Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hts Kayıtları

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hts Kayıtları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hts Kayıtları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı Haber

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı

Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul suçlara ilişkin özel bir birim oluşturulduğunu belirterek, bugüne kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı. 56 faili meçhul dosya yeniden incelendi Akın Gürlek, faili meçhul suçlara ilişkin çalışmalar kapsamında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “Faili Meçhul Suçlarla Mücadele ve Araştırma Daire Başkanlığı” kurulduğunu söyledi. Mahkemelerden yaklaşık 640 faili meçhul dosyanın alındığını belirten Gürlek, oluşturulan teknik ekibin doğrudan soruşturma yürütmediğini, savcı ve başsavcılarla koordinasyon içinde çalıştığını ifade etti. Gürlek, yeni teknolojilerin eski cinayet dosyalarının yeniden incelenmesinde önemli imkanlar sunduğunu belirterek, adli tıp incelemeleri, HTS kayıtları, baz istasyonu analizleri ve genetik incelemelerden yararlanıldığını söyledi. Çalışmalar kapsamında şu ana kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını belirten Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve Gülistan Doku dosyalarının yanı sıra Fenerbahçe otobüsüne yönelik saldırı ve Uğur Mumcu dosyalarının da incelendiğini açıkladı. Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni operasyon Gürlek, 2009 yılında meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmaya da değindi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının dosya kapsamında ikinci bir operasyon gerçekleştirdiğini belirten Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen delillerin olayın örgütsel boyutuna ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdiğini söyledi. Gürlek, F-4 pilotu ve eşinin Adil Öksüz ile görüşmeleri, olay öncesindeki toplantılar, HTS kayıtları ve ByLock yazışmaları gibi çeşitli delil ve emarelerin bulunduğunu aktardı. Adalet Bakanı, soruşturmanın bağımsız yargı tarafından sürdürüldüğünü ve yeni gelişmelerin takip edildiğini belirtti. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden araştırılıyor Gürlek, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın da yeniden ele alındığını açıkladı. Daha önce kalp krizi olarak değerlendirilen ölümle ilgili bir cezaevi personelinin ihbarı üzerine yeni soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, fethi kabir işleminin gerçekleştirildiğini ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiğini söyledi. Gürlek, soruşturmada şu aşamada ölümün kesin nedeninin belirlenmeye çalışıldığını vurgularken, “daha fazla detay paylaşamayacağını” ifade etti. “Kurtlar Vadisi” açıklaması dikkat çekti Kaşif Kozinoğlu dosyasına ilişkin açıklamalarında “Kurtlar Vadisi” dizisine de değinen Gürlek, dizinin bir bölümünde Kozinoğlu'nun ölümüne benzer bir olayın işlendiğini söyledi. Gürlek, dizide devlet görevlisi bir karakterin Silivri Cezaevi'nde bulunduğunu, elektrik kesintisi yaşandığını ve olayın gerçek ölümden kısa süre önce ekrana geldiğini belirtti. Bu nedenle senaristlerin savcılık tarafından bilgi sahibi sıfatıyla dinlendiğini aktaran Gürlek, söz konusu benzerliğin soruşturma açısından araştırılması gereken bir husus olduğunu söyledi. Fon soruşturmasında 162 şüpheli, 100 tutuklu Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturmasına ilişkin de güncel rakamları paylaştı. Gürlek'in açıklamasına göre soruşturma kapsamında 162 şüpheli bulunuyor. Bunlardan 100'ü tutuklu, 26 kişi ise adli kontrol tedbiri altında. Soruşturma kapsamında bazı şirketlere de el konularak TMSF'ye devredildi. Gürlek, soruşturmanın özellikle örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık ve kara para aklama iddiaları kapsamında mali yönden sürdürüldüğünü belirtti. Haksız kazanç elde edenlerle meşru şekilde yatırım yapan vatandaşların birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Gürlek, haksız yollarla elde edildiği tespit edilen mal varlıklarının geri alınması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. “Terörsüz Türkiye sürecinden dönüş yok” Gürlek, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise sürecin devlet açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sürecin 40 yılı aşkın süredir Türkiye'ye ağır maliyetler getiren terör sorununu sona erdirmeyi hedeflediğini ifade eden Gürlek, Meclis bünyesinde yürütülen çalışmalara ve oluşturulan kurullara değindi. Gürlek, örgütün tüm unsurlarıyla ve silahlarıyla tasfiye edilmesine yönelik sürecin ilgili kurumlar tarafından takip edildiğini belirterek, süreci sabote etmeye veya provoke etmeye yönelik girişimlere karşı gerekli adımların atılacağını söyledi. Süresiz nafaka için yeni düzenleme hazırlığı Adalet Bakanı Gürlek'in açıklamalarında nafaka düzenlemesi de önemli başlıklardan biri oldu. Anayasa Mahkemesinin mevcut düzenlemeye ilişkin kararına değinen Gürlek, Adalet Bakanlığının yeni bir düzenleme hazırladığını ve teklifin Meclise sunulmasının planlandığını belirtti. Yeni sistemde evlilik süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur durumlarının dikkate alınacağını belirten Gürlek, aile mahkemesi hakimlerine somut olayın koşullarına göre nafakanın süresini belirleme konusunda takdir yetkisi verilmesinin planlandığını söyledi. Gürlek, düzenlemenin amacının kadınların mağduriyetini önlerken aynı zamanda hakkaniyetli bir sistem oluşturmak olduğunu ifade etti. #Canlı | Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlıyorum. https://t.co/icO4gj4rzS — Akın Gürlek (@abakingurlek) October 6, 2026

