarında hepsinde yeni anayasa hedefi vardır. Yine Türkiye yüzyılını inşallah hem terörsüz Türkiye ile inşa edeceğiz daha huzurlu bir geleceğe adım atmamız hem de Türkiye Yüzyılı’nı, darbecilerin yazdığı bir anayasa ile değil; milletimizin temsilcilerinin yazdığı, millet tarafından onaylanan demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz” dedi..” Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde yapan Tunç, Türkiye’nin ihracat rakamlarına dikkat çekerek, “36 milyar dolar bir ihracatı olan Türkiye bugün 270 milyar doların üzerinde mal ihracatı yapan üreten hizmet ihracatı ile beraber 373 milyar dolarları aşan bir ülke konumuna geldi yani 36 milyar dolar nerede 373 milyar dolar nerede arada çok büyük fark var yani üreten bir Türkiye haline geldik” ifadelerini kullandı. Türkiye’de hukuk güvenliği olmadığı yönündeki eleştirilere de değinen Tunç, doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de hukuk güveliği yok oyüzden yabancı yatırımcı türkiyeyi tercih etmiyor ,doğrudan Türkiye son 23 yılda kaç gelmiş ona bakalım ki aradaki kıyaslama yapalım son 23 yılda 286 milyar dolar yabancı sermaye gelmiş doğrudan yabancı şimdi hukuk güvenliğinin olmadığı bir yerde bu derece yabancı sermayenin doğrudan sermayenin ülkeye gelmesi mümkün olabilir miydi olamaz.” Şirket sayılarına ilişkin verileri de paylaşan Tunç, “2002’de Türkiye’de 950 bin 314 şirket varmış toplam bugün itibari ile 2 milyon 600 bin şirkete ulaştı Türkiye yine yabancı sermayeli şirket sayısına baktığımız zaman 2002’de 5 bin civarında küsurat var bugün itibarıyla 93 bini geçti” dedi. Yargıya yönelik eleştirilere ilişkin konuşan Tunç, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de hukuk güvenliği vardır yalnız Türkiye’de güvenliği olmayan bazı kesimlerde vardır çetelerin güvenliği yoktur yolsuzluk yapanların güvenliği yoktur artık Türkiye’de Türkiye’de rüşvet yiyenlerin güvenliği yoktur Türkiye’de artık darbeye teşebbüs edenlerin hiçbir güvenliği yoktur.” Geçmiş dönemlere değinen Tunç, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin ise, “15 Temmuz hain kalkışması millet meydanlara inerken canı pahasına bayrağı ve bağımsızlığı için mücadele ederken evlerinde oturmayan darbeciler kıskıvrak yakalayıp gözaltı yapan yargılayan bir yargı sistemi var” ifadelerini kullandı. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yargının iş yükünü azaltma ve uyuşmazlıkları daha hızlı sonuçlandırma açısından önemli olduğunu vurgulayan Tunç, arabuluculuk sisteminin bu süreçte etkin rol üstlendiğini belirterek şu sözleri kaydetti: “2013’ten bu yana 8 milyon uyuşmazlık arabulucunun önüne gitti bunun 5 milyonu anlaşmayla sonuçlandı şu anda 40 bin civarında arabulucu var. Arabulucuk sistemini 2013’te kanunlarımıza koyduk ama bizim atalarımız bunu zaten yıllarca asırlarca uyguladı batı bunu arabuluculuk olarak uygulamaya başladı ama biz de tabi gecikmiş olan bir uygulama 2013’te arabuluculuk komisyon başkanıydım o zaman yasalaştı birlikte çok adalet komisyonunda Ali Özkaya milletvekilimiz de çok çalıştık bu yasal düzenlemeler özellikle vesayetin ortadan kaldırılması ile ilgili mecliste yaptığımız çalışmalar anayasa değişikliği hazırlıkları mutfak çalışmalarında bulunmanın onurunu yaşadık hep beraber bugün de bunun uygulamasını gerçekleştiriyoruz ve bu anlamda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin daha da geliştirilmesi ve bu konuda tarafları dinleyerek daha mükemmelini nasıl gerçekleştirebiliriz bunun gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.''

