Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hapis Cezası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Kent uzlaşısı davasında karar: 8 sanığa beraat, 2 sanığa hapis cezası Haber

İstanbul Kent uzlaşısı davasında karar: 8 sanığa beraat, 2 sanığa hapis cezası

İstanbul’da “kent uzlaşısı” davasında karar çıktı. Aralarında Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür ile Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel’in de bulunduğu 8 sanık beraat etti. Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül ile Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen ise 6 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Kent uzlaşısı davasında karar duruşması “Silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan sanıkların davası, İstanbul Adalet Sarayı’ndaki 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür, Üsküdar ve İBB Meclis Üyesi Bülent Kayğun, Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül, Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday, Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir, İkbal Polat ve Sinan Gökçe ile avukatları katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan da duruşmaya sanıklara destek olmak amacıyla geldi. 8 sanığa beraat Mahkeme heyeti, yargılama sonunda 8 sanık hakkında beraat kararı verdi. Beraat eden isimler şöyle: Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday Şişli Belediye Meclis Üyesi Sinan Gökçe Üsküdar ve İBB Meclis Üyesi Bülent Kayğun İkbal Polat 2 sanığa 6 yıl 3 ay hapis Mahkeme, Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül ile Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen hakkında ise 6 yıl 3 ay hapis cezası kararı verdi. Davanın sanıkları, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla yargılanıyordu. Mahkemenin kararının ardından sanıkların hukuki durumuna ilişkin süreç, kararın kesinleşmesine yönelik kanun yolları kapsamında devam edecek.

Adana’da polis baskınında el bombasının pimini çekti: 2 şüpheli tutuklandı Haber

Adana’da polis baskınında el bombasının pimini çekti: 2 şüpheli tutuklandı

Adana’nın Yüreğir ilçesinde iş yeri kurşunlama olayının şüphelisini yakalamak için düzenlenen operasyonda hareketli dakikalar yaşandı. Polis ekiplerinin geldiğini gören cezaevi firarisi Mehmet Şirin Doğan’ın balkondan tabancayla ateş açtığı, ardından el bombasının pimini çekerek teslim olmamak için direndiği belirtildi. Doğan ile el bombasını verdiği iddia edilen Hasan Çelik, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Polis baskınında silahlı direniş Olay, 24 Eylül günü saat 14.30 sıralarında Yüreğir ilçesi Atakent Mahallesi'ndeki Gülüm Apartmanı'nın 3'üncü katında meydana geldi. Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, bir iş yerini kurşunladığı gerekçesiyle aranan cezaevi firarisi Mehmet Şirin Doğan’ın yakalanması için saklandığı adrese operasyon düzenledi. Polis ekiplerinin geldiğini fark eden Doğan’ın balkona çıkarak tabancayla ateş açtığı belirtildi. Takviye ekiplerin bölgeye sevk edilmesinin ardından özel harekat polisleri çevrede güvenlik önlemi aldı. El bombasının pimini çekti Ekiplerin dairenin kapısını açmasının ardından Doğan’ın evin koridorunda el bombasının pimini çekerek teslim olmamak için direndiği belirtildi. Olay nedeniyle apartmanda yaşayanlar tahliye edildi. Polis ekipleri, şüpheliyi uzun süre teslim olması için ikna etmeye çalıştı. İkna çabalarının sonuç vermemesi üzerine Doğan zor kullanılarak etkisiz hale getirildi. Bomba imha uzmanları tarafından şüphelinin elindeki el bombasının mandalı koli bandıyla sabitlenerek güvenli şekilde muhafaza altına alındı. El bombasının kaynağı araştırıldı Gözaltına alınarak emniyete götürülen Mehmet Şirin Doğan’ın daha önce “dolandırıcılık” ile “ruhsatsız ateşli silah veya mermi bulundurma” suçlarından kaydının bulunduğu belirtildi. Sorgusunda Doğan’ın, yakalanmamak amacıyla direndiğini ve el bombasını Hasan Çelik’ten aldığını söylediği aktarıldı. Bu ifade üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, Çelik’in Seyhan ilçesi Gürselpaşa Mahallesi’ndeki bir apartman dairesinde saklandığını belirledi. 13 yıl 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunuyordu Adrese düzenlenen operasyonda Hasan Çelik de gözaltına alındı. Çelik hakkında “uyuşturucu madde ticareti” suçundan kesinleşmiş 13 yıl 20 gün hapis cezası bulunduğu belirtildi. Emniyete götürülen Çelik’in ise kendisine yöneltilen suçlamayı kabul etmediği öğrenildi. 2 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mehmet Şirin Doğan ve Hasan Çelik adliyeye sevk edildi. İki şüpheli de çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili adli süreç devam ediyor.

