Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hts Kayıtları

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hts Kayıtları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hts Kayıtları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek: Faili meçhul 3 cinayet daha aydınlatıldı Haber

Bakan Gürlek: Faili meçhul 3 cinayet daha aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlere ilişkin yürütülen soruşturmalarda önemli sonuçlara ulaşıldığını duyurdu. Bakan Gürlek’in açıklamasına göre İstanbul’da 2022’den beri kayıp olan Zeynep Yıldırım’ın cinayeti, yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkarıldı. Yıldırım’ın kaybolmadan önce iletişim kurduğu Fethi Dağlı’nın sorgulanmasının ardından 1 Eylül’de yapılan yer göstermede kadın cesedi bulundu. Adli Tıp Kurumu tarafından kimliği belirlenen cesedin Yıldırım’a ait olduğu tespit edilirken, Dağlı yeniden tutuklandı. Mardin’in Nusaybin ilçesinde 2012 yılında İsmail Akın ile 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin dosya da 14 yıl sonra yeniden açıldı. HTS kayıtları, baz çalışmaları ve yeni deliller doğrultusunda şüpheliler belirlenirken, dört ilde düzenlenen operasyonlarda 15 kişi gözaltına alındı. Manisa’nın Akhisar ilçesinde 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu’nun cinayetiyle ilgili soruşturmada ise faillerin yanı sıra suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Manisa, Bursa ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı. Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir! Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, hiçbir suçun ve hiçbir suçlunun cezasız kalmaması için adalet ve güvenlik teşkilatlarımız arasındaki güçlü koordinasyonu daha da ileri taşıyoruz. Bir evladın, bir annenin, bir… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 4, 2026 Bakan Gürlek, 24 Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla bugüne kadar 40 dosyanın aydınlatıldığını, bu dosyalarda 46 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 kişinin yaralandığının belirlendiğini açıkladı. Teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanarak eski dosyalardaki delillerin yeniden inceleneceğini belirten Bakan Gürlek, “Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı unutmayacak, hiçbir faili meçhulün peşini bırakmayacağız” mesajını verdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek:  Gülistan Doku ve Dede Baltacı dosyasında yeni gelişmeler Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Gülistan Doku ve Dede Baltacı dosyasında yeni gelişmeler

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya paylaşımında Adalet ve İçişleri bakanlıklarının koordinasyonu ile Cumhuriyet başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının iş birliği sayesinde faili meçhul dosyaların aydınlatılmaya devam ettiğini belirtti. GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA 5. DALGA OPERASYON Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmada 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, Gülistan Doku’nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgular elde edildiği, ayrıca kaybolmasının ardından Instagram hesabına yapılan şüpheli erişim ve işlemler ile su altı arama çalışmalarında dikkat çekici tespitlere ulaşıldığı aktarıldı. Ayrıca, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edilirken, Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla sonradan su altına yerleştirilmiş olabileceğine dair bulgulara ulaşıldığı bildirildi. DEDE BALTACI CİNAYETİNDE 5 ŞÜPHELİ BELİRLENDİ Bu arada Bakan Gürlek’in paylaşımında ikinci önemli gelişme olarak, 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetine ilişkin soruşturmada da kritik aşamaya gelindiği belirtildi. 2008 yılında Şereflikoçhisar’da ölü bulunan Baltacı’nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yeniden incelendi. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları doğrultusunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Operasyon sonrası F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı, cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. “HİÇBİR FAİLİ MEÇHUL DOSYANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ” Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, teknolojinin ve bilimin tüm imkânlarıyla gerçeğin ortaya çıkarılmaya devam edeceğini söyledi. Bakan Gürlek, “Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonu; Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın etkin iş birliğiyle faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ediyoruz. Güncel teknolojik imkânlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün iki… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 29, 2026

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 10 şüpheli gözaltında Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 10 şüpheli gözaltında

Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonunda, Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma birimlerinin iş birliğiyle faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Gülistan Doku dosyasında yeni bulgular Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda 10 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Soruşturmada, Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ile iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Ayrıca genç kadının kaybolmasının ardından Instagram hesabında gerçekleştirilen şüpheli erişim ve işlemler ile su altındaki arama çalışmalarına ilişkin dikkat çekici tespitler yapıldığı kaydedildi. Bakan Gürlek'in açıklamasına göre, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanakları arasında uyuşmazlık tespit edildi. Ayrıca Gülistan Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyecek bir görüntü oluşturmak amacıyla daha sonra su altına bırakılmış olabileceğine yönelik bulgular elde edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen yeni delillerin değerlendirilmesine devam edilirken, gözaltına alınan 10 şüphelinin işlemleri sürüyor. Dede Baltacı cinayetinde 4 şüpheli tutuklandı Bakan Gürlek, açıklamasında 2008 yılında Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde ölü bulunan Dede Baltacı'nın 18 yıldır aydınlatılamayan dosyasında da önemli bir gelişme yaşandığını duyurdu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda dosya yeniden ele alındı. Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ile İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan incelemelerde daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirildi. Çalışmalar sonucunda cinayetin failleri oldukları değerlendirilen 5 şüpheli belirlendi. Düzenlenen operasyonun ardından F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı. Cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Adalet Bakanı Gürlek, aradan uzun yıllar geçse dahi faili meçhul dosyaların takip edilmeye devam edeceğini belirterek, teknolojik ve bilimsel yöntemlerden yararlanılarak olayların aydınlatılması için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Gürlek, suçluların olayların üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin adalet önünde hesap vereceğini vurguladı.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş görevden uzaklaştırıldı Haber

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş görevden uzaklaştırıldı

İçişleri Bakanlığı'ndan resmi açıklama Bakanlıktan yapılan açıklamada, Üsküdar Belediyesi'nde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Sinem Dedetaş'ın, Anayasa'nın 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca geçici olarak görevden uzaklaştırıldığı bildirildi. Açıklamada, görevden uzaklaştırma işleminin soruşturma süreci tamamlanıncaya kadar uygulanacak idari bir tedbir olduğu ifade edildi. Tutuklama kararı verilmişti Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Sinem Dedetaş, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından alınan ifadesinin ardından Dedetaş hakkında rüşvet, irtikap ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçlamalarıyla tutuklama talep edildi. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, değerlendirme sonucunda Dedetaş'ın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturmanın merkezinde ruhsat ve iskan iddiaları İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Üsküdar Belediyesi'nde yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları araştırılıyor. Soruşturmanın; ihbarlar, mağdur ifadeleri ve etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin beyanları doğrultusunda başlatıldığı belirtildi. Dosyada, Belediye Başkan Yardımcısı, belediye yöneticileri ve bazı şirket yetkililerinin de bulunduğu çok sayıda isim hakkında inceleme yürütülüyor. MASAK raporları dosyada yer aldı Başsavcılık açıklamasına göre, belediyeye bağlı Kent AŞ ile çeşitli müteahhit firmalar arasında toplam değeri 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 TL olan danışmanlık sözleşmeleri imzalandığı tespit edildi. MASAK verilerine göre bu sözleşmeler kapsamında bugüne kadar yaklaşık 361 milyon 392 bin TL tahsil edildiği öne sürüldü. Soruşturma dosyasında ayrıca bazı müteahhitlerin ruhsat alabilmek için Kent AŞ ile sözleşme yapmaya zorlandıkları, mevzuata aykırı iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı ve bazı ödemelerin belediye başkanının danışmanına parça parça teslim edildiğine ilişkin HTS kayıtları, baz verileri ve şüpheli ifadelerinin bulunduğu iddia edildi. Kriptolu haberleşme uygulaması iddiası Savcılığın açıklamasında, yapı ruhsatı sürecinde resmi yetkisi bulunmayan bazı Kent AŞ görevlilerinin kriptolu haberleşme uygulamaları üzerinden oluşturdukları iletişim ağı aracılığıyla belediye personelini yönlendirdiği ileri sürüldü. İddialara göre, ada ve parsel bazlı hazırlanan tablolar üzerinden ruhsat süreçlerinin koordine edildiği öne sürülüyor. 11 adrese operasyon düzenlenmişti Soruşturma kapsamında İstanbul'da 11 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Sinem Dedetaş'ın yanı sıra belediye başkan yardımcısı, özel kalem müdürü, belediye personeli, iş takipçisi ve müteahhitlerin de aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulmuş, inceleme başlatılmıştı. Sinem Dedetaş kimdir? 1981 yılında Eskişehir'de doğan Sinem Dedetaş, İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamlayan Dedetaş, 2014-2016 yılları arasında TMMOB Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. 2019-2023 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Şehir Hatları AŞ'de genel müdür olarak görev yapan Dedetaş, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri'nde CHP'nin Üsküdar Belediye Başkan adayı olarak seçimi kazanmıştı.

