Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hava Saldırısı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hava Saldırısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Saldırısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kiev’de patlama sesleri: Ukrayna balistik füze saldırısı uyarısı yaptı Haber

Kiev’de patlama sesleri: Ukrayna balistik füze saldırısı uyarısı yaptı

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta karşılıklı saldırılar sürerken, Kiev'de yeni bir hava saldırısı alarmı yaşandı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, 7 Ekim Çarşamba günü Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Kiev ve ülkenin güneydoğusundaki Zaporijya'ya birer balistik füze fırlatıldığını duyurdu. Açıklamanın ardından Kiev'de çok sayıda patlama sesi duyuldu. Askeri gözlem kanalları ise Rusya'nın seyir füzeleri, balistik füzeler ve yüksek hızlı insansız hava araçlarıyla geniş kapsamlı bir saldırı düzenleyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Zelenskiy daha önce uyarmıştı Saldırı, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin “büyük bir saldırının” yaklaşmakta olduğu yönündeki açıklamasının ardından gerçekleşti. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte Kiev'e yönelik saldırıların yoğunlaştığı belirtiliyor. Rusya'nın özellikle Ukrayna'nın enerji altyapısı, demiryolu hatları ve karayollarına yönelik hava saldırılarını artırdığı bildiriliyor. Kiev'in farklı bölgelerini birbirine bağlayan Dinyeper Nehri üzerindeki köprülerin de saldırıların hedefleri arasında olduğu ifade ediliyor. Kentte saldırı tehdidine karşı hava saldırısı sirenleri gece ve gündüz çalarken, sivillere bodrum katları, sığınaklar ve metro istasyonları gibi güvenli alanlara gitmeleri çağrısı yapılıyor. Ukrayna Rus petrol tankerini vurdu Öte yandan savaşta Karadeniz'deki gerilim de tırmanıyor. Ukrayna'nın salı günü Rusya'nın güney kıyıları açıklarında bir petrol tankerine deniz dronuyla saldırdığı bildirildi. Saldırının ardından tankerde büyük çaplı yangın çıktı. Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Liberya bayraklı tankerin saldırıya uğradığını ve Karadeniz'de ham petrolün yandığını açıkladı. Yangının kontrol altına alınmasının güçlükle sürdüğü belirtilirken, tamamı Hindistan vatandaşı 23 mürettebatın tamamının kurtarıldığı bildirildi. Soçi'de kıyı bölgelerine kısıtlama Tanker saldırısının ardından yaklaşık 500 bin kişinin yaşadığı Soçi'de kıyı bölgelerine girişin kısıtlandığı açıklandı. Bölgede daha önce de Ukrayna'nın Rusya'nın petrol altyapısına yönelik saldırılarının petrol sızıntıları ve kıyıların kapatılması gibi sonuçlara yol açtığı bildirilmişti. Karadeniz'de ticari gemiler de hedefte 2022'de başlayan savaşın ardından Karadeniz'deki ticari deniz trafiği de çatışmalardan etkilenmeye devam ediyor. Son günlerde Rusya'nın, Avrupa Birliği üyesi Romanya kıyıları yakınlarında Ukrayna'ya ait tahıl taşıyan gemileri hedef aldığı bildirildi. Ukrayna ise Rusya'nın petrol altyapısına yönelik saldırılarını, Moskova'nın Ukrayna kent ve kasabalarına düzenlediği saldırılara karşı bir misilleme olarak nitelendiriyor. Savaşın devam ettiği bölgede karşılıklı hava ve deniz saldırılarının önümüzdeki dönemde de sürmesi bekleniyor.

Yemen’de gerilim tırmanıyor: Husiler 24 saatte 106 Suudi saldırısı olduğunu öne sürdü Haber

Yemen’de gerilim tırmanıyor: Husiler 24 saatte 106 Suudi saldırısı olduğunu öne sürdü