Bolu Belediyesi davasında savcı mütalaasını sundu: Tanju Özcan için 217 yıla kadar hapis talebi Haber

Bolu Belediyesi davasında savcı mütalaasını sundu: Tanju Özcan için 217 yıla kadar hapis talebi

19 sanık yargılanıyor Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi. 178 sayfalık iddianamede 41 mağdur ve 3 müşteki yer aldı. Sanıklar hakkında irtikap, irtikaba teşebbüs, rüşvet alma, nitelikli dolandırıcılık, irtikaba yardım, rüşvete aracılık, yalan tanıklık ve suçluyu kayırma gibi suçlamalar kapsamında ceza talep edildi. İddianame Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Yargılama sürecinde Leyla Beykoz, Aydan Özdemir, Cihan Tutal ve Naim Ayhan tahliye edildi. Böylece davada 4 sanık tutuklu olarak kaldı. Savcı Özcan için 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis istedi Celse arasında hazırlanan esasa ilişkin mütalaada savcılık, Tanju Özcan hakkında 32 mağdura yönelik “nitelikli dolandırıcılık” suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Mütalaada Özcan için ayrıca “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikapa teşebbüs” ve “rüşvet alma” suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası istendi. Bu talep, Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaasında yer alıyor; sanık hakkındaki nihai hukuki sonuç mahkemenin vereceği kararla belirlenecek. Diğer 18 sanık için de hapis cezası talebi Savcılık, diğer 18 sanık hakkında da nitelikli dolandırıcılık kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istedi. Mütalaada bu sanıklar için; zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap, icbar suretiyle irtikap, irtikaba yardım, yalan tanıklık, suçluyu kayırma ve rüşvet suçlarından değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. Tutuklu sanıkların mevcut tutukluluk hallerinin devamı da istendi. Mütalaada 6 ayrı olay başlığı yer aldı Savcılığın esasa ilişkin mütalaasında dosyadaki eylemler “marketler”, “ruhsat”, “kurban”, “hak ediş”, “beton” ve “cafe” başlıkları altında değerlendirildi. Mütalaada, bazı marketlerle belediye iştirakleri üzerinden reklam sözleşmeleri yapılmak istendiği, bazı işletmelerin teklifleri kabul etmemesi üzerine denetimler gerçekleştirildiği yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Ayrıca ruhsat işlemleri, kurban bağışları ve belediye ihalelerine ilişkin çeşitli iddialar da ele alındı. Duruşma 19 Ekim’de Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşması 19 Ekim 2026 tarihinde yapılacak. Savcılığın mütalaası bu duruşma öncesinde mahkemeye sunulurken, sanıkların savunmaları ve mahkemenin değerlendirmesi sonrasında davanın seyri netleşecek.

Öğretmen cinayeti davasında sanık Ağaçhanlı: “Aklımda öldürmek yoktu” Haber

Öğretmen cinayeti davasında sanık Ağaçhanlı: “Aklımda öldürmek yoktu”