Faili Meçhul Dosyalarda Yeni Gelişme: 17 Yıllık Bebek Cinayeti Aydınlatıldı, 2022'deki Ceyhan Cinayetinde 5 Tutuklama Haber

Faili Meçhul Dosyalarda Yeni Gelişme: 17 Yıllık Bebek Cinayeti Aydınlatıldı, 2022'deki Ceyhan Cinayetinde 5 Tutuklama

Faili meçhul dosyalarda yeni dönem Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yıllardır çözülemeyen suç dosyalarının yeniden incelendiğini ve önemli sonuçlar elde edildiğini duyurdu. Gürlek, geçmişte kamuoyunda derin iz bırakan olayların aydınlatılmasının yalnızca suçluların adalet önüne çıkarılması açısından değil, aynı zamanda hukuk sistemine duyulan güvenin güçlendirilmesi bakımından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Bakan Gürlek, "Çözülen her dosya, mağdur yakınlarının yıllardır taşıdığı acının bir nebze olsun hafiflemesine, toplum vicdanındaki yaraların sarılmasına ve adalet duygusunun güçlenmesine katkı sağlamaktadır." ifadelerini kullandı. Bandırma'daki bebek cinayetinde 17 yıl sonra kritik gelişme Açıklamada yer verilen ilk dosya, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde 10 Mayıs 2009 tarihinde bir çöp konteynerinde poşet içerisinde ölü bulunan kız bebeğe ilişkin soruşturma oldu. Olayın ardından bebeğin annesi yargılanarak 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak soruşturma kapsamında bebeğin biyolojik babasının kimliği uzun yıllar boyunca belirlenememişti. Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte soruşturma ekipleri mevcut delilleri modern kriminal yöntemlerle yeniden değerlendirdi. Parmak izi ve DNA incelemesi dosyayı çözdü Yeniden yapılan incelemelerde, bebeğin bulunduğu poşet üzerinde U.C. isimli şüpheliye ait parmak izi tespit edildi. Soruşturma bununla da sınırlı kalmadı. Tanık ifadeleri, cezaevi ziyaretçi kayıtları ve Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen DNA analizleri birlikte değerlendirildi. Elde edilen bulgular sonucunda U.C.'nin bebeğin biyolojik babası olduğu belirlendi. Toplanan deliller doğrultusunda gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece "çocuğa karşı kasten öldürme"suçundan tutuklandı. Bu gelişme, yaklaşık 17 yıldır tam anlamıyla aydınlatılamayan dosyada önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ceyhan'daki motosikletli saldırı yeniden incelendi Bakan Gürlek'in açıkladığı ikinci dosya ise Adana'nın Ceyhan ilçesinde 4 Haziran 2022 tarihinde meydana gelen silahlı cinayet oldu. Olayda Eyyüp Özbadem, motosikletli saldırganların açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmişti. Faili meçhul dosyalar kapsamında yeniden ele alınan soruşturmada teknolojik veriler ve kriminal incelemeler detaylı biçimde analiz edildi. HTS kayıtları ve kameralar cinayeti çözdü Soruşturma kapsamında; HTS ve baz istasyonu kayıtları, Güvenlik kamerası görüntüleri, Kriminal raporlar, Tanık ifadeleri birlikte değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin H.A. isimli şüphelinin azmettirmesiyle B.G. ve S.B. tarafından işlendiği tespit edildi. Soruşturmada ayrıca M.A. ile O.K.'nin saldırganlara yardım ettiği belirlendi. Bunun yanında olay öncesine ait güvenlik kamerası görüntülerinin M.Ö. ve U.Ö. tarafından silinerek delillerin karartıldığı da ortaya çıkarıldı. Operasyon kapsamında cinayetle bağlantılı 5 şüpheli tutuklanırken, delilleri gizlediği belirlenen 2 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. "Hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek" Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasında Bandırma ve Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılıkları ile soruşturmalarda görev alan emniyet personeline teşekkür etti. Faili meçhul suçların çözülmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla süreceğini belirten Gürlek, şu mesajı verdi: "Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek. Hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürmeye, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldırmaya devam edeceğiz." Teknolojik incelemeler soruşturmalara yön veriyor Son yıllarda adli bilişim, DNA analizleri, parmak izi incelemeleri ve dijital delil değerlendirme yöntemlerinde yaşanan gelişmeler, uzun yıllardır çözülemeyen birçok dosyanın yeniden açılmasını mümkün kılıyor. Uzmanlar, özellikle gelişmiş kriminal laboratuvar teknikleri sayesinde yıllar önce elde edilen delillerin bugün çok daha hassas yöntemlerle incelenebildiğine dikkat çekiyor. Bu durum, zamanaşımı engeli bulunmayan ağır suçlarda yeni şüphelilere ulaşılmasını kolaylaştırırken, mağdur yakınlarının adalet beklentisinin karşılanmasına da katkı sağlıyor. Yetkililer ise faili meçhul cinayetler başta olmak üzere kamu vicdanını yaralayan tüm dosyaların yeniden değerlendirilmeye devam edeceğini ve yeni delillere ulaşıldıkça soruşturmaların genişletileceğini belirtiyor. Faili meçhullerin aydınlatılması; suçluların adalet önünde hesap vermesi, "cezasızlık algısı"nın ortadan kaldırılması ve vatandaşlarımızın hukuk sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çözülen her dosya, mağdurlarımızın yakınlarının yıllardır… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 1, 2026

