Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hindistan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hindistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hindistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni bir Android dolandırıcılığı... Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek! Haber

Yeni bir Android dolandırıcılığı... Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek!

ESET'in CallPhantom adını verdiği uygulamalar, herhangi bir telefon numarasının arama geçmişine, SMS kayıtlarına ve hatta WhatsApp arama kayıtlarına erişim sağladığını iddia ediyor. Bu etkinleştirmek için kullanıcılardan ödeme yapmaları isteniyor ancak karşılığında aldıkları tek şey rastgele oluşturulan veriler. ESET’in araştırması, toplamda 7,3 milyondan fazla kez indirilmiş 28 adet bu tür sahte uygulamayı tespit etti. ESET App Defense Alliance ortağı olarak bulgularını Google’a bildirdik ve Google, bu raporda tespit edilen tüm uygulamaları Google Play’den kaldırdı. CallPhantom uygulamaları, ağırlıklı olarak Hindistan ve daha geniş Asya Pasifik bölgesindeki Android kullanıcılarını hedef alıyor. Uygulamaların çoğunda Hindistan'ın +91 ülke kodu, önceden seçili olarak geliyor ve bu uygulamalar, esas olarak Hindistan'da kullanılan bir ödeme sistemi olan UPI'yi destekliyor. CallPhantom dolandırıcılığını ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Lukáš Štefanko şu açıklamayı yaptı: “Kasım 2025’te, Google Play’de bulunan Call History of Any Number adlı bir uygulamayı tartışan bir Reddit gönderisiyle karşılaştık. Beklendiği gibi analizimiz bu uygulama tarafından sağlanan ‘arama geçmişi’ verilerinin tamamen uydurma olduğunu gösterdi — uygulama rastgele telefon numaraları oluşturuyor ve bunları doğrudan koda gömülmüş sabit isimler, arama saatleri ve arama süreleriyle eşleştiriyor.” Genel olarak, CallPhantom uygulamaları basit bir kullanıcı arayüzüne sahip ve müdahaleci veya hassas izinler talep etmez — buna gerek yoktur. Tesadüfen, bu uygulamalar gerçek arama, SMS veya WhatsApp verilerini alabilecek herhangi bir işlev içermez. ESET'in analiz ettiği CallPhantom uygulamalarında araştırmacılar, üç farklı ödeme yönteminin kullanıldığını gördü; bunlardan ikisi Google Play'in ödeme politikasını ihlal ediyor. Bazı uygulamalar, Google Play'in resmî faturalandırma sistemi üzerinden aboneliklere dayanıyordu. Diğerleri ise üçüncü taraflar aracılığıyla yapılan ödemelere dayanıyordu; bazı durumlarda, ödeme kartı ödeme formları doğrudan CallPhantom uygulamalarına dâhil edilmişti. Sahte hizmet için talep edilen ücretler, uygulamalar arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Uygulamalar ayrıca haftalık, aylık veya yıllık hizmetler gibi farklı abonelik paketleri sunuyor gibi görünüyor; talep edilen en yüksek fiyat 80 ABD doları. En düşük “abonelik kademesi” için talep edilen ortalama fiyat 5 Euro. Genel olarak, resmi Google Play faturalandırma sistemi üzerinden satın alınan abonelikler iptal edilebilir. Bu blog gönderisinde açıklanan 28 uygulama için uygulamalar Google Play'den kaldırıldığında mevcut abonelikler iptal edildi. Bazı durumlarda, Google Play satın alımları için geri ödeme yapılabilir. Satın alma işlemi Google Play dışında gerçekleştirildiyse — örneğin, uygulama içinden ödeme kartı bilgilerinin girilmesi veya üçüncü taraf hizmetler aracılığıyla ödeme yapılması gibi — Google aboneliği iptal edemez veya para iadesi yapamaz; bu durumda kullanıcıların ödeme sağlayıcılarıyla iletişime geçmesi gerekir.