Öğretmeni öldürdükten sonra Almanya’ya kaçtığı belirlenen ve burada yakalanarak Türkiye’ye getirilen Ağaçhanlı hakkında, ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 12 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Özgür Ekinci 8 kurşunla öldürüldü Olay, 19 Eylül 2024’te Çermik ilçesine bağlı kırsal Ağaçhan Mahallesi’nde meydana geldi. Çermik Hakan Bahçeci Anadolu Lisesi’nde felsefe öğretmeni olarak görev yapan Özgür Ekinci, bir evin bahçe duvarının önünde silahla vurulmuş halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrolde Ekinci’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede 8 boş kovan bulundu. Ekinci’nin cenazesi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda gerçekleştirilen otopsinin ardından Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’nda defnedildi. Cinayet şüphelisi Almanya’da yakalandı Soruşturma kapsamında cinayet şüphelisi Ramazan Ağaçhanlı’nın olayın ardından yurt dışına çıktığı tespit edildi. Hakkında 21 Ocak 2025’te kırmızı bülten çıkarılan Ağaçhanlı, JASAT ekiplerinin Interpol ve Europol birimleriyle yürüttüğü çalışma sonucunda Almanya’nın Frankfurt kentinde saklandığı adreste yakalandı. Türkiye’ye getirilen Ağaçhanlı, çıkarıldığı mahkeme tarafından “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Hikmet E. de gözaltına alınmış, mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi Hazırlanan iddianamede Ramazan Ağaçhanlı hakkında “tasarlayarak kasten öldürme”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “ruhsatsız ateşli silah ve mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” ile “nitelikli yağma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası istendi. Tutuksuz sanık Hikmet E. hakkında ise “suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis talep edildi. “Yaklaşık 6 milyon lira borcu vardı” Ergani Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci duruşmasına Ağaçhanlı, bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Savunmasında Ekinci’yi uzun süredir tanıdığını belirten Ağaçhanlı, öğretmenin borsa işleriyle uğraştığını ve kendisinden zaman içerisinde borç para aldığını ileri sürdü. Ağaçhanlı, başlangıçta 15-20 bin dolar borç verdiğini, daha sonra bu miktarın arttığını iddia ederek olay günü borç meselesini konuşmak amacıyla Ekinci’yi aracına aldığını söyledi. Ekinci’nin kendisine yaklaşık 6 milyon lira borcu bulunduğunu öne süren Ağaçhanlı, Ekinci’nin borcun yalnızca 1 milyon 500 bin lirasını kabul etmesini istediğini iddia etti. “Öldürme niyetim yoktu” Tartışma sırasında silahın ateş aldığını ve Ekinci’nin silahı almaya çalıştığını savunan Ağaçhanlı, ilk ifadesinde bacağına doğru ateş ettiğini belirtti. Daha sonra olay yerinden uzaklaştığını ve silahı yolda attığını öne sürdü. Ağaçhanlı, Ekinci’nin telefonunu almadığını da savunarak, yaşadığı maddi sorunlar nedeniyle psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiğini iddia etti. Sanık savunmasında, “Aklımda hiçbir zaman Özgür’ü öldürmek yoktu. Bir anlık gelişen bir olaydır” ifadelerini kullandı. Duruşma 10 Kasım’a ertelendi Mahkeme heyeti, sanığın mevcut delil durumu ve dosyanın kapsamını dikkate alarak Ramazan Ağaçhanlı’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Heyet ayrıca Hikmet E. hakkında uygulanan adli kontrol kararının kaldırılmasına, olayda kullanıldığı değerlendirilen silah ve kovanlarla ilgili inceleme yapılmasına ve Özgür Ekinci’nin telefonuna ilişkin HTS ile sinyal bilgilerinin incelenmesine hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 10 Kasım tarihine ertelendi.

Hatay İskenderun’da iş yeri kurşunlandı: 3 şüpheli tutuklandı, firari hükümlü balkondan kaçarken yakalandı Haber

Hatay İskenderun’da iş yeri kurşunlandı: 3 şüpheli tutuklandı, firari hükümlü balkondan kaçarken yakalandı