Yemen’de İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın son 24 saatte 106 hava saldırısı ve füze atışı gerçekleştirdiğini iddia etti. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi ise Husilerin elindeki bölgelerin geri alınması amacıyla geniş kapsamlı askeri operasyon başlattıklarını açıkladı. Husilerden 106 saldırı iddiası Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın Yemen’de Husilerin kontrolündeki Sana, El-Cevf, Taiz, Amran, Hacce ve Sada bölgelerine son 24 saatte 106 hava saldırısı ve füze atışı düzenlediğini öne sürdü. Seri, saldırıların Suudi Arabistan’ın Hamis Muşayt ve Taif kentlerindeki askeri üslerden kalkan F-15 ve Typhoon tipi savaş uçaklarıyla gerçekleştirildiğini iddia etti. Suudi Arabistan’ın söz konusu 106 saldırı iddiasına ilişkin açıklamasına haberin hazırlandığı sırada yer verilmedi. Son günlerde Husiler, Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik saldırılarının arttığını öne sürerken, Riyad yönetimi ve Yemen hükümet güçleri de Husilere karşı askeri operasyonlarını yoğunlaştırıyor. Yemen hükümetinden Husilere karşı operasyon Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi, Husilerin kontrolündeki bölgelerin geri alınması ve devlet otoritesinin ülke genelinde yeniden tesis edilmesi amacıyla geniş kapsamlı askeri operasyonların başlatıldığını duyurdu. Devlet televizyonunda yayımlanan açıklamasında Alimi, silahlı kuvvetler, güvenlik birimleri ve askeri oluşumlara kendilerine verilen görevleri yerine getirmeleri talimatını verdi. Alimi, operasyonun amacının devlet kurumlarının yeniden meşru otoritenin kontrolüne geçirilmesi ve ülkenin tamamında devlet egemenliğinin sağlanması olduğunu belirtti. Sivillere “askeri noktalardan uzak durun” çağrısı Yemenli yetkililer, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan sivillere de çağrıda bulundu. Alimi, operasyonların hedefinin bölge halkı olmadığını belirterek sivillerden Husilerin ikmal güzergahları ve askeri noktalarından uzak durmalarını istedi. Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmaların son dönemde yeniden şiddetlenmesiyle birlikte Suudi Arabistan’ın hava operasyonları da yoğunlaştı. Yemen ordusu, son 24 saatte Husi hedeflerine yönelik yüzlerce operasyon gerçekleştirildiğini açıklarken, Husiler de Suudi Arabistan’daki Aramco tesislerine füze ve İHA saldırıları düzenlediklerini duyurdu. Yemen’de çatışmalar yeniden yoğunlaştı Yemen’de Husilerin Eylül 2014’te başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmesiyle başlayan iç savaş devam ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Mart 2015’ten bu yana uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetini destekliyor. Son dönemde cephelerde çatışmaların yeniden yoğunlaşması, ülkenin uzun süredir devam eden insani krizine ilişkin endişeleri de artırıyor.

Ahmed Şara BM’de konuştu: “Golan, Suriye toprağı olarak kalacak” Haber

Ahmed Şara BM’de konuştu: “Golan, Suriye toprağı olarak kalacak”

“Suriye uluslararası toplumdaki statüsünü yeniden elde etti” New York’taki BM Genel Kurulu’nda konuşan Şara, Suriye’nin son dönemde uluslararası toplumla ilişkilerinde yeni bir döneme girdiğini ifade etti. Suriye’nin artık uluslararası toplumdan izole olmadığını belirten Şara, diplomatik ilişkilerin geliştirildiğini ve ülkesinde güvenlik ile istikrarın tesis edilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Şara, yaptırımların kaldırıldığını ve ülkesinin ekonomik üretime yeniden başladığını belirterek, önceliklerinin vatandaşların güvenliği olduğunu ifade etti. Suriye Cumhurbaşkanı, ülkesinin savaşın sona ermesini ve barış içinde yaşamak istediğini dile getirdi. “Golan, Suriye toprağı olarak kalacak” Konuşmasının önemli bölümünü Golan Tepeleri’ne ayıran Şara, bölgenin Suriye toprağı olduğunu vurguladı. Şara, “Golan, Suriye toprağı olarak kalmaya devam edecek” diyerek, BM kararları doğrultusunda İsrail’in ilhak kararlarının geçersiz olduğunu söyledi. BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı da İsrail’in 1981’de Golan’a kendi hukukunu ve yönetimini uygulama kararını “hükümsüz ve geçersiz” kabul ediyor. Şara, Suriye’nin egemenliğini ihlal eden girişimlere karşı duracaklarını ifade etti. İsrail’e “geri çekilme” çağrısı Suriye Cumhurbaşkanı, İsrail’in Suriye’ye yönelik askeri faaliyetlerini de gündeme taşıdı. Şara, İsrail’in yüzlerce hava saldırısı gerçekleştirdiğini, çok sayıda sınır ihlali ve gözaltı yaşandığını öne sürdü. Şara, konuşmasında İsrail güçlerinin Suriye topraklarından çekilmesi gerektiğini savundu. TRT World'ün Anadolu Ajansı kaynaklı haberine göre Şara, yaklaşık 500 hava ve topçu saldırısı, 1.200'den fazla sınır ihlali ile yaklaşık 300 gözaltı ve tutuklama gerçekleştiğini iddia etti. “Barış isteyenler için fırsat var” Şara, Suriye'nin barış ve güvenlik istediğini vurgularken, ülkesinin egemenliği ve güvenliğinin korunmasının önemine dikkat çekti. Suriye Cumhurbaşkanı'nın BM Genel Kurulu'ndaki konuşması, Şam ile İsrail arasındaki gerilim ve Golan Tepeleri'nin statüsüne ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Şara, daha önce New York'taki temaslarında İsrail ile doğrudan görüşmeler yürütüldüğünü ve bazı başlıklarda önemli ilerleme sağlandığını da belirtmişti.