Üsküdar Belediyesi'ne soruşturma: Belediye Başkanı Sinem Dedetaş dahil 6 kişi gözaltına alındı Haber

Üsküdar Belediyesi'ne soruşturma: Belediye Başkanı Sinem Dedetaş dahil 6 kişi gözaltına alındı

İstanbul'da belediye işlemlerine yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında Üsküdar Belediyesi'ne operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde mevzuata aykırı işlemler yapıldığı iddiaları araştırılıyor. Soruşturma kapsamında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile birlikte belediyede görev yapan bazı yöneticiler ve özel kişiler hakkında gözaltı kararı verildi. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, soruşturmanın ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan bazı şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda başlatıldığı belirtildi. Ruhsat süreçlerine usulsüz müdahale iddiası Savcılık açıklamasında, yapı ruhsatı verme yetkisi bulunmayan Kent A.Ş. çalışanlarının, belediyedeki ruhsat süreçlerine müdahale ettiği iddia edildi. İddialara göre, şirket çalışanları tarafından kriptolu haberleşme uygulamaları üzerinden oluşturulan iletişim ağı kullanılarak ada ve parsel bazında listeler hazırlandı. Hazırlanan bu tablolar aracılığıyla belediye personelinin yönlendirildiği ve ruhsat işlemlerinin organize edildiği öne sürüldü. Soruşturma dosyasında ayrıca Kent A.Ş. ile çeşitli müteahhit firmalar arasında toplam değeri 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 TL olan çok sayıda "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi yapıldığı iddiasına yer verildi. MASAK incelemeleri ve diğer deliller kapsamında bu sözleşmelerden bugüne kadar 361 milyon 392 bin 264 TL tahsil edildiğinin belirlendiği öne sürüldü. Müteahhitlere sözleşme baskısı iddiası Savcılık tarafından yapılan açıklamada, bazı müteahhitlerin yapı ruhsatı alabilmek amacıyla Kent A.Ş. ile sözleşme yapmaya zorlandığı iddialarının da soruşturma kapsamında incelendiği ifade edildi. Ayrıca bazı iskan ruhsatı işlemlerinde mevzuata aykırı uygulamalar yapıldığı ve bu süreçlerde rüşvet alındığı yönündeki iddiaların araştırıldığı belirtildi. Dosyada yer alan iddialara göre bazı ödemelerin Belediye Başkanı'nın danışmanı olduğu belirtilen U.M.'ye parça parça teslim edildiği öne sürüldü. Bu iddiaların HTS kayıtları, baz istasyonu verileri ve şüpheli ifadeleriyle değerlendirildiği aktarıldı. 11 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi Soruşturma kapsamında İstanbul genelinde 11 farklı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler şöyle: Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü Özel Kalem Müdürü Alihan Koçoğlu Mimar Burçin Çevikİş takipçisi Adem Altıntaş Müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulduğu bildirildi. Soruşturmanın devam ettiği ve elde edilen dijital materyaller ile diğer delillerin inceleneceği belirtildi. Bağış protokolü iddiası Başsavcılık açıklamasında, bazı müteahhit firmaların nakit ödeme yapmak istememesi üzerine farklı yöntemlere başvurulduğu iddiasına da yer verildi. Buna göre bazı firmalara bağış protokolü imzalatıldığı ve belediye ile bağlantılı tadilat işlerinin bu yöntemle yaptırıldığı öne sürüldü. Soruşturma makamları, iddiaların tüm yönleriyle araştırıldığını ve delil toplama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Sinem Dedetaş kimdir? 1981 yılında Eskişehir'de dünyaya gelen Sinem Dedetaş, İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini yine İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü'nde tamamlayan Dedetaş, kariyerinde denizcilik ve kamu yönetimi alanlarında görev aldı. 2019-2023 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Şehir Hatları AŞ'nin Genel Müdürlüğü görevini yürüttü. 2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) Üsküdar Belediye Başkanı seçildi. Soruşturmanın siyasi ve hukuki boyutu Üsküdar Belediyesi'ne yönelik soruşturma, İstanbul'daki belediye yönetimleri ve imar süreçleri açısından yakından takip edilen gelişmeler arasında yer aldı. Uzmanlar, belediyelerde ruhsat ve iskan süreçlerinin kamu kaynakları, şehir planlaması ve yapı güvenliği açısından kritik alanlar olduğunu belirtiyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni gözaltı kararlarının veya farklı gelişmelerin yaşanıp yaşanmayacağı, yapılacak incelemeler ve hukuki süreç sonunda netlik kazanacak.