2025-26 DaVinci Gourmet Barista Craft Şampiyonası MISA Bölge Finali'nde Türkiye'den Çetin Alpay Başkan şampiyon oldu Haber

2025-26 DaVinci Gourmet Barista Craft Şampiyonası MISA Bölge Finali'nde Türkiye'den Çetin Alpay Başkan şampiyon oldu

DaVinci Gourmet, şampiyonaya Türkiye'den katılan Çetin Alpay Başkan'ın DaVinci Gourmet Barista Craft 2025–26 MISA Bölge Finali'nin galibi olduğunu açıkladı. Başkan, 11 Nisan 2026'da Kenya’da gerçekleştirilen MISA Bölge Finali'ndeki başarısının ardından, 9 Mayıs 2026'da Tayland'ın Bangkok kentinde düzenlenecek World of Coffee etkinliğindeki Dünya Finali'nde yarışmaya hak kazandı. Başkan, hem duyusal hem de teknik beceriyi ölçen zorlu yarışmanın ardından MISA'yı dünya sahnesinde temsil etmeye hak kazandı. Çetin Alpay Başkan, 2025-26 DaVinci Gourmet Barista Craft Şampiyonu unvanı için Asya Pasifik (APAC) ve Latin Amerika (LATAM) bölgelerinin şampiyonlarıyla Bangkok’ta yarışacak. Bu yıl "Espresso Your Flavour" teması ile düzenlenen şampiyona, kahve sanatındaki tutkuyu, yaratıcılığı ve özgünlüğü ön plana çıkarmayı hedefliyor. 2024 yılında ilk yarışmanın üzerine inşa edilen program, DaVinci Gourmet tarafından her geçen yıl daha da güçlü bir platforma dönüştürülüyor. Tezgahın arkasındaki yaratıcıyı merkeze alarak baristalara lezzet, sunum ve kullandıkları teknikler aracılığıyla kendi hikâyelerini anlatma imkânı sunuyor. Soldan Sağa: Mohan NS (Hindistan temsilcisi), Simon Ruoya (Afrika temsilcisi) and Çetin Alpay Başkan (Türkiye temsilcisi), DaVinci Gourmet Barista Craft Şampiyonası 2025-26 MISA Bölgesel Finali Tüm bu vizyon, MISA Bölge Finali'nde somut bir karşılık buldu. Türkiye, Hindistan ve Kenya'dan gelen finalistler; kahve sanatının teknik becerinin çok ötesine geçtiğini ve aslında kültürü, kökeni ve kişisel hikayeyi de kapsadığını sahneye taşıdı. Yarışmacıların sergiledikleri performanslar, bölgede kahve kültürünün ne kadar hızlı büyüdüğünü ve bu tür yarışmaların barista toplulukları için ne ifade ettiğini açıkça ortaya koydu. Loofy's Roastery'den Çetin Alpay Başkan, teknik becerisini hikaye anlatımıyla harmanlamayı başararak birinciliği elde etti. Kazanan tarifleri arasında reyhan çayı, rezene ve domates suyunun DaVinci Gourmet Orman Meyveleri Şurubu ve DaVinci Gourmet Cheesecake Sosu ile dengelendiği espresso blend "Aegean Breeze" yer aldı. Dondurularak kurutulmuş ahududu ve taze fesleğenle tamamlanan espresso; taze, aromatik ve bir o kadar da derin, katmanlı bir lezzet kattı. İmza içeceği “The Horizon” ise zıtlıklar üzerine kurulu daha cesur bir kompozisyon sundu. Domates suyu, limon ve bir tutam baharat, DaVinci Gourmet Mango Şurubu ile zenginleştirilen tarif, DaVinci Gourmet Vanilya Sosu'yla hazırlanan pürüzsüz bir espresso köpüğüyle taçlandırıldı. Ortaya çıkan içecek; berraklığı, yoğunluğu ve dengeyi bir arada buluşturan çağdaş bir lezzet deneyimi sundu. Çetin Alpay Başkan, yarışma ile ilgili düşüncelerini şu cümlelerle paylaştı: “Bu zafer benim için çok büyük bir anlam taşıyor; çünkü yalnızca kendi yolculuğumu değil, beni şekillendiren insanları, deneyimleri ve kahve kültürünü de yansıtıyor. MISA Bölge Finali'nde yarışmak, barista olarak kim olduğumu ve hazırladığım içecekte ne ifade etmek istediğimi çok daha net görmemi