Suriye’den İsrail’e tepki: “Artık güvenmiyoruz, temaslar kesildi” Haber

Suriye’den İsrail’e tepki: “Artık güvenmiyoruz, temaslar kesildi”

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından Şam yönetimi ile Tel Aviv arasındaki temasların kesildiğini açıkladı. Şeybani, Suriye’nin önceliğinin İsrail saldırılarının sona ermesi olduğunu belirterek diplomasi kapısının tamamen kapanmadığı mesajını verdi. Suriye ile İsrail arasındaki gerilim, İsrail’in Suriye topraklarındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından yeniden tırmandı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Reuters’a yaptığı açıklamada, 18 Ağustos’ta gerçekleşen bombardımanın ardından İsrail ile Şam yönetimi arasındaki temasların durduğunu söyledi. Şeybani, Suriye’nin Ebu Zuhur Üssü’nün Türkiye’ye ait bir askeri üs olmayacağı yönündeki mesajını İsrail tarafına ilettiğini ancak buna rağmen hava üssünün bombalandığını belirtti. “Suriye şu anda İsrail’e güvenmiyor” Şeybani, saldırının ardından Suriye’nin İsrail’e yönelik tutumunun değiştiğini belirterek, “Suriye şu anda İsrail’e güvenmiyor” dedi. Suriye Dışişleri Bakanı, ülkesinin önceliğinin İsrail saldırılarının durdurulması olduğunu vurguladı. Bununla birlikte Şeybani, diplomasi seçeneğinin tamamen rafa kaldırılmadığını belirterek İsrail’e önemli bir mesaj verdi. Şeybani, Suriye’nin diplomasi için elini uzattığını ve İsrail’in önündeki tarihi fırsatı değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Suriye’den Türkiye mesajı Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, açıklamasında Türkiye ile askeri alandaki iş birliğine de değindi. Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması ve askeri eğitim konusunda Türkiye’nin desteğinden yararlandıklarını belirten Şeybani, Türkiye’nin desteğine müteşekkir olduklarını ve bu desteği reddetmeyeceklerini ifade etti. Açıklama, Şam yönetiminin Türkiye ile savunma ve askeri eğitim alanındaki iş birliğini sürdürme konusunda kararlı olduğu şeklinde değerlendirildi. İsrail Ebu Zuhur Hava Üssü’nü neden vurdu? İsrail savaş uçakları, Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne 18 Ağustos’ta hava saldırısı düzenledi. Daha önce kullanılmayan ve terk edilmiş durumda olduğu belirtilen askeri tesisin hedef alındığı saldırıda can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin resmi bir bilgi paylaşılmadı. Suriyeli bir yetkili, İsrail savaş uçaklarının üsse 8 ayrı saldırı düzenlediğini ve bombardımanda pist ile hangarda bulunan kullanılmayan bir yapının hedef alındığını açıkladı. ABD Büyükelçisi Barrack’tan dikkat çeken değerlendirme ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail’in saldırısına ilişkin değerlendirmede bulundu. Barrack, saldırının Türkiye’yi kışkırtmaya yönelik bir girişim olabileceğini veya seçim öncesi siyasi bir hamle niteliği taşıyabileceğini ifade etti. İsrail’in Suriye’deki saldırısının ardından Şam ile Tel Aviv arasındaki temasların kesilmesi, bölgede Türkiye’nin de dahil olduğu diplomatik ve güvenlik trafiğinin yeniden hareketlenmesine neden oldu.