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Barış Süreci Düzenlemesi Açıklaması: "Genel Af Yok" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Barış Süreci Düzenlemesi Açıklaması: "Genel Af Yok"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, barış süreci kapsamında hazırlanan yasal düzenlemeye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, üzerinde çalışılan paketin 15 maddeden oluştuğunu belirterek, düzenlemede genel af veya kişiye özel herhangi bir hüküm bulunmadığını söyledi. Bir televizyon programına katılan Bakan Gürlek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken barış süreci kapsamında hazırlanan düzenlemenin kapsamına da değindi. Sürecin önemli bir aşamaya geldiğini ifade eden Gürlek, hazırlanan metnin öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu'nda, ardından Genel Kurul'da ele alınmasının planlandığını belirtti. "Genel Afla İlgili Bir Çalışma Yok" Adalet Bakanlığı'nın sürece teknik destek sunduğunu ancak son kararın TBMM'nin yetkisinde olduğunu vurgulayan Gürlek, genel af iddialarına ilişkin net mesaj verdi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu pakette genel af düzenlemesi yok, şahsa özgü bir düzenleme yok. Şu anda genel afla ilgili bir çalışma bulunmuyor. Mevcut pakette yalnızca PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var. Takdir Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir." Bakan Gürlek'in açıklamaları, kamuoyunda son dönemde tartışılan olası af düzenlemelerine ilişkin soru işaretlerine yanıt olarak değerlendirildi. Rojin Kabaiş Soruşturmasında Yeni Gelişmeler Programda Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin devam eden soruşturmaya da değinen Gürlek, dosyada önemli deliller üzerinde çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişiden DNA örneği alındığını belirten Gürlek, Kabaiş'in cep telefonunun inceleme amacıyla Çin'e gönderildiğini ancak cihazın henüz açılamadığını söyledi. Telefonun açılması için yeni bir teknik ekip oluşturulduğunu ifade eden Gürlek, HTS kayıtları ve daraltılmış baz istasyonu çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Gürlek, "Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA eşleştirme sonuçlarını bekliyoruz. Cep telefonu önemli bir delil. Özel bir ekip kurduk. Yakın zamanda olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum." dedi. 680 Civarında Faili Meçhul Dosya İnceleniyor Adalet Bakanı, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurulduğunu belirten Gürlek, bu birimin doğrudan soruşturma yürütmediğini, mevcut dosyaları inceleyerek cumhuriyet başsavcılıklarına teknik ve hukuki destek sağladığını ifade etti. Birim tarafından yaklaşık 680 dosyanın incelendiğini açıklayan Gürlek, bugüne kadar 28 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını söyledi. Gürlek, bazı dosyaların üzerinden 20-25 yıl geçmiş olmasına rağmen çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Devlet mutlaka bunun hesabını sorar. O dönemde ortaya çıkmamış olabilir ancak bunları yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir." ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek ayrıca birimin Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin dosyaları da incelediğini açıkladı. Haluk Levent Hakkındaki Soruşturma Açıklaması Programda AHBAP Derneği'ne yönelik soruşturmayla ilgili de açıklamalarda bulunan Gürlek, sürecin Şile Belediyesi soruşturmasında gözaltına alınan bazı kişilerin hesap hareketlerinin incelenmesi sırasında başladığını söyledi. Gürlek, incelemelerde AHBAP Derneği ve Haluk Levent ile bazı kişiler arasındaki para hareketlerinin tespit edildiğini öne sürdü. MASAK raporlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerin savcılık tarafından değerlendirildiğini belirtti. Bakan Gürlek, Haluk Levent'in yurt dışına çıkış yasağını öğrendiği sırada yaşanan gelişmelere ilişkin de iddialarda bulundu. Levent'in 12 Temmuz'da yurt dışına çıkmak istediği sırada yasağı öğrendiğini ve ardından telefon sinyalinin kesildiğini ifade eden Gürlek, savcıların bunu kaçma girişimi olarak değerlendirdiğini söyledi. Gürlek, Levent'in İzmir'e gitmeyi ve buradan tekneyle Yunan adalarına geçmeyi düşündüğünün değerlendirildiğini belirtti. Soruşturma kapsamında adı geçen bazı kişiler hakkında adli işlemlerin sürdüğünü de aktardı. Soruşturmalar ve Meclis Süreci Takip Ediliyor Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamaları, hem barış süreci kapsamında hazırlanacak yasal düzenleme hem de devam eden önemli soruşturmalar açısından dikkat çekti. TBMM'ye sunulması beklenen düzenlemenin kapsamı ve içeriği, Meclis'teki görüşmelerin ardından netlik kazanacak. Öte yandan Rojin Kabaiş soruşturması, faili meçhul dosyalar ve AHBAP soruşturmasına ilişkin süreçlerin de ilgili kurumlar tarafından sürdürüldüğü bildirildi.

