Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hamas

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hamas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hamas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail’den “Refah tavizi”: Sınır kapısı özel denetimle açılacak Haber

İsrail’den “Refah tavizi”: Sınır kapısı özel denetimle açılacak

Tel Aviv yönetimi, ateşkese rağmen sınır kapısından geçişlere izin vermediği için eleştiriliyor İsrail özel denetim noktası kurarak Gazze Şeridi'ndeki Refah sınır kapısını birkaç gün içinde açmayı planlıyor. İsrailli medya kuruluşu Kanal 12, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah kapısının açılması talimatını önümüzdeki günlerde vereceğini aktarıyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) sınır kapısının Gazze tarafında özel bir denetim merkezi kurarak giriş çıkışları kontrol edeceği belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump, Netanyahu'yu 29 Aralık'ta Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde ağırlamıştı. ABD arabuluculuğunda 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve rehine takası anlaşması kapsamında Tel Aviv'in Refah sınır kapısını açmaması tepki çekiyor. Haberde Netanyahu'nun bu kararı, Trump'la yaptığı görüşmede verdiği tavizlerden birinin yansıması diye yorumlanıyor. IDF, Gazze Şeridi'ne yardım girişleri için önemli bir hat sağlayan Refah sınır kapısını Mayıs 2024'te ele geçirmişti. Tel Aviv yönetimi, geçen ayki açıklamasında kapının tek yönlü açılacağını, sadece Gazze'den çıkışlara izin verileceğini duyurmuştu. Mısır yönetimiyse bunun "Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi" planının parçası olduğunu söyleyerek tepki göstermişti. Hollywood yıldızı Angelina Jolie'nin de cuma günü ziyaret ettiği Refah sınır kapısının iki yönlü olarak açılması planlanıyor. 50 yaşındaki aktris de sınırın açılması çağrısı yaparak, "Yakıt ve kritik tıbbi malzemeler gerekli miktarda ve hızlıca ulaştırılmalı" dedi. Gazze savaşının sonlandırılması için ABD öncülüğünde hazırlanan 20 maddelik barış planının garantörleri arasında Türkiye, Mısır ve Katar var. Anlaşmanın ilk aşamasında Hamas ve İsrail arasında rehine takası gerçekleştirilmişti. Ayrıca İsrail askerleri belirlenen "sarı hatta" geri çekilmişti. İsrail ordusu Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 53'ünü kontrol ediyor. İkinci aşamadaysa Hamas'ın silah bırakması ve Gazze'nin geleceğinde söz sahibi olmaması isteniyor. Gazze Şeridi'nin yönetiminin Hamas mensubu olmayan Filistinlilerin yer alacağı bir teknokratlar komitesine geçici olarak devredilmesi planlanıyor. Trump'ın başkanlık edeceği Barış Kurulu'na ek olarak bölgeye Uluslararası İstikrar Gücü'nün (ISF) konuşlandırılması öngörülüyor. Independent Türkçe, Times of Israel, AA

10 ülke Gazze'deki insani durum hakkında endişelerini dile getirdi Haber

10 ülke Gazze'deki insani durum hakkında endişelerini dile getirdi

İngiliz Dışişleri Bakanlığı tarafından çevrimiçi olarak yayınlanan bildiride, İsrail'in sivil toplum kuruluşlarının İsrail'de sürdürülebilir ve öngörülebilir bir şekilde çalışmasına izin vermesi ve BM'nin Filistin yerleşim bölgesindeki çalışmalarına devam edebilmesini sağlaması gerektiği belirtildi. Bildiride, "(Biz) Gazze'deki insani durumun yeniden kötüleşmesi ve felaket boyutunda kalması konusunda ciddi endişelerimizi dile getiriyoruz" denildi. Ayrıca, İsrail'in tıbbi ve barınma ekipmanları da dahil olmak üzere bazı ithalatlara yönelik "mantıksız kısıtlamaları" kaldırması ve Gazze'ye insani yardım akışını artırmak için sınır geçişlerini açması gerektiği belirtildi. İsrail ve Hamas, Ekim 2023'te Hamas liderliğindeki savaşçıların İsrail yerleşimlerine düzenlediği ölümcül saldırının ardından Gazze'de iki yıl süren yoğun İsrail bombardımanı ve askeri operasyonlarından sonra Ekim ayında ateşkes konusunda anlaştılar. İsrail Dışişleri Bakanlığı, ortak açıklamayı "yanlış ama şaşırtıcı değil" ve "Hamas'ın silahsızlandırılması gibi temel gerekliliği kasten göz ardı ederken, İsrail'e yönelik mesafeli eleştirilerin ve tek taraflı taleplerin tekrar eden bir örneği" olarak nitelendirdi. UNRWA: Gazze’de fırtına ve yağışlar geçici barınakları tahrip etti Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze’de etkili olan şiddetli fırtınalar, kuvvetli rüzgârlar ve yoğun yağışlar nedeniyle geçici barınak olarak kullanılan çadırların zarar gördüğünü ve bir kısmının tamamen kullanılamaz hale geldiğini açıkladı. UNRWA tarafından yapılan açıklamada, İsrail makamlarının Gazze Şeridi’ne doğrudan insani yardım girişini engellemeyi sürdürdüğü belirtilerek, yüz binlerce insan için gerekli olan barınma malzemelerinin bölgeye ulaştırılamadığı vurgulandı. Açıklamada, çadır, branda ve benzeri temel barınma ekipmanlarına acil ihtiyaç olduğu ifade edildi. Ajans, Gazze’de yaşam mücadelesi veren siviller için insani yardımların herhangi bir engelle karşılaşmadan bölgeye girişine izin verilmesi gerektiğini belirterek, mevcut durumun insani krizi daha da derinleştirdiğine dikkat çekti. UNRWA, barınma başta olmak üzere temel ihtiyaçların karşılanabilmesi için yardım geçişlerinin derhal ve kesintisiz şekilde sağlanması çağrısında bulundu.

