Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hapis Cezası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eşini 25 bıçak darbesi ile öldüren kadına istenen ceza belli oldu Haber

Eşini 25 bıçak darbesi ile öldüren kadına istenen ceza belli oldu

Konya'da 17 yıllık eşini bıçaklayarak öldürdükten sonra polise teslim olan 35 yaşındaki Şerife Ç. hakkında yürütülen davada savcı mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, sanığın cinayeti eşinden gördüğü şiddet ve hakaretler nedeniyle "haksız tahrik" altında işlediğine vurgu yaparak 24 yıla kadar hapis cezası talep etti. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Şerife Ç., mağdurlar ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşma esnasında tanıkların verdiği ifadeler, olay günü çift arasında yaşanan şiddet ve gerginliği ortaya koydu. "Doğum günü tartışması şiddetle sonuçlandı" Duruşmada tanık olarak ifade veren Ali Erkan Ş., olay günü maktul Ömer Ç.’nin doğum günü olduğunu ve kutlama için toplandıklarını açıkladı. Tanık, maktulün alkollü olmasından dolayı çiftin tartıştığını belirterek şunları söyledi: "Ömer sarhoştu, Şerife bu duruma sinirlendi ve tartışma yaşandı. Arabayla eve dönerken tartışma daha da alevlendi. Ömer, Şerife’ye yumruk attı ve küfür etti. Şerife arabayı polis merkezine sürmemi talep etti fakat ben bunu ailevi bir mesele olarak düşündüm ve evde çözerler diye onları evlerine bıraktım." Diğer tanık Abdurrahman A. da araçta bulunarak çiftin yol boyunca tartıştığını onayladı. Savcı: Eşe karşı kasten öldürme ama tahrik var Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanığın eyleminin "eşe karşı kasten öldürme" suçunu oluşturduğunu belirtti. Ancak savcı, maktulün eşine yönelik fiziksel saldırı ve hakaretlerini "haksız tahrik" olarak değerlendirdi. Bu değerlendirme kapsamında sanık Şerife Ç. için 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istendi. Mahkeme heyeti, Şerife Ç.'nin tutukluluğuna devam kararı vererek, savunma tarafına mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamaları için süre verdi ve duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay nasıl gelişmişti Olay, 23 Şubat'ta Konya'nın Selçuklu ilçesi Sakarya Mahallesi'nde meydana geldi. 35 yaşındaki Şerife Ç., 17 yıllık eşi Ömer Ç.'yi evlerinde çıkan bir tartışmanın ardından bıçaklayarak öldürdü, ardından polisi arayarak teslim oldu.

Fatih Altaylı davasında karar çıktı: Altaylı'ya 4 yıl hapis cezası verildi, tutukluluğu devam edecek Haber

Fatih Altaylı davasında karar çıktı: Altaylı'ya 4 yıl hapis cezası verildi, tutukluluğu devam edecek