Gülistan Doku soruşturmasında kritik operasyon: Hastane kayıtları silinmiş, 15 şüpheli gözaltında Haber

Gülistan Doku soruşturmasında kritik operasyon: Hastane kayıtları silinmiş, 15 şüpheli gözaltında

Yaklaşık altı buçuk yıldır akıbeti bilinmeyen üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanlığı, Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlarda 5 ilde 15 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bakanlığın kamuoyuyla paylaştığı detaylı bilgilendirme notunda, hastane kayıtlarının silinmesine ilişkin teknik tespitlerden para transferlerine kadar soruşturmanın seyrini değiştirebilecek çok sayıda yeni bulguya yer verildi. Soruşturma iki başsavcılık tarafından yürütülüyor Adalet Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Gülistan Doku dosyasında elde edilen yeni deliller doğrultusunda Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Elazığ, Malatya, Tunceli, Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirilen baskınlarda sağlık çalışanları, veri işlem personeli, güvenlik korucuları, bir iş insanı ile bilişim şirketi sahibinin de aralarında bulunduğu toplam 15 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın, bilirkişi raporları, dijital incelemeler, HTS kayıtları, MASAK analizleri, Sağlık Bakanlığı verileri ile tanık ve gizli tanık ifadeleri doğrultusunda genişletildiği belirtildi. Hastane sistemindeki kayıtların kasıtlı olarak silindiği değerlendirildi Dosyanın en dikkat çekici başlıklarından biri Tunceli Devlet Hastanesi'ndeki sağlık kayıtları oldu. Teknik incelemelerde, Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019 tarihli hastane başvurusuna ilişkin log kayıtlarının sistemden tamamen kaldırıldığı tespit edildi. Açıklamada, yalnızca Gülistan Doku'ya ait değil, aynı gün hastanede işlem gören tüm hastaların log kayıtlarının silindiği, buna karşın muayene ve vizit bilgilerinin sistemde kaldığı ifade edildi. Uzman incelemesine göre bu işlemin teknik arızadan değil, bilinçli bir müdahaleden kaynaklandığı değerlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı milyonlarca veriyi taradı Soruşturma kapsamında Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü ile Siber Olaylara Müdahale Merkezi tarafından Türkiye genelindeki 28 milyondan fazla sağlık kaydı incelendi. İnceleme sonucunda Gülistan Doku adına 8 Ocak 2020 tarihinde oluşturulan SGK provizyonunun yalnızca bir dakika sonra Tunceli Devlet Hastanesi'ne ait IP adresi üzerinden sistemden silindiği belirlendi. Ayrıca 13 Ocak 2020 tarihinde yine aynı hastane üzerinden Doku'ya ait başka bir sağlık verisinin de sistemden kaldırıldığı tespit edildi. 10 sağlık çalışanına gözaltı Teknik incelemeler sonrasında hastane kayıtlarında işlem yaptığı belirlenen 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında üç doktor, bir hemşire, bir bilgi işlem uzmanı ve beş veri giriş personeli bulunuyor. Şüpheliler hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işleme", "resmi belgeyi gizleme veya yok etme" ile "bilişim sistemindeki verileri silme ve değiştirme" suçlamaları kapsamında soruşturma yürütülüyor. Doktorlar ve bilgi işlem personelinin sistem hareketleri inceleniyor Bakanlığın açıklamasında bazı doktorların Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarında farklı tarihlerde işlem yaptığı belirtildi. Bilgi işlem uzmanı ile veri giriş personelinin ise 8 ve 13 Ocak 2020 tarihlerinde sistem üzerinde silme ve "delete" işlemleri gerçekleştirdiğinin teknik kayıtlarla belirlendiği ifade edildi. Yetkililer, bu işlemlerin hangi amaçla yapıldığının soruşturmanın en önemli başlıklarından biri olduğunu vurguladı. Para transferi dikkat çekti Soruşturmada mali hareketler de inceleme altına alındı. Bilgi işlem personeli Emine Yılmaz'ın hesabına farklı tarihlerde para gönderildiği, bu transferleri gerçekleştiren kişinin firari şüpheli Umut Altaş'ın amcası Yoldaş Altaş olduğu tespit edildi. Savcılık, para transferlerinin kayıt silme işlemleriyle bağlantılı olup olmadığını araştırıyor. Telefon kayıtları ve dijital deliller araştırılıyor HTS incelemelerinde bazı şüphelilerin dosyada adı geçen kişilerle yoğun telefon trafiği bulunduğu belirlendi. Savcılık, bu görüşmelerin Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla bağlantılı olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla dijital materyaller, iletişim kayıtları ve diğer elektronik deliller üzerinde incelemelerini sürdürüyor. Handan