Trump: Hamas hızlı bir şekilde silahsızlanmazsa “cehennemi yaşar” Haber

Trump: Hamas hızlı bir şekilde silahsızlanmazsa “cehennemi yaşar”

Washington, 30 Aralık (- ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü Florida'da İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşürken Gazze barış planının ikinci aşamasına “çok hızlı” bir şekilde ulaşmayı umduğunu belirterek, Hamas'ın hızlı bir şekilde silahsızlanmaması halinde “cehennemi yaşayacağını” söyledi. Görüşmenin ardından Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında Trump, İsrail'in Gazze'deki askeri saldırılarına devam etmesine rağmen "plana yüzde 100 uyduğunu" söyledi. ABD Başkanı ayrıca, İran'ın balistik füze veya nükleer silah programlarını yeniden inşa etmeye başlaması durumunda ülkesinin İran'a karşı büyük bir saldırıyı daha destekleyebileceğini söyledi. Hamas ve İsrail'in barış planının ikinci aşamasına ne kadar hızlı geçmesi gerektiği sorusuna Trump, "Mümkün olduğunca hızlı. Ama silahsızlanma olmalı" yanıtını verdi. Hamas hakkında konuşurken şunları söyledi: "Eğer anlaştıkları gibi silahsızlanmazlarsa, bunun bedelini çok ağır ödeyecekler. "Oldukça kısa bir süre içinde silahsızlanmaları gerekiyor." Trump ayrıca Gazze'deki yeniden yapılanmanın "çok yakında başlayabileceğini" söyledi. Basın brifinginde Trump, İran'ın nükleer silah geliştirmek için farklı tesisler kullandığının tespit edilmesi halinde ABD'nin İran'a daha fazla saldırı başlatacağı konusunda da uyardı. Haziran ayında Trump, ABD hava ve füze saldırılarının İran'ın nükleer tesislerini "yok ettiğini" iddia etmişti. İran, nükleer silah geliştirmeye çalıştığı iddialarını reddetti. "Umarım tekrar inşa etmeye çalışmıyorlardır, çünkü eğer öyleyse, bu birikimi ortadan kaldırmaktan başka seçeneğimiz kalmayacak" dedi.