Türk futbolunda hakem operasyonu: MHK Başkanı dahil 7 şüpheli gözaltında Haber

Türk futbolunda hakem operasyonu: MHK Başkanı dahil 7 şüpheli gözaltında

Adalet Bakanı Akın Gürlek, hakem klasmanları, görevlendirme, puanlama ve atama süreçleri ile kural sınavlarına müdahale edildiği iddialarına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında operasyon düzenlendiğini açıkladı. Operasyonda Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun da aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Hakemlik süreçlerine yönelik iddialar soruşturuluyor Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, futbolun toplum açısından önemli bir değer olduğunu belirterek hakemlik süreçlerinin tarafsız ve şeffaf yürütülmesinin futbola duyulan güven bakımından önem taşıdığını ifade etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen soruşturmada, hakem klasmanlarının oluşturulması, görevlendirme, puanlama ve atama süreçleri ile kural sınavlarına müdahale edildiği yönündeki iddiaların incelendiği bildirildi. Soruşturma kapsamında müşteki ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, HTS kayıtları ve MASAK verilerinin değerlendirildiği belirtildi. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da gözaltında Operasyon kapsamında TFF Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu, MHK Başkan Vekili A.Ş., MHK üyesi S.Ş., eski MHK üyesi Y.Y., Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Başkanı F.K. ile A.S. ve E.K.'nin de aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında gözaltı işlemi gerçekleştirildi. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve ofislerinde adli aramalar yapıldığı bildirildi. Güncel haber kaynakları da operasyon kapsamında 7 kişinin gözaltına alındığını doğruluyor. Soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor Soruşturmanın, hakemlik sistemindeki klasman, atama, puanlama ve sınav süreçlerine ilişkin iddiaların aydınlatılması amacıyla yürütüldüğü belirtildi. Adalet Bakanı Gürlek, soruşturma kapsamında görev veya unvanın hukuk karşısında ayrıcalık sağlamayacağını vurgularken, sürecin titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. Gürlek ayrıca, soruşturmanın sonucunda iddiaların aydınlatılması ve varsa sorumlulukların hukuk çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini belirtti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişiler hakkındaki adli süreç devam ediyor. Gözaltı işlemi, kişiler hakkında kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmiyor. Futbol, vatandaşlarımızın ortak tutkusu ve önemli bir değerimizdir. Sahadaki rekabetin adil, hakemlik süreçlerinin tarafsız ve şeffaf yürütülmesi, futbola duyulan güvenin temelidir. Devletimiz, bu güveni zedeleyen her türlü usulsüzlük iddiasının hukuk çerçevesinde üzerine… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 29, 2026

Osmaniye’de 24 gündür kayıptı: Ayşegül Yaşar’ın cansız bedeni ormanda bulundu Haber