"Cumhurbaşkanı’nı tehdit" suçlamasıyla 22 Haziran'da tutuklanan ve YouTube programında söylediği bazı sözleri nedeniyle yargılanan gazeteci Fatih Altaylı, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde hakim önüne çıktı. Altaylı için en az beş yıl hapis cezası talep edildiği duruşmada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Fatih Altaylı'ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. Altaylı’nın tutukluluğu sürecek. Altaylı kararı protesto ederek elindeki dosyaları ve notları havaya fırlatıp mahkemeyi terk ederken, davaya katılanlar mahkeme heyetini protesto etti. Heyet, kararı açıkladıktan sonra salonu terk etti. Kararda, 2 yıl 8 ay cezaevinde kalmasının gerekeceği ve mevcut tutukluluk süresinin hesaba katılacağı belirtildi. Fatih Altaylı Neden Tutuklanmıştı ? Fatih Altaylı, YouTube programında "Cumhurbaşkanı’nı tehdit" suçlamasıyla gözaltına alındı. Altaylı, emniyette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı şahsen tanıdığını ve tehdit kastı olmadığını savundu. Altaylı, savcılık ifadesinin ardından 22 Haziran’da mahkemede tutuklandı. Fatih Altaylı söz konusu videoda, Türkiye’de yüzde 70’in AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ömür boyu iktidarda kalmasına” hayır dediği bir anketi yorumlamış ve şöyle demişti: “Şu anda AKP seçmeninin önemli bir bölümü ve MHP seçmeninin bir bölümü dışında hiç kimse böyle bir şeye onay vermez. Geçmişine bak bu milletin, uzak geçmişine bak. Bu millet padişahını boğmuş bir millettir, hoşuna gitmediği ve istemediği zaman. Az uz değildir öldürülen, suikasta giden Osmanlı padişahı.” Fatih Altaylı emniyet sorgusunda, söz konusu yayın ve cümlelerin kendisine ait olduğunu kabul etti ancak cumhurbaşkanını tehdit ve hakaret maksadı olmadığını belirtti. Programlarında tarihi bilgiler ışığında yayın yaptığını söyleyen Altaylı şu ifadeleri kullandı: “Bir araştırma şirketinin yapmış olduğu ankette vatandaşlara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kaydı Hayat şartı ile cumhurbaşkanlığı yapmasına onay verip vermedikleri sorulmuş, vatandaşların yüzde 70’i de böyle bir Anayasa değişikliğine onay verip vermeyeceklerini söylemişti.” Altaylı bu konu ile ilgili yorumunda Türk halkının Tanzimat’tan bu yana oy kullanarak devlet yönetiminde etkin olmayı sevdiğini belirtti, herhangi bir kişiye kendi isteği ve denetimi dışında devlette üst düzey görev yapma iznini peşinen vermekten hoşlanmadığını söyledi. Türk halkının kendini yönetenlere karşı her zaman eleştirel bir tutum takınabildiğini belirten Altaylı, padişahlık döneminde bile cuma selamlıklarında padişahları eleştirdiğini söyledi. Ayrıca Altaylı, yakın tarihimiz üzerine uzman bilim insanları ile defalarca televizyonlarda entelektüel kimliği ile bu örnekleri ifade ettiğini belirtti. Altaylı “Açıkçası bu tarihi bilgilerden mevcut cumhurbaşkanına bir tehdit algısı çıkabileceği aklımdan dahi geçmezdi” dedi. Duruşmada Neler Oldu? Avukatlar, basın mensupları ve milletvekilleri hızlıca salonda yerlerini aldı. İzleyiciler arasında Celal Şengör, Murat Bardakçı, Faruk Süren, Sezgin Tanrıkulu, Ruşen Çakır, Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Şule Aydın ve Timur Soykan gibi isimler yer aldı. Ayrıca Altaylı’nın Galatasaray Lisesi'nden arkadaşları, Galatasaray atkılarıyla duruşma salonunda hazır bulundu. Altaylı’nın savunmasını Av. Emine Rezzan Aydınoğlu, Av. Ömer Teker ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan üstlendi. Duruşma savcısı, Altaylı’nın cezalandırılmasını talep ederken Cumhurbaşkanı’nın avukatı da bu talebi destekledi. Fatih Altaylı savunmasında, "Hoşgeldiniz Silivri’ye. İddia makamına 23 gün önce tezini hazırladığı için teşekkür ederim" diyerek başladığı sözlerine, "Benim daha ağır sözlerim beraatle sonuçlandığında görüyoruz" ifadeleri ile ekleme yaptı. Altaylı ayrıca, Cumhurbaşkanı’nın sözlerinden çekinmesi gereken bir tavrının olmadığını belirterek, "Cumhurbaşkanı neden sözlerimden çekinsin, böyle bir çevrem yok" dedi. Ayrıca, "Koruma Dairesi’ne sordum, programda değişiklik olup olmadığını; cevap olumsuzdu. Ciddiye alınacak bir şey söylememişim demek ki" dedi. “Örgüt Üyesi Değilim, Şiddete Başvurmadım” Altaylı şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanı İsrail ile bile tartışmış, Mossad’tan çekinmemiş, 15 Temmuz’da İstanbul'a gelmiş. Yani Cumhurbaşkanı korkak değil. Ben örgüt üyesi değilim, şiddet ile işim olmadı, sade biriyim. Cezaevinde olmamdan değil ama fikren haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Şu an huzurunuzda olmaktan utanç duymuyorum ama çok