sağladı. Bangkok'a teknik seviyesi yüksek ama aynı zamanda kişisel ve akılda kalıcı bir şey getirmek istiyorum. Kendi tarzımı, hikâyemi ve geldiğim bölgenin enerjisini yansıtan bir şey.” Yarışmada Hindistan'ı temsil eden Bengalurulu Mohan NS, çiftçilik geçmişini kahveye yansıttı. İlk içeceğinde falernum ve yulaf sütüyle zenginleştirdiği espresso tabanını DaVinci Gourmet Elderflower ve Shortbread Cookie Şuruplarıyla dengeledi ve tarifini hindistan cevizi suyu buz küpü ve falernum kremalı pirinç krakerle tamamladı. İkinci içeceğinde ise Earl Grey çayını DaVinci Gourmet Lavanta Şurubu, çilek cheesecake ve taze meyvelerle buluşturarak buz ve botanik bir garnitürle servis etti. Berrak, dengeli ve modern bir lezzet dili konuşan her iki içecek de Mohan'ın çiftçilik geçmişine atıfta bulundu. Şampiyonaya Kenya'dan katılan Simon Ruoya ise, hazırladığı içeceklerle hasadın arkasındaki çiftçilere saygı duruşunda bulundu. İlk tarifinde espresso, tam yağlı süt, DaVinci Gourmet Baharatlı Chai Şurup ve vanilyayı harmanlayarak bir samimi bir klasik kafe lezzeti sundu. İkinci içeceği ise çok daha canlı ve ifadeli bir lezzet profili taşıdı. Espresso tabanı üzerine çarkıfelek meyvesi, liçi ve hibiskus özüyle katmanlandırılan içecek; canlı, aromatik ve tropik asiditenin çiçeksi notlarla buluştuğu özgün bir lezzet sundu. Finalistler, MISA bölgesinin önde gelen isimlerinden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. WCE sertifikalı jüri ve Q-Grader olan Defne Ceyda Okay (Türkiye), yarışmanın teknik jürisi rolünü üstlendi ve yarışmacıları teknik açıdan değerlendirdi. Duyusal değerlendirme ise deneyimli bir miksoloji uzmanı ve sommelier olan George Obienge (Afrika) ile Bayar's Coffee Direktörü, Q Arabica Grader Srikanth Rao (Hindistan) tarafından yürütüldü. Kerry Group Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika Gıda Servisi Markaları Genel Müdürü Eloise Dubuisson MISA Bölge Finali ile ilgili görüşlerini şu cümlerle paylaştı: “Bu yılın “Espresso Your Flavour” teması kapsamında MISA'nın dört bir yanından gelen yarışmacıların güçlü tekniklerinin yanı sıra bireyselliklerini, kültürel perspektiflerini ve yaratıcılıklarını sahneye yansıttıklarını gördük. DaVinci Gourmet, Barista Craft Şampiyonası aracılığıyla bu topluluğu desteklemek ve güçlendirmekten gurur duyuyor. Yeteneğin yeşerebileceği, hikâyelerin paylaşılabileceği ve yerel kahve kültürünün küresel sahnedeki yerini alabileceği bir platform oluşturmak için çalışıyoruz.” Bangkok'taki World of Coffee'de DaVinci Gourmet 2025-26 Barista Craft Şampiyonluğu unvanı için yarışacak olan Başkan, uluslararası bir jürinin önünde iki yeni içecek sunumu gerçekleştirecek. Jüri üyeleri arasında 2024 Dünya Barista Şampiyonu ve DaVinci Gourmet'in Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika (APMEA) için ilk marka elçisi olan Mikael Jasin de yer alacak. DAVINCI GOURMET HAKKINDA DaVinci Gourmet, içecek hazırlama sanatını ilham ve kaliteyle yükseltmek için tasarlanmış geniş bir premium şurup, sos ve meyve karışımları yelpazesi sunan önde gelen bir içecek çözümleri markasıdır. Kalite, sürdürülebilirlik ve inovasyona olan bağlılığıyla DaVinci Gourmet, baristalar ve miksoloji uzmanlarını olağanüstü içecekler yaratmalarında destekler.