İş yerine tabancayla ateş açıp kaçtılar Olay, 8 Eylül’de İskenderun’un Hürriyet Mahallesi’nde meydana geldi. C.G. ve M.T.’nin bir iş yerine tabancayla ateş ettikten sonra olay yerinden uzaklaştığı belirlendi. İhbar üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan araştırmada saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen şüphelilerin kimlikleri tespit edildi. Şüphelilerin saklandığı adrese operasyon Polis ekipleri, C.G. ve M.T.’nin Karaağaç Mahallesi’ndeki bir evde saklandığını belirledi. Adrese düzenlenen operasyonda iki şüpheli gözaltına alındı. Operasyon sırasında evde bulunan bir kişinin de uyuşturucu suçlarından hakkında kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle arandığı ortaya çıktı. E.B.’nin polis ekiplerini fark ederek balkondan kaçmaya çalıştığı belirtildi. Ancak E.B. de polis ekiplerinin müdahalesiyle yakalanarak gözaltına alındı. 3 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan C.G., M.T. ve E.B. adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin tamamı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan iş yerine yönelik silahlı saldırı ile E.B.’nin operasyondan kaçmaya çalıştığı anlar, güvenlik kameraları ve cep telefonu görüntülerine yansıdı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Seçil Erzan yeniden hakim karşısında: “Arda Turan’ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin” Haber

Seçil Erzan yeniden hakim karşısında: “Arda Turan’ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin”

Seçil Erzan hakkındaki dava yeniden görülüyor Eski banka şube müdürü Seçil Erzan hakkında, aralarında Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan gibi tanınmış futbolcuların da bulunduğu 30’dan fazla kişiyi yüksek faiz getirisi vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla açılan davada yeni bir aşamaya geçildi. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Aralık 2025 tarihinde Erzan’ı 27 müştekiye yönelik eylemleri nedeniyle “nitelikli dolandırıcılık”, “özel belgede sahtecilik” ve “güveni kötüye kullanma” suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi ise istinaf başvurularının ardından kararı usul yönünden bozarak dosyayı yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye göndermişti. Dairenin kararında, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bazı bilgilere yer vermemesinin denetimi güçleştirdiği belirtilmiş, ayrıca yargılama sırasında bazı usul kurallarının uygulanmadığı değerlendirilmişti. “Adil yargılanmadığımı düşünüyorum” Yeniden görülen duruşmada savunmasını yapan Seçil Erzan, önceki yargılama sürecinde adil davranılmadığını ileri sürdü. Yaklaşık 3,5 yıl boyunca yaptığı açıklamaların dikkate alınmadığını savunan Erzan, yalnızca müştekilerin beyanlarının esas alındığını iddia etti. Erzan, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi.” İlk soruşturma döneminde yeterli hukuki destek alamadığını öne süren Erzan, bazı ifadelerinin yönlendirme altında verildiğini ve yaşananları mahkemede açık şekilde anlatmak istediğini söyledi. “Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım” Erzan, olayların ortaya çıktığı dönemde yaşadığı baskı nedeniyle telefonunu kapattığını ve Çorlu’ya gittiğini belirterek, kaçmadığını savundu. Kendisinden para almak isteyen kişilerin bulunduğunu öne süren Erzan, bankaya kendi isteğiyle giderek yaşadıklarını anlatmaya çalıştığını söyledi. Savunmasında darbedildiğini de iddia eden Erzan, annesinin yanında kendisine senet imzalatıldığını ileri sürdü. Erzan, “Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım” diyerek, paranın kendisinde olmadığını soruşturmanın ilk günlerinden itibaren anlatmaya çalıştığını savundu. “Arda Turan’ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin” Seçil Erzan, savunmasının devamında kendisinin bir “fon sistemi” kurmadığını öne sürerek özellikle Arda Turan hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. Erzan, Arda Turan’ın kendisinden alacağı bulunmadığını savunarak şu ifadeyi kullandı: “Arda Turan’ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin.” Turan’ın kendisine verdiği parayı 15 gün içerisinde geri aldığını ileri süren Erzan, kendisine yönelik baskı ve hakaretlerden de söz etti. Kendisinin yüksek faiz vaadiyle sistem kurduğu iddiasını kabul etmeyen Erzan, “Ben bir sistem kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok. Ödeyemedim, ödemek için her şeyi yaptım” dedi. Erzan ayrıca ailesine ait malların satıldığını ve borçları kapatabilmek için elinden geleni yaptığını ileri sürdü. Mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi Savunmanın ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Heyet, üzerine atılı suçların niteliği ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suçlar için öngörülen ceza sınırları ve dosyanın tamamını dikkate alarak kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğu değerlendirmesinde bulundu. Mahkeme, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı kanaatine vararak Erzan’ın tutukluluğunun sürmesine karar verdi. Heyet ayrıca aralarında Fernando Muslera, Arda Turan, Fatih Altıntaş, Bülent Çeviker, İnci Çeviker ve diğer bazı katılanların bulunduğu kişiler yönünden uzlaştırma raporlarının dönüşünün beklenmesine ve dosyaların akıbetinin sorulmasına hükmetti. Duruşma, eksik hususların tamamlanması amacıyla 9 Ekim tarihine ertelendi. İlk davada Erzan’a 102 yıl 4 ay hapis cezası verilmişti İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1 Aralık 2025 tarihli kararında Seçil Erzan, 27 müştekiye karşı gerçekleştirdiği belirtilen eylemler nedeniyle toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına mahkum edilmişti. Mahkeme ayrıca “özel belgede sahtecilik” suçundan verilen 1 yıl 10 ay 15 günlük hapis cezası bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, Erzan’ın 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasını kararlaştırmıştı. Erzan’ın bazı müştekilere yönelik eylemleri bakımından ise beraat kararı verilmişti. Diğer sanıklara da hapis cezaları verilmişti Aynı dosyada yargılanan diğer sanıklar hakkında da çeşitli hapis ve adli para cezaları verilmişti. Mahkeme, Ali Yörük’ü 4 müştekiye yönelik “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 15 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 150 bin lira adli para cezasına çarptırmıştı. Atilla Yörük hakkında ise aynı suçtan 7 yıl 6 ay 17 gün hapis ve 75 bin lira para cezası verilmişti. Nur Erkasap 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 79 bin 160 lira, Hüseyin Eligül 5 yıl 2 ay hapis ve 7 bin 600 lira, Nazlı Can ise 4 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 31 bin 500 lira adli para cezasına mahkum edilmişti. Süleyman Arslan hakkında da “tefecilik” suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 20 bin lira para cezası kararı verilmişti. Bazı sanıklar yönünden ise beraat hükümleri kurulmuştu. İstinaf mahkemesi kararı bozmuştu Dosyanın istinafa taşınmasının ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararında birleşen dosyalara ilişkin bilgilerin yeterince yer almamasının denetimi zorlaştırdığına dikkat çekmişti. Daire ayrıca yargılama sırasında bazı usul kurallarının uygulanmadığı değerlendirmesinde bulunarak Seçil Erzan hakkındaki kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermişti. Böylece kamuoyunda uzun süredir yakından takip edilen Seçil Erzan davasında yeniden yargılama süreci başlamış oldu.