Osmaniye’de 24 gündür kayıptı: Ayşegül Yaşar’ın cansız bedeni ormanda bulundu

26 Ağustos’tan beri aranıyordu Düziçi ilçesi İrfanlı Mahallesi’nde yaşayan Ayşegül Yaşar, 26 Ağustos günü yürüyüş yapmak için evinden ayrıldı. Eve dönmemesi üzerine ailesi polis merkezine başvurarak kayıp ihbarında bulundu. Düziçi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Osmaniye ve Kahramanmaraş emniyet ekiplerince başlatılan soruşturmada HTS kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, tanık beyanları ve kriminal incelemeler değerlendirildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında T.K. şüpheli olarak belirlendi. Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların, Ayşegül Yaşar’ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğu bildirildi. Bunun üzerine soruşturma derinleştirildi. Şüpheli yer gösterdi, cesede ulaşıldı Kahramanmaraş’taki adresi belirlenen T.K., düzenlenen operasyonla anne ve babasıyla birlikte gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunda T.K.’nin, otomobilde tartıştığı Ayşegül Yaşar’ı boğarak öldürdüğünü ve cesedini Düziçi’ne yaklaşık 80 kilometre uzaklıktaki Andırın ilçesi Geben mevkisindeki ormanlık alana gömdüğünü söylediği belirtildi. Şüphelinin yer göstermesinin ardından ekipler bölgede arama yaptı. Üzeri dallarla kapatılmış alanda bulunan Yaşar’ın cansız bedeninin ellerinin bağlı olduğu tespit edildi. Cenaze, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. T.K.’nin ayrıca Yaşar’dan aldığı altın ve ziynet eşyalarını evinde sakladığını söylediği bildirildi. Bakan Gürlek: Dosya yeni delillerle yeniden ele alındı Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada Ayşegül Yaşar dosyasının yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde incelendiğini belirtti. Gürlek; HTS kayıtları, kamera görüntüleri, tanık ifadeleri ve kriminal incelemelerin değerlendirildiğini, şüphelinin kullandığı araçta elde edilen biyolojik bulguların Yaşar’ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmaların genişletildiğini açıkladı. Şüphelinin yer göstermesiyle Yaşar’ın cansız bedenine ulaşıldığını kaydetti. Ayşegül Yaşar toprağa verildi Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen Ayşegül Yaşar’ın cenazesi, Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesindeki Beşbucak Mahallesi Eynallı Küme Evler Mezarlığı’na götürüldü. Yaşar, burada kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları arasında toprağa verildi. Eşi Adem Yaşar ve ailesi, evlerinde taziyeleri kabul etti. Beşbucak Mahallesi Muhtarı Halil Eskici ise olayın ardından yaptığı açıklamada, Yaşar’ın bölgeyi bildiği için Geben tarafına götürülmüş olabileceğini düşündüklerini belirterek soruşturmanın adli makamlar tarafından yürütüleceğini söyledi.

Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı Haber

Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı

Dere yatağında bulunan kemikler yıllarca kimliksiz kaldı Bismil ilçesi Tatlıçayır Mahallesi Pamukçayı mevkisinde, 29 Temmuz 2014’te su seviyesinin düşmesiyle dere yatağında insan kafatası ve çeşitli kemik parçaları bulundu. Bölgede ayrıca kıyafet ve bazı kişisel eşyalar da tespit edildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan ilk incelemelerde kemiklerin 17-23 yaşlarında bir kadına ait olduğu belirlendi. Ancak o dönem yapılan araştırmalarda kimlik ve olası şüpheliler tespit edilemeyince dosya kapsamında 13 Şubat 2015’te daimi arama kararı verildi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasının ardından dosya yeniden incelemeye alındı. DNA incelemesi Dilek Kalkan'ı işaret etti Dosyanın yeniden ele alınmasıyla Diyarbakır ve çevre illerde kayıp olarak aranan 19-23 yaş arasındaki 144 kadınla ilgili araştırma yapıldı. Çalışmalar sırasında Şağı ve Naif Kalkan çiftinin kızı Dilek Kalkan’ın Mayıs 2013’te kaybolduğu belirlendi. Dere yatağında bulunan kıyafetlerle Kalkan’ın kaybolduğu dönemde giydiği kıyafetlerin benzerlik göstermesi üzerine DNA incelemesine başvuruldu. Yapılan karşılaştırmada, kemiklerin Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edildi. DNA sonuçlarının Kalkan’ın annesi Şağı Kalkan ile de uyumlu olduğu belirlendi. Böylece yıllardır kimliği belirlenemeyen kadın iskeletinin Kalkan’a ait olduğu kesinleştirildi. HTS ve baz kayıtları soruşturmanın yönünü değiştirdi Kimlik tespitinin ardından Kalkan’ın geçmiş dönemde kullandığı değerlendirilen iki GSM hattının HTS kayıtları incelemeye alındı. Soruşturma kapsamında yapılan analizlerde Kalkan’ın Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K. ve H.A. ile yoğun iletişim kurduğu tespit edildi. Tanık ve bilgi sahibi ifadelerinde ise Kalkan ile Cuma Kaplan arasında duygusal birliktelik bulunduğu ve Kalkan’ın Kaplan’dan hamile kaldığı yönünde bilgiler yer aldı. Kalkan’ın sağlık kayıtları da incelenirken, 21 Mayıs 2013 tarihinde kendisine “gebe” tanısı konulduğu belirlendi. Bilirkişi tarafından yapılan daraltılmış baz çalışmalarında da bazı şüphelilerin kullandığı telefonların farklı tarihlerde Dilek Kalkan’ın kemiklerinin bulunduğu bölge ve çevresinden sinyal verdiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında HTS kayıtları, baz analizleri, Adli Tıp raporları, sağlık kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildi. 7 şüpheli gözaltına alındı Elde edilen bulguların ardından Dilek Kalkan’ın ölümüyle bağlantıları bulunabileceği değerlendirilen 7 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Diyarbakır Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından 11 Eylül’de düzenlenen operasyon kapsamında Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K., H.K., H.A. ve F.B. gözaltına alındı. Soruşturmanın bu aşamasında şüphelilerin olayla bağlantılarının belirlenmesine yönelik delillerin değerlendirildiği bildirildi. Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı tutuklandı Jandarmadaki işlemlerinin ardından 7 şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturma kapsamında “kadına karşı kasten öldürme” suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilen Cuma Kaplan ile Muhyettin Baranlı, dosyadaki delil durumu, ifadeler ve HTS analizleri kapsamında yapılan değerlendirmelerin ardından tutuklandı. Diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın, Dilek Kalkan’ın ölümünün nasıl gerçekleştiğinin ve olayla bağlantısı bulunduğu değerlendirilen kişilerin sorumluluklarının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü bildirildi.

Bakan Gürlek: Faili meçhul 3 cinayet daha aydınlatıldı Haber

Bakan Gürlek: Faili meçhul 3 cinayet daha aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlere ilişkin yürütülen soruşturmalarda önemli sonuçlara ulaşıldığını duyurdu. Bakan Gürlek’in açıklamasına göre İstanbul’da 2022’den beri kayıp olan Zeynep Yıldırım’ın cinayeti, yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkarıldı. Yıldırım’ın kaybolmadan önce iletişim kurduğu Fethi Dağlı’nın sorgulanmasının ardından 1 Eylül’de yapılan yer göstermede kadın cesedi bulundu. Adli Tıp Kurumu tarafından kimliği belirlenen cesedin Yıldırım’a ait olduğu tespit edilirken, Dağlı yeniden tutuklandı. Mardin’in Nusaybin ilçesinde 2012 yılında İsmail Akın ile 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin dosya da 14 yıl sonra yeniden açıldı. HTS kayıtları, baz çalışmaları ve yeni deliller doğrultusunda şüpheliler belirlenirken, dört ilde düzenlenen operasyonlarda 15 kişi gözaltına alındı. Manisa’nın Akhisar ilçesinde 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu’nun cinayetiyle ilgili soruşturmada ise faillerin yanı sıra suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Manisa, Bursa ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı. Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir! Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, hiçbir suçun ve hiçbir suçlunun cezasız kalmaması için adalet ve güvenlik teşkilatlarımız arasındaki güçlü koordinasyonu daha da ileri taşıyoruz. Bir evladın, bir annenin, bir… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 4, 2026 Bakan Gürlek, 24 Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla bugüne kadar 40 dosyanın aydınlatıldığını, bu dosyalarda 46 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 kişinin yaralandığının belirlendiğini açıkladı. Teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanarak eski dosyalardaki delillerin yeniden inceleneceğini belirten Bakan Gürlek, “Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı unutmayacak, hiçbir faili meçhulün peşini bırakmayacağız” mesajını verdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek:  Gülistan Doku ve Dede Baltacı dosyasında yeni gelişmeler Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Gülistan Doku ve Dede Baltacı dosyasında yeni gelişmeler

