Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuk Devleti

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek Haber

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek

Anayasa Mahkemesi, 7551 sayılı Kanun’la 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan ve nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmederek iptal talebini reddetti. Başvuruda, düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, küçük yerleşim yerlerinde nüfus kaybını artırabileceği ve idari yapıların sık değişmesinin hukuki belirlilik ilkesini zedelediği ileri sürülmüştü. Mahkeme ise değerlendirmesinde, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı bir yön taşımadığı belirtildi. Kararda ayrıca, düzenlemenin mahallî idarelerin özerkliğini zedelemediği vurgulandı. Belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması halinde, mevcut seçim döneminin sonuna kadar halk iradesinin korunduğu ve yeni dönemde seçmenlerin köy tüzel kişiliği kapsamında yeniden seçim yapabildiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun yerel yönetimlerin yapısını belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna işaret ederek, söz konusu düzenlemenin daha etkin ve verimli kamu hizmeti sağlama amacı taşıdığını ve kamu yararı ilkesine aykırı olmadığını değerlendirdi. Bu gerekçelerle Mahkeme, kuralın hukuk devleti ilkesi ile mahalli idarelerin özerkliğiyle çelişmediğine karar verdi.

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı Haber

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Meclis Genel Kurulu’nda bayram süresince gündeme gelen yargı kararlarını ve hukuk devleti ilkelerini değerlendirdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekmen, "İsmail Arı genç yaşında, uzun süredir tamamen belgeye ve delile dayalı araştırmacı gazetecilik yapan bir arkadaşımızdı. Kendisinin tutuklanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü ilkeleri açısından izahı mümkün değildir." dedi. Yargıdaki uygulamaların tutarlı olması gerektiğini savunan Ekmen, Manisa’daki öğretmen soruşturmasına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına yönelik suçlamalarda ortaya çıkan uygulamaları hoşgörüyle karşılayıp, 5816 sayılı Yasa kapsamında yaşanan sorunları ayrı bir başlıkta eleştirmek tutarlı değildir. Biz konuları birbirinden ayırt ediyoruz; ifade özgürlüğü meselesinin ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu olduğunda otomatik reflekslerle değil; Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Ekmen, "Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hatırlatmak gerekir. Ancak Sayın Bakanın Istanbul pratiğine ve Adalet Bakanlığına başladığı günden bu yana içinde bulunduğu tartışmalara bakınca, böyle bir hatırlatmanın ne kadar anlamlı olacağı meçhul" şeklinde konuştu.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı Haber

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı

İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti hem de yeni bakanlara başarı diledi. Kabinede yapılan değişikliğin ardından görevlerini devreden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından veda ve teşekkür mesajları paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararıyla İçişleri Bakanlığı görevini Mustafa Çiftçi’ye devredecek olan Ali Yerlikaya, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 4 Haziran 2023’te başladığı görevini devrettiğini belirterek, “Kıymetli kardeşim Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Yerlikaya, görev süresi boyunca verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederken, İçişleri Bakanlığı teşkilatının tüm mensuplarına da şükranlarını sundu. Yine Resmi Gazete'deki aynı kararname ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç ise açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yürütülen siyasi mücadelenin kendileri için her zaman bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. AK Parti’de üstlendiği çeşitli görevlerin ardından 4 Haziran 2023’te Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini hatırlatan Tunç, bu süreci millet ve devlet hizmeti açısından büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Tunç, 23 yıllık AK Parti iktidarları döneminde hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve demokratik reformlara katkı sunmaktan onur duyduğunu belirterek, “Bundan sonra da ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Tunç, Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek’e de yeni görevinde başarılar diledi.

Bakan Tunç: Türkiye Yüzyılı'nı demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz Haber

Bakan Tunç: Türkiye Yüzyılı'nı demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz

Adalet Bakanı Tunç, Afyonkarahisar İş Dünyası Buluşmaları’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de hukuk devleti ilkesini güçlendirmeye yönelik gerçekleştirilen yapısal dönüşümlere değindi. Tunç, özel hayatın korunması ve idareyle yaşanan sorunların yargıya gitmeden çözülebilmesi amacıyla yapılan düzenlemeleri anlatarak, “Özel hayatın korunması ile ilgili olarak kamu kişisel verileri koruma kurulu gibi vatandaşlarımızın yargı‘ya başvurmadan idare ile ilgili bir problem problemini daha hızlı çözebilmemesi anlamında kamu Denetçiliğinin kurulması gibi bir çok yapısal dönüşümü sağladık hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısını anayasa Mahkemesi’nin yapısını demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdik askeri yargı‘yı kaldırdık askeri Yargıtay askeri yüksek idare Mahkemesi devlet güvenlik mahkemelerini kaldırdık anayasamızda Sıkı yönetimle ilgili maddeleri kaldırdık sıkı yönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye maddeler vardı darbecilerin yargılannamayacağına dair maddeler bunlar hepsi milletimizin onayıyla değişen ve anayasadaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik çabalarlardı” dedi. Yeni anayasa hedeflerine de değinen Tunç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Biz bununla da yetinmiyoruz bizim yeni anayasa dediğimiz demokratik anayasa hedefimiz her zaman var partimizin kurulduğu günden bu yana Parti programlarıyla seçim beyannameleri ile hükümet programlarında hepsinde yeni anayasa hedefi vardır. Yine Türkiye yüzyılını inşallah hem terörsüz Türkiye ile inşa edeceğiz daha huzurlu bir geleceğe adım atmamız hem de Türkiye Yüzyılı’nı, darbecilerin yazdığı bir anayasa ile değil; milletimizin temsilcilerinin yazdığı, millet tarafından onaylanan demokratik ve sivil bir anayasa ile inşa etmek istiyoruz” dedi..” Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde yapan Tunç, Türkiye’nin ihracat rakamlarına dikkat çekerek, “36 milyar dolar bir ihracatı olan Türkiye bugün 270 milyar doların üzerinde mal ihracatı yapan üreten hizmet ihracatı ile beraber 373 milyar dolarları aşan bir ülke konumuna geldi yani 36 milyar dolar nerede 373 milyar dolar nerede arada çok büyük fark var yani üreten bir Türkiye haline geldik” ifadelerini kullandı. Türkiye’de hukuk güvenliği olmadığı yönündeki eleştirilere de değinen Tunç, doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de hukuk güveliği yok oyüzden yabancı yatırımcı türkiyeyi tercih etmiyor ,doğrudan Türkiye son 23 yılda kaç gelmiş ona bakalım ki aradaki kıyaslama yapalım son 23 yılda 286 milyar dolar yabancı sermaye gelmiş doğrudan yabancı şimdi hukuk güvenliğinin olmadığı bir yerde bu derece yabancı sermayenin doğrudan sermayenin ülkeye gelmesi mümkün olabilir miydi olamaz.” Şirket sayılarına ilişkin verileri de paylaşan Tunç, “2002’de Türkiye’de 950 bin 314 şirket varmış toplam bugün itibari ile 2 milyon 600 bin şirkete ulaştı Türkiye yine yabancı sermayeli şirket sayısına baktığımız zaman 2002’de 5 bin civarında küsurat var bugün itibarıyla 93 bini geçti” dedi. Yargıya yönelik eleştirilere ilişkin konuşan Tunç, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de hukuk güvenliği vardır yalnız Türkiye’de güvenliği olmayan bazı kesimlerde vardır çetelerin güvenliği yoktur yolsuzluk yapanların güvenliği yoktur artık Türkiye’de Türkiye’de rüşvet yiyenlerin güvenliği yoktur Türkiye’de artık darbeye teşebbüs edenlerin hiçbir güvenliği yoktur.” Geçmiş dönemlere değinen Tunç, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin ise, “15 Temmuz hain kalkışması millet meydanlara inerken canı pahasına bayrağı ve bağımsızlığı için mücadele ederken evlerinde oturmayan darbeciler kıskıvrak yakalayıp gözaltı yapan yargılayan bir yargı sistemi var” ifadelerini kullandı. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yargının iş yükünü azaltma ve uyuşmazlıkları daha hızlı sonuçlandırma açısından önemli olduğunu vurgulayan Tunç, arabuluculuk sisteminin bu süreçte etkin rol üstlendiğini belirterek şu sözleri kaydetti: “2013’ten bu yana 8 milyon uyuşmazlık arabulucunun önüne gitti bunun 5 milyonu anlaşmayla sonuçlandı şu anda 40 bin civarında arabulucu var. Arabulucuk sistemini 2013’te kanunlarımıza koyduk ama bizim atalarımız bunu zaten yıllarca asırlarca uyguladı batı bunu arabuluculuk olarak uygulamaya başladı ama biz de tabi gecikmiş olan bir uygulama 2013’te arabuluculuk komisyon başkanıydım o zaman yasalaştı birlikte çok adalet komisyonunda Ali Özkaya milletvekilimiz de çok çalıştık bu yasal düzenlemeler özellikle vesayetin ortadan kaldırılması ile ilgili mecliste yaptığımız çalışmalar anayasa değişikliği hazırlıkları mutfak çalışmalarında bulunmanın onurunu yaşadık hep beraber bugün de bunun uygulamasını gerçekleştiriyoruz ve bu anlamda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin daha da geliştirilmesi ve bu konuda tarafları dinleyerek daha mükemmelini nasıl gerçekleştirebiliriz bunun gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.