Siyasiler'den Türk bayrağına yapılan saldırıya ilişkin kınama mesajı Haber

Siyasiler'den Türk bayrağına yapılan saldırıya ilişkin kınama mesajı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya mesajında şu ifadelere yer verdi: ''Nusaybin–Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yönelik YPG terör örgütü yandaşları tarafından gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoruz. Bu alçak provokasyon, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan, Terörsüz Türkiye yürüyüşümüzü sekteye uğratma çabasından başka bir şey değildir.Bu provokatörler aklından çıkarmasın. Ay yıldızlı bayrağımız, şehitlerimizin emaneti, milletimizin namusudur. Bayrağımız için milletimizin her bir ferdi şehadete yürümekten asla geri durmaz. Bayrağımıza uzanan her kirli el, tarih boyunca hak ettiği cezayı bulmuştur ve her daim bulacaktır. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın!Kardeşliğimize pusu kuranlara karşı en büyük cevabımız; daha fazla kenetlenmek, Büyük ve Güçlü Türkiye’yi inşa etmek için canla başla çalışmaktır.'' Adalet ve Kalkınma Partisi (AK parti) Sözcüsü Ömer Çelik mesajında, ''Şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyoruz. Suriye tarafındaki terör örgütü SDG yandaşları tarafından Nusaybin-Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıya en net ve güçlü karşılık verilecektir. Bayrağımız tüm değerlerimizin sembolüdür. Değerlerimize saldıranlar bunun bedelini muhakkak ödeyecektir.'' dedi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Özgür Çelik mesajında şu ifadelere yer verdi:''Ay yıldızlı al bayrağımız 86 milyonun ortak değeri, egemenliğimizin sembolüdür. Kardeşliğimizi ve birliğimizi hedef alan, şanlı bayrağımıza yönelik provokatif saldırıyı şiddetle lanetliyorum.'' Saadet Partiisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan mesajında, ''Mardin Nusaybin’de bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyorum. Bu topraklarda nifak tohumları ekmeyi amaçlayanlar hiç bir zaman hain emellerine ulaşamayacaktır. Hangi kirli el uzanırsa uzansın, ay-yıldızlı bayrağımız bu gök kubbede kıyamete dek gururla dalgalanmaya devam edecektir.'' ifadelerini kullandı. Çevre,Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ''Şanlı bayrağımıza yönelik provokasyona soyunanlar ateşle oynamıştır. Bayrağımız hedefse, cevabımız nettir: Devletimiz gerekeni yapacaktır.'' dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu,''Nusaybin–Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen bu alçak saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti; bayrağına uzanan her eli kıracak kudrete, sınırlarının ve milli değerlerinin güvenliğini her şart altında sağlayacak iradeye sahiptir.Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür, kararlıdır ve milli değerlerine yönelen hiçbir tehdide sessiz kalmayacaktır.Şanlı bayrağımız ilelebet dalgalanacak, bu topraklarda tek söz yine milletimizin olacaktır.'' sözlerini aktardı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ''Rengini aziz şehitlerimizin mübarek kanından alan ay yıldızlı bayrağımız; bütün kesimleriyle aziz milletimizin namusu, onuru ve en kutsal değeridir.Bayrağımıza yapılan bu saygısızlık, aralarında şehitleri bu bayrağa sarılmış Kürt vatandaşlarımızın da bulunduğu 86 milyonluk aziz milletimizin tamamına yapılmış açık bir saldırıdır ve asla cezasız, karşılıksız bırakılmamalıdır.'' ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu mesajında,'' İhanet sürecinin ortaklarına sesleniyorum; Teröristten medet umup, şereften taviz vermek sizin tercihiniz.Ama Milletimizin ve Cumhuriyetimizin şerefine leke düşüremezsiniz. Bayrağa el uzatanın akıbeti bellidir ve tarih bunun örnekleri ile doludur. Ve herkes bilir ki; 'Bir kere kalkan Bayrak, bir daha yere inmez!..' “ dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı mesajında, ''Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından, şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak ve provokatif saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Devletimiz; sınır güvenliğini, millî onurunu ve vatandaşlarının huzurunu koruma konusunda tam bir kararlılık içindedir. Milletimizin feraseti ve devletimizin kudretiyle bu tür provokasyonlar amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye hedefimizden asla sapmadan; bayrağımıza, vatanımıza ve istiklalimize sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz. '' ifadelerine yer verdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan mesajında şu sözlere yer verdi: ''Varolduğu günden bugüne sivil, kadın, çocuk ayrımı yapmaksızın binlerce masumun canına kıyan YPG terör örgütünün bugünkü provokasyonunu lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizde yeni bir karanlık sayfayı açmak niyetinde olanlara izin vermeyecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 'Ne ülkemizin ne de bölgemizin geleceğinde teröre yer yoktur.'Mukaddes bildiğimiz Türk bayrağına uzanan kirli ellere gereken cevaplar verilecektir.'' Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ''Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı şiddetle lanetliyorum.Ay yıldızlı bayrağımıza el uzatan ve değerlerimize haince saldıranlar bunun bedelini en ağır şekilde ödeyecektir.'' sözlerini aktardı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş mesajında, '' Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, YPG terör örgütü yandaşlarının şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirdiği hain saldırıyı en sert şekilde lanetliyorum. Bilinmelidir ki bayrağımıza uzanan her el, devletimizin sarsılmaz iradesiyle kırılacaktır. Bölgesel istikrarı, barışı ve huzuru korumaya yönelik adımlarımızı hedef alan bu alçak girişimler, ülkemizin birlik ve beraberliği karşısında asla karşılık bulamayacaktır. Vatanımızın bölünmez bütünlüğüne kastedenlere karşı mücadelemizi dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Terörsüz Türkiye hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz.'' sözlerine yer verdi. Eneji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ''Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı en sert biçimde lanetliyorum. Ay yıldızlı bayrağımız bu coğrafyadaki tüm mazlumların sığınağı, hepimizin ortak sembolüdür. Devletimiz, bayrağımıza yapılan bu saygısızlığın bedelini muhakkak ödetecektir.'' sözlerini aktardı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat mesajında, ''Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından, şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen hain ve provokatif saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Birliğimize, kardeşliğimize ve milletimizin huzuruna yönelen hiçbir girişim; Türkiye’nin kararlılığını sarsamayacak, Terörsüz Türkiye hedefimizi sekteye uğratamayacaktır. Ay yıldızlı bayrağımız; milletimizin ortak değeri, şehitlerimizin emanetidir. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Bu alçaklığa kalkışanlar ve arkasındaki odaklar, hukuk devleti çerçevesinde mutlaka hesap verecektir. Aziz milletimiz; sağduyusu, birlik ve beraberliğiyle her türlü tahrikin karşısında dimdik durmaya devam edecektir. '' sözlerine yer verdi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun mesajında ise şu ifadeler yer aldı: ''Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, terör örgütü yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı lanetliyorum. Kutsal değerimizi ve milletimizin huzurunu hedef alan hiçbir menfur saldırı amacına ulaşamayacak; ay yıldızlı sancağımız sonsuza dek göklerde dalgalanmaya devam edecektir. ''

14 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu Haber

14 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma tarafından son iki haftada 14 ilde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonlarında 156 organizatörün yakalandığını, bunlardan 112’sinin tutuklandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma tarafından son iki haftada 14 ilde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonlarında 156 organizatörün yakalandığını, bunlardan 112’sinin tutuklandığını açıkladı. 44 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Bakan Yerlikaya’nın verdiği bilgiye göre, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen operasyonlar; Edirne, Muğla, Aydın, Balıkesir, İzmir, Çanakkale, Tekirdağ, Antalya, Mersin, Van, Şanlıurfa, Erzurum, Hatay ve Gaziantep’te gerçekleştirildi. Operasyonlarda insansız hava araçlarıyla havadan, il jandarma komutanlıkları tarafından da karadan eş zamanlı çalışmalar yapıldı. Yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda, büyükşehirlerden sahil kesimlerine uzanan göçmen kaçakçılığı ağının deşifre edildiği belirtilirken, operasyonlarda 120 araç ve 13 bot ele geçirildi. Açıklamasında göç yönetiminin güvenlik boyutuna dikkat çeken Bakan Yerlikaya, insan ticareti, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin hukuk devleti ilkeleri ve insan haklarına saygı çerçevesinde kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Yerlikaya, sınır güvenliğinin ileri teknoloji ve gelişmiş izleme-denetim sistemleriyle güçlendirildiğini, yasa dışı göçü teşvik eden ve organize eden yapılara karşı sahada ve hukuki zeminde güçlü ve caydırıcı adımlar atıldığını ifade etti. Bakan Yerlikaya, operasyonlarda görev alan tüm birimleri tebrik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.