Ekrem İmamoğlu'na Şadi Yazıcı davasında 2 yıl 1 ay hapis cezası Haber

Ekrem İmamoğlu'na Şadi Yazıcı davasında 2 yıl 1 ay hapis cezası

Şadi Yazıcı'ya yönelik sözleri nedeniyle yargılanıyordu Ekrem İmamoğlu hakkında, 25 Ekim 2022'de Tuzla'da düzenlenen bir açılış programında dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya yönelik sözleri nedeniyle dava açılmıştı. "Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçlamasıyla görülen davada İmamoğlu daha önce iki kez beraat etmişti. İstinaf incelemesinin ardından dosyanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine yargılama tekrar başladı. Mahkeme 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 11 Eylül'deki duruşmasında mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, İmamoğlu'nu hakaret suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkum etti. Ayrıca TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hükmün uygulanmasına karar verildi. Bu kapsamda siyasi yasak kararı da gündeme geldi. Karar kesinleşmedi İmamoğlu hakkında verilen kararın kesinleşmesi için kanun yollarının tamamlanması gerekiyor. Dolayısıyla siyasi yasak kararının da bu aşamada kesinleşmiş bir sonuç olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Davanın önceki aşamalarında verilen beraat kararlarının istinaf incelemesinde kaldırılmasının ardından yeniden yargılama süreci başlamıştı. Mahkeme kararının ardından İmamoğlu'nun karara tepki gösterdiği ve yargılama sürecine ilişkin eleştirilerde bulunduğu bildirildi.