ABD-İran Geriliminde Kırılgan Ateşkes: Hava Saldırıları Durdu Haber

ABD-İran Geriliminde Kırılgan Ateşkes: Hava Saldırıları Durdu

ABD ile İran arasında son haftalarda tırmanan askeri krizde, çatışmaların 13'üncü gününün ardından sahada geçici bir sessizlik oluştu. Son 24 saat içerisinde taraflar arasında yeni bir hava saldırısı gerçekleştirilmezken, uzmanlar bu durumun kalıcı bir ateşkesten ziyade diplomatik temaslara alan açan geçici bir duraklama olduğuna dikkat çekiyor. Her ne kadar cephede silahlar kısa süreliğine susmuş görünse de, Washington ve Tahran'dan gelen açıklamalar ile bölgedeki askeri hareketlilik, gerilimin her an yeniden yükselebileceğine işaret ediyor. Trump'ın diplomasi hamlesi gündemde ABD basınında yer alan haberlere göre, Başkan Donald Trump'ın, diplomatik girişimlere fırsat tanımak amacıyla cuma günü planlanan bazı askeri operasyonların ertelenmesi yönünde orduya talimat verdiği öne sürüldü. Haberde, Umman'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli hale getirilmesi ve taraflar arasında arabuluculuk yürütmesi için temaslarını sürdürdüğü belirtilirken, Washington yönetiminin de bu süreçte diplomatik kanalların tamamen kapanmasını istemediği ifade edildi. Trump'ın, İran'a yönelik mesajında ise anlaşma yapılması gerektiğini, aksi halde çok daha sert askeri adımların gündeme gelebileceğini dile getirdiği iddia edildi. Londra'da kritik güvenlik zirvesi hazırlığı Diplomatik temasların bir diğer ayağını ise deniz güvenliği oluşturuyor. Uluslararası kaynaklara göre gelecek hafta Londra'da düzenlenmesi planlanan konferansta, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak uluslararası bir deniz koalisyonunun oluşturulması masaya yatırılacak. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir kriz, enerji piyasaları açısından küresel risk oluşturuyor. İran Hürmüz Boğazı'nda dört gemiyi durdurdu Cephede saldırılar durmuş olsa da denizde tansiyon yükselmeye devam etti. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda uyarı ateşi açılmasının ardından dört geminin durdurulduğunu açıkladı. Gemilerin hangi ülkelere ait olduğu veya operasyonun ayrıntıları konusunda resmi bilgi paylaşılmazken, gelişme uluslararası deniz taşımacılığı açısından yeni endişeleri beraberinde getirdi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade de Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen ASEAN toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD'nin bölgedeki politikalarını kabul etmeyeceğini belirterek "Amerikan hegemonyasını reddediyoruz" mesajını yineledi. İsrail alarm seviyesini yükseltti İsrail basınında yer alan haberlerde ise Tel Aviv yönetiminin olası yeni saldırı ihtimaline karşı güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardığı belirtildi. İsrail Yayın Kurumu'nun aktardığı bilgilere göre, Washington'ın yeniden geniş çaplı bir askeri operasyon başlatması halinde İran'ın gelişmiş balistik füze sistemleriyle karşılık verebileceği değerlendiriliyor. Güvenlik kaynakları, özellikle uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze sistemlerinin kullanılabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Nükleer program yeniden gündemde Gerilimin en kritik başlıklarından biri ise İran'ın nükleer programı olmaya devam ediyor. Uluslararası basında yer alan haberlerde, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in nükleer silah geliştirme konusunda selefine kıyasla daha sert bir yaklaşım benimseyebileceğine ilişkin istihbarat değerlendirmelerinin Washington'da yakından takip edildiği öne sürüldü. Söz konusu iddialar resmi makamlar tarafından doğrulanmazken, uzmanlar nükleer programın krizde belirleyici unsur olmaya devam edeceğini ifade ediyor. ABD özel operasyon seçeneğini değerlendiriyor iddiası ABD medyasında yer alan bazı haberlerde ise Washington yönetiminin olası bir geniş çaplı çatışma senaryosu için farklı askeri seçenekleri değerlendirdiği ileri sürüldü. İddialara göre, İran'ın Fordo ve İsfahan'daki nükleer tesislerinde bulunan zenginleştirilmiş uranyum stoklarının kontrol altına alınmasına yönelik özel kuvvet operasyonları da senaryolar arasında bulunuyor. Ancak ABD yönetiminden bu iddiaları doğrulayan resmi bir açıklama yapılmış değil. Zelenskiy'den Rusya'ya suçlama Krizin uluslararası boyutu da genişlemeye devam ediyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın İran'a uydu teknolojileri ve istihbarat desteği sağlayarak bölgedeki saldırılara dolaylı katkıda bulunduğunu öne sürdü. Moskova ise bu iddialara ilişkin henüz resmi bir değerlendirme yapmadı. İran petrol gelirlerinde dikkat çeken açıklama Tüm askeri gerilime rağmen İran Petrol Bakanlığı, enerji sektörünün faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, savaş koşullarına rağmen yıllık petrol gelir hedefinin yaklaşık yüzde 60'ına ulaşıldığı belirtilirken, ihracat faaliyetlerinin tamamen durmadığı ifade edildi. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde diplomatik temaslardan çıkacak sonuçların yalnızca Orta Doğu'nun güvenliği açısından değil, küresel enerji piyasaları, deniz taşımacılığı ve uluslararası ticaret üzerinde de belirleyici olacağını değerlendiriyor.