Sonel de gözaltına alındı Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel hakkında da gözaltı kararı verildi. Bakanlık, valilik konutunda görev yapan bazı tanıkların ifadelerinde Handan Sonel'in adının geçmesi üzerine Ankara'da gözaltı işlemi uygulandığını, tanık beyanlarının doğruluğu ve olayla bağlantısının soruşturma kapsamında değerlendirildiğini açıkladı. İş insanı, korucular ve bilişim şirketi sahibi de operasyonda Operasyon kapsamında hafriyat işi yaptığı belirtilen Okan Yarıcı, güvenlik korucusu Fatih Özmen, eski korucubaşı Yılmaz Arslan ile ACA Bilişim Şirketi sahibi Memet Aca da gözaltına alındı. Memet Aca'nın, Gülistan Doku'nun kullandığı GSM hattına ait yedek SIM kartın akıbetine ilişkin soruşturmada adının geçtiği, ayrıca MASAK incelemelerinde bazı mali hareketlerin tespit edildiği bildirildi. Soruşturma çok yönlü sürdürülüyor Adalet Bakanlığı, gözaltına alınan 15 şüphelinin ifade işlemlerinin devam ettiğini, ele geçirilen dijital materyallerin incelendiğini ve soruşturmanın Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin tüm ihtimaller değerlendirilerek sürdürüldüğünü açıkladı. Savcılıkların, yeni deliller doğrultusunda soruşturmayı genişletmeye devam edeceği ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının hedeflendiği belirtildi. GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİLER VE GÖREVLERİ A. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltınaalınanlar Furkan Karabulut — Doktor Ezgi Erdal Karakaş — Doktor Hüseyin Kocaaslan — Genel Cerrahi Uzmanı/Doktor Emine Yılmaz — Bilgi İşlem Uzmanı Tamer Siler — Veri Giriş ve Kontrol İşletmeni Mustafa Yıldız — Veri Giriş Personeli Mömün Polat — Veri Giriş Personeli Yeter Satıcı — Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Alev Şan — Hemşire Yoldaş Altaş — Veri Giriş Personeli B. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamındagözaltına alınanlar: Handan Sonel — Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Okan Yarıcı — İş insanı/Hafriyat işiyle uğraşan şüpheli Fatih Özmen — Güvenlik korucusu Yılmaz Arslan — Eski güvenlik korucubaşı Memet Aca — ACA Bilişim Şirketinin sahibi Doku ailesinin avukatı: Gizli tanık beyanı cinsel saldırıyı açıkça ortaya koydu Dosya kapsamında ifadesi alınan “Şubat” kod adlı gizli tanık beyanlarda bulundu. Gizlitanık Şubat, verdiği ifadede Tunceli Gençlik Merkezi’nde, dönemin Tunceli ValisiTuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından Gülistan Doku’ya yönelik rızasıdışında cinsel saldırı eyleminin gerçekleştirildiğini açıkça belirtti. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen’in paylaştığı bilgiye göre gizli tanık Şubat beyanında,söz konusu rıza dışı saldırının ardından bir hamilelik durumunun söz konusu olduğunu vurguladı. Avukat Ali Çimen paylaşımında, “Gülistan DOKU dosyasında dinlenen Gizli Tanık ŞubatTunceli Gençlik Merkezinde şüpheli M. SONEL tarafından maktul Gülistan’a rızasıdışında cinsel saldırı eyleminin gerçekleştiğini açıkça belirtmiştir. Bu rıza dışındagerçekleşen cinsel saldırı sonrasında hamilelik olayının söz konusu olduğu bilinmelidir.Değerli kamuoyuna önemle bildirilir” dedi. AliÇimen gözaltına alınan bilişim şirketinin sahibinin “siber çete elemanı” tutuklu şüpheliGökhan Ertok’un patronu olduğunu söyledi. Avukat Ali Çimen, beklenen olası tutuklama kararının ardından açıklama yapacaklarınıbelirterek, “Gülistan DOKU dosyasında Erzurum C. Başsavcılığı ve Tunceli C.Başsavcılığı koordinesinde Örtbasın Sağlık ayağına yönelik operasyon ile 14.04.2026tarihli operasyonda soruşturma dışı kalan bazı kişiler ile Siber Çete elamanı tutukluşüpheli Gökhan ERTOK” un patronu olan şahıs göz altına alınmıştır. Şüphelilerintutuklanması ardından 2. Dalga operasyon hakkında gerekli açıklamayı yapacağız”dedi. Gülistan DOKU dosyasında dinlenen Gizli Tanık Şubat Tunceli Gençlik Merkezinde şüpheli M. SONEL tarafından maktul Gülistan’ a rızası dışında cinsel saldırı eyleminin gerçekleştiğini açıkça belirtmiştir. Bu rıza dışında gerçekleşen cinsel saldırı sonrasında hamilelik olayının söz… — Ali ÇİMEN (@avukatalicimen) July 21, 2026 Gülistan DOKU dosyasında Erzurum C. Başsavcılığı ve Tunceli C. Başsavcılığı koordinesinde Örtbasın Sağlık ayağına yönelik operasyon ile 14.04.2026 tarihli operasyonda soruşturma dışı kalan bazı kişiler ile Siber Çete elamanı tutuklu şüpheli Gökhan ERTOK” un patronu olan şahıs… — Ali ÇİMEN (@avukatalicimen) July 21, 2026