Pirelli 2027 Takvimi Hindistan’ı İki Fotoğrafçının Perspektifinden Sunacak Haber

Pirelli 2027 Takvimi Hindistan’ı İki Fotoğrafçının Perspektifinden Sunacak

Raghu Rai’nin yakın zamanda vefat etmesi, kendisini tanıma ve onunla çalışma fırsatı bulanlar ile ailesi için derin bir üzüntü yarattı. Raghu Rai, son üç ay boyunca takvim için Hindistan’a dair mirasını ve vizyonunu yansıtan özgün bir fotoğraf serisi üzerinde çalışmaya kendini adamıştı. Pirelli ve Rai ailesi, Raghu Rai’nin projesinin tamamlanması için birlikte çalışmaya kararlı. Rai’nin kızı, uluslararası alanda tanınan fotoğrafçı Avani Rai, babasının seriye dair niyetlerini hayata geçirmek üzere projeye dahil olma onurunu üstleniyor. Avani Rai konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Babamın Pirelli için ürettiği çalışmalar, Hindistan’a bir saygı duruşuydu. Onun uzun yıllara dayanan vizyonunu, ülkenin insanlarını ve çeşitliliğini daha çağdaş bir bakışla bir araya getiriyordu; bu her zaman derinden bağlı olduğu bir konuydu. Bunun tamamlanmadan kalması fikrine üzülüyorum. Bu projeyi hayata geçirmek benim için çok kişisel; adeta onun bakışına, Hindistan’ı kamerasıyla görme biçimine adım atmak gibi. Fotoğrafçılık bana ondan bir hediye. Sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir görme biçimi. Bu bağı sürdürmek, onun bir parçasını içimde yaşatmanın bir yolu gibi.” Pirelli, 2026 Cal™’ını da fotoğraflayan Sølve Sundsbø’yu 2027 Takvimi için yeniden davet etmekten memnuniyet duyduğunu açıkladı. Sundsbø’nun duyarlılığı ve yenilikçi estetiği ile Avani Rai’nin babasının çalışmalarına dair kişisel ve derin bilgisi, bu olağanüstü ülkeye iki farklı bakış açısı sunacak. Sundsbø ise konu ile ilgili:“Pirelli Takvimi’ne yeniden katkı sunmak büyük bir onur. Avani Rai ile birlikte çalışarak onun babasının mirasına saygı duruşunda bulunacak olmak ayrıca çok değerli. Hindistan’ı keşfetmek için olağanüstü bir fırsat. Bu işbirliğiyle hem ülkeyi hem de Raghu Rai’nin anısını en iyi şekilde onurlandırmak için elimizden geleni yapacağız.”dedi.

Orta Doğu'daki kriz nedeniyle Hint havayolları kapanma riskiyle karşı karşıya. Haber

Orta Doğu'daki kriz nedeniyle Hint havayolları kapanma riskiyle karşı karşıya.

Air India, IndiGo ve SpiceJet gibi havayollarını temsil eden Hindistan Havayolları Federasyonu, 26 Nisan'da Hindistan Sivil Havacılık Bakanlığı'na acil yardım çağrısında bulunan bir mektup gönderdi. Kuruluş, sektörün "kapanma veya faaliyetlerinin durması riskiyle karşı karşıya" olduğunu belirtti. Hindistan hükümetinden, COVID-19 dönemi boyunca uygulanan havacılık yakıtı fiyat tavanı mekanizmasını yeniden yürürlüğe koyması ve aynı zamanda vergileri azaltmayı veya ertelemeyi değerlendirmesi istendi. Air India'ya ait bir Boeing 777-337ER. Fotoğraf: CC/Wiki Hindistan şu anda ham petrolünün yaklaşık %88'ini ithal ediyor; bu da havacılık sektörünü küresel fiyat dalgalanmalarına karşı özellikle savunmasız hale getiriyor. İran'la yaşanan çatışma enerji arzını aksatarak yakıt maliyetlerini artırdı; yakıt maliyetleri toplam işletme maliyetlerinin yaklaşık %40'ını oluşturuyor. Havayolu şirketleri, bu durumun hem iç hem de uluslararası seferleri olumsuz etkilediğini ve son aylarda önemli kayıplara yol açtığını söylüyor. Ayrıca, birçok önemli uçuş güzergahındaki aksamalar, özellikle batı güzergahlarında uçuş sürelerinin uzamasına neden oldu. Mumbai merkezli yatırım firması Wright Research'ün kurucusu ve CEO'su Sonam Srivastava'ya göre, uçuş süreleri 2 ila 4 saat uzayabilir ve bu da yakıt maliyetlerinin artmasına yol açabilir. Bir diğer faktör ise, Jammu ve Keşmir bölgesindeki gerilimlerin ardından Pakistan'ın geçen yıl Nisan ayından bu yana Hint havayollarına hava sahasını kapatması ve bunun da uçuş operasyonlarında uzun süreli aksamalara yol açmasıdır. Kredi derecelendirme kuruluşu ICRA, artan maliyetler, hava sahası aksamaları ve değer kaybeden rupi nedeniyle sektör görünümünü düşürdü. Uzmanlar, bu faktörlerin yüksek vergiler, işgücü kıtlığı ve tedarik zinciri aksamaları gibi mevcut sorunları daha da kötüleştirdiğine inanıyor. Hindistan havacılık pazarı şu anda yaklaşık %90'lık pazar payına sahip olan Air India ve IndiGo olmak üzere iki büyük havayolu şirketi tarafından domine ediliyor ve her ikisi de kendi zorluklarıyla karşı karşıya. Air India, geçen yıl Gujarat'ta 260 kişinin ölümüne yol açan yıkıcı kazanın etkileriyle hâlâ boğuşurken, havayolu şirketinin geçen mali yılda 2 milyar dolardan fazla zarar ettiği bildiriliyor. 2022'de Tata Grubu tarafından satın alınmasının ardından gerçekleşen yeniden yapılanma süreci de bundan etkilenmiş durumda. Bu ayın başlarında, Air India CEO'su Campbell Wilson, yaklaşık dört yıllık görev süresinin ardından istifa etti; ancak yerine bir halef bulunana kadar görevinde kalacak. Bu arada IndiGo, mürettebat eksikliği ve daha sıkı düzenleyici gereklilikler nedeniyle geçen Aralık ayında binlerce uçuşu iptal etmek zorunda kalarak operasyonel zorluklarla karşılaştı. Bununla birlikte, bazı olumlu işaretler de ortaya çıktı. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Direktörü Willie Walsh'ın Ağustos ayında IndiGo'nun CEO'su olarak göreve başlaması bekleniyor ve bu durumun havayolunun küresel genişleme hedeflerini artıracağı öngörülüyor.