ABD, İran'ın güneyindeki çeşitli hedeflere hava saldırıları düzenledi. Haber

ABD, İran'ın güneyindeki çeşitli hedeflere hava saldırıları düzenledi.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), birliklerinin bölge sularında mayın döşeyen küçük sürat teknelerini hedef alan çok sayıda hava saldırısı düzenlediğini, ayrıca ABD füzelerinin İran'ın mobil füze fırlatma rampalarını da hedef aldığını açıkladı. İran'da, sosyal medyada birçok kişi Bandar Abbas şehrinde çok sayıda şiddetli patlama sesi duyduklarını bildirdi. CENTCOM yaptığı açıklamada, bunun "ABD güçlerini İran güçlerinin oluşturduğu tehditlerden korumayı" amaçlayan savunma amaçlı bir askeri harekat olduğunu belirtti. Bu saldırılarla ilgili bilgiler AP, CNN ve Reuters haber ajansları tarafından doğrulandı. Aynı zamanda, bu bilgiler CENTCOM Sözcüsü Deniz Albayı Tim Hawkins tarafından da açıklandı. Hawkins, ABD Donanmasının savunma önlemlerine devam ettiğini ancak ABD ile İran arasında devam eden barış görüşmeleri nedeniyle itidal gösterdiğini belirtti. Bu arada, ABD ve İran dolaylı ve bazı doğrudan kanallar aracılığıyla teklif alışverişine devam ediyor. Başkan Donald Trump yakın zamanda müzakerelerin "iyi ilerlediğini" ve iki tarafın çoğu konuda anlaşmaya vardığı bir mutabakat zaptına ulaştığını belirtti. Ancak iki taraf henüz anlaşmayı nihai hale getirmedi. Özellikle, iki taraf birkaç önemli konuda henüz uzlaşmaya varamadı. Washington, İran'ın nükleer programını önemli ölçüde kısıtlamak istiyor, ancak Tahran bu talebe tam olarak boyun eğmedi. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yaptırımların kısmen kaldırılması ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması konularında da anlaşmazlık yaşıyorlar.