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya paylaşımında Adalet ve İçişleri bakanlıklarının koordinasyonu ile Cumhuriyet başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının iş birliği sayesinde faili meçhul dosyaların aydınlatılmaya devam ettiğini belirtti. GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA 5. DALGA OPERASYON Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmada 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, Gülistan Doku’nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgular elde edildiği, ayrıca kaybolmasının ardından Instagram hesabına yapılan şüpheli erişim ve işlemler ile su altı arama çalışmalarında dikkat çekici tespitlere ulaşıldığı aktarıldı. Ayrıca, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edilirken, Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla sonradan su altına yerleştirilmiş olabileceğine dair bulgulara ulaşıldığı bildirildi. DEDE BALTACI CİNAYETİNDE 5 ŞÜPHELİ BELİRLENDİ Bu arada Bakan Gürlek’in paylaşımında ikinci önemli gelişme olarak, 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetine ilişkin soruşturmada da kritik aşamaya gelindiği belirtildi. 2008 yılında Şereflikoçhisar’da ölü bulunan Baltacı’nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yeniden incelendi. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları doğrultusunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Operasyon sonrası F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı, cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. “HİÇBİR FAİLİ MEÇHUL DOSYANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ” Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, teknolojinin ve bilimin tüm imkânlarıyla gerçeğin ortaya çıkarılmaya devam edeceğini söyledi. Bakan Gürlek, “Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonu; Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın etkin iş birliğiyle faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ediyoruz. Güncel teknolojik imkânlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün iki… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 29, 2026

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 10 şüpheli gözaltında Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 10 şüpheli gözaltında

Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonunda, Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma birimlerinin iş birliğiyle faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Gülistan Doku dosyasında yeni bulgular Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda 10 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Soruşturmada, Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ile iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Ayrıca genç kadının kaybolmasının ardından Instagram hesabında gerçekleştirilen şüpheli erişim ve işlemler ile su altındaki arama çalışmalarına ilişkin dikkat çekici tespitler yapıldığı kaydedildi. Bakan Gürlek'in açıklamasına göre, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanakları arasında uyuşmazlık tespit edildi. Ayrıca Gülistan Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyecek bir görüntü oluşturmak amacıyla daha sonra su altına bırakılmış olabileceğine yönelik bulgular elde edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen yeni delillerin değerlendirilmesine devam edilirken, gözaltına alınan 10 şüphelinin işlemleri sürüyor. Dede Baltacı cinayetinde 4 şüpheli tutuklandı Bakan Gürlek, açıklamasında 2008 yılında Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde ölü bulunan Dede Baltacı'nın 18 yıldır aydınlatılamayan dosyasında da önemli bir gelişme yaşandığını duyurdu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda dosya yeniden ele alındı. Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ile İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan incelemelerde daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirildi. Çalışmalar sonucunda cinayetin failleri oldukları değerlendirilen 5 şüpheli belirlendi. Düzenlenen operasyonun ardından F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı. Cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Adalet Bakanı Gürlek, aradan uzun yıllar geçse dahi faili meçhul dosyaların takip edilmeye devam edeceğini belirterek, teknolojik ve bilimsel yöntemlerden yararlanılarak olayların aydınlatılması için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Gürlek, suçluların olayların üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin adalet önünde hesap vereceğini vurguladı.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş görevden uzaklaştırıldı Haber