IMF: Asya'nın küresel şoklara dayanabilmesi için bölge içi ticareti artırması gerekiyor. Haber

IMF: Asya'nın küresel şoklara dayanabilmesi için bölge içi ticareti artırması gerekiyor.

IMF Asya-Pasifik Departmanı Direktörü Krishna Srinivasan, artan bölgesel entegrasyonun Asya'nın dış şokların etkisini azaltmasına yardımcı olacak önemli bir "tampon" görevi görebileceğini söyledi. Ona göre, ülkeler arasındaki ticareti artırmak bile riskleri azaltmaya ve daha fazla iş imkanı yaratmaya yardımcı olacaktır. Asya şu anda Çin, Japonya ve Hindistan gibi birçok büyük ekonomiye ev sahipliği yapıyor, ancak bölge içi ticaret henüz tam potansiyeline ulaşmadı. IMF'nin raporuna göre, bölgenin ara mallarının yaklaşık %60'ı Asya içinde üretilirken, nihai malların yalnızca yaklaşık %30'u bölge içinde tüketiliyor; bu da ABD ve Avrupa gibi dış pazarlara önemli bir bağımlılığı ortaya koyuyor. Güneydoğu Asya'da, özellikle Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) içinde, bölgesel ticaret, özellikle nihai ürünler için sınırlı kalmaktadır. IMF, ülkelerin düzenlemeler, prosedürler veya ticareti kısıtlayıcı politikalar gibi tarife dışı engelleri azaltmaları durumunda, bölgenin artan büyümeden büyük ölçüde fayda sağlayabileceğini öne sürmektedir. Shinjuku, Japonya. Fotoğraf: Unsplash Bu arada, Asya, İran'daki gerilimlerle bağlantılı olarak enerji arzında yaşanan aksaklıklardan kaynaklanan artan risklerle karşı karşıya. IMF, Asya'nın Orta Doğu'dan ithal edilen yakıta olan yoğun bağımlılığı nedeniyle özellikle savunmasız olduğunu belirtiyor. Şu anda Asya, ham petrolünün yaklaşık %60'ını Orta Doğu'dan ithal ediyor ve bunun büyük bir kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Petrol ve doğalgaz tüketimi, bölgenin GSYİH'sının yaklaşık %4'ünü oluşturuyor; bu oran Avrupa'nın neredeyse iki katı. Net enerji ithalatı ise GSYİH'nın yaklaşık %2,5'ine denk geliyor. IMF, enerji arzındaki şokların enflasyonu yükselttiğini ve ödemeler dengesini zayıflattığını söylüyor. En kötü senaryoda, Asya'nın büyümesi 2027 yılına kadar 1 ila 2 puan düşebilirken, enflasyon da 1 ila 4 puan daha artabilir. Gerilimlerin devam etmesi durumunda, özellikle ABD ve İran arasında ateşkes anlaşması için net bir zaman çerçevesinin olmaması göz önüne alındığında, bu risk daha da büyüktür. Enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı ekonomiler daha ciddi şekilde etkilenecek, büyüme yavaşlayacak, iş kayıpları yaşanacak ve sanayi üretimi olumsuz etkilenecektir. IMF, sınırlı kaynakları etkin bir şekilde kullanmak ve desteği en ağır şekilde etkilenen gruplara odaklamak için ülkelerin yaygın sübvansiyonlar yerine hedefli destek önlemleri benimsemelerini önermektedir. Çok sayıda riskle karşı karşıya olmasına rağmen, IMF, Asya'nın düşük enflasyon ve istikrarlı büyüme de dahil olmak üzere nispeten sağlam bir temel üzerine bu aşamaya girdiğini değerlendiriyor. Bununla birlikte, şokların beklenenden daha uzun sürmesi durumunda bu görünüm değişebilir.