Gazze dosyasında yeni gelişmeler: Hamas yeni bir müzakere turu istiyor Haber

Gazze dosyasında yeni gelişmeler: Hamas yeni bir müzakere turu istiyor

ABD'nin, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın liderlerinden Raid Saad'ı hedef aldığı operasyonla ilgili açıklamaları, Hamas'ı tatmin etmedi. Hareket, Washington'un saldırıdan haberdar olup olmadığı ve bunun ateşkesi ihlal olarak sayılıp sayılmayacağı konusunda yapılan değerlendirmeleri yeterli bulmadı. Hamas kaynakları, ABD açıklamalarındaki tutarsızlıkların saldırının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtti. Hareketin üst düzey kadroları, ABD'nin Gazze'deki ateşkes ihlallerine sürekli gerekçe sunarak İsrail'e siyasi alan sağladığı değerlendirmesinde bulunduğunu dile getirdi. Ancak, Hamas'ın önümüzdeki süreçte Mısır veya Katar'da dolaylı görüşmeler başlatma çabası içinde olduğu belirtildi. Kaynaklar, Gazze'deki durum ve ikinci aşamaya geçişin sorunsuz ilerlemesini sağlamak için arabulucularla temaslarını sürdürdüğünü aktardı. Kaynaklara göre, arabulucular ile Hamas liderliği arasında görüşmeler, kimi zaman yüz yüze toplantılar, kimi zaman da telefon aracılığıyla devam ediyor. Kahire, Doha ve İstanbul'da ikili veya üçlü formatlarda toplantılar gerçekleştirildiği, bazı görüşmelerin tek bir arabulucu ile yapıldığı, tüm sürecin arabulucular arasında tam bir koordinasyonla devam ettiği belirtildi. Açıklamalarda, İsrail ve ABD'den temsilcilerin de katılımıyla dolaylı müzakere düzenlenmesi yönünde açık bir arayış bulunduğu vurgulandı. Bunun, Başkan Donald Trump yönetiminin İsrail üzerindeki baskısını artırmasına ve istikrarı hedefleyen planını ilerletmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Kaynaklar, temasların sadece "direnişin silahı" konusuna odaklanmadığını; yeniden imar, "ertesi gün" senaryosuyla Gazze'nin yönetimi ve teknokratlar komitesinin görevleri, Refah Kapısı'nın açılması, kuşatmanın tamamen kaldırılması, Gazze'den çekilme, uluslararası güç meselesi gibi başlıkların da ele alındığını belirtti. Hamas liderliğinin Gazze dışına çıkarılması konusunun ise gündemde olmadığı vurgulandı. Mevcut temasların müzakerelerde bir durgunluk anlamına gelmediğini belirten kaynaklar, Gazze'ye dair ana dosyaların geleceğine ilişkin birçok fikrin taraflar arasında paylaşıldığını ve Hamas ile Filistinli gruplar arasında da sürekli iç temasların sürdüğünü söyledi. Kahire'de yakın zaman içinde bir ulusal diyalog toplantısı düzenlenmesi için çabaların yoğunlaştığı, ay sonu veya önümüzdeki ay başında daha geniş kapsamlı bir hareketlilik beklendiği ifade edildi. "Hamas, ikinci aşamayla ilgili ABD'den yeni bir adım bekliyor mu?" sorusuna cevap veren kaynaklar, ABD temaslarının sürekli olduğunu ve Trump yönetimi aracılığıyla, arabulucular vasıtasıyla mevcut görüşmelerin başarısını garantilemek için mesajlar iletildiğini aktardı. Bu kapsamda, direnişin silahları, uluslararası güç ve Gazze'nin yönetimi gibi konuları kolaylaştırabilecek önerilerin ele alındığı ifade edildi. Kaynaklar, Hamas'ın Filistinli gruplarla uzlaşı içerisinde, "adil" ve Filistinlilere geleceğine dair açık haklar tanıyan her tür teklife açık olduğunu vurguladı. Bu çerçevede, herhangi bir tarafın "manda" veya başka bir işgal biçimini dayatmasına izin verilmemesi, İsrail'in tek taraflı olarak aktivist ve liderleri hedef almasının önlenmesi, ateşkes kurallarının yeniden dayatılmaması ve çekilme sürecinin engellenmemesi gerektiği belirtildi. Öte yandan, eski BM Ortadoğu Özel Temsilcisi Nikolay Mladenov’un, Trump'ın ilerleyen dönemde açıklayacağı "Barış Konseyi"nin yürütme kurulunun başına getirileceği spekülasyonlarına da değinen kaynaklar, Hamas liderliğine bu yönde doğrulanmış bir bilgi ulaşmadığını iletti. Tony Blair'in görevden dışlanmasından sonra birçok ismin gündeme geldiğini belirten kaynaklar, Hamas'ın 2017-2019 yıllarında kuşatma ve "Büyük Dönüş Yürüyüşleri" esnasında Mladenov ile temaslar yürüttüğünü, taleplerini iyi bildiğini kaydetti. Ulusal, Arap, İslami ve uluslararası mutabakat sağlanarak, Filistinlilerin haklarının korunması koşuluyla Hamas’ın Mladenov ile çalışmasına itirazı olmadığı belirtildi. Hamas’ın, ABD yönetiminin silah konusundaki yaklaşımlarını değişebileceği öngörüsüne dayandığı, bu bağlamda silahların kullanılmasının dondurulması veya zarar görmeden, uzlaşıyla belirlenen bir tarafa devredilmesi gibi tekliflerin gündemde olduğu ifade edildi. Bu öngörünün, ABD'nin ulusal güvenlik stratejisinde Ortadoğu'nun "uzun süreli askeri taahhüt" değil "işbirliği bölgesi" olarak tanımlanmasına dayandığı belirtildi. Kaynaklar, Trump dönemindeki ABD'nin, etkili ortaklar olmaları durumunda rakiplere de alan tanıyabileceği ve Washington'un kim yönettiğinden ziyade işlevsel ortaklıklarla ilgilendiği değerlendirmesinde bulundu. Hamas kaynakları, hareketin Filistin davasına hizmet edecek şekilde herkesle çalışmaya açık olduğunu ve şu aşamada bölgedeki ilişkilerini genişletmeye odaklandığını ekledi.

