Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hedef

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hedef haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hedef haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail, Lübnan’da durmuyor sağlık merkezlerini vurdu Haber

İsrail, Lübnan’da durmuyor sağlık merkezlerini vurdu

İsrail, Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılarda sivilleri hedef almayı sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun ülkenin güneyindeki Bint Jbeil bölgesinde bulunan Burj el Alawei kasabasındaki bir sağlık merkezine saldırı düzenlediği bildirildi. Çok sayıda can kaybı yaşandığı belirtilerek, "Merkezde görev yapan 12 doktor, sağlık görevlisi ve hemşire öldü, bir sağlık çalışanı da yaralandı. Birinci basamak sağlık merkezini hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının yasını tutuyoruz" ifadeleri kullanıldı. Marjayoun bölgesindeki El-Sawana kasabasında bulunan bir diğer sağlık merkezine düzenlenen İsrail saldırısında ise 2 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği bildirildi. İsrail’in sağlık altyapısını hedef alan saldırıları kınanarak, bu saldırıların uluslararası hukukun ihlali olduğu vurgulandı. İsrail saldırıların sivilleri hedef almadığını iddia etmişti İsrail, 28 Şubat'ta ABD ile birlikte İran'a yönelik başlattığı kapsamlı saldırıların ardından Lübnan'da başkent Beyrut'ta bulunan Dahiye bölgesi başta olmak üzere birçok noktaya yoğun hava saldırıları düzenlemeye başlamıştı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamalarda, söz konusu saldırılarda İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile Hizbullah'a ait unsurların hedef alındığı iddia edilmişti. En az 773 kişi hayatını kaybetmişti Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapıln son açıklamada İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında 2 Mart tarihinden bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 773'e, yaralananların sayısının ise bin 933'e yükseldiği bildirilmişti.

Wall Street Journal: İran saldırısında beş ABD yakıt ikmal uçağı hasar gördü. Haber

Wall Street Journal: İran saldırısında beş ABD yakıt ikmal uçağı hasar gördü.

Wall Street Journal, iki ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, yakıt ikmal uçaklarının tamamen imha edilmediğini, sadece hasar gördüğünü ve şu anda onarımda olduğunu bildirdi. Olayda herhangi bir can kaybı da bildirilmedi. Bu uçakların, son günlerde Prens Sultan Hava Üssü'nü hedef alan bir İran füze saldırısında vurulduğu bildirildi. Ancak ABD Merkez Komutanlığı bu bilgi hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Suudi Arabistan'daki saldırıyla ilgili bilgiler, 12 Mart'ta meydana gelen bir diğer ciddi olaydan kısa bir süre sonra ortaya çıktı. Olayda, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait iki KC-135 yakıt ikmal uçağının havada çarpıştığı ve birinin düştüğü bildirildi. Pentagon, talihsiz uçaktaki altı mürettebat üyesinin tamamının öldüğünü doğruladı. 23 Şubat'ta çekilen uydu görüntüsünde, Prens Sultan Hava Üssü'ndeki ABD uçakları. Bu olay, 28 Şubat'tan bu yana İran'la yaşanan çatışmada hasar gören veya imha edilen ABD Hava Kuvvetleri yakıt ikmal uçaklarının toplam sayısını en az yediye çıkarıyor. Yakıt ikmal uçaklarını hedef almak, İran'ın ABD ordusunun Orta Doğu'da uzun vadeli hava operasyonlarını sürdürme kabiliyetini baltalama taktiğini gösteriyor. Suudi Arabistan'ın merkezinde bulunan Prens Sultan Hava Üssü, ABD'nin yurtdışındaki önemli askeriüslerinden biridir. Şubat ayında çekilen uydu görüntülerine göre, üste KC-46A ve KC-135'ler de dahil olmak üzere en az 19 yakıt ikmal uçağı, 6 adet E-3 Sentry erken uyarı uçağı ve 3 adet E-11A muharebe iletişim uçağı bulunmaktadır.

UNESCO: İran’da 4 Dünya mirası savaşta zarar gördü Haber

UNESCO: İran’da 4 Dünya mirası savaşta zarar gördü

UNESCO Dünya Mirası Merkezi Direktörü Lazare Eloundou Assomo, çatışmaların İran’ın tarihi dokusu üzerindeki etkisinden duyduğu "derin endişeyi" dile getirdi. Assomo, "İran, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde kayıtlı 29 alana sahip. Maalesef bu alanlardan dördü ciddi hasar almış durumda" dedi. Gülistan Sarayı ve Çehel Sotun zarar gördü UNESCO yetkilisi, Tahran’da bulunan ve mimari önemi nedeniyle sık sık Fransa’daki Versailles Sarayı ile karşılaştırılan tarihi Gülistan Sarayı’nın zarar gören yapılar arasında olduğunu belirtti. Ayrıca, 11 Mart 2026 Çarşamba günü paylaşılan görüntülerde, "İsfahan’ın Mücevheri" olarak adlandırılan tarihi Çehel Sotun (Kırk Sütun) Sarayı'nda meydana gelen yıkım gözler önüne serildi. Görüntülerde sarayın pencerelerinin kırıldığı, içeride füze parçalarının bulunduğu ve tarihi yapının tavanı ile ana sütunlarında hasar oluştuğu görüldü. UNESCO: Koordinatlar tüm taraflara iletildi Lazare Assomo, tarihi alanların hedef alınmaması için tüm tarafları uyardıklarını belirterek şunları söyledi: "UNESCO, bu tarihi bölgelerin tüm coğrafi koordinatlarını savaşan taraflara iletmiştir. Bu alanların hiçbir şekilde hedef alınmaması, saldırıya uğramaması veya tahrip edilmemesi gerektiği konusunda herkes bilgilendirilmiştir." Uluslararası anlaşmalara göre, savaş sırasında tarihi mirasın kasten hedef alınması "savaş suçu" olarak nitelendiriliyor. İran: İnsanlığın ortak mirası vuruluyor Konuya ilişkin açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Safavi hanedanlığı dönemine ait en önemli mimari eserlerden biri olan Çehel Sotun Sarayı’nın ABD ve İsrail’in ortak hava saldırıları nedeniyle hasar gördüğünü savundu. Bekayi, "Bu saray sadece İran’ın mülkü değildir; aksine insanlığın ortak kültürel mirasının bir parçasıdır" diyerek saldırılara tepki gösterdi.