CHP'li Veli Ağbaba'dan '1 milyon euro' iddiasına yanıt Haber

CHP'li Veli Ağbaba'dan '1 milyon euro' iddiasına yanıt

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “rüşvet” ve “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, 2 Mayıs’ta etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdi. Böcek ifadesinde, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatıyla Veli Ağbaba’nın kendisini aradığını ve CHP Genel Merkezi için 1 milyon euro talep edildiğini öne sürdü. “1 milyon euroyu Ankara’ya götürdüm” Gökhan Böcek ifadesinde, seçim sürecinde babası Muhittin Böcek’in kendisine “Genel merkezin maddi ve manevi destek talepleri olabilir” dediğini aktararak şu iddialarda bulundu: “Veli Ağbaba ile görüştüm. CHP genel merkezine benden destek istediklerini, tarafımdan 1 milyon euro verilmesi istendi.” Böcek, yaklaşık 10-15 gün içinde parayı hazırladığını ve sırt çantasıyla Ankara’ya götürdüğünü savundu. CHP Genel Merkezi’nde kendisini bekleyen bir kişiye parayı teslim ettiğini öne süren Böcek, Ağbaba’nın bu paranın Muhittin Böcek’in adaylığı için istendiğini söylediğini iddia etti. Gökhan Böcek ayrıca, seçim sürecinde CHP Genel Merkezi tarafından otobüs alımı konusunda da kendilerinden destek istendiğini ileri sürdü. “Etkin pişmanlıktan vazgeçmem istendi” Böcek, etkin pişmanlık kapsamında ifade vereceğinin basına yansımasının ardından bazı partililerin ve milletvekillerinin kendisiyle görüşmek istediğini öne sürdü. Antalya CHP Milletvekili Cavit Arı’nın cezaevinde kendisiyle görüştüğünü söyleyen Böcek, Arı’nın kendisine “8 aydır cezaevindesin, bu yaptığın yakışık almaz” dediğini iddia etti. Ağbaba, sosyal medya hesabında açıklamalarda bulundu Ağbaba: Hayatım boyunca tanımadım CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise iddiaları sert sözlerle reddetti. Gökhan Böcek’le hiçbir dönemde görüşmediğini belirten Ağbaba, “Telefonumda numarası kayıtlı değil. Hayatım boyunca kendisini tanımadım” dedi. Ağbaba, HTS kayıtları ve baz verilerinin incelenmesini isteyerek şunları söyledi: “Benim Gökhan Böcek’le bir kez bile görüşmüşlüğüm varsa her şeye razıyım. Aramışsa bile razıyım.” Savcıları HSK’ye şikayet edeceğini belirten Ağbaba, “Bir insanın haysiyetiyle bu kadar oynanır mı?” ifadelerini kullandı. “Tamamen hayal ürünü” Veli Ağbaba sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Ağbaba açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün Gökhan Böcek’in etkin pişmanlık ifadesi olarak kamuoyuna yansıyan beyanlar, gerçekle bağdaşmayan iftiralardan ibarettir.” İddia edilen tarihlerde CHP Genel Merkezi’ne giriş-çıkış kaydı bulunmadığını savunan Ağbaba, tüm banka hareketleri, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi çağrısında bulundu. Ağbaba ayrıca iftira ve tazminat davası açacağını açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.