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet Haber

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

Mahkeme ayrıca her iki sanık hakkında, “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası verdi. Sayyora’nın kaybolmasıyla soruşturma başladı Özbekistan’dan 28 Aralık’ta Türkiye’ye gelen Sayyora Ergashaliyeva’dan 23 Ocak’tan itibaren haber alınamaması üzerine ailesinin ihbarıyla soruşturma başlatıldı. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, Sayyora’nın daha önce Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki evde bulunduğu belirlendi. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle Sayyora’nın 23 Ocak’ta eve girdiği, kısa süre sonra Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in de aynı adrese geldiği tespit edildi. Görüntülerde iki sanığın ertesi gün evden çok sayıda siyah çöp poşetiyle çıktığı, daha sonra beyaz bir valizle adresten ayrıldığı belirlendi. Sanıkların ticari taksiyle Fatih’e gittikleri, valizde bulunan parçaları bir çöp konteynerine bıraktıkları ve ardından Yenikapı Marmaray İstasyonu’na yürüdükleri tespit edildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, Sayyora Ergashaliyeva’nın da aynı evde öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıkarıldı. Sanıklar cinayetlerle ilgili farklı savunmalar yaptı Anadolu 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar, avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı hazır bulundu. Gofurjon Kamalkhodjaev savunmasında Sayyora Ergashaliyeva’nın dini nikahlı eşi olduğunu ileri sürdü. Sayyora’yı “namus” gerekçesiyle kendisinin öldürdüğünü savunan Kamalkhodjaev, cinayeti tek başına işlediğini ve Dilshod Turdimurotov’un olay sırasında kendisine yardım etmediğini iddia etti. Kamalkhodjaev, Sayyora’nın ölümünün ardından evde bulunan kanlı battaniye ve kıyafetleri poşetlerle dışarı çıkardığını, ancak cesedi kendisinin parçalamadığını öne sürdü. Durdona Khakımova’nın öldürülmesiyle ilgisinin bulunmadığını ve diğer sanığın kendisinden yardım istediğini belirterek valizi birlikte taşıdıklarını söyledi. Dilshod Turdimurotov ise Durdona Khakımova’yı “namus meselesi” nedeniyle öldürdüğünü kabul etti. Cesedi parçaladığını söyleyen Turdimurotov, yaptığı eylemlerden dolayı pişman olduğunu ve en ağır cezayı hak ettiğini ifade etti. Sanıkların duruşmadaki beyanları birbirleriyle örtüşmezken, mahkeme heyeti dosyadaki delilleri ve savcılığın esas hakkındaki mütalaasını değerlendirdi. Savcı iki sanık için de ağırlaştırılmış müebbet istedi Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca sanıkların “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan da ikişer kez 7’şer yıl hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, yargılamanın sonunda her iki sanığı da iki ayrı cinayet nedeniyle 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar ayrıca “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası aldı. İddianamede cinayetlerin ayrıntıları yer aldı Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların birlikte hareket ederek önce Sayyora Ergashaliyeva’yı bıçakla öldürdükleri ve cesedini parçaladıkları belirtildi. İddianamede, cesedin baş, ayak ve kollarının çöp poşetleri içerisinde olayın yakınındaki konteynerlere, ana gövdenin ise Fatih’te bir caminin yakınındaki çöp kutusuna bırakıldığı aktarıldı. Daha sonra aynı eve dönen sanıkların Durdona Khakımova’yı da bıçakla öldürdükleri, cesedini parçaladıktan sonra çöp poşeti ve valizle farklı bir noktadaki konteynere bıraktıkları ifade edildi. Savcılık iddianamesinde iki sanığın eylemleri birlikte gerçekleştirdiği değerlendirilirken, her iki sanık hakkında iki ayrı cinayetten ağırlaştırılmış müebbet ve hırsızlık suçundan ayrıca hapis cezası talep edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.