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş görevden uzaklaştırıldı

İçişleri Bakanlığı'ndan resmi açıklama Bakanlıktan yapılan açıklamada, Üsküdar Belediyesi'nde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Sinem Dedetaş'ın, Anayasa'nın 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca geçici olarak görevden uzaklaştırıldığı bildirildi. Açıklamada, görevden uzaklaştırma işleminin soruşturma süreci tamamlanıncaya kadar uygulanacak idari bir tedbir olduğu ifade edildi. Tutuklama kararı verilmişti Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Sinem Dedetaş, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından alınan ifadesinin ardından Dedetaş hakkında rüşvet, irtikap ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçlamalarıyla tutuklama talep edildi. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, değerlendirme sonucunda Dedetaş'ın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturmanın merkezinde ruhsat ve iskan iddiaları İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Üsküdar Belediyesi'nde yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları araştırılıyor. Soruşturmanın; ihbarlar, mağdur ifadeleri ve etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin beyanları doğrultusunda başlatıldığı belirtildi. Dosyada, Belediye Başkan Yardımcısı, belediye yöneticileri ve bazı şirket yetkililerinin de bulunduğu çok sayıda isim hakkında inceleme yürütülüyor. MASAK raporları dosyada yer aldı Başsavcılık açıklamasına göre, belediyeye bağlı Kent AŞ ile çeşitli müteahhit firmalar arasında toplam değeri 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 TL olan danışmanlık sözleşmeleri imzalandığı tespit edildi. MASAK verilerine göre bu sözleşmeler kapsamında bugüne kadar yaklaşık 361 milyon 392 bin TL tahsil edildiği öne sürüldü. Soruşturma dosyasında ayrıca bazı müteahhitlerin ruhsat alabilmek için Kent AŞ ile sözleşme yapmaya zorlandıkları, mevzuata aykırı iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı ve bazı ödemelerin belediye başkanının danışmanına parça parça teslim edildiğine ilişkin HTS kayıtları, baz verileri ve şüpheli ifadelerinin bulunduğu iddia edildi. Kriptolu haberleşme uygulaması iddiası Savcılığın açıklamasında, yapı ruhsatı sürecinde resmi yetkisi bulunmayan bazı Kent AŞ görevlilerinin kriptolu haberleşme uygulamaları üzerinden oluşturdukları iletişim ağı aracılığıyla belediye personelini yönlendirdiği ileri sürüldü. İddialara göre, ada ve parsel bazlı hazırlanan tablolar üzerinden ruhsat süreçlerinin koordine edildiği öne sürülüyor. 11 adrese operasyon düzenlenmişti Soruşturma kapsamında İstanbul'da 11 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Sinem Dedetaş'ın yanı sıra belediye başkan yardımcısı, özel kalem müdürü, belediye personeli, iş takipçisi ve müteahhitlerin de aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulmuş, inceleme başlatılmıştı. Sinem Dedetaş kimdir? 1981 yılında Eskişehir'de doğan Sinem Dedetaş, İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamlayan Dedetaş, 2014-2016 yılları arasında TMMOB Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. 2019-2023 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Şehir Hatları AŞ'de genel müdür olarak görev yapan Dedetaş, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri'nde CHP'nin Üsküdar Belediye Başkan adayı olarak seçimi kazanmıştı.

Faili Meçhul Dosyalarda Yeni Gelişme: 17 Yıllık Bebek Cinayeti Aydınlatıldı, 2022'deki Ceyhan Cinayetinde 5 Tutuklama Haber

Faili Meçhul Dosyalarda Yeni Gelişme: 17 Yıllık Bebek Cinayeti Aydınlatıldı, 2022'deki Ceyhan Cinayetinde 5 Tutuklama