gereksiz buluyorum. Tehdit kastım yoktur, beraatımı talep ediyorum." Savcılık, Altaylı’nın "cumhurbaşkanına tehdit" suçundan 5 yıldan az olmamak kaydıyla hapisten cezalandırılmasını ve tutukluluğun sürdürülmesini istedi. Avukat Metin Sinan Aslan, "Savcılık, Cumhurbaşkanlığına saldıran pilotların dosyalarını örnek olarak vermiş. Bu dosyayla ne alakası var. Ne umuyor savcılık?" dedi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Erinç Sağkan ise şöyle konuştu: "Savcılığın iddialarını Altaylı’ya yönelik hukuka aykırılığın bir yansıması olarak gördüm. Savcı, bahis konusunu yanlış yorumlamış, aynı Cumhurbaşkanı başdanışmanının yaptığı gibi. Üzülerek böyle tesbit ediyorum. Anayasamızda hiç kimseye ömür boyu Cumhurbaşkanlığı verilmez. Sadece belirli süreler için yapılabilir. Tutukluluk gerekçeleri sona erdi. Bu cezalandırma ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğüne bir tehditti. Talep edilen ceza haksızdı, ve ilk duruşmada ortadan kaldırılmalıydı. Tahliyeyi talep ediyoruz." Mahkeme heyeti, Altaylı’ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Altaylı’nın tutukluluğu sürdürülecek. Önceki Duruşmada Neler Yaşandı? Altaylı ilk kez 3 Ekim'de hakim karşısına çıktı. Fatih Altaylı savunmasında, "Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiğim iddiasıyla yargılanmak beni şaşırtıyor" dedi. Mahkeme heyeti tutukluluğun devamına karar verdi. Duruşma 26 Kasım’a ertelendi. Duruşma esnasında Fatih Altaylı'nın eşi Hande Altaylı, CHP’den Deniz Atalar, Burhanettin Bulut, Sezgin Tanrıkulu, Ali Gökçek, Utku Çakırözer, Bülent Tezcan; İYİ Parti’den Hakan Şeref Olgun, Selçuk Türkoğlu ve akademisyen Celal Şengör salonu izleyenler arasındaydı. Fatih Altaylı ifadesinde, "Burada olmamın nedeni, insanların çocukları için daha iyi bir dünya isteğim" dedi. Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müşteki olduğuna inanmadığını belirterek, "Tarihi bir olay örnek olarak veriyorum. Konuşmamı eksik aktarıyorlar. Ben halkın demokrasiyi sevdiğini söylüyorum. Tarihi bir olay anlattım diye Cumhurbaşkanı mı rahatsız olur?" sorusunu yöneltti. Savcı, Fatih Altaylı’nın tutukluluğunun devamını istedi ve mahkeme bu doğrultuda karar verdi. Altaylı, kanalında çalışanlara yorum, analiz ve kulis haberleri gönderdikten sonra duruşmanın ardından bu faaliyetleri bırakmıştı. Karara Gelen Tepkiler Fatih Altaylı'nın davasında verilen karara gazeteciler, siyasetçiler tepki gösterdi. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şu sözleri kullandı: "TCK 106. maddesi tehdit suçunu düzenler; mahkeme bu madde üzerinden hüküm verdi. Suikast veya fiili saldırı gerekçesiyle 10 yıl ceza verildi, ancak 4 yıl 2 aya indirilip tahliye sağlanmadı. Böyle sözlerle Cumhurbaşkanı’na suikast veya fiziki saldırı yapılmaz. Fatih Altaylı 148 gündür tutuklu. Söz ile nasıl suikast olur? Bu dönemde Cumhurbaşkanının davalarındaki beraat ihtimali neredeyse yoktur." Gazeteci Hilal Köylü, "Yok artık! Fatih Altaylı 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırılarak tutukluluk kararı verildi" dedi. Ruşen Çakır, "Hepimiz tahliye bekliyorduk, şaşkınız" diye konuştu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin açıklaması şöyleydi: "Basın Özgürlüğü Ödülü sahibi meslektaşımız Fatih Altaylı'nın ve tutuklu tüm gazetecilerin serbest kalmasını ve tutuksuz yargılanmalarını diliyoruz. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilik, halkın haber alma hakkı için yapılır. Bu yüzden gazetecilik, tutukluluk nedeni olmamalıdır. Tüm tutuklu meslektaşlarımızla dayanışma içerisindeyiz." Gazeteci Derya Sazak, "Demokrasi ve özgürlük ihtiyacının olduğu bir dönemde gazetecilerin hapsedilmesi, özgürlük bağlayıcı cezaların verilmesi hukuku lekeliyor" şeklinde yazdı. Türkiye Gazeteciler Sendikası da "Altaylı neden cezaevinde? Gazeteci Fatih Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik çarpıtılan sözlerden dolayı tutuklu yargılandığı davada ceza aldı. Altaylı’ya, 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi ve bir gazetecinin özgürlüğü elinden alındı. Tekrar soruyoruz: Altaylı neden cezaevinde?" diye bir açıklama yaptı. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, karara sosyal medyadan tepki gösterdi: "Bugün Türk gazeteci Fatih Altaylı ünlü YouTube kanalında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik iddia edilen bir tehdit nedeniyle 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı. Bu tamamen saçma; rejimin en ufak eleştiriyi, hatta sadece Türkiye tarihine yapılan basit göndermeleri bile bastırmaya çalışmasının bir başka örneği.”