Nepal'in yeni Başbakanı göreve yemin etti. Haber

Nepal'in yeni Başbakanı göreve yemin etti.

Açılış töreni, 27 Mart'ta başkent Katmandu'da, Nepal'in dini ve kültürel geleneklerine derinden bağlı bir atmosferde, 200'den fazla Hindu ve Budist rahibin yanı sıra diplomatlar ve üst düzey yetkililerin katılımıyla gerçekleşti. 35 yaşındaki Şah, son on yılların en genç başbakanı ve Hindistan ile Çin gibi iki Asya gücü arasında yer alan bir ülkeyi yöneten ilk Madhesi (Hindistan sınırındaki güney delta topluluğunu temsil eden) oldu. Zaferi, 5 Mart'ta yapılan erken parlamento seçimlerinin ardından geldi; bu seçimlerde sadece üç yıl önce kurulan Rastriya Swatantra Partisi (RSP), hükümet kurmak için yeterli olan 265 sandalyenin 182'sini kazanmıştı. Şah, göreve başlamasının hemen ardından, kamu harcamalarını azaltmak için bürokrasiyi sadeleştirme taahhüdünü yerine getirerek 14 üyeli bir kabine atadı. Başbakan, Savunma Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı'ndan doğrudan sorumludur. Ekonomist Swarnim Wagle'yi Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı olarak atadı. Z kuşağı hareketinin önde gelen isimlerinden Sudan Gurung İçişleri Bakanı, Shishir Khanal ise Dışişleri Bakanı olarak görev yapmaktadır. Göreve başlamasından önce Shah, sosyal medyada ulusal birlik çağrısında bulunan ve ülkenin geleceğine olan inancını dile getiren bir rap videosu yayınladı. Video, dakikalar içinde on binlerce izlenme sayısına ulaştı. Shah, Nepalce olarak söylediği rap şarkısında, "Birliğin gücü, milletimin gücüdür. Birleşik bir Nepal, bu kez tarih yazıyor." dedi. Şah, göreve başlamasından önce sosyal medyada bir rap videosu yayınladı. Kaynak: Youtube/Balen Şah, Eylül 2025'te en az 76 kişinin ölümüne ve önceki hükümetin düşmesine yol açan gençlerin öncülüğündeki protesto hareketiyle öne çıktı. Yeni hükümet, yönetimi hızla iyileştirmek ve halkın beklentilerini karşılamak konusunda büyük bir baskıyla karşı karşıya. Acil görevlerden biri, 2025 protestoları sırasında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin bir soruşturma raporu hazırlamaktır; bu rapor, eski Başbakan KP Sharma Oli de dahil olmak üzere sorumluların yargılanması için tavsiyeler içermelidir. Şah'ın göreve başlamasının ardından Hindistan Başbakanı Narendra Modi tebriklerini iletti ve ikili işbirliğini güçlendirme arzusunu dile getirdi. Çin de Nepal'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki desteğini teyit etti. Altı ay boyunca geçiş hükümetine liderlik eden eski geçici Başbakan Sushila Karki, genç neslin ülkeyi yolsuzluktan kurtaracağına, ekonomik kalkınmayı teşvik edeceğine ve sosyal adaleti geliştireceğine olan güvenini dile getirdi.