Irak'tan 'İsrail çölde gizli üs kurdu' iddialarına yanıt Haber

Irak'tan 'İsrail çölde gizli üs kurdu' iddialarına yanıt

Yetkililer, söz konusu olayın mart ayında yaşandığını ve bölgede yeni bir askeri hareketliliğin olmadığını açıkladı. Irak Güvenlik Medya Ağı Başkanı Saad Maan, son günlerde ABD basınında ve sosyal medyada gündeme gelen "Irak çöllerine izinsiz askeri hava indirmesi yapıldığı" yönündeki haberlere ilişkin Rûdaw’a özel açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz haftalarda Irak topraklarına herhangi bir yabancı gücün inmediğini vurgulayan Maan, medyada dolaşıma giren olayın aslında aylar öncesine ait olduğunu belirtti. "Söz konusu olay 5 Mart'ta yaşandı" Kerbela çölünde yeni bir hava indirmesi yaşandığı iddialarını kesin bir dille reddeden Saad Maan, "Amerikan medyasında bahsedilen olay 5 Mart tarihine dayanıyor. O dönemde Nuhayb çölünde gerçekleşen bu izinsiz hava indirmesine karşı devletimiz tarafından gerekli adımlar zaten atılmıştı" dedi. Maan, mart ayındaki o olayda bölgede bulunan Irak güvenlik güçlerinin, varlıklarına izin verilmeyen "bilinmeyen" bir güçle çatışmaya girdiğini hatırlattı. Yaşanan o çatışmada Irak güvenlik güçlerinden bir personel hayatını kaybetmiş, iki kişi de yaralanmıştı. Olay, bölgede ABD-İsrail ve İran eksenli savaşın başlamasından 6 gün sonra Irak makamlarınca kamuoyuna duyurulmuştu. Wall Street Journal'ın "gizli üs" iddiası Irak makamlarının bu yalanlaması, ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin 9 Mayıs 2026 tarihli çarpıcı iddialarının ardından geldi. Gazete, dünkü haberinde İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına lojistik destek sağlamak amacıyla Irak çöllerinde gizli bir askeri üs kurduğunu ileri sürmüştü. Haberde ayrıca, savaşın ilk günlerinde üssün deşifre olmasını engellemek isteyen İsrail'in, bölgede arama yapan Irak güçlerine hava saldırısı düzenlediği iddia edilmişti. Bölgede aramalar sürüyor Sosyal medya ve bazı basın organlarında Kerbela çölü, Necef vilayeti ve Nuhayb'ın doğusunda "yeni bir hava indirmesi" yapıldığına dair spekülasyonların yayıldığına dikkat çeken Saad Maan, sahadaki son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Yaptığımız incelemeler ve saha araştırmaları sonucunda; nisan ve mayıs aylarında söz konusu gücün veya başka herhangi bir izinsiz gücün bölgeye iniş yapmadığı netleşmiştir. Benzer bir olay kesinlikle yaşanmamıştır. Güvenlik güçlerimiz ilgili bölgelerde arama ve devriye faaliyetlerine kesintisiz devam etmektedir."

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi Haber

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, kırılgan ateşkesin uzatılması ve barış görüşmelerinin başlaması hedefiyle Washington’ın sunduğu son teklife İran’dan "o gece" yanıt beklediğini cuma günü açıklamıştı. Ancak Tahran'ın Pakistanlı arabuluculara henüz bir geri dönüş yapmadığı görülüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise Türkiyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD yönetiminin güvenilirliğine dair şüphelerini açıkça dile getirdi. İranlı İSNA haber ajansının aktardığına göre Erakçi, "ABD güçlerinin Basra Körfezi'nde son günlerde gerilimi tırmandırması ve ateşkesi ihlal eden eylemleri, Amerikan tarafının diplomasi yolundaki niyetleri ve ciddiyeti konusundaki şüphelerimizi artırmıştır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nda tanker krizi ve çatışma Cuma günü yaşanan sıcak bir gelişmede, bir ABD savaş uçağı İran limanlarına yönelik ablukayı deldiği gerekçesiyle İran bayraklı iki petrol tankerine ateş açarak gemileri durdurdu. İranlı bir askeri yetkili ülke basınına yaptığı açıklamada, İran Deniz Kuvvetleri'nin bu "Amerikan terörüne" misilleme ile karşılık verdiğini ve çatışmaların şimdilik durduğunu belirtti. Söz konusu gerginlik, cuma gecesi Hürmüz Boğazı'nda patlak veren krizin hemen ardından geldi. Tahran'ın, yabancı gemilerden "geçiş ücreti" almak amacıyla boğazı kontrol etme girişimleri Washington'ın sert tepkisine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel petrol ticareti için hayati öneme sahip bu güzergahın Tahran tarafından kontrol edilmesinin "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Washington, 10 hafta önce başlayan çatışmalara kalıcı bir çözüm bulmak adına Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ateşkesin uzatılması teklifini iletmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, teklifin şu an "değerlendirme aşamasında" olduğunu kaydetti. Hark Adası açıklarında devasa petrol sızıntısı Körfez'deki askeri hareketliliğin yanı sıra çevresel bir felaket de kapıda. Uydu görüntüleri, İran'ın petrol ihracatındaki can damarı olan Hark Adası açıklarında 52 kilometrekarelik bir alana yayılan devasa bir petrol sızıntısını ortaya çıkardı. (Orbital EOS) verilerine yansıyan sızıntının kaynağı henüz netleşmezken, İngiltere merkezli Çatışma ve Çevre Gözlemevi (CEOBS) sızıntının bölgedeki yıpranmış petrol altyapısındaki bir arızadan kaynaklanabileceğini belirtti. Riyad'dan ABD'nin askeri üs talebine ret Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak amacıyla geçen pazar günü bir deniz operasyonu duyuran, ancak müzakerelere şans tanımak için salı günü planı askıya alan Donald Trump'a bölgedeki müttefiklerinden de beklediği destek gelmedi. Suudi kaynaklara göre Riyad yönetimi, ABD'nin bu operasyon kapsamında Suudi Arabistan'daki askeri üsleri ve hava sahasını kullanma talebini geri çevirdi. Kaynaklar, Riyad'ın askeri bir müdahalenin durumu daha da karmaşıklaştıracağı ve çözüm getirmeyeceği görüşünde olduğunu aktardı. Lübnan'da ateşkese rağmen bombardıman Bölgedeki bir diğer kriz noktası olan İsrail-Hizbullah hattında da ateşkes pamuk ipliğine bağlı. Lübnan resmi medyası, üç haftadır yürürlükte olan ateşkese rağmen cumartesi günü başkent Beyrut'un güneyine İsrail tarafından üç hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Saldırıların, gelecek hafta Washington'da Lübnan ile İsrail arasında ilk kez yapılması planlanan ve Hizbullah'ın şiddetle karşı çıktığı doğrudan müzakerelerin arifesinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