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi Haber

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi

Esenyurt'un görevden alınan Belediye Başkanı Ahmet Özer için İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye edilme kararı aldı. Özer, “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” soruşturması çerçevesinde tutuklu bulunmaktaydı. Temmuz ayında “terör örgütü üyeliği” suçlamasından serbest bırakılan Özer’in, bu kararla birlikte özgürlüğüne kavuşması planlanıyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında serbest bırakılma kararı aldı. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası çerçevesinde 20 Ekim’de hazırlanan iddianame için düzenlenen tensip zaptıyla mahkeme, Özer’in salıverilmesine karar verdi. Özer, 30 Ekim 2024’te terör örgütü üyeliği suçlamasıyla cezaevine gönderilmiş, 21 Ocak 2025’te ise Aziz İhsan Aktaş örgütünün soruşturmasında ihaleye fesat karıştırma ve sahte belge düzenlemek suçlarından yeniden tutuklanmıştı. Temmuz ayında terör davasından beraat eden fakat diğer suçlamalar nedeniyle cezaevinde kalan Özer’in bu kararla artık özgür olması bekleniyor. Avukat Hüseyin Ersöz X adlı sosyal medya platformundan “Ahmet Özer yakında Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan tahliye edilecek” diye duyurdu. Hüseyin Ersöz @ersozhuseyin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tensip kararıyla, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer (@profdrahmetozer) hakkında tahliye kararı verdi. Ahmet Özer ilerleyen saatlerde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan serbest bırakılacak. #ÖzgürlükHakkı İki ayrı dosyada yargı süreci bulunuyordu Özer’le ilgili iki ayrı dosyada yargılamalar devam ediyor. İlk dosyada “silahlı terör örgütü PKK/KCK üyeliği” suçlamasıyla 7 yıl 6 ay ila 15 yıl hapis cezası isteniyor. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden bu davada mahkeme 14 Temmuz’da yurtdışına çıkış yasağı ve İstanbul’dan ayrılmama şartıyla Özer’i serbest bırakmıştı. İkinci dava ise Aziz İhsan Aktaş liderliğindeki suç örgütü soruşturması kapsamında açıldı. Bu dosyada Özer’in, “ihaleye fesat karıştırma” ve “sahte özel belge düzenleme” suçlarından 3 ila 9 yıl hapis cezası talep ediliyor. Özer, 30 Ekim 2024’ten bu yana cezaevindeydi Ahmet Özer, 30 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın terör soruşturmasıyla gözaltına alınmış, 4 Kasım 2024’te cezaevine alınarak görevden uzaklaştırılmıştı. Yerine İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy kayyum olarak atanmıştı. Özer, 14 Temmuz 2025’te terör davasından serbest bırakılmış ancak aynı tarihte yolsuzluk dosyasından dolayı cezaevinden çıkamamıştı. Tahliye sonrası Özer, sosyal medya üzerinden "Bugün barış sürecinin samimiyet testi niteliğindeki davamda önemli bir adım atılarak serbest kalma kararı çıktı. Bu durum özgür olmam için yeterli olmasa da süreçte önemli bir gelişme" mesajını paylaşmıştı.