Faili meçhul dosyalarda yeni dönem Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yıllardır çözülemeyen suç dosyalarının yeniden incelendiğini ve önemli sonuçlar elde edildiğini duyurdu. Gürlek, geçmişte kamuoyunda derin iz bırakan olayların aydınlatılmasının yalnızca suçluların adalet önüne çıkarılması açısından değil, aynı zamanda hukuk sistemine duyulan güvenin güçlendirilmesi bakımından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Bakan Gürlek, "Çözülen her dosya, mağdur yakınlarının yıllardır taşıdığı acının bir nebze olsun hafiflemesine, toplum vicdanındaki yaraların sarılmasına ve adalet duygusunun güçlenmesine katkı sağlamaktadır." ifadelerini kullandı. Bandırma'daki bebek cinayetinde 17 yıl sonra kritik gelişme Açıklamada yer verilen ilk dosya, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde 10 Mayıs 2009 tarihinde bir çöp konteynerinde poşet içerisinde ölü bulunan kız bebeğe ilişkin soruşturma oldu. Olayın ardından bebeğin annesi yargılanarak 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak soruşturma kapsamında bebeğin biyolojik babasının kimliği uzun yıllar boyunca belirlenememişti. Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte soruşturma ekipleri mevcut delilleri modern kriminal yöntemlerle yeniden değerlendirdi. Parmak izi ve DNA incelemesi dosyayı çözdü Yeniden yapılan incelemelerde, bebeğin bulunduğu poşet üzerinde U.C. isimli şüpheliye ait parmak izi tespit edildi. Soruşturma bununla da sınırlı kalmadı. Tanık ifadeleri, cezaevi ziyaretçi kayıtları ve Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen DNA analizleri birlikte değerlendirildi. Elde edilen bulgular sonucunda U.C.'nin bebeğin biyolojik babası olduğu belirlendi. Toplanan deliller doğrultusunda gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece "çocuğa karşı kasten öldürme"suçundan tutuklandı. Bu gelişme, yaklaşık 17 yıldır tam anlamıyla aydınlatılamayan dosyada önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ceyhan'daki motosikletli saldırı yeniden incelendi Bakan Gürlek'in açıkladığı ikinci dosya ise Adana'nın Ceyhan ilçesinde 4 Haziran 2022 tarihinde meydana gelen silahlı cinayet oldu. Olayda Eyyüp Özbadem, motosikletli saldırganların açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmişti. Faili meçhul dosyalar kapsamında yeniden ele alınan soruşturmada teknolojik veriler ve kriminal incelemeler detaylı biçimde analiz edildi. HTS kayıtları ve kameralar cinayeti çözdü Soruşturma kapsamında; HTS ve baz istasyonu kayıtları, Güvenlik kamerası görüntüleri, Kriminal raporlar, Tanık ifadeleri birlikte değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin H.A. isimli şüphelinin azmettirmesiyle B.G. ve S.B. tarafından işlendiği tespit edildi. Soruşturmada ayrıca M.A. ile O.K.'nin saldırganlara yardım ettiği belirlendi. Bunun yanında olay öncesine ait güvenlik kamerası görüntülerinin M.Ö. ve U.Ö. tarafından silinerek delillerin karartıldığı da ortaya çıkarıldı. Operasyon kapsamında cinayetle bağlantılı 5 şüpheli tutuklanırken, delilleri gizlediği belirlenen 2 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. "Hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek" Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasında Bandırma ve Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılıkları ile soruşturmalarda görev alan emniyet personeline teşekkür etti. Faili meçhul suçların çözülmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla süreceğini belirten Gürlek, şu mesajı verdi: "Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek. Hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürmeye, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldırmaya devam edeceğiz." Teknolojik incelemeler soruşturmalara yön veriyor Son yıllarda adli bilişim, DNA analizleri, parmak izi incelemeleri ve dijital delil değerlendirme yöntemlerinde yaşanan gelişmeler, uzun yıllardır çözülemeyen birçok dosyanın yeniden açılmasını mümkün kılıyor. Uzmanlar, özellikle gelişmiş kriminal laboratuvar teknikleri sayesinde yıllar önce elde edilen delillerin bugün çok daha hassas yöntemlerle incelenebildiğine dikkat çekiyor. Bu durum, zamanaşımı engeli bulunmayan ağır suçlarda yeni şüphelilere ulaşılmasını kolaylaştırırken, mağdur yakınlarının adalet beklentisinin karşılanmasına da katkı sağlıyor. Yetkililer ise faili meçhul cinayetler başta olmak üzere kamu vicdanını yaralayan tüm dosyaların yeniden değerlendirilmeye devam edeceğini ve yeni delillere ulaşıldıkça soruşturmaların genişletileceğini belirtiyor. Faili meçhullerin aydınlatılması; suçluların adalet önünde hesap vermesi, "cezasızlık algısı"nın ortadan kaldırılması ve vatandaşlarımızın hukuk sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çözülen her dosya, mağdurlarımızın yakınlarının yıllardır… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 1, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.