İsrail saldırısında Lübnanlı kadın gazeteci öldürüldü. Haber

İsrail saldırısında Lübnanlı kadın gazeteci öldürüldü.

Bu trajik olay, İsrail ile Hizbullah militan grubu arasındaki düşmanlıkları durdurmayı amaçlayan ve 16 Nisan'da başlayan 10 günlük ateşkesin henüz yürürlükte olduğu bir dönemde meydana geldi. Halil'in çalıştığı Al-Akhbar gazetesine göre, gazeteci 22 Nisan'da öldürülen beş kişiden biriydi ve bu olay, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana en kanlı gün olarak kaydedildi. 43 yaşındaki Halil ve serbest fotoğrafçı Zeinab Faraj, El-Tayri kasabası yakınlarındaki olayları haberleştirmek için çalışırken, İsrail hava saldırısı tam önlerindeki araçlarına isabet etti. Yakındaki bir eve sığınmaya çalışırken, o bina da hemen başka bir İsrail hava saldırısının hedefi oldu. Lübnan kurtarma ekipleri, talihsiz kadın gazeteci Faraj'ın cesedini buldu. Fotoğraf: ozarab Lübnanlı kurtarma ekipleri, başından yaralanan Faraj'ı acil tedavi için dışarı çıkarmayı başardı. Ancak ona yardım etmek için geri döndüklerinde, İsrail askerleri hasarlı binaya girmelerini engellemek için ses bombası attı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunu ambulansa gerçek mermi ve ses bombası atarak insani yardım misyonunu engellemekle suçladı. İlk saldırıdan yaklaşık dört saat sonra kurtarma ekipleri olay yerine geri döndü ve enkazda üç saat daha arama yaptıktan sonra kadın gazetecinin cesedini buldular. Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Gazetecileri hedef almak ve yardım çalışmalarını engellemek bir savaş suçudur" diyerek bu eylemi şiddetle kınadı. İsrail ordusu ise ilk açıklamalarında kurtarma ekiplerinin bölgeye erişimini engellediklerini reddetti. İsrail, Hizbullah tarafından kullanılan bir askeri yapıdan ayrılan ve "cephe hattını" geçen iki araç tespit ettiklerini açıkladı. "Cephe hattı", İsrail ordusunun işgal ettiği güney Lübnan bölgesinin sınırını ifade etmek için kullandığı bir terim. İsrail'in 2 Mart'ta Hizbullah'ın eylemlerine karşılık olarak başlattığı saldırıdan bu yana, Lübnan yetkilileri ülkede 2.400'den fazla kişinin öldüğünü söylüyor. Bu, gazetecilerin çatışmada kurban olduğu ilk olay değil; Mart ayında İsrail'in düzenlediği bir başka hava saldırısında Güney Lübnan'da üç gazeteci öldürülmüştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.