Meksika'da 4 günde bir dolandırıcılık girişimi ile karşılaşılıyor Haber

Meksika'da 4 günde bir dolandırıcılık girişimi ile karşılaşılıyor

Araştırma kapsamında görüşülen 1.000 Meksikalı yetişkinin dörtte üçünden fazlası en az bir dolandırıcılık girişimiyle karşılaştığını belirtiyor. Verilere göre Meksika’da kişi başına yılda ortalama 86 dolandırıcılık girişimi gerçekleşiyor; bu da her dört günde bir dolandırıcılık vakası anlamına geliyor. ACCESS Newswire / LAHEY, HOLLANDA (İGFA) - Ayrıca, Meksikalı yetişkinlerin neredeyse %60’ı son bir yıl içinde bir dolandırıcılığa maruz kaldığını ifade ediyor; dolandırılan her kişi ortalama 1,8 kez dolandırılmış durumda. YAYGIN FİNANSAL KAYIPLAR Meksika’da en sık rastlanan dolandırıcılık türleri: Alışveriş dolandırıcılıkları (%55) Yatırım dolandırıcılıkları (%48) Beklenmedik para vaadi dolandırıcılıkları (%47) Bazı kişiler e-posta yoluyla para kaybederken, bazıları kaçırılma tehdidi içeren dolandırıcılık mesajları aldığını belirtti. Ayrıca Meksikalı yetişkinlerin üçte birinden fazlası, son bir yılda maddi kayba uğradığını söylüyor. Dolandırıcıların en yaygın kullandığı ödeme yöntemleri: Havale veya banka transferi (%55) Banka kartı ödemesi (%21) Dolandırılanların üçte ikisi olayı ödeme sağlayıcısına bildirdi, ancak bildirilen vakaların yarısında hiçbir para geri alınamadı. BİLDİRİME YÖNELİK GÜVENSİZLİK Dolandırıcılık girişimleri Meksika’da oldukça sık görülüyor: Her 10 kişiden 1’i haftada birden fazla kez dolandırıcılık girişimiyle karşılaşıyor. Son 12 ay içinde dolandırıcılığa maruz kalanların yarısından fazlası bunu en az bir kez bildirdi. Fakat bildirilen dolandırıcılıklarla ilgili sonuçlar zayıf: Bildirenlerin %37’si hiçbir işlem yapılmadığını söylüyor. %15’i ise sonucun ne olduğunu bilmediğini belirtiyor. Hiç bildirim yapmayanların nedenleri: %50’si “Kime bildireceğimi bilmiyorum” %35’i “Bir şey değişmeyecek, bir işlem yapılmaz” diye düşünüyor. ARTAN DİKKAT VE ÖNLEM ARAYIŞI Meksikalı yetişkinlerin %97’si, bir teklifin gerçek mi yoksa dolandırıcılık mı olduğunu anlamak için en az bir kontrol adımı uyguladığını belirtiyor. En yaygın yöntem: Diğer sitelerde yorum incelemek (%36) — bu yöntemin dolandırıcılıkları engellemede en etkili yöntem olduğu belirtiliyor. HESAP VERİLEBİLİRLİK ÇAĞRISI YÜKSELİYOR Meksikalı yetişkinlerin %33’ü, dolandırıcılara uygulanması gereken en önemli yaptırımın “mağdura tam para iadesi” olması gerektiğini düşünüyor. Öte yandan %19’u, 6 ila 10 yıl ve üzeri hapis cezası gibi daha ağır yaptırımları destekliyor. Dolandırıcılık vakaları Meksika’da finansal kayıplara, duygusal strese ve daha güçlü koruma önlemleri ile daha sert yaptırım taleplerine yol açmaya devam ediyor. GASA Meksika Direktörü Sissi de la Peña şöyle konuştu: “Bu bulgular, hem sorunun boyutunu hem de Meksika halkının dayanıklılığını gösteriyor. Yetişkinlerin çoğu her birkaç günde bir dolandırıcılık girişimiyle karşılaşmasına rağmen, bilgileri doğrulamak ve kendini korumak için aktif adımlar atıyor. Şimdi kurumların, düzenleyicilerin ve şirketlerin de aynı hassasiyetle hareket edip, Meksika’yı çevrim içi olarak daha güvenli bir yer haline getirme zamanı geldi.” şeklinde konuştu. Rapor ile ile ilgili detaylara ve daha geniş bültene aşağıdakı linklerden ulasabilirsiniz. Ayrıca WEB Seminerine katılım için linki tıklayınız. Tam rapor 5 Kasım WEB Semineri Metodoloji ve kurumsal bilgiler dahil tam bülten linki KAYNAK: Global Anti-Scam Alliance

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.