Petrol  krizi Tayland 'ıda vurdu halk istasyonlara akın etti Haber

Petrol krizi Tayland 'ıda vurdu halk istasyonlara akın etti

Orta Doğu’da devam eden savaşın yol açtığı petrol krizinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Güneydoğu Asya’da kriz derinleşiyor. Hindistan , Filifpinler gibi ülkelerden sonra Tayland hükümetinin dün akaryakıta uyguladığı 6 bahtlık zammın ardından ülke genelinde sürücüler akaryakıt istasyonlarına akın etti. Başkent Bangkok ve çevresindeki bazı istasyonlarda kilometrelerce uzunlukta araç kuyrukları oluştu. Araçların istasyonlara kontrollü şekilde alınması nedeniyle vatandaşlar binek araç, motosiklet ve hatta yaya olarak yüksek sıcaklık altında saatlerce bekledi. Birçok istasyonda ise yakıtın kısa sürede tükenmesi nedeniyle satışlar durdu. Akaryakıt krizinin ulaşım sektörüne de doğrudan yansıdığı ülkede, başkentteki Suvarnabhumi Havalimanı’nda hizmet veren taksilerin büyük bölümü faaliyetlerini azalttı ya da durdurdu. Havalimanına kayıtlı 5 binden fazla taksiden yaklaşık yarısının aktif olarak çalışmadığı, sürücülerin yakıt bulamama riski nedeniyle özellikle uzun mesafeli seferlerden kaçındığı öğrenildi. Tayland genelinde devam eden kriz, tarım, hayvancılık ve gıda sektörlerini de olumsuz etkiledi. Ülke genelinde birçok tarım kooperatifi, dernekler ve sivil toplum kuruluşları, üreticilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirirken, tarım sektöründe üretimin yavaşladığı konusunda uyarılarda bulundu. Ayrıca ülkede gıda sektörünün önemli bir parçası olan balıkçılıkta da kriz yaşanıyor. Balıkçılık sektörü temsilcileri, artan maliyetler nedeniyle teknelerin limandan ayrılamadığını belirterek destek sağlanmaması halinde sektörün durma noktasına gelebileceği uyarısında bulundu. Tayland hükümeti ise çiftçilere destek amacıyla piyasanın üzerinde fiyatla pirinç alımı ve gübre sübvansiyonu gibi önlemler açıkladı. Ancak uzmanlar, akaryakıt fiyatlarındaki artışın ulaşım ve üretim maliyetleri üzerinden geniş çaplı ekonomik baskı oluşturmaya devam edebileceğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü söz konusu gelişmeleri küresel gıda sistemleri açısından ciddi risk olarak değerlendirirken, Dünya Gıda Programı ise krizin uzaması halinde dünya genelinde gıda güvensizliği yaşayan kişi sayısının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi Haber