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı. Haber

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı.

Bu, İsrail'in mevcut harekatta Hizbullah'ın askeri operasyonlarını engellemek amacıyla Lübnan'daki sivil altyapıyı hedef aldığını ilk kez kamuoyu önünde kabul etmesi anlamına geliyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan resmi açıklamaya göre, Zrariyeh Köprüsü, Hizbullah militanlarının kuzey ve güney Lübnan arasında güç ve teçhizat taşımak için kullandığı hayati bir arterdir. İsrail ayrıca Hizbullah'ı köprü yakınlarına roketatar yerleştirmek ve bölgeden İsrail topraklarına saldırılar düzenlemekle suçluyor. İsrail, Zrariyeh köprüsünü bombalamadı. Hayati önem taşıyan köprülerin ve yolların yıkılması, Lübnan'daki birçok bölgeyi insani yardımdan tamamen izole ediyor. Uluslararası kuruluşlar, yardım konvoylarının insanlara ulaşamaması nedeniyle insani bir felaket yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Lübnan'daki BM insani yardım koordinatörü David Shearer, İsrail ordusunu "sivil altyapının bombalanmasına" son vermeye çağırdı ve "bu çatışmadaki tüm tarafları uluslararası insani hukuk kapsamındaki sivillere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye" davet etti. Yakıt kıtlığı da son derece acil bir hal alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) uyarısına göre, bu hafta yakıt tedariki zamanında sağlanmazsa, Lübnan'daki hastanelerin yaklaşık %60'ı faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak. Zrariyeh köprüsüne yapılan saldırı, İsrail'in sadece Lübnan'da değil, İran'daki hedefleri de hedef alan genişleyen askeri harekatının ortasında gerçekleşti. Sadece son 24 saat içinde, İsrail hava kuvvetleri batı ve orta İran'da balistik füze fırlatma rampaları ve silah üretim tesisleri de dahil olmak üzere 200'den fazla hedefi vurdu. Lübnan'daki çatışmalar, Hizbullah'ın İran dini lideri Ali Hamaney'in ölümüne misilleme olarak İsrail'e füze saldırısı düzenlemesinin ardından 2 Mart'ta hızla tırmandı.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon Mukalla Limanı’nı vurdu Haber

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon Mukalla Limanı’nı vurdu

CCTV'nin haberine göre, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Yemen’in Hadramut vilayetinde bulunan Mukalla Limanı’na salı günü sabaha karşı hava saldırısı düzenledi. Saldırı sonrası liman çevresindeki bazı konutlarda hasar meydana geldiği bildirildi. Koalisyon tarafından yapılan açıklamada, saldırının, hafta sonu Birleşik Arap Emirlikleri’nin Füceyre Limanı’ndan gelen ve yetkisiz olduğu belirtilen iki gemiden indirilen silah ve askeri araçları hedef aldığı belirtildi. Koalisyon Sözcüsü Turki el-Maliki, konuya ilişkin açıklamasında, gemilerin takip sistemlerini devre dışı bıraktığını belirterek, “Bu gemiler, Hadramut ve El-Mahra vilayetlerinde Güney Geçiş Konseyi’ni desteklemek amacıyla büyük miktarda silah sevkiyatı gerçekleştirdi. Bu durum, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2015 tarihli 2216 sayılı kararının açık bir ihlalidir,” ifadelerini kullandı. El-Maliki, operasyonun hukuki çerçevede yürütüldüğünü belirterek, “Operasyon, uluslararası insancıl hukuk ve teamül kurallarına uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Sivil hedeflere zarar verilmemiştir,” dedi. Ancak liman çevresinde yaşayan bazı sakinler farklı açıklamalarda bulundu. Bölge halkından Salem Ali el-Hac Zaid, “Mukalla Limanı’nı hedef alan hava saldırısı nedeniyle evimizde ciddi hasar meydana geldi. Evimizin yaklaşık 20 ila 40 metre yakınında bulunan askeri araçlar hedef alındı. Saat 04.30’da ani ve şiddetli patlamalar yaşandı,” dedi. Bir diğer mahalle sakini Ümmü Ali ise saldırının çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Çocuklar saldırıdan sabaha kadar ağladı. Çok korktular ve tekrar uyuyamadılar,” sözlerini aktardı. Liman yakınındaki bir binanın üst katında yaşayan Ümmü Muhammed de, “Çok korktuk. Annem yaşlı. En büyük hasar benim yaşadığım katta oluştu. Ben bir dul kadınım, bize kim tazminat ödeyecek?” ifadelerini kullandı. Saldırıların, Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri ile Güney Geçiş Konseyi arasında Hadramut vilayetinde yaşanan gerilimin arttığı bir dönemde gerçekleştiği belirtildi. Öte yandan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Suudi resmi haber ajansı SPA aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Sivillerin güvenliği için Mukalla Limanı ve çevresinin derhal boşaltılması” çağrısı yapıldı. Hadramut vilayetinin merkezi olan Mukalla, Yemen’in güneydoğusunda yer alan ve stratejik ile ekonomik açıdan önemli bir liman kenti konumunda yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.