Güney Suriye köyü Beit Jin'e  yapılan baskın sırasında İsrail güçleri tarafından 13 kişi öldürüldü Haber

Güney Suriye köyü Beit Jin'e yapılan baskın sırasında İsrail güçleri tarafından 13 kişi öldürüldü

Güneydeki Suriye köyüne yapılan bir baskın sırasında İsrail güçleri tarafından kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere en az 13 kişi öldürüldü. Yerel bir adam, “Yaralıları hastaneye götürmeye çalıştığımızda, onları taşıyan arabaya çarptılar” dedi. İsrail güçleri, bir yıl önce ülkenin güney kısmını ele geçirdiklerinden bu yana Suriye'ye yaptıkları en ölümcül saldırıda aralarında kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere en az 13 kişiyi öldürdü. Suriyeli yetkililere ve devlet haber ajansı SANA'ya göre, İsrail güçleri yerel adamları gözaltına almak için Beit Jin köyüne baskın düzenledi, ancak Cuma günü sakinlerle yüzleştiklerinde ateş açtı ve düzinelerce ailenin bölgeden kaçmasına neden oldu. Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırıyı "korkunç bir katliam" olarak nitelendirdi. İsrail Cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail'e IED ve roket saldırıları planlayan Jamaa Islamiya militan grubunun üyelerini yakalamak için Beit Jin'de bir operasyon gerçekleştirdiğini söyledi. Diğer militanların birliklere ateş açarak altı askeri yaraladığını ve güçlerin uçaklarla desteklenen karşılık verdiğini söyledi. İsrail'e göre operasyon sona erdi, tüm şüpheliler gözaltına alındı ve birkaç militan öldürüldü. Yerel bir yetkili olan Walid Okasha, AP'ye öldürülenlerin sivil olduğunu söyledi. Kurbanlar arasında bir çift ve iki çocuğunun yanı sıra çocukların amcası ve önceki gün evlenen başka bir adam da vardı. Beit Jin sakini Firas Daher, birliklerin sabah 3 civarında hareket ettiğini ve "hafif silahlarla hafif direniş" ile karşılaştıklarını söyledi. İsrail güçlerinin insansız hava araçları, helikopterler ve ağır makineli tüfek ateşi ile karşılık verdiğini söyledi. "Ne zaman biri köyün içine taşınsa veya herhangi bir araba hareket ettiyse, çarpacaktı. Yaralıları hastaneye götürmeye çalıştığımızda, onları taşıyan arabaya çarptılar" dedi. Eski Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın Aralık 2024'te düşmesinden bu yana İsrail güçleri, bir zamanlar 1974'teki bir geri çekilme anlaşması kapsamında oluşturulan BM tarafından izlenen bir tampon bölgenin bir parçasını oluşturan güney Suriye'yi ele geçirdi. İsrail birlikleri o zamandan beri, militan olmakla suçladığı insanları yakalamak için yapılan baskınlar da dahil olmak üzere hem bölge içindeki hem de dışındaki kasaba ve köylerde düzenli operasyonlar yürüttü. İsrail ayrıca Suriye askeri tesislerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi ve Şam'ın güneyinde askerden arındırılmış bir bölge için bastırdı. Silahlı sakinler birkaç kez İsrail baskınlarıyla yüzleşti. Nisan ayında askerler Nawa kasabasına saldırdı ve yerel halk tarafından meydan okunduktan sonra dokuz kişinin ölümüne neden olan hava saldırıları gerçekleştirdi. Bir ay önce İsrail güçleri, Koayiah köyündeki benzer çatışmalar sırasında altı kişiyi öldürdü. Haziran ayında Beit Jin'de daha önce yapılan bir baskın sırasında İsrail güçleri, yerel halk tarafından tartışılan bir iddia olan Hamas üyesi olarak tanımladığı birkaç kişiyi gözaltına aldı ve ailesinin şizofreniden muzdarip olduğunu söyleyen bir adamı öldürdü. Cuma günü Suriye hükümeti, uluslararası toplumu İsrail operasyonlarını durdurmak için "acil eylemde bulunmaya" ve saldırıyı ulusal egemenliğin ihlali olarak kınamaya çağırdı. İsrail'in Beyrut'taki bir saldırısı, İsrail tarafından grubun genelkurmay başkanı olarak tanımlanan üst düzey bir Hizbullah yetkilisini öldürmesiyle bu haftanın başlarında bölgede gerginlikler daha da arttı. Salı günü Birleşmiş Milletler, İsrail'in bir yıl önceki ateşkesten bu yana Lübnan'a yaptığı saldırılarda aralarında çocuklar da dahil olmak üzere en az 127 sivili öldürdüğünü söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.