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi

Rapor ayrıca, süregelen sağlık risklerine, ortaya çıkan bölgesel eğilimlere ve dünyanın hava kalitesi izleme sistemlerindeki önemli eksikliklere de dikkat çekiyor. Veriler, 143 ülke ve bölgedeki 9.400'den fazla şehirden derlenmiştir; bu, bir önceki yıla göre 12 ülke artışı anlamına gelmektedir ve bunlardan 7'si ilk kez listeye dahil edilmiştir. Yıllık karşılaştırmaya göre, 54 ülkede PM2.5 seviyelerinde artış, 75 ülkede azalma kaydedilmiş ve 2 ülkede ise değişiklik olmamıştır. 2025 yılı için şehirlere göre PM2.5 konsantrasyonlarını gösteren harita. Kaynak: IQAir Dünya genelindeki şehirlerin yalnızca %14'ü, DSÖ'nün PM2.5 ince partikül madde konsantrasyonu kılavuzunda belirtilen (5 µg/m³) güvenli eşiği karşılıyor; bu oran 2024'te %17 idi. 143 ülke ve bölgenin 130'u bu güvenli eşiği aşıyor. En kirli ülkeler listesinde Pakistan (67,3 µg/m³), Bangladeş, Tacikistan, Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti yer alıyor. Kentsel düzeyde ise Loni (Hindistan) dünyanın en yüksek kirlilik seviyelerini kaydederken, Nieuwoudtville (Güney Afrika) en temiz şehir oldu. Dikkat çekici bir şekilde, dünyanın en kirli 25 şehrinin tamamı Hindistan, Pakistan ve Çin'de yoğunlaşmış durumda. En kirli şehirlerin dörtte üçü yalnızca Hindistan'da bulunuyor. ABD'de ortalama PM2.5 konsantrasyonunun 2025 yılına kadar 7,3 µg/m³'e yükselmesi bekleniyor. El Paso en kirli büyük şehir olurken, Los Angeles'ın güneydoğu bölgesi en ağır kirliliğe maruz kalan bölge olacak. Buna karşılık, Seattle ikinci yıl üst üste en temiz büyük şehir unvanını koruyacak. Bölgesel ölçekte, Doğu Asya'da ikinci yıldır Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarını karşılayan hiçbir şehir bulunmuyor. Avrupa'da ise karışık bir eğilim gözlendi; 23 ülkede kirlilik artışı, 18 ülkede ise sınır ötesi orman yangınları ve Sahra çölü tozunun etkisiyle kirlilik azalması yaşandı. Bu arada, Latin Amerika ve Karayipler nispeten olumlu gelişmeler gösterirken, Okyanusya %61'lik şehir oranıyla en temiz bölge olmaya devam ediyor. İklim değişikliği nedeniyle orman yangınları giderek daha şiddetli hale geliyor ve küresel hava kalitesinin düşmesinde de önemli bir faktör olarak belirleniyor. Yalnızca Kanada, tarihindeki en kötü ikinci orman yangını sezonunu yaşadı ve bu yıl Kuzey Amerika'nın en kirli bölgesi oldu. Rapor ayrıca izleme eksikliklerine de dikkat çekerek, bazı hava kalitesi izleme programlarının kapatılmasının 44 ülkede izlemeyi zayıflattığını ve altı ülkenin ise hiçbir izleme sistemine sahip olmadığını belirtti. 2025 raporu, dünya çapında hava kalitesini iyileştirme yolunda politika yapıcıları ve toplulukları desteklemede açık verilerin ve izleme ağlarının rolünü vurgulayan küresel bir ölçüt olarak görülmeye devam ediyor. IQAir'in 2025 raporundaki verilere göre Vietnam'da hava kalitesi hala DSÖ güvenlik standartlarını karşılamıyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor

Enerji tedariki ve diğer kritik malların geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik sorunları ve fiili kapama, dünya genelinde deniz taşımacılığında sıkışıklığa yol açtı. Tanker ve konteyner gemilerinin beklemeye geçmesi, Körfez’den yapılan petrol ve lojistik akışını durma noktasına getirdi. Sektör temsilcilerinden Ersoy Holding Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ersoy, boğazdaki aksamanın üretim maliyetleri ve tedarik planlamasında çok katmanlı etkiler oluşturduğunu belirterek, “Son haftalarda üre fiyatlarında yüzde 30’a varan artışlar yaşanırken, potasyum ve fosfor bazlı gübre fiyatlarındaki artış yüzde 20’yi geçti. Katar’dan gaz tedarik edemeyen Hindistan ve Pakistan üretimde durma noktasına gelirken, Mısır ise yüksek maliyetli LNG pazarına yönelmek zorunda kaldı. Ayrıca dünya kükürt ticaretinin yaklaşık yarısı bu rotadan geçtiği için sülfürik asit ve sanayi üretimi de doğrudan etkileniyor” dedi. Artan girdi maliyetlerinin tarımsal üretimi de baskıladığını vurgulayan Ersoy, gübreye erişimde yaşanan zorlukların bazı bölgelerde ekim alanlarının daralmasına neden olduğunu söyledi. Bu durum, buğday, mısır ve soya gibi temel ürünlerde arz dengesini bozarak gıda fiyatlarında baskı oluşturuyor. Üretimdeki boşlukların kapanmasının ise yaklaşık üç ekim dönemine kadar sürebileceğini ifade etti. Ersoy, yaşanan lojistik aksaklıklar karşısında alternatif tedarik kaynakları, güçlü stok yönetimi ve maliyet optimizasyonunun önemine dikkat çekerek, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar, gübre, enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden üretimi çok yönlü etkiliyor. Bu tür dönemlerde tedarik sürekliliği, maliyet dengesi ve uzun vadeli planlama öncelikli başlıklar olmalı” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.